31 Aralık 2021 Cuma

 İnfitar 13-19:

  •  Bakın, (öteki dünyada) gerçek erdem sahipleri nimetler içinde olacaklardır. Fakat sorumsuzca davranarak yoldan sapanlar ise cehennemde ateş içindedirler. Nitekim ateşe Hesap günü atılacaklar ve oradan çıkma şansları olmayacaktır. Hesap günü hakkında hiç bir fikriniz var mı? Biliyor musunuz Hesap günü nedir? O gün hiç kimsenin hiç kimseye faydası olmaz ve iş (hüküm) yanlız Allah(cc)'a kalmıştır.

    يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْئًا
    وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ

 İnfitar 9-12:

  • Hayır, maalesef, siz(in çoğunuz) hesap gününü yalanlıyorsunuz. Halbuki, üzerinizde gözetleyici ve yaptığınız herşeyi kaydeden değerli kaydediciler var.
    (
    Her insanın başı­na  dikilen  “gözetleyici  güç” (hâfiz),  onun  bilinç  altında  yatan  bütün  saikleri  ve eylemlerini “kaydeden” kendi vicdanıdır. Bu, insan yapısının en temel unsuru ol­duğundan  11.  ayette  “değerli"  olarak  tanımlanmıştır.ESED

    )

30 Aralık 2021 Perşembe

 İnfitar 6-8:

  •  Ey insan!, nedir seni o büyük lütuf sahibi Rabbinden uzaklaştıran? Seni yaratan ve varlık amacına uygun olarak şekillendiren, tabiatını adil ölçüler içinde oluşturan O'dur. Ve seni dilediği şekilde bir araya getiren de O'dur.

29 Aralık 2021 Çarşamba

 İnfitar 1-5:

  •  Gökyüzü parçalanıp yarıldığında, yıldızlar dağılıp savrulduğunda, denizler kabarıp taştığında, ve kabirler alt-üst olduğunda, her insan, sonunda ilerisi için ne hazırladığını ve geride ne bıraktığını anlayacaktır.
    (
    Yani,  yaptıklarını  ve yapmayı  ihmal  ettiklerini.  Alternatif bir  çeviri  şöyle  olabilir­di :  “öne koyduklarını ve geriye  bıraktıklarım”, yani daha  fazla  değer atfettiklerini ve  sübjektif değerlendirişlerine  göre  daha  önemsiz  gördüklerini.  Böylece,  yeni­den  dirilme  anında  insan,  bu  dünyadaki  hayatında yapmış  olduğu  -veya  bilinçli olarak yapmaktan kaçındığı- her şeyin gerçek sebepleri ile manevî/ahlakî sonuç­larını  açık  şekilde  anlayacaktır:  ve  bu,  onun  yaptığı  bütün  güzel  fiilleri  ve  kaçın­dığı günahları olduğu  kadar işlediği  bütün günahları ve yapmaktan kaçındığı  iyi­likleri  de  kapsar.ESED
    )

28 Aralık 2021 Salı

 İnfitar 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Gökyüzü yarıldığı zaman,

    2. Yıldızlar döküldüğü zaman,

    3. Denizler birbirine katıldığı zaman,

    4. Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

    5. İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.

    6. Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?

    7. O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp,ölçülü bir biçim verdi.

    8. Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.

    9. Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

    10. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,

    11. Değerli yazıcılar var,

    12. Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.

    13. İyiler muhakkak cennettedirler,

    14. Kötüler de cehennemdedirler.

    15. Ceza gününde oraya girerler.

    16. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

    17. Ceza günü nedir bilir misin?

    18. Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü?

    19. O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.

27 Aralık 2021 Pazartesi

 --------------------------
Sonuç
  Naziat   süresi

  •  Bir gün hesap vereceğinin bilincinde olmayan, hak ve adalet sınırlarını ihlal ederek sadece bu dünya merkezli ömrünü sürenin sonunda varacağı yer ateştir. Herşey Allah(cc)'ındır, hayatı da ölümü de yaratan O'dur, yeniden yaratacak olan da O'dur. İnanmayanlar, bilgisi sadece Allah(cc) katında olan o gün geldiğinde, tercih ettikleri dünya hayatının bir akşam vakti kadar bile olmadığını çok net göreceklerdir.

26 Aralık 2021 Pazar

 Naziat 42-46:

  •  Şimdi, sana 'Kıyamet ne zaman kopacak?' diye soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Çünkü onun bilgisi Rabbinin katındadır. Sen ancak onun geleceğini bilip korkanları uyarabilirsin! O gün gelip çattığında onlara sanki dünyada bir akşam  veya bir kuşluk vakti kalmış gibi gelecek!. 

    كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا

 Naziat 40-41:

  •  Ama kim de Rabbinin kendisini gördüğü ve bir gün hesap için O'nun huzuruna çıkacağı gerçeğinin endişesiyle yaşamış ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlemiş se, varacağı yer de cennettir.

25 Aralık 2021 Cumartesi

 Naziat 34-39:

  •  Nihayetinde, o büyük sarsıcı Yeniden Dirilme günü gelip çattığında, herkes neyin peşinden gittiğinin farkına varacak, ve cehennemin o yakıcı ateşi, onu görmeye mahkum edilen herkesin karşısına getirilecektir. Çünkü hak ve adalet sınırlarını ihlal eden ve bu dünya hayatını tercih edenlerin varacağı yer o yakıcı ateştir.

24 Aralık 2021 Cuma

 Naziat 27-33:

  •  Sizi yaratmak mı daha zordur , yoksa gögü yaratmak mı? Ki onu Allah(cc) bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir. Gecesini karanlık yapmış gündüzünü aydınlık. Ardından yeri düzlemiştir. Suyunu ondan çıkarmış ve otlaklar var etmiştir. Dağları yerleştirmiş, ve bütün bunları siz ve hayvanlarınızın geçinmesi için yaratmıştır.

23 Aralık 2021 Perşembe

 Naziat 20-26:

  •  (Musa(as) firavunun yanına gitti) Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. O ise yalanladı ve isyan etti. Sonra da kaba bir şekilde Musa(as)'a sırtını döndü ve adamlarını toplayarak onlara :' Sizin en yüce rabbiniz benim' dedi. Nihayet, Allah(cc) ta onu kıskıvrak yakalayarak Ahiret öncesinde dünya azabıyla da herkese örnek olacak şekilde cezalandırdı. Şüphesiz bunda Allah(cc)'a karşı içten saygı duyanlarda sayısız ibretler vardır.
    (
    Here, one should understand a few things well:

    (1) The dialogue that took place between the Prophet Moses and Allah Almighty at the time of appointing him to the office of Prophethood has been related at some places briefly and at others in full detail in the Qur'an as the occasion demanded. Here; brevity was the need; therefore, only a resume has been given. Fuller details are found in Ta Ha: 9-48, Ash-Shua`ra': 10-17, An Naml: 7-12, AI-Qasas: 29-35.

    (2) The rebellion of the Pharaoh referred to here relates to his transgressing the bounds of service and rebelling both against the Creator and against His creatures. As for his rebellion against the Creator, it is being mentioned a little below when he gathered his people together and prolaimed: "I am your lord, the supreme." As against the creatures his rebellion was that he had divided his subjects into classes; he treated the weak classes tyrannically and had reduced his entire nation to slavery as has been mentioned in Al-Qasas: 4 and Az-Zukhruf: 54.

    (3) The instruction given to Moses was: "Go, you and your brother Aaron, to Pharaoh for he has transgressed all bounds. Talk to him gently; maybe that he is convinced by admonition or is imbued with fear." (Ta Ha: 44). One model of the gentle speech has been given in these verses, which shows what right method a preacher should adopt when preaching to a perverted man. Other models are given in Ta Ha: 49-52, Ash-Shua`ra': 23-28, and Al-Qasas: 37. These verses are of those in which Allah has taught the correct methods of preaching Islam in the Qur'an.

    (4) The Prophet Moses had not been sent to Pharaoh only for the deliverance of the children of Israel as some people seem to think but the primary object of his appointment was to show Pharaoh and his people the right way, and the second object was that if he did not accept the right way, the children of Israel (who in fact were a Muslim people) should be taken out of his slavery and from Egypt. This thing becomes plain from these verses too, for there is no mention whatever in these of the deliverance of the children of Israel, but the Prophet Moses has been commanded to present the message of the Truth before Pharaoh, and this is confirmed by those verses also in which the Prophet Moses has preached Islam as well as demanded freedom of the children of Israel, e.g. see Al-A`raf 104-105, Ta Ha: 47-52, Ash-Shua ara': 16-17, 23-28. (For further explanation, see E.N. 74 of Yunus).

    (5) Here, "to adopt purity" means to adopt purity of belief, morals and deeds, or, in other words, to accept Islam. Ibn Zaid says: "Wherever in the Qur'an the word tazakka (purity) has been use, it implies acceptance of Islam." As an example of this he has cited the following three verses: "And this is the reward of him who adopts purity", i.e. accepts Islam; "and what would make you know that he might adopt purity", i.e. becomes a Muslim (`Abasa:3); "And you would not be responsible if he did not adapt purity", i.e. did not become a Muslim (`Abasa: 7). (Ibn Jarir).

    (6) "That I may guide you to your Lord so that you may have fear (of Him)" means: "When you recognize your Lord and come to know that you are His slave, and not a free man, you will inevitably have fear of Him in your heart, for fear of God is the thing on which depends the right attitude of man in the world. Without the knowledge and fear of God no purity of the self can be possible."ET

    )

22 Aralık 2021 Çarşamba

 Naziat 15-19:

  •  Musa(as)' ın başından geçen olaylardan hiç haberiniz oldumu? Hani Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:' Firavun'a git, çünkü o hak ve adalet sınırlarını ihlal ediyor. ve ona de ki:' Arınmak ister misin? Eğer istekliysen, o zaman seni Rabbini tanıma mertebesine ulaştıracağım ki, O'nun korkusunu duyasın (ve kendine çekidüzen veresin)' '.
    (
     İnsanın, Allah'ın varlığının tam bilincinde olmadıkça ahlakî olarak doğru ile yan­lış  arasında  gerçek  bir ayrım yapamayacağına  işaret;  ve  Allah  adil  olduğundan, bu ayrımı yapma  derecesine,  yahut  önceki cümlede ifade  edildiği gibi,  “[ahlakî] arınmaya”  henüz  ulaşmamış  bulunan  hiç kimseyi  cezalandırmaz:  karş.  6:131  — “bir  toplumun  fertleri,  [doğru  ile  eğrinin  anlamından]  habersiz  olduğu  sürece Rabbin o toplumu  yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.”ESED

    Musa(as)'ın gittiği ve bun tebliği yapacağı kişi, sarayda beraber büyüdükleri ve bir bakıma isminden de bildiğimiz Musa(as) 'ın kardeşi sayılabilecek Ahmose (ibranice : musanın kardeşi (arapça da)). Yusuf(as) mısırda hüküm sürüp öldükten sonra,  mısır kıpti kimliği ile Mısır'ın başına geçen ilk kraldır. Dolayısıyla israiloğullarına karşı bu kadar sert ve saldırgan olmasında, belki içindeki kıskançlık olabilir. Musa(as)'ı nehirden alıp büyüten anne babasının daha sonra doğan çocuklarına 'Musanın kardeşi' diyecek kadar Musa(as)'ı sevdikleri de burudan anlaşılıyor. Bu tür duygular da kıskançlığı tetiklemede son derece etkilidir.

    )

21 Aralık 2021 Salı

 Naziat 6-14:

  •  O gün şiddetli bir sarsıntı herşeyi sarsacak. Daha büyük sarsıntılar birbirini izleyecek. Ve kalpler çarpılmış gibi titreyecek, ve gözler de yere bakacak. (Hala) diyorlar ki:' Ne yanii, Biz eski halimize mi döndürüleceğiz, çürümüş kemik yığınına dönmüşken! Eğer öyleyse, bu zararlı bi dönüş (Biz yandık)!' . Halbuki olay o kadar zor değil, bir tek emir (kalk emri) ve bir anda herkes mahşerde toplanıverir.
    (
    That is, "They are mocking it as an impossibility, whereas it is not at all a difficult task for Allah for the performance of which He may have to make lengthy preparations. For it only a single shout or cry is enough at which your dust of ash will gather together from wherever it lay, and you will suddenly find yourself alive on the back of the earth. Thinking this return to be a return to loss, you may try to escape from it however hard you may, but it will inevitably take place; it cannot be averted by your denial, escape or mockery." ET
    )

20 Aralık 2021 Pazartesi

 Naziat 1-5:

  • Gökyüzünde ortaya çıkıp sonra kaybolan, burçlar arasında düzenli şekilde hareket eden, feza da akıp giden, hızlı bir şekilde birbirini izleyen ve böylece Allah(cc)'ın kanununu icra eden yıldızlara andolsun ki, ölümden sonra mutlaka diriltileceksiniz.
    (
    Yemin ifade eden ve edatını  “Düşün”  diye  çevirmem konusunda  bkz.  74:32,  not 23'ün  ilk bölümü — ilk dönem müfessirleri,  bu sûrenin  1-5.  ayetleri ile ilgili açık­lamalarında  geniş  ölçüde  farklı  görüşler  serdetmişlerdir.  En  yaygın  olan  yorum, en -n â z i‘ât,  en-nâşitât,  es-sâbihât, es-sâbikât ve el-m üdebbirât betimleyici  isim- fiillerinin  meleklere  ve  onların  ölenlerin  ruhlarıyla  ilgili  tasarruflanna  işaret  etti­ği  şeklindedir.  Bu  yorum,  Ebû  Müslim  el-İsfehânî  tarafından  şiddetle  reddedil­miştir.  İsfehânî, -Râzî tarafından aktarıldığına göre- yukarıdaki beş isim-fiilde ol­duğu  gibi,  Kur’an'da  meleklerin  hiçbir  zaman  dişil  halde  anılmadıklarını  ve  bu pasajın  da  bir  istisna  teşkil  edemeyeceğini  söyler.  Aynı  ölçüde  zayıf -çünkü  bir hayli  abartılı- diğer görüşler de,  bu  beş  isim-fiili  ölenlerin  ruhlarına,  yahut ciha­da  katılmış  olan  savaşçılara  veya  savaş  bineklerine vb.  bağlayan  açıklamalardır. En  açık  ve  basit  yorum,  Katâde  (Taberî  ve  Beğavî'den  naklen)  ve  Haşan  Basrî (Beğavî  ve  Râzî'den  naklen)  tarafından  getirilmiştir.  Onlar,  bu  pasajda  kasdedilen şeyin, yıldızlar -güneş ve ay da  dahil- ve onların uzaydaki hareketleri oldu­ğunu  ileri  sürmüşlerdir:  bu  yorum,  sözkonusu  semavî varlıkların  çok  çeşitli  yö­rüngeleri ve farklı hızlarıyla büyük bir uyum içinde bulunmalarını Allah'ın planı­nın ve yaratıcılığının bir kanıtı olarak vurgulayan Kur’an'ın diğer birçok pasajı ile de uyuşmaktadır.  Bu  yoruma göre,  ilk ayette geçen en -n âzi ‘ât isim-fiili,  yıldızla­rın günlük  “yükselişleri”ni  veya  “doğuşları”nı gösterir.  Onların daha  sonraki  “ba­tışları”  ise, ğarkan ifadesi  ile  gösterilmiştir  ki  bu  ifade,  “batma”  (yani,  gözden kaybolma) ve  mecazî olarak,  bu günlük  olayın  bir  “bütünlük”  teşkil  etmesi kav­ramlarını  içerir  (Zemahşerî).ESED

    )

19 Aralık 2021 Pazar

Naziat 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Söküp çıkaranlara, andolsun;

    2. Yavaşça çekenlere,

    3. Yüzdükçe yüzenlere,

    4. Yarıştıkça yarışanlara,

    5. Derken iş düzenleyenlere .

    6. Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

    7. Onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

    8. İşte o gün yürekler kaygıdan oynar,

    9. Gözler yorgun düşer.

    10. Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz,

    11. (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

    12. "O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur" dediler.

    13. Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

    14. Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    15. (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

    16. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:

    17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

    18. De ki:Nasıl arınmağa gönlün var mı?

    19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.

    20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    21. (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

    22. Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

    23. Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

    24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

    25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    27. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

    28. Onu yükseltti, düzene koydu ,

    29. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

    30. Ondan sonra da yerküreyi döşedi,

    31. Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,

    32. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    33. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.

    34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

    35. İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

    36. Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.

    37. Artık kim azmışsa ,

    38. Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

    39. Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.

    40. Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

    41.Şüphesiz cennet(onun) yegâne barınağıdır.

    42. Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

    43. Sen onu nereden bilip bildireceksin!

    44. Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

    45. Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

    46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.

18 Aralık 2021 Cumartesi

--------------------------
Sonuç
  Nebe   süresi

  •  Allah(cc)'ın onca verdiği nimetleri görmezden gelip, hala O'nun ayetlerine inanmayarak, hakkı/hakikatı inkar edenler, o ayrışma günü geldiğinde gerçeği anladıklarında pişmanlıkları hiç bir işe yaramayacak ve süresiz kalmak üzere cehenneme atılacaklardır. Bu uyarı Kuran'da defaaten yapılmış ve insanların ona göre davranmaları istenmiştir. Fakat, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davrananlar için ise varacakları yer sonsuz nimetler yurdu cennettir. İsteyen istediği yolu tutmakta serbesttir, sonucuna katlanmaya razı ise!.

17 Aralık 2021 Cuma

 Nebe 40:

  •  Şurası bir gerçek ki, Biz sizi gelmesi çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz. O gün kişi (bu dünyada ) kendi elleriyle yapıp ettiklerini önünde bulacak ve hakikatı inatla inkar edenler :' Ah keşke toprak olup gitseydim' diyecektir.

    وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا

16 Aralık 2021 Perşembe

 Nebe 37-39:

  •  Bu tarifsiz mükafat, göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbi olan Rahman'dandır. Hiç kimse O'na karşı bir şey söyleme gücüne sahip değildir. O gün insanlar ve melekler saf saf kıyama dizilecek, ancak Rahman'ın izin verdikleri müstesna, kimse konuşamayacak, konuşan da sadece doğruyu söyleyecektir. İşte bu hakkın tecelli ettiği gündür. Artık dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

15 Aralık 2021 Çarşamba

 Nebe 31-36:

  •  Fakat, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket edenler için ise büyük bir başarı ve mutluluk vardır, muhteşem bağlar ve bahçeler, müthiş uyumlu harika eşler, ve dolup taşan mutluluk kadehleri!
    Orada boş ve yalan söz işitmezler. Bunlar, Rabbinin katından, hesapları karşılığı verilenlerdir.

14 Aralık 2021 Salı

 Nebe 29-30:

  •  Ama yaptıkları herşey kayıt altına alındı, (ve onlara şöyle denilecek) : ' Şimdi (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey yok'.

 Nebe 24-28:

  • Orada bir serinlik bulamayacaklar, yapıp ettiklerinin karşılığı olarak kaynar su ve irinden başka bir içecek te tadamayacaklardır. Çünkü onlar hiç hesaba çekilmeyeceklerini sanıyorlardı. Ayetlerimizi de yalanlayıp durdular.

13 Aralık 2021 Pazartesi

 Nebe 21-23:

  •  O gün cehennem hakikatı inkar edenleri bekliyor olacak ve hak ve adalet sınırlarını ihlal edenlerini son durağı olacaktır. Orada süresiz (أَحْقَابًا) kalacaklardır.
    (
    H-Q-B ح ق ب
    الَحْقَ ب“ ” (al-haqab): the strap that passes under the camel’s belly and is fastened to the ‘howdah’.
    Ibn Faris says that the basic meanings of the word are to prevent or imprison.
    الحَْقَيبِْۃَ “ ” (al-haqeebah) means sack, especially the sack which dangles at the back side of the camel’s seat.
    الَمْحُقْ ب“ ” (al-mohqib): a man who allows someone else to ride at his back on the camel.
    احِْتقَبََ فلَُانٌ “ ” (ihteqab fulan): that man tied something to the camel’s seat and let it dangle.
    اِحْتَقَبَ فُلاَنٌ الْاِثْمَ “ ” (ihteqaba fulanul ism): that man tied a bundle of sins behind him.
    اَلْحِقْبَۃُمِنَ الدَّاهْرِ “ ” (al-hiqba minad dahar): a period of time which cannot be measured.
    الَحْقُ ب“ ” (al-huqbu), “ الحْقُ ب ” (al-huqub): time, a period of 80 years, a year and many years. The plural is
    احَْقاَبٌ “ ” (ahqaab). This word denotes an unlimited period of time {R}.
    Lataif-ul-Lugha has written that it means “ الَدهَّرَُ ” (ad-dahr), which is indefinite time.
    Surah Al-Kahaf says:
    18:60 Keep walking (moving on) for years and years. اَوْ اَمْضِیَ حُقُب اً
    78:23 they will live in it (jahannum) for an indefinite time لٰبِثِيْنَ فِي هَ ا اَحْقَاب اً
    11:107 As long as the sky and the earth exist. مَادامَتِ السَّمٰوٰتُ وَ الْاَرْضُ

    )

 Nebe 17-20:

  •  Şüphesiz ki, o ayrışma gününün belirlenmiş bir vakti vardır. O gün Sur'a üflenir ve siz kalabalıklar halinde ortaya çıkarsınız. Sanki kapıları varmış gibi gökler açılıverir, dağlar hiç yokmuşçasına serap olur düzlenirler.

12 Aralık 2021 Pazar

 Nebe 12-16:

  •  Ve üzerinize yedi kat göğü sapasağlam inşa ettik ve oraya son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik. Yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl su indirdik ki onunla tohumları ve bitkileri bitirelim ve dahası salkım saçak bahçeler yetiştirin diye.

11 Aralık 2021 Cumartesi

 Nebe 6-11:

  • Yeryüzünü sizin için bir dinlenme yeri, dağları da onun için birer sütun yapmadık mı? Sizleri çiftler halinde yarattık. Ve uykuyu sizin için bir dinlenme aracı yaptık, geceyi de onun bir örtüsü. Gündüzü de geçim sağlama vakti kıldık.

 Nebe 1-5:

  • Birbirlerine neyi sorup duruyorlar? Üzerinde bir türlü anlaşamadıkları o yeniden diriliş haberini mi? Elbette zamanı geldiğinde anlayacaklar!, evet, kesinlikle zamanı geldiğinde anlayacaklar!.
    (
     İnsanı bütün öteki sorunlarından çok daha fazla meşgul eden sorun -ölümden son­ra bir hayatın  olup  olmadığı sorunu- çağlar boyunca  değişik  biçimlerde  cevaplan­dırılmıştır.  Bu  cevapların  sayısız  değişik  biçimlerini  anlatmak  elbette  imkansızdır; yine de birkaç temel düşünce çizgisi açıkça teşhis edilebilir ve bunların zikredilme­si,  Kur’an'ın bu  soruna  yaklaşımı  hakkında  daha  iyi  bir  anlayışa ulaşmamızı  sağla­yabilir: Bazı insanlar -muhtemelen belli bir azınlık- bedenî ölümün, kesin, nihaî ve geri  dönülemez  bir  yok  oluşa  götürdüğü  ve  bu  nedenle  öteki  dünya  hakkındaki bütün  konuşmaların  bir kuruntunun  ürünü  olmaktan  ileriye  gitmediği  görüşünde­dirler.  Diğer bazılarına  göre,  kişinin  ölümünden  sonra beşerî  “hayat-cevheri”  ken­disinden  çıktığı  kabul  edilen ve  “evrensel/küllî  ruh”  (universal  soul)  olarak  algıla­nan kaynağa geri döner ve onunla tamamen bütünleşir.  Bazıları da, bireysel ruhun, ölüm  anında  insan  veya  hayvan,  başka  bir  canlıya  geçtiğine  ama  bireysel  bilincin devamlılığının  kesildiğine  inanır.  Diğer  bazısı  da,  ölümden  sonra  bütün  bir  insan “kişiliği”nin  değil  de,  yalnız  “ruh’ün yani,  bedenden  bağımsız bir şekilde -ve büs­bütün  ruhsal  olarak- yaşamaya  devam  ettiğine  inanır.  Son olarak  bazısı  da,  birey­sel  kişiliğin  ve  bilincin  azalmayan  bir  şekilde  yaşamaya  devam  ettiğine  inanır ve ölüm  ile  yeniden  dirilmeyi,  hangi  şekilde  olursa  olsun, bütün  bir  insan  kişiliğini pozitif olarak yeniden yaratma eyleminin ikiz aşamaları olarak görür:  işte Kur’an'ın öteki hayat hakkındaki  görüşü  budur. ESED
    )

10 Aralık 2021 Cuma

 Nebe 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Birbirlerine neyi soruyorlar?

    2. O büyük haberden mi?

    3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.

    4. Hayır! Anlayacaklar!

    5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!

    6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?

    7. Dağları da birer kazık .

    8. Sizi çifter çifter yarattık.

    9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.

    10. Geceyi bir örtü yaptık.

    11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.

    12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.

    13. (Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.

    14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

    15. Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için

    16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.

    17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.

    18. Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.

    19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;

    20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

    21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.

    22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).

    23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,

    24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,

    25. Kaynar su ve irin (tadarlar).

    26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

    27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

    28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

    30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.

    32. Bahçeler,bağlar,

    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

    34. Ve içki dolu kâse(ler) .

    35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.

    36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.

    37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

    38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.

    39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.

    40. Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.

9 Aralık 2021 Perşembe

--------------------------
Sonuç
  Mearic   süresi
  •  Kuran'da Yüce Rabbimin sürekli uyarıp durduğu azab konusunda bir takım insanlar şüphesiz ki kuşku içinde ve alaycı yaklaşımlarla soracak duracaklar; ne zamanmış bu azab diye. Gerçek mümine yakışan sabretmektir. O inkarcılar, o güne ulaştıklarında, çoluk çocuk, eş, anne-baba, her tanıdıklarını dahi fidye olarak verseler kurtuluşları imkansızdır. Hakikate sırt dönerek, vahye ve hakikatı haykıranlara yüz çevirip, bütün dertleri  servet biriktirip onu korumak olanlar, gün geldiğinde bu kaçınılmaz sonları ile karşılaşacaklardır. Gerçek mümin musalli'dir ve Allah(cc)'ın herşeye gücü yeteceğini bilir.

8 Aralık 2021 Çarşamba

 Mearic 40-44:

  •  Durum onların sandığı gibi değil! Doğunun ve Batının Rabbine yemin olsun ki, Biz her şeye kadiriz. Onların yerine daha hayırlı insanlar da getiririz. Kimse bize engel olamaz.
    Artık, siz onları kendi hallerine bırakın!, vaad edildikleri güne kavuşuncaya kadar oyalana dursunlar. İşte o gün, sanki bir hedefe doğru koşuyorlarmış gibi, mezarlarından aceleyle fırlarlar, gözleri dönmüş, zillete duçar bir vaziyette!
    İşte onlara defalarca haber verilen Gün!

    ذَلِكَ الْيَوْمُ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ

7 Aralık 2021 Salı

 Mearic 36-39:

  •  O halde bu hakikat inkarcılarına ne oluyor ki, kalabalıklar halinde, sağdan soldan şaşkın şaşkın dolaşarak,  senin önünde dolanıp duruyorlar!  Onlar bu şekilde cennete gireceklerini mi zannediyorlar? Asla! Biz onları çok iyi bildikleri o maddeden (nutfeden) yarattık.
    (
    Bu,  yine  19.  ayetteki  “insan tatminsiz bir tabiata  sahiptir”  ifadesi ile bağlantılıdır (bkz.  yukarıdaki  not  7).  Allah'ın  varlığı  hakikatini  görmek istemeyen ve  bu  se­beple  dünya görüşlerini üstüne  oturtacakları sağlam bir temelden yoksun bulu­nan insanlar,  aynı  zamanda  belli  bireysel  ve  sosyal  değer ölçülerinden de uzak olurlar.  Bu  nedenle,  ne  zaman  pozitif bir iman  çağrısı  ile  karşılaşırlarsa  ruhî bir şaşkınlık  içinde  “oraya  buraya  koşuştururlar”  ve  kendilerini  entellektüel  olarak haklı çıkarmak için,  her tarafa çekilebilir çelişkili kanıtlarla sözkonusu  iman çağrısını çürütmeye çalışırlar — “sağdan ve soldan sana gelerek” istiaresinde dile ge­tirilen tavır,  bu tavırdır;  ve onlar bütün güçlerini yüzeysel bir “çoğunluk iradesi” ile  uyumlu  olmaktan  aldıkları  için  bunu  yalnızca  “kalabalıklar  halinde”  yapabi­lirler. ESED


    Bir avuç  dehri  (ateist)  kodaman  dışında  ge­niş  müşrik  yığınların,  İbrahimî  geleneğin  bir  kalıntısı  olan  belli  belirsiz  bir  âhiret  itikadı­nın bulunduğuna  delalet  eder  (Bkz:85/  Câsiye:  32,  not 31  ve 47/Nebe':  3,  not 4).  Tıpkı  Şeytan  gibi,  "Sağdan  gelip  "Eğer bunlar cennete girer­se,  biz  dünden  gireriz"  diye  aldatıyor,  bir  sol­dan  gelip  "Yok  yok!  Âhiret  diye  bir  şey  yok,  diyorlar"  şeklinde  de anlaşılabilir. Mİ

    )

6 Aralık 2021 Pazartesi

 Mearic 31-35:

  •  
    • Fakat kim bu sınırların ötesine geçmek isterse, işte bunlar gerçek haddi aşanlardır. 
    • onlar emanete riayet eder ve vaadlerini yerine getirirler.
    • onlar şahitlik yaptıklarında kararlı dururlar.
    • onlar namazlarının (amacını) titizlikle gözetirler.
    • işte bunlar cennetle onurlandırılacak olanlardır.

5 Aralık 2021 Pazar

 Mearic 22-30:

  •  Ancak ,
    • musalli (الْمُصَلِّينَ)'ler müstesnadır.
    • onlar namazlarında devamlı ve kararlıdırlar.
    • onlar malları üzerinde, istemekten başka çıkar yolu olmayan ve ihtiyaç içinde olduğu bilinmeyen kimselerin  hakkı olduğunu bilirler.
    •  onlar Din Günü'nü tasdik ederler( ve hesap vereceklerini bilirler).
    • onlar Rablerinin azabından çekinirler ki, (çekinmeyen hiç bir kimse) Rabbinin azabından emin olamaz.
    • onlar iffetlerini titizlikle korurlar.
    • eşleri ve (nikah yoluyla) sahip oldukları müstesna, zaten bunlardan da kınanmazlar.
      (
      Hakka sırt dönüp, vahye yüz çevirerek , servet biriktirme ve koruma telaşında olarak hakkı, hakikatı inkarda ısrar edenler dışındaki gerçek müminler bu özelliklere sahiptir. Buradaki, musalli terimi ile genelde namaz kılanlar şeklinde çevirilerde karşılaşıyoruz. Fakat zaten ikinci maddede namaz kılmak ve devamlılık belirtiliyor. Sanırım müsalli (الْمُصَلِّينَ) , daha önce de salati ikma etme konusunda geçtiği gibi, insanın, Kuran ve Kuran'ın söylemlerini sıkı sıkıya ve hemen ardından takip etmesini ifade ediyor gibi geliyor. En doğrusunu Yüce Rabbim bilir. Yüce Rabbim , doğrusunu bilme ve öğrenme nasip etsin. Amin.
      )

4 Aralık 2021 Cumartesi

 Mearic 19-21:

  •  Gerçek şu ki, insan tatminsiz bir tabiata sahiptir. Başına bir kötülük geldiğinde sızlanmaya başlar. Bir iyilikle karşılaşınca da onu bencilce (kendisine tutup başkalarından) uzak tutar.
    (
    Lafzen,  “insan tatminsiz (halû ‘an ) yaratılmıştır”  —yani  insan,  kendini  aynı  dere­cede  hem verimli  başarılara hem  de  kronik  memnuniyetsizlik ve  hayal  kırıklıkla­rına  sürükleyen  bir iç  tatminsizlik  ile donatılmıştır.  Başka  bir deyişle,  bu  donanı­mın  pozitif yahut  negatif bir karakter  göstereceğini belirleyen,  insanın bu  Allah- vergisi  donanımı  kullanma  tarzıdır.  Bundan  sonra  gelen  iki  ayet  (20 ve  21)  ikin­ci  duruma  işaret  ederlerken,  22-25.  ayetler,  yalnızca  gerçek  ruhî ve  ahlakî  bilin­cin o fıtrî tatminsizliği pozitif bir güce dönüştüreceğini ve böylece iç huzuruna ve kalıcı  hoşnudluğa  yol  açacağını gösterir.ESED
    )

3 Aralık 2021 Cuma

 Mearic 11-18:

  •  (O gün) onlar birbirlerini görürler (ama hal hatırlarını bile soracak durumda değillerdir). İnkarcılar, o günün azabından kurtulmak için, evlatlarını, eşini ve kardeşlerini, kendisine kol kanat germiş sülalesini, ve mümkünse yeryüzünde bulunan herkesi fidye olarak vermek ister.
    Maalesef! (hiç biri kabul edilmeyecektir). Doğrusu o cehennem cayır cayır yanan bir ateştir ve derileri soyar kavurur. O ateş hakka sırt dönenleri ve vahye yüz çevirip sadece servet biriktirme yarışında olanları kendine davet eder.

2 Aralık 2021 Perşembe

 Mearic 5-10:

  •  O halde, sana (size) yakışan güzel bir şekilde sabretmektir. Çünkü onlar, o azabı uzak görüyorlar. Ama Biz onu yakın görüyoruz. Gök, o gün, erimiş maden gibi olur. Dağlar da hallaç pamuğu gibi atılmışdır. Hiç bir kimse dostunun durumunu sormaz.

 Mearic 1-4:

  •  Birileri çıkıp, yüksek derecelere sahip Allah(cc) katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız azabı soruyor olabilir.
    Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl alan bir sürede O'na yükselir.

1 Aralık 2021 Çarşamba

 Mearic 1:
 (Diyanet çevirisi)

  •  1. Bir soran inecek azabı sordu:

    2.İnkârcılar için;ki onu savacak yoktur,

    3. Yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından.

    4. Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

    5. (Resûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.

    6. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

    7. Biz ise onu yakın görmekteyiz.

    8. O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.

    9. Dağlar da atılmış yüne döner.

    10. Dost, dostu sormaz.

    11. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,

    12. Karısını ve kardeşini,

    13. Kendisini koruyup barındıran tüm ailesini

    14. Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

    15. Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.

    16. Derileri kavurup soyar.

    17. Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çağırır!

    18. (Servet) toplayıp yığan kimseyi!.

    19. Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.

    20. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.

    21. Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.

    22. Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar,

    23. Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;).

    24. Mallarında, belli bir hak vardır,

    25. Sâile ve mahrûma(vermek için).

    26. Ceza (ve hesap) gününün doğruluğuna inananlar;

    27. Rab'lerinin azabından korkanlar,

    28. Ki Rab'lerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;

    29. Irzlarını koruyanlar

    30. Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;

    31.Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir,

    32. Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

    33. Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;

    34. Namazlarını koruyanlar;

    35. İşte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar.

    36. (Resûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?

    37. Bölük bölük sağından ve solundan(gelip etrafını sarıyorlar)

    38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?

    39. Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).

    40. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter:

    41. Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.

    42. Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.

    43. O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar.

    44. Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde.İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!