31 Aralık 2023 Pazar

 Dua saati: 100. Ey merhameti her şeyi kuşatan Rabbimiz! Bizi Cehennem ateşinden ve kabir azabından muhafaza buyur; özü ve sözüyle sadâkate kilitlenmiş ebrâr kullarınla ve kurbetine mazhar kıldığın mukarrebînle beraber bizi de Cennete dâhil eyle; Nebiyy-i Ekrem’in rü’yetiyle gönüllerimizi nura ve sürura kavuştur; ulvî hakikatleri, oldukları gibi görüp idrak edebilememiz için gözlerimizdeki perdeleri kaldır. Ey talihsizlerin sığınağı, ey âcizlerin güç kaynağı! Zâtına has korumanla şu hıfzına muhtaç kullarını muhafaza et; riâyet-i hâssânla bizi de gözet! Şüphesiz Sen, kendisinden istekte bulunulacak yegâne Zât, her konuda yardımı ümit edilecek ve dergâhına koşulacak biricik mercîsin. Senden diliyor ve istirham ediyoruz; dünya ve âhiret umuru karşısında her zaman yardımcımız ol. Rahmetine bel bağlayan şu kullarına merhametinle muamele edeceğin konusunda, Senin hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanlarımızda bizi yanıltma; zira Sen gerçek ilahımız ve şeksiz şüphesiz tek sığınağımızsın.

30 Aralık 2023 Cumartesi

 Dua saati: 99. Ey celâl ve ikram sahibi yüce Rabbimiz! Bize ve bütün müslümanlara karşı fitne ateşi tutuşturanların, tutuşturup maddî-manevî müktesebâtımızı kül etmeye çalışanların ateşlerini söndür. Hayatını Din’e hizmete vakfetmiş masum insanlara karşı kinle, nefretle, hasetle, adavetle diş bileyen amansız zalimlerin yapmak istedikleri şerlere karşı Senin inayetine sığınıyoruz. Ehl-i iman hakkında kötülük düşünen insî-cinnî ne kadar zalim varsa, Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. tahrip temsilcilerinin oyunlarını boz ve emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme.. Seni tanımaz, Peygamber bilmez, dine-diyanete saygı duymaz nâdanların hilelerini başlarına dola, göz boyamalarını ve saptırmalarını boşa çıkar; onların entrikalarına karşı sağlamlardan daha sağlam himayene bizi de al. İhsan ve keremi bol Rabbimiz! Senden haşyetle ürperen bir gönül, zikrinle hayatdâr bir dil, azametinin ce lâlini idrak edebilecek bir akıl istiyor ve dileniyoruz. Bizi isimlerinin ve sıfatlarının nurlarıyla nurlandır; Sana kurbet kesbederek indinde ikrama mazhar olmuş kullarını zâhir-bâtın bütün latifeleriyle bambaşka bir dirilişe erdirdiğin gibi bizi de dirilt; fazl u kereminin hazinelerinden, bize sürekli kaynayıp duran coşkun bir marifet ihsan buyur.. ve bizi Habîb-i Edîb’inle (sallallahu aleyhi ve sellem) beraber eyle.

29 Aralık 2023 Cuma

 Sabah duasi : 48. Ey güzel isimlerinden birisi de ‘Mü’min’ olan ve kullarına her zaman emniyet va’deden yüceler yücesi Rabbimiz! Biz âciz kullarını da korktuklarımızdan emin eyle.. ihtiyacımız olan şeyleri lutfet.. bizi, ihsan ü atân ile lütuflara boğduktan sonra onlardan mahrum etmek suretiyle cezalandırma... Allahım! Senden hoşnutluğunu talep ediyoruz. Bir kere ‘Ben sizden razı oldum’ dedikten sonra, ne olur daha bize gazabınla muamele etme.. hâdiselerin mahiyet-i nefsi’lemriyelerine muttali olabileceğimiz şekilde gözlerimizi hakka’l-yakîn ufkuna aç.. bizi tevekkül ve teslim mevhibelerinle öyle donat ki, sadece Sana karşı mehafet ve mehabet hisleriyle dolalım; dolalım da Senden başka hiç kimseye karşı bir korkumuz olmasın.. başka yerlere değil, sadece Senin ulu dergâhına yönelelim ve başka kapılarda değil yalnızca Senin kapında dilencilikte bulunalım. Ya Râb! Senin hududu olmayan merha metine sığınıyor ve “bazı yüzlerin ağardığı, bazılarının da karardığı” o dehşetli mahşer gününde bizi yüzü ağaranlardan eylemeni ve ebrar ve mukarrebînin seyyidi olan Efendiler Efendisi’nin sancağı al tında biraraya gelen dostlarının arasına almanı diliyoruz.

28 Aralık 2023 Perşembe

 Sabah duasi:72. Ya Rab! Dünyaya, ukbâya ve bu iki diyar arasında bir geçit sayılan kabir âlemine ait endişelerimizi emn ü emana çevir.. dualarımıza icabet et.. beslediğimiz ümitlerimizi haybet ve hüsranla neticelendirme.. herhangi bir talep ve istek izhar etmediğimiz bir zamanda, Sen, rahmet ve merhametinin, lütuf ve inayetinin neticesi –değerlendirilip nemalandırılmaya açık– bir ilk mevhibe olarak bizleri varlık sahasına çıkardın; hayat nimetiyle şereflendirdin ve bunların da ötesinde imanla, İslâm’la pâyelendirdin. Rabbimiz! İşte bir kez daha kapına geldik. Rızan istikametindeki arzu ve recalarımızı kabulle karşılayacağın mülahazalarıyla içimizi Sana açıyoruz. Ne olur, salih kullarının niyazlarını kabul buyurduğun gibi bizim dualarımızı da kabul buyur! Ey bütün hamd ü senâların yegâne sahibi ve biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lutfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için Sana hamd ve şükranlarımızı arzediyoruz. Bahtına düştük, hâlimize merhamet eyle ve lütfen bu kadar ikram ü i’zaz ve ihsanda bulunduktan sonra bunları geri almak suretiyle bizi ikab etme.. hoşnutluğundan mahrum bırakmak suretiyle cezalandırma! Sana doğru yürüdüğümüz rıza yolunda hususî inayetinle bizi teyi’d buyur ki, huzuruna yüzümüz ak olarak gelebilelim.

27 Aralık 2023 Çarşamba

 Dua saati: 92.Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Yeryüzünde sulh-tan, barıştan, sevgiden, hoşgörüden, insanlıktan ve inandığı gibi yaşamadan başka bir arzusu olmayan kapının bu ben-delerine kötülük ve düşmanlık yapmaktan bıkıp usanmayan ve menfur emellerini gerçekleştirmek için plan üstüne plan, entrika üstüne entrika, komplo üstüne komplo kuran hak ve hakikat düşmanlarından, zalimlerden çekmediğimiz kalma-dı. Biz de nâçâr bir kez daha kapına geldik, dergâhına iltica ettik; rahmet, şefkat ve merhametini dileniyoruz.Yegâne güç ve kuvvet sahibi, sultanlar sultanı Rabbimiz! Canlarımız gırtlağımıza dayandığında, huzurunda zaman zaman isimlerini, mekânlarını hususi ya da umumi tasrih ettiklerimiz başta olmak üzere bize düşmanlık besleyen ne kadar insafsız gaddar ve zalim varsa hepsini Sana havale ediyoruz.

26 Aralık 2023 Salı

 Dua saati: 103. Allahım, biz günah kâr kullarız; hatalarımız her yanımızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Kendimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccühlerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Abdülkadir Geylanî Efendimiz’in (kuddise sırruhû) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegâne melceisin. Günahlarım dağlar azametinde olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi kuşatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin. Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kulların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim. Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm; hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağmen beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocaladığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım; kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.

25 Aralık 2023 Pazartesi

 Dua saati:46. Allahım! Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyo-ruz. Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürselîne teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.. bizimle cinnî ve insî şeytanların; şu geçici dünya hayatında, onların saptırma, dalâlet yollarına çekme, tesvîl (ayartma) ve tezyîn (süslü gösterme) arzularının arasını meşrık ve mağrip arasındaki mesafe kadar uzak tut!Rabbimiz! Kapında durup acz u fakrla beraber reca duy-gusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lutfedeceğine inanıyoruz. Sen, Raûf ve Rahîmsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkar-ma!

24 Aralık 2023 Pazar

 Nur 55:

  •  Allah(cc), iman edip salih amel işleyenlere, tıpkı kendilerinden önce gelip geçen bazı toplulukları egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan ve kaygılardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. (Öyle ya, böyleleri) yanlız Bana kulluk eder ve Ben'den  başkasına tanrısal güçler ve nitelikler yakıştırmazlar.  Artık bütün bunlardan sonra hakkı inkara saplanıp kalmışlar, fasıkların ta kendileridir.

23 Aralık 2023 Cumartesi

 Nur 54:

  •  De ki:' Allah(cc)'a itaat edin, ve Resulune itaat edin. Ve eğer resulunden yüz çevirirseniz, bilin ki, o yanlız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız. Ama, eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Zira, Resule düşen sorumluluk sadece kendisine indirilen mesajı açıkça tebliğdir'.

22 Aralık 2023 Cuma

 Nur 53:

  •  Bir de kendilerine emredecek olsan, savaş için mutlaka sefere çıkacaklarına var güçleriyle yemin ederler, de ki:' Yemin etmeyin, sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz, Allah(cc) bütün yapıp/ettiklerinizden haberdardır'.

 Nur 52:

  •  Ve kim Allah(cc)'a ve resulune itaat eder, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davranırsa, işte nihai zafere erişecek olanlar onlardır.

21 Aralık 2023 Perşembe

 Nur 51:

  •  Aralarında hüküm versin diye, Allah(cc)' ve resulune çağrıldıklarında, müminlerin söyleyeceği tek şey:' İşittik ve itaat ettik' olmalıdır. Kurtuluşa ve esenliğe ulaşan kimseler de böyleleridir.

20 Aralık 2023 Çarşamba

 Nur 48-50:

  •  Aralarında hükmetmesi için, Allah(cc)'a ve O'nun resulune çağrıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirirler. Ama bu yüz çevirenler, bir de hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen koşarak gelirler. Bunların kalplerinde bir hastalık mı var?  Ya da, ilahi mesajın doğruluğundan şüpheleri mi var? Ya da, Allah(cc)'ın ve O'nun resulunun kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, kendilerine haksızlık yapan  yine onların kendileridir.

19 Aralık 2023 Salı

 Nur 46-47:

  •  Doğrusu Biz, gerçeği bütün açıklığı ile ortaya koyan ayetler indirdik, fakat yine de Allah(cc) (gerçekten doğru yola ulaşmak ) isteyeni doğru yola eriştirir. Çünkü, (niceleri) :' Allah(cc) ve Resulune inandık ve itaat ettik' derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu (sözlerine) rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler. işte böyleleri hiç bir zaman gerçek mümin değildir.

18 Aralık 2023 Pazartesi

 Nur 45:

  • Yine, her türlü canlıyı yaratan da Allah(cc)'tır. Bunlardan kimi, karnı üzerinde, kimi iki ayak üstünde, kimi de dört ayak üstünde yürürler. Allah(cc) dilediğini yaratır. Zira, Allah(cc) her şeyi yapmaya kadirdir.
    إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

 Nur 44:

  •  Gece ile gündüzü de evirip çeviren Allah(cc)'tır. Bunda da basiret sahipleri için alınacak nice dersler vardır.

17 Aralık 2023 Pazar

 Nur 42-43:

  •  Göklerin ve yerin mülkü Allah(cc)'ındır ve dönüş ancak Allah(cc)'adır. Görmüyor musunuz, bulutları sürükleyen, sonra birbirine katan, sonra birbiri üzerine yığan ve derken, bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah(cc)'tır. Ve gökten dolu yüklü bulut dağlarını indiriveren, ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırırken dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de uzak tutan, yine, Allah(cc)'tır.

16 Aralık 2023 Cumartesi

 Nur 41:

  •  Göklerde ve yerde olan her yaratık, gökyüzünde sıra sıra kanat çarparak uçan kuşlar, hepsi Allah(cc)'ın izniyle hareket (يُسَبِّحُ) ederler. Her biri neyi ne zaman yapacağını ve nasıl hareket edeceğini bilir (كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ). Allah(cc) onların bütün yapıp/ettiklerinden haberdardır.

15 Aralık 2023 Cuma

 Nur 40:

  •  Yada (onların yapıp ettikleri kötü davranışları) engin bir denizin kopkoyu karanlıklarında (yüzmeye çalışan biri) gibidir, onu üst üste dalgalar kuşatmış, ve ayrıca kara bulutlar, birbiri üstüne binmiş zifiri karanlıklar, o kişi sudan elini çıkarıp baksa, nerdeyse elini bile göremeyecek. Nihayetinde, Allah(cc)'ın aydınlatmadığı kimse için bir aydınlık bulma umudu yoktur.

14 Aralık 2023 Perşembe

 Nur 39:

  •  Fakat hakkı inkarda ısrarcı olanlara gelince, onların yapıp ettikleri (iyi davranışları) çölde görünen serap gibidir. Susayan kişi, orada su gördüğünü sanır. Ama gördüğü şeye yaklaşınca hiç bir şey bulamaz. Fakat Allah(cc)'ı (yanında) bulur ve bilir ki O hesabı eksiksiz görecektir. Zira, Allah(cc) çok seri hesap görendir.

13 Aralık 2023 Çarşamba

 Nur 36-38:

  •  (Allah(cc)'ın nurunun eriştiği öyle) evler vardır ki, Allah(cc)'ın izniyle, orada O'nun kudret ve yüceliği sabah akşam dile getirilir, ve bu evlerdeki kimseleri ne ticaret ne de kazanma hırsı, Allah(cc)'ı anmaktan, salatı ikama edip, zekatı da yerine getirmekten alıkoyar. Çünkü onlar, kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği Gün'den korkarlar.  Nihayetinde, Allah(cc), onların yapıp ettiklerinin en iyisi/güzeli/doğrusu(أَحْسَنَ) ile onları mükafatlandıracak ve lutfuyla çok çok fazlasını da verecektir. Çünkü, Allah(cc), dilediğine hesapsız rızık verir.

12 Aralık 2023 Salı

 

Sabah duasi : 51. Allahım! Semi’ ve Alîmsin, her sesi işiten ve ilmiyle her şeyi kuşatan yalnız Sensin; Sen yakarışlarımızı da duyar, gizli-açık bütün hâllerimizi de bilirsin. Dualarımızı kabul buyur ve beklentilerimizi boşa çıkarma.. ihtiyaçlarımızı gider ve ne olur bize terkedilmişlik hüsranını yaşatma! Rabbimiz! Rızanı da arzuluyoruz; rahmetinle ve fazlınla muamele buyur ve bizi Senin hoşnutluğunu kazanmış bahtiyarlardan eyle! Bize imanın hakikatini yakîn derecesinde öyle duyur ki, gönüllerimiz sadece Senin mehabetinle dolsun ve haşyet duygumuz da yalnızca Sana karşı olsun! Rabbimiz! Bizi korktuklarımızdan emin eyle ve duamıza icabette bulunarak istediklerimizi ihsan et. Kıymetlerini bilemediğimiz için hiç ihtiyaç hissetmediğimiz ve rahmet hazinenden dilenmediğimiz nimetleri bile bize lutfeden Cömertler Cömerdi! İşte şimdi, ihtiyacımız olan şeyleri Senden dileniyoruz. Verenlerin en güzeli Sensin ve biz de Senin nezd-i rububiyetinden gelecek lütuflara her zaman muhtacız.

11 Aralık 2023 Pazartesi

 Nur 35:

  •  Allah(cc) göklerin ve yerin nuru(nun kaynagı) dır. Onu  nurunun sembolü, içinde kandil bulunan bir ışık mahalli gibidir. O kandil kristal bir fanus içindedir. O fanus ki, inci gibi parlayan bir yıldız sanki!. Ve o kandilin yakıtı, ne doğuda ne batıda eşine raslanmayan bir zeytin ağacındandır. Öyle ışıltılı bir yağ ki, neredeyse ateş değmeden ışık verecek. Nur üstüne nur!. Allah(cc) (erişmek isteyeni) nuruna eriştirir. İşte bunun içindir ki, Allah(cc) insanlara örnekler vermektedir. Çünkü herşeyi bütünüyle bilen tek Allah(cc)'tır.
    (
    Kur’an  mesajının özü,  bir başka yerde  “[kendinde/kendiliğinden]  açık ve gerçe­ği açıkça gösteren” olarak tanımlanmaktadır (karş.  12:1  hk.  2.  not); ve bizce, yu­karıdaki  cümleyle îma  edilen  de Kur’an'ın bu özelliğidir.  Kur’an mesajı  ışık saç­maktadır,  çünkü  Allah'tan  gelmektedir;  fakat  “ona  ateş dokunmasa  da  neredey­se  [kendiliğinden]  ışık  saçacaktır”:  yani,  insan  onun  İlahî vahyin  “ateşiyle  tutuş- turulduğu”nun farkında olmasa bile, iç tutarlığıyla, doğruluğu ve hikmetlerle do­lu muhtevasıyla o,  akıl ve  sağduyuyla,  peşin hükümsüz  olarak yaklaşan  kimse­lere  ışığını  ulaştırabilecek  niteliktedir.ESED
    )

10 Aralık 2023 Pazar

 Nur 34:

  •  Ve gerçek şu ki, Biz size gerçeği bütün açıklığı ile gösteren mesajlar, sizden önce gelip geçmiş toplumların başına gelenlerden nice dersler ve Allah(cc)' karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için nice öğütler indirdik.

9 Aralık 2023 Cumartesi

 Nur 33:

  •  Evlenme imkanı bulamayanlar ise, Allah (cc) lutfu ile onları varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Yasal olarak sahip olduğunuz kimselerden, mukatebe yapmak isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır görüyorsanız, mukatebe yapın. Allah(cc)'ın size verdiği maldan size de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatleri için, eğer (istemediği biriyle evlenmeyip evde) namuslu kalmak isteyen kızlarınızı (فَتَيَاتِكُمْ), şu hayatın malını arzu ederek, (zorla evlendirmeye kalkarak) isyana(الْبِغَاء) zorlamayın. Kim onları zor altından bırakırsa, zorlanmadan sonra, Allah(cc) onlar için çok bağışlayıcı ve merhamet edicidir.
    (
    F-T-Y ف ت ی
    اَلْفَتَاءُ “ ” (al-fata-u): youth, prime.
    الَفتَٰی“ ” (al-fata): young man. Later this word also came to mean slave, whether he be young or old or of
    any age.
    فَتًی“ ” (fatan): slave man
    فتَاَ ة “ٌ ” (fataat): slave woman {T, M}.
    Meaning a young man “ فَتًی ” (fatan) has appeared in (21:60). The feminine is “ فتَيَاَنِ ” (fatayaan) as in
    (12:36). The plural is “ فِتْيَۃ ” (fityah) as in (18:80).
    فتِْياَنٌ “ ” (fityaan) is also a plural (12:62). The plural of “ فَتَا ة ” (fataat) is “ فتَيَاَتٌ ” (fatayaat) as in (4:25).
    Ibn Faris says that the root has two basic meanings:
    1) Freshness and to be new. The meaning youth is derived from this.
    2) To make a decision or an order evident and explained.
    اَفْتٰی“ ” (aftaa): to issue an order, to issue an edict, to answer a question. It is said to have been derived
    from the word “ فتَیً ” (fatan) i.e. youth who has freshness and strength {T, M}. This would mean that to
    issue an edict one must possess freshness and strength (of knowledge). It may also have been derived
    from “ اَلْفُتُوَّة ” (al-futuwwah) which means philanthropy {T, M}.
    اَفْتٰی“ ” (aftaa) also means to order.
    قلُِ للهّٰ يُفتْيِکُْمْ “ ” (qulil laahu yuftikum): Say, Allah will answer you about the right decision (4:176)
    اِسْتفَْتٰی فتویٰ “ ” (istafta): to seek decision or edict (4:176).

    B-Gh-Y ب غ ی
    اَلْبَغْی“ ” (al-baghyi) is the wish to overstep the middle path (regardless of whether one can actually do or
    not).
    اَلْبَغْیُ “ ” (al-baghyo): too much rain that exceeds all measures.
    بَغَتِ السَّمَاءُ “ ” (baghatis samai) is the cloud that exceeds its limit, meaning that it rained a lot. These are the
    basic meanings of this word.
    Ibn Faris says it basically means to ask for something and to be spoilt.
    فِءَة باَغِيۃَ “ٌ ” (fe’ateh baghia) is a party or group that opposes the order and rebel.
    الَْبغََاياَ“ ” (al-baghya) are those soldiers who move ahead for making prior arrangements.
    بغَٰی يبَْغِیْ “ ” (bagha yabgha): he became too proud and exceeded his limits.
    تبَاَغَوْا“ ” (tabaghau): to commit excesses on one another.
    بَغَتِ ا لمَ رْ اَة بغَِاءً “ ” (baghatil mar’ato begha’a): the woman exceeded the limits of decency.
    بَغِیٌّ “ ” (baghyun) and “ بَغُوٌّ ” (baghu’a) is a fornicating woman.
    بغَٰی عَليَْہِ “ ” (bagha alaih) is to commit excess against or on someone, to oppress someone, to be high
    handed against somebody, and be jealous of someone. If the envy is for a good thing then the envy also
    becomes good otherwise not {T}.
    اِبْتِغَاءٌ “ ” (ibtigha): to struggle in pursuit of something. If the search is for something good, then the search
    becomes limited, otherwise a wild chase {T}.
    البَْغِيْۃَ “ ” (al-bighyah) and “ البَْغَيْۃَ ” (al-bughiya) is the thing which is being looked for, which one intends to
    possess. It also means something which is lost and for which a great search is mounted.
    اَلْباَغِیْ “ ” (al-ba’ghi) also means one who searches {T}.
    اِنْبَغٰی الشَّيْیٌ “ ” (in bagh-ash shaiyi) is for something to become easy, to be acquired, or to be befitting.
    مَا ينَْبغَِیْ “ ” (ma yanbaghi): this is not correct or proper, or this is not possible, or this is not permitted {T}.

    )

8 Aralık 2023 Cuma

 Nur 32:

  •  Ve içinizden bekar olanları ve kadın veya erkek kölelerinizden evlenmesi uygun olanları(وَالصَّالِحِينَ) evlendirin. Yoksul iseler, Allah(cc) onları lutfüyla destekleyecektir. Zira Allah(cc) lutfünda sınırsızdır ve (kime ne kadar vereceğini) çok iyi bilir.
    (
    Sâlihîn terimi burada  ahlak ve  fizik  olarak  evliliğe uygunluğu,  elverişliliği;  ya­ni,  hem bedensel ve  zihinsel olgunluğu,  hem de evlenecek  erkekle kadın ara­sındaki  karşılıklı  sevgi  ve  denkliği  işaret  etmektedir.  4:25'de  olduğu  gibi,  yu­karıdaki  ayetler  de  evlilik  dışı  tüm  cinsel  ilişki  biçimlerini  yasaklayıp  erkekle onun kadın kölesi arasında tek yasal cinsel birleşme yolu olarak evliliği öngör­mektedir.ESED
    )

7 Aralık 2023 Perşembe

 Nur 31:

  •  Mümin kadınlara da söyle, bakışlarını haram olandan çevirsinler ve iffetlerini korusunlar. (örfen) görünmesinde sakınca olmayan yerleri hariç, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmasınlar, ve bunun için başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Cazibe ve güzelliklerini kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, oğullarından, üvey oğullarından, kardeşlerinden, erkek ya da kız kardeşlerinin oğullarından, kendi evlerindeki kadınlardan, yahut yasal olarak sahip oldukları kimselerden, yahut kendilerine bağlı cinsel isteklerden yoksun erkeklerden, ya da kadınların mahrem yerlerinden henüz habersiz olan çocuklardan başka kimsenin önünde açığa vurmasınlar. Ve yürürken, gizli görkem ve güzelliklerini belli edecek şekilde ayaklarını yere vurmasınlar. Ve ey müminler, topluca günahkarca davranışlardan dönüp Allah(cc)'a yönelik ki, kurtuluşa ve esenliğe eresiniz. 
    (
    Bizim  “[örfen]”  sözcüğüyle yaptığımız  ilave illâ m â zahera minhâ ifadesiyle  ilgi­li olarak ilk İslam alimlerinin ve  özellikle (Râzî'nin kaydettiğine  göre) el-Keffâl'in yaptığı  “kişinin hakim örfe (el-'âdetu’l-câriyye.  geçerli âdet) uyarak açık tutabile­ceği,  yani  örtmemesinde  beis  olmayan  yerler”  şeklindeki  açıklamayı  yansıtmak­tadır.  İslam  Hukuku'nun  geleneksel  temsilcileri  “görünmesinde  [örfen]  sakınca olmayan”  ifadesinin  tanımını  her ne  kadar kadının yüzü,  elleri ve  ayaklarıyla  sı­nırlı tutma eğilimini göstermişler -hatta sınırlamayı bazan daha da ileri götürmüş­ler-  ise  de, illâ  m â zahera  minhâ'nm  anlamı  bizce  çok  daha  geniştir;  nitekim, kullanılan  ifadedeki  kasdî  belirsizlik  (yahut  çok anlamlılık)  da  bu  hususta,  insa­nın  ahlakî ve  toplumsal  gelişiminin  gereği  olarak  ortaya  çıkan  zamana  bağımlı değişikliklerin gözönünde bulundurulduğunu göstermektedir. Yukarıda,  aynı ke­limelerle  hem  erkeklere  ve  hem  de  kadınlara  ulaştırılmak  istenen  mesajın  özü, onların  “haramdan gözlerini  çevirmeleri ve iffetlerini korumaları” noktasında dü­ğümlenmektedir;  kişinin,  yaşadığı  çağda,  Kur’an'ın  toplumsal  ahlak  konusunda getirdiği  ilkeleri  gözönünde  tutarak,  dış  görünüşünde,  giyim  kuşamında  göster­mek  zorunda  olduğu  dikkatin  sınırlarını da bu  ölçü belirlemektedir.ESED

    Himâr (çoğulu humur),  hem İslam'dan önce,  hem de İslam'dan sonra Arap ka­dınlarının  kullandıkları  geleneksel  başörtüsüdür.  Klasik  müfessirlere  göre,  bu başörtüsü  kadınlar  tarafından  İslam  öncesi  dönemde  az  çok  süs  giysisi  olarak kullanılır ve  uçları  örtünen kadının  sırtına  serbestçe  bırakılırdı;  o günün yaygın modasına  göre,  kadınların  giydiği  gömleğin  ya  da  bluzun  önünde  genişçe  bir açıklık bulunur ve böylece göğüsler örtülmezdi.  Bunun içindir ki, göğsün himâr ile örtülmesinin emredilmesi bu iş için mutlaka himâr kullanılmasının gerektiği­ni ifade etmez; fakat,  sadece kadınların göğüs kısmının, örfen açık bırakılmasın­da  sakınca bulunmayan yerlerden olmadığını ve  dolayısıyla  örtülmesi,  gösteril­memesi  gerektiğini  ifade  eder.ESED

    )

6 Aralık 2023 Çarşamba

 Sabah kıssası:

  •  Adamın biri Peygamber (S.A.S.)imize: «Yâ Rasûlallah, acaba neden ölümü sevmiyorum» diye sordu. Peygamber'imiz de ona:

    «Malın var mı?» diye sordu, adam «Evet, var Yâ Rasûlallah» diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber (S.A.S.)imiz adama söyle buyurdu:

    «Malını önden gönder (hayır yolunda sarf et} çünki müminin kalbi malına baglıdır. Buna göre eğer onu önden gönderirse ölüp ona kavusmak ister. Buna karşılık eğer onu geride bırakırsa kendisi de dünyada kalıp onunla birlikte olmak ister.»

5 Aralık 2023 Salı

 Sabah duasi:51. Allahım! Semi’ ve Alîmsin, her sesi işiten ve ilmiyle her şeyi kuşatan yalnız Sensin; Sen yakarışlarımızı da duyar, gizli-açık bütün hâllerimizi de bilirsin. Dualarımızı kabul buyur ve beklentilerimizi boşa çıkarma.. ihtiyaçlarımızı gider ve ne olur bize terkedilmişlik hüsranını yaşatma! Rabbimiz! Senden Cennetini dileniyoruz. Ona yaklaştıracak kavlî ve fiilî vesileleri yerine getirmeye bizi muvaffak kıl. Cennetini istediğimiz gibi rızanı da arzuluyoruz; rahmetinle ve fazlınla muamele buyur ve bizi Senin hoşnutluğunu kazanmış bahtiyarlardan eyle! Bize imanın hakikatini yakîn derecesinde öyle duyur ki, gönüllerimiz sadece Senin mehabetinle dolsun ve haşyet duygumuz da yalnızca Sana karşı olsun!

4 Aralık 2023 Pazartesi

 Nur 30:

  •  Mümin erkeklere söyle, bakışlarını yasak olandan çevirsinler ve iffetlerini korusunlar. Temiz ve erdemli kalmaları açısından en uygun davranış tarzı budur. Şüphesiz, Allah(cc) onların (iyi ya da kötü) yaptıkları herşeyden haberdardır.

3 Aralık 2023 Pazar

 Nur 29:

  •  İçinde oturulmayan kamuya açık mekanlara girmenizde bir sakınca yoktur. Allah(cc) açıkça yaptıklarınızı da, gizlediklerinizi de bütünüyle bilmektedir.

2 Aralık 2023 Cumartesi

 Nur 27-28:

  • Ey iman edenler, kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirmeden ve izin almadan girmeyiniz. Düşünecek olursanız, sizin yararınıza olan da budur. Eğer orada kimseyi bulamassanız, size izin verilmedikçe oraya girmeyin. Size:'Geri dönün' denirse, geri dönüp gidin, bu sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah(cc), yaptığınız herşeyden haberdardır.

1 Aralık 2023 Cuma

 Nur 26:

  •  Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler de kötü kadınlara yaraşır. Tıpkı, iyi kadınların iyi erkeklere, iyi erkeklerin de iyi kadınlara yakıştığı gibi. Allah(cc) iyilerin hakkında çıkarılan kötü söylentilerin hepsinden masum ve uzak olduklarını bildiğine göre, günahlarından ötürü bağışlanma ve büyük bir rızık onların hakkıdır.

30 Kasım 2023 Perşembe

 Dua saati: 103. Allahım, biz günah kâr kullarız; hatalarımız her yanı-mızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Ken-dimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccüh-lerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Abdülkadir Geylanî Efendimiz’in (kuddise sırruhû) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegâne melceisin. Günahlarım dağlar azametin-de olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi ku-şatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin.Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kul-ların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim. Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm; hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağ-men beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocala-dığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım; kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.

29 Kasım 2023 Çarşamba

 Nur 23-25:

  •  Gerçek şu ki, dalgınlık veya dikkatsizlik göstermiş olsalar da iffetli ve mümin kadınlara iftira atanlar dünyada da ahirette de lanete uğrarlar. Onları müthiş bir azap beklemektedir. O gün dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri bir bir bildirerek aleyhlerine şahitlik edeceklerdir. O gün Allah(cc) hak etmiş oldukları karşılığı tam olarak verecek, onlar da Allah(cc)'ın herşeyi ortaya çıkaran gerçeğin ta kendisi olduğunu anlayacaklardır.

28 Kasım 2023 Salı

 Nur 22:

  •  Dolayısıyla, (haksız iftiralara uğramış olsalar bile) içinizden Allah(cc)'ın bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler, yakınlarına, düşkünlere ve Allah(cc) davası uğruna hicret edenlere yardım etmekten geri durmasınlar, onları affedip hoş görsünler. Hem Allah(cc)'ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Nitekim, Allah(cc) çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayandır.

27 Kasım 2023 Pazartesi

 Nur 19-20:

  •  Müminler arasında hayasızlığın yayılmasını isteyenler var ya, onlar için dünyada da ahirette de elem verici bir azap vardır. Allah(cc) bilir , siz bilmezsiniz. Allah(cc)'ın size lütuf ve rahmeti olmasaydı, ve Allah(cc) tevbeleri çok kabul eden, hikmet sahibi olmasaydı (, haliniz nice olurdu?)

26 Kasım 2023 Pazar

 Nur 16-18:

  •  Böyle bir söylenti işittiğiniz zaman :' Bu konuda konuşmak bize düşmez, Kudret ve Yüceliği sınırsız olan Sensin, Ya Rab!. Bu çok kötü bir iftiradır' demeniz gerekmez miydi?. Eğer mümin iseniz, Allah(cc) size böylesi bir iftiraya bir daha bulaşmamanızı öğütler. Böylece, Allah(cc) size mesajlarını apaçık bildiriyor. Çünkü Allah(cc) Alim'dir, Hakim'dir.

25 Kasım 2023 Cumartesi

   Sabah duası : 53. Ey her şeyi bilen Alîm Rabbimiz! Bizi nezd-i uluhiyetinden göndereceğin ilham hüzmeleriyle doyur! Ve ey kullarını cezalandırmakta acele etmeyen hilm sahibi Halîm Rabbimiz! Bu tahammülü az kullarını, sinelerini sabr-ı cemille doldurmak suretiyle teyîd buyur! Ve ey yaptığı bütün işlerinde sayılamayacak kadar hikmetler bulunan Hakîm Rabbimiz! Yakîne susamış şu kullarının kapalı gözlerini de icraatındaki yüce ve derin hikmetlere aç! Ya Hayy u ya Kayyum! Ey gerçek hayatın Sahibi ve her şeyin varlık ve devamı Kendisine muhtaç bulunan Rabb-i Rahîm! Vicdanlarımızda sürekli Zat-ı Akdesini yâd etmeye bizi muvaffak kıl ve bütün latifelerimizi zikrinle ihya buyur.. bir an bile olsa doğruluktan ve doğru yoldan bizi cüdâ düşürme!

24 Kasım 2023 Cuma

 Nur 14-15:

  •  (Ey, müminler içerisinde bu asılsız dedikodulara karışanlar!) Eğer bu dünyada ve ahirette Allah(cc)'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, bulaştığınız bu iftiradan ötürü size gerçekten büyük bir azap dokunurdu. Hem de , onu tam dilinize doladığınız ve doğru bilgi sahibi olmadığınız konuda olayı hafife alıp ileri geri konuştuğunuz bir anda!, halbuki,  bu Allah(cc) katında son derece büyük bir vebaldir.

23 Kasım 2023 Perşembe

 Nur 12-13:

  •  Böyle bir söylenti işittiğiniz zaman, erkek ve kadın müminlerin, birbirleri hakkında iyi zan besleyip, :' Bu apaçık bir iftiradır' demeleri gerekmez miydi? ( bu asılsız isnadı ileri sürenlerin) iddaalarını doğrulamak için dört şahit getirmelerini istemeniz gerekmez miydi? Çünkü bu şehadeti getirmeyenler, Allah(cc) katında yalancıların ta kendisidir.

22 Kasım 2023 Çarşamba

 Nur 11:

  • Başkalarını yalan yere iffetsizlikle suçluyanlar içinizden bir güruhtur. Fakat, bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın, tersine bu sizin için hayırlıdır. (İftiracılara gelince) onlardan her biri böyle yaparak işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır, ve onlardan bu günahın işlenmesinde başı çekenleri ise vahim bir azap beklemektedir.

21 Kasım 2023 Salı

 Nur 10:

  •  Allah(cc)'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı, ve Allah(cc) tevbeleri çok kabul eden, hikmet sahibi olmasaydı  (, haliniz nice olurdu?)

20 Kasım 2023 Pazartesi

 Nur 8-9:

  •  Suçlanan eşin ise, kocasının bu suçlamasında yalancı olduğuna dair ayrı ayrı dört kere Allah(cc) adına yemin ve şahitlik etmesi, beşinci de ise, eğer kocası doğru söylüyor ise Allah(cc)'ın gazabına razı olduğunu kabul etmesi, kendisinden cezayı kaldırır.

19 Kasım 2023 Pazar

 Nur 6-7:

  • Kendi  eşlerini zina etmekle suçlayıp buna dair kendileri dışında şahit bulamayan kocalar ise, kendilerinin doğru söylediğine dair ayrı ayrı dört kere Allah(cc) adına yemin eder, şahitlik eder, beşinci kere ise, yalancı olması halinde, Allah(cc)'ın gazabına razı olduğunu ifade eder.

18 Kasım 2023 Cumartesi

 Nur 4-5:

  •  İffetli kadınlara zina isnad edip te, sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Ebediyyen onların şahitliklerini kabul etmeyin. İşte onlar yoldan çıkmış kimselerdir. Ama bundan sonra tövbe edip, durumu düzeltenler başka. Şüphesiz, Allah(cc) bağışlar ve merhamet eder.

17 Kasım 2023 Cuma

 Nur 3:

  • Zina yapan bir erkek, ancak zina yapan bir kadınla -yani cinsel arzularını tanrılaştıran bir kadınla- birleşir, zina yapan kadın da ancak zina yapan bir erkekle - yani cinsel arzularını tanrılaştıran bir erkekle- birleşir. Bu tür (birleşme) müminlere yasak kılınmıştır.

16 Kasım 2023 Perşembe

 Nur 1-2:

  •  (Bu sure) bizim indirdiğimiz ve ( hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir süredir. Düşünüp öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.
    Zina eden kadın ve erkeğin herbirine yüz'er değnek vurun. Allah(cc)'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah(cc)'ın dini konusunda her ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk ta şahitlik etsin.

15 Kasım 2023 Çarşamba

 Nur suresi:

  • Here are some key background details about Surah Noor (Chapter 24) in the Quran:

    - The surah was revealed after an incident known as "Al-Ifk" where accusations of adultery were made against Aisha, one of the wives of the Prophet Muhammad. She was accused by a man named Mistah who later admitted his accusation was false.

    - This led to verses being revealed clarifying Islamic laws and rulings regarding adultery, fornication, false accusation, and modest conduct between men and women. Much of the surah deals with establishing proper moral and ethical guidelines.

    - Specifically, verses 23-31 were revealed after this incident to lay down rules of proper conduct and clarify moral responsibilities when entering each other's homes. This includes lowering one's gaze, being modest, and not spreading rumors.

    - The surah imparts important lessons about rumors, backbiting, calumny and their evil outcomes. It emphasizes protecting one's modesty and chastity through righteous behavior and guarding one's private parts.

    - Establishing clear evidences and bringing forth reliable witnesses for serious accusations like adultery is also discussed, countering the culture of rumor and gossip at that time.

    So in summary, Surah Noor provided guidance in response to a false accusation against Aisha, aiming to educate Muslims on morality, modesty, humbleness and the damage of unverified rumors. It set out legal and ethical standards for the Prophet's community.(claude)

    .............
    Surah An-Nur covers a range of topics and contains guidelines for personal conduct, family matters, societal ethics, and legal regulations. It addresses issues such as adultery, false accusations of adultery, modesty, and the importance of maintaining a righteous society. The surah also emphasizes the significance of light as a metaphor for guidance and righteousness.

    While the specific historical events preceding the revelation of Surah An-Nur are not explicitly mentioned, the surah's content reflects the challenges and concerns faced by the Muslim community at that time. The Quran generally provides guidance relevant to the context of its revelation, addressing the needs of the early Muslim community and offering timeless principles that can be applied in various situations.(chatgpt)

    ............
    Surah Nur, also known as Surah Al-Nur, is indeed associated with the incident of Al-Ifk, which means "the lie" or "the false accusation" in Arabic. This incident took place in the year 627 CE, when Aisha, one of the wives of the Prophet Muhammad, was falsely accused of adultery by a man named Mistah.

    The accusation caused great pain and distress to Aisha and the Prophet Muhammad, and it was a challenging time for the Muslim community. The Prophet Muhammad was deeply hurt by the accusation and was concerned about the reputation of his wife and the morale of his community. He sought guidance from Allah through prayer and fasting, and eventually, the truth was revealed, and Mistah admitted his accusation was false.

    In response to this incident, Allah revealed Surah Nur, which contains guidance on various aspects of Islamic law and morality, including adultery, fornication, false accusation, and modest conduct between men and women. The surah emphasizes the importance of purity, chastity, and modesty and provides guidance on how to maintain these values in society.

    The surah also addresses the issue of false accusations and the importance of seeking justice and fairness. It emphasizes the importance of not spreading rumors or accusations without proper evidence and the need to respect the reputation of others.

    Overall, Surah Nur is a powerful reminder of the importance of living a virtuous life, maintaining high moral standards, and seeking justice and fairness in all aspects of life. It serves as a guidance and a warning to all Muslims, reminding them of the consequences of their actions and the need to strive for righteousness and purity.(llama2-70b)

    ...............
    Surah Al-Noor was revealed in response to the incident known as "Al-Ifk," which involved accusations of adultery against Aisha, one of the wives of the Prophet Muhammad. The surah includes a number of verses that clarify Islamic laws and rulings regarding adultery, fornication, false accusation, and modest conduct between men and women. The surah also emphasizes the importance of establishing proper moral and ethical guidelines in Muslim society, which is why much of it deals with these issues. Overall, Surah Al-Noor serves as a reminder that Muslims are responsible for living in accordance with Islamic values and principles, and that they must strive to do so at all times.(mistral-7b)

    .......

    the revelation of Surah Noor is closely associated with the incident of Al-Ifk, which refers to the false accusations of adultery made against Aisha, one of the wives of the Prophet Muhammad (peace be upon him). The incident occurred in the early years of the Prophet's mission in Medina, and it had a significant impact on the Muslim community.

    According to historical accounts, Mistah, a man from the tribe of Banu Abdullah, accused Aisha of adultery with another man. The accusation was widely spread, and it caused great distress and harm to Aisha and her family. However, Mistah later admitted that he had made the accusation false and that he had no evidence to support his claim.

    In response to this incident, Allah revealed verses in Surah Noor to clarify Islamic laws and rulings regarding adultery, fornication, false accusation, and modest conduct between men and women. The surah emphasizes the importance of establishing proper moral and ethical guidelines, and it provides guidance on how to deal with such situations.

    The verses revealed in Surah Noor include:

    * Verses 2-3, which emphasize the importance of purity and chastity, and warn against adultery and fornication.
    * Verses 13-14, which prohibit false accusation and spreading false rumors, and emphasize the importance of justice and fairness.
    * Verses 15-16, which emphasize the importance of modest conduct between men and women, and provide guidance on how to deal with situations where one's chastity is questioned.
    * Verses 22-23, which emphasize the importance of seeking forgiveness and guidance from Allah, and warn against the dangers of temptation and evil deeds.

    Overall, Surah Noor provides important guidance on how to lead a righteous life, and it emphasizes the importance of establishing proper moral and ethical guidelines in society. The revelation of this surah is a testament to the Prophet Muhammad's (peace be upon him) commitment to justice, compassion, and the protection of the rights of all individuals, including women.(llama2-13b)

14 Kasım 2023 Salı

 Nur suresi:
(Diyanet çevirisi)

  •   Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik. 1
    Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun. 2
    Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. 3
    Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar fâsık kimselerdir. 4
    Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. 5 (6-7)
    Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. 6 (6-7)
    Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği; kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defada da; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. 7 (8-9)
    Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah’ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır. 8 (8-9)
    Kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah’ı dört defa şahit getirmesi (Allah adına yemin etmesi), beşinci defada da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi, kadından cezayı kaldırır. 9 Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, hâliniz nice olurdu? 10
    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır. 11
    Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, “Bu, apaçık bir iftiradır” deselerdi ya! 12
    Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir. 13
    Eğer size dünya ve ahirette Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu! 14
    Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır. 15
    Bu iftirayı işittiğiniz vakit, “Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım! Bu, çok büyük bir iftiradır” deseydiniz ya! 16
    Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor. 17
    Allah, size âyetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. 18
    İnananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. 19
    Allah’ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı, hâliniz nice olurdu? 20
    Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayâsızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Fakat Allah, dilediği kimseyi tertemiz kılar. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. 21
    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. 22 (23-24)
    İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır. 23 (23-24)
    İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır. 24
    O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir. 25
    Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır. 26
    Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor. 27
    Eğer evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, “Geri dönün” denirse, hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. 28
    İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir. 29
    Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. 30
    Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! 31
    Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. 32
    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. 33
    Andolsun, biz size açıklayıcı âyetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik. 34
    Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. 35 (36-37)
    Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. 36 (36-37)
    Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. 37
    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır. 38
    İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. 39
    Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur. 40
    Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir. 41
    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak Allah’adır. 42
    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak. 43
    Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır. 44
    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. 45
    Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir. 46
    (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir. 47
    Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir. 48
    Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler. 49
    Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir. 50
    Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 51
    Kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir. 52
    Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” 53
    “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. 54
    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. 55
    Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin. 56 İnkâr edenlerin (Allah’ı) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o! 57
    Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. 58
    Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. 59
    Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. 60
    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar. 61
    Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. 62
    (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. 63
    Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah’a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah’ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. 64

13 Kasım 2023 Pazartesi

     --------------------------
Sonuç
  Haşr   süresi

  •  Her şeye gücü yeten tek Allah(cc)'tır, kim Allah(cc)'ı ve Elçisini karşısına alırsa, bilsin ki Allah(cc)'ın cezalandırması çok çetindir. Her şeye izin veren Allah(cc) olduğuna göre, eldekinden dolayı da, elden kaçandan dolayı da üzülmemek gerekir. Kendisini nefsinin hırsından ve mala düşkünlükten kim kurtarırsa, felaha ve kurtuluşa erer. Münafıkların ve hakikati inkar edenlerin sonu daha önce gelmiş geçmiş diğer inkarcı toplulukların başına gelenler gibi, cehennem  olacaktır.  Gerçek inanan mümine yakışan, Allah(cc)'a karşı sorumluluk hissi ile davranmaktır. Allah(cc)'tan başka ilah yoktur ve bütün Kudret ve Hikmet sahibi O'dur.
    (
    The central messages of Surah Al-Hashr remind us to put our true faith and trust in Allah alone, as worldly pleasures and status are fleeting. We should uphold all treaties and agreements, avoid outward hypocrisy and sincerely obey Allah through prayers, charity and following the teachings of Prophet Muhammad. Righteous deeds, not outward claims or material wealth, are the real measure of virtue in the eyes of God. While worldly desires can misguide us, obedience to divine commands will lead to guidance and success in this life and the next. Allah knows what is concealed in our hearts, so we must aim to purify our intentions. On Judgment Day, there will be clear separation between believers and non-believers based on their deeds, with Paradise promised to those who had faith and spent righteously according to Quranic guidance.(claude)

    .............
    Surah Al-Hashr teaches us several important lessons for today. It reminds us of the significance of fearing Allah and following His guidance in our lives. It emphasizes the importance of unity and warns against division and treachery within the community. The surah highlights the virtues of charity and spending in the way of Allah, encouraging us to be generous and supportive of those in need. It emphasizes the importance of obedience to Allah and His Messenger, reminding us that true success lies in following their guidance. The surah also serves as a reminder of the consequences of disobedience, rebellion, and turning away from the teachings of Islam. It calls us to seek forgiveness from Allah and to establish a strong connection with Him through remembrance and supplication. Overall, Surah Al-Hashr teaches us the values of faith, unity, charity, obedience, and seeking forgiveness, which are timeless lessons that hold relevance in our lives today.(chatgpt)

    ...............
    Here are some lessons that we can take from the historical background of the Muslim migration from Mecca to Medina, also known as the Hijrah, and apply them to our lives today:

    1. Perseverance and resilience: The Muslims who migrated from Mecca to Medina faced many challenges and hardships, but they persevered and remained steadfast in their faith. This teaches us the importance of perseverance and resilience in the face of adversity.
    2. Community and unity: The Muslims who migrated to Medina formed a strong and supportive community, and their unity and cooperation were key to their success. This teaches us the importance of building strong communities and working together towards a common goal.
    3. Faith and trust in God: The Muslims who migrated to Medina had strong faith and trust in God, and they believed that He would guide and protect them. This teaches us the importance of having faith and trust in God, and seeking His guidance and protection in all aspects of our lives.
    4. Adaptability and flexibility: The Muslims who migrated to Medina had to adapt to a new environment and way of life, and they were able to do so successfully. This teaches us the importance of being adaptable and flexible in the face of change and uncertainty.
    5. Leadership and vision: The Prophet Muhammad (peace be upon him) provided strong leadership and vision for the Muslim community, and his example teaches us the importance of effective leadership and vision in any community or organization.
    6. Justice and equality: The Muslims who migrated to Medina established a just and equitable society, where everyone was treated equally and with dignity. This teaches us the importance of promoting justice and equality in all aspects of our lives.
    7. Compassion and generosity: The Muslims who migrated to Medina were generous and compassionate towards one another, and they supported each other in times of need. This teaches us the importance of showing compassion and generosity towards others, and building a culture of kindness and giving.
    8. Courage and bravery: The Muslims who migrated to Medina showed great courage and bravery in the face of danger and uncertainty, and their example teaches us the importance of standing up for what we believe in and being willing to take risks when necessary.
    9. Patience and persistence: The Muslims who migrated to Medina faced many challenges and setbacks, but they remained patient and persistent, and their efforts were eventually rewarded. This teaches us the importance of being patient and persistent in the face of adversity, and not giving up on our goals and aspirations.
    10. Gratitude and appreciation: The Muslims who migrated to Medina were grateful for the opportunities and blessings they received, and they expressed their gratitude to God and to one another. This teaches us the importance of being grateful and appreciative for the blessings in our lives, and expressing our gratitude to others.

    Overall, the lessons we can learn from the Hijrah are numerous and diverse, and they provide valuable guidance and inspiration for us in our personal and collective lives.(llama2-70b)
    ............
    There are several lessons that we can derive from Surah Al-Hashr that are applicable to our lives today:

    1. Unity and Cooperation: The Surah highlights the importance of unity among Muslims. It teaches us the significance of coming together as a community, setting aside differences, and working towards a common goal. This lesson is relevant in fostering harmony and solidarity among Muslims today.

    2. Charity and Generosity: Surah Al-Hashr emphasizes the concept of charity and sharing wealth with those in need. It encourages Muslims to be generous and compassionate towards others. This lesson reminds us of the importance of helping those less fortunate and contributing to the betterment of society.

    3. Seeking Forgiveness: The Surah reminds believers of the need to seek forgiveness from Allah. It teaches us that despite our shortcomings, Allah is always ready to forgive us if we sincerely repent. This lesson encourages us to reflect upon our actions, seek forgiveness, and strive for self-improvement.

    4. Trust in Allah: Surah Al-Hashr highlights the attributes of Allah, such as His knowledge, power, and control over all things. This serves as a reminder for us to put our trust in Allah and have faith in His divine plan. It teaches us to rely on Allah in times of difficulty and to seek His guidance and support in all aspects of our lives.

    Overall, Surah Al-Hashr provides valuable lessons on unity, charity, forgiveness, and trust in Allah. Implementing these lessons in our daily lives can help us lead a more fulfilling and righteous life as Muslims in the present day.(gpt3.5-turbo)


    )

12 Kasım 2023 Pazar

 Dua saati :17. Rabbimiz! Senden güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginlemeni ve ru-humuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve in-sanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri berteraf etmeni diliyoruz. Ey bütün mülk ve me lekût (varlık ve varlık ötesi) kabza-ı tasarrufunda bulunan Mâlikü’l-Mülk.. ey hayat sahibi Hayy.. ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadîm.. ey ölüm Kendisi için katiyen sözkonusu olmayan Bâkî! İhtiyaçlarımızı gider.. bize lütfunla muamelede bulun.. başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.. bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bı-rakma.. dînî ve dünyevî her türlü musibetten bu âciz bende-lerini koru.. dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarfettiğimiz bir meta’ kılma.. kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun. Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaf-fak kıl, Rabbimiz!

11 Kasım 2023 Cumartesi

 Haşr 22-24:

  •  Allah(cc) O'dur ki, O'ndan başka ilah yoktur. İdrak edilen veya edilmeyen her şeyi bilen O'dur. O, Rahman ve Rahim'dir. Allah(cc) O'dur ki, O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Hakim, Kutsal, Kurtuluşun tek kaynağı, İman bağışlayan, Doğru ile yanlışın tek belirleyicisi, Üstün, Eğriyi düzeltip doğruyu ihya eden, Bütün ihtişamın sahibi. Şanı yüce olan Allah(cc), insanların ilahlık yakıştırdıkları her şeyden münezzehtir. O Allah(cc)'tır, Yaratıcı, bütün özlere ve görüntülere şekil veren Yapıcı. Bütün mükemmellik vasıfları O'nundur. Göklerde ve yerde olan herşey O'nun sınırsız şanını yüceltir. Çünkü, yanlız O'dur Kudret ve Hikmet sahibi olan!.

10 Kasım 2023 Cuma

 Sabah duası:

  •  All praise is due to Allah, the One, Who has no partner, and to Him belongs the dominion of the heavens and the earth, and whatever He wills in the land and the sea, and the kingship of the heavens and the earth and what is in them, and what is on their necks, and the kingship of the day and the age, and the knowledge and the judgment and the decree and the will and the word and the wisdom and the light and the peace be upon you, and the mercy of Allah and His blessings.(llama2-70b)

9 Kasım 2023 Perşembe

 Sabah duası:

  • Praise be to Allah, the One who has given us the heavens and the earth and all that is between them, and the Hereafter. We thank Him for His blessings upon us, His slaves, from the beginning of the day until its end, and from the beginning of our lives until their end. We are grateful for His guidance, which He has preferred for us over all other creatures. We are grateful for His mercy, which He has sent down upon us, and for His sustenance, which He has provided for us. We are grateful for His protection, which He has surrounded us with, and for His forgiveness, which He has promised us. O Allah, I ask You for guidance and knowledge from Your side, and safety and well-being from Your worship.(llama2-70b)

 Haşr 21:

  •  Eğer bu Kuran'ı bir dağa indirmiş olsaydık, Allah(cc) korkusuyla dağın eğilip bükülüp paramparça olduğunu görürdün. İşte bu tür temsilleri, belki düşünüp akleder diye insanlara veriyoruz.

 Haşr 20:

  •  Cehennemliklerle cennetlikler elbette bir olamaz. Kurtuluşa erneler ise cennetliklerdir.

8 Kasım 2023 Çarşamba

 Haşr 18-19:

  •  Ey iman edenler, Allah(cc)'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, herkes yarın için ne hazırladığına baksın. Ve (tekrar dikkat edin ki) Allah(cc)'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, zira Allah(cc) bütün yapıp/ettiklerinizden  haberdardır. Ve Allah(cc)'ı unutan, bu nedenle Allah(cc)'ında onları (neyin iyi neyin kötü olduğunundan) habersiz bıraktığı kimseler gibi olmayın. Çünkü onlar gerçekten sapıtmış kimselerdir.

7 Kasım 2023 Salı

 Haşr 15-17:

  • (Ey müminler, düşmanlarınızdan her ikisin de akibeti) onlardan kısa bir süre önce, kendi yapmış olduklarından dolayı doğan felaketi tadanlar gibi olacaktır, ve onları öteki dünyada çok daha elim bir azap beklemektedir. Tıpkı şeytanın insana :' Hadi inkar et' deyip,  insan da inkar edince: ' Bak, ben senden, bu yaptığından sorumlu değilim, zira ben bütün alemlerin Rabbi olan Allah(cc)'tan korkarım' dediği gibi. Nihayetinde hakikatı inkar edenler de münafıklar da, kendilerinin sonsuza kadar kalacakları cehennem ateşinde bulacaklardır, zira zalimlerin cezası budur!.  

6 Kasım 2023 Pazartesi

 Haşr 14:

  •  Onlar ittifak içinde olduklarında bile, sağlam kaleler içinde veya surlar arkasında olmadan sizle savaşı asla göze alamazlar. Kendi aralarında çekişmeleri şiddetlidir. Siz onları birlik sanırsınız, halbuki onların kalpleri birbirine karşı soğuktur. Çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur. 

5 Kasım 2023 Pazar

 Haşr 12-13:

  •  Eğer onlar yurtlarından sürülseler, (o münafıklar) onlarla birlikte çıkmazlar, onlara karşı savaş açılacak olsa, yardım etmezler, varsay ki, yardım ettiler, sonunda arkalarını dönüp kaçıp giderler, kimseden de yardım alamazlar. Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah(cc)'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu onların hakikatı kavramaktan aciz bir topluluk olmalarındandır.
    (
    Onlar Allah'a  inanmadıklarından yahut  en  azından  inanç  konusunda  yarım-gönüllü  olduklarından,  bu  dünyada  karşılaşacakları maddî/somut tehlikeler onları Allah'ın nihaî yargısı  düşüncesinden  daha fazla korkutur.ESED

    Bu  âyetler  nifakın  bir  inanç  problemi  ol­maktan çok bir "inanç ahlâkı"  problemi  oldu­ğunu  gösterir. MI


    يَفْقَهُونَ (yafqahuna) is a verb in Arabic that means "they understand" or "they comprehend". It is derived from the root فَقَهَ (faqaha), which means "to understand" or "to comprehend".

    In the sentence you provided, يَفْقَهُونَ is in the third person plural form, indicating that the subject of the sentence (they) understands something. The negation of the verb with لَّا (laa) indicates that the understanding is absent, so the sentence translates to "they do not understand".

    Here are some other examples of how يَفْقَهُونَ can be used in different contexts:

    * يَفْقَهُونَ اللَّهَ (yafqahuna Allah) - They understand God.
    * يَفْقَهُونَ الْحَقَّ (yafqahuna al-haqq) - They understand the truth.
    * يَفْقَهُونَ كِتَابًا (yafqahuna kitaban) - They understand a book.
    * يَفْقَهُونَ مَعْنَاهَا (yafqahuna ma'naaha) - They understand its meaning.
    -----------
    the word "יָפִיק" (yafik) might be a better fit. It means "to be dense, dull, or stupid," and can imply a lack of comprehension or understanding.

    Here are a few examples of how "יָפִיק" (yafik) can be used in different contexts:

    * הוּא יָפִיק בְּמַתָּנָה (hu yafik b'matana) - He is dense when it comes to learning.
    * הִיא יָפִיקָה בְּכָל שָׁכֶנָה (hi yafikah b'chol shiknah) - She is stupid in every way.
    * הוּא יָפִיק לְהִבִּין אֶת הַדָּבָר (hu yafik l'hibin et hadavar) - He is unable to comprehend the matter.

    It's worth noting that "יָפִיק" (yafik) can be a derogatory term, so it's important to use it with care and sensitivity.
    -----------
    The example I provided earlier, "יָפִיק" (yafik), is actually a Hebrew word, not Arabic. And you are right that it comes from the same root as the Arabic word "يَفْقَهُ" (yafqah) that we discussed earlier.

    The Hebrew word "יָפִיק" (yafik) is derived from the same root as the Arabic word, which is فَقَهَ (faqaha), meaning "to understand" or "to comprehend." The Hebrew word "יָפִיק" (yafik) has a similar meaning to the Arabic word, and can be translated as "dense," "stupid," or "dull."

    It's not uncommon for words to be shared across different languages, especially when they are closely related like Arabic and Hebrew. Both languages are part of the Semitic branch of the Afro-Asiatic language family, and they share many cognates, or words that are similar in both languages due to their shared ancestry. llama2-70b


    )

4 Kasım 2023 Cumartesi

 

Sabah duasi : 87. Ey kudreti sonsuz, merhameti nihayetsiz, bütün âlemlerin yegâne sahibi yüceler yücesi Rabbimiz! Senin Dinine, Kitabına, Peygamberine ve masum kullarına düşmanlık besleyen cahil, kaba, insanlık ve medeniyet mahrumu, zalim bir takım insanlar, iyilikte, hayr u hasenâtta kullansınlar diye emaneten kendilerine verdiğin gücü ve saltanatı, inanan insanların hukukuna tecavüz edip onlara karşı bir baskı unsuru olarak kullanıyor ve göz göre göre zorbalık, derebeyliği yapıyorlar. ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billah’ hazinelerinin tek sahibi Sensin; mutlak güç ve otorite yalnız Senindir; biz de izafi, gölge mahiyetindeki güç ve kuvvetimizden arınıp Senin asla karşı konulamayacak güç ve kuvvetine iltica ediyoruz. Ne olur Yüce Mevlâmız, adavet hisleriyle oturup kalkan, inanmış insanların aleyhinde sürekli komplo üstüne komplo kuran o kimselerin düşmanlık hislerini kalblerinden söküp at ve bütün duyma, görme ve idrak kabiliyetlerini topyekün insanlığın hayrına olabilecek istikamete tevcîh buyur. Biz, onların yapmak istedikleri kötülükleri, vermek istedikleri zararları, hile ve hud’alarını, tuzaklarını, komplolarını ancak Senin yardımınla def’edebiliriz. Onun için de, Rabbimiz, o insafsız gaddarlardan gelebilecek her türlü şerden Senin sıyanetine dehâlet ediyoruz. Bu haddini bilmez, insafsız tip ler şayet salâh yolunu seçmezler, fitne ve fesatlarına devam ederlerse, Sen onların ellerini kollarını bağla.. ayaklarına prangalar vur.. kalemlerini yazamaz, dillerini de konuşamaz hâle getir.. inananların aleyhinde kullandıkları ne kadar yolyöntem, imkan ve malzeme varsa, hepsini ellerinden çekip al.. menfûr emellerine ulaşmalarına fırsat verme ve bizi o tiran bozması zalimlerle karşı karşıya bırakma ve nusretinle, hıfz u inayetinle bu âciz ve çaresiz kullarını te’yîd buyur!

3 Kasım 2023 Cuma

 Sabah duasi : 53. Ey her şeyi bilen Alîm Rabbimiz! Bizi nezd-i uluhiyetinden göndereceğin ilham hüzmeleriyle doyur! Ve ey kullarını cezalandırmakta acele etmeyen hilm sahibi Halîm Rabbimiz! Bu tahammülü az kullarını, sinelerini sabr-ı cemille doldurmak suretiyle teyîd buyur! Ve ey yaptığı bütün işlerinde sayılamayacak kadar hikmetler bulunan Hakîm Rabbimiz! Yakîne susamış şu kullarının kapalı gözlerini de icraatındaki yüce ve derin hikmetlere aç! Ya Hayy u ya Kayyum! Ey gerçek hayatın Sahibi ve her şeyin varlık ve devamı Kendisine muhtaç bulunan Rabb-i Rahîm! Vicdanlarımızda sürekli Zat-ı Akdesini yâd etmeye bizi muvaffak kıl ve bütün latifelerimizi zikrinle ihya buyur.. bir an bile olsa doğruluktan ve doğru yoldan bizi cüdâ düşürme!

2 Kasım 2023 Perşembe

 Haşr 11:

  • Bakar mısınız şu münafıklık yapanları; Ehli kitaptan hakikatı inkar eden yandaşlarına:' Yemin ederiz ki, eğer sizi buradan sürecek olurlarsa, biz de sizinle beraber geliriz. Sizin aleyhinize olacak bir durum için hiç kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açacak olurlarsa, biz de sizinle birlikte savaşırız' diyorlar. Allah(cc) biliyor ki, onlar yalan söylüyorlar.

1 Kasım 2023 Çarşamba

 Sabah duasi : 59. Rabbimiz! Günahlarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bize azap etme! Senin azabına uğrayarak helak olma endişesinden dolayı tir tir titriyoruz; bahtına düştük, ne olur, bizi azabından koru ve bize dünyada ve âhirette afv ü âfiyet ver. Ey yüceler yücesi Allahımız! Senin kapından başka sığınacak yerleri olmayan biz muhtaç kullarını içine yuvarlandığımız bir takım yakışıksız amellerden dolayı muâhaze etme.. dönüp dolaşıp Sana gönül bağlamış kullarına musallat olmak isteyen vatan, millet, insanlık ve din düşmanlarına fırsat verme.. bizi hem Senin hem de yüce habibin Hazreti Muhammed (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât)’ın asla dokunulamayan ve zarar verilemeyen himayene dâhil eyle ve yürüdüğümüz yolumuzu her biri birer takva âbidesi hâline gelmiş müttakî önderlerin yollarıyla birleştir. Ey ihsanda bulunup kullarını mevhibeleriyle donatmakla hazinelerinden hiçbir şey eksik olmayan yüce Rabbimiz! Bizi de günahların zarar veremeyeceği sağlamlıkta bir sadakat, yüzünü sadece Sana çevirmekle huzur bulan bir kalb ve yalnızca Cemal-i bâ-kemaline ulaşmakla itmi’nana erecek bir ‘sır’ ile donatmanı istiyoruz.

31 Ekim 2023 Salı

 Haşr 10:

  •  Onlardan sonra gelenler :' Ey Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla, ve imana ermiş olan hiçbirine karşı en küçük bir yersiz ve uygunsuz bir düşünce veya duygu kalbimizde bırakma. Ey Rabbimiz, Sen şevkat sahibisin, rahmet kaynağısın' derler.

30 Ekim 2023 Pazartesi

 Haşr 8-9:

  • Allah(cc)'ın nasip ettiği bu ganimet malları, o hicret eden muhacir fakirlere aittir ki, onlar Allah(cc)'ın lutfunu ve rızasını taleb etmek, Allah(cc)'ın dinine ve Elçisine destek vermek için yurtlarından ve mallarından edildiler. İşte imanlarında sadık ve samimi olanlar ancak bunlardır.  Bunlardan önce Medine'yi yurt edinip imana sarılanlar ise, kendi beldelerine hicret edenlere sevgi besler, onlara verilen ganimetlerden ötürü içlerinde bir kıskanma veya istek duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç duysalar bile, o kardeşlerine öncelik verir, onlara verilmesini tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa, işte felaha ve mutluluğa erenler onlardır. 
    (
    The majority of the spoils of war were distributed to the Muhajirun, the Muslims who had migrated from Mecca to Medina, as they were in greater need. They had left behind their homes, properties, and belongings in Mecca when they migrated, and were struggling to establish themselves in their new home.

    The Prophet Muhammad (peace be upon him) and the Muslim community in Medina were aware of the difficulties faced by the Muhajirun, and therefore, the distribution of the spoils of war was done in a way that would help alleviate their suffering. The Muhajirun were given a larger share of the spoils, which included goods such as food, clothing, and other essential items, as well as a portion of the war booty that was collected during the battles.

    This distribution of spoils was done in accordance with the Islamic principle of "qist" or "justice," which emphasizes the importance of fairness and equality in the distribution of resources. The Prophet Muhammad (peace be upon him) and the Muslim community in Medina wanted to ensure that the spoils of war were distributed in a way that would benefit the community as a whole, and that would help to reduce the suffering of those who were in need.

    It's worth noting that the distribution of spoils of war was not only limited to material goods, but also included the distribution of knowledge, skills, and other forms of support that would help the Muhajirun to establish themselves in their new home. The Muslim community in Medina also provided support and assistance to the Muhajirun in other ways, such as providing them with housing, food, and other necessities.llama2-70b

    )

29 Ekim 2023 Pazar

  Sabah duası : 53. Ey her şeyi bilen Alîm Rabbimiz! Bizi nezd-i uluhiyetinden göndereceğin ilham hüzmeleriyle doyur! Ve ey kullarını cezalandırmakta acele etmeyen hilm sahibi Halîm Rabbimiz! Bu tahammülü az kullarını, sinelerini sabr-ı cemille doldurmak suretiyle teyîd buyur! Ve ey yaptığı bütün işlerinde sayılamayacak kadar hikmetler bulunan Hakîm Rabbimiz! Yakîne susamış şu kullarının kapalı gözlerini de icraatındaki yüce ve derin hikmetlere aç! Ya Hayy u ya Kayyum! Ey gerçek hayatın Sahibi ve her şeyin varlık ve devamı Kendisine muhtaç bulunan Rabb-i Rahîm! Vicdanlarımızda sürekli Zat-ı Akdesini yâd etmeye bizi muvaffak kıl ve bütün latifelerimizi zikrinle ihya buyur.. bir an bile olsa doğruluktan ve doğru yoldan bizi cüdâ düşürme!

28 Ekim 2023 Cumartesi

 Haşr 7:

  •  Bir beldenin halkından ganimet olarak ne alındıysa Allah(cc) hepsini, Elçisine devretti, ganimetin tümü Allah(cc)'a ve Elçisine, (ölen müminlerin) yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara aittir. Böyle yapıldı ki, o servet, içinizden sadece zenginler arasında dolaşan bir servete dönüşmesin. Bu nedenle, Elçi size ondan ne kadar verirse, gönülden kabul edin, size vermediği şeyi istemekten de kaçının. Ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun, zira Allah(cc)'ın misillemesi çetindir.

27 Ekim 2023 Cuma

 Haşr 6:

  •  Allah(cc), düşmandan zahmetsiz elde ettiğiniz ganimetlerin hepsini Elçisine devretti, ki siz onlar için ne bir at ne de deve koşturmak zorunda kalmadınız. Allah(cc), elçilerini kime üstün kılmak isterse üstün kılar. Allah(cc) dilediğini yapmaya kadirdir.

26 Ekim 2023 Perşembe

 Haşr 5:

  • Onların hurma ağaçlarından her ne kesdiyseniz, ya da kökleri üzerinde her ne bıraktıysanız, hepsi Allah(cc)'ın izni ile olmuştur. Gerekçesi de yoldan çıkmışları cezalandırmaktır.
    (
    The reference is to the fact that the Muslims cut down or burnt many of the palm-trees that stood in the oases around the settlement of the Bani an Nadir in order to facilitate the siege, However, they left those trees standing which did not obstruct the military operations. At this the hypocrites of Madinah and the Bani Quraizah, and the Bani an-Nadir themselves, raised a clamor, saying that, on the one hand, Muhammad (upon whom be Allah's peace and blessings) prohibited spreading disorder in the world, but, on the other, fruit trees were being cut down by his command, which amounted to spreading disorder in the world. At this Al-Hashr Allah ,sent down the Command: 'Whatever trees you cut down, or whatever you left standing, your neither act was unlawful, but it had Allah's permission." The legal injunction that is derived from this verse is that the destruction caused for the sake of military operations does not come under "spreading disorder in the world. " But spreading disorder in the world is that an army under the fit of war hysteria .should intrude into the enemy territory and start destroying the crops, cattle. gardens, houses and everything in its way without any reason. In this matter. the general instruction is the same which Hadrat Abu Bakr Siddiq gave while dispatching the Muslim army to Syria: "Do not cut down fruit trees; do not destroy crops; do not ravage the settlements." This was precisely in accordance with the Qur'anic teaching, which condemns those who spread chaos; 'When they get power they direct all their efforts towards spreading corruption in the land, destroying harvests and killing people." (AI-Baqarah: 205). But the specific command in respect of the war exigencies is that if destruction is necessary for military operations against the enemy, it is lawful. Thus, Hadrat 'Abdullah bin Mas'ud has given this explanation in the commentary of this verse: 'The Muslims had cut down only those trees of the Bani an-Nadir that stood on the battlefield. " (Tafsir Nisaburi). Some of the Muslim jurists have overlooked this aspect of the matter and expressed the opinion that the permissibility of cutting the trees of the Bani an-Nadir was confined only to that particular event. It does not make it generally permissible that whenever war necessitates trees of the enemy be cut down and burnt. Imam Auza'i, Laith and Abu Thaur hold this same opinion. But the majority of the jurists hold the view that for the sake of important military operations it is permissible. However, this is not permissible for the purpose of mere destruction and pillage.

    One may ask: This verse of the Qur'an could satisfy the Muslims, but how could those who did not accept the Qur'an as Divine Word be satisfied at this reply to their objection that both acts were permissible as they had Allah's permission for it? The answer is: This verse of the Qur'an was sent down to satisfy only the Muslims; it was not sent down to satisfy the disbelievers. Since due to the objection of the Jews and the hypocrites, or due to their own thinking, they had been involved in the misgiving whether they were guilty of spreading disorder in the earth, Allah gave them the satisfaction that both the acts, cutting down some trees to facilitate the siege and leaving some other trees standing which did not obstruct the siege, were in accordance with Divine Law.

    The traditionists in their traditions have disputed the point whether the order to cut and burn the trees had been given by the Holy Prophet (upon whom be Allah's peace himself, or whether the Muslims had done it of their own accord, and then later asked the Holy Prophet about its legal aspect. Hadrat Abdullah bin 'Umar has reported that the Holy Prophet himself had ordered it. (Bukhari, Muslim , Musnad Ahmad, Ibn Jarir). The same also has been reported by Yazid bin. Ruman (Ibn Jarir). On the contrary, Mujahid and Qatadah say that the Muslims had on their own cut down the trees; then a dispute arose among them whether what they had done was permissible or not. Some said it was permissible and some said it was not. At last Allah sent down this verse and approved the act of both. (Ibn Jarir). The same thing is supported by a tradition of Hadrat 'Abdullah bin 'Abbas: 'The Muslims were confused because Some of them had cut the trees and others had not; therefore, they wanted to ask the Holy Prophet (upon whom be Allah's peace) as to who would be rewarded for the act and who would be punished.' (Nasa i). Those of the jurists who have preferred the first tradition give the argument that this was the Holy Prophet's personal judgment, which was later ratified by revelation from Allah, and this a proof of the fact that in matters where no Divine Command existed, the Holy Prophet used to follow his personal judgment. On the other hand, those jurists who have preferred the second tradition, argue that the two groups of the Muslims had adopted two different views on the basis of their own personal judgments and Allah ratified both. Therefore, if the learned men arrive at different conclusions by judicious exercise of their personal judgment, then although their opinions might differ, they would all be correct in the Divine Shariah.   ET

    )

25 Ekim 2023 Çarşamba

 Haşr 3-4:

  •  Eğer Allah(cc) onlar için sürülmeyi takdir etmemiş olsaydı, bu dünyada onları çok daha büyük bir azaba çarptırırdı, ama öteki dünyada onları ateş azabı beklemektedir. Bu, Allah(cc) ve elçisini karşılarına almalarındandır. Kim Allah(cc) ve elçisini karşısına alırsa, bilsin ki, Allah(cc)'ın cezalandırması çok çetindir.

24 Ekim 2023 Salı

 Haşr 2:

  •  Ehli kitapdan hakikatı inkara şartlanmış olanları savaş için ilk toplandıklarında yurtlarından çıkaran da Allah(cc)'tır. Siz, onların hiç bir direniş göstermeden çıkıp gideceklerini tahmin edemezdiniz, onlar da kalelerinin kendilerini Allah(cc)'a karşı koruyacağını zannettiler. Ama, Allah(cc) onları hiç beklemedikleri tarzda vurdu ve kaplerine korku saldı. Böylece, onlar yurtlarını kendi elleriyle ve müminlerin elleriyle yok ettiler. Öyleyse bundan ders alın ey derin kavrayış sahipleri!.

23 Ekim 2023 Pazartesi

 Haşr 1:

  •  Göklerde ve yerde olan her şey Allah(cc)'ın izniyle olur. Çünkü, O güçlüdür, hakimdir.

22 Ekim 2023 Pazar

Haşr suresi
(Diyanet çevirisi)

  •   Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. 1
    O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın. 2
    Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır. 3
    Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki, Allah’ın azabı şiddetlidir. 4
    (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah’ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir. 5
    Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter. 6
    Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. 7
    Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. 8
    Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 9
    Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” 10
    Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. 11
    Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. 12
    Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah’a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir. 13
    Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. 14
    Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. 15
    Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der. 16
    Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur. 17
    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. 18
    Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir. 19
    Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. 20
    Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz. 21
    O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir. 22
    O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. 23
    O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. 24

21 Ekim 2023 Cumartesi

     --------------------------
Sonuç
  Beyyine   süresi

  •  Kuran gibi açık ve net bir delil Allah(cc)'ın son peygamberi aracılığı ile inmiş iken insanların hakikatı inkar etmiyor olmaları gerekir, zira bütün tarih boyunca peygamberler aracılığı ile hep aynı şey gelmiştir; İman etmek, salih amel işlemek, salatı ikame ve zekatı da yerine getirmek. Kim bunları yerine getirirse, varacağı yer cennet, bunları dikkate almayan ve inanmayanların da varacağı yer cehennemdir, bu da Kuran'da açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir.

20 Ekim 2023 Cuma

 Beyyine 7-8:

  •  Ve iman edip, salih amel işleyenler ise, işte bunlar yaratılmışların en hayırlılarıdır. Rableri katında onların ödülleri ebedi içinde kalacakları cennetdir. Allah(cc) onlardan razıdır, onlar da Allah(cc)'tan. Ve bütün bunlar, Rabbine karşı kalbi, sevgi ve ürpertiyle dolu olanlar içindir.