31 Ocak 2024 Çarşamba

 Hac 25:

  •  Şunu bilin ki, hakkı inkara şartlanmış olanlara, başkalarını Allah(cc)'ın yolundan çevirmeye, keza hem orada yaşayan, hem de dışarıda yaşayan bütün insanlar için tayin ettiğimiz Mescid-i haram'dan alıkoymaya çalışanlara ve (bile bile) haksızlık yaparak oranın saygınlığına gölge düşürmeye kalkışanlara (öte dünyada) çok can yakıcı bir azap tattıracağız.

30 Ocak 2024 Salı

 Hac 23-24:

  •  Buna karşılık, Allah(cc), iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmakların çağladığı cennetlere koyacak ve onlar altın bilezikler ve incilerle bezenecektirler. Orada elbiseleri de ipektendir. Zira, onlar sözün en iyisine ve tutarlısına --her türlü hamd ve övgüye layık olanın yoluna--  yönlendirilmişlerdir.

29 Ocak 2024 Pazartesi

 Hac 19-22:

  • Birbirine karşıt bu iki tarah Rableri hakkında her zaman birbiriyle tartışma ve çatışma halinde olmuşlardır. Onlardan hakkı inkara kalkışanlar için Kıyamette ateşten giysiler biçilecek ve başlarının üstünden yakıcı bir umutsuzluk boca edilecektir ve bunlarla onların içlerinde olan her şey ve derileri eriyip gidecek, ve onlar demir kıskaçlarla tutulmuşçasına orada kalacaklar ve kendi boğuntuları içinde kıvranıp dururken bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden aynı boğuntuya sokulacaklar ve onlara :' Tadın bu yakıcı azabı sonuna kadar!' denilecektir.

28 Ocak 2024 Pazar

 Hac 18:

  •  Göklerde ve yerde olan her şeyin, --güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların ve hayvanların-- Allah(cc)'ın kudret ve yüceliği önünde O'na boyun eğdiğini görmüyor musunuz? İnsanlardan bir kısmı bilinçli olarak Allah(cc)'a boyun eğdikleri halde, bir kısmı da O'na karşı gelerek kaçınılmaz biçimde azabı hak ediyorlar. Tabii, Allah(cc)'ın alçaltığı kimseyi onurlandırabilecek kimse de yoktur. Zira, Allah(cc) dilediği her şeyi mutlak yapar.
    (
    Âyetin esas maksadı, bütün kâinatın Allah‟a inkiyad secdesi halinde olduğunu, yani  O‟na  tam  boyun  eğdiklerini  bildirmektir.  O‟nun  hükümranlığı,  isteseler  de istemeseler  de  insanları  da  kapsamaktadır.  Zira  inanmayan  insanlar  da  O‟nun koyduğu hayat kanunlarına tam boyun eğmektedirler. Âyetin baş tarafında “yerde bulunan  kimseler”in  secdelerinden maksat,  ihtiyarî olmayan  bir itaat  secdesidir.” İnsanların çoğunun secdesi”nden maksat ise, müminlerin yaptıkları ihtiyarî ibadet olup mükâfatı gerektiren de bu tarzda olan itaattir. SY
    )

27 Ocak 2024 Cumartesi

 Hac 17:

  •  Şüphesiz, sizden iman eden kimseler, yahudileşen kimseler, sabiiler, hristiyanlar, mecusiler ve Allah(cc)'a şirk koşan kimseler arasındaki hükmü Kıyamet günü Allah(cc) verecektir. Zira, Allah(cc) her şeye şahittir.
    (
    Bu  âyette  altı  din  sayılmış  olup  yalnız  birincisine  iman  vasfı  verilmiştir. Ötekilerinde de şirk bulaşığı olmakla birlikte yalnız altıncı grubun müşrik olarak nitelendirilmesi, sırf şirk inancıolup tevhidin tam karşısında olması sebebiyledir. Hıristiyanlar,  Mecûsiler,  Sâbiîler  Allah‟tan  başka  varlıklara  da  tanrısal  nitelikler yakıştırsalar  da  bu  varlıkları  esasta  tek  Tanrının  tecessümü  gördüklerinden kendilerinin Tek Tanrıya ibadet ettiklerini düşünmektedirler. Kur‟ân, Yahudilerden şirke düşen bir gruptan bahseder. Bu hepsini kapsamasa da, tek tanrıcılığa bağlı olmakla birlikte dini kendi ırklarına tahsis etmeleri, âhiret inancını reddetmeleri gibi sebeplerle Hz. Mûsâ‟nın dininden uzaklaşmış olmaları sebebiyle hak din dışında sayılmışlardır. Sâbiîler: merkezleri Harran‟da olup Kuzey Irakta  yerleşmiş,  kendilerinin  Hz.  Yahya  (a.s.)‟a  mensup  olduklarını  söyleyen cemaat yahut Şit ve İdris (a.s.)‟a mensup olduklarını söyleyip “unsurlar gezegenler, gezegenler  de  melekler  tarafından  yönetilir”  deyip  yıldızlara  ibadet  eden topluluktur.  Mecusîler  ise  biri  hayır,  diğeri  şer  tanrısı  olarak  iki  ilaha  inanırlar. Aslında  Yezdan  tek  İlah  olup,  Ehriman  dünyadaki  zahiri  şerlerin  izahı  için geliştirilmiş görünüyor.SY

    Mecûs:  M.Ö.  son bin yılın  ortalarında yaşayan ve  öğretileri Zend-Avesta adlı  ki­tapta  toplanan  îranlı  din  kumcusu  Zerdüşt'ün  (Zarathustra)  izleyicileri.  Bu  din bugün  İran'ın Gabr'leri,  ve daha belirgin bir biçimde Hindistan ve Pakistan Par- sîleri  tarafından  devam  ettirilmektedir.  Bunların  dini,  dualist  bir  felsefe  ortaya koysa  da,  temelde,  evrenin  yaratıcısı  olarak  Kâdir-i  Mutlak  bir Tanrı'nın  var  ol­duğu  inancına  dayanmaktadır.ESED


    )

 Hac 16:

  •  İşte Biz bu ilahi öğretiyi apaçık ayetler şeklinde indirdik. Artık (bundan böyle) Allah(cc) (doğru yola ulaşmayı) isteyen kimseyi doğru yola yönlendirecektir.

26 Ocak 2024 Cuma

 Hac 15:

  •  Kim ki, Allah(cc)'ın kendisine hem bu dünyada hem de ahirette yardım etmeyeceğini düşünüyorsa, göğe başka bir yolla ulaşmayı denesin de yol katetsin! Ve böylece görsün bakalım, bu çabası onu sıkıntısından (مَا يَغِيظُ) kurtarabilecek mi?
    (
    Hel  soru  edatının  genellikle  cevabın  olum­luluğuna     delalet     ettiği     hatırlanmalıdır.     Keyd'in müsbet anlamı için bkz.  71/Yusuf:  76.  Bu belagat şahikası âyetin konumu da,  mefhu­mu   da   emeği   gerektirmektedir.   Birinci   ve   ikinci  sınıfı  8  ve  11.  âyetlerde  dile  gelen  "in­sanların" bir üçüncü sınıfı da olabilir mi?  Bağ-laçsız  gelmesi  ve  mine'n-nâsi  men.,  kalıbının  kullanılmaması üçüncü bir  sınıf olma ihtima­lini  zayıflatıyor.  Geriye  11.  âyetteki  "sınırda  kulluk  edenler"  içinden birileri  olma  ihtimali  kalıyor  ki,  doğrusu  bu  olsa  gerektir.  Burada  resmi  çizilen  tip  iman  küfür  sınırında  tered­düt eden bir tiptir.  "Uzak tanrı"  düşüncesi  öy­lesine yer etmiş  ki,  bu yüzden ne Allah'a  ara­cısız   kulluk  edilebileceğine,   ne  de  Allah'ın  yardım  edeceğine  aklı yatıyor.  Bu  düşünce ile Allah'ın  dininden  çıkmak  istiyor,  onu  da  ya­pamıyor.   Neticede   öfkeden   patlayacak   hale   geliyor. Bu âyet işte bu tipe 'ironik' bir îmâ ile öfkesinden  kurtulmanın  yolunu  tarif  ediyor  ve  zımnen  diyor  ki:  Aracısız  ne  kulluk  olur,  ne  de  Allah'ın  yardımı  gelir  düşüncesini  ak­lından  kazı!  Bunun  tek  yolu  bu!  Allah  uzak  değil,  şahdamanndan  yakındır.  Eğer  bu  haki­kate inanmak yerine bir adım  daha atınca küf­re  düşecekmiş  gibi  sınırda  inanmaya  devam  edersen,  bu  seni  teskin  ve  tatmin  etmek  yeri­ne  öfkelendirir.  Bu  takdirde  işte  sana  öfkeden  kurtulmanın  kestirme yolu.." .MI

    Lafzen,  “onu öfkelendiren” ya da “kızdıran şeyden”; yani kendini çaresiz ve terk edilmiş  bulmanın verdiği  sıkıntıdan.ESED


    )

 Hac 14:

  •  Şüphesiz ki, Allah(cc) iman edip salih amel işleyenleri, altından ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır.

25 Ocak 2024 Perşembe

 Hac 12-13:

  •  Allah(cc) yerine, kendisine ne yarar ne de zarar verebilecek şeylere yalvarır durur, düşülebilecek en derin sapıklık ta işte budur. Ve bazan da, kendisine zararı yararından çok olacak insanlara yalvarır yakarır, onlardan medet umar. O ne kötü bir efendi, ne kötü bir yoldaş!.

24 Ocak 2024 Çarşamba

 Hac 11:

  •  Ve ayrıca insanlardan kimileri de var ki; Allah(cc)'a imanla küfrün sınırında kulluk eder, öyle ki, başına bir iyilik gelse, Allah(cc)'tan hoşnut olur, ama başına bir sınayıcı sıkıntı gelse, hemen bütünüyle yüz çevirir ve böylece hem dünyayı hem ahireti kaybeder. Zaten, hiç bir şeyle kıyaslanamayan kayıp ta budur.

23 Ocak 2024 Salı

 Hac 8-10:

  •  Hal böyleyken, öyle insanlar var ki, hiç bir bilgiye hiç bir delile ve hiç bir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah(cc) hakkında tartışır dururlar. Bunlar Allah(cc) yolundan saptırmak için hakikatı eğip bükerler. Bu gibilerin payı, dünyada onursuzluk, ahirette ise can yakıcı bir azaptır. Ve onlara şöyle denilecektir:' Bu senin kendi elinde önceden kazandığın bir şeydir, yoksa Allah(cc) kullarına asla zulum etmez'.

22 Ocak 2024 Pazartesi

 Hac 6-7:

  •  Bütün bunlar gösteriyor ki, Allah(cc) Hak ve değişmez mutlak gerçektir ve şüphesiz ölüleri de O diriltir ve O her şeye kadirdir. Nihayetinde, kıyamet saati mutlaka gelecek ve bunda şüphe yoktur. Ve Allah(cc) kabirde yatan herkesi diriltecektir.

21 Ocak 2024 Pazar

 Hac 5:

  •  Ey insanlar, eğer siz öldükten sonra diriltilme konusunda şüphe duyuyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra yapışkan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkatı tamamlanmış ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattı ki, kudretimizi göresiniz. Dilediğimizi bir süreliğine ana rahminde durdururuz, sonra da sizi bir bebek olarak dünyaya çıkartırız. Sonra güç kuvvet kazanıncaya kadar sizi büyütürüz. İçinizden bir kısmı daha çocukken öldürülür, kimi de yaşlılığın en düşkün çağlarına kadar yaşatılır ki, bildiğini de bilmez hale gelir. Bu şuna benzer ki, yeryüzünü de kupkuru görürsün, ama oraya Biz su indirince çok geçmeden kıpırdanır, kabarır da, gözü gönlü açan her güzel çiftten nice bitkiler yeşerir.

20 Ocak 2024 Cumartesi

 Hac 3-4:

  •  İnsanlar arasında öyleleri var ki, hiç bir gerçek bilgiye dayanmaksızın Allah(cc) hakkında tartışır durur ve işi gücü şer ve bozgunculuk olan her habis ve azgın şeytanın peşine takılır. Şeytan hakkındaki ilahi takdir ise şudur: Kim onu dost edinir ve kendisini onun yönlendirmesine bırakırsa, hiç şüphesiz o böylelerini yoldan çıkarır ve doğruca kızgın alevli ateş azabına götürür.

19 Ocak 2024 Cuma

 Hac 1-2:

  •  Ey insanlar, Rabbinize karşı sorumluluk bilinci ile yaşayın!. Şüphe yok ki, kıyamet saatinin sarsıntısı çok şiddetli olacak!. O güne ulaştığınızda, emziren her kadın emzirdiği çocuğunu unutur gider, her gebe kadın vaktinden önce çocuğunu düşürür, ve insanlar sarhoş olmadıkları halde sen onları sarhoşmuş gibi görürsün, ama yine de Allah(cc)'ın azabını gördükleri zaman duyacakları dehşet çok daha zorlu olacaktır.

18 Ocak 2024 Perşembe

  Hac suresi:
(Diyanet çevirisi)

  •  
    Hac 1:
    Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!
    Hac 2:
    Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah´ın azabı çok dehşetlidir!
    Hac 3:
    İnsanlardan, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya giren ve her inatçı şeytana uyan birtakım kimseler vardır.
    Hac 4:
    Onun (şeytan) hakkında şöyle yazılmıştır: Kim onu yoldaş edinirse bilsin ki (şeytan) kendisini saptıracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.
    Hac 5:
    Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
    Hac 6:
    Çünkü Allah hakkın ta kendisidir; O, ölüleri diriltir; yine O, her şeye hakkıyla kadirdir.
    Hac 7:
    Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
    Hac 8:
    (8-9) İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir ve azamet içinde) Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
    Hac 9:
    (8-9) İnsanlardan bazısı, bir bilgisi, bir rehberi ve (vahye dayanan) aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde, sırf Allah yolundan saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir ve azamet içinde) Allah hakkında tartışmaya kalkar. Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
    Hac 10:
    İşte bu, önceden yapıp ettiklerin yüzündendir (denilir). Elbette Allah kullarına haksızlık edici değildir.
    Hac 11:
    İnsanlardan kimi Allah´a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir (dinden yüz çevirir). O, dünyasını da, ahiretini de kaybetmiştir. İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir.
    Hac 12:
    O, Allah´ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır. Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.
    Hac 13:
    O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!
    Hac 14:
    Muhakkak ki Allah, iman edip iyi davranışlarda bulunan kimseleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere kabul eder. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.
    Hac 15:
    Her kim, Allah´ın, dünya ve ahirette ona (Resûlüne) asla yardım etmeyeceğini zannetmekte ise, (Allah ona yardım ettiğine göre) artık o kimse tavana bir ip atsın; (boğazına geçirsin); sonra da (ayağını yerden) kessin! Şimdi bu kimse baksın! Acaba, hilesi (bu yaptığı), öfke duyduğu şeyi (Allah´ın Peygamber´e yardımını) gerçekten engelleyecek mi?
    Hac 16:
    İşte böylece biz o Kur´an´ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.
    Hac 17:
    Mümin olanlar, yahudi olanlar, sâbiîler, hıristiyanlar, mecûsîler ve müşrik olanlara gelince, muhakkak ki Allah, bunlar arasında kıyamet gününde (ayrı ayrı) hükmünü verir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
    Hac 18:
    Görmez misin ki, göklerde olanlar ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah´a secde ediyor; birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa, artık onu değerli kılacak bir kimse yoktur. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.
    Hac 19:
    Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!
    Hac 20:
    Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!
    Hac 21:
    Bir de onlar için demir kamçılar vardır!
    Hac 22:
    Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: «Tadın bu yakıcı azabı!» (denilir).
    Hac 23:
    Muhakkak ki Allah, iman edip iyi davranışlarda bulunanları, zemininden ırmaklar akan cennetlere kabul eder. Bunlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler. Orada giyecekleri ise ipektir.
    Hac 24:
    Ve onlar, sözün en güzeline yöneltilmişler, övgüye lâyık olan Allah´ın yoluna iletilmişlerdir.
    Hac 25:
    İnkâr edenler, Allah´ın yolundan ve -yerli, taşralı- bütün insanlara eşit (kıble veya mâbed) kıldığımız Mescid-i Harâm´dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (şunu bilmeliler ki) kim orada (böyle) zulüm ile haktan sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.
    Hac 26:
    Bir zamanlar İbrahim´e Beytullah´ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.
    Hac 27:
    (27-28) İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah´ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah´ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe´ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.
    Hac 28:
    (27-28) İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakînen görmeleri, Allah´ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah´ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe´ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin.
    Hac 29:
    Sonra kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve o Eski Ev´i (Kâbe´yi) tavaf etsinler.
    Hac 30:
    Durum böyle. Her kim, Allah´ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.
    Hac 31:
    Kendisine ortak koşmaksızın Allah´ın hanifleri (O´nun birliğini tanıyan müminler olun). Kim Allah´a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş (bir nesne) gibidir.
    Hac 32:
    Durum öyledir. Her kim Allah´ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.
    Hac 33:
    Onlarda (kurbanlık hayvanlarda veya hac fiillerinde) sizin için belli bir süreye kadar birtakım yararlar vardır. Sonra bunların varacakları (biteceği) yer, Eski Ev´e (Kâbe´ye) kadardır.
    Hac 34:
    Biz, her ümmete -(Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah´ın adını ansınlar diye- kurban kesmeyi gerekli kıldık. İmdi, İlâhınız, bir tek İlâh´tır. Öyle ise, O´na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlâslı ve mütevazi insanları müjdele!
    Hac 35:
    Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.
    Hac 36:
    Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah´ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah´ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.
    Hac 37:
    Onların ne etleri ne de kanları Allah´a ulaşır; fakat O´na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah´ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!
    Hac 38:
    Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.
    Hac 39:
    Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle, (savaş konusunda) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir.
    Hac 40:
    Onlar, başka değil, sırf «Rabbimiz Allah´tır» dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, bir kısım insanları (kötülüklerini) diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi, mutlak surette, içlerinde Allah´ın ismi bol bol anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılır giderdi. Allah, kendisine (kendi dinine) yardım edenlere muhakkak surette yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, güçlüdür, galiptir.
    Hac 41:
    Onlar (o müminler) ki, eğer kendilerine yeryüzünde iktidar verirsek namazı kılar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten nehyederler. İşlerin sonu Allah´a varır.
    Hac 42:
    (42-44) (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh´un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim´in kavmi, Lût´un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
    Hac 43:
    (42-44) (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh´un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim´in kavmi, Lût´un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
    Hac 44:
    (42-44) (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh´un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim´in kavmi, Lût´un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
    Hac 45:
    Nitekim, birçok memleket vardı ki, o memleket (halkı) zulmetmekte iken, biz onları helâk ettik. Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.
    Hac 46:
    (Seni yalanlayanlar) hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zira dolaşsalardı elbette düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.
    Hac 47:
    (Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
    Hac 48:
    Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.
    Hac 49:
    De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
    Hac 50:
    İman edip sâlih ameller işleyen kimseler için mağfiret ve bol rızık vardır.
    Hac 51:
    Âyetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.
    Hac 52:
    (Ey Muhammed!) Biz, senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun dileğine ille de (beşerî arzular) katmaya kalkışmasın. Ne var ki Allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. Sonra Allah, kendi âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
    Hac 53:
    (Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.
    Hac 54:
    Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kur´an´ın) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir.
    Hac 55:
    İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur´an) hakkında hep şüphe içindedirler.
    Hac 56:
    O gün, mülk Allah´ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.
    Hac 57:
    İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
    Hac 58:
    Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
    Hac 59:
    Allah onları, herhalde memnun kalacakları bir girilecek yere sokacaktır. Allah, kesinlikle tam bir bilgi sahibidir, halîmdir.
    Hac 60:
    İşte böyle. Her kim, kendisine verilen eziyetin dengi ile karşılık verir de, bundan sonra kendisine yine bir tecavüz ve zulüm vaki olursa, emin olmalıdır ki, Allah ona mutlaka yardım edecektir. Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir.
    Hac 61:
    Böylece (Allah, haksızlığa uğrayana yardım edecektir ve buna kadirdir). Çünkü Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. Şu da muhakkak ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir.
    Hac 62:
    Böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O´nun dışındaki taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Gerçek şu ki Allah, evet O, uludur, büyüktür.
    Hac 63:
    Görmedin mi, Allah, gökten yağmur indirdi de bu sayede yeryüzü yeşeriyor. Gerçekten Allah çok lütufkârdır, (her şeyden) haberdardır.
    Hac 64:
    Göklerde ve yerde ne varsa O´nundur. Hakikaten Allah, yalnız O zengindir, övgüye değerdir.
    Hac 65:
    Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
    Hac 66:
    O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.
    Hac 67:
    Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.
    Hac 68:
    Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: «Allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir» de.
    Hac 69:
    Allah kıyamet gününde, ihtilâf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.
    Hac 70:
    Bilmez misin ki, Allah, yerde ve gökte ne varsa bilir? Bu, bir kitapta (levh-i mahfuzda) mevcuttur. Bu (eşya ve olayların bilgisine sahip olmak), Allah için çok kolaydır.
    Hac 71:
    Onlar, Allah´ı bırakıp, Allah´ın kendisine hiçbir delil indirmediği, kendilerinin dahi hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere tapıyorlar. Zalimlerin hiç yardımcısı yoktur.
    Hac 72:
    Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
    Hac 73:
    Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah´ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!
    Hac 74:
    Onlar, (Bu âciz putları Allah´a ortak koşmak suretiyle) Allah´ın kadrini hakkıyla bilemediler. Hiç şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, çok üstündür.
    Hac 75:
    Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
    Hac 76:
    Onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Bütün işler Allah´a döndürülür.
    Hac 77:
    Ey iman edenler! Rükû edin; secdeye kapanın; Rabbinize ibadet edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
    Hac 78:
    Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim´in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur´an´da) size «müslümanlar» adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah´a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır!

17 Ocak 2024 Çarşamba

   --------------------------
Sonuç
  Nur   süresi

  •  Müminler zina konusunda hassa olmalıdırlar. Başkalarına zina isnadında bulunanlar konusunda da dikkatli olmalı ve her zaman hüsn-ü zanda bulunulmalıdır. Zira iftira çok kötü bir suç ve iştirak edenlere de günahtan bir pay vardır, elebaşıları ise çok büyük bir vebal yüklenmiştir. Mümin erkekler ve kadınlar iffetlerini her zaman korumalıdırlar. Her şey Allah(cc)'ın iziniyle olur ve her şeyi bütün detaylarıyla en güzel şekilde Allah(cc) bilir. Dolayısıyla, gerçek müminler,  Allah(cc)'a ve O'nun resulune inanır ve itaat ederler, bu şuurla Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket ederler ve gerçek kurtuluşa da ancak onlar erişir.
    Allah(cc), iman edip salih amel işleyenlere, tıpkı kendilerinden önce gelip geçen bazı toplulukları egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan ve kaygılardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. (Öyle ya, böyleleri) yanlız Bana kulluk eder ve Ben'den  başkasına tanrısal güçler ve nitelikler yakıştırmazlar.  Artık bütün bunlardan sonra hakkı inkara saplanıp kalmışlar, fasıkların ta kendileridir.
    Unutmamalıdır ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah(cc)'ındır. Dolayısıyla, O sizin içinde bulunduğunuz durumu da, güttüğünüz amacı da çok iyi bilmektedir. Ve bir gün herkes O'na geri dönecek ve O, hayattayken bütün yapıp/ettiklerinizi size bir bir haber verecektir. Çünkü, Allah(cc) her şeyi bütün gerçekliği ile bilir.

16 Ocak 2024 Salı

 Sabah duasi : 78. Ya Rabbe’l-âle mîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Yüce nezdinden göndereceğin bir nurla simalarımızı pırıl pırıl hâle getir.. sadrımızı, sinemizi, kâmil imana, tastamam ihsana aç ve bizi, sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl! Ya İlahenâ ve ya Mev lânâ! İhlasa erdirdiğin ve nezdinde mak bûliyet payesiyle şereflendirdiğin kullarının kalblerindeki kilitleri çözdüğün gibi bizim kalbimizin kapılarını da Senin marifetine ve muhabbetine aç.. sinelerimizde paslanmaya yüz tutmuş kilitleri çöz.. bizi kapının eşiğine yüz sürmekten mahrum etme ve o ulu dergâhına yüz sürüp bir dilekte bulunduktan sonra da talebimizi reddetmek suretiyle bizi cezalandırma! Ya Rab! Sana sığınıyor, isteyeceğimizi sadece Senden istiyor ve yalnızca Sana teveccühte bulunuyoruz. Sen de biliyorsun ki, başka bir şey değil, Senden sadece Seni istiyoruz. Zaten Rab olarak da birtek Senden razı olabiliriz. Ne olur, bahtına düştük, bizi cismaniyetin ve bedene kulluğun derekelerinden, alt basamaklarından, kalbin, ruhun ve sırrın derecelerine, üst basamaklarına çıkar. Çıkaracağına inancımız da tamdır, zira bizi ve işlerimizi koruyup kollayan yegâne Zat Sensin. Biz dostluğun gereklerini ortaya koyamasak, ahdimize sadık ve vefalı olamasak da Sen bizi ümit ettiğimiz hususlarda haybet ve hüsrana uğratma!

15 Ocak 2024 Pazartesi

 Sabah duasi : 3. Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin, istekleri yerine getirenlerin en hayırlısı! Hata ile yahut kasden, farkında olarak ya da olmayarak, bilerek veya bilmeyerek, her ne hâl üzere yaparsak yapalım Senin mutlaka bildiğin yakışıksız işlerimizi ve hatalarımızı bağışla. Senin sevgini istiyor, Sana yakınlığı arzuluyoruz ey her şeye yakın olan Rabbimiz; Senin komşuluğun (yakınlığın) ne yücedir; Senin senân ve övgün ne güzeldir ve Senden başka da ilah yoktur. Ey Rabbimiz! Dayanacak bir mazeretimiz yok ki, onunla Senden özür dileyelim; güç ve kuvvetimiz yok ki, günah ve hatalarımızın kahrediciliğine tahammül gösterelim.. fakat, her şeye rağmen, ey Rabbimiz ve ey Mevlamız, günahlarımızı itiraf ediyor, onların hacâletinden ve ağırlığından bizleri kurtarmanı, bağışlamanı diliyoruz.. günahlarımızı affet, bundan sonraki hayatımızda da ayıp ve kusurlarımızı Settar isminin tecellisine mazhar kıl, onlarla bizi mahcup etme.. dualarımızı kabul buyur.. bize düşmanca tavır takınanları hâlimize güldürme, bizi onlara alay konusu eyleme. Ey celal ve ikram sahibi, Cehennemin, varıp ulaşacağımız son durak olmasından Sana sığınırız; Cenneti bizim için ebedî bir sığnak eyle!.

14 Ocak 2024 Pazar

 Dua saati:103. Allahım, biz günah kâr kullarız; hatalarımız her yanı-mızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Ken-dimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccüh-lerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Abdülkadir Geylanî Efendimiz’in (kuddise sırruhû) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegâne melceisin. Günahlarım dağlar azametin-de olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi ku-şatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin.Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kul-ların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim. Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm; hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağ-men beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocala-dığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım; kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.

13 Ocak 2024 Cumartesi

 Sabah duasi:Ey zerrelerden seyyarelere kadar canlı cansız bütün mevcûdâtı kabza-ı tasarrufunda bulunduran Yüceler Yücesi Rab! Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları sevdiği kulları için peşi peşine ardına kadar açan Müfettihu’l-Ebvâb! Ey varlığına bir başlangıç ve bir nihayet asla sözkonusu olmayıp eşya ve hâdiselere sürekli hükmeden Müsebbibü’l-Esbâb!

Talebinden bile âciz olduğumuz lütuf kapılarını biz nâçâr kulların için de aralamanı; dünya ve ukba saadetine vesile olabilecek şekilde sebepleri bizim için de musahhar kılmanı diliyoruz. Bizi sadece Senin hoşnutluğuna götürebilecek işlerle meşgul.. adaletine nihayetsiz güven ve itimat içinde olan.. Senin kapından başka yerlerde dilencilikte bulunmayan.. sadece Senin rahmetine itimat edip insanların ellerindeki şeylere karşı her zaman müstağnî davranan.. Sana inanan, Sana güvenen, Sana dayanan.. Senin için olmayan her şeyden ve herkesten uzak duran.. hükmüne gönülden boyun eğip yürekten râm olan.. birer imtihan vasıtası olan musibetlere karşı sabır kalesine sığınan.. dilinde sürekli Senin nâm-ı celîlin, gece-gündüz ulu dergahına el açıp yana yakıla yalvaran.. dünyanın dünyaya bakan bütün yönlerinden uzaklaşıp âhiret iştiyakıyla yanıp tutuşan.. hüşyar bir kalble sürekli Sana teveccühte bulunan.. ‘lezzetleri acılaştıran mevt’i her zaman hatırlayıp davranışlarını hep ölüm ötesi hayata göre tanzim eden… bahtiyar kullarından eyle!. “Ya Rabbena! Rasûllerin vasıtasıyla bize va’d ettiğin mükâfâtları lutfet; bizi kıyamet günü rüsvay ve perişan eyleme! Va’dinden dönmek kendisi için muhal olan yegâne zât Sensin!”

Dua edenlere cevap veren, ızdırapları dindirip ihtiyaçları gideren Yüce Allahımız! Bizi salih ameller işleme hususunda muvaffak kılmanı niyaz ediyoruz. Ne olur, tevfîkini refîkimiz, sırat-ı müstakîmini de tarîkimiz yap.. bizi neticesi itibariyle hayır olan maksatlarımıza ulaştır.. “Sen nâdim olup gözyaşı döken kullara, kapısı her zaman açık olan Tevvâb ü Rahîmsin; bizim tevbelerimizi de kabul buyur!”

Allahım! Senin inayetinle sabahladık, Senin inayetinle akşamladık. Yaşarsak Senin inayetinle yaşar ve Senin izninle ölürüz. Dönüşümüz de Sanadır. Allahım! Bize doğruları mahiyet-ü nefsi’l-emriye dediğimiz gerçek yüzleriyle göster ve onları harfiyyen yerine getirmeye muvaffak eyle.. yanlış ve çirkin şeyleri de yine gerçek yüzleriyle bildir ve o çirkin şeylerin avucuna düşmekten bizleri muhafaza buyur.. bize müslümanca bir hayat ve Senin yüce huzuruna gelmeye yakışır bir ölüm nasip et.. olmasına hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru.. zâlimlerin şerlerini, komplolarını, tuzaklarını üzerimizden def ü ref’ eyle ve bizi inananların dualarına ortak kıl.. Allahım! Ümmet-i Muhammed’in hata ve kusurlarını yarlığa.. ümmet-i Muhammed’e merhamet buyur.. ümmet-i Muhammed’in önündeki engelleri kaldır, muzafferiyet ve muvaffakiyet yolları aç.. ümmet-i Muhammed’i şerîrlerin şerlerinden, zâlimlerin zulmünden, fâsıkların fıskından, münafıkların entrikalarından sıyanet buyur!..

Ey mücrimlerin kusurlarından dolayı nedamet duyup ulu dergahına koşuştukları Sevgili Rabbimiz! Biz de hata, kusur, günah ve isyanlarımızdan dolayı pişmanız. Mukarreb ibâdının yüzüne baktığın gibi bize de rahmet ve merhametinle teveccüh buyur!

Ey değişik sebeplerle korku ve endişe içerisine düşen kullarının korkularını izale eden Kudreti Sonsuz Rab! ‘Mümin’ isminin tecellîleriyle lütuf buyur ve bizim endişelerimizi de berteraf eyle!

Ey yolunu kaybetmiş şaşkınlara değişik ‘ferec ve mahreç’ler gönderen Mevlâmız! Sonu Cennet’e ve Cemâlullah’a çıkan yolları bizlere de göster!

Ey türlü türlü dalâletlere saplananları düştükleri bataklıklardan çıkarıp çemenzârlarda dolaştıran yegâne Hâdî! Bizi de sırat-ı müstakîme hidayet buyur!

Ey yardım çağrısında bulunanların imdadına koşan Merhametliler Merhametlisi Rabbimiz! Bize de imdat eyle!

Ey ümitsizlik vâdilerinde çaresizlik içinde bir o yana bir bu yana gayesiz dolaşıp duranlara ümit ve reca kapıları aralayan Rahmet Sultanı! Ümitlerimize fer ver!

Ey isyankâr kullarına her zaman rahmetiyle muamelede bulunup onlara dönüş yolları hazırlayan Ulu Yaratıcı! Biz de isyan üstüne isyan işledik. İşlediğimiz cürümlerin hadd ü hesabı yok. Sen rahmetini bizden de esirgeme!

Ey günahkarların günahlarını yarlığayan Rabb-i Rahîmimiz! Bizim günahlarımızı da mağfiret buyur!

Yüce Allahımız! “Bizi affet, kusurlarımızı bağışla ve bizim hayatımızı da iyilerle beraber nihayetlendir.. günahlarımızı mağfûr, kusurlarımızı mestûr, kalblerimizi de mahfûz eyle.. sadırlarımıza inşirah ver.. Ey gizli ve sürpriz lütufların sahibi Rabbimiz, endişe edip korktuğumuz hususların gelip başımıza üşüşmesinden bizleri muhafaza et!

Ya Rabbenâ, Ya İlâhenâ ve ya Mevlânâ! İşlerimizi kolaylaştır.. bizi, anne-babalarımızı, büyüklerimizi, hocalarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı, üzerimizde hakkı bulunan kimseleri ve cümle ümmet-i Muhammed’i mağfiret buyur!

Ey feyiz sağanaklarıyla sürekli tecellî üstüne tecellîde bulunan Rahmeti Sonsuz! Bilumum belalardan ve hastalıklardan Sen bizi koru!

Senin, rahmetine, inayetine, hıfz u riayetine itimad ederek bütün bunları Senden dileniyoruz, ey Merhametliler Merhametlisi Rabbimiz! N’olur, bizleri, ettiği dualar geri çevrilen mahrum ve talihsiz kullardan eyleme! Amin!..

12 Ocak 2024 Cuma

 Nur 64:

  •  Unutmayın ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah(cc)'ındır. Dolayısıyla, O sizin içinde bulunduğunuz durumu da, güttüğünüz amacı da çok iyi bilmektedir. Ve bir gün herkes O'na geri dönecek ve O, hayattayken bütün yapıp/ettiklerinizi size bir bir haber verecektir. Çünkü, Allah(cc) her şeyi bütün gerçekliği ile bilir.

11 Ocak 2024 Perşembe

 Nur 63:

  •  Resulun sizi çağırmasını, sizin birbirinizi davet etmenizle bir tutmayın. Elbette Allah(cc), aranızdan kimselere sezdirmeden sıyrılıp çıkmak isteyenleri biliyor. Onun buyruğuna karşı gelmek isteyenler başlarına (bu dünyada) bir musibetin, (ahiret te) ise can yakıcı bir azabın gelmesinden kormalıdırlar.

10 Ocak 2024 Çarşamba

 

Dua saati:106. Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahî izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Basar ve basiretimin önündeki günah ve isyan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın hakikatını bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.. şu dünya hayatında, gönlümü güzellik duygularıyla mamur kıl.. bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster.. ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvâ eyleme! Allahım! Sen beni önce taştan–topraktan yarattın, sonra da iman ve mârifet bahşederek kalbde ve ruhta yeniden dirilttin. Ben, bir zamanlar yoktum; var olma ihtiyaç ve neş’esinden de habersizdim. Sen beni cebr-i lütfîler tezgâhından geçirerek, talep üstü, vücud, hayat, şuur, idrak, irade ve gönül gibi latîfelerle şereflendirip, rahmet yurdunun koridoru şu mihnet diyarına gönderdin. Verdiğin şeyleri istememiştim, isteyemezdim, isteyecek bir mahiyette de değildim. Ancak şimdilerde, bu lütuflarını anlamaya çalışıyor; anladıkça nimetlerinin artarak devam etmesine ihtiyaç duyuyor ve ıztırar çığlıklarıyla inliyorum: Ey iyilik ve ikram tahtının Sultanı Rabb-i Kerîm! Mebdede benden bir istek ve talep olmadan lütf u ihsanınla bağışladığın sayısız nimetlerini, Rahmâniyetinin ve Rahîmiyetinin tecellileriyle bundan sonra da devam ettir... Ey kesintisiz ikramlarıyla doyduğum, hep af ve mağfiretine nâil olduğum Rabbim! Ümidim odur ki, gayrı Seni hep ihsanlarınla yâd edeyim ve bana her zaman rahmetinle muamele ettiğini göreyim. Allahım, hakkındaki hüsn-ü zannımda beni yanıltma, reca duygumu boş bir kuruntu olarak bırakıp kulunu hüsrana uğratma; rahmetinin güzelliğine ve merhametinin enginliğine yaraşır şekilde icâbet eyle dualarıma.

9 Ocak 2024 Salı

  Sabah duasi:40. Rabbimiz! Bizim kalblerimizi ve cihanın dört bir bucağındaki bütün kullarının kalblerini imana, yakine, İslâm’a ve ihsana açmanı diliyoruz. Gökte ve yerdeki kulların arasında bizim için vüdd (hüsn-ü kabul) halket.. Senin yüce dinine hizmet etme mülahazalarıyla çıktığımız bu yolda işlerimizi kolaylaştır, umduklarımıza nail eyle ve üzerimize düşen vazifeleri yüzümüzün akıyla yerine getirmeyi nasip et. Ey her zaman gizli ve sürpriz nimetleriyle bizleri lütuf sağanakları altında sırılsıklam hâle getiren yüce Mevlamız! Bazılarını az-çok sezip korktuğumuz ve bazılarını da hiç fark edemediğimiz için endişe bile duymadığımız tehlikelerden dünyada ve âhirette bizi emin eyle.. şu kısacık fani hayatta altından kalkamayacağımız belalara maruz kalmaktan, kabrin ağır imtihanından, Cehennemin kasıp kavuran ateşinden, yüce Zatın, Rahman ve Rahim isimlerinin hakkı için bizi sıyanet buyur, ey günah ve kusurlarla âlûde kullarını çokça bağışlayan Gaffar ve ey günahkarların hata ve isyanlarını setreden Settar!

8 Ocak 2024 Pazartesi

 Sabah duasi : 6. Ey kendisine gönülden inanan kullarını her zaman koruyup gözeten Allahım! Ben nâçar kulunu, kadın-erkek bütün kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve sevdiklerimizi önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan (gelecek tehlike ve musibetlerden) muhafaza buyur. Ey Rabbimiz! Hakkımızda kötülük düşünenlere fırsat verme.. Sana iman etmiş masum kullarının aleyhinde entrika çevirenlerin komplolarını başlarına yık.. inananlara oyun oynamak isteyenlerin oyunlarını boz ve bize haksızlık yapıp zulmedenlere hadlerini bildir!

7 Ocak 2024 Pazar

 Dua saati:59. Rabbimiz! Günahlarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bize azap etme! Senin azabına uğrayarak helak olma endi-şesinden dolayı tir tir titriyoruz; bahtına düştük, ne olur, bizi azabından koru ve bize dünyada ve âhirette afv ü âfiyet ver. Ey yüceler yücesi Allahımız! Senin kapından başka sı-ğınacak yerleri olmayan biz muhtaç kullarını içine yuvar-landığımız bir takım yakışıksız amellerden dolayı muâhaze etme.. dönüp dolaşıp Sana gönül bağlamış kullarına musal-lat olmak isteyen vatan, millet, insanlık ve din düşmanlarına fırsat verme.. bizi hem Senin hem de yüce habibin Hazreti Muhammed (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât)’ın asla dokunulamayan ve zarar verilemeyen himayene dâhil eyle ve yürüdüğümüz yolumuzu her biri birer takva âbidesi hâline gelmiş müttakî önderlerin yollarıyla birleştir.Ey ihsanda bulunup kullarını mevhibeleriyle donatmak-la hazinelerinden hiçbir şey eksik olmayan yüce Rabbimiz! Bizi de günahların zarar veremeyeceği sağlamlıkta bir sada-kat, yüzünü sadece Sana çevirmekle huzur bulan bir kalb ve yalnızca Cemal-i bâ-kemaline ulaşmakla itmi’nana erecek bir ‘sır’ ile donatmanı istiyoruz.

6 Ocak 2024 Cumartesi

 Nur 62:

  •  Gerçek müminler, ancak Allah(cc)'a ve O'nun resulune inanıp güvenen kimselerdir. Onunla toplumsal bir iş görüşmek üzere bir araya geldiklerinde, onun iznini almadan asla ayrılmazlar. Şüphesiz senden (farklı bir görüş geliştirmek için) izin alanlar da Allah(cc)'a ve O'nun resulune inanıp güvenen kimselerdir. İşte bu yüzden onlar bazı işleri için senden izin isterlerse, uygun gördüklerine izin ver. Allah(cc)'tan onlar için mağfiret dile. Şüphesiz, Allah(cc)' rahmeti bol bir bağışlayıcıdır.
    (
    Yani,  cemaatin çoğunluğu tarafından karara  bağlanmış ya  da benimsenmiş olan bir eylem yahut politikaya Çammâ icteme'û lehû mine'l-emr. Taberî) katılmamak konusunda makul  sebepler göstererek Rasûl'den  izin almadıkça.  Kur’an'ın  koy­duğu bu  ilkede,  mantıkî bir netice olarak, amme menfaatine mutlak riayet ve sa­dakat şartıyla cemaat yahut devlet politikasının belli bazı noktalarında farklı gö­rüşlere imkan veren bir çeşit “iyi niyetli muhalefet” kavramını/anlayışını bulmak­tayız. ESED
    )

5 Ocak 2024 Cuma

 Nur 61:

  • Kör için (sıhhatlı birinden yardım kabul etmede) bir sakınca yoktur, topal için de bir sorumluluk yoktur, hasta için de bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde veya babalarınızın evinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya kahyası olup anahtarları elinizde olan evlerde yada dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Bir arada ya da ayrı ayrı yemenizde de bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah(cc) katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin. Allah(cc) size ayetlerini düşünesiniz diye böylece açıklıyor.

4 Ocak 2024 Perşembe

 Nur 60:

  •  Ve artık cinsi arzu duymayacak kadar yaşlanmış kadınların, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmak niyeti taşımaksızın, dış giysilerini çıkarmalarında sakınca yoktur. Ama böylelerinin bile sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah(cc), mutlak ve sınırsız bilgi sahibi olarak, her şeyi işitmektedir.

3 Ocak 2024 Çarşamba

 Nur 59:

  •  Çocuklarınız da, erginlik çağına gelince, aynı büyüklerin izin istediği gibi, onlar da her defasında izin istesinler. Allah(cc) size ayetlerini böyle açıklıyor. Çünkü Allah(cc) doğru hüküm ve hikmetle buyuran, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

2 Ocak 2024 Salı

 Nur 58:

  •  Ey iman edenler, meşru şekilde sahip olduğunuz kimseler, içinizden henüz ergenlik çağına varmamış olanlar günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce, günortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz vakit ve yatsı namazından sonra yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korumasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitler dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar içinde bir sakınca yoktur. Allah(cc) mesajlarını işte size böyle açıklıyor, çünkü Allah(cc) doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

1 Ocak 2024 Pazartesi

 Nur 56-57:

  •  O halde, Allah(cc)'ın rahmet ve merhametine erişmek için, salatı ikame edin, zekatı yerine getirin ve Allah(cc)'ın Resulu'une itaat edin. Ve asla, o hakkı inkarda ısrarcı olanların Allah(cc)'ı yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayın, onların varacakları yer cehennemdir ve orası varılacak en kötü yerdir.
    (
    Rasûl’e  itaatın  Allah’a  itaattan  ayrı  olarak  ve  itaat fiilinin tekrar kullanılarak zikredilmesi, Allah Rasûlü’nün devlet başkanı olarak emirleriyle ilgili olduğu gibi, O’nun Din adına ortaya koyduğu ve Sünnet  kavramı  içinde  mütalâa  edilen  hükümle-riyle de alâkalıdır. Aksi takdirde, itaat fiilini tek-rarlamanın bir manâsı olmazdı. (AU)
    )