31 Aralık 2022 Cumartesi

 Al-i imran 155:

  •  İki ordunun savaş alanında karşılaştıkları gün, görevlerinden kaçanlara gelince; şeytan, onları bizzat kendi yaptıklarıyla tökezletti. Ama, şimdi Allah(cc) onların günahlarını sildi.Doğrusu, Allah(cc) çok affedicidir, halimdir.
    (
     Bu,  şöyle özetlenebilecek olan önemli bir Kur’ânî ilkenin tasviridir:  Şeytan'ın insan üzerindeki  “etkinliği”,  günahın  ana nedeni değildir,  ama  onun ilk sonucudur.  Ya­ni,  kişinin, ahlakî bunalım anlarında önündeki  alternatiflerden daha kolay ve görü­nüşte  daha  rahat olanını  seçmesine ve  böylece  bir  şeyi yaparak veya  yapmayı  ih­mal ederek günah işlemesine yol açan  kendi zihinsel tavnnın bir sonucu.  Böylece, Allah'ın bir kimsenin günah işlemesine  “neden olması”,  onda böyle bir günah işle­meye  yatkınlık  oluşturan  zihinsel  tavnn  mevcudiyetine  bağlıdır:  ki  bu  da,  insanın irade serbestisine -yani,  iki veya daha fazla muhtemel davranış tarzı arasında,  bel­li  sınırlar içinde bilinçli bir seçim yapma yeteneğine- sahip olduğunu varsayar.ESED

    )

30 Aralık 2022 Cuma

 Al-i imran 154:

  • Sonra Allah(cc), bu kederin ardından, size bir emniyet duygusu, bazılarınızı sarıp kuşatan bir iç sukuneti bağışladı. Oysa sadece kendilerini düşünen ötekiler, Allah(cc) hakkında yanlış, cahiliye devri, fikirlerine kapıldılar ve ' (Bu konuda) biz karar yetkisine sahipmiydik?' diye kendi kendilerine sordular.
    De ki:' Bütün karar yetkisi Allah(cc) aittir' (onlara gelince) onlar :' Eğer bizim bir karar yetkimiz olsaydı, bu kadar ölümüz olmazdı!' diyerek, dışa göstermedikleri o iman zayıflığını içlerinde saklamaya çalışıyorlar.
    De ki:' Evlerinizde de kalmış olsaydınız, içinizden ölümü takdir edilmiş olanlar, devrilecekleri yere mutlaka çıkıp giderdi'.
    Ve bu başınıza gelenlerin tümü, Allah(cc)'ın içinizde sakladığınız şeyleri açığa vurması ve kalplerinizdeki boş ve yararsız şeyleri de arındırması içindi. Zira Allah(cc) içinizde sakladığınız şeyleri en iyi bilir.

29 Aralık 2022 Perşembe

 Al-i imran 153:

  •  (Yine hatırlayın ki) Elçi arkanızdan size seslendiği halde, kimseye bakmadan kaçtınız. Bu yüzden Allah(cc), (Elçi'nin) kederine karşılık, elinizden kaçanın ve başınıza gelenin üzüntüsünü unutturacak bir üzüntü verdi size. Zira, Allah(cc) bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

28 Aralık 2022 Çarşamba

 Al-i imran 151-152:

  •  Hakkında hiç bir zaman hiç bir delil indirmediği halde Allah(cc)'a şirk koşmalarından dolayı hakikatı inkara şartlanmış olanların kalplerine korku salacağız. Nitekim onların son durağı ateştir ve orası ne kötü bir yerdir!. Allah(cc) elbette size verdiği sözü tuttu, O'nun izniyle düşmanlarınızı yok etmek üzereydiniz. Ne varki, Allah(cc) size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşediniz, (Peygamberden gelen) emre aykırı davrandınız, ve itaatsizlik yaptınız. Aranızda sadece bu dünyayı isteyenler olduğu gibi, ahireti de isteyenler vardı. Bunun üzerine Allah(cc) gerçeği ortaya çıkarmak için, durumu tersine çevirerek, sizin düşmanı yenmenizi engelledi. Ama, O şimdi günahlarınızı bağışladı, zira Allah(cc)2ın inanalara karşı lutfu sınırsızdır.

27 Aralık 2022 Salı

 Al-i imran 149-150:

  •  Ey iman edenler, hakikatı inkara şartlanmış olanlara tabi olursanız, sizi topuklarınız üzerinde gerisin geriye döndürürler ve kaybedenlerden olursunuz. Hayır!, sizin mevlanız Allah(cc)'tır ve Allah(cc), yardım edenlerin en iyisidir.

26 Aralık 2022 Pazartesi

 Al-i imran
 (Ara özet)

  •  Her ne kadar 120. ayetten sonra temel olarak Uhud savaşı sonrası müslümanların alması gereken dersler bir bakıma burada işlense de, benzer tarih boyunca yaşanan ve bundan sonra da yaşanacak olaylar için de aynı dersler çıkartılmalı ve bu sonuçlar rehber olarak kullanılmalıdır. Temel olarak gerçek inanan kişinin iki temel özelliği ön plandadır; muhsin ve muttaki. Mümin kişi günah ta işleyebilir, yanlış ta yapabilir, ama bunun farkına varıp hemen kendini düzeltmeli ve yanlışta ısrar etmemelidir. Daha önce gelmiş geçmiş toplumların başına gelenler ögrenilmeli onlardan ders çıkarılmalı, özellikle de müminler bu sonuçları birer rehber olarak kullanmalıdır. Mümin cesaretini yitirmez ve üzülmez, zira gerçek inanan insanların en üstünüdür. Sıkıntılar herkesin başına gelir ve geliyor, zira Allah(cc) bunları insanları seçip ayırmak için bir araç olarak kullanmaktadır. Temelde, bunun 4 ana sebebi vardir;
    • Allah(cc)'ın müminleri seçip ayırması
    • Hakikate şahitlik edenlerin seçilmesi
    • Müminleri boş ve yararsız her türlü şeyden arındırmak
    • Hakikati inkar edenleri de etkisiz hale getirmek(ıskartaya ayırmak)

    Yoksa hiç bir sıkıntı ve zorlukla karşılaşmadan, 'müslümanım' diyenin cennete alınacağını beklemek anlamsızdır. Her şeyin Allah(cc)'tan olduğunu, her şeyin Allah(cc)'a ait oldugunu, yapan/edenin hep O olduğunu bilip, tümüyle O'na sığınmalı ve O'na güvenmelidir, yoksa insan olarak 'uçmak/kaçmak/dünyayı kurtarmak vb' ütapik söylemler boştur, Allah(cc) bir şeyin olmasında eğer sizi aracı olarak kullanmışta o şey olmuşsa, bundan dolayı ayrıca şükretmek ve her şeyi Allah(cc)'tan bilmek ve bir bakıma kendini sıfırlamak gerekmektedir. Mümin, hiç bir zaman ne korkuya kapılır, ne zayıflık gösterir ne de kendini küçük düşürür. Mümin kişinin duası:
    ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا
    وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

    ' Ey Rabbimiz!, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla, adımlarımızı sabit kıl ve hakikatı inkar edenlere karşı bize yardım et'.
    Allah(cc) ta onlara hem bu dünyada hem de ahirette verileceklerin en güzelini verecektir.


25 Aralık 2022 Pazar

 Al-i imran 146-148:

  •  Nice peygamber, arkasında Allah(cc)'a adanmış bir çok insanla birlikte (Allah(cc) yolunda) savaşmak zorunda kaldı. Onlar, Allah(cc) yolunda çektikleri sıkıntılardan dolayı ne korkuya kapıldılar, ne zayıflık gösterdiler,  ne de kendilerini (düşman ününde) küçük düşürdüler. Zira Allah(cc) sıkıntılara göğüs gerenleri sever. Onların tek söyledi şuydu:' Ey Rabbimiz!, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla, adımlarımızı sabit kıl ve hakikatı inkar edenlere karşı bize yardım et'. Bunun üzerine, Allah(cc) onlara hem bu dünya nimetlerini, hem de ahiretin en güzel nimetlerini verdi. Zira Allah(cc), yerinde ve yapılmasını gerekeni yapanları(الْمُحْسِنِينَ) sever.

24 Aralık 2022 Cumartesi

 Al-i imran 144-145:

  •  Muhammed(sav) yanlızca bir elçidir. Ondan önce de bir çok elçiler gelip geçtiler. Öyleyse, o ölür veya öldürülürse, topuklarınızın üzerinde gerisin geriye dönüp gidecek misiniz? Böyle tipler Allah(cc)'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Halbuki Allah(cc) kendisine şükreden herkese karşılığını verecektir. Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah(cc)'ın izni olmadan ölmez. Ve kim bu dünya nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz, kim de ahiret nimetlerini arzularsa ona da onu vereceğiz, ve (Bize) şükredenleri mükafatlandıracağız.
    (
    This is the answer to the mischievous talk of those hypocrites who had accompanied the Muslims in the battle of Uhd. When the rumour spread that the Holy Prophet had been slain, naturally the we Muslims lost heart, but the hypocrites began to say, "Let us go to `Abdullah bin Ubayy and request him to obtain amnesty for us from Abu Sufyan. " Others who were more impudent, went even so far as to say, "If Muhammad (Allah's peace be upon him) had been a true Prophet of Allah, he could not have been slain. Let us now turn to our ancestral Faith." Allah rebukes them as if to say, "Muhammad (Allah's peace be upon him) is a Prophet, and is mortal like other Prophets who came before him: therefore, if your attachment to Islam is because of the person of Muhammad (Allah's peace be upon him), and if it stands on such flimsy ground that with his death you will again return to disbelief, then Allah's religion does not stand in need of you."

    This verse was also meant to impress that Muhammad (Allah's peace be upon him) was mortal like all other Prophets. According to a tradition, on the morning when the Prophet died, Abu Bakr came into the mosque at Al-Madinah and found the people all distracted, and `Umar telling them that it was a sin to say that he was dead. Abu Bakr went and ascertained the truth, and coming back into the mosque, cried, "Lo! as for him who worshipped Muhammad, Muhammad (Allah's peace be upon him) is dead, but as for him who worships Allah, Allah is alive and does not die." Then he recited this verse "and it was as if the people had not known till then that such a verse had been revealed."

    )

23 Aralık 2022 Cuma

 Al-i imran 142-143:

  •   Yoksa siz, Allah(cc) yolunda üstün çaba gösterdiğinizi ve zorluklara karşı sabırlı olduğunuzu Allah(cc) görmeden, cennete girivereceğinizi mi zannettiniz?  Nitekim siz ölümle yüzyüze gelmeden önce (Allah(cc) yolunda) can vermeyi arzuluyordunuz, işte şimdi onu gördüğünüz halde seyirci kalan da yine siz oldunuz!.
    (
     Lafzen,  “Allah,  aranızdan  ...  cihad edenleri ve  zorluklara  karşı  sabır gösterenle­ri görmeden  ....” Allah,  her şeyi bilen olduğundan,  O'nun bir şeyi  “görmemesi”, elbette,  atıfta  bulunulan olayın veya  şeyin henüz  meydana  gelmediğini veya  hâl-i hazırda  mevcut olmadığını  gösterir  (Zemahşerî). ESED

     Zemahşerî'nin görüşüne  göre bu,  Uhud Savaşı'na katılan Ashâb'ın büyük kısmı­na  hitab  eden  iki  yönlü  bir  serzeniştir:  Birincisi,  Hz.  Peygamberin  tavsiyesine rağmen açık alanda düşmana savaş açmakta ısrar ederek bu yüzden ölümcül bir tehlikeyi  davet  etmelerinden  dolayı;  İkincisi,  savaşın  ilk  safhası  boyunca  inanç­larına uygun davranmadaki  zaaflarından dolayıdır (bkz.  yukandaki 90.  not).  Bu pasajın daha müsbet bir anlamı da olabilir:  Neredeyse bozguna uğrayacakları bir durumdan  müminlerin  çıkarmaları  gereken  derse  bir  işaret  ve  geleceklerinin, kendilerini feda etmeye yönelik gelip geçici bir arzuya değil, Allah'a imanlarının gücüne bağlı olduğu  (karş.  yukandaki  139.  ayet)  gerçeğini hatırlatma.ESED

    )

 Al-i imran 141:

  •  Ve ayrıca, Allah(cc)'ın iman edenleri her türlü boş ve yararsız şeylerden arındırması ve hakikatı inkar edenleri de etkisiz hale getirmesi içindir.
    (
     Mâhs,  kelimenin  tam  anlamıyla  bir  "rafi­ne hâle getirme"dir  (Râğıb).  Râzî'nin  de  tesbit  ettiği  gibi  mahk da  onun  zıddıdır:  "posaya,  ıs­kartaya  ayırma". MI
    )

22 Aralık 2022 Perşembe

 Al-i imran 137-140:

  • Sizden önce kimler geldi geçti, öyleyse, yeryüzünde bir gezip dolaşın da, hakikatı yalanlayanların sonu ne olmuş bir bakın!. Bu bütün insanlara açık bir ders ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davrananlara da bir rehber ve öğüt olsun. Dolayısıyla, cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten mümin iseniz, insanların en üstünü olursunuz.  Eğer başınıza bir bela gelirse, bilin ki benzer belalar başka insanların başına da gelmiştir. Zira, böyle (iyi ve kötü) günleri sırayla insanlara paylaştırırız. Bu, Allah(cc)'ın müminleri seçip ayırması ve hakikate şahitlik edenleri seçmesi içindir. Çünkü Allah(cc) zalimleri sevmez.
    (
    Evet, Kuran'ı daha iyi anlayabilmek için tarih bilmek gerekiyor, hem ders çıkarmak, hem de rehber olarak geçmişi kullanmak için.
    )

21 Aralık 2022 Çarşamba

 Al-i imran 135-136:

  •  Yine onlar ki, ne zaman bir çirkin iş yapsalar ya da kendilerine kötülük etseler, hemen Allah(cc)'ı hatırlar ve günahları için istiğfar ederler. Allah(cc)'tan başka kim günahları bağışlayabilir ki? Ve işledikleri günah üzerinde bile bile ısrar etmezler. İşte onların mükafatı, Rab'leri tarafından bağışlanma ve içlerinde ebedi kalacakları altlarından ırmaklar akan cennettir. Gayret gösterenler için ne büyük bir mükafat!.

20 Aralık 2022 Salı

 Al-i imran 130-134:

  •  Ey iman edenler, Riba'yı kat kat arttırarak boğazınızdan geçirmeyin!. Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun ki, felaha eresiniz, ve hakikatı inkar edenleri bekleyen ateşten sakının. Allah(cc)'a ve elçisine itaat edin ki, size merhamet edilsin. Rabbinizin affına mazhar olmak ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar (muttaki) için hazırlanmış gökler ve yer kadar geniş cenneti kazanmak için birbirinizle yarışın. Onlar ki, hem bolluk hem darlık zamanında Allah(cc) yolunda infak ederler, öfkelerini kontrol altında tutarlar ve insanları affederler, çünkü Allah(cc) muhsin'leri sever.

19 Aralık 2022 Pazartesi

 Al-i imran 128-129:

  •  Senin bu hususta yapacağın bir şey yoktur, Allah(cc) onların tevbesini ya kabul eder, ya da onları cezalandırır, nihayetinde onlar zalimdirler. Göklerde ve yerde ne varsa, her şey Allah(cc)'ındır, dilediğini bağışlar dilediğini de cezalandırır, fakat Allah(cc)'ın affı da, rahmeti de sınırsızdır.

18 Aralık 2022 Pazar

 Al-i imran 124-127:

  •  Ve yine hatırla ki, müminlere şöyle demiştin:' Rabbinizin (yukarıdan) gönderilmiş üç bin melek ile size yardım edeceğini bilmeniz sizin için yeterli değil mi?. Evet! (neden olmasın!), eğer sabreder ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davranırsanız, düşman size aniden saldırsa bile, Rabbiniz akın akın gelen beş bin melekle size yardım edecektir'. Allah(cc) size sadece bir müjde olsun ve böylece kalpleriniz rahatlasın diye bun(un elçisi tarafından bildirilmesini) emretti. Çünkü, herşeye kadir, gerçek hikmet sahibi olan Allah(cc)'tan başkasından yardım gelmez. (Ve bütün bunları Allah(cc)), hakikatı inkara şartlanmış olanlardan bazısını (sizin elinizle) mahvetmek, bir kısmını da alçaltarak ümitsizce geri çekilip gitmelerini sağlamak için yaptı.

17 Aralık 2022 Cumartesi

 Al-i imran 121-123:

  •  Ve (hatırla o günü ey Peygamber) inananları savaş düzenine sokmak için sabah erkenden evinden çıkmıştın. Allah(cc) herşeyi işitiyor, herşeyi biliyordu. İçinizden iki grup paniğe kapılmıştı. Halbuki Allah(cc) onlara yakındı ve müminler yanlız Allah(cc)'a dayanıp güvenmelidirler. Zira son derece zayıf iken, Allah(cc) size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki, şükredenlerden olasınız.

16 Aralık 2022 Cuma

 Al-i imran 1-120:
 (ara özet)

  •  Allah(cc) katında tek kabul edilir din İslam (Allah(cc)'a tam teslimiyet)'dir. Bunu başarmanın yolu da Kuran ve sünnet çizgisinde Allah(cc) karşı sorumluluk hissi duyarak davranan muttaki olmaktır. Mesela Ehli kitabın kendi uydurdukları batıl inançları ve bu yoldaki davranışları ve yaptıkları, buna kötü bir örnektir. Temelde aynı peygamberlere(Adem(as) dan,İbrahim(as)'a,  İsa(as) kadar) ve örnek şahsiyetlere inanıldığı halde, Allah(cc)'ın indirdiğine kendi şahsi çıkarlarına göre ekledikleri yüzünden, bütün yaptıklarını boşa gitmiştir. Aralarında hakka inanan güvenilir güzel kullar da olsa, çoğunluğu yoldan çıkmıştır. Onların uydurdukları asla kabul edilmeyecektir. Müminler sadece Allah(cc)ın ipine sımsıkı sarılmalı ve her zaman Allah(cc)'a karşı sorumluluk hissi duyarak davranmalıdır. Tek kurtuluş budur.

15 Aralık 2022 Perşembe

 Al-i imran 118-120:

  •  Ey iman edenler, kendinizden olmayan kişileri can yoldaşı edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen her çabayı gösterirler, sizi sıkıntıda görmekten çok hoşlanırlar. Şiddetli öfkeleri ağızlarında taşmaktadır, içlerinde sakladıkları ise çok daha kötüdür. Biz (buna ilişkin) işaretleri size açık ve net olarak açıklıyoruz ki, aklınızı kullanasınız. Siz bütün kitaplara inandığınız halde, onları sevip bağrınıza bassanız da onlar sizi sevmeyecek. Sizinle karşılaştıklarında :'Biz de (sizin gibi) inandık' derler, ama kendi başlarına kalınca öfkelerinde parmaklarını ısırırlar.
    De ki:' Kininizle geberin! Unutmayın ki, Allah(cc) içinizde sakladığınızı çok iyi bilir'. Eğer size bir iyilik dokunursa bu onları üzer, yok eğer başınıza bir kötülük gelirse de sevinirler. Eğer siz sabreder ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk hissi ile davranırsanız, onların tuzakları size hiç bir zarar veremez. Zira Allah(cc) onların bütün yaptıklarını (ilmi ve kudretiyle) kuşatmıştır.
    (
    Çoğu müfessir bu ayetlerin genelde Ehli kitap ile ilgili olduğunu, Peygamber efendimiz(sav) zamanında yahudi ve hristiyanların bu  tür davranız tarzı sergilediklerini söyleyip olayı, 1500 yıl geriye atar. Kesinlikle hiç katılmadığım bir görüştür. Eğer Kuran, 1500 yıl öncekilere hitap ediyor sa biz ne diye kendimizi muhatap görelim, o zaman? Kuran, evrenseldir ve her çağa her kişiye bire bir hitap eder ve muhatap görür. Yukarıdaki ayetler, kelimesi kelimesine bugün de aktif olarak (islam ülkelerinde) yaşanmakta ve ders çıkarmamız istenmektedir.  Hakkı hakikatı savunmanın müslümanı, Ehli kitabı olamaz, bir insanın hakla hakikatle bir işi yoksa, onun Allah(cc)'la da işi olmaz, onun sadece kendi çıkarı vardır ve iki yüzlülüğü ile her şey o çıkarını elde etmek için ona mübahtır, bunu müslüman olarak ta , gayriimüslim olarak ta yapar, farketmez.
    )

14 Aralık 2022 Çarşamba

 Al-i imran 116-117:

  •  Hakikatı inkara şartlanmış olanların ne malları ne de evlatları onları Allah(cc)'a karşı koruyamaz. Onların bu dünya hayatı için harcadıkları, kendi kendine zulmeden bir halkın ekinlerine isabet eden ve onu kasıp kavuran bir rüzgara benzer. Onlara haksızlık yapan Allah(cc) değildir, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlar.
    (
    In this similitude, "tillage" stands for human life, for one sows in it deeds or misdeeds which one shall have to harvest in the Next World. The "wind" refers to the superficial and hypocritical show of charity that impels the unbelievers to spend their wealth in charity and public works. And "frost" refers to the lack of faith and willingness to obey the Divine Law in its right spirit, which makes void the acts and deeds of one's life. By this similitude, Allah teaches this lesson; just as air is very useful for the growth of crops but it also destroys these if there is frost in it: in the same way charity helps nourish the harvest that is to be reaped in the Next World but it destroys the same, if it is poisoned with unbelief.

    It is obvious that Allah is the Master of man as well as of the wealth that he possesses and of the kingdom in which he is acting. Now, if this slave of Allah does not acknowledge the Sovereignty of his Master or unlawfully sets up other objects of worship and does not obey His Law in his exploitation of His wealth and kingdom, he shall be guilty of a crime. Therefore, he will not be entitled to any reward for his charity, but shall be prosecuted for his unlawful exploitation. The charity of such a man maybe likened to the charity of a servant who steals a sum of money from the treasure of his master and spends it as he likes.  ET

    )

13 Aralık 2022 Salı

 Al-i imran 113-115:

  •  Fakat onların hepsi bir değildir. Ehli kitap arasında Allah(cc)'ın ayetlerini okuyan ve O'nun huzurunda secdeye kapanan dos doğru insanlar da vardır. Onlar Allah(cc)'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men etttirmeye çalışırlar ve hayır işlerinde de yarışırlar. İşte bunlar dürüst ve erdemli (salih) kimselerdir. Onların yaptığı hiç bir iyilik karşılıksız bırakılmayacaktır. Çünkü, Allah(cc) kendisine karşı sorumluluk bilinci ile davrananları çok iyi bilir.

12 Aralık 2022 Pazartesi

 Al-i imran 112:

  • Onlar, Allah(cc)'a ve insanlara karşı taahhütlerine sadakatle bağlanmadıkları sürece, nerede olurlarsa olsunlar zillete duçar olurlar. Çünkü Allah(cc)'ın gazabına uğramış ve aşağılanmaya mahkum edilmişlerdir. Bütün bunların sebebi, Allah(cc)'ın mesajlarını inkarları ve gönderilen elçileri haksız yere öldürmeleridir. Bütün bunlar vaki oldu, çünkü Allah(cc)'a isyanda bulundular ve hakkın sınırlarını inatla ihlal ettiler.

11 Aralık 2022 Pazar

 Al-i imran 110-111:

  •  Siz, insanlığın iyiliği için çıkarılmış bir topluluksunuz, iyiliği emreder, kötülükten men etmeye çalışırsınız ve Allah(cc)'a inanırsınız. Eğer Ehli kitap da bu tür bir imana ermiş olsaydı, bu kendi iyiliklerine olacaktı. Ama içlerinde pek az inanan olsa da çoğu yolda çıkmış fasıklardır. Fakat bunlar size gelip geçici bir ezadan başka zarar veremezler ve eğer size karşı bir savaşa girseler bile hemen arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.

10 Aralık 2022 Cumartesi

 Al-i imran 108-109:

  •  İşte bütün bunlar Allah(cc)'ın mesajlarıdır.  Hakikatı bildiren bu mesajları sana (size) bildiriyoruz. Allah(cc) yarattıklarının haksızlığa uğramasını dilemez. Göklerde ve yerdeki herşey Allah(cc)'a aittir ve sonunda herşeyin dönüp dolaşıp varacağı yer de  Allah(cc)'dır.
    (
    Âyetler, fevkalâde üslûp ve irşad yöntemiyle, imamları rehberliğinde “kurşundan bir bina” ha-linde bulunan, bulunması gereken İslâm ümme-tine dünyada ve Âhiret’te gerçek mazhariyet ve muvaffakiyetin anahtarlarını takdim buyurmak-tadır. Bunlar, kısaca şöyle özetlenebilir:
    • İslâm  Ümmeti’nin  birliğinin,  bekasının  ve  kişilerin İslâm üzerinde sapmadan yürüyebil-melerinin  önemli  anahtarlarından  biri  olarak  Müslümanlar,  Allah’ın  güzel  gördüğünü  gü-zel,  çirkin  gördüğünü  çirkin  görmeli,  Kur’ân  ve  Sünnet’in  ve  bu  iki  asıldan  kaynaklanan  düsturların dışında başka bir kaynağa yönelmemeli, başka bir kaynağı ölçü olarak kabul-den sakınmalı, Ehl-i Kitabı yanlış inançlarında tasdik ve körü körüne taklitten kaçınmalıdır.
    •   Allah  Rasûlü’nün  Sünneti,  üzerinde  Müslü-manların bir araya gelip, tam bir ittifak oluş-turdukları, oluşturmaları gereken çok önemli bir yoldur.
    •   Allah Rasûlü’nün Sünneti’ne ittiba, kişiyi Al-lah’a sımsıkı tutunmaya götürür.
    •   Sünnet’e   ittibaın ve Allah’a bağlılıktan ayrıl-mamanın garantisi, azamî takvadır.
    •   Müslüman,  Sünnet’e  ittiba,  bu  yolla  Allah’a  sımsıkı sarılma ve azamî takva ile, Müslüman olarak  can  verme  hedefinde  Allah’a  O’nun  reddetmeyeceği  bir dilekçe uzatmış olur.
    •   Sünnet’e ittiba, Kur’ân’a ve bu iki temel esa-sa dayanan İslâm Dini’ne ittibaın da yoludur. Sünnet, en geniş manâsıyla, Allah Rasûlü’nün fert  ve  toplum  hayatının  her  bölümünde  İs-lâm’ı uygulama yol, yöntem ve düsturlarının bütünüdür.
    •   Allah’ın  nimetlerini  sürekli  hatırlama  ve  do-layısıyla  sürekli  şükür,  kişiyi  imandan  sonra  küfre  düşmekten  alıkoyar.  Bu  şekilde  insan,  bütün  hayatı  boyunca  herhangi  bir  konuda  yanlışa sapmaktan korunur.
    •   Ma’rufu emredip münkerden nehyetmek, Al-lah’ın şeriat-ı tekvîniye veya fıtriyesi çerçeve-sinde  ve  Kur’ân  ve  Sünnet  temelinde  oluşan gelenek, kültür ve dünya görüşünün güzel ka-bul ettiği düsturları, şartlarına riayetle insan-lara sürekli hatırlatmak, toplum içinde onlarıyayıp  hakim  hale  getirmek  ve  kötülüklerin  yayılmasına mani olmak demektir. Bu önemli vazife, usulüne uygun olarak her fert tarafın-dan,  selâhiyetli  olduğu  sahada  derece  derece  yapılabileceği ve belki de yapılması gerektiği gibi, bu maksatla ümmet içinde bir rehberin, bir imamın önderliğinde bir grup bulunmalı, gerekirse bir müessese veya müesseseler oluş-turulmalıdır.  Bu  işi,  sadece  Allah  rızası  için  ve usulü dairesinde yapanlar, birinci derecede kurtuluşa erenlerdir.
    •   Apaçık gerçekleri gördükten ve tecrübe ettik-ten  sonra  insanın  sapmasının  en  büyük  se-bebi,  nefse  uymaktır.  Nefse  uyma,  insanlarıbirbirlerine karşı bağye, haksız tecavüze iter. Bu  da,  toplumda  farklı  menfaat  gruplarının oluşmasına yol açar ve neticede kendinde hiç-bir çelişki ve ihtilâf olmayan Din’de de ihtilâf-lar baş gösterir. Bu ise, fert ve toplum hayatıadına artık ölüm hastalığı demektir.•   Başka  günahlar  gibi,  tefrika  ve  ihtilâfı  önle-menin de en önemli yolu, Âhiret’e çok iyi ve içten inanmak, yani yakîn sahibi olmaktır.AÜ

    )

9 Aralık 2022 Cuma

 Al-i imran 105-107:

  •  Hakikatın bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağardığı, bir takım yüzlerinde karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara :' İmana erdikten sonra hakikatı inkar mı ettiniz? O halde hakikatı inkarınızdan dolayı tadın bu azabı' denilecektir. Yüzleri ağaranlar ise Allah(cc)'ın rahmeti içindedirler ve orada daimi kalıcıdırlar.

8 Aralık 2022 Perşembe

 Al-i imran 103-104:

  •  Hep birlikte Allah(cc)'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah(cc)'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da, O'nun lütfu ile kardeş oldunuz ve  bir ateş çukurunun tam kenarında iken sizi oradan kurtardı. Bu şekilde Allah(cc) mesajlarını size açıklıyor ki hidayet bulasınız. Ve belki sizden iyiliği emredip kötülükten de men ettirmeye çalışan bir topluluk çıkar ki, nihayetinde kurtuluşa erişecek kimseler onlar olacaktır.

7 Aralık 2022 Çarşamba

 Al-i imran 100-102:

  •  Ey iman edenler, eğer Kitap ehlinden bir kısmına uyacak olursanız, sizi imanınızdan sonra gerisin geriye inkara döndürürler. (Onlar böyle yapabilir) ama siz nasıl olur da Allah(cc)'ın ayetleri size okunup dururken ve elçisi aranızdayken inkara yeltenebilirsiniz? Halbuki Allah(cc)'a sımsıkı tutunan, dosdoğru yola ulaştırılmıştır. Ey iman edenler, Allah(cc) karşı sorumluluğunuzun gereğini hakkıyla yerine getirin ve O'na tam anlamıyla teslim olmadan ölümün sizi alt etmesine izin vermeyin.

6 Aralık 2022 Salı

 Al-i imran 98-99:

  •  De ki:' Ey kitap ehli!, Allah(cc), yaptığınız herşeye şahit iken, neden O'nun mesajını kabul etmekten kaçınıyorsunuz?. Ey kitap ehli!, doğru olduğuna bizzat kendiniz şahit olduğunuz halde onu eğri göstermeye çalışarak , bu ilahi kelama iman edenleri neden Allah(cc) yolundan alıkoymaya çabalıyorsunuz? Bilin ki, Allah(cc) yaptıklarınızdan habersiz değildir'.

5 Aralık 2022 Pazartesi

 Al-i imran 96-97:

  •  Şüphesiz ki, insanlık için bina edilen ilk mabed, Mekke'deki mabed idi, bereketli ve bütün insanlık için bir hidayet kaynağı, bir çok işaretlerle dopdolu.  Orası bir zamanlar İbrahim(as)'ın durduğu yerdi. Kim içine girerse huzur bulur. Bundan dolayı mabedi haccetmek, gücü yeten bütün insanların Allah(cc)'a karşı yerine getirmek zorunda oldukları bir görevdir. Kim de nankörlük ederse iyi bilsin ki, Allah(cc) kimseye muhtaç değildir.

4 Aralık 2022 Pazar

 Al-i imran 93-95:

  •  Tevrat inmeden önce, İsrailoğullarının kendilerine haram kıldığı şeyler dışında bütün yiyecekler İsrailoğullarına helal idi. De ki:' Eğer doğru söylüyorsanız, Tevratı getirin de gösterin'. Her kim bundan böyle Allah(cc)'a iftira atarsa, işte onlar zalimlerin ta kendisidir. De ki:' (Helal haram konusunda) Allah(cc) haklıdır. Şu halde, yanlız hakka yönelen ve müşriklerden de olmayan İbrahim(as)'ın dinine uyun. O, Allah(cc)'a ortak koşanlardan değildi'. 

3 Aralık 2022 Cumartesi

 Al-i imran 92:

  •  (Size gelince ey müminler) sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, gerçek erdeme ulaşamassınız. Nihayetinde ne infak ederseniz edin, Allah(cc) onu hakkıyla bilir.

2 Aralık 2022 Cuma

 Al-i imran 89-91:

  • Ancak bundan sonra tevbe edip, durumunu düzeltenler hariç. Zira Allah(cc) çok affedici ve rahmet kaynağıdır.
    İman etmelerinin ardından hakikatı inkara kalkışan ve hakikatı reddetmede büyük bir inatla ısrar edenlere gelince; onların tevbesi asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar gerçek sapkınlardır.
    Hakikatı inkara şartlanmış olanlara ve bu durumda ölenlere gelince; yeryüzündeki bütün altınları bile fidye olarak verseler kendilerini kurtaramazlar. Onlar için acıklı bir azap vardır ve kendilerine yardım edecek biri de yoktur.

1 Aralık 2022 Perşembe

 Sabah duasi:54. Ya Rab! Sen lütufta bulunanların en güzelisin; bizi de umduklarımıza nâil eylemeni istirham ediyoruz. Başlarımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırdığın nimetlerden dolayı evvel-âhir bütün hamd ü senalar Sana, bizim gibi liyakatsiz gönülleri iman ve İslâm’la şerefyâb kıldığın için bütün minnet ve şükran hislerimiz yine Sanadır; bizi iman ve İslâm’la şereflendirdiğin gibi ihsanla ve daha ötesiyle de donatmanı diliyoruz. Ey kudreti sonsuz olduğu gibi rahmeti de sonsuz olan biricik Rabbimiz! Biz âciz bendelerini, ihsanda bulunduğun lütufları geri almak suretiyle ikaba maruz bırakma.. bizi de o nimetlere karşı kör ve nankör durumuna düşmekten sıyanet buyur.. bize hoşnutluğunun mahrumiyetini yaşatma!

 Al-i imran 85-88:

  • Kim Allah(cc)'a teslimiyetten(islam) başka bir din ararsa, bu kendisinden asla kabul edilmeyecektir ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır.  İman ettikten, elçinin hak olduğuna şahit olduktan, kendilerine hakikatın apaçık delilleri geldikten sonra inkara sapan bir topluluğu Allah(cc) nasıl doğru yola ulaştırır? Çünkü Allah(cc) zulme gömülen bir topluma asla rehberliğini bahşetmez. Onların varacağı nokta, Allah(cc)'ın, meleklerin ve bütün (dürüst ve erdemli) insanların lanetine uğramak olacaktır. Onlar bu halde kalacaklar ve ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet verilecektir.