30 Kasım 2024 Cumartesi

 Dua saati:105. Ey her varlığa ihsan deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan.. ey herkesi ve her şeyi merhametle kuşatan ve kerem ü lutfundan günahkarları dahî mahrum bırakmayan Rabbim! Benim istediklerimi de ver, cömertlik ve merhametinle beni de sevindir; ikram ve rahmet yağmurların neticesinde benim emelimi de gerçekleştir. Şu âciz bendeni eli boş, ümidi kırık, zavallı ve perişan bırakma. Sadece korktuğum tehlikelerden değil, hiç sezemediğim, tahmin bile edemediğim ve dolayısıyla da endişe duymadığım musibetlerden de beni emin eyle. Evet, itiraf ediyorum Rabbim; Sen bana hep güzellikleri emir buyurdun ama ben pek çok defa isyan ettim.. Sen bana kötülükleri yasakladın ve onlardan kaçınmam hususunda beni uyardın, heyhat ki ben masiyetten uzak durma mevzuunda da istikamet üzere olamadım. İşte şimdi, perçemim ellerindedir, huzurunda boynum kıldan incedir, bütün sırlarım nezd-i ilahinde bir bir bilinmektedir; ne ki, ümidim sadece Sendedir. Şayet beni azapla cezalandırırsan, Sana kim itiraz edebilir, zira bu kul Senindir; fakat eğer bendeni bağışlarsan, bu Sana daha çok yakışır, çünkü mağfiret etmek Senin şe’nindir. Hâlim Sana ayan, söylediklerim bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklentim ise mad dî-manevî dertlerime derman. Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân! İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hâllerden temizle.. iç ve dış duyu organlarımı, bütün melekelerimi ve latifelerimi Zatının nurlarıyla münevver eyle.

29 Kasım 2024 Cuma

 Sabah duasi : 46. Allahım! Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyoruz. Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürselîne teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.. bizimle cinnî ve insî şeytanların; şu geçici dünya hayatında, onların saptırma, dalâlet yollarına çekme, tesvîl (ayartma) ve tezyîn (süslü gösterme) arzularının arasını meşrık ve mağrip arasındaki mesafe kadar uzak tut! Rabbimiz! Kapında durup acz u fakrla beraber reca duygusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lutfedeceğine inanıyoruz. Sen, Raûf ve Rahîmsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkarma!

28 Kasım 2024 Perşembe

 Tevbe 96:

  •  Onlar razı olasınız diye yeminler edecekler, fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah(cc) fasık bir toplumdan asla razı olmayacaktır.

 Tevbe 95:

  •  Dönüpte üzerlerine vardığınızda, sizi baştan savmak için türlü türlü yeminler edeceklerdir! Madem öyle siz de bırakın yakalarını!. Nihayetinde onlar iğrençleşmişlerdir!. Sonunda varacakları yer de cehennemdir!.

 Tevbe 94:

  • Geri dönüp te karşılaştığınızda, size türlü türlü bahaneler sıralayacaklar. De ki:' Boşuna bahane üretmeyin! size inanmayacağız!. Allah(cc) sizin gerçek durumunuzu bize haber vermiştir. Allah(cc) ta , Resul'u de yaptıklarınızın (hesabını) görecektir. Nihayetinde her şeyi bilen Allah(cc)'ın huzuruna çıkartılacaksınız! O size yapıp/ettiklerinizi bir bir söyleyecektir'.

27 Kasım 2024 Çarşamba

 Tevbe 92-93:

  •  Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için geldiklerinde:' Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum' dediğin zaman, bu yolda harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden iki gözü iki çeşme ağlayanlara da bir sorumluluk yoktur. Sorumluluk, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Onlar geri kalanlarla birlikte kalmayı yeğlediler. Allah(cc) ta onların kalplerini mühürledi, artık onlar ne yaptıklarını da bilmiyorlar!

26 Kasım 2024 Salı

 Tevbe 91:

  •  Zayıflar, hastalar ve (yeterli donanım için) imkanı olmayanlar, Allah(cc)'a ve O'nun Elçi'sine karşı samimi oldukları sürece, sorumlu tutulmayacaklardır. Muhsin'ler (مَا عَلَى الْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ) için de sorumlu tutulmalarını gerektirecek bir durum yoktur. Nihayetinde, Allah(cc) çok esirgeyen ve bağışlayandır.
    (
    Burada da anlaşılacağı üzere, muhsin, sadece iyilik yapan değildir, savaşa gitmeyen de muhsin olabilir. Nihayetinde, muhsin, doğru şeyi , doğru zamanda, doğru miktarda , doğru yerde yapan kimsedir. Savaşa gitmeme bile eğer doğru ise bir muhsin'in yapacağı şeydir ve Allah(cc) tarafından hiç bir sorumluluk ta yüklenmez, nihayetinde muhsin sıfatı Allah(cc)'ın müminlerin kazanmasını istediği temel sıfatlardan biridir.
    )

 Tevbe 90:

  •  Ayrıca savaştan bağışık tutulmaları yönünde arzedebilecek bir takım özürleri olanlar hiç değil se Elçi'ye gelip özür beyan ettiler. Allah(cc)'ı ve O'nun Elçi'sini yalanlamaya kalkanlar ise evde kalmayı yeğlediler. Hakkı inkara yeltenen böylelerine çok çetin bir azap gelip çatacak!.

25 Kasım 2024 Pazartesi

 Tevbe 88-89:

  •  Fakat Peygamber ve beraberindeki müminler canlarıyla ve mallarıyla mücadele ettiler. İşte en güzel hayırlara erişecek olanlar da onlardır. Felaha da onlar erişecektir. Allah(cc) onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebedi kalacaklardır. Kurtuluşa erenler de onlardır.

24 Kasım 2024 Pazar

 Tevbe 86-87:

  •  Hem ne zaman :' Allah(cc)'a iman edip güvenin ve Elçisiyle birlikte siz de mücadele edin!' diye bir sure inse, içlerinden durumu gayet müsait olanlar bile senden izin isteyerek derler ki:' Bizi bırak! Oturanlarla birlikte kalalım!'  Geri kalanlarla birlikte kalmayı kabullendiler ve sonunda kalpleri mühürlendi, artık gerçeği kavrayamazlar!.

23 Kasım 2024 Cumartesi

 Tevbe 84-85:

  •  Ve onlardan ölen herhangi birinin namazını kılma!. Kabrinin başında da asla bulunma!. Çünkü onlar Allah(cc) ve Elçi'sine nankörlük ettiler ve fasıklar olarak öldüler.
    Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin!. Çünkü,Allah(cc),  bunlarla onlara dünyada azap etmek istiyor ve canlarını da inkarcılar olarak almak istiyor.

22 Kasım 2024 Cuma

 Tevbe 83:

  •  Bundan sonra, Allah(cc) sana seferden dönmeyi nasip eder de, onlardan biriyle karşılaşırsan, dahası onlar senle savaşa çıkma izni isterlerse, de ki:' Bundan böyle kesinlikle benle sefere çıkmayacaksınız! Ve benimle birlikte asla düşmanla mücadele etmeyeceksiniz! Madem siz bir kere oturup kalmayı seçtiniz, bundan sonra da geride kalanlarla oturmaya devam edin!'

 Tevbe 82:

  •  Kazandıkları günayların sonucu olarak, artık bundan böyle az gülsünler, zira çok ağlayacaklar!.

21 Kasım 2024 Perşembe

 Tevbe 81:

  •  Geride kalan bu münafık kimseler, Allah(cc) Resul'unun (sefer için) ayrılmasından sonra, kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler. Çünkü Allah(cc) yolunda canlarıyla ve mallarıyla mücadele etmek düşüncesi hoşlarına gitmiyordu ve (birbirlerine) :' Bu sıcakta savaşa mı çıkılır!' diyorlardı. De ki:' Cehennem ateşi çok daha sıcaktır'. Tabii, bu gerçeği kavrayabilirlerse!.

20 Kasım 2024 Çarşamba

 Sabah duasi : 44. Allahım! Evvel Sen, Âhir Sen, Zâhir Sen, Bâtın Sen, her şeyin ilmi nezdinde olan yegâne Alîm de Sensin. Bahtına düştük, ne olur, Doğu ile Batı’yı birbirinden uzak tuttuğun gibi, inadı, lüzumsuz yere ısrarı ve arzularına uymak suretiyle İblis ve avenesine benzemeyi de bizden fersah fersah uzak kıl. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahları, Senin mukaddes sevgine mazhar olmuş kullarının günahları (gibi) kabul et.. Senin inayetinle bizden sâdır olmuş şayet bir kısım hasenât varsa, onları da kendi hata ve kusurlarıyla Senin sevginden mahrum kalmışların hasenatı gi bi değerlendirme.. âkıbetimizi ihlâsa mazhar olmuş kullarının akıbeti gibi eyle.. ümid ettiğimiz hususlarda da bizi haybet ve hüsrana uğratma, ey her isteyene veren ve Kendisini ihsanda bulunmaktan hiçbir şeyin engelleyemeyeceği lütuf ve kerem Sahibi...

19 Kasım 2024 Salı

 Tevbe 79-80:

  •  Onlar, hem Allah(cc) yolunda vermekle yükümlü olduğundan daha fazlasını veren müminlerle hem de mevcut güçlerinin elverdiği mütevazi şeyler dışında verecek bir şeyi pek olmayan müminlerle alay ediyorlar. Allah(cc) onların bu alay ve küçümsemelerini başlarına geri geçirecektir. Nihayetinde çok çetin bir azap onları beklemektedir. Onların bağışlanması için Allah(cc)'tan ister af dile, ister dileme; onlar için 70 kez Allah(cc)'tan af dilesen bile Allah(cc) onları affetmeyecektir. Bunun nedeni onların Allah(cc)'ı ve Resul'unu inkara yeltenmeleridir. Zira, Allah(cc) yolundan sapmış kişiyi doğru yola yönlendirmez. 

18 Kasım 2024 Pazartesi

 Tevbe 77-78:

  •  Allah(cc)'a karşı verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirdiklerinden dolayı, Allah(cc) ta, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde taşıyacakları bir nifakı başlarına sardı. Bilmiyorlar mı ki Allah(cc) onların sırlarından ve gizli görüşmelerinden haberdardır. Zira iyi bilsinler ki, Allah(cc) her türlü gizliliği tüm ayrıntılarıyla bilendir.
    (
     Lafzen,  “Allah  da  onlara,  O'nunla  karşılaşacakları güne kadar kalplerinde  (taşıya­cakları)  bir  nifak  ile  karşılık verir” (a'kabehum).  (Burada,  “O'nunla  karşılaşacak­ları gün”den kasıt Kıyamet Günü'dür.) Bu açıklamasıyla Kur’an,  belli bir tip insan­da,  “nifak”  ya  da  “ikiyüzlülük”  olarak tanımlanan  zihnî  tutumun dünyevî zengin­liklere  karşı duyulan aşın tutkudan  kaynaklandığını vurgulamaktadır;  bunun tersipek mümkün değildir;  yani nifakın bir sonuç değil de  sebeb olduğunu  söylemek mantıken  pek  doğru  olmayacaktır  (keza  bkz.  29:11  ve  ilgili  7.  not).  Bu  konuda karş.  Ebû Hureyre'nin Hz.  Peygamber'den rivayet ettiği:  “Münafığın alameti üçtür: konuştuğu  zaman yalan  söyler;  söz verdiği  zaman  sözünden döner ve  kendisine güvenildiği (bir şey, bir iş, bir sır emanet edildiği) zaman ihanet eder” Hadisi. (Bu- hârî,  Müslim,  Tirmizî ve  Neseî;  Buhârî,  Müslim,  Ebû  Dâvûd,  Neseî,  İbni Mâce  ve İbni Hanbel Abdullah b.  ‘Amr'dan benzer içerikli hadis metinleri nakletmişlerdir).
    )

17 Kasım 2024 Pazar

 Tevbe 75-76:

  •  Ve onlar arasında :' Eğer Allah(cc) cömertliğinden bize bir şeyler bahşederse, kuşkusuz biz de hayır için harcar, ve dürüst ve erdemli kimselerden oluruz' diye Allah(cc)'a yemin edenler var. Fakat böyleleri, Allah(cc) onlara bir şey verir vermez, hemen ona cimrilikle sarılıp, (bütün o ettikleri yeminlerden) inatla geri dönerler!.

16 Kasım 2024 Cumartesi

 Tevbe 74:

  •  Münafıklar, kötü bir şey söylemedikleri konusunda Allah(cc)'a yemin edip duruyorlar!. Oysa hakkı inkara varan sözler söylüyorlar, Allah(cc)'a teslim olduktan sonra tekrar inkara sapıyorlar, ve başaramayacakları bir işe kalkışıyorlar. Münafıkların, Peygambere ve müminlere kin duymasındaki asıl sebep, Allah(cc)'ın lutuf ve ihsanıyla müminlerin ihtiyaçlarını gidermesidir. Eğer, tevbe ederlerse, bu onlar için hayırlı olur, şayet yüz çevirirlerse de, Allah(cc) onlar için hem dünyada hem de ahirette elem verici bir azap hazırlamıştır. Artık onların yeryüzünde ne bir veli/koruyucuları ne de bir yardımcıları vardır.

15 Kasım 2024 Cuma

 Tevbe 73:

  •  Ey Peygamber, hakkı ısrarla inkar edenlerle ve münafıklarla mücadele et, onlara karşı kararlı ve ödünsüz davran!. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir varılacak yerdir!.

14 Kasım 2024 Perşembe

 Tevbe 72:

  •  Allah(cc), mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedi kalacakları, içlerinde ırmakların çağladığı cennetler vaadetmiştir, ve o esenlik dolu cennetlerde güzel ve hoş evler!. Ve hepsinden daha da önemlisi; Allah(cc)'ın hoşnutluğu!. İşte büyük başarı budur!.

13 Kasım 2024 Çarşamba

 Tevbe 71:

  •  Diğer taraftan, mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidir (أَوْلِيَاء). Onlar iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar. Salatı ikame eder, zekatı yerine getirirler. Allah(cc) ve Resul'una itaat ederler. İşte Allah(cc) onlara merhamet edecektir. Zira, Allah(cc) Aziz'dir, her hükmünde bir hikmet vardır.
    (
    Yahut:  “birbirlerinin  koruyucusu  [veya  “hâmîsi  ve  koruyucusujdurlar.”  Bununla birlikte,  burada  müminler,  67.  ayette  “aynı  türden/aynı  yapıda”  olduklarından söz  edilen  münafıklara  tezat  olarak  konduklarına  göre, velî (çoğulu evliya) te­riminin,  “birbirine  dost,  yakın”  sözcükleriyle  ifade  edilebilecek birincil  anlamıy­la  aktarılması daha yerinde  olacaktır.ESED
    )

12 Kasım 2024 Salı

 Tevbe 70:

  •  Yoksa kendilerinden önce gelip geçen, Nuh(as) kavminin, Ad ve Sumud'un, İbrahim(as) kavminin, Medyen ahalisinin ve bütün o alt/üst edilmiş şehirlerin (felaket) haberleri kendilerine ulaşmadı mı? Öncekilere de Elçi'ler hakikatı en açık delilleriyle ulaştırmıştı (fakat inkar ettiler). Sonuçta, Allah(cc) onlara zulmetmiş değildir, onlar kendilerine zulmettiler.

11 Kasım 2024 Pazartesi

 Tevbe 69:

  •  Siz de sizden önce yaşamış (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıklardı. Onlar bu dünyada kendi payına olanı aldılar, siz de kendi payınıza olanı aldınız, tıkpı sizden öncekilerin aldığı gibi!. Ve işte tıpkı siz de onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. Bu tür kimselerin yapıp ettikleri bu dünya hayatında da öteki dünya hayatında da boşa gitmiştir.  İşte gerçek kaybedenler bunlardır!.

10 Kasım 2024 Pazar

 Tevbe 68:

  •  Allah(cc), gerek münafık erkeklere, gerek münafık kadınlara, gerekse hakkı ısrarla inkar edenlere, ebedi kalmak üzere cehennem ateşini vaadetmiştir. Onların payına düşecek olan budur. Çünkü Allah(cc) onları lanetlemiştir ve onlara devamlı bir azap vardır.

9 Kasım 2024 Cumartesi

 Tevbe 67:

  •  Münafık erkekler ve münafık kadınlar hepsi birbirine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten de alıkoyarlar ve cimridirler. Onlar Allah(cc)'ı unuttu, Allah(cc) ta onları unuttu!. Gerçekten yoldan sapmış olanlar bunlardır!.
    (
    Burada     ba'duhum     min     ba'd    olarak    gelen    ibare,  söz  konusu  mü'minler  (71.  âyet)  ya  da  kâfirler  (95/Enfal:   73)   olduğunda   ba'duhum   ev-liyau    ba'd   kalıbıyla   gelir.   Çünkü   münafıklar   örgütlü  ve  kendilerine  özgü  bir  inanç  sistemi  ve   kimliği   olmayan   kimselerken,   mü'minler  ya  da  kâfirler  örgütlü  ve  kendilerine  özgü  bir  kimlik  ve  inanç  sistemi  bulunan  cemaatlerdir.  MI

    )

8 Kasım 2024 Cuma

 Tevbe 65-66:

  •  Şayet dönüp kendilerine soracak olsan:' Biz sadece lafa dalmışız, aramızda eğleniyorduk' derler. De ki:' Allah(cc)'la, O'nun ayetleriyle ve Resul'uyle mi eğleniyorsunuz?'. Boşuna özür beyan etmeyin!. Doğrusu siz inandığınızı söyledikten sonra küfre saptınız. İçinizden bir kısmını affetsek bile, diğer kısmını suç ve günahta ısrarlarından dolayı azaba çarptıracağız!.

7 Kasım 2024 Perşembe

 Tevbe 64:

  •  Münafıklar kendilerine karşı, kalplerinde gizledikleri gerçek niyetlerini açığa vuracak bir surenin inmesinden endişeleniyorlar. De ki:' Siz alay edin bakalım! Allah(cc) endişe duyduğunu asıl şeyi er/geç açığa çıkaracak!'.
    (
    Bu  ifade  belli  bir  münafık  tipini  îma  ediyor:  yani,  Allah'ın  birliği  ve/veya  Mu- hammed'in  (s)  peygamber  olduğu  konusunda  tam  bir  iman ve  itminan  taşıma­dığı  için  bu  konuları  bir  kenara  bırakıp  dünyevî  çıkar  kaygısıyla  inananlardan biriymiş  gibi  görünmeyi  seçen  şüpheci  ve  kararsız  tipi (MenârX,  610).  (Bütün münafıkların,  açıkçası bu tipe uyması düşünülemeyeceğine göre,  ayetin başında bizim  “[bazıları]”  sözcüğüyle  yaptığımız  ilave  böylece  doğrulanmış  görünüyor.) Burada  işaret  edilen  karışık ya  da  kararsız  zihnî  tutum,  bu  tutumu  taşıyan  kişi­nin  yalnızca  toplumsal  çevreye  karşı  gösterdiği  ikiyüzlülüğü  değil,  ister istemez kendine karşı oynamak zorunda  kaldığı ikiyüzlü rolü  de îma  etmektedir:  bu du­rum,  böyle  kişilerin,  “kalplerinde  olup  biteni  bütün  gerçeğiyle”  görmek  ya  da kabul  etmek konusunda  duydukları  “isteksizlik”  ya  da  ayette  kullanılan  deyim­le,  “tasa” şeklinde kendini gösterir (karş.  56-57.  ayetler ve yukarıda ilgili 80. not). Tabii,  bu  marazı  duyguların  yanına  bir de  bu  zihinsel  karışıklık ya  da  kararsız­lığın,  aslında sadece manevî yükümlülüklerden kaçma arzusunu gizleyen bir ör­tü  olduğunu belli belirsiz farkediyor olmanın verdiği ruhsal  sıkıntıyı da  eklemek gerekir (karş.  2:9 — “Allah'ı ve  imana  erişenleri  aldattıklarını sanıyorlar oysa on­lar  ancak kendi kendilerini aldatıyorlar”).ESED

    )

6 Kasım 2024 Çarşamba

 Tevbe 63:

  •   Bimiyorlarmı ki, kim Allah(cc)'a ve O'nun resuluna karşı koymaya kalkışırsa ona, içinde süresiz kalmak üzere cehennem ateşi vardır.

5 Kasım 2024 Salı

 Tevbe 61-62:

  •   (Yine o münafıklardan) kimileri :' O her şeye kulak veriyor (inanıyor)' diyerek peygamberi inciltiyorlar. De ki.' O hakkınızda hep iyi şeylere kulak veren biridir. Allah(cc)'a iman eder, müminlere inanıp güvenir. O içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah(cc) resulunu incitenler için acıklı bir azap vardır'.  (Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini kabullendirmek için Allah(cc)'a yemin ederler. Oysa, onlar mümin olsalardı, Allah(cc)'ın (أَن يُرْضُوهُ) ve dolayısıyla Resul'unun de  hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.
    (
    Lafzen,  “Oysa,  onların  hoşnutluğunu  aramalarına  en  layık  olan Allah  ve  O'nun Elçisi'dir.”  Çoğu  müfessirin  (ve  en özlü bir biçimde  de M enâr X,  607 vd.'da  Re- şid Rıza'nın)  belirttiği  gibi yukarıdaki  ifade Allah  ile  O'nun  Rasûlü  arasında  asla bir eşdeğerlik ya da yanyanalık dile getirmez. En-yurzûhu ( ‘O'nun hoşnutluğu­nu  aramaları”)  cümleciğinde, (hum â) değil  de (hû) yani,  üçüncü tekil şahıs za­miri kullanılması da bunu göstermektedir.  Bununla,  Kur’an'a has,  başka dile ko­lay çevrilemez kısa  ve  özlü  bir ifade tarzı içinde,  insanın  bütün  çabalarında  gü- dülmeye  değer  en  yüce  amacın  Allah'ın  hoşnutluğunu  elde  etmek  olduğu  ve inanmış kimsenin Hz.  Peygamber'in rehberliğine bağlanmasının da ancak o'nun Allah'ın mesajını ulaştıran kişi olmasından ileri geldiği anlatılmak istenmiştir.  Bu konuda  karş.  “Rasûle  uyan,  böyle  yapmakla  Allah'a  uymuş  olur”  (4:80)  yahut, “[Ey Peygamber]  de ki:  “Eğer Allah'ı  seviyorsanız bana uyun,  [böyle yaparsanız] Allah da  sizi  sevecektir”  (3:31).ESED
    )

4 Kasım 2024 Pazartesi

 Tevbe 60:

  •  Sadakalar, sadece yoksullara ve düşkünlere, bu işi yapan görevlilere ve kalpleri kazanılacak kimselere, özgürlükleri elinden alınan ve borç yükü altında olanlar için, Allah(cc) yolunda gösterilen her türlü faaliyet için ve yolda kalmışlar için verilir. Bu Allah(cc)'ın koyduğu bir kuraldır. Ve Allah(cc) her şeyi bilir, ve her hükmünde bir hikmet vardır.

3 Kasım 2024 Pazar

 Tevbe 58-59:

  •  Onlar arasında sana sadakaların dağıtımı konusunda dil uzatanlar da var. Eğer onlara da bir pay verirsen seslerini keserler, yok eğer onlara bir şey vermessen öfkelerini kusarlar. Keşke onlar Allah(cc)'ın ve Resul'unun onlara verdiği ile yetinselerdi! ve :' Allah(cc) bize yeter, gün gelir Allah(cc) bize lutfundan bir pay verirse, O'nun resulu de bize verir. Elbette biz ta gönülden O'na yönelmişiz' deselerdi.

2 Kasım 2024 Cumartesi

 Tevbe 57:

  •  Sığınacak bir yer, bir mağara veya bir koğuk bulabilselerdi, önüne ardına bakmadan panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.
    (
    Böylece  Kur’an,  nifak  ve  ikiyüzlülüğün temelinde  en  derin,  en  köklü  saik olarak korkunun yer  aldığını  gösteriyor:  ahlaken  bağlanma,  taahhüt  altına  girmiş  olma korku ya da endişesinin; mevcut toplumsal çevreden açıkça kopmanın yol  açaca­ğı yoksunluklardan yana duyulan korkunun vb.  Toplumsal  statü ve saygınlık için duydukları  alt  edilmesi  zor,  bayağı,  ahlak  dışı tutkuları  içinde  “münafıklar Allah'ı aldatmaya  çalışırlar,  Oysa  onları  [kendi kendilerini]  aldatma tuzağı  içinde  bırakan O'dur”  (4:142);  ve yine  “onlar Allah'a karşı umursamaz davranırlar, bu yüzden Allah  da onları gözden çıkanr”  (9:67).  Bu bakımdan belirtmek yerinde  olacaktır ki, daha  uygun  bir  karşılık  bulunamadığı  için  “ikiyüzlü”  (hypocrite)  sözcüğüyle  çe­virdiğimiz Arapça münafık terimi  hem çevresindekileri bilerek aldatmaya çalışan deyim  yerindeyse  bilinçli  mürailer  için,  hem  de  zihin  karışıklığı,  ruh  boğuntusu ya  da  irade  eksikliği  yüzünden kendi kendilerini aldatma  zaafı  içindeki  kararsız insanlar için  kullanılır. ESED
    )

1 Kasım 2024 Cuma

 Tevbe 55-56:

  •  Onların malları ve evlatlarının (çokluğu) sizi şaşırtmasın!. Allah(cc) bunlarla onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarını da inkarcılar olarak almayı murad ediyor. Onlar sizden olduklarına dair yemin edip dururlar, halbuki onlar sizden değildirler. Onlar sadece korkuya teslim olmuş bir güruhturlar!.