5 Ağustos 2016 Cuma
Sabah duasi : 38. Allahım! Biz, Senin müslüman kulların, mahzun ve kederli olarak huzuruna geldik. Sen’den sıkıntılarımızı gidermeni, gam ve hüznümüzü de izale buyurmanı dileniyoruz.. dileniyoruz zira Sen kapına koşanları hiç bir zaman eli boş geri çevirmezsin. Ya Rab! O sahip bulunduğun en güzel isimlerin ve en ulvî sıfatların hakkı için günahlarımızı mağfiret buyurmanı, ku sur ve ayıplarımızı örtmeni, bizi sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kılmanı, Sana gönül bağlamış bütün müslüman kullarını haddini aşıp saldırganca davranan, düşmanlık duygularıyla oturup kalkan ve her zaman komplo peşinde koşan insanlık mahrumlarına karşı nusretinle te’yîd buyurmanı istirham ediyoruz. Gelip başımıza çöreklenen her türlü üzüntü, tasa, keder ve sıkışıklık hâllerinden kurtulmamız için bize nezdinden bir fereç ve mahreç, bir çıkış yolu gönder.. varıp Sana ulaşan dosdoğru yolu göster ve bize takva elbisesini giydir. Çünkü düşenlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan yegâne zât Sensin.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi : vehb bin munebbih radıyallahu anh anlattığını gore: bir defasında şeytan yaşlı bir adam kılığında hazreti süleyman'ın yanına vardı. hazreti süleyman ona:' söyle bakalım isa'nın ümmetine ne yapacaksın?' diye sordu şeytan da :'onları Allah'ı bırakıp onun dışında iki ilah edinmeye çağıracağım' dedi. hazreti süleyman:' peki muhammed'in ümmetine karşı ne tuzak kuracaksın?' diye sorunca şeytan da ona:' onları da altın ve gümüş paralara çağıracağım. öyle ki onlar altın ve gümüş paraları la ilahe illallah demekten daha hararetle seveceklerdir' diye cevap verdi.
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir kilosu ekrem efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular :' üç sınıf insan var ki kıyamet gününde Allah onlarla ne konuşur ne tezkiye eder ne de rahmet nazarıyla bakar. bütün bunlardan öte onlara feci bir azap vardır. Bu üç sınıf insan: ihtiyar zinakar, yalancı melik ve kibirli fakirdir.'
Enbiya suresi : 37. Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size yakinda (azaba dair) alametlerimi gösterecegim. Simdi siz acele etmeyin.
38. "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler.
39. Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler!
40. Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
38. "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler.
39. Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler!
40. Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
4 Ağustos 2016 Perşembe
Sabah duasi : 25. Ey merhameti nihayetsiz Rabbimiz! Enginlerden daha engin rahmetin, karşı konulmaz ve önünde durulmaz kudretin hakkı için, biz nâçar kullarına, her türlü endişe, keder, bela, musibet ve zorluk karşısında çıkış yolları ve iç ferahlığı lutfet.. bizleri salih kullarının bulunduğu halkaya dâhil eyle.. bütün insî ve cinnî şeytanlara, haddini aşan zalimlere, despotlara ve kalbi hasede kilitlenmişlere karşı şu acz u fakr içindeki kullarını koruyup kolla; bizi yakınlığına kabul buyur ve sıyanetinle taltif et. Bunları Senden dileniyoruz; çünkü, her şeyin perçemini tutan ve eşya üzerinde tasarruf hakkını kudret elinde bulunduran sadece Sensin.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Anlatıldığına göre haccac'in ordu komutanlarindan biri olan muhalleb bin ebu sufre bir defasında, ipekli üniforması içinde caka sata sata , mutrif bin abdullah'ın yanından geçerken bu zat kendisine :' ey Allah'ın kulu bu yürüyüş Allah'ın ve resulünün nefret ettiği bir yürüyüştur' dedi bunun üzerine muhalleb ona 'beni tanıyor musun?' diye sorunca mutrif de kendisine şu cevabı verdi :' evet tanıyorum başlangıcın murdar bir meni damlası, sonun iğrenç kokulu bir leş, bu ikisi arasında da bir gübre çuvalının hamalısın!'
Anlatıldığına göre haccac'in ordu komutanlarindan biri olan muhalleb bin ebu sufre bir defasında, ipekli üniforması içinde caka sata sata , mutrif bin abdullah'ın yanından geçerken bu zat kendisine :' ey Allah'ın kulu bu yürüyüş Allah'ın ve resulünün nefret ettiği bir yürüyüştur' dedi bunun üzerine muhalleb ona 'beni tanıyor musun?' diye sorunca mutrif de kendisine şu cevabı verdi :' evet tanıyorum başlangıcın murdar bir meni damlası, sonun iğrenç kokulu bir leş, bu ikisi arasında da bir gübre çuvalının hamalısın!'
Günün hadisi : ebu musa el eşari radıyallahü anh demiştir ki resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem:' Allah zalime mehil üstüne mehil verir, bir kere de onun derdest etti mi artık iflah etmez' buyurdu ve akabinde şu ayeti okudu:' işte rabbinin yakalaması böyledir, o zalim ahaliyi böyle yakalar, zira onun yakalaması çok can yakıcı çok şiddetlidir(Hud, 102)'
Ibrahim süresi : 21. (Kiyamet günü) Insanlarin hepsi Allah´in huzuruna çikacaklar. Ve zayiflar büyüklük taslayanlara söyle diyecekler: "Bizler, sizlere uymustuk. Simdi siz, Allah´in azabindan en ufak bir seyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "Allah bizi hidayete erdirseydi, biz de size dogru yol gösterirdik. Artik simdi bizler sizlansak da sabretsek de birdir. Çünkü kaçacak yerimiz yoktur."
22. Is bitince seytan onlara söyle diyecek: "Süphesiz ki Allah size gerçek olani vaad etti, ben de size vaad ettim, ama sonra caydim! Zaten benim size karsi bir gücüm yoktu. Ancak ben sizi (küfür ve isyana) çagirdim, siz de geldiniz. O halde beni kinamayin, kendi kendinizi kinayin! Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, önceden beni Allah´a ortak kosmanizi da kabul etmemistim." Dogrusu zalimler için aci bir azab vardir!
22. Is bitince seytan onlara söyle diyecek: "Süphesiz ki Allah size gerçek olani vaad etti, ben de size vaad ettim, ama sonra caydim! Zaten benim size karsi bir gücüm yoktu. Ancak ben sizi (küfür ve isyana) çagirdim, siz de geldiniz. O halde beni kinamayin, kendi kendinizi kinayin! Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, önceden beni Allah´a ortak kosmanizi da kabul etmemistim." Dogrusu zalimler için aci bir azab vardir!
3 Ağustos 2016 Çarşamba
bakara suresi:286. Allah, kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmaz. Kazandığı (iyilik) kendi lehine, işlediği (kötülük) de kendi aleyhinedir. (Ey mü’minler! Şöyle duâ ediniz:) “Rabbimiz! Eğer unutursak veya hatâ edersek, bizi mes’ûl tutma! Rabbimiz! Bizden öncekilere onu yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz! Kendisine (dayanabilmek için) takatimiz olmayan şeyi de bize yükleme! Hem bizi affeyle!Ve bizi bağışla! Hem bize merhamet buyur! Sen bizim Mevlâmızsın; artık kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!”
Sabah duasi : 79. Ya Ekrame’l-ek ramîn ve ya Erhame’r-râhimîn!! Sen bizim yegâne Mevlâmızsın. Biz de derdimizi Sana şerhediyor, hâl-i pürme lâlimizi, kullukla asla bağdaştırılamayacak nâhoş hâllerimizi Sana şikayet ediyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlardan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikâba uğratma.. insî ve cinnî şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine, tebelleş olmalarına da müsaade etme.. enbiyâ-i izâmı ve rusül-ü kirâmı koruyup kurtardığın gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur! O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref’ etmiş, bazılarını içinde bulundukları sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerinin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın. Yâ Rabberrahîm! Bize dokunan ve dokunması muhtemel olan zararları da kaldır.. gaflet, heva ve heves gayyalarından bizi de kurtar.. hata işlemekten, masiyetlere düşmekten, küfrün ve dalâletin karanlık vadilerine yuvarlanmaktan muhafaza buyur.. marifet basamaklarındaki derecelerimizi yükselt.. kurbiyetinin halâvetini ve üns esintilerini gönüllerimize tattır.. bütün hâl, hareket, tavır ve davranışlarımızda ruhumuzun heykelini ikâme etmeyi müyesser kıl.. dünyada ve âhirette sağanak sağanak yağdırdığın ve yağdıracağın lütuflarının kadr ü kıymetini bilmeyi de nasip eyle!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Vaktiyle semerkand alimlerinden ebû hafs yeskendi, babama şöyle bir hikaye anlatmıştı. bu hikayeye göre adamın biri birgün ebu havs a gelerek:' oğlum beni kıyasıya dövdü! ' dedi. ebu havs ta:' subhânallah! nasıl olurda evlat babasını dövebilir?' deyince adam :'evet oğlum beni kıyasıya dövdü' diye üsteledi. bunun üzerine ebu hafs adama:' peki oğluna ilm-i edep kurallarını öğrettin mi?' diye sordu. adam :'hayır' dedi. arkasından ona:' peki oğluna kur'an okumayı öğrettin mi?' diye sordu. adam:' hayır' cevabını verdi. bu defa kendisine:' oğlun ne iş yapar?' diye sorunca adam:' çiftçidir' dedi. son olarak kendisine:' peki seni niçin dövdüğünü biliyor musun?' diye sorunca aldığı cevap :'hayır' oldu. bunun üzerine adam şöyle dedi:' kimbilir belkide senin oğlun sabah sabah kalkmış, eşeğine binmiş, öküzlerini önüne katmış, köpeğini arkasına takmış, tarlaya giderken, kur'an okumayı beceremediği için şarkı söylemeye başlamıştır. bu sırada sen karşısına çıkınca öküz sanmıştır da ondan dövmüştür. Allah'a şükret ki başını yarmamış'.
Vaktiyle semerkand alimlerinden ebû hafs yeskendi, babama şöyle bir hikaye anlatmıştı. bu hikayeye göre adamın biri birgün ebu havs a gelerek:' oğlum beni kıyasıya dövdü! ' dedi. ebu havs ta:' subhânallah! nasıl olurda evlat babasını dövebilir?' deyince adam :'evet oğlum beni kıyasıya dövdü' diye üsteledi. bunun üzerine ebu hafs adama:' peki oğluna ilm-i edep kurallarını öğrettin mi?' diye sordu. adam :'hayır' dedi. arkasından ona:' peki oğluna kur'an okumayı öğrettin mi?' diye sordu. adam:' hayır' cevabını verdi. bu defa kendisine:' oğlun ne iş yapar?' diye sorunca adam:' çiftçidir' dedi. son olarak kendisine:' peki seni niçin dövdüğünü biliyor musun?' diye sorunca aldığı cevap :'hayır' oldu. bunun üzerine adam şöyle dedi:' kimbilir belkide senin oğlun sabah sabah kalkmış, eşeğine binmiş, öküzlerini önüne katmış, köpeğini arkasına takmış, tarlaya giderken, kur'an okumayı beceremediği için şarkı söylemeye başlamıştır. bu sırada sen karşısına çıkınca öküz sanmıştır da ondan dövmüştür. Allah'a şükret ki başını yarmamış'.
Günün hadisi : ibni mes'ud radıyallahu anh demiştir ki rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' benden önce Allah'ın gönderdiği her bir peygamberin ümmeti içinde sünnetine sarılan emrine uyan havarileri ve dava arkadaşları vardı, sonra yapmadıklarını söyleyen ve emr olunmadıklarını yapan kötü nesiller onların yerini aldı, böyle kimselerle eliyle cihad eden kimse mümindir, diliyle cihad eden mümindir, kalbiyle cihad eden de mümindir, bu kadarcık olsun be infial göstermeyen kimse de artık hardal tanesi ağırlığında iman yok demektir'
Ibrahim süresi : 46. Gerçekten onlar çesitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katinda da onlara hilelerine karsi azab var; isterse onlarin hileleri daglari yerinden oynatacak olsun
47. O halde sakin Allah´in peygamberlerine olan vaadinden cayacagini sanma! Süphesiz Allah her seye galiptir, intikam sahibidir.
48. O gün yeryüzü bir baska yere, gökler, baska göklere çevirilecek ve bütün varliklar, kabirlerinden çikip bir ve gücüne karsi durulmaz olan Allah´in huzuruna toplanacaklardir.
49. O gün, suçlularin zincire vurulmus oldugunu görürsün.
50. Gömlekleri katrandandir ve yüzlerini ates kaplar.
51. Çünkü Allah, herkesi kazandigi ile cezalandiracaktir. Gerçekten Allah, hesabi çabuk görendir.
52. Bu Kur´ân, kendisiyle uyarilsinlar, Allah´in ancak bir tek ilâh oldugunu bilsinler ve akil sahipleri ögüt alsinlar diye insanlara gönderilmis bir tebligdir.
47. O halde sakin Allah´in peygamberlerine olan vaadinden cayacagini sanma! Süphesiz Allah her seye galiptir, intikam sahibidir.
48. O gün yeryüzü bir baska yere, gökler, baska göklere çevirilecek ve bütün varliklar, kabirlerinden çikip bir ve gücüne karsi durulmaz olan Allah´in huzuruna toplanacaklardir.
49. O gün, suçlularin zincire vurulmus oldugunu görürsün.
50. Gömlekleri katrandandir ve yüzlerini ates kaplar.
51. Çünkü Allah, herkesi kazandigi ile cezalandiracaktir. Gerçekten Allah, hesabi çabuk görendir.
52. Bu Kur´ân, kendisiyle uyarilsinlar, Allah´in ancak bir tek ilâh oldugunu bilsinler ve akil sahipleri ögüt alsinlar diye insanlara gönderilmis bir tebligdir.
2 Ağustos 2016 Salı
Dua saati: 100. Ey merhameti her şeyi kuşatan Rabbimiz! Bizi Cehennem ateşinden ve kabir azabından muhafaza buyur; özü ve sözüyle sadâkate kilitlenmiş ebrâr kullarınla ve kurbetine mazhar kıldığın mukarrebînle beraber bizi de Cennete dâhil eyle; Nebiyy-i Ekrem’in rü’yetiyle gönüllerimizi nura ve sürura kavuştur; ulvî hakikatleri, oldukları gibi görüp idrak edebilememiz için gözlerimizdeki perdeleri kaldır. Ey talihsizlerin sığınağı, ey âcizlerin güç kaynağı! Zâtına has korumanla şu hıfzına muhtaç kullarını muhafaza et; riâyet-i hâssânla bizi de gözet! Şüphesiz Sen, kendisinden istekte bulunulacak yegâne Zât, her konuda yardımı ümit edilecek ve dergâhına koşulacak biricik mercîsin. Senden diliyor ve istirham ediyoruz; dünya ve âhiret umuru karşısında her zaman yardımcımız ol. Rahmetine bel bağlayan şu kullarına merhametinle muamele edeceğin konusunda, Senin hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanlarımızda bizi yanıltma; zira Sen gerçek ilahımız ve şeksiz şüphesiz tek sığınağımızsın.
Günün kitabi: Geylani Külliyatı :Abdülkadir geylani
..
Kim dünyada ve ahirette de zenginlik isterse yalnızca Allah'tan Korksun onun kapısında Dursun ve ondan utanıp başkasının kapısına gitmesin. İki gözünü de ondan başkasına bakmaktan alikoysun. iki gözden maksadım beden gözleri değil Kalp gözleridir. nasıl oluyor da sen Eninde sonunda yok olacak olan elindeki malına güveniyorsun da hiç yok olmayacak olan Allah'a güveni terk ediyorsun? seni başkasına güvenmeye iten şey Allah'ı bilmemendir . Allah'a Güven duymak Zenginliğin ta kendisidir başkasına Güven duymak fakirlik demektir.
..
Takva sahibi Allah'a güvenen biri olmak istiyorsan sabırlı olmaya bak Çünkü sabır bütün iyiliklerin temelidir.
..
Allah 'Allah sabredenleri sever' buyurmuştur . Allah seni sevdiği için sınar. Allah'ın emrine her uyuşunda, yasağından her kaçışında Allah'ın sana olan sevgisi artar . Allah'ın verdiği sıkıntılara sabır ettiğin sürece de ona daha çok yakışırsın.
(19 recep 545 sabah sohbetinden,bagdat)
..
Kim dünyada ve ahirette de zenginlik isterse yalnızca Allah'tan Korksun onun kapısında Dursun ve ondan utanıp başkasının kapısına gitmesin. İki gözünü de ondan başkasına bakmaktan alikoysun. iki gözden maksadım beden gözleri değil Kalp gözleridir. nasıl oluyor da sen Eninde sonunda yok olacak olan elindeki malına güveniyorsun da hiç yok olmayacak olan Allah'a güveni terk ediyorsun? seni başkasına güvenmeye iten şey Allah'ı bilmemendir . Allah'a Güven duymak Zenginliğin ta kendisidir başkasına Güven duymak fakirlik demektir.
..
Takva sahibi Allah'a güvenen biri olmak istiyorsan sabırlı olmaya bak Çünkü sabır bütün iyiliklerin temelidir.
..
Allah 'Allah sabredenleri sever' buyurmuştur . Allah seni sevdiği için sınar. Allah'ın emrine her uyuşunda, yasağından her kaçışında Allah'ın sana olan sevgisi artar . Allah'ın verdiği sıkıntılara sabır ettiğin sürece de ona daha çok yakışırsın.
(19 recep 545 sabah sohbetinden,bagdat)
Günün kitabi: Geylani Külliyatı :Abdülkadir geylani
..
Kim dünyada ve ahirette de zenginlik isterse yalnızca Allah'tan Korksun onun kapısında Dursun ve ondan utanıp başkasının kapısına gitmesin. İki gözünü de ondan başkasına bakmaktan alikoysun. iki gözden maksadım beden gözleri değil Kalp gözleridir. nasıl oluyor da sen Eninde sonunda yok olacak olan elindeki malına güveniyorsun da hiç yok olmayacak olan Allah'a güveni terk ediyorsun? seni başkasına güvenmeye iten şey Allah'ı bilmemendir . Allah'a Güven duymak Zenginliğin ta kendisidir başkasına Güven duymak fakirlik demektir.
..
Takva sahibi Allah'a güvenen biri olmak istiyorsan sabırlı olmaya bak Çünkü sabır bütün iyiliklerin temelidir.
..
Allah 'Allah sabredenleri sever' buyurmuştur . Allah seni sevdiği için sınar. Allah'ın emrine her uyuşunda, yasağından her kaçışında Allah'ın sana olan sevgisi artar . Allah'ın verdiği sıkıntılara sabır ettiğin sürece de ona daha çok yakışırsın.
(19 recep 545 sabah sohbetinden,bagdat)
..
Kim dünyada ve ahirette de zenginlik isterse yalnızca Allah'tan Korksun onun kapısında Dursun ve ondan utanıp başkasının kapısına gitmesin. İki gözünü de ondan başkasına bakmaktan alikoysun. iki gözden maksadım beden gözleri değil Kalp gözleridir. nasıl oluyor da sen Eninde sonunda yok olacak olan elindeki malına güveniyorsun da hiç yok olmayacak olan Allah'a güveni terk ediyorsun? seni başkasına güvenmeye iten şey Allah'ı bilmemendir . Allah'a Güven duymak Zenginliğin ta kendisidir başkasına Güven duymak fakirlik demektir.
..
Takva sahibi Allah'a güvenen biri olmak istiyorsan sabırlı olmaya bak Çünkü sabır bütün iyiliklerin temelidir.
..
Allah 'Allah sabredenleri sever' buyurmuştur . Allah seni sevdiği için sınar. Allah'ın emrine her uyuşunda, yasağından her kaçışında Allah'ın sana olan sevgisi artar . Allah'ın verdiği sıkıntılara sabır ettiğin sürece de ona daha çok yakışırsın.
(19 recep 545 sabah sohbetinden,bagdat)
Gunun hadisi: Ebu Hureyre Radıyallahü Anh demiştir ki Peygamber Efendimize Sallallahü Aleyhi ve Sellem'e bir adam geldi:' Ey Allah'ın elçisi hangi sadakanın sevabı daha büyüktür ?' diye sordu . Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Onu şöyle cevap verdi:' sıhhatin yerinde ve cimriliğin de üzerinde iken fakir düşmekten endişe ettiğin ve zengin olmayı da umduğun zamanda vereceğin sadakanın zekâtın sevabı daha büyüktür . başta zekat olmak üzere tasaddukta bulunmayı can çekişme anında ve 'şu kadarı filan'nın bu kadarı da filanın diyeceğin' sekerat vaktine kadar geciktirme. zira bundan sonra mal zaten filan varisin olmuş demektir'
Nuh suresi:24. “Böylece birçoklarını gerçekten dalâlete düşürdüler. (Rabbim!) O zâlimlere, (mü’minlere kurdukları o tuzaklarda) şaşkınlıktan başka bir şey artırma!”
25. (Onlar) günahları yüzünden (tûfanda) boğuldular da ateşe sokuldular; kendilerine Allah’dan başka yardımcılar da bulamadılar.
26. Ve Nûh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde o kâfirlerden hiçbir kimseyi bırakma!”
27. “Çünki sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete düşürürler, hem günahkâr ve azılı kâfirden başkasını doğurmazlar (çocuklarını da öyle yetiştirirler).”
28. “Rabbim! Bana, ana-babama, evime mü’min olarak girene, (bütün) mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara mağfiret eyle! Zâlimlere de helâktan başka bir şey artırma!”
25. (Onlar) günahları yüzünden (tûfanda) boğuldular da ateşe sokuldular; kendilerine Allah’dan başka yardımcılar da bulamadılar.
26. Ve Nûh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde o kâfirlerden hiçbir kimseyi bırakma!”
27. “Çünki sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete düşürürler, hem günahkâr ve azılı kâfirden başkasını doğurmazlar (çocuklarını da öyle yetiştirirler).”
28. “Rabbim! Bana, ana-babama, evime mü’min olarak girene, (bütün) mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara mağfiret eyle! Zâlimlere de helâktan başka bir şey artırma!”
1 Ağustos 2016 Pazartesi
Dua saati:54. Ya Rab! Sen lütufta bulunanların en güzelisin; bizi de umduklarımıza nâil eylemeni istirham ediyoruz. Başla-rımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırdığın nimetlerden dolayı evvel-âhir bütün hamd ü senalar Sana, bizim gibi liyakatsiz gönülleri iman ve İslâm’la şerefyâb kıldığın için bütün minnet ve şükran hislerimiz yine Sanadır; bizi iman ve İslâm’la şereflendirdiğin gibi ihsanla ve daha ötesiyle de donatmanı diliyoruz. Ey kudreti sonsuz olduğu gibi rahmeti de sonsuz olan bi-ricik Rabbimiz! Biz âciz bendelerini, ihsanda bulunduğun lütufları geri almak suretiyle ikaba maruz bırakma.. bizi de o nimetlere karşı kör ve nankör durumuna düşmekten sıyanet buyur.. bize hoşnutluğunun mahrumiyetini yaşatma! Ya Rab! Ulu dergâhının önüne geldik; Sana hatalarından dolayı uzak düşüp de hatasını anladıktan sonra içi neda-metle köpüren bir ihtiyaç sahibinin lisanıyla sesleniyoruz. Dileklerimizi de sevenlerin sevdiklerinden istemesi türün-den sayacağını ümid ederiz. Yaptığımız duaları, artık bütün bütün çaresiz kalmış muzdarr bir kulunun duası gibi kabul buyur ve nezd-i uluhiyetine yakınlık gibi payeler üstü bir payeyle taltif ettiğin kullarının gözlerindeki hicabı kaldırdı-ğın gibi, Hak ve hakikatle bizim aramıza girmiş perdeleri de kaldır!
Günün kitabı: Geylani külliyatı, abdülkadir geylani
..
günah işlediğin zaman sıkıntılar gelip üzerine iner, Tövbe Edip, rabbinden bağışlama diler , Allah'ın yardımını istersen, sıkıntılar senin üzerine değil , çevrendekilerine iner . mutlaka bir sıkıntı ile karşılaşacaksın , Dolayısıyla Allah'tan O sıkıntı ile birlikte sana sabır ve Rıza vermesini de ışte ki, aranızdaki ilişki zedelenmesin ve bu tırmalama , kalbi değil kalıbı, içi değil dışı, dini değil malı etkilesin. işte o zaman sıkıntı ceza olmaktan çıkıp nimete dönüşür.
..
Allah'ı seven kimse başkasını sevmez. Allah sevgisi, kalbindeki diğer sevgileri çıkartir. senin düşünüp görmeni sağlayan aklını yok mu? hiç felçli Birinin yanında bulunmadın mi? Senin de sıran gelecek ve ölüm meleği senin işini de bitirecek , gelip hayatını kökünden sökecek, seni sevdiklerinden ve ailenden ayıracak, canının, Allah'ın huzuruna çıkmayı istemez bir haldeyken alınmamasına çalış. malını ahirete gönder ve ölümü bekle . çünkü sen Allah'ın katında dünyada gördüklerinden çok daha güzellerini göreceksin.
(Şevval ayı,545 sohbetinden,bağdat )
..
günah işlediğin zaman sıkıntılar gelip üzerine iner, Tövbe Edip, rabbinden bağışlama diler , Allah'ın yardımını istersen, sıkıntılar senin üzerine değil , çevrendekilerine iner . mutlaka bir sıkıntı ile karşılaşacaksın , Dolayısıyla Allah'tan O sıkıntı ile birlikte sana sabır ve Rıza vermesini de ışte ki, aranızdaki ilişki zedelenmesin ve bu tırmalama , kalbi değil kalıbı, içi değil dışı, dini değil malı etkilesin. işte o zaman sıkıntı ceza olmaktan çıkıp nimete dönüşür.
..
Allah'ı seven kimse başkasını sevmez. Allah sevgisi, kalbindeki diğer sevgileri çıkartir. senin düşünüp görmeni sağlayan aklını yok mu? hiç felçli Birinin yanında bulunmadın mi? Senin de sıran gelecek ve ölüm meleği senin işini de bitirecek , gelip hayatını kökünden sökecek, seni sevdiklerinden ve ailenden ayıracak, canının, Allah'ın huzuruna çıkmayı istemez bir haldeyken alınmamasına çalış. malını ahirete gönder ve ölümü bekle . çünkü sen Allah'ın katında dünyada gördüklerinden çok daha güzellerini göreceksin.
(Şevval ayı,545 sohbetinden,bağdat )
Günün hadisi: Enes İbni Malik Radıyallahu anh demiştir ki Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' Şu üç haslet kimde bulunursa o imanın tadını tatmış demektir ; Allah ve resulüne her şeyden ve herkesten daha fazla sevmek , sevdiği sahsı yalnız Allah rızası için sevmek, Allah onu küfürden kurtardıktan sonra yeniden küfür düşmeyi ateşe atılmaktan daha kerih gör(üp cehennem ve onu götürecek sebeplere karşı teyakkuz ve ürperti içinde bulun)mak'
Enam süresi:128. Ve (Allah) o gün, onları hep berâber bir araya getirecektir. (Kendilerine:) “Ey cinler (tâifesinden olan şeytanlar) topluluğu! Şübhesiz ki (siz,) insanlardan (inkâr edenlerin sayısını) çoğaltmak istediniz!” (denilecek). Onların insanlardan olan dostları ise diyecek ki: “Rabbimiz! (Doğrusu biz) birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin ecelimize ulaştık!” (O da) şöyle buyuracak: “Allah’ın dilediği müstesnâ, içinde ebediyen kalıcı kimseler olarak, varacağınız yer ateştir!”(2) Şübhesiz ki Rabbin, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm (her şeyi hakkıyla bilen)dir.
129. İşte böylece kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden, zâlimlerin bazılarını bazılarına dost ederiz.
130. (O gün onlara:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?” (denilecek de onlar:) “Kendi aleyhimize şâhidlik ederiz (ki geldi)!” diyecekler; dünya hayâtı onları aldatmıştı ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ettiler.
131. Bu (peygamberlerin gönderilmesi) şundandır ki, Rabbin, ahâlisi (yaptıkları işin mes’ûliyetinden) habersiz kimseler iken (bir peygamber göndermeden) şehirleri (halkın işledikleri) zulüm sebebiyle helâk edici değildir!
129. İşte böylece kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden, zâlimlerin bazılarını bazılarına dost ederiz.
130. (O gün onlara:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?” (denilecek de onlar:) “Kendi aleyhimize şâhidlik ederiz (ki geldi)!” diyecekler; dünya hayâtı onları aldatmıştı ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ettiler.
131. Bu (peygamberlerin gönderilmesi) şundandır ki, Rabbin, ahâlisi (yaptıkları işin mes’ûliyetinden) habersiz kimseler iken (bir peygamber göndermeden) şehirleri (halkın işledikleri) zulüm sebebiyle helâk edici değildir!
31 Temmuz 2016 Pazar
Dua saati:106. Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahî izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Basar ve basiretimin önündeki günah ve isyan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın hakikatını bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.. şu dünya hayatında, gönlümü güzellik duygularıyla mamur kıl.. bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster.. ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvâ eyleme! Allahım! Sen beni önce taştan–topraktan yarattın, sonra da iman ve mârifet bahşederek kalbde ve ruhta yeniden dirilttin. Ben, bir zamanlar yoktum; var olma ihtiyaç ve neş’esinden de habersizdim. Sen beni cebr-i lütfîler tezgâhından geçirerek, talep üstü, vücud, hayat, şuur, idrak, irade ve gönül gibi latîfelerle şereflendirip, rahmet yurdunun koridoru şu mihnet diyarına gönderdin. Verdiğin şeyleri istememiştim, isteyemezdim, isteyecek bir mahiyette de değildim. Ancak şimdilerde, bu lütuflarını anlamaya çalışıyor; anladıkça nimetlerinin artarak devam etmesine ihtiyaç duyuyor ve ıztırar çığlıklarıyla inliyorum: Ey iyilik ve ikram tahtının Sultanı Rabb-i Kerîm! Mebdede benden bir istek ve talep olmadan lütf u ihsanınla bağışladığın sayısız nimetlerini, Rahmâniyetinin ve Rahîmiyetinin tecellileriyle bundan sonra da devam ettir... Ey kesintisiz ikramlarıyla doyduğum, hep af ve mağfiretine nâil olduğum Rabbim! Ümidim odur ki, gayrı Seni hep ihsanlarınla yâd edeyim ve bana her zaman rahmetinle muamele ettiğini göreyim. Allahım, hakkındaki hüsn-ü zannımda beni yanıltma, reca duygumu boş bir kuruntu olarak bırakıp kulunu hüsrana uğratma; rahmetinin güzelliğine ve merhametinin enginliğine yaraşır şekilde icâbet eyle dualarıma.
Gunun kitabi: Geylani Külliyatı :Abdülkadir geylani
..
birçok insanın içinden Allah'a güvenen ancak bir iki kişi çıkıyor . Allah'a Güvenen sağlam bir kulba tutunmuş demektir . kendi gibi bir yaratılmışsa güvenen ise suyu avuçlayan gibidir elini açtığında hiçbir şey bulamaz.
..
Ey parasına puluna Güvenen! elinde olan para pul Pek Yakında sana ceza olarak , elinden uçup gidecek. onlar başkasının elindeydi, ondan alındı Ve sana verildi ki rabbine ibadet etmek için onlardan yararlanırsın. Fakat sen de onları kendine put edindin.
..
gerçek iman sahibi dünyaya göz ucuyla bakmış onu istemiş ve arzulamış, kalbi onun sevgisi ile dolmuştur . dünya ona sahip olmak isteyince dünyayı boşlamış ahireti istemiş ve bulmuştur. o zaman kalbi ahiret sevgisi ve arzusuyla dolmuştur.
(16 recep 545 sabah sohbeti,Bağdat )
..
birçok insanın içinden Allah'a güvenen ancak bir iki kişi çıkıyor . Allah'a Güvenen sağlam bir kulba tutunmuş demektir . kendi gibi bir yaratılmışsa güvenen ise suyu avuçlayan gibidir elini açtığında hiçbir şey bulamaz.
..
Ey parasına puluna Güvenen! elinde olan para pul Pek Yakında sana ceza olarak , elinden uçup gidecek. onlar başkasının elindeydi, ondan alındı Ve sana verildi ki rabbine ibadet etmek için onlardan yararlanırsın. Fakat sen de onları kendine put edindin.
..
gerçek iman sahibi dünyaya göz ucuyla bakmış onu istemiş ve arzulamış, kalbi onun sevgisi ile dolmuştur . dünya ona sahip olmak isteyince dünyayı boşlamış ahireti istemiş ve bulmuştur. o zaman kalbi ahiret sevgisi ve arzusuyla dolmuştur.
(16 recep 545 sabah sohbeti,Bağdat )
Gunun hadisi: Ebu Hureyre Radıyallahü Anh demiştir ki Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' Salih amelleri işlemede acele edin geri kalmayın . Zira yakın bir gelecekte Zifiri Karanlık geceler gibi birtakım fitneler Zuhur edecektir . o zaman da insan mumin olarak sabahlar da akşama kafir olarak çıkar . aynı şekilde mumin olarak geceler de Ama sabaha kafir olarak çıkar. dinini basit bir dünyalığa satar, değiştirir'
A'la süresi : 8,9,10. Ve seni en kolay olana (İslâm dînine) muvaffak kılacağız. O hâlde eğer nasîhat fayda verirse, (artık onlara) nasîhat et! (Allah’dan) korkan nasîhat alacaktır.
11. En bedbaht olan da, ondan kaçınacaktır.
12. O (bedbaht) ki, en büyük ateşe girecektir!
13. Sonra orada ne ölecek, ne de yaşayacak!
14,15. (Günahlardan) temizlenen kimse, gerçekten kurtuluşa ermiştir! Rabbisinin ismini zikredip, namaz kılan da!
16,17. Fakat (siz) dünya hayâtını üstün tutarsınız! Hâlbuki âhiret daha hayırlı ve daha devamlıdır!
11. En bedbaht olan da, ondan kaçınacaktır.
12. O (bedbaht) ki, en büyük ateşe girecektir!
13. Sonra orada ne ölecek, ne de yaşayacak!
14,15. (Günahlardan) temizlenen kimse, gerçekten kurtuluşa ermiştir! Rabbisinin ismini zikredip, namaz kılan da!
16,17. Fakat (siz) dünya hayâtını üstün tutarsınız! Hâlbuki âhiret daha hayırlı ve daha devamlıdır!
30 Temmuz 2016 Cumartesi
Haşir süresi : 18. Ey îmân edenler! Allah’dan sakının! Ve her nefis, yarın (kıyâmet günü) için ne takdîm ettiğine (ne hazırladığına) baksın! Ve Allah’dan sakının! Çünki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdâr olandır.
19. Allah’ı unutan; bu yüzden (Allah’ın da) onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın!(1) İşte onlar, fâsıkların ta kendileridir!
19. Allah’ı unutan; bu yüzden (Allah’ın da) onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın!(1) İşte onlar, fâsıkların ta kendileridir!
Gunun hadisi: İbni Abbas Radıyallahu anhuma demiştir ki Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' her kim ısrarlı bir şekilde istiğfara devam eder Onun tabiatının bir yani haline getir ise, Allah ona her sıkıntıdan bir çıkış kapısı her üzüntüden bir kurtuluş çaresi gösterir ve onu hiç olmadığı yerlerden rızıklandırır'
29 Temmuz 2016 Cuma
Sabah duasi:Allahım bizi bize döndür.
Bizi kapında durdur.
Allahım bizi, senin için sende ve seninle eyle.
Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle.
Almamız da vermemiz de senin için olsun.
İçimizi senden başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle, nehyettiğin yerleri bize gösterme. Emrettiğin yerlerde bizi, bize kaybettirme.
Zahirimizi (dışımızı) sana masiyetten (günah işlemekten), batınımızı (içimizi) da şirkten koru.
Bizi nefislerimizin elinden al, kurtar sana ulaştır.
Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun.
Yalnız sana güvenelim, sana dayanalım.
Senden başkasına asla güvenmiyelim, dayanmayalım.
Senden gafil olma bedbahtlığından bizi uyandır.
Bizi, sana taat, ibâdet, ve münacat elbiseleri ile giydir.
Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır.
Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen, günahlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır.
Bizi günahlardan uzak tut.
Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen, aynen onun gibi, bizi de sana kulluğa, sana taate yakin et.
Günahlarla bizim aramızı aç. Tıpkı, sana masiyet bahsinde, Yûsuf aleyhisselâm ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi.
Allahım! Bizi gaflet uykusundan uyandır.
Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır.
Bizi yalnız kendinle meşgul eyle.
Taki nefislerimiz islah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster.
Ömrümüzün kalan kısmını, senin yolunda meşguliyetle geçirelim!
(Amin)
Abdülkâdir Geylânî (k.s.)
Bizi kapında durdur.
Allahım bizi, senin için sende ve seninle eyle.
Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle.
Almamız da vermemiz de senin için olsun.
İçimizi senden başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle, nehyettiğin yerleri bize gösterme. Emrettiğin yerlerde bizi, bize kaybettirme.
Zahirimizi (dışımızı) sana masiyetten (günah işlemekten), batınımızı (içimizi) da şirkten koru.
Bizi nefislerimizin elinden al, kurtar sana ulaştır.
Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun.
Yalnız sana güvenelim, sana dayanalım.
Senden başkasına asla güvenmiyelim, dayanmayalım.
Senden gafil olma bedbahtlığından bizi uyandır.
Bizi, sana taat, ibâdet, ve münacat elbiseleri ile giydir.
Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır.
Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen, günahlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır.
Bizi günahlardan uzak tut.
Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen, aynen onun gibi, bizi de sana kulluğa, sana taate yakin et.
Günahlarla bizim aramızı aç. Tıpkı, sana masiyet bahsinde, Yûsuf aleyhisselâm ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi.
Allahım! Bizi gaflet uykusundan uyandır.
Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır.
Bizi yalnız kendinle meşgul eyle.
Taki nefislerimiz islah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster.
Ömrümüzün kalan kısmını, senin yolunda meşguliyetle geçirelim!
(Amin)
Abdülkâdir Geylânî (k.s.)
Gunun kitabi: Geylani Külliyatı :Abdülkadir geylani
..
sabretmeyi bilmiyorsan Senin dinin yok demektir. imanın başı yok demektir . Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem :' iman için sabır bedendeki baş gibidir 'buyurmuştur. sabır , Şikayetini hiç kimseye arz etmeyerek sebeplere tutmamak sıkıntılardan kaçmamak başa gelen sıkıntının sona ermesini istememek demektir . kul fakirlik ve ihtiyaç içindeyken Allah'a boyun eğip Allah'ın iradesi doğrultusunda onunla Sebat eder ibadet ederek ve çaba sarf ederek Geceyi gündüze kadarsa Allah ona rahmet gözüyle bakar ailesini hiç olmadığı bir yoldan zengin eder Allah Celle Celalühü :' Kim Allah'tan çekilirse Allah ona bir çıkış kapısı yaratır ve Hiç ummadığı yerden rızık verir 'buyurmuştur.
..
çalış gayretli ol . gayretli olursan iyilik sana kendiliğinden gelir. Kim arar ve gayret ederse aradığını bulur. helal lokma yemek için çaba göster . Çünkü helal lokma senin kalbini aydınlatır karanlıktan kurtarır . en yararlı akıl sana Allah'ın nimetlerini tanıtan nimetlere şükretmeni sağlayan nimetleri ve nimetlerin büyüklüğünü itiraf etmene yardımcı olan akıldır.
..
(7 recep 545 sabah sohbetinden)
..
sabretmeyi bilmiyorsan Senin dinin yok demektir. imanın başı yok demektir . Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem :' iman için sabır bedendeki baş gibidir 'buyurmuştur. sabır , Şikayetini hiç kimseye arz etmeyerek sebeplere tutmamak sıkıntılardan kaçmamak başa gelen sıkıntının sona ermesini istememek demektir . kul fakirlik ve ihtiyaç içindeyken Allah'a boyun eğip Allah'ın iradesi doğrultusunda onunla Sebat eder ibadet ederek ve çaba sarf ederek Geceyi gündüze kadarsa Allah ona rahmet gözüyle bakar ailesini hiç olmadığı bir yoldan zengin eder Allah Celle Celalühü :' Kim Allah'tan çekilirse Allah ona bir çıkış kapısı yaratır ve Hiç ummadığı yerden rızık verir 'buyurmuştur.
..
çalış gayretli ol . gayretli olursan iyilik sana kendiliğinden gelir. Kim arar ve gayret ederse aradığını bulur. helal lokma yemek için çaba göster . Çünkü helal lokma senin kalbini aydınlatır karanlıktan kurtarır . en yararlı akıl sana Allah'ın nimetlerini tanıtan nimetlere şükretmeni sağlayan nimetleri ve nimetlerin büyüklüğünü itiraf etmene yardımcı olan akıldır.
..
(7 recep 545 sabah sohbetinden)
Gunun hadisi: İbni Abbas Radıyallahu anhuma demiştir ki Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' her kim ısrarlı bir şekilde istiğfara devam eder Onun tabiatının bir yani haline getir ise, Allah ona her sıkıntıdan bir çıkış kapısı her üzüntüden bir kurtuluş çaresi gösterir ve onu hiç olmadığı yerlerden rızıklandırır'
bakara suresi: 264. Ey îmân edenler! İnsanlara gösteriş için malını sarf etmekte olan, Allah’a ve âhiret gününe îmân etmiyor olan kimse gibi başa kakmak ve (gönül) incitmekle sadakalarınızı boşa çıkarmayın! İşte onun misâli, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayanın hâli gibidir ki, ona şiddetli bir yağmur isâbet etmiş de, onu çıplak bir hâlde bırakmıştır. (Onlar) kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah ise, kâfirler topluluğunu (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez!
28 Temmuz 2016 Perşembe
Sabah duasi: Yegâne güç ve kuvvet sahibi, sultanlar sultanı Rabbimiz! Canlarımız gırtlağımıza dayandığında, huzurunda zaman zaman isimlerini, mekânlarını hususi ya da umumi tasrih ettiklerimiz başta olmak üzere bize düşmanlık besleyen ne kadar insafsız gaddar ve zalim varsa hepsini Sana havale ediyoruz. Allahım! Sen de biliyorsun ki bizim derdimiz onların perişaniyeti değildir; biz kimseye karşı düşmanlık beslemiyor ve hiç kimse hakkında kahriye okumayı tasvip etmiyoruz; sadece, kötülük düşüncesiyle yatıp kalkan kimselerin şerlerinden emin olmayı diliyoruz. Vereceğin hükme karşı her zaman boynumuz kıldan ince; şayet Sen onların hidayetlerini murad buyuruyorsan en kısa zamanda onları hidayete erdir; yok muradın bu değilse Rabbim, o hak-hukuk tanımaz, insanlıktan nasipsiz, tiran bozması azgın ve taşkınların ağızlarına gem vur.. ellerini, ayaklarını bağla.. o azgınlar güruhuna karşı gücünün ve kuvvetinin büyüklüğünü göster.. kalemleriyle düşmanlık yapanların kalemlerini, dilleriyle haklarımızı ihlal edenlerin dillerini.. kaba kuvvetle iş yapmaya çalışanların maddi güçlerini daha kullanılamaz hâle getir ve hepsinin ama hepsinin kuvvetlerini, aşırılıklarını,dalaletlerini, güçlerini, birliklerini, şer ve zulüm istikametinde kullandıkları malzemelerini, ittihat ve ittifaklarını paramparça et; zîr ü zeber eyle! Yüce Rabbimiz! Hayatlarını Senin masum kullarına adavet etmeye bağlamış din ve diyanet düşmanlarını bütün teşebbüslerinde hezimete uğrat.. onları sarsıntı üstüne sarsıntıya maruz bırak.. birlik ve düzenlerini boz.. cemiyetlerini paramparça hâle getir.. hepsini bölük-pörçük et.. birbirlerine düşür.. kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme ve o insanlık mahrumlarına karşı her zaman biz kullarını nusretinle te’yîd buyur! Amin!
Gunun kitabi: Geylani Külliyatı : Abdülkadir geylani
..
A Gafil ! A Seni gidi rezil ! uyan artık sen dünya için değil ahiret için yaratıldın. ey kendine gerektiğini bilmeyen! tek kaygin nefsin Arzularını yerine getirmek , Para biriktirmek . organların oyun ve eğlence peşinde. birisi sana ahireti ölümü hatırlattığın zaman ona 'tadımı kaçırdın' diyorsun. başını bir oraya bir oraya buraya çeviriyorsun . sana ölüm habercisi geldi saçına Ak Düştü Ama sen Ak saçlarini yoluyor ya da siyaha boyuyorsun. Peki Ecelin gelip çattığını ne yapacaksın? ölüm meleği yardımcılarıyla başına dikilince onu nasıl geri çevireceksin? Rizkın bitip hayatın sona erince Hangi çareye başvuracaksın? şu hevesini bırak artık . dünya amel üzerine kuruludur. dünyada çalışırsan ücretini alırsın. çalışmazsan hiçbir şey alamazsın . dünya çalışma ve sıkıntılara sabretmek yurdudur . dünya yorgunluk ahirette ise dinlenme yurdudur . inançlı kimse dünyada kendini yorar Ama bu yorgunluğun sonu rahata ermekdir . Sen ise dinlenmeyi çok çabuk istiyorsun tövbeyi geciktiriyor Yarın tövbe ederim gelecek ay tövbe ederim Gelecek yıl tövbe ederim diye Durmadan etkiliyorsun Öylece sana verilen süre bitiyor Pek Yakında pişman olacak edilen nasihatları nasıl kabul etmedim Nasıl oldu da uyanıp bana söylenenleri doğrulamadım diye dizini döveceksin.
..
Allah seni kendine kulluk etmen için yaratmıştır . Bu nedenle oyun oynama Allah senin kendisiyle birlikte olmanı istemiştir Bundan dolayı ondan Başkasıyla uğraşma onunla birlikte kimseyi sevme Ondan başkasına ancak acıma duygusuyla sevebilirsin.
..
Allah'ım bize bilgi ver ve bilgimizi uygularken ihlaslı olmayı nasip et. amin.
(5 recep 545 cuma sabah sohbetinden)
..
A Gafil ! A Seni gidi rezil ! uyan artık sen dünya için değil ahiret için yaratıldın. ey kendine gerektiğini bilmeyen! tek kaygin nefsin Arzularını yerine getirmek , Para biriktirmek . organların oyun ve eğlence peşinde. birisi sana ahireti ölümü hatırlattığın zaman ona 'tadımı kaçırdın' diyorsun. başını bir oraya bir oraya buraya çeviriyorsun . sana ölüm habercisi geldi saçına Ak Düştü Ama sen Ak saçlarini yoluyor ya da siyaha boyuyorsun. Peki Ecelin gelip çattığını ne yapacaksın? ölüm meleği yardımcılarıyla başına dikilince onu nasıl geri çevireceksin? Rizkın bitip hayatın sona erince Hangi çareye başvuracaksın? şu hevesini bırak artık . dünya amel üzerine kuruludur. dünyada çalışırsan ücretini alırsın. çalışmazsan hiçbir şey alamazsın . dünya çalışma ve sıkıntılara sabretmek yurdudur . dünya yorgunluk ahirette ise dinlenme yurdudur . inançlı kimse dünyada kendini yorar Ama bu yorgunluğun sonu rahata ermekdir . Sen ise dinlenmeyi çok çabuk istiyorsun tövbeyi geciktiriyor Yarın tövbe ederim gelecek ay tövbe ederim Gelecek yıl tövbe ederim diye Durmadan etkiliyorsun Öylece sana verilen süre bitiyor Pek Yakında pişman olacak edilen nasihatları nasıl kabul etmedim Nasıl oldu da uyanıp bana söylenenleri doğrulamadım diye dizini döveceksin.
..
Allah seni kendine kulluk etmen için yaratmıştır . Bu nedenle oyun oynama Allah senin kendisiyle birlikte olmanı istemiştir Bundan dolayı ondan Başkasıyla uğraşma onunla birlikte kimseyi sevme Ondan başkasına ancak acıma duygusuyla sevebilirsin.
..
Allah'ım bize bilgi ver ve bilgimizi uygularken ihlaslı olmayı nasip et. amin.
(5 recep 545 cuma sabah sohbetinden)
bakara suresi:257. Allah, îmân edenlerin dostudur, onları zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra (îmâna) çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları ise tâğuttur (Allah’ın yerine tuttukları şeylerdir), onları nûrdan zulümâta çıkarırlar.(1) İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
27 Temmuz 2016 Çarşamba
Dua saati: 103. Allahım, biz günah kâr kullarız; hatalarımız her yanımızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Kendimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccühlerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Abdülkadir Geylanî Efendimiz’in (kuddise sırruhû) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegâne melceisin. Günahlarım dağlar azametinde olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi kuşatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin. Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kulların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim. Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm; hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağmen beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocaladığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım; kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.
Gunun kitabi: Geylani Külliyatı :Abdulkadir geylani
..
Allahin sana ve Senin sabrın da ihtiyacı yoktur . ama senin davanda nasıl çalıştığına doğru söyleyip söylemediğini bakar . Seven, hicbir şeye sahip değildir . o her şeyini sevdiğine teslim eder. sevgi ve sahiplik bir arada bulunmaz . Allah'ı seven ve sevgisinde doğru olan kimse kendisini malını ve son durumunun ne olacağını ona bırakır . kendi hakkında ve başkaları hakkındaki seçim hakkını da ona bırakır . tasarruflarında onu suçlamaz. bir şey isterken aceleci davranmaz . onu cimri bulmaz. Allah elinden gelen her şey ona tatlı gelir. bütün yönlerini kapatır , bir yönünü bile açık bırakmaz.
..
..
Allahin sana ve Senin sabrın da ihtiyacı yoktur . ama senin davanda nasıl çalıştığına doğru söyleyip söylemediğini bakar . Seven, hicbir şeye sahip değildir . o her şeyini sevdiğine teslim eder. sevgi ve sahiplik bir arada bulunmaz . Allah'ı seven ve sevgisinde doğru olan kimse kendisini malını ve son durumunun ne olacağını ona bırakır . kendi hakkında ve başkaları hakkındaki seçim hakkını da ona bırakır . tasarruflarında onu suçlamaz. bir şey isterken aceleci davranmaz . onu cimri bulmaz. Allah elinden gelen her şey ona tatlı gelir. bütün yönlerini kapatır , bir yönünü bile açık bırakmaz.
..
bakara suresi: 255. Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. (O,) Hayy (hayâtı ezelî ve ebedî olan)dır, Kayyûm (bütün mevcûdât kendisiyle kāim olan)dır. O’nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan O’nun huzûrunda şu şefâat edecek olan kimdir? (Onların) önlerindekini ve arkalarındakini (geçmiş ve geleceklerini) bilir. Hâlbuki (onlar ise) O’nun ilminden, dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Kürsî’si,(1) gökleri ve yeri kaplamıştır; her ikisinin muhâfazası O’na ağır gelmez. Ve O, Aliyy (pek yüce olan)dır, Azîm (pek büyük olan)dır.(2)
26 Temmuz 2016 Salı
Dua saati: 102.Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin en hayırlısı! Nasıl bilinmeyi murad buyuruyorsan Seni öyle bileceğimiz bir marifet ufku nasip et bize, zâtî ve su bûtî sıfatların itibarıyla Seni “bî kem ü keyf” bilme hazzını duyur vicdanlarımıza. Her şeyi doğru görüp doğru değerlendirmemiz için, nezd-i ilahinden sıfatlarının ve isimlerinin nurlarını yağdır gönüllerimize. Senin azamet, celâl ve ceberûtunu mülâhazaya almaktan bir an bile dûr olmayacak, hep saygı ve tâzimle atacak bir kalb ver bize; keşf ü ilhamın âhizesi, ilâhî varidâtın da mahzeni ve nâkilesi olacak bir lâtîfe-i rabbâniye bahşet. Her ân-ı seyyale Senin enfüsî ve âfâkî âyetlerine bakıp onları mütalaa eden bir ruh ihsan buyur. Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle kuşatan Rabbimiz! Sen yegâne sığınağımızsın, Rahmâniyetine yaraşır bir muamele bekliyoruz Senden, merhamet et bize. Hakkındaki hüsn-ü zanlarımızda ve beklentilerimizde bize hayal kırıklıkları yaşatma; dünyaya ve âhirete ait ihtiyaçlarımızı gider. Marifetinle, muhabbetinle ve Sana kavuşma iştiyakıyla gönüllerimize inşirah sal; bizi vicdan genişliğine ulaştır, maiyyetinle şereflendir ve hep yanımızda bulunduğunun şuuruna erdir.
Gunun kitabi: Geylani Külliyatı :Abdülkadir geylani
..
Allah dostları peygamberlerin yerine tutarlar . Bundan dolayı size neyi Emrediyorlarsa kabul edin . çünkü onlar size Allah'ın peygamberinin emrettiği ve yasakladığı şeyleri emreder , yasaklarlar . konuştukları için Konuşurlar . kendilerine bir şey verildiği için alırlar , tabiat ve nefislerinin itmesiyle hareket etmezler . Allah'a dininde, hevaları ile ortaklık etmezler.
..
Ah münafıklar! Siz dinin meyve veren bir araç olduğunu , durumunda başıboşluk olduğunu sandığımız. sizin, şeytanlarınizin , ve kötü arkadaşlarınızın hiçbir değeri yoktur.
..
Allah Celle Celalühü itaat eden , helal lokma yiyen imanlı kulunu sever. helal lokma yiyip güzel davranışlar sergileyen ise sever, helal lokma yiyip böyle davranmayanlara ise kızar. kendi kazancından yiyenleri sever , munafiklik ederek yiyenleri ise Sevmez . onların işini insanlara bırakır. kendine tevhid edeni sever, şirk koşanları ise sevmez . kendine gönülden bağlanıp teslim olanı sever , kendisiyle çekişen, her şeyden şikayet edenleri ise sevmez . Sevgi uymayı ,düşmanlık aykırı davranmayı gerektirir . O halde işlerinizi rabbinize bırakın ve tedbirine razı olun.
(18 recep 545 pazar sohbeti, Bağdat )
..
Allah dostları peygamberlerin yerine tutarlar . Bundan dolayı size neyi Emrediyorlarsa kabul edin . çünkü onlar size Allah'ın peygamberinin emrettiği ve yasakladığı şeyleri emreder , yasaklarlar . konuştukları için Konuşurlar . kendilerine bir şey verildiği için alırlar , tabiat ve nefislerinin itmesiyle hareket etmezler . Allah'a dininde, hevaları ile ortaklık etmezler.
..
Ah münafıklar! Siz dinin meyve veren bir araç olduğunu , durumunda başıboşluk olduğunu sandığımız. sizin, şeytanlarınizin , ve kötü arkadaşlarınızın hiçbir değeri yoktur.
..
Allah Celle Celalühü itaat eden , helal lokma yiyen imanlı kulunu sever. helal lokma yiyip güzel davranışlar sergileyen ise sever, helal lokma yiyip böyle davranmayanlara ise kızar. kendi kazancından yiyenleri sever , munafiklik ederek yiyenleri ise Sevmez . onların işini insanlara bırakır. kendine tevhid edeni sever, şirk koşanları ise sevmez . kendine gönülden bağlanıp teslim olanı sever , kendisiyle çekişen, her şeyden şikayet edenleri ise sevmez . Sevgi uymayı ,düşmanlık aykırı davranmayı gerektirir . O halde işlerinizi rabbinize bırakın ve tedbirine razı olun.
(18 recep 545 pazar sohbeti, Bağdat )
Gunun hadisi: Ebu Hureyre Radıyallahü Anh demiştir ki Peygamber Efendimize Sallallahü Aleyhi ve Sellem'e bir adam geldi:' Ey Allah'ın elçisi hangi sadakanın sevabı daha büyüktür ?' diye sordu . Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Onu şöyle cevap verdi:' sıhhatin yerinde ve cimriliğin de üzerinde iken fakir düşmekten endişe ettiğin ve zengin olmayı da umduğun zamanda vereceğin sadakanın zekâtın sevabı daha büyüktür . başta zekat olmak üzere tasaddukta bulunmayı can çekişme anında ve 'şu kadarı filan'nın bu kadarı da filanın diyeceğin' sekerat vaktine kadar geciktirme. zira bundan sonra mal zaten filan varisin olmuş demektir'
bakara suresi: 257. Allah, îmân edenlerin dostudur, onları zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra (îmâna) çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları ise tâğuttur (Allah’ın yerine tuttukları şeylerdir), onları nûrdan zulümâta çıkarırlar.(1) İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
25 Temmuz 2016 Pazartesi
Dua saati:96. Yüce Allahımız! Gönüllerimizi sıdk, emanet, ihlâs ve yakîn hisleriyle buluştur ve bizi kalbleri rikkatle çarpan huşû ve hudû sahibi, murâkabe, heybet ve marifet-i tâmme ehli insanlardan eyle! Destekleyenimiz, yardım edenimiz ve koruyup kollayanımız Sen ol! Ne olur, biz âciz ve muhtaç kullarını hüsrana uğramış zavallıların düştükleri acıklı durumlara maruz bırakma.. kalblerimizin üzerinden sis ve pas perdelerini kaldır; kaldır ki hakkı hak olarak görüp bilebilelim. Yüceler Yücesi Rabbimiz! Senden bize nezdindeki nurlardan bir nur göndermeni ve onunla zâhir-bâtın bütün hislerimizi nurlandırmanı, gönüllerimizi ağyar ve masiva karanlıklarından arındırmanı ve yürüyeceğimiz yolları, insanlığa en mümtaz rehber olarak seçip vazifelendirdiğin habibin Muhammed Mustafa’nın nuruyla ışıklandırmanı diliyoruz. Dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!
Gunun kitabi: kalplerin kesfi: gazali
..
Uzak vadeli emeller ile oyalanarak ölümü unutmayin. Dünyaya sakin bel baglamayin, çünki o gayet aldatici ve gaddardir, üstten bakarak gözünüzü boyar, bos vaadler ile aklinizi basinizdan alir, süslenip puslenerek kendisine talib çeker.
Böylece alimli bir gelin gibi ortaya çikar. Böylece bakislar ona dikilmis,
kalbler ona tutuimus, nefisler ona âsik oiur.
Oysa nice âsikinin kanina girmis, nice ona gönül baglayani yüzüstü brrakmistir. Ona gerçegin gözü ile bakin. O sayisiz belâlarin yurdudur ve onu bizzat yaraticisi horlamistir.
Onun yenisi yipranir, mülkü elden gider, ileri geleni itibardan düser, çogu azalir, sevgisi ölür, iyiligi kaybolur.
Gaflet dalginligindan gözlerinizi açiniz Allah (C.C) hayrinizi versin gün gelir sizin için «Falanca rahatsizdir» yahut «agir hastadir. Acaba iyilesmesinin çaresi var mi? Yahut onu doktora mi gösterelim» denilmeden uykunuzdan uyanin. Sonra senin için doktor çagrilir, fakat iyilesmene umut kalmadigi görülür. O zaman «falanca vasi yerini yapti mali «saydi derler. Sonra dili agirlasti dostlari ile konusamiyor, komsularini tanimiyor» denir.
Bu arada alnindan terler bosalir, arka arkaya iniltileri duyulur, yaklasan akibetini kestirmeye baslarsin, gözlerin fal tasi gibi açilip sabit bir noktaya dikilir, tahminlerinin gerçeklesmek üzere oldugunu sezersin, dilin pelteklesir, kardeslerin ve yakinlarin aglamaya baslar. «Bu oglun falancadir, su da kardeslerin filancadir» diyerek sana yanibasindakiler takdim edilir, ama artik konusmaktan alakonmussundur, konusamaz bir dilin mühürlenmistir.
Arkasindan ilâhî hüküm üzerine iner, canin bedeninden sonra göklere çikarilir.
O zaman yakinlarin basinda toplanir, kefenini hazirlarlar, ölünü yikayip kefene sararlar. Artik gidenin gelenin olmaz, seni kiskananlar rahatlar yakinlarin mirasini paylasmaya koyulur, sen ise amellerin ile basbasa kalirsin
..
Uzak vadeli emeller ile oyalanarak ölümü unutmayin. Dünyaya sakin bel baglamayin, çünki o gayet aldatici ve gaddardir, üstten bakarak gözünüzü boyar, bos vaadler ile aklinizi basinizdan alir, süslenip puslenerek kendisine talib çeker.
Böylece alimli bir gelin gibi ortaya çikar. Böylece bakislar ona dikilmis,
kalbler ona tutuimus, nefisler ona âsik oiur.
Oysa nice âsikinin kanina girmis, nice ona gönül baglayani yüzüstü brrakmistir. Ona gerçegin gözü ile bakin. O sayisiz belâlarin yurdudur ve onu bizzat yaraticisi horlamistir.
Onun yenisi yipranir, mülkü elden gider, ileri geleni itibardan düser, çogu azalir, sevgisi ölür, iyiligi kaybolur.
Gaflet dalginligindan gözlerinizi açiniz Allah (C.C) hayrinizi versin gün gelir sizin için «Falanca rahatsizdir» yahut «agir hastadir. Acaba iyilesmesinin çaresi var mi? Yahut onu doktora mi gösterelim» denilmeden uykunuzdan uyanin. Sonra senin için doktor çagrilir, fakat iyilesmene umut kalmadigi görülür. O zaman «falanca vasi yerini yapti mali «saydi derler. Sonra dili agirlasti dostlari ile konusamiyor, komsularini tanimiyor» denir.
Bu arada alnindan terler bosalir, arka arkaya iniltileri duyulur, yaklasan akibetini kestirmeye baslarsin, gözlerin fal tasi gibi açilip sabit bir noktaya dikilir, tahminlerinin gerçeklesmek üzere oldugunu sezersin, dilin pelteklesir, kardeslerin ve yakinlarin aglamaya baslar. «Bu oglun falancadir, su da kardeslerin filancadir» diyerek sana yanibasindakiler takdim edilir, ama artik konusmaktan alakonmussundur, konusamaz bir dilin mühürlenmistir.
Arkasindan ilâhî hüküm üzerine iner, canin bedeninden sonra göklere çikarilir.
O zaman yakinlarin basinda toplanir, kefenini hazirlarlar, ölünü yikayip kefene sararlar. Artik gidenin gelenin olmaz, seni kiskananlar rahatlar yakinlarin mirasini paylasmaya koyulur, sen ise amellerin ile basbasa kalirsin
Gunun hadisi: Ebu Hureyre Radıyallahü Anh demiştir ki Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular:' erkek olsun kadın olsun bir müminin gerek kendisi gerek Çoluk çocuğu ve gerekse malı hususunda Bela eksik olmaz. (maruz kaldığı her Bela Bir günahlarına kefaret olur Ve) sonunda Allah'a günahsız olarak kavuşur'.
Bakara suresi:
42. Hem siz (doğru olanı) bile bile hakkı bâtıl ile karıştırmayın ve hakkı gizlemeyin!
43. Hem namazı hakkıyla edâ edin, zekâtı verin ve rükû‘ edenlerle berâber rükû‘ edin!(1)
44. Siz Kitâbı okuyor olduğunuz hâlde, insanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Hiç akıl erdirmez misiniz?
45. O halde sabır ve namaz ile (Allah’dan) yardım isteyin!(2) Hâlbuki şübhesiz o, (Allah’a) gönülden bağlı olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
42. Hem siz (doğru olanı) bile bile hakkı bâtıl ile karıştırmayın ve hakkı gizlemeyin!
43. Hem namazı hakkıyla edâ edin, zekâtı verin ve rükû‘ edenlerle berâber rükû‘ edin!(1)
44. Siz Kitâbı okuyor olduğunuz hâlde, insanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Hiç akıl erdirmez misiniz?
45. O halde sabır ve namaz ile (Allah’dan) yardım isteyin!(2) Hâlbuki şübhesiz o, (Allah’a) gönülden bağlı olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
24 Temmuz 2016 Pazar
Dua saati:114. Ya Rab! Bizleri, dünyanın dört bir yanında insanlı-ğın hizmeti için adanmışlık duygusu içinde koşuşturan kar-deşlerimizi, bacılarımızı, erkeğiyle ve kadınıyla dostlarımızı nusretinle teyid buyur! Teyid buyur da İslam’ın ve Müslü-manların izzetlerini koru! Din-i mübin-i İslam’ın zelîl olarak algılanmasını ve onu temsil eden insanların perişaniyetini arzu edenleri de, planlarını tersyüz etmek suretiyle zelil ve perişan kıl!Rabbimiz! Bize, kardeşlerimize, dostlarımıza, insanlığa kurtuluş reçetesi sunan dinimize ve bu güzel dini en güzel şekilde temsil gayreti içinde olan Müslümanlara inayetinle sahip çık ve inananları katından bir güçle teyid buyur! Senin bu masum kulların hakkında kötülük düşünüp onlara zarar vermek isteyenleri emellerine ulaştırma.. tuzak kuranların tuzaklarını başlarına çevir.. komplo peşinde olanları mak-satlarının aksiyle tokatla..Ey Hâfiz ve Hafîz Rabbimiz! Ne olur, bizleri ve zikri geçen kardeşlerimizi, dostlarımızı, dinimizi ve bütün müslümanları her türlü şerden ve zarardan muhafaza buyur. İnananları başarısız kılma ve dinimizin ap-ak vechesini kara gösterme arzusuyla yanıp tutuşanların, plan üstüne plan yapanların ve bu uğurda kötü düşüncelerini fiiliyata dökenlerin hakla-rından gel, onları Sana havale ediyoruz..
Günün kitabı: kalplerin kesfi, Gazali
..
Hz. Musa (A.S.) ulu Allah (C.C)'a «mümin kardesi için dua eden, ona iyiligi emrederek kötülükten uzak durmasini söyleyen kimsenin mükâfati nedir, ya Rabb'i!» diye sordu.
Ulu Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)'ya söy'e cevap verdi. «her kelimesine karsilik ona bir yillik ibadet yazarim ve onu cehennem azabina çarptirmaktan heya ederim.»
..
Hz. Musa (A.S.) ulu Allah (C.C)'a «mümin kardesi için dua eden, ona iyiligi emrederek kötülükten uzak durmasini söyleyen kimsenin mükâfati nedir, ya Rabb'i!» diye sordu.
Ulu Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)'ya söy'e cevap verdi. «her kelimesine karsilik ona bir yillik ibadet yazarim ve onu cehennem azabina çarptirmaktan heya ederim.»
Günün hadisi : ukbe ibni Amir Hadi radyallahu anh demiştir ki:' ben ya resulallah Çetin imtihanları maruz kalınca kurtulmanın yolu nedir?' diye sordum buyurdular ki :' aleyhine olacak şekilde konuşmaktan sakın bulunduğun mekanda Cenabı hakkın rızasına matuf işlerle meşgul ol günah ve kusurları içinde gözyaşı dök'
23 Temmuz 2016 Cumartesi
gunun kitabi: kalplerin kesfi, gazali
..
Peygcmber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Allâh (C.C), aranizda rizkinizi bölüstürdügü gibi huylarini da bölüstürmüstür. Allâh (C.C), dünyayi sevdigine de sevmedigine de verir, fakat dini yalniz sevdigine verir. Buna göre Allâh (C.C), dini kime verirse onu seviyor demektir.»
Nefsimi kudret elinde tutan Allâh (C.C)'a yemin ederek söylüyorum ki, kulun kalbi temiz ve dili dogru olmadikça müslüman olamaz, komsusu zararindan emin olmadikca da mü'min olamaz.»
Sahâbiler «Zarardan kasdin nedir, yâ Rasûlallah » diye sorarlar. Peygamber'imiz sözlerine söyle devem eder:
«— Zararindan kasdim, onun hiyanet ve zâlimliligidir. Haram yollardan kazanarak sadaka verenin sadakasi kabul olunmaz. Böyle bir maldan yapilan hayir da kabul olunmaz.
Insan böyle bir mali arkada birakarak ölürse ona cehennem azigi olur. Allâh (C.C), kötüyü kötü ile degil, kötüyü iyi ile giderir, pislik pisligi gideremez.»
Peygamberimize insanlarin cehenneme girmesine en cok sebeb olan seylerin neler oldugu soruldu. Peygamberimiz : «dil ve edep yeri» diye cevap verdi. Insanlarin cennete girmesine en cok vesile olen seylerin ne oldugu soruldu. Peygamber'imiz «Allâh (C.C) korkusu ile huy güzelligi» diye cevap yerdi.
..
Peygcmber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Allâh (C.C), aranizda rizkinizi bölüstürdügü gibi huylarini da bölüstürmüstür. Allâh (C.C), dünyayi sevdigine de sevmedigine de verir, fakat dini yalniz sevdigine verir. Buna göre Allâh (C.C), dini kime verirse onu seviyor demektir.»
Nefsimi kudret elinde tutan Allâh (C.C)'a yemin ederek söylüyorum ki, kulun kalbi temiz ve dili dogru olmadikça müslüman olamaz, komsusu zararindan emin olmadikca da mü'min olamaz.»
Sahâbiler «Zarardan kasdin nedir, yâ Rasûlallah » diye sorarlar. Peygamber'imiz sözlerine söyle devem eder:
«— Zararindan kasdim, onun hiyanet ve zâlimliligidir. Haram yollardan kazanarak sadaka verenin sadakasi kabul olunmaz. Böyle bir maldan yapilan hayir da kabul olunmaz.
Insan böyle bir mali arkada birakarak ölürse ona cehennem azigi olur. Allâh (C.C), kötüyü kötü ile degil, kötüyü iyi ile giderir, pislik pisligi gideremez.»
Peygamberimize insanlarin cehenneme girmesine en cok sebeb olan seylerin neler oldugu soruldu. Peygamberimiz : «dil ve edep yeri» diye cevap verdi. Insanlarin cennete girmesine en cok vesile olen seylerin ne oldugu soruldu. Peygamber'imiz «Allâh (C.C) korkusu ile huy güzelligi» diye cevap yerdi.
zuhruf suresi:36. Kim Rahmân’ın zikrini görmezlikten gelirse, (biz) ona bir şeytanı musallat ederiz de, o ona arkadaş olur.
37. Hâlbuki şübhesiz onlar (o şeytanlar), bunları mutlakā (doğru) yoldan çıkarırlar da, (o kâfirler) gerçekten kendilerinin hidâyete erdirilmiş kimseler olduklarını sanırlar.
38. Nihâyet (o kimse şeytanıyla berâber) bize geldiğinde (şeytanına): “Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. Demek (sen) ne kötü arkadaşmış(sın)!” der.
39. Hâlbuki (böyle demeniz) bugün size aslâ fayda vermez; çünki zulmettiniz; doğrusu siz, azabda ortak olan kimselersiniz.
40. (Habîbim, yâ Muhammed!) O halde (îman hakîkatlerini duymak istemeyen) o sağırlara sen mi işittireceksin, yâhut (görmek istemeyen) o körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?
41. Şimdi (onlara azâb etmeden) seni (alıp) götürsek (vefât ettirsek bile), hiç şübhesiz biz onlardan intikam alıcılarız.
42. Yâhut onlara va‘d ettiğimiz (azâb)ı sana (hayâtında) gösteririz; çünki şübhesiz biz, onların üzerine muktedir olanlarız.
43. Artık, sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.(1)
37. Hâlbuki şübhesiz onlar (o şeytanlar), bunları mutlakā (doğru) yoldan çıkarırlar da, (o kâfirler) gerçekten kendilerinin hidâyete erdirilmiş kimseler olduklarını sanırlar.
38. Nihâyet (o kimse şeytanıyla berâber) bize geldiğinde (şeytanına): “Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı. Demek (sen) ne kötü arkadaşmış(sın)!” der.
39. Hâlbuki (böyle demeniz) bugün size aslâ fayda vermez; çünki zulmettiniz; doğrusu siz, azabda ortak olan kimselersiniz.
40. (Habîbim, yâ Muhammed!) O halde (îman hakîkatlerini duymak istemeyen) o sağırlara sen mi işittireceksin, yâhut (görmek istemeyen) o körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?
41. Şimdi (onlara azâb etmeden) seni (alıp) götürsek (vefât ettirsek bile), hiç şübhesiz biz onlardan intikam alıcılarız.
42. Yâhut onlara va‘d ettiğimiz (azâb)ı sana (hayâtında) gösteririz; çünki şübhesiz biz, onların üzerine muktedir olanlarız.
43. Artık, sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.(1)
22 Temmuz 2016 Cuma
Dua saati:68. Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Biz âciz ve pürkusur kullarını sevmediğin ve hoşnut olmadığın vadi-lerde dolaşmaktan muhafaza buyur.. Senin yüce nezdinde mâlâyaniyat sayılan ne kadar meşguliyet varsa bizi onlar-dan uzak tut.. ne şekilde ârız olursa olsun, bütün bulanık düşüncelerden ve kirli hayallerden de zihinlerimizi ve kalb-lerimizi koru.. enbiyâ ve mürselîn efendilerimizi donattığın gibi, onların yürüdükleri yollarda yürümeye azmetmiş bu bendelerini de sürpriz mevhibelerinle donat!Ey her şeye gücü yeten ve kullarına onların şah damarından daha yakın olan Rabbimiz! Gidecek başka hiçbir kapısı olmayan ve işlerini yoluna koyabilecek yegâne güç ve kuvvet sahibi olarak sadece Seni bilip Seni tanıyan bir düzine çaresiz olarak yine kapına geldik ve yine bize yar-dımcı olmanı diliyoruz. Ne olur, bizi göz açıp kapayıncaya kadar hatta daha az bir zamanda bile nefislerimizle başbaşa bırakma.. nurunla tecellî buyurup, Sana ulaşan yolları bize de göster.. fazlınla bizi öyle çepeçevre kuşat ve öyle iğnâ bu-yur ki, Senden başka hiçbir kimseye en ufak bir ihtiyacımız kalmasın; kalmasın da Senin hakîkî dostların gibi biz de her zaman başkalarına karşı müstağnî yaşayabilelim.Ya Rab! Sana dilbeste olmuş ve Rasûlünü gönülden tas-dik etmiş şu kullarını Yüce Nebî’nin risalet davasını omuz-lamaya muktedir sâbit kadem insanlar hâline getir.. (getir ki, ufkumuzu Sadece Senin nâm-ı celîlini ve Rasûlünün yâd-ı cemilini âfâk-ı âleme ulaştırma gaye-i hayali tutsun ve kalbimiz yüce dinine hizmet etme düşüncesinden baş-ka bütün yüklerden kurtulsun.) Aynı zamanda bizi bu ağır ve zor yolda inayetinle takviye buyur, buyur ki Senin işaret ettiğin istikâmette yürümeye muvaffak olabilelim.. bâtın ve zahirimizi, sevdiğin kullarının evsâf-ı hasenesi ve nezd-i ulu-hiyetinde hoşnutluğa mazhar olmuş amelleriyle güzelleştir.. ulûhiyet ve rubûbiyetinin esrârından bizim üzerimize de sa-ğanak sağanak yağdır!
gunun kitabi: kalplerin kesfi,gazali
..
«Münafiklar mü'minlere «sizin ile birlikte degilmiydik» diye seslenirler. Mü'minler de «evet, fakat siz kendinizi fitneye düsürerek hep mü'minlerin kötülügünü beklediniz. Islam hakkinda süpheye düstünüz. Sizi nefsinizin arzulari aldatti. Böylece Allah'in hükmü geldi, ayartici seytan sizi Allah'in firsat vermesine dayanarak aldatti.»
(Hadid - 14)
..
«Münafiklar mü'minlere «sizin ile birlikte degilmiydik» diye seslenirler. Mü'minler de «evet, fakat siz kendinizi fitneye düsürerek hep mü'minlerin kötülügünü beklediniz. Islam hakkinda süpheye düstünüz. Sizi nefsinizin arzulari aldatti. Böylece Allah'in hükmü geldi, ayartici seytan sizi Allah'in firsat vermesine dayanarak aldatti.»
(Hadid - 14)
gunun hadisi:Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Akli basinda kimselerinn uykusu ve orucsuz hali ne güzeldir. Ahmaklarin uyanik kalip ibadet etmelerine ve çalismalarinda niçin gözleri kalsin? Allah korkusu ve kesin iman tasiyanin bir zerre kadarlik iyiligi, aldanmislarin yeryüzü dolusu iyiliginden daha üstündür.»
«— Akli basinda kimselerinn uykusu ve orucsuz hali ne güzeldir. Ahmaklarin uyanik kalip ibadet etmelerine ve çalismalarinda niçin gözleri kalsin? Allah korkusu ve kesin iman tasiyanin bir zerre kadarlik iyiligi, aldanmislarin yeryüzü dolusu iyiliginden daha üstündür.»
zuhruf suresi: 74. Şübhe yok ki o (dinsiz) günahkârlar, Cehennem azâbında ebedî olarak kalıcıdırlar.
75. Kendilerinden (azab hiç) hafifletilmeyecektir ve onlar orada (o azâb içinde) ümidsizliğe düşmüş kimselerdir.
76. Hâlbuki (biz) onlara zulmetmedik; fakat onlar (kendi nefislerine) zulmeden kimseler oldular.
77. (Cehennem bekçisine:) “Ey Mâlik! Rabbin(e duâ et) bizim üzerimize (artık ölümle) hükmetsin! (Ölelim de kurtulalım!)” diye seslenirler. (Mâlik:) “Doğrusu siz, (bu azabda ebedî olarak böyle) kalıcılarsınız!” der.
78. And olsun ki, size hakkı getirdik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmayan kimselersiniz.
79. Yoksa (müşrikler) bir işi (peygambere tuzak kurmayı) sıkı mı tuttular (karar mı verdiler)? Doğrusu biz de (cezâlarını vermeyi) sıkı tutanlarız.
75. Kendilerinden (azab hiç) hafifletilmeyecektir ve onlar orada (o azâb içinde) ümidsizliğe düşmüş kimselerdir.
76. Hâlbuki (biz) onlara zulmetmedik; fakat onlar (kendi nefislerine) zulmeden kimseler oldular.
77. (Cehennem bekçisine:) “Ey Mâlik! Rabbin(e duâ et) bizim üzerimize (artık ölümle) hükmetsin! (Ölelim de kurtulalım!)” diye seslenirler. (Mâlik:) “Doğrusu siz, (bu azabda ebedî olarak böyle) kalıcılarsınız!” der.
78. And olsun ki, size hakkı getirdik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmayan kimselersiniz.
79. Yoksa (müşrikler) bir işi (peygambere tuzak kurmayı) sıkı mı tuttular (karar mı verdiler)? Doğrusu biz de (cezâlarını vermeyi) sıkı tutanlarız.
21 Temmuz 2016 Perşembe
Dua saati: 40. Rabbimiz! Bizim kalblerimizi ve cihanın dört bir bucağındaki bütün kullarının kalblerini imana, yakine, İslâm’a ve ihsana açmanı diliyoruz. Gökte ve yerdeki kulların arasında bizim için vüdd (hüsn-ü kabul) halket.. Senin yüce dinine hizmet etme mülahazalarıyla çıktığımız bu yolda işlerimizi kolaylaştır, umduklarımıza nail eyle ve üzerimize düşen vazifeleri yüzümüzün akıyla yerine getirmeyi nasip et. Ey her zaman gizli ve sürpriz nimetleriyle bizleri lütuf sağanakları altında sırılsıklam hâle getiren yüce Mevlamız! Bazılarını az-çok sezip korktuğumuz ve bazılarını da hiç fark edemediğimiz için endişe bile duymadığımız tehlikelerden dünyada ve âhirette bizi emin eyle.. şu kısacık fani hayatta altından kalkamayacağımız belalara maruz kalmaktan, kabrin ağır imtihanından, Cehennemin kasıp kavuran ateşinden, yüce Zatın, Rahman ve Rahim isimlerinin hakkı için bizi sıyanet buyur, ey günah ve kusurlarla âlûde kullarını çokça bağışlayan Gaffar ve ey günahkarların hata ve isyanlarını setreden Settar!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Anlatildigina göre Peygamber (s.a.v)´imize adamin birinin iyiliginden bahsedildi. Günün birinde odamin kendisi cikagelince sahabiler: «Yâ Rasûlallah (s.a.v), iste sana bahsettigimiz adam bu» dediler. Peygamber (s.a.v)'imiz
«Ben onun yüzünde seytanî bir karanlik görüyorum» dedi.
Adam selâm verip Peygamber (s.a.v)´imizin huzuruna çikinca Peygamber (s.a.v)'i
miz ona: «Sana Allah (C.C) için soruyorum. Nefsin sana çevrenin en faziletli adami oldugunu söylüyor.» diye sordu. Adam «evet» diye cevap verdi.
Demek ki, Peygamber (s.a.v)'imiz adamin kalbinde sakli duran kötülügü nübüvvet nuru sayesinde yüz karaligi olarak görmüstü.
..
Anlatildigina göre Peygamber (s.a.v)´imize adamin birinin iyiliginden bahsedildi. Günün birinde odamin kendisi cikagelince sahabiler: «Yâ Rasûlallah (s.a.v), iste sana bahsettigimiz adam bu» dediler. Peygamber (s.a.v)'imiz
«Ben onun yüzünde seytanî bir karanlik görüyorum» dedi.
Adam selâm verip Peygamber (s.a.v)´imizin huzuruna çikinca Peygamber (s.a.v)'i
miz ona: «Sana Allah (C.C) için soruyorum. Nefsin sana çevrenin en faziletli adami oldugunu söylüyor.» diye sordu. Adam «evet» diye cevap verdi.
Demek ki, Peygamber (s.a.v)'imiz adamin kalbinde sakli duran kötülügü nübüvvet nuru sayesinde yüz karaligi olarak görmüstü.
Zuhruf süresi: 40. (Habîbim, yâ Muhammed!) O halde (îman hakîkatlerini duymak istemeyen) o sağırlara sen mi işittireceksin, yâhut (görmek istemeyen) o körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?
41. Şimdi (onlara azâb etmeden) seni (alıp) götürsek (vefât ettirsek bile), hiç şübhesiz biz onlardan intikam alıcılarız.
42. Yâhut onlara va‘d ettiğimiz (azâb)ı sana (hayâtında) gösteririz; çünki şübhesiz biz, onların üzerine muktedir olanlarız.
43. Artık, sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.(1)
41. Şimdi (onlara azâb etmeden) seni (alıp) götürsek (vefât ettirsek bile), hiç şübhesiz biz onlardan intikam alıcılarız.
42. Yâhut onlara va‘d ettiğimiz (azâb)ı sana (hayâtında) gösteririz; çünki şübhesiz biz, onların üzerine muktedir olanlarız.
43. Artık, sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.(1)
20 Temmuz 2016 Çarşamba
Dua saati:106. Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahî izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Basar ve basiretimin önündeki günah ve isyan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın hakikatını bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.. şu dünya hayatında, gönlümü güzellik duygularıyla mamur kıl.. bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster.. ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvâ eyleme! Allahım! Sen beni önce taştan–topraktan yarattın, sonra da iman ve mârifet bahşederek kalbde ve ruhta yeniden dirilttin. Ben, bir zamanlar yoktum; var olma ihtiyaç ve neş’esinden de habersizdim. Sen beni cebr-i lütfîler tezgâhından geçirerek, talep üstü, vücud, hayat, şuur, idrak, irade ve gönül gibi latîfelerle şereflendirip, rahmet yurdunun koridoru şu mihnet diyarına gönderdin. Verdiğin şeyleri istememiştim, isteyemezdim, isteyecek bir mahiyette de değildim. Ancak şimdilerde, bu lütuflarını anlamaya çalışıyor; anladıkça nimetlerinin artarak devam etmesine ihtiyaç duyuyor ve ıztırar çığlıklarıyla inliyorum: Ey iyilik ve ikram tahtının Sultanı Rabb-i Kerîm! Mebdede benden bir istek ve talep olmadan lütf u ihsanınla bağışladığın sayısız nimetlerini, Rahmâniyetinin ve Rahîmiyetinin tecellileriyle bundan sonra da devam ettir... Ey kesintisiz ikramlarıyla doyduğum, hep af ve mağfiretine nâil olduğum Rabbim! Ümidim odur ki, gayrı Seni hep ihsanlarınla yâd edeyim ve bana her zaman rahmetinle muamele ettiğini göreyim. Allahım, hakkındaki hüsn-ü zannımda beni yanıltma, reca duygumu boş bir kuruntu olarak bırakıp kulunu hüsrana uğratma; rahmetinin güzelliğine ve merhametinin enginliğine yaraşır şekilde icâbet eyle dualarıma.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Hasan-ül Basrî (rehimehullah) der ki: «Her gün bir veya iki sefer eli ile pislik yikadigi halde göklerin hâkimine (Allah (C.C)'a) kafa tutan insana sasarim!»
«Kendi üzerindekileri de görmüyor musun?» mealindeki âyeti kerimesinde ön ve arka pislik yollarinin kasdedildigini belirten görüsler vardir.
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
Numan Ibni 8esir (R.A.) bir gün minberden cemaate seslenirken der ki, «hic süphesiz, seytanin bir takim tuzaklari ve aglari vardir. Allah (C.C)'in nimetlerini azginliga âlet etmek. Allah (C.C)'in bagisladiklarini böbürlenme gerekçesi olarak kullanmak, Allah (C.C)´in kullarina karsi büyüklük taslamak ve Allah (C.C)'in emrine aykiri yollarda nefsin arzularina uymak, seytanin baslica tuzak ve aglarindandir. Allah (C.C)'in bagis ve keremi sayesinde O'ndan afv ve selâmet dileriz.»
..
Hasan-ül Basrî (rehimehullah) der ki: «Her gün bir veya iki sefer eli ile pislik yikadigi halde göklerin hâkimine (Allah (C.C)'a) kafa tutan insana sasarim!»
«Kendi üzerindekileri de görmüyor musun?» mealindeki âyeti kerimesinde ön ve arka pislik yollarinin kasdedildigini belirten görüsler vardir.
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
Numan Ibni 8esir (R.A.) bir gün minberden cemaate seslenirken der ki, «hic süphesiz, seytanin bir takim tuzaklari ve aglari vardir. Allah (C.C)'in nimetlerini azginliga âlet etmek. Allah (C.C)'in bagisladiklarini böbürlenme gerekçesi olarak kullanmak, Allah (C.C)´in kullarina karsi büyüklük taslamak ve Allah (C.C)'in emrine aykiri yollarda nefsin arzularina uymak, seytanin baslica tuzak ve aglarindandir. Allah (C.C)'in bagis ve keremi sayesinde O'ndan afv ve selâmet dileriz.»
Bakara süresi:246. Mûsâ’dan sonra İsrâiloğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Hani bir peygamberlerine(1) şöyle demişlerdi: “Bize bir hükümdar gönder ki, Allah yolunda savaşalım!” (Peygamberleri) dedi ki: “Ya üzerinize savaş farz kılınır da, savaşmayacak olursanız?” (Onlar:) “Gerçekten yurtlarımızdan ve evlâdlarımız(ın yanın)dan çıkarıldığımız hâlde, neden biz Allah yolunda savaşmayalım?” dediler. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca, içlerinden pek azı müstesnâ, (savaştan) yüz çevirdiler. Hâlbuki Allah, o zâlimleri hakkıyla bilendir.
19 Temmuz 2016 Salı
Efendimizin(sav) Taif dönüşü yaptığı dua :
“Allahım, güçsüzlüğümü, zaafımı ve insanlar nazarında hakir görülmemi Sana şikayet ediyorum. Ya Erhamerrahimîn! Sen hor ve hakir görülen biçarelerin Rabbisin; benim de Rabbimsin.. beni kime bırakıyorsun?!. Kötü sözlü, kötü yüzlü, uzak kimselere mi; yoksa, işime müdahil düşmana mı? Eğer bana karşı gazabın yoksa, Sen benden razıysan, çektiğim belâ ve mihnetlere hiç aldırmam. Üzerime çöken bu musîbet ve eziyet, şayet Senin gazabından ileri gelmiyorsa, buna gönülden tahammül ederim. Ancak afiyetin arzu edilecek şekilde daha ferah-feza ve daha geniştir. İlâhî, gazabına giriftâr yahud hoşnutsuzluğuna düçâr olmaktan, Senin o zulmetleri parıl parıl parlatan dünya ve ahiret işlerinin medâr-ı salâhı Nûr-u Vechine sığınırım; Sen razı olasıya kadar affını muntazırım! İlâhî, bütün havl ve kuvvet sadece Sen’dedir.”
“Allahım, güçsüzlüğümü, zaafımı ve insanlar nazarında hakir görülmemi Sana şikayet ediyorum. Ya Erhamerrahimîn! Sen hor ve hakir görülen biçarelerin Rabbisin; benim de Rabbimsin.. beni kime bırakıyorsun?!. Kötü sözlü, kötü yüzlü, uzak kimselere mi; yoksa, işime müdahil düşmana mı? Eğer bana karşı gazabın yoksa, Sen benden razıysan, çektiğim belâ ve mihnetlere hiç aldırmam. Üzerime çöken bu musîbet ve eziyet, şayet Senin gazabından ileri gelmiyorsa, buna gönülden tahammül ederim. Ancak afiyetin arzu edilecek şekilde daha ferah-feza ve daha geniştir. İlâhî, gazabına giriftâr yahud hoşnutsuzluğuna düçâr olmaktan, Senin o zulmetleri parıl parıl parlatan dünya ve ahiret işlerinin medâr-ı salâhı Nûr-u Vechine sığınırım; Sen razı olasıya kadar affını muntazırım! İlâhî, bütün havl ve kuvvet sadece Sen’dedir.”
Dua saati:Sabah duasi:83. Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları bile ardına kadar açmaya muktedir olan yüce Rabbimiz! Senden, arkasında hayır ve güzellik olan bütün kapıları en yakın zamanda bizim için de açmanı diliyoruz. Ey bütün sebepleri yaratan ve onlara hükmeden ulu Sultanımız! Nezdinden göndereceğin inayet sürprizleriyle, bize de, ümitlerimizin ve hayallerimizin ötesinde maksûdumuza, matlûbumuza, mahbû bu muza ulaşacağımız imkanlar lutfet! Nezdinde makbul ve mukarreb kullar gibi, bizleri de emredilen hususlarla meşgul olup tamamını bihakkın yerine getiren.. nehyedilen hususlardan yüz çevirip hepsinden içtinab eden.. hedefinde hep Senin hoşnutluğun olan.. insanların ellerindeki şeylere tama(h) etmeyen.. peygamberâne bir iffet, peygamberâne bir ismet ve peygamberâne bir fetanet peşinde olup, her zaman Senin sâdık u masdûk elçilerinin yürüdükleri şehrahlardan yürüme gayreti içinde bulunan.. gözü-gönlü sürekli Sana müteveccih ve hiç ara vermeden hep ölüm ötesi hayat için hazırlık yapan salih kimselerden eyle!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Zâlimlere meyletmeyiniz ki, cehennemi boyLamayasiniz. Zaten Allah'dan baska yardimcilariniz yoktur. Sonra O'ndan yardim göremezsiniz."
(Hûd Sûre-i Celilesi. 113)
Bir tefsir âlimi yukardaki âyet hakkinda sunlari yaziyor, «Bütün dil âlimleri âyette gecen «rükün» kelimesinin azlikcokluk farki söz konusu olmaksizin kayitsiz sartsiz olarak «meyil ve siginma» mânâsina geldiginde görüsbirligi içindedirler.
Abdurrahman Zeyd. «Buradaki Ruk'un» yardakçilik etmektir. Bu da zâlimlerin küfrüne karsi ses çikarmamaktir» der.
Ikrime {R.A.) ise onlara meyil göstermeyin yasaginin «Onlar ile hiç bir sekilde isbirligi yapmayiniz» demek oldugunu belirtir.
Anlasiliyor ki âyetle umumî olarak müsriklerle fasik müslümanlara meyil etmek yasaklanmistir.
Nisabûrî tefsirinde der ki, «muhakkikler bu âyette yasaklanan "meyil gösterme" nin «zalimlerin tutumundan memnun olma, onlarin yolunu baskalarina karsi övmek ve güzel göstermek ve onlarin her hangi bir haksiz davranisina ortak olmak» demek oldugunu belirtiyorlar. Bu görüsü ileri sürenlere göre, her hangi bir zarari önlemek üzere veya geçici de olsa belirli bir yarar saglamak amaci ile zâlim yetkililere basvurmak âyette yasak onan «meyil göstermek» mefhûmuna girmez.
Nisabûrî diyor ki «Bence bu görüs, yasama ve ruhsat yoludur, zâlimlerin hepsi ile uzak kalmak iktiza eder, Allah (C.C) kuluna kâfi degilmidir?
Ben de derim ki Nisaburi [r.a.) dogru söylemistir, zâlimlere meyletme maddesini kökünden kesmek evlâdir. Bu husus bu zamanlardaki kötülükten nehiy, iyilige emir mümkün olamiyor. Halbuki zâlimlere meyletmede nice aldanma ve aldatmalar vardir. Bazi bakimlardan davranislari zulüm sifatini kazananlara belli belirsiz meyil göstermek, insani bu sekilde cehennemin atesine yakalanmaya sürüklüyorsa zulüm ve haksizligin içine batmis, kimseler son derece meyletmek, onlarin çevresine katilmaya, yardakçilari olmaya can atmak, onlarla semimi ahbapliklar kurup kötülüklerinde davranis ortakligina girismek, verdikleri nisan ve rütbeleri takinmaktan iftihar duymak, onlarin geçici saltanatinin parlakligina kamasan gözlerle bakmak, aslinda basak tanesinden daha dayaniksiz ve sivrisinek kanadindan daha güçsüz olduklari halde geçici olarak ellerinde bulunan ihtisama imrenmek, eger bütün bunlar, böylesine yürekten taraftar olmaktan ileri gelmiyorsa, bunlar hakkinda ne demeli,
..
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Zâlimlere meyletmeyiniz ki, cehennemi boyLamayasiniz. Zaten Allah'dan baska yardimcilariniz yoktur. Sonra O'ndan yardim göremezsiniz."
(Hûd Sûre-i Celilesi. 113)
Bir tefsir âlimi yukardaki âyet hakkinda sunlari yaziyor, «Bütün dil âlimleri âyette gecen «rükün» kelimesinin azlikcokluk farki söz konusu olmaksizin kayitsiz sartsiz olarak «meyil ve siginma» mânâsina geldiginde görüsbirligi içindedirler.
Abdurrahman Zeyd. «Buradaki Ruk'un» yardakçilik etmektir. Bu da zâlimlerin küfrüne karsi ses çikarmamaktir» der.
Ikrime {R.A.) ise onlara meyil göstermeyin yasaginin «Onlar ile hiç bir sekilde isbirligi yapmayiniz» demek oldugunu belirtir.
Anlasiliyor ki âyetle umumî olarak müsriklerle fasik müslümanlara meyil etmek yasaklanmistir.
Nisabûrî tefsirinde der ki, «muhakkikler bu âyette yasaklanan "meyil gösterme" nin «zalimlerin tutumundan memnun olma, onlarin yolunu baskalarina karsi övmek ve güzel göstermek ve onlarin her hangi bir haksiz davranisina ortak olmak» demek oldugunu belirtiyorlar. Bu görüsü ileri sürenlere göre, her hangi bir zarari önlemek üzere veya geçici de olsa belirli bir yarar saglamak amaci ile zâlim yetkililere basvurmak âyette yasak onan «meyil göstermek» mefhûmuna girmez.
Nisabûrî diyor ki «Bence bu görüs, yasama ve ruhsat yoludur, zâlimlerin hepsi ile uzak kalmak iktiza eder, Allah (C.C) kuluna kâfi degilmidir?
Ben de derim ki Nisaburi [r.a.) dogru söylemistir, zâlimlere meyletme maddesini kökünden kesmek evlâdir. Bu husus bu zamanlardaki kötülükten nehiy, iyilige emir mümkün olamiyor. Halbuki zâlimlere meyletmede nice aldanma ve aldatmalar vardir. Bazi bakimlardan davranislari zulüm sifatini kazananlara belli belirsiz meyil göstermek, insani bu sekilde cehennemin atesine yakalanmaya sürüklüyorsa zulüm ve haksizligin içine batmis, kimseler son derece meyletmek, onlarin çevresine katilmaya, yardakçilari olmaya can atmak, onlarla semimi ahbapliklar kurup kötülüklerinde davranis ortakligina girismek, verdikleri nisan ve rütbeleri takinmaktan iftihar duymak, onlarin geçici saltanatinin parlakligina kamasan gözlerle bakmak, aslinda basak tanesinden daha dayaniksiz ve sivrisinek kanadindan daha güçsüz olduklari halde geçici olarak ellerinde bulunan ihtisama imrenmek, eger bütün bunlar, böylesine yürekten taraftar olmaktan ileri gelmiyorsa, bunlar hakkinda ne demeli,
18 Temmuz 2016 Pazartesi
Dua saati: 48. Ey güzel isimlerinden birisi de ‘Mü’min’ olan ve kullarına her zaman emniyet va’deden yüceler yücesi Rabbimiz! Biz âciz kullarını da korktuklarımızdan emin eyle.. ihtiyacımız olan şeyleri lutfet.. bizi, ihsan ü atân ile lütuflara boğduktan sonra onlardan mahrum etmek suretiyle cezalandırma... Allahım! Senden hoşnutluğunu talep ediyoruz. Bir kere ‘Ben sizden razı oldum’ dedikten sonra, ne olur daha bize gazabınla muamele etme.. hâdiselerin mahiyet-i nefsi’lemriyelerine muttali olabileceğimiz şekilde gözlerimizi hakka’l-yakîn ufkuna aç.. bizi tevekkül ve teslim mevhibelerinle öyle donat ki, sadece Sana karşı mehafet ve mehabet hisleriyle dolalım; dolalım da Senden başka hiç kimseye karşı bir korkumuz olmasın.. başka yerlere değil, sadece Senin ulu dergâhına yönelelim ve başka kapılarda değil yalnızca Senin kapında dilencilikte bulunalım. Ya Râb! Senin hududu olmayan merha metine sığınıyor ve “bazı yüzlerin ağardığı, bazılarının da karardığı” o dehşetli mahşer gününde bizi yüzü ağaranlardan eylemeni ve ebrar ve mukarrebînin seyyidi olan Efendiler Efendisi’nin sancağı al tında biraraya gelen dostlarının arasına almanı diliyoruz.
Günü kitabı: kalplerin kesfi,gazali
..
Ehli hikmetten biri der ki. «Kul, elde edemedigi dünyaliklara karsi duydugu üzüntüden dolayi hesaba çekilir. Ele geçirdigi dünyaliklara karsi duydugu sevinçten dolayi da hesaba çekilir.»
ilk muslumanlar sizin haramlardan kaçindiginizdan daha siddetle helâllerden uzak dururlardi. Sizin gözünüzle önemi olmayan bir çok seyler onlarca mahvedici tehlikeler olarak kabul edilirdi. Halife Ömer Ibni Ab-dülaziz {R.A.)sik sik su beyitleri misâl olarak getirirdi.
..
Ehli hikmetten biri der ki. «Kul, elde edemedigi dünyaliklara karsi duydugu üzüntüden dolayi hesaba çekilir. Ele geçirdigi dünyaliklara karsi duydugu sevinçten dolayi da hesaba çekilir.»
ilk muslumanlar sizin haramlardan kaçindiginizdan daha siddetle helâllerden uzak dururlardi. Sizin gözünüzle önemi olmayan bir çok seyler onlarca mahvedici tehlikeler olarak kabul edilirdi. Halife Ömer Ibni Ab-dülaziz {R.A.)sik sik su beyitleri misâl olarak getirirdi.
17 Temmuz 2016 Pazar
Dua saati: 46. Allahım! Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyoruz. Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürselîne teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.. bizimle cinnî ve insî şeytanların; şu geçici dünya hayatında, onların saptırma, dalâlet yollarına çekme, tesvîl (ayartma) ve tezyîn (süslü gösterme) arzularının arasını meşrık ve mağrip arasındaki mesafe kadar uzak tut! Rabbimiz! Kapında durup acz u fakrla beraber reca duygusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lutfedeceğine inanıyoruz. Sen, Raûf ve Rahîmsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkarma!
Günün kitabı: kalplerin kesfi, Gazali
..
Hz. Musa (A.S.) ulu Allah (C.C)'a «mümin kardesi için dua eden, ona iyiligi emrederek kötülükten uzak durmasini söyleyen kimsenin mükâfati nedir, ya Rabb'i!» diye sordu.
Ulu Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)'ya söy'e cevap verdi. «her kelimesine karsilik ona bir yillik ibadet yazarim ve onu cehennem azabina çarptirmaktan heya ederim.»
..
Hz. Musa (A.S.) ulu Allah (C.C)'a «mümin kardesi için dua eden, ona iyiligi emrederek kötülükten uzak durmasini söyleyen kimsenin mükâfati nedir, ya Rabb'i!» diye sordu.
Ulu Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)'ya söy'e cevap verdi. «her kelimesine karsilik ona bir yillik ibadet yazarim ve onu cehennem azabina çarptirmaktan heya ederim.»
Günün hadisi : Peygamberimiz (S.A.S.) diger bir hadisde buyuruyor ki:
"Kim bir bid'at sahibini önterse Allah (C.C) onun kalbini güven ve iman ile doldurur. Kim bir bid'at sahibine karsi çikarsa Allah (C.C) onu en korkulu günde (Kiyamet gününde) emniyete çikarir. Iyiligi emrederek kötülükten alakoyanlar. Allah (C.C)'in yeryüzündeki halifeleri, O'nun kitabinin sözcüleri ve Resul'ünün temsilcileridir."
"Kim bir bid'at sahibini önterse Allah (C.C) onun kalbini güven ve iman ile doldurur. Kim bir bid'at sahibine karsi çikarsa Allah (C.C) onu en korkulu günde (Kiyamet gününde) emniyete çikarir. Iyiligi emrederek kötülükten alakoyanlar. Allah (C.C)'in yeryüzündeki halifeleri, O'nun kitabinin sözcüleri ve Resul'ünün temsilcileridir."
Bakara süresi:214. (Ey mü’minler!) Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hâli (sizin de) başınıza gelmeksizin (kolayca) Cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle fakirlikler ve hastalıklar dokundu ve öyle (belâlarla) sarsıldılar ki, hattâ peygamber ve berâberindeki îmân edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman!” diyecek (hâle gelmiş)lerdi!(1) Dikkat edin, şübhe yok ki Allah’ın yardımı yakındır.
16 Temmuz 2016 Cumartesi
Dua saati: 44. Allahım! Evvel Sen, Âhir Sen, Zâhir Sen, Bâtın Sen, her şeyin ilmi nezdinde olan yegâne Alîm de Sensin. Bahtına düştük, ne olur, Doğu ile Batı’yı birbirinden uzak tuttuğun gibi, inadı, lüzumsuz yere ısrarı ve arzularına uymak suretiyle İblis ve avenesine benzemeyi de bizden fersah fersah uzak kıl. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahları, Senin mukaddes sevgine mazhar olmuş kullarının günahları (gibi) kabul et.. Senin inayetinle bizden sâdır olmuş şayet bir kısım hasenât varsa, onları da kendi hata ve kusurlarıyla Senin sevginden mahrum kalmışların hasenatı gi bi değerlendirme.. âkıbetimizi ihlâsa mazhar olmuş kullarının akıbeti gibi eyle.. ümid ettiğimiz hususlarda da bizi haybet ve hüsrana uğratma, ey her isteyene veren ve Kendisini ihsanda bulunmaktan hiçbir şeyin engelleyemeyeceği lütuf ve kerem Sahibi...
Günün kitabı: kalplerin kesfi, gazali
..
Bildirildigine göre Hz. Müsâ (A.S.), Allah (C.C)'a «hangi kul zengindir?» diye sorar.
Allah (C.C) «benim kendisine verdigime en çok kanaat eden» diye buyurur.
Yine Hz. Müsâ (A.S.), Allah (C.C)'a «peki, en adil kul kimdir?» diye sorar Allah (C.C)`da «kendine karsi hakka uygun davranandir» «diye buyurur.
..
Bildirildigine göre Hz. Müsâ (A.S.), Allah (C.C)'a «hangi kul zengindir?» diye sorar.
Allah (C.C) «benim kendisine verdigime en çok kanaat eden» diye buyurur.
Yine Hz. Müsâ (A.S.), Allah (C.C)'a «peki, en adil kul kimdir?» diye sorar Allah (C.C)`da «kendine karsi hakka uygun davranandir» «diye buyurur.
15 Temmuz 2016 Cuma
Dıa saati: 42. Ey her şeyin zimamı yed-i kudretinde bulunan Yüce Rabbimiz! Biz zayıf ve âciz kullarını, olmuş ya da olması muhtemel her türlü tehlikeli durumdan ve Senin sevip razı olmadığın bütün hâllerden, fikir sapmalarından ve düşünce inhiraflarından muhafaza buyur.. ululuğunun nurunu insî, cinnî şeytanların ve durmadan kötülüğü salık veren nefs-i emmarenin şerleriyle bizim aramızda perde yap! Rabbimiz! Bütün gü nahlardan ve o günahlara götüren yollara düş mekten yine Senin rahmet ve inayet iklimine sığınıyoruz. Münezzeh ve mualla yakınlığını lutfederek payeler üstü payelere erdirdiğin kurbet kahramanlarına hatırlattığın hakikatleri, hata, günah ve isyan mülahazaları zihinlerimize hücum etmeden önce, bize de hatırlat ve sakındırıp menettiğin ne varsa hepsini bize çirkin göster; onların yalancı tatlarını kalblerimizden izale buyur!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Ehli hikmetten biri der ki. «Kul, elde edemedigi dünyaliklara karsi duydugu üzüntüden dolayi hesaba çekilir. Ele geçirdigi dünyaliklara karsi duydugu sevinçten dolayi da hesaba çekilir.»
ilk muslumanlar sizin haramlardan kaçindiginizdan daha siddetle helâllerden uzak dururlardi. Sizin gözünüzle önemi olmayan bir çok seyler onlarca mahvedici tehlikeler olarak kabul edilirdi. Halife Ömer Ibni Ab-dülaziz {R.A.)sik sik su beyitleri misâl olarak getirirdi.
Bu beyitler Sâir Misar - Ibni Keddam.a aittir:
«Ey aldanmis! Gündüzün vurdumduymazlik ve uykudur.
Gecen de uykudur, mahvolman kaçinilmazdir.
Sen ki gelip geçici olanlar oyalaniyorsun, hayallerle seviniyorsun.
Rüya gören kimsenin, uykuda asilsiz tatlarla oyalandigi gibi.»
Dünyadaki bu oyalanisin yüzünden hoslanmadigin bir âkibet ile
karsilasacaksin.
Hayvanlarin dünyadaki hayati böyledir.»
..
Ehli hikmetten biri der ki. «Kul, elde edemedigi dünyaliklara karsi duydugu üzüntüden dolayi hesaba çekilir. Ele geçirdigi dünyaliklara karsi duydugu sevinçten dolayi da hesaba çekilir.»
ilk muslumanlar sizin haramlardan kaçindiginizdan daha siddetle helâllerden uzak dururlardi. Sizin gözünüzle önemi olmayan bir çok seyler onlarca mahvedici tehlikeler olarak kabul edilirdi. Halife Ömer Ibni Ab-dülaziz {R.A.)sik sik su beyitleri misâl olarak getirirdi.
Bu beyitler Sâir Misar - Ibni Keddam.a aittir:
«Ey aldanmis! Gündüzün vurdumduymazlik ve uykudur.
Gecen de uykudur, mahvolman kaçinilmazdir.
Sen ki gelip geçici olanlar oyalaniyorsun, hayallerle seviniyorsun.
Rüya gören kimsenin, uykuda asilsiz tatlarla oyalandigi gibi.»
Dünyadaki bu oyalanisin yüzünden hoslanmadigin bir âkibet ile
karsilasacaksin.
Hayvanlarin dünyadaki hayati böyledir.»
Bakara süresi: 213. İnsanlar tek bir ümmet (aynı din üzere) idi (daha sonra ihtilâfa düştüler); bunun üzerine Allah, müjdeleyiciler ve (aynı zamanda) korkutucular olarak peygamberler gönderdi ve hakkında ihtilâfa düştükleri şeyler husûsunda, insanların aralarında hüküm vermek için, berâberlerinde hak ile Kitâb indirdi. Ancak kendilerine onun (o kitâbın) verildiği kimseler, onlara apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki zulüm (ve hased)den dolayı onda da ihtilâfa düştüler. Sonra Allah, (o ehl-i kitâbın) üzerinde ihtilâfa düştükleri hakka, îmân edenleri izniyle hidâyet eyledi. Çünki Allah, dilediği kimseyi (hikmetine binâen kendi lütfundan) dosdoğru bir yola hidâyet eder.
14 Temmuz 2016 Perşembe
Dua saati: 40. Rabbimiz! Bizim kalblerimizi ve cihanın dört bir bucağındaki bütün kullarının kalblerini imana, yakine, İslâm’a ve ihsana açmanı diliyoruz. Gökte ve yerdeki kulların arasında bizim için vüdd (hüsn-ü kabul) halket.. Senin yüce dinine hizmet etme mülahazalarıyla çıktığımız bu yolda işlerimizi kolaylaştır, umduklarımıza nail eyle ve üzerimize düşen vazifeleri yüzümüzün akıyla yerine getirmeyi nasip et. Ey her zaman gizli ve sürpriz nimetleriyle bizleri lütuf sağanakları altında sırılsıklam hâle getiren yüce Mevlamız! Bazılarını az-çok sezip korktuğumuz ve bazılarını da hiç fark edemediğimiz için endişe bile duymadığımız tehlikelerden dünyada ve âhirette bizi emin eyle.. şu kısacık fani hayatta altından kalkamayacağımız belalara maruz kalmaktan, kabrin ağır imtihanından, Cehennemin kasıp kavuran ateşinden, yüce Zatın, Rahman ve Rahim isimlerinin hakkı için bizi sıyanet buyur, ey günah ve kusurlarla âlûde kullarını çokça bağışlayan Gaffar ve ey günahkarların hata ve isyanlarını setreden Settar!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
Numan Ibni 8esir (R.A.) bir gün minberden cemaate seslenirken der ki, «hic süphesiz, seytanin bir takim tuzaklari ve aglari vardir. Allah (C.C)'in nimetlerini azginliga âlet etmek. Allah (C.C)'in bagisladiklarini böbürlenme gerekçesi olarak kullanmak, Allah (C.C)´in kullarina karsi büyüklük taslamak ve Allah (C.C)'in emrine aykiri yollarda nefsin arzularina uymak, seytanin baslica tuzak ve aglarindandir. Allah (C.C)'in bagis ve keremi sayesinde O'ndan afv ve selâmet dileriz.»
..
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
Numan Ibni 8esir (R.A.) bir gün minberden cemaate seslenirken der ki, «hic süphesiz, seytanin bir takim tuzaklari ve aglari vardir. Allah (C.C)'in nimetlerini azginliga âlet etmek. Allah (C.C)'in bagisladiklarini böbürlenme gerekçesi olarak kullanmak, Allah (C.C)´in kullarina karsi büyüklük taslamak ve Allah (C.C)'in emrine aykiri yollarda nefsin arzularina uymak, seytanin baslica tuzak ve aglarindandir. Allah (C.C)'in bagis ve keremi sayesinde O'ndan afv ve selâmet dileriz.»
13 Temmuz 2016 Çarşamba
Dua :İmam Şâzilî’nin (k.s.) Hizbü’n-Nasr Duası
Allahım!
Senin kahreden güç ve kuvvetine, süratle yetişen yardım ve nusretine, çizdiğin sınırların aşılması karşısındaki mukaddes gayretine ve talep edenleri içine aldığın himayene sığınıyoruz. Allahım! Her şeyi işiten, her nidaya icabet eden, her şeye her şeyden daha yakın olan, fermanlarını süratle gerçekleştiren, intikam ve kahrı şiddetli, derdest edip yakalaması çabuk ve güçlü olan yalnız Sensin. Zorbaların kaba kuvvetleri Senin takdirini asla engelleyemez ve ister kral, ister kisra, isterse zulme saplanmış başka herhangi bir zorba olsun, o mütemerritlerden hiçbirinin helaki Sana katiyen ağır gelmez. Rabbimiz! Bize tuzak hazırlayanları, arkamızdan düzen kuran komplocuları, bize çukur kazmak ya da başka bir yolla bizi aldatmak isteyen art niyetli insanları Sana havale ediyoruz. Tuzaklarını kendi başlarına dola, onları kazdıkları çukurlara düşür ve attıkları ağlara kendi ayaklarını bağla.
Allahım!
“Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” hakkı için, düşmanlık besleyenlerin art niyetlerinden bizi muhafaza buyur. Onları gerisin geriye döndür. Hepsi Senin sevdiklerine feda olsun. Gazabını acilen onlara musallat eyle. Allahım, birliklerini boz. Allahım, topluluklarını parça parçaet. Allahım, kılıçlarını körelt (mühimmatlarını kullanılamaz hale getir) ve sayılarını azalt. Allahım, başlarına musibet yağdır. Allahım, üzerlerine azabını gönder. Allahım, onları hilm ve lütuf sahandan çıkar, onlara verdiğin süreyi sonlandır, ellerini boyunlarına bağla ve kalplerine rapteyle. Bizim için planladıkları kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme. Allahım, geçmiş dönemlerde peygamberlerine ve diğer dostlarına yardım ederken yaptığın gibi, bugün de bize yardım et ve bu çaresiz kullarına düşmanlık besleyenleri paramparça eyle. Sana düşmanlık edenlere karşı sevdiklerini tutup kaldırdığın gibi bizi de tutup kaldır.Allahım, düşmanca tavır sergileyenlere, Senin kapının kıtmirlerine zarar verebilecekleri güç ve kuvveti verme ve onları o konumlara getirme. Günahlarımızdan dolayı onları bize musallat etme Allahım!
“Hâ Mîm” İş tamam olmuş ve Hakk’ın nusreti gelip bizi bulmuştur. Daha bize hiçbir şey yapamazlar. “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf” bizi korktuklarımızdan masûn ve mahfuz eyler.
Allahım!
Bizi kötülüklerden ve belalara dûçar olmaktan sıyanet buyur. Reca duygularımızı dirilt ve umduklarımızın üstünde sürprizlerinle bizi sevindir. “Ya Hû!” (3 defa) İmdadımıza âcilen, âcilen, âcilen yetiş ya Rabbî! Dileklerimize icabet buyur, icabet buyur, icabet buyur ya Rabbî! Ey Nuh (aleyhisselam)’ın, kavmi hakkındaki duasına icabet eden, düşmanlarına karşı İbrahim (aleyhisselam)’a yardımda bulunan, Hazreti Yusuf’u babası Yakub Peygamber’e kavuşturan, Hazreti Eyyub’a dokunan zararı kaldıran, Zekeriya (aleyhisselam)’ın duasına kabul mührü vuran, Yunus ibn Metta (aleyhisselam)’ın tesbîhini makbul sayan Rabbim! Dualarına icabet ettiğin bu peygamberân-ı izam hürmetine bizim dualarımızı da kabul eyle. İstediklerimizi bizelutfet. Mümin kullarına yapmış olduğun vaad-i Sübhanîyi bizim için de gerçekleştir. “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin. Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!” Sonsuz izzetine yemin olsun ki Allahım, sen gerçekleştirmezsen hiçbir emelimiz gerçekleşmez ve yüce hakkın için ya Rab, sen nasip etmezsen, biz recalarımızda hep haybet yaşarız.
Eğer yakınlarımızın yardımı yavaş ve uzak olursa,
Biliriz ki, Allah’ın bize olan yardımı hızlı ve çok yakındır;
Ey Rabbimin yardımı, çabuk yetiş imdadımıza,
Ey Rabbimin yardımı, yetiş ki çözülsün ukdeler bir bir.
Düşmanlar saldırganlaştı, cevrü cefaları arttıkça arttı; biz de koruyup kollayan Rabbimize sığındık. “Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter.” (10 defa) “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!” (7 defa) “Gerçek güç ve kuvvet sahibi sadece Allah’tır.” (3 defa) “Bütün milletler içinden Nûh’a selam olsun!” Allahım! Dileklerimize icabet buyur. Amîn! Amîn! Amîn, ey sevdiği kullarını yardımsız bırakmayan Muîn! Nebîler Serveri Efendimiz’e ve bütün âl ü ashabına salât eyle ve o salevât hürmetine dualarımıza kabul mührü vur.
Allahım!
Düşmanlık yapanların sayılarını en iyi Sen bilirsin. Onların birliklerini boz ve hiçbirini yeryüzünde bırakma. Bâkî ve sermedî olan yalnız Sensin. “Onlar bir tuzak kurdular, ama tuzaklarına karşı Biz de tuzak kurduk, kendileri farkında olmadan onların tuzaklarını bozduk, onların planlarını altüst ettik. Bak işte onların tuzaklarının akıbeti nasıl oldu! Biz onları da kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik! İşte onların, zulümleri sebebiyle ıssız kalmış, çökmüş evleri…” “Şimdi onlardan geri kalan bir şey görebilir misin?” “Şehrin altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu.” “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun ki böylece, zulmedip duran o gürûhun arkası kesildi.” Salât ü selam Efendimiz Hazreti Muhammed’in, tertemiz ehl-i beytinin, kerem sahibi ashabının ve bütün enbiya ve mürselînin üzerine olsun. Hamd sadece ve sadece âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Allahım!
Senin kahreden güç ve kuvvetine, süratle yetişen yardım ve nusretine, çizdiğin sınırların aşılması karşısındaki mukaddes gayretine ve talep edenleri içine aldığın himayene sığınıyoruz. Allahım! Her şeyi işiten, her nidaya icabet eden, her şeye her şeyden daha yakın olan, fermanlarını süratle gerçekleştiren, intikam ve kahrı şiddetli, derdest edip yakalaması çabuk ve güçlü olan yalnız Sensin. Zorbaların kaba kuvvetleri Senin takdirini asla engelleyemez ve ister kral, ister kisra, isterse zulme saplanmış başka herhangi bir zorba olsun, o mütemerritlerden hiçbirinin helaki Sana katiyen ağır gelmez. Rabbimiz! Bize tuzak hazırlayanları, arkamızdan düzen kuran komplocuları, bize çukur kazmak ya da başka bir yolla bizi aldatmak isteyen art niyetli insanları Sana havale ediyoruz. Tuzaklarını kendi başlarına dola, onları kazdıkları çukurlara düşür ve attıkları ağlara kendi ayaklarını bağla.
Allahım!
“Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” hakkı için, düşmanlık besleyenlerin art niyetlerinden bizi muhafaza buyur. Onları gerisin geriye döndür. Hepsi Senin sevdiklerine feda olsun. Gazabını acilen onlara musallat eyle. Allahım, birliklerini boz. Allahım, topluluklarını parça parçaet. Allahım, kılıçlarını körelt (mühimmatlarını kullanılamaz hale getir) ve sayılarını azalt. Allahım, başlarına musibet yağdır. Allahım, üzerlerine azabını gönder. Allahım, onları hilm ve lütuf sahandan çıkar, onlara verdiğin süreyi sonlandır, ellerini boyunlarına bağla ve kalplerine rapteyle. Bizim için planladıkları kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme. Allahım, geçmiş dönemlerde peygamberlerine ve diğer dostlarına yardım ederken yaptığın gibi, bugün de bize yardım et ve bu çaresiz kullarına düşmanlık besleyenleri paramparça eyle. Sana düşmanlık edenlere karşı sevdiklerini tutup kaldırdığın gibi bizi de tutup kaldır.Allahım, düşmanca tavır sergileyenlere, Senin kapının kıtmirlerine zarar verebilecekleri güç ve kuvveti verme ve onları o konumlara getirme. Günahlarımızdan dolayı onları bize musallat etme Allahım!
“Hâ Mîm” İş tamam olmuş ve Hakk’ın nusreti gelip bizi bulmuştur. Daha bize hiçbir şey yapamazlar. “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf” bizi korktuklarımızdan masûn ve mahfuz eyler.
Allahım!
Bizi kötülüklerden ve belalara dûçar olmaktan sıyanet buyur. Reca duygularımızı dirilt ve umduklarımızın üstünde sürprizlerinle bizi sevindir. “Ya Hû!” (3 defa) İmdadımıza âcilen, âcilen, âcilen yetiş ya Rabbî! Dileklerimize icabet buyur, icabet buyur, icabet buyur ya Rabbî! Ey Nuh (aleyhisselam)’ın, kavmi hakkındaki duasına icabet eden, düşmanlarına karşı İbrahim (aleyhisselam)’a yardımda bulunan, Hazreti Yusuf’u babası Yakub Peygamber’e kavuşturan, Hazreti Eyyub’a dokunan zararı kaldıran, Zekeriya (aleyhisselam)’ın duasına kabul mührü vuran, Yunus ibn Metta (aleyhisselam)’ın tesbîhini makbul sayan Rabbim! Dualarına icabet ettiğin bu peygamberân-ı izam hürmetine bizim dualarımızı da kabul eyle. İstediklerimizi bizelutfet. Mümin kullarına yapmış olduğun vaad-i Sübhanîyi bizim için de gerçekleştir. “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin. Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!” Sonsuz izzetine yemin olsun ki Allahım, sen gerçekleştirmezsen hiçbir emelimiz gerçekleşmez ve yüce hakkın için ya Rab, sen nasip etmezsen, biz recalarımızda hep haybet yaşarız.
Eğer yakınlarımızın yardımı yavaş ve uzak olursa,
Biliriz ki, Allah’ın bize olan yardımı hızlı ve çok yakındır;
Ey Rabbimin yardımı, çabuk yetiş imdadımıza,
Ey Rabbimin yardımı, yetiş ki çözülsün ukdeler bir bir.
Düşmanlar saldırganlaştı, cevrü cefaları arttıkça arttı; biz de koruyup kollayan Rabbimize sığındık. “Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter.” (10 defa) “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!” (7 defa) “Gerçek güç ve kuvvet sahibi sadece Allah’tır.” (3 defa) “Bütün milletler içinden Nûh’a selam olsun!” Allahım! Dileklerimize icabet buyur. Amîn! Amîn! Amîn, ey sevdiği kullarını yardımsız bırakmayan Muîn! Nebîler Serveri Efendimiz’e ve bütün âl ü ashabına salât eyle ve o salevât hürmetine dualarımıza kabul mührü vur.
Allahım!
Düşmanlık yapanların sayılarını en iyi Sen bilirsin. Onların birliklerini boz ve hiçbirini yeryüzünde bırakma. Bâkî ve sermedî olan yalnız Sensin. “Onlar bir tuzak kurdular, ama tuzaklarına karşı Biz de tuzak kurduk, kendileri farkında olmadan onların tuzaklarını bozduk, onların planlarını altüst ettik. Bak işte onların tuzaklarının akıbeti nasıl oldu! Biz onları da kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik! İşte onların, zulümleri sebebiyle ıssız kalmış, çökmüş evleri…” “Şimdi onlardan geri kalan bir şey görebilir misin?” “Şehrin altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu.” “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun ki böylece, zulmedip duran o gürûhun arkası kesildi.” Salât ü selam Efendimiz Hazreti Muhammed’in, tertemiz ehl-i beytinin, kerem sahibi ashabının ve bütün enbiya ve mürselînin üzerine olsun. Hamd sadece ve sadece âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Dua saati: 39. Ey her şeyin perçemini elinde tutan ve bütün kapıların anahtarları sadece Kendi nezdinde bulunan Yüceler Yücesi Rab! Senden, bizi masivanın bütün kayıtlarından azat etmeni ve en hayırlı kapıları biz muhtaç kullarına açmanı diliyoruz. Bu pürkusur bendelerini sadece Sana, hem de en mükemmel bir şekilde kullukta bulunmaya muvaffak kıl.. Rahmet ve inayet tecellilerinle ihtiyaçlarımızı gidererek Senden başka her şeyden ümidimizi kes (kes ki, aradıklarımızı sadece Senin kapında arayalım).. içimizde şeytanın ve her zaman kötülüğü emredip duran nefislerimizin taleplerine karşı bir ürperti uyar.. bizi hükmünden ve icraat-ı sübhaniyenden hoşnut, sağanak sağanak yağdırdığın lütuflarının şükrüyle gerilmiş, Zatını ve isimlerini yadetmekten engin bir haz duyan ve Sana kavuşmaya karşı her zaman iştiyakla dopdolu olan kullarından eyle! Rabbimiz! Engin rahmetine iltica ediyor ve bizi başka değil, sadece, ulu dergâhının önünde yana yakıla içini döken, yüzünü yalnızca Sana dönen, Senin emir buyurduğun yolda yürüyen ve bütün bunlarla sadece ve sadece Senin hoşnutluğunu murad eden kulların hâline getirmeni istirham ediyoruz!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Gaflet dalginligindan gözlerinizi açiniz Allah (C.C) hayrinizi versin gün gelir sizin için «Falanca rahatsizdir» yahut «agir hastadir. Acaba iyilesmesinin çaresi var mi? Yahut onu doktora mi gösterelim» denilmeden uykunuzdan uyanin. Sonra senin için doktor çagrilir, fakat iyilesmene umut kalmadigi görülür. O zaman «falanca vasi yerini yapti mali «saydi derler. Sonra dili agirlasti dostlari ile konusamiyor, komsularini tanimiyor» denir.
Bu arada alnindan terler bosalir, arka arkaya iniltileri duyulur, yaklasan akibetini kestirmeye baslarsin, gözlerin fal tasi gibi açilip sabit bir noktaya dikilir, tahminlerinin gerçeklesmek üzere oldugunu sezersin, dilin pelteklesir, kardeslerin ve yakinlarin aglamaya baslar. «Bu oglun falancadir, su da kardeslerin filancadir» diyerek sana yanibasindakiler takdim edilir, ama artik konusmaktan alakonmussundur, konusamaz bir dilin mühürlenmistir.
Arkasindan ilâhî hüküm üzerine iner, canin bedeninden sonra göklere çikarilir.
O zaman yakinlarin basinda toplanir, kefenini hazirlarlar, ölünü yikayip kefene sararlar. Artik gidenin gelenin olmaz, seni kiskananlar rahatlar yakinlarin mirasini paylasmaya koyulur, sen ise amellerin ile basbasa kalirsin
..
Gaflet dalginligindan gözlerinizi açiniz Allah (C.C) hayrinizi versin gün gelir sizin için «Falanca rahatsizdir» yahut «agir hastadir. Acaba iyilesmesinin çaresi var mi? Yahut onu doktora mi gösterelim» denilmeden uykunuzdan uyanin. Sonra senin için doktor çagrilir, fakat iyilesmene umut kalmadigi görülür. O zaman «falanca vasi yerini yapti mali «saydi derler. Sonra dili agirlasti dostlari ile konusamiyor, komsularini tanimiyor» denir.
Bu arada alnindan terler bosalir, arka arkaya iniltileri duyulur, yaklasan akibetini kestirmeye baslarsin, gözlerin fal tasi gibi açilip sabit bir noktaya dikilir, tahminlerinin gerçeklesmek üzere oldugunu sezersin, dilin pelteklesir, kardeslerin ve yakinlarin aglamaya baslar. «Bu oglun falancadir, su da kardeslerin filancadir» diyerek sana yanibasindakiler takdim edilir, ama artik konusmaktan alakonmussundur, konusamaz bir dilin mühürlenmistir.
Arkasindan ilâhî hüküm üzerine iner, canin bedeninden sonra göklere çikarilir.
O zaman yakinlarin basinda toplanir, kefenini hazirlarlar, ölünü yikayip kefene sararlar. Artik gidenin gelenin olmaz, seni kiskananlar rahatlar yakinlarin mirasini paylasmaya koyulur, sen ise amellerin ile basbasa kalirsin
Bakara süresi:214. (Ey mü’minler!) Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hâli (sizin de) başınıza gelmeksizin (kolayca) Cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle fakirlikler ve hastalıklar dokundu ve öyle (belâlarla) sarsıldılar ki, hattâ peygamber ve berâberindeki îmân edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman!” diyecek (hâle gelmiş)lerdi!(1) Dikkat edin, şübhe yok ki Allah’ın yardımı yakındır.
12 Temmuz 2016 Salı
Dua saati:11. Ey rahmeti, re’feti, şefkati sonsuz Rabbimiz! Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve Senin emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. lisanları-mızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olma-dığın bütün kirli sözlerden temizle.. kalblerimizi gös terişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur.. gözlerimizi bakmama-ları gereken şeylere bakıp da hıyanet etmekten koru.. yüz-lerimizi nurunun ziyasıyla aydınlat ve amellerimizi ıslah bu-yur.. niyetlerimizi ihlâslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle. Ey bizatihî var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekâsı kendisine muhtaç bulunan Hayy u Kayyûm! Her hâl ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.. göz açıp kapayıncaya kadar hatta ondan da kısa bir süre bizi nef-simizle başbaşa bırakma.. bizi ve dünyanın dört bir yanındaki kadın-erkek kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, dostlarımızı başı-mıza gelebilecek her türlü kötü durumdan himaye buyur!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Rivayet edildigine göre, Hz. Isâ (A.S.) der ki:
"iyilik su üç seyde belirir: Dilde, bakista ve sususta. Allah (C.C)'i zikretmenin disinda kalan konusma, bos sözdür. Ibret almaktan baska amaç tasiyan her bakis hatadir.
Düsünce içinde geçmeyen her sükût de oyalanmaktan baska bir sey degildir. Dünyayi birakmak, onun gelismeleri hakkinda fikir yürütmekten ve hazlart pesinde kosmaktan vazgeçmek ile olur. Çünki düsünce, nefse (benlige, sahsiyete) bagli oldugu için. dilegi dogurur. Helâl olmayan seylere bakislarini salmaktan sakin, çünki bakis hedefine varan bir ok ve buyrugunu dinletebilen bir pâdisâhtir."
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Bakis seytanin bir okudur. Bakisini haram hedeflerden, Allah (C.C) korkusu ile alakoyanlara, Allah (C.C) bu davranislarina karsilik hazzi kalbde duyulan bir iman bagislar.»
Su vecizeleri dikkat ile okuyalim:
«— Bakislarini basibos birakanlar, sik sik hayal kirikligina ugrar.»
«— Hep öteye beriye bakmak, olaylarin perdesini kaldirir, insani rezil eder, cehennemdeki ikamet müddetini uzatir.»
«— Gözlerine sahip ol. Çünki eger onlari basibos salacak olursan seni günaha düsürürler, fakat onlara hakim oldugun takdirde diger organlarina da hakim olmus olursun.»
..
Rivayet edildigine göre, Hz. Isâ (A.S.) der ki:
"iyilik su üç seyde belirir: Dilde, bakista ve sususta. Allah (C.C)'i zikretmenin disinda kalan konusma, bos sözdür. Ibret almaktan baska amaç tasiyan her bakis hatadir.
Düsünce içinde geçmeyen her sükût de oyalanmaktan baska bir sey degildir. Dünyayi birakmak, onun gelismeleri hakkinda fikir yürütmekten ve hazlart pesinde kosmaktan vazgeçmek ile olur. Çünki düsünce, nefse (benlige, sahsiyete) bagli oldugu için. dilegi dogurur. Helâl olmayan seylere bakislarini salmaktan sakin, çünki bakis hedefine varan bir ok ve buyrugunu dinletebilen bir pâdisâhtir."
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Bakis seytanin bir okudur. Bakisini haram hedeflerden, Allah (C.C) korkusu ile alakoyanlara, Allah (C.C) bu davranislarina karsilik hazzi kalbde duyulan bir iman bagislar.»
Su vecizeleri dikkat ile okuyalim:
«— Bakislarini basibos birakanlar, sik sik hayal kirikligina ugrar.»
«— Hep öteye beriye bakmak, olaylarin perdesini kaldirir, insani rezil eder, cehennemdeki ikamet müddetini uzatir.»
«— Gözlerine sahip ol. Çünki eger onlari basibos salacak olursan seni günaha düsürürler, fakat onlara hakim oldugun takdirde diger organlarina da hakim olmus olursun.»
Günün hadisi:Sahâbilerden biri, bir gün Peygamber (S.A.V)`imize «ölmek istemiyorum» dedi. Peygamber (S.A.V)'imiz ona «Malin mülkün var mi?» diye sordu, adam «var» deyince Peygamber (S.A.V)'imiz de ona «ölümden kurtulus olmadigina göre malini kendinden önce gönder (hayirli yolda sarfet) çünki insan malinin yanindadir.» buyurdu.
11 Temmuz 2016 Pazartesi
Dua saati:10. Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle ku-şatan ve ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Yaratıcı! Kendisin-den yardım talep edilebilecek yegâne zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Sen, Sana yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işitir, çağrılarına icabet edersin; kapına sığınıp bir nidâda bulunanlara da elbette karşılık verirsin. Rabbimiz, Senden bü tün varlığı kuşatan rahmet havuzuna bizi de almanı dileniyoruz; işte kalblerimiz de bu duygularla Senin ulu dergâhına yönelmiş vaziyette. Bize merhametinle muamele et.. sürçmelerimizi bağışla.. bütün günahlarımızı ve kusurlarımı yarlığa.. ömrümüzün geri kalan kısmında da bize sıhhat, âfiyet ver ve bizleri dupduru ve katışıksız salih ameller işlemeye muvaffak eyle!Dualarımızı kabul buyur ve isteklerimizi geri çevirme, ey kendisine el açılanların en cömerdi ve ey lütufta bulunan-ların en hayırlısı!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Zâlimlere meyletmeyiniz ki, cehennemi boyLamayasiniz. Zaten Allah'dan baska yardimcilariniz yoktur. Sonra O'ndan yardim göremezsiniz."
(Hûd Sûre-i Celilesi. 113)
Bir tefsir âlimi yukardaki âyet hakkinda sunlari yaziyor, «Bütün dil âlimleri âyette gecen «rükün» kelimesinin azlikcokluk farki söz konusu olmaksizin kayitsiz sartsiz olarak «meyil ve siginma» mânâsina geldiginde görüsbirligi içindedirler.
Abdurrahman Zeyd. «Buradaki Ruk'un» yardakçilik etmektir. Bu da zâlimlerin küfrüne karsi ses çikarmamaktir» der.
Ikrime {R.A.) ise onlara meyil göstermeyin yasaginin «Onlar ile hiç bir sekilde isbirligi yapmayiniz» demek oldugunu belirtir.
Anlasiliyor ki âyetle umumî olarak müsriklerle fasik müslümanlara meyil etmek yasaklanmistir.
Nisabûrî tefsirinde der ki, «muhakkikler bu âyette yasaklanan "meyil gösterme" nin «zalimlerin tutumundan memnun olma, onlarin yolunu baskalarina karsi övmek ve güzel göstermek ve onlarin her hangi bir haksiz davranisina ortak olmak» demek oldugunu belirtiyorlar. Bu görüsü ileri sürenlere göre, her hangi bir zarari önlemek üzere veya geçici de olsa belirli bir yarar saglamak amaci ile zâlim yetkililere basvurmak âyette yasak onan «meyil göstermek» mefhûmuna girmez.
Nisabûrî diyor ki «Bence bu görüs, yasama ve ruhsat yoludur, zâlimlerin hepsi ile uzak kalmak iktiza eder, Allah (C.C) kuluna kâfi degilmidir?
Ben de derim ki Nisaburi [r.a.) dogru söylemistir, zâlimlere meyletme maddesini kökünden kesmek evlâdir. Bu husus bu zamanlardaki kötülükten nehiy, iyilige emir mümkün olamiyor. Halbuki zâlimlere meyletmede nice aldanma ve aldatmalar vardir. Bazi bakimlardan davranislari zulüm sifatini kazananlara belli belirsiz meyil göstermek, insani bu sekilde cehennemin atesine yakalanmaya sürüklüyorsa zulüm ve haksizligin içine batmis, kimseler son derece meyletmek, onlarin çevresine katilmaya, yardakçilari olmaya can atmak, onlarla semimi ahbapliklar kurup kötülüklerinde davranis ortakligina girismek, verdikleri nisan ve rütbeleri takinmaktan iftihar duymak, onlarin geçici saltanatinin parlakligina kamasan gözlerle bakmak, aslinda basak tanesinden daha dayaniksiz ve sivrisinek kanadindan daha güçsüz olduklari halde geçici olarak ellerinde bulunan ihtisama imrenmek, eger bütün bunlar, böylesine yürekten taraftar olmaktan ileri gelmiyorsa, bunlar hakkinda ne demeli, istenen de...
..
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Zâlimlere meyletmeyiniz ki, cehennemi boyLamayasiniz. Zaten Allah'dan baska yardimcilariniz yoktur. Sonra O'ndan yardim göremezsiniz."
(Hûd Sûre-i Celilesi. 113)
Bir tefsir âlimi yukardaki âyet hakkinda sunlari yaziyor, «Bütün dil âlimleri âyette gecen «rükün» kelimesinin azlikcokluk farki söz konusu olmaksizin kayitsiz sartsiz olarak «meyil ve siginma» mânâsina geldiginde görüsbirligi içindedirler.
Abdurrahman Zeyd. «Buradaki Ruk'un» yardakçilik etmektir. Bu da zâlimlerin küfrüne karsi ses çikarmamaktir» der.
Ikrime {R.A.) ise onlara meyil göstermeyin yasaginin «Onlar ile hiç bir sekilde isbirligi yapmayiniz» demek oldugunu belirtir.
Anlasiliyor ki âyetle umumî olarak müsriklerle fasik müslümanlara meyil etmek yasaklanmistir.
Nisabûrî tefsirinde der ki, «muhakkikler bu âyette yasaklanan "meyil gösterme" nin «zalimlerin tutumundan memnun olma, onlarin yolunu baskalarina karsi övmek ve güzel göstermek ve onlarin her hangi bir haksiz davranisina ortak olmak» demek oldugunu belirtiyorlar. Bu görüsü ileri sürenlere göre, her hangi bir zarari önlemek üzere veya geçici de olsa belirli bir yarar saglamak amaci ile zâlim yetkililere basvurmak âyette yasak onan «meyil göstermek» mefhûmuna girmez.
Nisabûrî diyor ki «Bence bu görüs, yasama ve ruhsat yoludur, zâlimlerin hepsi ile uzak kalmak iktiza eder, Allah (C.C) kuluna kâfi degilmidir?
Ben de derim ki Nisaburi [r.a.) dogru söylemistir, zâlimlere meyletme maddesini kökünden kesmek evlâdir. Bu husus bu zamanlardaki kötülükten nehiy, iyilige emir mümkün olamiyor. Halbuki zâlimlere meyletmede nice aldanma ve aldatmalar vardir. Bazi bakimlardan davranislari zulüm sifatini kazananlara belli belirsiz meyil göstermek, insani bu sekilde cehennemin atesine yakalanmaya sürüklüyorsa zulüm ve haksizligin içine batmis, kimseler son derece meyletmek, onlarin çevresine katilmaya, yardakçilari olmaya can atmak, onlarla semimi ahbapliklar kurup kötülüklerinde davranis ortakligina girismek, verdikleri nisan ve rütbeleri takinmaktan iftihar duymak, onlarin geçici saltanatinin parlakligina kamasan gözlerle bakmak, aslinda basak tanesinden daha dayaniksiz ve sivrisinek kanadindan daha güçsüz olduklari halde geçici olarak ellerinde bulunan ihtisama imrenmek, eger bütün bunlar, böylesine yürekten taraftar olmaktan ileri gelmiyorsa, bunlar hakkinda ne demeli, istenen de...
Günün hadisi:
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— insan dostunun dinindendir. Buna göre herkes kimleri dost edindigine iyi baksin.»
Rivayet olunur ki Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Iyi bir sohbet arkadasi misk saticisi gibidir, sana misk vermese bile üzerine kokusu bulasir. Kötü bir sohbet arkadasi körük çekene benzer, tutusturdugu ates seni yakmasa bile üzerine dumani bulasir.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— insan dostunun dinindendir. Buna göre herkes kimleri dost edindigine iyi baksin.»
Rivayet olunur ki Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Iyi bir sohbet arkadasi misk saticisi gibidir, sana misk vermese bile üzerine kokusu bulasir. Kötü bir sohbet arkadasi körük çekene benzer, tutusturdugu ates seni yakmasa bile üzerine dumani bulasir.»
Bakara süresi:195. Hem Allah yolunda sarf edin, (kendinizi) ellerinizle tehlikeye atmayın ve iyilik edin! Şübhe yok ki Allah, iyilik edenleri sever.(1)
(1) Ebû Eyyûbe’l-Ensârî radıyallâhü anh şöyle demiştir: “Bu âyet, Ensâr cemâati hakkında nâzil oldu. Âyet nâzil olmadan önce biz: ‘Allah’ın dîni kuvvetlendi, yardımcıları çoğaldı. Bizim mâlî ve bedenî yardımımıza ihtiyaç kalmadı. Bu hâlde muhârebe ve cihâdı terk ve te’hîr ederek, mallarımızın başına dönsek ve onların ıslâhı ile meşgûl olsak!’ diye düşünmeye başlamıştık. Bu fikirlerimiz henüz tartışılmaya başlanmıştı ki, bu âyet-i celîle nâzil oldu.” (İbn-i Kesîr, c. 1, 172) Burada zikredilen “tehlike”den maksad, Allah yolunda cihaddan ve bu yolda harcama yapmaktan kaçınmaktır. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 232)
(1) Ebû Eyyûbe’l-Ensârî radıyallâhü anh şöyle demiştir: “Bu âyet, Ensâr cemâati hakkında nâzil oldu. Âyet nâzil olmadan önce biz: ‘Allah’ın dîni kuvvetlendi, yardımcıları çoğaldı. Bizim mâlî ve bedenî yardımımıza ihtiyaç kalmadı. Bu hâlde muhârebe ve cihâdı terk ve te’hîr ederek, mallarımızın başına dönsek ve onların ıslâhı ile meşgûl olsak!’ diye düşünmeye başlamıştık. Bu fikirlerimiz henüz tartışılmaya başlanmıştı ki, bu âyet-i celîle nâzil oldu.” (İbn-i Kesîr, c. 1, 172) Burada zikredilen “tehlike”den maksad, Allah yolunda cihaddan ve bu yolda harcama yapmaktan kaçınmaktır. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 232)
10 Temmuz 2016 Pazar
Dua saati:8. Allahım! Senin güzel isimlerini, ulvî sıfatlarını, kitapla-rında indirdiğin ve peygamberlerine bildirdiğin kelimelerini şefaatçi yaparak günahlarımızı ba ğışlamanı, kalblerimizi dupduru hâle getirmeni, nefislerimizi arındırmanı ve bizle-ri, nimetlerinle donattığın nebîlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salih kullarınla beraber eylemeni dileniyoruz.Ey Rabbimiz! İşte el lerimiz, Sana kalkmış hâlde.. kalbleri-miz, Sa na tevekkül duygusuyla dopdolu.. boyunla rımız eğik ve kıldan ince.. ve biz huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyoruz.Rabbimiz! Sen cezalandırdığın zaman mutlaka adale-tinle muamele edersin; kaldı ki Sen yaptıklarından dolayı muâheze edilemeyen yegâne Zâtsın. Affına gelince, o hiç şüphesiz Senin fazl ve keremindendir, ona karşı hamd ü sena da ancak Sana edilir.Ey her varlığa lütuf deryasından nimetler yağdıran ve ik-ramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan, ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametle kuşatan! Her an bizimle ol ve bizi hiç bir zaman yalnız bırakma; cömertlik ve merhametinle gönüllerimizi doyur, ikram ve rahmet yağ-murlarından bizleri mahrum eyleme.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Beyhâkî'ye göre Hz. Ömer bir gün;
«Derileri her eridiginde azabi duysunlar diye onlara baska bir deri veririz.» (Nisa - 56)
Mealindeki ayeti okuyarak Ka'b Ibni Ahbâr'a «Bu âyeti tefsir et. Eger dogru söylersen, sözlerini tasdik ederim. Yanlis söylersen sana karsi çikarim, dedi.
Bunun üzerine Kâ'b, âyeti tefsir etmeye giriserek «Ademoglu cehennemde yanarken derisi ya bir saat içinde veya bir gün içinde altibin kere yeniden yaratilir» dedi.
Hz. Ömer «Dogru söylüyorsun» dedi.
Yine Beyhâki'ye göre Hasan-ül Basrî bu âyeti söyle tefsir eder.
«Cehennemlikleri ates, her gün yetmis bin kere yakip eritir. Her eriyisten sonra onlara «eski durumunuza dönünüz» denir ve hemen eskisi gibi oluverirler.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemlikler arasinda dünyada en mutlu yasayanlardan biri getirtir. Cehenneme bir kere kanup çikarildiktan sonra ona «Ey Ademoglu, hiç hayir gördün mü? Hiç mutlulukla karsilastin mi?» diye sorulur. Adam; «Vallahi, hayir, yâ Rabbi» diye cevap verir.
Buna karsilik dünyada en çok sikinti çeken bir cennetlik getirilir. Cennete bir kere konup çikarildiktan sonra ona «Yâ Ademoglu, hiç sikinti çektigin oldu mu? Darlikla hiç karsilastin mi?» diye sorulur. Adam «Vallahi, hayir, ya Rabb'i. Ben hiç bir sikinti ile karsilasmadim, hiç bir darlik görmedim» diye cevap verir.»
Ibni Mâce'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemliklere aglama gönderilir. Öyle çok aglarlar ki, sonunda yaslari kurur. Sonra yanaklarinda, içine gemi salinsa yüzebilecek derinlikte çukurlar açilincaya kadar kan aglarlar.»
Ebû Ya'lâ'ya göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Ey insanlar, aglayiniz. Aglayamiyorsaniz, hiç olmazsa aglamakli olunuz. Cünki Cehennemde cehennemlikler yanaklarinda kanal gibi yariklar belirinçeye kadar yas dökerler. Sonunda yaslar kuruyunca da gözleri irinlesinceye dek kan aglarlar.»
..
Beyhâkî'ye göre Hz. Ömer bir gün;
«Derileri her eridiginde azabi duysunlar diye onlara baska bir deri veririz.» (Nisa - 56)
Mealindeki ayeti okuyarak Ka'b Ibni Ahbâr'a «Bu âyeti tefsir et. Eger dogru söylersen, sözlerini tasdik ederim. Yanlis söylersen sana karsi çikarim, dedi.
Bunun üzerine Kâ'b, âyeti tefsir etmeye giriserek «Ademoglu cehennemde yanarken derisi ya bir saat içinde veya bir gün içinde altibin kere yeniden yaratilir» dedi.
Hz. Ömer «Dogru söylüyorsun» dedi.
Yine Beyhâki'ye göre Hasan-ül Basrî bu âyeti söyle tefsir eder.
«Cehennemlikleri ates, her gün yetmis bin kere yakip eritir. Her eriyisten sonra onlara «eski durumunuza dönünüz» denir ve hemen eskisi gibi oluverirler.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemlikler arasinda dünyada en mutlu yasayanlardan biri getirtir. Cehenneme bir kere kanup çikarildiktan sonra ona «Ey Ademoglu, hiç hayir gördün mü? Hiç mutlulukla karsilastin mi?» diye sorulur. Adam; «Vallahi, hayir, yâ Rabbi» diye cevap verir.
Buna karsilik dünyada en çok sikinti çeken bir cennetlik getirilir. Cennete bir kere konup çikarildiktan sonra ona «Yâ Ademoglu, hiç sikinti çektigin oldu mu? Darlikla hiç karsilastin mi?» diye sorulur. Adam «Vallahi, hayir, ya Rabb'i. Ben hiç bir sikinti ile karsilasmadim, hiç bir darlik görmedim» diye cevap verir.»
Ibni Mâce'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cehennemliklere aglama gönderilir. Öyle çok aglarlar ki, sonunda yaslari kurur. Sonra yanaklarinda, içine gemi salinsa yüzebilecek derinlikte çukurlar açilincaya kadar kan aglarlar.»
Ebû Ya'lâ'ya göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Ey insanlar, aglayiniz. Aglayamiyorsaniz, hiç olmazsa aglamakli olunuz. Cünki Cehennemde cehennemlikler yanaklarinda kanal gibi yariklar belirinçeye kadar yas dökerler. Sonunda yaslar kuruyunca da gözleri irinlesinceye dek kan aglarlar.»
Günün hadisi:Buhârî'ye göre Peygamber ´imiz sik sik
«Ey Rabb'imiz! Bize dünyada ve âhirette iyilik ver. Bizleri cehennem azabindan koru.» diye duâ ederdi.
Ebû Ya'lâ'ya göre Peygamber ´imiz bir gün sahâbilere hitâb ederken:
«iki önemli konu olan cennet ile cehennemi hiç bir zaman hatirinizdan çikarmayiniz» buyurdu, bu arada gözlerinden süzülen yaslar sakalinin her iki yanini da islatti. Sonra sözlerine söyle devam etti.
"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ahiret ile ilgili olarak benim bildiklerimi bilseniz, toprak üzerinde gezinir ve basiniza toprak serperdiniz.»
«Ey Rabb'imiz! Bize dünyada ve âhirette iyilik ver. Bizleri cehennem azabindan koru.» diye duâ ederdi.
Ebû Ya'lâ'ya göre Peygamber ´imiz bir gün sahâbilere hitâb ederken:
«iki önemli konu olan cennet ile cehennemi hiç bir zaman hatirinizdan çikarmayiniz» buyurdu, bu arada gözlerinden süzülen yaslar sakalinin her iki yanini da islatti. Sonra sözlerine söyle devam etti.
"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ahiret ile ilgili olarak benim bildiklerimi bilseniz, toprak üzerinde gezinir ve basiniza toprak serperdiniz.»
9 Temmuz 2016 Cumartesi
Dua saati:114. Ya Rab! Bizleri, dünyanın dört bir yanında insanlı-ğın hizmeti için adanmışlık duygusu içinde koşuşturan kar-deşlerimizi, bacılarımızı, erkeğiyle ve kadınıyla dostlarımızı nusretinle teyid buyur! Teyid buyur da İslam’ın ve Müslü-manların izzetlerini koru! Din-i mübin-i İslam’ın zelîl olarak algılanmasını ve onu temsil eden insanların perişaniyetini arzu edenleri de, planlarını tersyüz etmek suretiyle zelil ve perişan kıl!Rabbimiz! Bize, kardeşlerimize, dostlarımıza, insanlığa kurtuluş reçetesi sunan dinimize ve bu güzel dini en güzel şekilde temsil gayreti içinde olan Müslümanlara inayetinle sahip çık ve inananları katından bir güçle teyid buyur! Senin bu masum kulların hakkında kötülük düşünüp onlara zarar vermek isteyenleri emellerine ulaştırma.. tuzak kuranların tuzaklarını başlarına çevir.. komplo peşinde olanları mak-satlarının aksiyle tokatla..Ey Hâfiz ve Hafîz Rabbimiz! Ne olur, bizleri ve zikri geçen kardeşlerimizi, dostlarımızı, dinimizi ve bütün müslümanları her türlü şerden ve zarardan muhafaza buyur. İnananları başarısız kılma ve dinimizin ap-ak vechesini kara gösterme arzusuyla yanıp tutuşanların, plan üstüne plan yapanların ve bu uğurda kötü düşüncelerini fiiliyata dökenlerin hakla-rından gel, onları Sana havale ediyoruz..
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Kur'ân´i Kerim bastan sona kadar ikaz ve korkutucu haberler ile doludur. Üzerinde düsünen kimse eger içindekilere inaniyorsa uzun süreli kedere düser ve büyük bir korkuya kapilir.
Oysa ki, insanlar Kur'ân´i Kerim'i parça parça ederler. Onun harflerini mahreçlerinden çikarirlar, okunus kurallarina dikkatle refi, nasib ve fer ederler. Fakat sanki arap siirlerinden birini okur gibi onun mânâsini anlamaya ve gerektirdigi gibi okumaya önem vermezler.
Dünyada bundan daha büyük bir aldanis var midir? Buna yakin bir aldanis da hem günah ve hem de sevap isleyip de günahlari daha cok olan bir takim kimselerin günâhlarinin afvedilecegini beklemeleri ve günâh kefelerinin baskinligina ragmen iyilik kefelerinin agir basacagini sanma icindir. Bu davranis, cahilligin en koyusudur.
Bakiyorsun ki, adam helâl - haram bir kaç kurusluk sadaka veriyor, öte yandan verdigi sadakanin bir kac kati kadar müslüman malini veya süpheli geliri zimmetine geçiriyor. Belki de verdigi sadaka müslümanlarin el konmus mali iken ona güvenerek bir dirhemlik haram bir kazanci on dirhem kadar helâl - haram bir sadakanin karsilayacagini sanir.
Böylesi terazinin bir kefesine on dirhem, diger kefesine bir dirhem koyarak bir dirhemlik kefenin agirligîni on dirhemlik kefe ile dengeye getirmek isteyenin davranisindan baska bir sey degildir Bu da hic süphesiz, adamin koyu cahilliginden ileri gelir.
Böylelerinin bazilari, iyiliginin günahindan daha cok oldugunu sanir. Çünki nefsini hesaba çekmez, günahlarini incelemez de bir iyilik isledigi zaman onu aklinda tutar, onu hesaba katar.
Su kimse gibi ki; dili ile Allâh (C.C)'dan afv diler veya günde yüz kere tesbih çeker, arkasindan müslümanlâr hakkinda dedi - kodu yaparak onlarin serefini zedeler ve gün boyunca Allâh (C.C)'in razi olmiyacagi sayisiz ve hesapsiz sözler söyler. Buna ragmen çektigi tesbihlerde gözü kalir. Allâh (C.C)´dan yüz kere afv dilemis oldugunu unutmaz da bütün yaptigi hezeyanlardan gaafil olur. Halbuki bu hezeyanlari yazmis olsa tesbihlerinin yüz. belki de bin katina ulasir.
Kâtib melekler onun çirkin sözlerini yazmislardir. Allâh (C.C) da, agzindan bir söz çikar çikmaz ona azap tehdidinde bulunmus:
"Bir söz söyler söylemez, onun için, hazir bir gözcü vardir buyurmustur." (76).
Fakat o yine de mütemadiyen yaptigi tehlil ve tesbihlerin sevabini düsünür. Dedi - kodu yapanlara, yalancilara, koguculara. özü-sözüne uymayan münafiklara ve diger günahkârlara verilecek cezalari gözönünde bulundârmaz. Iste bu hâl, koyu bir aldanistir.
Hayatima yemin ederim ki, eger kâtib melekler bu adamdan kaydettikleri ve tesbihlerinin sayisini asan çirkin sözleri için yazma ücreti isteseler dilini bir cümle söylemekten bile sakinir, yazi ücreti fazla olmasin diye kontrolsuz zamanlarinda agzindan kaçirdigi o sözleri sayar, hesap eder ve tesbihleri ile denklestirirdi.
Nefsini hesaba çekip de yazi ücreti olarak bir kurus kaybetmekten korkan kimsenin yüce cenneti ve oranin nimetlerini kaybetmekten cekinmemesine sasilir. Bu durum, düsünce sahipleri için agir bir musibetten baska bir sey degildir.
Bu bizi iki ihtimal karsisinda birakir. Eger kitâb hakkinda süpheli isek inkarci kâfilerdeniz, yok eger ona inaniyorsak saskin ahmaklardaniz. Bu hâl, Kur'ân'i Kerim´in bildiklerine inanlarin hâli olmadigina göre kâfirlerden olmaktan Allah (C.C)'a siginiriz
Bu acik beyâna (Kur'an'i Kerim) ragmen bizi uyanmaktan ve gerçegi apaçik görmekten uzak tutan Allah (C.C)'i tesbih ederim! Böyle bir gaflet ve aldanisi kalblere musallat etmeye kadir olan Allah (C.C) kendisinden korkulmaya ve nefsin asilsiz kiskirtmalari ile seytanin ve arzunun bahanelerine dayanmayarak huzurunda aldanmaya ne kadar lâyiktir. En dogrusunu Allah bilir.
..
Kur'ân´i Kerim bastan sona kadar ikaz ve korkutucu haberler ile doludur. Üzerinde düsünen kimse eger içindekilere inaniyorsa uzun süreli kedere düser ve büyük bir korkuya kapilir.
Oysa ki, insanlar Kur'ân´i Kerim'i parça parça ederler. Onun harflerini mahreçlerinden çikarirlar, okunus kurallarina dikkatle refi, nasib ve fer ederler. Fakat sanki arap siirlerinden birini okur gibi onun mânâsini anlamaya ve gerektirdigi gibi okumaya önem vermezler.
Dünyada bundan daha büyük bir aldanis var midir? Buna yakin bir aldanis da hem günah ve hem de sevap isleyip de günahlari daha cok olan bir takim kimselerin günâhlarinin afvedilecegini beklemeleri ve günâh kefelerinin baskinligina ragmen iyilik kefelerinin agir basacagini sanma icindir. Bu davranis, cahilligin en koyusudur.
Bakiyorsun ki, adam helâl - haram bir kaç kurusluk sadaka veriyor, öte yandan verdigi sadakanin bir kac kati kadar müslüman malini veya süpheli geliri zimmetine geçiriyor. Belki de verdigi sadaka müslümanlarin el konmus mali iken ona güvenerek bir dirhemlik haram bir kazanci on dirhem kadar helâl - haram bir sadakanin karsilayacagini sanir.
Böylesi terazinin bir kefesine on dirhem, diger kefesine bir dirhem koyarak bir dirhemlik kefenin agirligîni on dirhemlik kefe ile dengeye getirmek isteyenin davranisindan baska bir sey degildir Bu da hic süphesiz, adamin koyu cahilliginden ileri gelir.
Böylelerinin bazilari, iyiliginin günahindan daha cok oldugunu sanir. Çünki nefsini hesaba çekmez, günahlarini incelemez de bir iyilik isledigi zaman onu aklinda tutar, onu hesaba katar.
Su kimse gibi ki; dili ile Allâh (C.C)'dan afv diler veya günde yüz kere tesbih çeker, arkasindan müslümanlâr hakkinda dedi - kodu yaparak onlarin serefini zedeler ve gün boyunca Allâh (C.C)'in razi olmiyacagi sayisiz ve hesapsiz sözler söyler. Buna ragmen çektigi tesbihlerde gözü kalir. Allâh (C.C)´dan yüz kere afv dilemis oldugunu unutmaz da bütün yaptigi hezeyanlardan gaafil olur. Halbuki bu hezeyanlari yazmis olsa tesbihlerinin yüz. belki de bin katina ulasir.
Kâtib melekler onun çirkin sözlerini yazmislardir. Allâh (C.C) da, agzindan bir söz çikar çikmaz ona azap tehdidinde bulunmus:
"Bir söz söyler söylemez, onun için, hazir bir gözcü vardir buyurmustur." (76).
Fakat o yine de mütemadiyen yaptigi tehlil ve tesbihlerin sevabini düsünür. Dedi - kodu yapanlara, yalancilara, koguculara. özü-sözüne uymayan münafiklara ve diger günahkârlara verilecek cezalari gözönünde bulundârmaz. Iste bu hâl, koyu bir aldanistir.
Hayatima yemin ederim ki, eger kâtib melekler bu adamdan kaydettikleri ve tesbihlerinin sayisini asan çirkin sözleri için yazma ücreti isteseler dilini bir cümle söylemekten bile sakinir, yazi ücreti fazla olmasin diye kontrolsuz zamanlarinda agzindan kaçirdigi o sözleri sayar, hesap eder ve tesbihleri ile denklestirirdi.
Nefsini hesaba çekip de yazi ücreti olarak bir kurus kaybetmekten korkan kimsenin yüce cenneti ve oranin nimetlerini kaybetmekten cekinmemesine sasilir. Bu durum, düsünce sahipleri için agir bir musibetten baska bir sey degildir.
Bu bizi iki ihtimal karsisinda birakir. Eger kitâb hakkinda süpheli isek inkarci kâfilerdeniz, yok eger ona inaniyorsak saskin ahmaklardaniz. Bu hâl, Kur'ân'i Kerim´in bildiklerine inanlarin hâli olmadigina göre kâfirlerden olmaktan Allah (C.C)'a siginiriz
Bu acik beyâna (Kur'an'i Kerim) ragmen bizi uyanmaktan ve gerçegi apaçik görmekten uzak tutan Allah (C.C)'i tesbih ederim! Böyle bir gaflet ve aldanisi kalblere musallat etmeye kadir olan Allah (C.C) kendisinden korkulmaya ve nefsin asilsiz kiskirtmalari ile seytanin ve arzunun bahanelerine dayanmayarak huzurunda aldanmaya ne kadar lâyiktir. En dogrusunu Allah bilir.
Bakara süresi: 177. (Ey ehl-i kitab!) Yüzlerinizi (ibâdet maksadıyla) doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik (için yeterli) değildir;(1) fakat iyilik o kimsenin (iyiliği)dir ki, (o kişi) Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitab(lar)a ve peygamberlere îmân eder; ona (o elindeki mala) olan sevgisine rağmen malı akrabâlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve köleler uğrunda verir; namazı hakkıyla edâ eder ve zekâtı verir. Çünki (onlar) söz verdikleri zaman sözlerini yerine getirenler ve sıkıntı (fakirlik), hastalık ve savaşın şiddetli ânında sabredenlerdir. İşte onlar, doğru olan kimselerdir. Takvâ sâhibi olanlar da işte ancak onlardır.
8 Temmuz 2016 Cuma
Dua saati:112. Dinimizi en güzel şekilde yaşama ve onu başkaları-na da anlatma hususunda Allah bize yeter.Dünyamızı mamur kılma, yeryüzünde Hakk’ın muradını gerçekleştirme ve bu yolda karşılaşacağımız her türlü musi-bete sabretme noktasında Allah bize yeter.Zihnimizi ve kalbimizi meşgul eden her meseleye karşı –iyilik ve ikram sahibi, yegâne kerim– Allah bize yeter.Taşkınlıkla üzerimize hücum edenlere karşı –bütün zalimlere hadlerini bildirme kudretine sahip bulunan– Allah bize yeter.Hakkımızda sinsi plan lar hazırlayan ve akla hayale gel-mez entrikalar çevirenlere karşı –cezalandırması da çok şid-detli olan– Allah bize yeter.Ölümün sıkıntılarına maruz kaldığımızda –kullarına hep hilm ile muamele eden– Allah bize yeter. Kabirde aşılması gereken bir akabe olan sorgu-sual esna-sında –şefkati engin– Allah bize yeter.Kıyamet koptuktan sonra yeniden dirilme ve hayatın he-sabını vermek üzere toplanma vaktinde –rahmeti sonsuz– Allah bize yeter.Amel defterlerinin uçuşup durduğu hesap hengamında ve herkesin yapıp ettiklerinin tartıldığı o dehşetli anda –çoğu za-man sürpriz ikramlarla kullarını sevindiren– Allah bize yeter..Sırat’tan selametle geçip ebedî saadet yurduna girme mevzuunda –her vakit bütün mahlukâtın ihtiyacını görüp gözeten– Allah bize yeter.[Rasûl-ü Ekrem’ine “Allah bana yeter. O’ndan başka ma-bud yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sahibidir.” (Tevbe, 9/129) diyerek Kendisine sığınmasını talim buyuran Allah dünyevî ve uhrevî her ihtiyacımıza karşı bize yeter. (7 defa)]
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
Hz. Ömer (R.A.) der kim, «Âlimlerin büyuklenenleri olmayin.» Bilginiz cehaletinize yetmez.»
Rivayete göre her yerde kargasalik çikardigi için «Israilogullarinin serserisi» diye söhret kazanan bir adam «îsrailogullarinin Âbidi» diye isim yapan bir zât ile karsilasir, âbidin basi üzerinde kendisini devamli olarak gölgesi altinda tutan bir bulut dolasmaktadir.
Serseri onun yanina varinca içinden «Ben Israilogullarinin Serserisi, bu adam ise Israilogullarinin âbididir. Eger onun yaninda oturursam. belki Allah (C.C) bana merhamet eder» diye düsünerek âbidin yanina oturur.
Âbid de içinden «Ben Israüogullarinin âbidi, bu ise Israilogullarinin serserisidir. Nasil olur da yenimde oturur» diye düsünerek onu hor görür ve ona «Kalk git yanimdan» der.
Bunun üzerine Allah (C.C) o günün Peygamber'ine «Onlara yeni amel islemeye baslamalarini söyle. Çünki ben serseriyi afvettim ve âbidin de isledigi amelleri sildim.» diye bildirir.
Baska bir rivayete göre de: "âbidin basi üzerinde gezen bulut, serserinin basi üzerine geçer."
Bu hikâye sana Allah (C.C)'in kullarinin kalblerine baktigini açikça ögretir.
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
Hz. Ömer (R.A.) der kim, «Âlimlerin büyuklenenleri olmayin.» Bilginiz cehaletinize yetmez.»
Rivayete göre her yerde kargasalik çikardigi için «Israilogullarinin serserisi» diye söhret kazanan bir adam «îsrailogullarinin Âbidi» diye isim yapan bir zât ile karsilasir, âbidin basi üzerinde kendisini devamli olarak gölgesi altinda tutan bir bulut dolasmaktadir.
Serseri onun yanina varinca içinden «Ben Israilogullarinin Serserisi, bu adam ise Israilogullarinin âbididir. Eger onun yaninda oturursam. belki Allah (C.C) bana merhamet eder» diye düsünerek âbidin yanina oturur.
Âbid de içinden «Ben Israüogullarinin âbidi, bu ise Israilogullarinin serserisidir. Nasil olur da yenimde oturur» diye düsünerek onu hor görür ve ona «Kalk git yanimdan» der.
Bunun üzerine Allah (C.C) o günün Peygamber'ine «Onlara yeni amel islemeye baslamalarini söyle. Çünki ben serseriyi afvettim ve âbidin de isledigi amelleri sildim.» diye bildirir.
Baska bir rivayete göre de: "âbidin basi üzerinde gezen bulut, serserinin basi üzerine geçer."
Bu hikâye sana Allah (C.C)'in kullarinin kalblerine baktigini açikça ögretir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)