Dua saati:105. Ey her varlığa ihsan deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan.. ey herkesi ve her şeyi merhametle kuşatan ve kerem ü lutfundan günahkarları dahî mahrum bırakmayan Rabbim! Benim istediklerimi de ver, cömertlik ve merhametinle beni de sevindir; ikram ve rahmet yağmurların neticesinde benim emelimi de gerçekleştir. Şu âciz bendeni eli boş, ümidi kırık, zavallı ve perişan bırakma. Sadece korktuğum tehlikelerden değil, hiç sezemediğim, tahmin bile edemediğim ve dolayısıyla da endişe duymadığım musibetlerden de beni emin eyle. Evet, itiraf ediyorum Rabbim; Sen bana hep güzellikleri emir buyurdun ama ben pek çok defa isyan ettim.. Sen bana kötülükleri yasakladın ve onlardan kaçınmam hususunda beni uyardın, heyhat ki ben masiyetten uzak durma mevzuunda da istikamet üzere olamadım. İşte şimdi, perçemim ellerindedir, huzurunda boynum kıldan incedir, bütün sırlarım nezd-i ilahinde bir bir bilinmektedir; ne ki, ümidim sadece Sendedir. Şayet beni azapla cezalandırırsan, Sana kim itiraz edebilir, zira bu kul Senindir; fakat eğer bendeni bağışlarsan, bu Sana daha çok yakışır, çünkü mağfiret etmek Senin şe’nindir. Hâlim Sana ayan, söylediklerim bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklentim ise mad dî-manevî dertlerime derman. Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân! İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hâllerden temizle.. iç ve dış duyu organlarımı, bütün melekelerimi ve latifelerimi Zatının nurlarıyla münevver eyle.
30 Kasım 2024 Cumartesi
29 Kasım 2024 Cuma
Sabah duasi : 46. Allahım! Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyoruz. Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürselîne teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.. bizimle cinnî ve insî şeytanların; şu geçici dünya hayatında, onların saptırma, dalâlet yollarına çekme, tesvîl (ayartma) ve tezyîn (süslü gösterme) arzularının arasını meşrık ve mağrip arasındaki mesafe kadar uzak tut! Rabbimiz! Kapında durup acz u fakrla beraber reca duygusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lutfedeceğine inanıyoruz. Sen, Raûf ve Rahîmsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkarma!
28 Kasım 2024 Perşembe
Tevbe 94:
- Geri dönüp te karşılaştığınızda, size türlü türlü bahaneler sıralayacaklar. De ki:' Boşuna bahane üretmeyin! size inanmayacağız!. Allah(cc) sizin gerçek durumunuzu bize haber vermiştir. Allah(cc) ta , Resul'u de yaptıklarınızın (hesabını) görecektir. Nihayetinde her şeyi bilen Allah(cc)'ın huzuruna çıkartılacaksınız! O size yapıp/ettiklerinizi bir bir söyleyecektir'.
27 Kasım 2024 Çarşamba
Tevbe 92-93:
- Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için geldiklerinde:' Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum' dediğin zaman, bu yolda harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden iki gözü iki çeşme ağlayanlara da bir sorumluluk yoktur. Sorumluluk, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Onlar geri kalanlarla birlikte kalmayı yeğlediler. Allah(cc) ta onların kalplerini mühürledi, artık onlar ne yaptıklarını da bilmiyorlar!
26 Kasım 2024 Salı
Tevbe 91:
- Zayıflar, hastalar ve (yeterli donanım için) imkanı olmayanlar, Allah(cc)'a ve O'nun Elçi'sine karşı samimi oldukları sürece, sorumlu tutulmayacaklardır. Muhsin'ler (مَا عَلَى الْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ) için de sorumlu tutulmalarını gerektirecek bir durum yoktur. Nihayetinde, Allah(cc) çok esirgeyen ve bağışlayandır.
(
Burada da anlaşılacağı üzere, muhsin, sadece iyilik yapan değildir, savaşa gitmeyen de muhsin olabilir. Nihayetinde, muhsin, doğru şeyi , doğru zamanda, doğru miktarda , doğru yerde yapan kimsedir. Savaşa gitmeme bile eğer doğru ise bir muhsin'in yapacağı şeydir ve Allah(cc) tarafından hiç bir sorumluluk ta yüklenmez, nihayetinde muhsin sıfatı Allah(cc)'ın müminlerin kazanmasını istediği temel sıfatlardan biridir.
)
25 Kasım 2024 Pazartesi
Tevbe 88-89:
- Fakat Peygamber ve beraberindeki müminler canlarıyla ve mallarıyla mücadele ettiler. İşte en güzel hayırlara erişecek olanlar da onlardır. Felaha da onlar erişecektir. Allah(cc) onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebedi kalacaklardır. Kurtuluşa erenler de onlardır.
24 Kasım 2024 Pazar
Tevbe 86-87:
- Hem ne zaman :' Allah(cc)'a iman edip güvenin ve Elçisiyle birlikte siz de mücadele edin!' diye bir sure inse, içlerinden durumu gayet müsait olanlar bile senden izin isteyerek derler ki:' Bizi bırak! Oturanlarla birlikte kalalım!' Geri kalanlarla birlikte kalmayı kabullendiler ve sonunda kalpleri mühürlendi, artık gerçeği kavrayamazlar!.
23 Kasım 2024 Cumartesi
Tevbe 84-85:
- Ve onlardan ölen herhangi birinin namazını kılma!. Kabrinin başında da asla bulunma!. Çünkü onlar Allah(cc) ve Elçi'sine nankörlük ettiler ve fasıklar olarak öldüler.
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin!. Çünkü,Allah(cc), bunlarla onlara dünyada azap etmek istiyor ve canlarını da inkarcılar olarak almak istiyor.
22 Kasım 2024 Cuma
Tevbe 83:
- Bundan sonra, Allah(cc) sana seferden dönmeyi nasip eder de, onlardan biriyle karşılaşırsan, dahası onlar senle savaşa çıkma izni isterlerse, de ki:' Bundan böyle kesinlikle benle sefere çıkmayacaksınız! Ve benimle birlikte asla düşmanla mücadele etmeyeceksiniz! Madem siz bir kere oturup kalmayı seçtiniz, bundan sonra da geride kalanlarla oturmaya devam edin!'
21 Kasım 2024 Perşembe
Tevbe 81:
- Geride kalan bu münafık kimseler, Allah(cc) Resul'unun (sefer için) ayrılmasından sonra, kendilerinin savaştan uzak kalmalarına sevindiler. Çünkü Allah(cc) yolunda canlarıyla ve mallarıyla mücadele etmek düşüncesi hoşlarına gitmiyordu ve (birbirlerine) :' Bu sıcakta savaşa mı çıkılır!' diyorlardı. De ki:' Cehennem ateşi çok daha sıcaktır'. Tabii, bu gerçeği kavrayabilirlerse!.
20 Kasım 2024 Çarşamba
Sabah duasi : 44. Allahım! Evvel Sen, Âhir Sen, Zâhir Sen, Bâtın Sen, her şeyin ilmi nezdinde olan yegâne Alîm de Sensin. Bahtına düştük, ne olur, Doğu ile Batı’yı birbirinden uzak tuttuğun gibi, inadı, lüzumsuz yere ısrarı ve arzularına uymak suretiyle İblis ve avenesine benzemeyi de bizden fersah fersah uzak kıl. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahları, Senin mukaddes sevgine mazhar olmuş kullarının günahları (gibi) kabul et.. Senin inayetinle bizden sâdır olmuş şayet bir kısım hasenât varsa, onları da kendi hata ve kusurlarıyla Senin sevginden mahrum kalmışların hasenatı gi bi değerlendirme.. âkıbetimizi ihlâsa mazhar olmuş kullarının akıbeti gibi eyle.. ümid ettiğimiz hususlarda da bizi haybet ve hüsrana uğratma, ey her isteyene veren ve Kendisini ihsanda bulunmaktan hiçbir şeyin engelleyemeyeceği lütuf ve kerem Sahibi...
19 Kasım 2024 Salı
Tevbe 79-80:
- Onlar, hem Allah(cc) yolunda vermekle yükümlü olduğundan daha fazlasını veren müminlerle hem de mevcut güçlerinin elverdiği mütevazi şeyler dışında verecek bir şeyi pek olmayan müminlerle alay ediyorlar. Allah(cc) onların bu alay ve küçümsemelerini başlarına geri geçirecektir. Nihayetinde çok çetin bir azap onları beklemektedir. Onların bağışlanması için Allah(cc)'tan ister af dile, ister dileme; onlar için 70 kez Allah(cc)'tan af dilesen bile Allah(cc) onları affetmeyecektir. Bunun nedeni onların Allah(cc)'ı ve Resul'unu inkara yeltenmeleridir. Zira, Allah(cc) yolundan sapmış kişiyi doğru yola yönlendirmez.
18 Kasım 2024 Pazartesi
Tevbe 77-78:
- Allah(cc)'a karşı verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirdiklerinden dolayı, Allah(cc) ta, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde taşıyacakları bir nifakı başlarına sardı. Bilmiyorlar mı ki Allah(cc) onların sırlarından ve gizli görüşmelerinden haberdardır. Zira iyi bilsinler ki, Allah(cc) her türlü gizliliği tüm ayrıntılarıyla bilendir.
(
Lafzen, “Allah da onlara, O'nunla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifak ile karşılık verir” (a'kabehum). (Burada, “O'nunla karşılaşacakları gün”den kasıt Kıyamet Günü'dür.) Bu açıklamasıyla Kur’an, belli bir tip insanda, “nifak” ya da “ikiyüzlülük” olarak tanımlanan zihnî tutumun dünyevî zenginliklere karşı duyulan aşın tutkudan kaynaklandığını vurgulamaktadır; bunun tersipek mümkün değildir; yani nifakın bir sonuç değil de sebeb olduğunu söylemek mantıken pek doğru olmayacaktır (keza bkz. 29:11 ve ilgili 7. not). Bu konuda karş. Ebû Hureyre'nin Hz. Peygamber'den rivayet ettiği: “Münafığın alameti üçtür: konuştuğu zaman yalan söyler; söz verdiği zaman sözünden döner ve kendisine güvenildiği (bir şey, bir iş, bir sır emanet edildiği) zaman ihanet eder” Hadisi. (Bu- hârî, Müslim, Tirmizî ve Neseî; Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Neseî, İbni Mâce ve İbni Hanbel Abdullah b. ‘Amr'dan benzer içerikli hadis metinleri nakletmişlerdir).
)
17 Kasım 2024 Pazar
Tevbe 75-76:
- Ve onlar arasında :' Eğer Allah(cc) cömertliğinden bize bir şeyler bahşederse, kuşkusuz biz de hayır için harcar, ve dürüst ve erdemli kimselerden oluruz' diye Allah(cc)'a yemin edenler var. Fakat böyleleri, Allah(cc) onlara bir şey verir vermez, hemen ona cimrilikle sarılıp, (bütün o ettikleri yeminlerden) inatla geri dönerler!.
16 Kasım 2024 Cumartesi
Tevbe 74:
- Münafıklar, kötü bir şey söylemedikleri konusunda Allah(cc)'a yemin edip duruyorlar!. Oysa hakkı inkara varan sözler söylüyorlar, Allah(cc)'a teslim olduktan sonra tekrar inkara sapıyorlar, ve başaramayacakları bir işe kalkışıyorlar. Münafıkların, Peygambere ve müminlere kin duymasındaki asıl sebep, Allah(cc)'ın lutuf ve ihsanıyla müminlerin ihtiyaçlarını gidermesidir. Eğer, tevbe ederlerse, bu onlar için hayırlı olur, şayet yüz çevirirlerse de, Allah(cc) onlar için hem dünyada hem de ahirette elem verici bir azap hazırlamıştır. Artık onların yeryüzünde ne bir veli/koruyucuları ne de bir yardımcıları vardır.
15 Kasım 2024 Cuma
14 Kasım 2024 Perşembe
13 Kasım 2024 Çarşamba
Tevbe 71:
- Diğer taraftan, mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidir (أَوْلِيَاء). Onlar iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar. Salatı ikame eder, zekatı yerine getirirler. Allah(cc) ve Resul'una itaat ederler. İşte Allah(cc) onlara merhamet edecektir. Zira, Allah(cc) Aziz'dir, her hükmünde bir hikmet vardır.
(
Yahut: “birbirlerinin koruyucusu [veya “hâmîsi ve koruyucusujdurlar.” Bununla birlikte, burada müminler, 67. ayette “aynı türden/aynı yapıda” olduklarından söz edilen münafıklara tezat olarak konduklarına göre, velî (çoğulu evliya) teriminin, “birbirine dost, yakın” sözcükleriyle ifade edilebilecek birincil anlamıyla aktarılması daha yerinde olacaktır.ESED
)
12 Kasım 2024 Salı
Tevbe 70:
- Yoksa kendilerinden önce gelip geçen, Nuh(as) kavminin, Ad ve Sumud'un, İbrahim(as) kavminin, Medyen ahalisinin ve bütün o alt/üst edilmiş şehirlerin (felaket) haberleri kendilerine ulaşmadı mı? Öncekilere de Elçi'ler hakikatı en açık delilleriyle ulaştırmıştı (fakat inkar ettiler). Sonuçta, Allah(cc) onlara zulmetmiş değildir, onlar kendilerine zulmettiler.
11 Kasım 2024 Pazartesi
Tevbe 69:
- Siz de sizden önce yaşamış (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıklardı. Onlar bu dünyada kendi payına olanı aldılar, siz de kendi payınıza olanı aldınız, tıkpı sizden öncekilerin aldığı gibi!. Ve işte tıpkı siz de onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. Bu tür kimselerin yapıp ettikleri bu dünya hayatında da öteki dünya hayatında da boşa gitmiştir. İşte gerçek kaybedenler bunlardır!.
10 Kasım 2024 Pazar
9 Kasım 2024 Cumartesi
Tevbe 67:
- Münafık erkekler ve münafık kadınlar hepsi birbirine benzerler. Kötülüğü emreder, iyilikten de alıkoyarlar ve cimridirler. Onlar Allah(cc)'ı unuttu, Allah(cc) ta onları unuttu!. Gerçekten yoldan sapmış olanlar bunlardır!.
(
Burada ba'duhum min ba'd olarak gelen ibare, söz konusu mü'minler (71. âyet) ya da kâfirler (95/Enfal: 73) olduğunda ba'duhum ev-liyau ba'd kalıbıyla gelir. Çünkü münafıklar örgütlü ve kendilerine özgü bir inanç sistemi ve kimliği olmayan kimselerken, mü'minler ya da kâfirler örgütlü ve kendilerine özgü bir kimlik ve inanç sistemi bulunan cemaatlerdir. MI
)
8 Kasım 2024 Cuma
Tevbe 65-66:
- Şayet dönüp kendilerine soracak olsan:' Biz sadece lafa dalmışız, aramızda eğleniyorduk' derler. De ki:' Allah(cc)'la, O'nun ayetleriyle ve Resul'uyle mi eğleniyorsunuz?'. Boşuna özür beyan etmeyin!. Doğrusu siz inandığınızı söyledikten sonra küfre saptınız. İçinizden bir kısmını affetsek bile, diğer kısmını suç ve günahta ısrarlarından dolayı azaba çarptıracağız!.
7 Kasım 2024 Perşembe
Tevbe 64:
- Münafıklar kendilerine karşı, kalplerinde gizledikleri gerçek niyetlerini açığa vuracak bir surenin inmesinden endişeleniyorlar. De ki:' Siz alay edin bakalım! Allah(cc) endişe duyduğunu asıl şeyi er/geç açığa çıkaracak!'.
(
Bu ifade belli bir münafık tipini îma ediyor: yani, Allah'ın birliği ve/veya Mu- hammed'in (s) peygamber olduğu konusunda tam bir iman ve itminan taşımadığı için bu konuları bir kenara bırakıp dünyevî çıkar kaygısıyla inananlardan biriymiş gibi görünmeyi seçen şüpheci ve kararsız tipi (MenârX, 610). (Bütün münafıkların, açıkçası bu tipe uyması düşünülemeyeceğine göre, ayetin başında bizim “[bazıları]” sözcüğüyle yaptığımız ilave böylece doğrulanmış görünüyor.) Burada işaret edilen karışık ya da kararsız zihnî tutum, bu tutumu taşıyan kişinin yalnızca toplumsal çevreye karşı gösterdiği ikiyüzlülüğü değil, ister istemez kendine karşı oynamak zorunda kaldığı ikiyüzlü rolü de îma etmektedir: bu durum, böyle kişilerin, “kalplerinde olup biteni bütün gerçeğiyle” görmek ya da kabul etmek konusunda duydukları “isteksizlik” ya da ayette kullanılan deyimle, “tasa” şeklinde kendini gösterir (karş. 56-57. ayetler ve yukarıda ilgili 80. not). Tabii, bu marazı duyguların yanına bir de bu zihinsel karışıklık ya da kararsızlığın, aslında sadece manevî yükümlülüklerden kaçma arzusunu gizleyen bir örtü olduğunu belli belirsiz farkediyor olmanın verdiği ruhsal sıkıntıyı da eklemek gerekir (karş. 2:9 — “Allah'ı ve imana erişenleri aldattıklarını sanıyorlar oysa onlar ancak kendi kendilerini aldatıyorlar”).ESED
)
6 Kasım 2024 Çarşamba
5 Kasım 2024 Salı
Tevbe 61-62:
- (Yine o münafıklardan) kimileri :' O her şeye kulak veriyor (inanıyor)' diyerek peygamberi inciltiyorlar. De ki.' O hakkınızda hep iyi şeylere kulak veren biridir. Allah(cc)'a iman eder, müminlere inanıp güvenir. O içinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah(cc) resulunu incitenler için acıklı bir azap vardır'. (Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini kabullendirmek için Allah(cc)'a yemin ederler. Oysa, onlar mümin olsalardı, Allah(cc)'ın (أَن يُرْضُوهُ) ve dolayısıyla Resul'unun de hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.
(
Lafzen, “Oysa, onların hoşnutluğunu aramalarına en layık olan Allah ve O'nun Elçisi'dir.” Çoğu müfessirin (ve en özlü bir biçimde de M enâr X, 607 vd.'da Re- şid Rıza'nın) belirttiği gibi yukarıdaki ifade Allah ile O'nun Rasûlü arasında asla bir eşdeğerlik ya da yanyanalık dile getirmez. En-yurzûhu ( ‘O'nun hoşnutluğunu aramaları”) cümleciğinde, (hum â) değil de (hû) yani, üçüncü tekil şahıs zamiri kullanılması da bunu göstermektedir. Bununla, Kur’an'a has, başka dile kolay çevrilemez kısa ve özlü bir ifade tarzı içinde, insanın bütün çabalarında gü- dülmeye değer en yüce amacın Allah'ın hoşnutluğunu elde etmek olduğu ve inanmış kimsenin Hz. Peygamber'in rehberliğine bağlanmasının da ancak o'nun Allah'ın mesajını ulaştıran kişi olmasından ileri geldiği anlatılmak istenmiştir. Bu konuda karş. “Rasûle uyan, böyle yapmakla Allah'a uymuş olur” (4:80) yahut, “[Ey Peygamber] de ki: “Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun, [böyle yaparsanız] Allah da sizi sevecektir” (3:31).ESED
)
4 Kasım 2024 Pazartesi
Tevbe 60:
- Sadakalar, sadece yoksullara ve düşkünlere, bu işi yapan görevlilere ve kalpleri kazanılacak kimselere, özgürlükleri elinden alınan ve borç yükü altında olanlar için, Allah(cc) yolunda gösterilen her türlü faaliyet için ve yolda kalmışlar için verilir. Bu Allah(cc)'ın koyduğu bir kuraldır. Ve Allah(cc) her şeyi bilir, ve her hükmünde bir hikmet vardır.
3 Kasım 2024 Pazar
Tevbe 58-59:
- Onlar arasında sana sadakaların dağıtımı konusunda dil uzatanlar da var. Eğer onlara da bir pay verirsen seslerini keserler, yok eğer onlara bir şey vermessen öfkelerini kusarlar. Keşke onlar Allah(cc)'ın ve Resul'unun onlara verdiği ile yetinselerdi! ve :' Allah(cc) bize yeter, gün gelir Allah(cc) bize lutfundan bir pay verirse, O'nun resulu de bize verir. Elbette biz ta gönülden O'na yönelmişiz' deselerdi.
2 Kasım 2024 Cumartesi
Tevbe 57:
- Sığınacak bir yer, bir mağara veya bir koğuk bulabilselerdi, önüne ardına bakmadan panik içinde dönüp oraya başlarını sokarlardı.
(
Böylece Kur’an, nifak ve ikiyüzlülüğün temelinde en derin, en köklü saik olarak korkunun yer aldığını gösteriyor: ahlaken bağlanma, taahhüt altına girmiş olma korku ya da endişesinin; mevcut toplumsal çevreden açıkça kopmanın yol açacağı yoksunluklardan yana duyulan korkunun vb. Toplumsal statü ve saygınlık için duydukları alt edilmesi zor, bayağı, ahlak dışı tutkuları içinde “münafıklar Allah'ı aldatmaya çalışırlar, Oysa onları [kendi kendilerini] aldatma tuzağı içinde bırakan O'dur” (4:142); ve yine “onlar Allah'a karşı umursamaz davranırlar, bu yüzden Allah da onları gözden çıkanr” (9:67). Bu bakımdan belirtmek yerinde olacaktır ki, daha uygun bir karşılık bulunamadığı için “ikiyüzlü” (hypocrite) sözcüğüyle çevirdiğimiz Arapça münafık terimi hem çevresindekileri bilerek aldatmaya çalışan deyim yerindeyse bilinçli mürailer için, hem de zihin karışıklığı, ruh boğuntusu ya da irade eksikliği yüzünden kendi kendilerini aldatma zaafı içindeki kararsız insanlar için kullanılır. ESED
)
1 Kasım 2024 Cuma
Tevbe 55-56:
- Onların malları ve evlatlarının (çokluğu) sizi şaşırtmasın!. Allah(cc) bunlarla onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarını da inkarcılar olarak almayı murad ediyor. Onlar sizden olduklarına dair yemin edip dururlar, halbuki onlar sizden değildirler. Onlar sadece korkuya teslim olmuş bir güruhturlar!.