30 Haziran 2015 Salı
Sabah duasi : 94. Ya Rab! Bizi, sevip hoşnut olduğun güzellikleri işlemeye ve gerçekleştirmeye muvaffak kıl.. marifet tecellilerini üzerimizden sağanak sağanak yağdır.. bize elbiselerin en güzeli olan takva elbisesini giydir ve nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin bol ve daimî feyizlerle bizi de has kullarından eyle, ey bütün nurlar Kendi nurunun gölgesi olan nurların nuru ve sinelerde saklı duranlara kadar açık-gizli her şeyi bilen Alîm Rabbimiz! Allahım! İçimizi ve dışımızı nifak, şikak, fısk u fücur gibi hastalıkların zulümâtından arındır.. kalblerimizi ve ruhlarımızı marifet nurlarınla ışıklandır.. bizi en sevdiğin işlerde istihdam et.. hem bizim, hem de kadın-erkek bütün kardeşlerimizin hâllerini en güzel hâle tebdil eyle ve bizi yolların en doğrusuna, nimetlerin de en güzeline eriştir!
Günün hadisi : cabir radıyallahu an demişler ki rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim:' gecelerde saklı öyle bir vakt-i icabet vardır ki herhangi bir müslüman o ana tevafuk edip Allah'tan dünya ve ahirete dair hayırlı bir şey isterse, Cenab-ı mevla ona istediği şeyi verir. Bu lütuf her gece böyle devam eder'
Araf suresi : 46. Cennetliklerle cehennemlikler arasinda bir perde vardir. A´raf üzerinde de, her iki taraftakileri simalarindan taniyan kisiler vardir. Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmemis, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.
47. Gözleri cehennemlikler tarafina çevrilince de :"Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler.
48. A´raftakiler yüzlerinden tanidiklari kisilere seslenerek söyle derler: "Ne toplulugunuz, ne de büyüklük taslamaniz, size hiç bir yarar saglamadi".
49. "Allah onlari hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiginiz kimseler bunlar miydi?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artik size ne korku vardir, ne de siz üzüleceksiniz" derler.
50. Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akitin veya Allah´in size verdigi riziktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunlarin ikisini de kâfirlere haram kildi." derler.
51. Onlar ki, dinlerini bir eglence ve oyun yerine koydular ve dünya hayati kendilerini aldatti. Onlar, bugüne kavusacaklarini nasil unuttular ve âyetlerimizi nasil inkâr ettilerse, biz de bugün onlari öyle unuturuz.
47. Gözleri cehennemlikler tarafina çevrilince de :"Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler.
48. A´raftakiler yüzlerinden tanidiklari kisilere seslenerek söyle derler: "Ne toplulugunuz, ne de büyüklük taslamaniz, size hiç bir yarar saglamadi".
49. "Allah onlari hiç bir rahmete erdirmiyecek, diye yemin ettiginiz kimseler bunlar miydi?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete, artik size ne korku vardir, ne de siz üzüleceksiniz" derler.
50. Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akitin veya Allah´in size verdigi riziktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunlarin ikisini de kâfirlere haram kildi." derler.
51. Onlar ki, dinlerini bir eglence ve oyun yerine koydular ve dünya hayati kendilerini aldatti. Onlar, bugüne kavusacaklarini nasil unuttular ve âyetlerimizi nasil inkâr ettilerse, biz de bugün onlari öyle unuturuz.
29 Haziran 2015 Pazartesi
93. Allahım! Rahmet, şefkat ve merhametine sığınarak bir kere daha huzurunda el açıyor, korku ve endişe içinde olan fakirlerin, yoksulların, ihtiyaçları ızdırar derecesine ulaşmış muhtaçların hisleriyle Sana yalvarıyoruz: Bize dünyada tastamam bir âfiyet ve ötelerde de Cennetini ve Rıdvanını ihsan eyle.. ne nefsimizin ne de kullarından herhangi birisinin acımasızlığıyla bizi göz açıp kapayıncaya kadar olsun başbaşa bırakma; hele bize karşı haddini aşanlara, adavet besleyenlere, komplo kuranlara bizi hiç muhtaç etme.. o türlü şerîr kimselerin tuzaklarından ve kötülüklerinden bizi koru! Allahım! Dünyada ve âhirette her türlü korku ve endişeden bizi emin eyle; eyle ki, sadece Senden korkalım ve Sana sığınalım. Bizi yakınlığınla mükafaatlandır.. salih kullarını koruyup gözettiğin gibi, bizi de gözetip kolla ve fâcirlerin hıyanetlerine, şerîr kimselerin kötülüklerine karşı her zaman yardımcımız ve koruyanımız Sen ol!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Anlatıldığına göre bir defasında hatem-i Tai, bir vakit namazını cemaatle kılmaya kaçırınca bu yüzden bir dostu ona baş sağlığı dilemeye geldi. bunun üzerine ağlamaya başlayan hatem şunları söyledi:' oğullarından biri ölseydi, belh halkının yarısı bana baş sağlığı dilerdi. oysa şimdi bir vakit namazını cemaatle kılmaya kaçırdığım halde sadece bir dostum bana başsağlığı diliyor. Halbuki, şu cemaati kaçıracağıma, tüm ogullarım ölseydi daha iyiydi'
Anlatıldığına göre bir defasında hatem-i Tai, bir vakit namazını cemaatle kılmaya kaçırınca bu yüzden bir dostu ona baş sağlığı dilemeye geldi. bunun üzerine ağlamaya başlayan hatem şunları söyledi:' oğullarından biri ölseydi, belh halkının yarısı bana baş sağlığı dilerdi. oysa şimdi bir vakit namazını cemaatle kılmaya kaçırdığım halde sadece bir dostum bana başsağlığı diliyor. Halbuki, şu cemaati kaçıracağıma, tüm ogullarım ölseydi daha iyiydi'
Araf süresi : 27. Ey Âdemogullari. Seytan, ana babanizi, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çikardigi gibi, sizi de (sasirtip) bir belaya düsürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onlari göremeyeceginiz yerden sizi görürler. Biz, seytanlari, inanmayanlarin dostu yaptik.
28. Onlar bir kötülük yaptiklari zaman: "Babalarimizi bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." derler. De ki: "Allah kötülügü emretmez. Allah´a karsi bilmediginiz seyleri mi söylüyorsunuz?"
29. De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O´na dogrultun ve dini yalniz kendisine has kilarak O´na yalvarin. Ilkin sizi yarattigi gibi yine O´na döneceksiniz."
30. (O) bir toplulugu dogru yola iletti, bir topluluga da sapiklik hak oldu. Çünkü onlar, seytanlari Allah´tan baska dostlar tuttular ve kendilerinin de dogru yolda olduklarini saniyorlar.
28. Onlar bir kötülük yaptiklari zaman: "Babalarimizi bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." derler. De ki: "Allah kötülügü emretmez. Allah´a karsi bilmediginiz seyleri mi söylüyorsunuz?"
29. De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O´na dogrultun ve dini yalniz kendisine has kilarak O´na yalvarin. Ilkin sizi yarattigi gibi yine O´na döneceksiniz."
30. (O) bir toplulugu dogru yola iletti, bir topluluga da sapiklik hak oldu. Çünkü onlar, seytanlari Allah´tan baska dostlar tuttular ve kendilerinin de dogru yolda olduklarini saniyorlar.
28 Haziran 2015 Pazar
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Münafik kelime manasi bakimindan «nafik-ul Yerbu» deyiminden türemistir. Tarla faresinin yuvasinda karsilikli iki delik bulundugu söylenir, birine «nafika» digerine «kasta» denir. Tarla faresi birinin ucundan basini gösterir, öbüründen çikip gider. Iste münafiga o yüzden bu ad takilmistir. Çünkü kendini müslümanmis gibi gösterir, öte yandan islamden çikarak kâfirlige girer.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Münafik, iki koyun sürüsü arasinda gah sürünün birine, gâh öbürüne katilan saskin bir koyun gibidir. O bu sürülerin hic birinde devamli barinmaz, çünkü her iki sürüye de yabancidir. Münafik da tipki böyledir, ne tamamen müstümanlarta kaynasabilir ve ne de kafirlerle.»
Münafik kelime manasi bakimindan «nafik-ul Yerbu» deyiminden türemistir. Tarla faresinin yuvasinda karsilikli iki delik bulundugu söylenir, birine «nafika» digerine «kasta» denir. Tarla faresi birinin ucundan basini gösterir, öbüründen çikip gider. Iste münafiga o yüzden bu ad takilmistir. Çünkü kendini müslümanmis gibi gösterir, öte yandan islamden çikarak kâfirlige girer.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Münafik, iki koyun sürüsü arasinda gah sürünün birine, gâh öbürüne katilan saskin bir koyun gibidir. O bu sürülerin hic birinde devamli barinmaz, çünkü her iki sürüye de yabancidir. Münafik da tipki böyledir, ne tamamen müstümanlarta kaynasabilir ve ne de kafirlerle.»
Enam suresi : 155. Iste bu (Kur´ân) da mübarek bir Kitap´tir. Onu biz indirdik. Ona uyun ve Allah´tan korkun ki, size rahmet edilsin.
156. (Onu size indirdik ki:) "Kitap, sadece bizden önceki iki topluluga (yahudi ve hiristiyanlara) indirildi; biz ise, onlarin okumasindan habersizdik (o kitaplari okuyamiyor ve dillerini anlayamiyorduk)" demeyesiniz.
157. Yahut: "Eger bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok dogru yolda olurduk", demeyesiniz. Iste size de Rabbinizden açik delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah´in âyetlerini yalanlayip, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabin en kötüsüyle cezalandiracagiz.
156. (Onu size indirdik ki:) "Kitap, sadece bizden önceki iki topluluga (yahudi ve hiristiyanlara) indirildi; biz ise, onlarin okumasindan habersizdik (o kitaplari okuyamiyor ve dillerini anlayamiyorduk)" demeyesiniz.
157. Yahut: "Eger bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok dogru yolda olurduk", demeyesiniz. Iste size de Rabbinizden açik delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah´in âyetlerini yalanlayip, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabin en kötüsüyle cezalandiracagiz.
27 Haziran 2015 Cumartesi
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Bilesin ki ibadetin temeli, Allah (C.C)'i tanimak. O'ndan çekinmek, umudu O'na baglamak ve kendini her an O'nun denetimi altinda hissetmektir. Insan bu sifatlardan uzaklasinca imanin özünü kavrayamaz. Çünki Allah (C.C)'i tanimaksizin. O'nun beseri bilgi ve hayal sinirlarini askin, benzersiz bir isitici, görücü, yaratici, bilgili ve muktedir bir ilâh olduguna inanmadikça yapilacak ibadet geçerli degildir.
Bilesin ki ibadetin temeli, Allah (C.C)'i tanimak. O'ndan çekinmek, umudu O'na baglamak ve kendini her an O'nun denetimi altinda hissetmektir. Insan bu sifatlardan uzaklasinca imanin özünü kavrayamaz. Çünki Allah (C.C)'i tanimaksizin. O'nun beseri bilgi ve hayal sinirlarini askin, benzersiz bir isitici, görücü, yaratici, bilgili ve muktedir bir ilâh olduguna inanmadikça yapilacak ibadet geçerli degildir.
Günün hadisi : Buhârî'nin Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'den yaptığı bir rivayette: "Orta yolu tutun, güzele yakın olanı arayın, sabah vaktinde, akşam vaktinde, bir miktar da gecenin son kısmında yürüyün (ibadet edin), ağır ağır hedefe varabilirsiniz. Unutmayın ki sizden hiç kimseye, yaptığı amel, cenneti kazandırmayacaktır" buyurdu. "Sen de mi (amelinle cennete gidemiyeceksin) ey Allah'ın Resûlü?" dediler. "Evet, ben de, dedi, Allah affı ve rahmeti ile muâmele etmezse ben de!"
Enam suresi : 133. Rabb´in, hiçbir seye muhtaç degildir, merhamet sahibidir. Sizi, baska bir kavmin soyundan getirdigi gibi, dilerse, sizi de yok edip, sizden sonra yerinize diledigini getirir.
134. Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.
135. De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettigince yapacaginizi yapin, ben de yapiyorum. Yakinda (dünya) yurdunun sonunun kimin oldugunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtulusa eremezler".
134. Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.
135. De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettigince yapacaginizi yapin, ben de yapiyorum. Yakinda (dünya) yurdunun sonunun kimin oldugunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtulusa eremezler".
26 Haziran 2015 Cuma
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Rivayet edildigine göre, sahâbilerden biri olan Ebû Derda (R.A.) Humus halkina söyle seslendi:
«— Ey Humus halki! Oturamayacaginiz kadar çok binalar kurmaktan, ulasilmasi mümkün oimayan emeller beslemekten, yiyeceginizden çok varlik ve servet biriktirmekten utanmiyor musunuz?
Sizden önce gelip göçenler de büyük binalar yükseltmisler, çok servetler yigmislar ve uzak vadeli emeller pesinde kosmuslardir. Fakat kurduklari binalar mezarlari oldu. Uzak vadeli emellerinde hayal kirikligina ugradilar ve yigdiklari servetler de hiç bir islerine yaramadi.»
Rivayet edildigine göre, sahâbilerden biri olan Ebû Derda (R.A.) Humus halkina söyle seslendi:
«— Ey Humus halki! Oturamayacaginiz kadar çok binalar kurmaktan, ulasilmasi mümkün oimayan emeller beslemekten, yiyeceginizden çok varlik ve servet biriktirmekten utanmiyor musunuz?
Sizden önce gelip göçenler de büyük binalar yükseltmisler, çok servetler yigmislar ve uzak vadeli emeller pesinde kosmuslardir. Fakat kurduklari binalar mezarlari oldu. Uzak vadeli emellerinde hayal kirikligina ugradilar ve yigdiklari servetler de hiç bir islerine yaramadi.»
Günün hadisi : İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sıdk insanı birr'e (Allah'ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah'ın indinde sıddik (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sorunda Allah'ın indinde yalancı diye kaydedilir."
Enam suresi : 70. Dinlerini bir oyun ve bir eglence edinen ve kendilerini dünya hayatinin aldattigi kimseleri birak! Ve hiçbir kimsenin kazandigi sey yüzünden kendisini helake atmamasini, kendisi için Allah´tan baska hiç bir dost ve hiçbir sefaatçi bulunmadigini Kur´ân ile hatirlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varini feda etse, kendisinden alinmaz. Onlar kazandiklari sey yüzünden helake ugratilmislardir. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayi kaynar bir içecek ve can yakici bir azab vardir.
71. De ki: "Biz Allah´i birakip da bize fayda veya zarar vermeyen seylere mi yalvaralim? Allah bizi dogru yola kavusturduktan sonra ardimiza mi dönelim? Arkadaslari, bize gel, diye dogru yola çagirdiklari halde yeryüzünde saskin saskin dolasip, seytanlarin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalim?". De ki: "Allah´in gösterdigi yol, yegane dogru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb´ine teslim olmamiz emrolundu".
72. Bize: "Namazi dosdogru kilin, Allah´a karsi gelmekten sakinin" (diye emredildi), toplanacaginiz yer O´nun huzurudur.
71. De ki: "Biz Allah´i birakip da bize fayda veya zarar vermeyen seylere mi yalvaralim? Allah bizi dogru yola kavusturduktan sonra ardimiza mi dönelim? Arkadaslari, bize gel, diye dogru yola çagirdiklari halde yeryüzünde saskin saskin dolasip, seytanlarin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalim?". De ki: "Allah´in gösterdigi yol, yegane dogru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb´ine teslim olmamiz emrolundu".
72. Bize: "Namazi dosdogru kilin, Allah´a karsi gelmekten sakinin" (diye emredildi), toplanacaginiz yer O´nun huzurudur.
25 Haziran 2015 Perşembe
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Günün hadisi : Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Bir adam, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın huzuruna girmek için izin istemişti. Aleyhissalâtu vesselâm: "Bu aşiretin kardeşi ne kötü!" buyurdu. Ama adam girince ona iyi davrandı, yumuşak sözle hitap etti. Adam gidince:
"Ey Allah'ın Resulü! Adamın sesini işitince şöyle şöyle söyledin. Sonra yüzüne karşı mültefit oldun, iyi davrandın" dedim. Şu cevabı verdi:
"Ey Aişe! Beni ne zaman kaba buldun? Kıyamet günü, Allah Teâla hazretlerinin yanında mevkice insanların en kötüsü, kabalığından korkarak halkın kendini terkettiği kimsedir."
"Ey Allah'ın Resulü! Adamın sesini işitince şöyle şöyle söyledin. Sonra yüzüne karşı mültefit oldun, iyi davrandın" dedim. Şu cevabı verdi:
"Ey Aişe! Beni ne zaman kaba buldun? Kıyamet günü, Allah Teâla hazretlerinin yanında mevkice insanların en kötüsü, kabalığından korkarak halkın kendini terkettiği kimsedir."
Enam suresi : 29. Dediler ki:" Dünya hayatimizdan baska bir hayat yoktur, biz diriltilecek degiliz".
30. Rablerinin huzurunda durdurulduklari zaman onlari bir görsen! Rableri onlara söyle der: "Bu, bir gerçek degil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkâriniz sebebiyle azabi tadin!" der.
31. Allah´in huzuruna çikmayi yalanlayanlar, gerçekten hüsrana ugramislardir. Kiyamet günü ansizin gelince onlar, günahlarini sirtlarina yüklenmis olarak söyle derler: "Dünyada yaptigimiz kusurlardan dolayi yaziklar olsun bize!" Bakin yüklendikleri günah ne kötüdür!
32. Dünya hayati, eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah´tan korkanlar için daha hayirlidir. Aklinizi kullanmaz misiniz?
30. Rablerinin huzurunda durdurulduklari zaman onlari bir görsen! Rableri onlara söyle der: "Bu, bir gerçek degil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkâriniz sebebiyle azabi tadin!" der.
31. Allah´in huzuruna çikmayi yalanlayanlar, gerçekten hüsrana ugramislardir. Kiyamet günü ansizin gelince onlar, günahlarini sirtlarina yüklenmis olarak söyle derler: "Dünyada yaptigimiz kusurlardan dolayi yaziklar olsun bize!" Bakin yüklendikleri günah ne kötüdür!
32. Dünya hayati, eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah´tan korkanlar için daha hayirlidir. Aklinizi kullanmaz misiniz?
24 Haziran 2015 Çarşamba
Günün sözü : Ey oğul!
Âlimlerin ve sâlih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
"Bir kimse ulema ve sâlihlerin meclis ve sohbetine giderse. Cenab-ı Hak o kimsenin herbir adımına karşılık kabul olunmuş bir hac sevabı ihsan eder."
Âlim ve sâlih zatlar Allah'ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah'ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.gazali.
Âlimlerin ve sâlih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
"Bir kimse ulema ve sâlihlerin meclis ve sohbetine giderse. Cenab-ı Hak o kimsenin herbir adımına karşılık kabul olunmuş bir hac sevabı ihsan eder."
Âlim ve sâlih zatlar Allah'ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah'ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.gazali.
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Peygamber'imize (S.A.S.) «mümin ve münafik kimdir» diye sormuslar, Peygamber'imiz su cevabi vermistir:
"Müminin gözü namazda, oruçta olur, münafigin gözü ise —hayvanlarda oldugu gibi— yemekte, içmekte, ibadet ve namazdan uzak durmakta olur. Mümin, eli vardikça sadaka verir. Allah'dan günahlarinin affedilmesini diler. Münafik ise ihtiras ve bos kuruntular pesindedir. Müminin Allah'dan baska hiç bir kimsede umudu olmaz, münafik ise Allah'dan baska herkese umut baglar. Mümin, dini yerine malini feda eder, münafik ise mali ugruna dinini satar. Mümin Allah'dan baska hiç kimseden korkmaz. Münafik ise Allah´dan baska herkesten çekinir. Mümin iyilik islemekle birlikte aglar, münafik ise kötülük isledigi halde güler. Mümin yalnizliktan ve kendi basina kalmaktan hoslanir. Münafik ise giriskenlikten ve kalabaliktan hoslanir.
Mümin tohum eker, (yapici ve üreticidir) kargasaliktan hoslanmaz, münafik ise yikicidir, bununla birlikte emeksiz ürün pesindedir. Mümin dininin prensiplerine uygun bir idare ugruna emir verir ve yasaklar koyar, düzelticidir. Münafik ise bas olma ihtirasi ugruna emirler verir ve yasaklar koyar, yikicidir. Daha dogrusu kötülügü emrederken iyiligi ve dogruyu yasaklar."
Peygamber'imize (S.A.S.) «mümin ve münafik kimdir» diye sormuslar, Peygamber'imiz su cevabi vermistir:
"Müminin gözü namazda, oruçta olur, münafigin gözü ise —hayvanlarda oldugu gibi— yemekte, içmekte, ibadet ve namazdan uzak durmakta olur. Mümin, eli vardikça sadaka verir. Allah'dan günahlarinin affedilmesini diler. Münafik ise ihtiras ve bos kuruntular pesindedir. Müminin Allah'dan baska hiç bir kimsede umudu olmaz, münafik ise Allah'dan baska herkese umut baglar. Mümin, dini yerine malini feda eder, münafik ise mali ugruna dinini satar. Mümin Allah'dan baska hiç kimseden korkmaz. Münafik ise Allah´dan baska herkesten çekinir. Mümin iyilik islemekle birlikte aglar, münafik ise kötülük isledigi halde güler. Mümin yalnizliktan ve kendi basina kalmaktan hoslanir. Münafik ise giriskenlikten ve kalabaliktan hoslanir.
Mümin tohum eker, (yapici ve üreticidir) kargasaliktan hoslanmaz, münafik ise yikicidir, bununla birlikte emeksiz ürün pesindedir. Mümin dininin prensiplerine uygun bir idare ugruna emir verir ve yasaklar koyar, düzelticidir. Münafik ise bas olma ihtirasi ugruna emirler verir ve yasaklar koyar, yikicidir. Daha dogrusu kötülügü emrederken iyiligi ve dogruyu yasaklar."
Günün hadisi 2 : Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Ölü kabre konulur. Salih kişi, kabrinde korkusuz ve endişesiz oturtulur. Sonra kendisine: "Hangi dinde idin?" denilir. "İslâm dinindeydim" der. "Şu adam nedir?" denilir. "O, Allah'ın Resülü Muhammed'dir, bize Allah indinden açık deliller getirdi, biz de onu tasdik ettik" der. Ona: "Allah'ı gördün mü?" denilir. O: "Allah'ı görmek hiç kimseye mümkün ve muvafık değildir" der. Bu safhadan sonra cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar, ateş alevlerinin birbirini kırıp yok etmeye çalıştığını görür. Kendisine: "Allah'ın seni koruduğu ateşe bak!" denilir. Sonra ona cennet cihetinden bir delik açılır ve onun güzelliklerine ve içinde bulunan (nimet)lere bakar. Kendisine: "İşte senin makamın!" denilir ve yine ona: "Sen bunlar hususunda yakîn (kesin iman) sahibi idin. Bu iman üzere öldün, bu iman üzere yeniden diriltileceksin inşaallah!" denilir.
Kötü adam da kabrinde korku ve endişe ile oturtulur. Kendisine: "Hangi dinde idin?" diye sorulur. "Bilmiyorum" diye cevap verir. Kendisine: "Bu adam kimdir?" denilir. Halkı dinledim, bir şeyler söylüyorlardı, onu ben de söyledim" der. Ona cennet cihetinden bir delik açılır. Cennetin güzelliklerine, içinde bulunan nimetlerine bakar. Ona: "Allah'ın senden uzaklaştırdığı şu cennete bak!" denilir. Sonra ona cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar. Alevlerin birbirini yeyip yoketmekte olduğunu görür. Ona: "İşte makamın burasıdır. Sen cehennemin varlığı hususunda şekk (ve inkâr) içerisinde idin, bu şekk üzere öldün ve bu şekk üzere diriltileceksin inşaallah!" denilir."
Kötü adam da kabrinde korku ve endişe ile oturtulur. Kendisine: "Hangi dinde idin?" diye sorulur. "Bilmiyorum" diye cevap verir. Kendisine: "Bu adam kimdir?" denilir. Halkı dinledim, bir şeyler söylüyorlardı, onu ben de söyledim" der. Ona cennet cihetinden bir delik açılır. Cennetin güzelliklerine, içinde bulunan nimetlerine bakar. Ona: "Allah'ın senden uzaklaştırdığı şu cennete bak!" denilir. Sonra ona cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar. Alevlerin birbirini yeyip yoketmekte olduğunu görür. Ona: "İşte makamın burasıdır. Sen cehennemin varlığı hususunda şekk (ve inkâr) içerisinde idin, bu şekk üzere öldün ve bu şekk üzere diriltileceksin inşaallah!" denilir."
Günün hadisi : Hz. Hafsa radıyallahu anha anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben Bedir ve Hudeybiye'ye katılanlardan hiç kimsenin cehenneme girmemesini ümid ederim" buyurdular. Ben: "Ey AIlah'ın Resülü! Allah Teala hazretleri: "Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Bu senin Rabbin katında kesinleşmiş bir hükümdür" (Meryem 71), buyurmadı mı?" dedim. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "(Ey Hafsa!) Sen Allah'ın: "Sonra biz, Allah'tan korkup (O'na karşı gelmekten) sakınanları kurtarır, zalimleri de toptan orada bırakırız" (Meryem 72) buyurduğunu işitmedin mi?" buyurdu."
Enam suresi : 22. O gün hepsini mahsere toplayacagiz. Sonra Allah´a ortak kosanlara: " Hani nerede o Allah´a ortak saydiginiz ortaklariniz?" diyecegiz.
23. Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah´a yemin ederiz ki, biz müsriklerden degildik" demekten baska bir özür bulamayacaklar.
24. Bak, vicdanlarina karsi nasil yalan söylediler! O uydurduklari putlar da kendilerinden kaybolup gitti.
25. Içlerinden seni dinleyenler de vardir, fakat biz, onu anlamalarina engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarinin içine de agirlik koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartisirlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.
26. Onlar, insanlari Kur´ân´a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalniz kendilerini mahvediyorlar ama farkinda degiller.
27. Onlarin, atesin üzerinde durdurulduklari zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb´imizin âyetlerini yalanlamasaydik da müminlerden olsaydik" dediklerini bir görsen!
23. Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah´a yemin ederiz ki, biz müsriklerden degildik" demekten baska bir özür bulamayacaklar.
24. Bak, vicdanlarina karsi nasil yalan söylediler! O uydurduklari putlar da kendilerinden kaybolup gitti.
25. Içlerinden seni dinleyenler de vardir, fakat biz, onu anlamalarina engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarinin içine de agirlik koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartisirlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.
26. Onlar, insanlari Kur´ân´a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalniz kendilerini mahvediyorlar ama farkinda degiller.
27. Onlarin, atesin üzerinde durdurulduklari zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb´imizin âyetlerini yalanlamasaydik da müminlerden olsaydik" dediklerini bir görsen!
23 Haziran 2015 Salı
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Hasan-ül Basrî (rehimehullah) der ki: «Her gün bir veya iki sefer eli ile pislik yikadigi halde göklerin hâkimine (Allah (C.C)'a) kafa tutan insana sasarim!»
«Kendi üzerindekileri de görmüyor musun?» mealindeki âyeti kerimesinde ön ve arka pislik yollarinin kasdedildigini belirten görüsler vardir.
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
Hasan-ül Basrî (rehimehullah) der ki: «Her gün bir veya iki sefer eli ile pislik yikadigi halde göklerin hâkimine (Allah (C.C)'a) kafa tutan insana sasarim!»
«Kendi üzerindekileri de görmüyor musun?» mealindeki âyeti kerimesinde ön ve arka pislik yollarinin kasdedildigini belirten görüsler vardir.
Muhammed Ibni Hüseyin Ibni Ali (R.A.) der ki: "insanin kalbine kibirden bir sey geçse az olsun veya çok olsun! o sey miktari akli eksilir."
22 Haziran 2015 Pazartesi
Günün kitabı : kalplerin kesfi : Gazali :
Abdullah Ibni Mübarek (rahimehullah) buyurur:
«Imanin özü, Peygamber'imizin (S.A.S.) getirip ögrettiklerinin dogrulugunu kabul etmektir. Çünki Kur'an´in dogruluguna inanan kimse, onu tatbik etmeye koyularak ebediyen cehennemlik olmaktan kurtulur. Haramlardan sakinan kimse tevbe etmeye yönelir. Helâl ile beslenen takvâya yönelir. Farz ibadetlerini gerçeklestiren kimsenin müslümanligi saglamlasir. Dogru konusan sikintilardan kurtulur. Haksizliklardan uzaklasan «kisas»´dan kurtulur. Peygamber (S.A.S.) 'imizin sünnetlerini uygulayan kimsenin ameli özlesir. Sirf Allah (C.C) rizasina yönelen kimsenin ameli kabul edilir.»
Abdullah Ibni Mübarek (rahimehullah) buyurur:
«Imanin özü, Peygamber'imizin (S.A.S.) getirip ögrettiklerinin dogrulugunu kabul etmektir. Çünki Kur'an´in dogruluguna inanan kimse, onu tatbik etmeye koyularak ebediyen cehennemlik olmaktan kurtulur. Haramlardan sakinan kimse tevbe etmeye yönelir. Helâl ile beslenen takvâya yönelir. Farz ibadetlerini gerçeklestiren kimsenin müslümanligi saglamlasir. Dogru konusan sikintilardan kurtulur. Haksizliklardan uzaklasan «kisas»´dan kurtulur. Peygamber (S.A.S.) 'imizin sünnetlerini uygulayan kimsenin ameli özlesir. Sirf Allah (C.C) rizasina yönelen kimsenin ameli kabul edilir.»
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh bir gün
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem e : "Ey Allah`ın Resulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormuştum . Bana: "Hadis`e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim" açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: "Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek "La ilahe illallah" diyen kimsedir"
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem e : "Ey Allah`ın Resulü, kıyamet günü senin şefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormuştum . Bana: "Hadis`e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmin etmiştim" açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: "Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek "La ilahe illallah" diyen kimsedir"
Maide suresi : 54. Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakinda öyle bir toplum getirir ki, Allah onlari sever, onlar da Allah´i severler; müminlere karsi yumusak, kâfirlere karsi da onurlu ve siddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kinayicinin kinamasindan da korkmazlar. Bu, Allah´in bir lütfudur, onu diledigine verir. Allah, genis ihsan sahibidir, her seyi çok iyi bilendir.
55. Sizin asil dostunuz Allah´tir, O´nun Resulüdür ve namazlarini kilan zekatlarini veren ve rükû eden müminlerdir.
56. Kim Allah´i, O´nun Resulünü ve müminleri dost edinirse, (iyi bilsin ki) Allah´in taraftarlari galip geleceklerdir.
55. Sizin asil dostunuz Allah´tir, O´nun Resulüdür ve namazlarini kilan zekatlarini veren ve rükû eden müminlerdir.
56. Kim Allah´i, O´nun Resulünü ve müminleri dost edinirse, (iyi bilsin ki) Allah´in taraftarlari galip geleceklerdir.
21 Haziran 2015 Pazar
Sabah duasi : 90. Allah’ım! Şayet rahmetinle sarıp sarmalamasaydın biz çoktan helak olurduk ve re’fet ve şefkatinle muamele etmeseydin muhakkak hüsrana uğrardık. Allahım! Bendelerin olan bizler şayet Sana –eksik-gedik de olsa– kullukta bulunabiliyorsak bu tamamen Senin iznin, inayetin ve lütfunla olmaktadır. İsyanlarımıza gelince onlar da yine Senin takdirindir ve Sen onların hepsini bilir, görür, duyar ve nezdinde muhafaza edersin. Ya Rab! Sen de biliyorsun ki, -başta bu âciz benden olmak üzere- irtikâp ettiğimiz bir kısım günahları, cür’etimizden yahut ulu Zâtının ve yüce dininin hukukunu hafife aldığımızdan dolayı işlemedik. Ne çare ki şeytan ayaklarımızı kaydırdı, şeytanın içimizdeki santrali gibi çalışan nefs-i emmare de hep kötülük pompalayıp durdu. Ya Rab! Sen affetmeyi seven bir kerem sahibisin, bir keremkânîsin. İşte nedamet hisleri içinde kapına geldik ve günahlarımızdan tevbe ediyor, “tevbeler olsun” diyoruz. Ne olur, dualarımızı kabul buyur ve içine düştüğümüz günah ve hatalardan dolayı bizi azaba maruz bırakma.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Söylendiğine göre gece kılınan namazın gündüz kılınan namaza karşı taşıdığı üstünlük, tıpkı gizlice verilen sadakanın başkalarının gözü önünde verilen sadakaya göre taşıdığı üstünlük gibidir.
Muaz b. imran radıyallahü anh diyor ki:' mü'minin izzeti başkalarına el açmamasına, muhtaç olmamasına ve şerefi de geceleri kalkıp namaz kılmasına bağlıdır'
Söylendiğine göre gece kılınan namazın gündüz kılınan namaza karşı taşıdığı üstünlük, tıpkı gizlice verilen sadakanın başkalarının gözü önünde verilen sadakaya göre taşıdığı üstünlük gibidir.
Muaz b. imran radıyallahü anh diyor ki:' mü'minin izzeti başkalarına el açmamasına, muhtaç olmamasına ve şerefi de geceleri kalkıp namaz kılmasına bağlıdır'
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki resulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' büyük günahlardan kaçınıldığı taktirde 5 vakit namazların her biri bir sonraki vakte kadar, her cuma bir sonraki cumaya kadar , ramazan bir sonraki ramazan'a kadar aralarında geçen günahlara kefaret olur'
Maide suresi : 41. Ey peygamber, agizlariyla "inandik" deyip, kalbleriyle inanmamis olanlardan ve yahudilerden küfürde yaris edenler seni üzmesin. Onlar yalana kulak verirler, sana gelmeyen diger bir topluluga kulak verirler, kelimeleri yerlerinden degistirirler, "eger size bu verilirse alin, bu verilmezse sakinin" derler. Allah birini sasirtmak isterse, sen onun için Allah´a karsi hiçbir sey yapamazsin. Onlar öyle kimselerdir ki, Allah, onlarin kalblerini temizlemek istememistir. Onlar için dünyada rezillik var ve yine onlar için ahirette de büyük bir azab vardir. 42. Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eger sana gelirlerse, ister aralarinda hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eger onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eger aralarinda hükmedersen adaletle hükmet. Süphesiz Allah, adaletli davrananlari sever
20 Haziran 2015 Cumartesi
Sabah duasi : 89. Üzerimizdeki lütuflarını saymakla tüketemeyeceğimiz, ihsanı, keremi bol, rahmeti, şefkati ve merhameti sonsuz Rabbimiz! Bize dünya adına verdiğin bütün nimetleri din-i mübin-i İslâm’a hizmet etme istikametinde kullanmayı nasip eyle! Bizi, kardeşlerimizi, hepimizi bütün mevcûdâtı kuşatan ve her şeye şâmil olan engin rahmetinden mahrum etme! Allahım! Kapıkulların olarak biz, sadece Sana güveniyor ve ümid edip beklediklerimizi de yalnız Senden bekliyoruz; her hâlimizi ıslah buyur ve bizi göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan da az bir süre kendimizle, nefsimizle başbaşa bırakma! Ey kullarına her zaman hilmle muamele edip, onların günahlarını görmezden gelen ve yeniden dönüp sırat-ı müstakimi bulmaları için fırsat üstüne fırsat veren yüce Mevlâmız! Bizler çok hatalar irtikâp ettik, çok günahlar işledik. Şimdi “Tevbeler tevbesi!” diyor, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da Senin fazlın olur; Senin fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür. Rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tevbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz! Amellerimizdeki eksiklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklere değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi haybet ve hüsrana uğratma!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi : ebu said el hudri radıyallahü anh rivayete göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:' yüce Allah buyuruyor ki: izzetim ve celalim hakkı için rahmetime kavuşturmak istediğim kulu, ya başına bir hastalık vererek veya kendisine geçim sıkıntısı çektirerek tüm günahlarından arındirmadıkça dünyadan ayırmam. buna rağmen eğer yine de üzerinde günah kalırsa o zaman ölümünü zorlaştırırim ki huzuruma anasından doğduğu günkü gibi tertemiz gelsin .
Buna karşılık azaba çarptırmak istediğim hiçbir kulu da, ya sağlıklı yaşamasını saglayarak ve kendisinin rahat geçim imkanları vererek işlediği iyi amellerin karşılığını almadan bu dünyadan ayırmam. buna rağmen hala karşılığı verilmemiş iyi amelleri kalmışsa son nefesini kolaylıkla vermesini sağlarim ki huzurumu hiçbir iyi amelin sahibi olmayarak gelsin'
Buna karşılık azaba çarptırmak istediğim hiçbir kulu da, ya sağlıklı yaşamasını saglayarak ve kendisinin rahat geçim imkanları vererek işlediği iyi amellerin karşılığını almadan bu dünyadan ayırmam. buna rağmen hala karşılığı verilmemiş iyi amelleri kalmışsa son nefesini kolaylıkla vermesini sağlarim ki huzurumu hiçbir iyi amelin sahibi olmayarak gelsin'
Maide suresi : 8. Ey iman edenler, Allah için hakki ayakta tutanlar ve adaletle sahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizlige sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakindir. Allah´tan korkun. Süphesiz Allah, yaptiklarinizdan haberdardir.
9. Allah, iman edenlere ve salih amel isleyenlere söyle vaad etmistir: Onlar için magfiret ve büyük bir mükafat vardir.
9. Allah, iman edenlere ve salih amel isleyenlere söyle vaad etmistir: Onlar için magfiret ve büyük bir mükafat vardir.
19 Haziran 2015 Cuma
Sabah duasi : 88. Ey güç ve kuvvetin yegâne sahibi olan yüce Allahımız! Sen Kavîsin, biz ise Senin zayıf, âciz ve muhtaç kapıkullarınız. Zayıf ve âcizleri Senden başka kim koruyup kollayabilir ve ihtiyaçlarını is’af edebilir! Ne olur, salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de sürpriz lütuflarınla sevindir ve üzerimizdeki nimetlerini tamamla! Ey her şeye gücü yeten Rabbimiz! Bize ve yeryüzünün değişik yerlerindeki bütün inananlara, özellikle de gadre, zulme ve haksızlığa uğratılmış mazlumlara dünyada ve ukbada tasa ve elem sebebi olan kötülüklerin hepsini bertaraf et! Servetine ve şefkatine hudut olmayan Ganiy-yi Mutlak yüce Mevlâmız! Şayet Sen bizi sevip de muhabbetini gönüllerimize atmasaydın, biz Seni asla sevemezdik. –İnşaallah, yüce Zâtını ve hikmetli icrâatını sevilmesi gerektiği ölçüde sevebiliyoruzdur. – Senden işte o, kalblerimize vaz’ettiğin ilk sevgi hürmetine mukaddes muhabbetini ve muazzez sevgini şiarımız hâline getirmeni ve bir daha da o sevginin gönüllerimizden kayıp gitmesine izin vermemeni diliyoruz. Allahım! Duamıza icabet buyur, merhametini sinelerimize duyur; servetinin ve şefkatinin tatlı tecellîleriyle de gönüllerimizi doyur!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi : hasan basri'nin radıyallahü anh naklettiğine göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor :' bu ümmetin iyileri günahkârları önünde boyun eğmedikce, hayırlıları kötüleriyle dost olmadıkça, kuran okuyanları hükümdarlarına yaltaklanmadikca , Allah'ın eli, desteği ve rahmeti yanlarında olur.
fakat bunun tersini yapmaya başladıkları zaman, aralarındaki bereket kalkarak başlarına zalimler musallat olur, yüreklerinde korku çöreklenir ve üzerlerine yoksulluk iner'
fakat bunun tersini yapmaya başladıkları zaman, aralarındaki bereket kalkarak başlarına zalimler musallat olur, yüreklerinde korku çöreklenir ve üzerlerine yoksulluk iner'
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki resulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' bir topluluk Allah'ın evlerinden bir evde toplanır ve orada marifeti ilahi adına Allah'ın kitabına tilavet eder aralarında müzakere ve mütalaa yaparlarsa, üzerlerine sekine iner kendilerini rahmet bürür ve melekler etraflarını kuşatır. Cenabı hak da onları kendi nezdinde bulunanlara anlatırdı anlatır'
Nisa suresi : 118. (118-119) Allah o seytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarindan belirli bir pay alacagim, onlari mutlaka saptiracagim, onlari bos kuruntulara sokacagim, ve onlara emredecegim de hayvanlarin kulaklarini yaracaklar, onlara emredecegim de Allah´in yaratisini degistirecekler" dedi. Kim Allah´i birakip da seytani dost edinirse, süphesiz o, apaçik bir ziyana ugramis olur.
120. Seytan onlara vaad eder ve onlari bos umutlarla oyalar. Oysa seytanin onlara vaadi, aldatmadan baska bir sey degildir.
121. Bunlarin varacaklari yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.
120. Seytan onlara vaad eder ve onlari bos umutlarla oyalar. Oysa seytanin onlara vaadi, aldatmadan baska bir sey degildir.
121. Bunlarin varacaklari yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.
18 Haziran 2015 Perşembe
Sabah duasi : 87. Ey kudreti sonsuz, merhameti nihayetsiz, bütün âlemlerin yegâne sahibi yüceler yücesi Rabbimiz! Senin Dinine, Kitabına, Peygamberine ve masum kullarına düşmanlık besleyen cahil, kaba, insanlık ve medeniyet mahrumu, zalim bir takım insanlar, iyilikte, hayr u hasenâtta kullansınlar diye emaneten kendilerine verdiğin gücü ve saltanatı, inanan insanların hukukuna tecavüz edip onlara karşı bir baskı unsuru olarak kullanıyor ve göz göre göre zorbalık, derebeyliği yapıyorlar. ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billah’ hazinelerinin tek sahibi Sensin; mutlak güç ve otorite yalnız Senindir; biz de izafi, gölge mahiyetindeki güç ve kuvvetimizden arınıp Senin asla karşı konulamayacak güç ve kuvvetine iltica ediyoruz. Ne olur Yüce Mevlâmız, adavet hisleriyle oturup kalkan, inanmış insanların aleyhinde sürekli komplo üstüne komplo kuran o kimselerin düşmanlık hislerini kalblerinden söküp at ve bütün duyma, görme ve idrak kabiliyetlerini topyekün insanlığın hayrına olabilecek istikamete tevcîh buyur. Biz, onların yapmak istedikleri kötülükleri, vermek istedikleri zararları, hile ve hud’alarını, tuzaklarını, komplolarını ancak Senin yardımınla def’edebiliriz. Onun için de, Rabbimiz, o insafsız gaddarlardan gelebilecek her türlü şerden Senin sıyanetine dehâlet ediyoruz. Bu haddini bilmez, insafsız tip ler şayet salâh yolunu seçmezler, fitne ve fesatlarına devam ederlerse, Sen onların ellerini kollarını bağla.. ayaklarına prangalar vur.. kalemlerini yazamaz, dillerini de konuşamaz hâle getir.. inananların aleyhinde kullandıkları ne kadar yolyöntem, imkan ve malzeme varsa, hepsini ellerinden çekip al.. menfûr emellerine ulaşmalarına fırsat verme ve bizi o tiran bozması zalimlerle karşı karşıya bırakma ve nusretinle, hıfz u inayetinle bu âciz ve çaresiz kullarını te’yîd buyur!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Rivayet edildiğine göre, peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir gün kaab b. Ucre ye şöyle buyurdu :' seni benden sonra gelecek ahlaksız hükümdarların şerrinden koruması için Allah'a sığınırım. kim bu ahlaksız hükümdarların yanlarında kanarak işledikleri zulümleri desteklerse o benimle ilgisiz ve ben de onunla ilgisiz olurum.
Ey kaab! haram lokma ile beslenen her et parçası ateşte yanmaya mahkumdur.
Ey kaab! oruç cehennem ateşine karşı bir kalkandır. sadaka günahların eriticisi ve namaz da Allah'a yaklaşmak girişimidir .
Ey kaab! sabahleyin evinden çıkan tüm insanlar iki gruba ayrılır. kimi nefsini satın alıp azat eder ve kimi nefsini satarak mahveder'
Rivayet edildiğine göre, peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir gün kaab b. Ucre ye şöyle buyurdu :' seni benden sonra gelecek ahlaksız hükümdarların şerrinden koruması için Allah'a sığınırım. kim bu ahlaksız hükümdarların yanlarında kanarak işledikleri zulümleri desteklerse o benimle ilgisiz ve ben de onunla ilgisiz olurum.
Ey kaab! haram lokma ile beslenen her et parçası ateşte yanmaya mahkumdur.
Ey kaab! oruç cehennem ateşine karşı bir kalkandır. sadaka günahların eriticisi ve namaz da Allah'a yaklaşmak girişimidir .
Ey kaab! sabahleyin evinden çıkan tüm insanlar iki gruba ayrılır. kimi nefsini satın alıp azat eder ve kimi nefsini satarak mahveder'
Günün hadisi : ibni ömer radıyallahu anhüma demiştir ki resûl i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' iki kimseye gıpta etmekte zarar yoktur. biri Allah'ın kendisine bir nimet olarak bahşettiği kuran'la gece gündüz meşgul olan, diğeri Allah'ın lütfettiği serveti gece gündüz hayır yolunda infak eden kimsedir'
17 Haziran 2015 Çarşamba
Sabah duasi : 86. Ey celâl ve ikram sahibi Rabbimiz! İhsan ve keremine sığınarak bize dünyada da, ukbâda da afv u âfiyet vermeni diliyoruz. Hiçbir şeyi gerçekleştirmek Senin için zor değildir; ne olur, başka gidecek kapıları olmayan zayıf ve âciz kullarının bu taleplerini kabul buyur! Rabbimiz! Allah tanımaz, Peygamber bilmez, Dine, diyanete saygı duymaz nâdanların yapıp ettikleri kötülükler ve zulümler tahammül edilemez bir hâl aldı. Senin bu masum kulların hakkında kötülük düşünüp onlara zarar vermek isteyenlerin emellerini gerçekleştirmelerine müsaade etme.. tuzak kuranların tuzaklarını başlarına çevir.. komplo peşinde olanları maksatlarının aksiyle tokatla.. haklarımıza tecavüz eden ya da etmeyi düşünen ne kadar haddini bilmez varsa, onların hepsini Sana havale ediyoruz; haklarından gel! Mallarını ve canlarını Rabbilerinin yoluna adayan muhabbet fedailerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan Kudreti Sonsuz Rabbimiz! Hayatını Dine hizmete vakfetmiş masum insanlara karşı kinle, nefretle, hasetle, adavetle diş bileyen amansız zalimlerin yapmak istedikleri şerlere karşı Senin inayetine sğınıyoruz. Ehl-i iman hakkında kötülük düşünen ne kadar şerîr insan varsa, Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. zararları bize ulaşabilecek tahrip tem silcilerinin oyunlarını boz ve emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme.. sağlamlardan daha sağlam himayene bizi de al ve bütün şerîrlerin şerlerinden, komplocuların komplolarından sıyanet buyur.. kâfirlerin, fâcirlerin ve zâlimlerin entrikalarını başlarına geçir ve bütün inananları ebedlere kadar devam edecek ve başka hiçbir korumaya muhtaç bırakmayacak olan hıfzınla muhafaza et!
Gecenin sohbeti :
..
*Bu açıdan bize düşen: “Biz düzgünüz, istikamet içindeyiz.” dememektir!.. “İhtimal bir eğriliğimiz var; ihtimal Kendisine teveccüh-ü tam ile yönelememe gibi bir kusurumuz var; ihtimal imanda bir kusurumuz var; ihtimal amel-i salihte kusur ediyoruz!” şeklinde düşünmektir. Farzların yanında kırıkları sarma, eksikleri giderme manasına gelen kaç rekat nafile namaz meşru kılınmış ise, onu ikiye katlayarak; “Allah’ım bunlar Senin hakkındır, bizim de vazifemizdir.” diyerek; evvâbinden duhaya, duhadan da teheccüde koşarak; beş vakit namazı sünnetleriyle taçlandırarak ve tesbihatta kusur etmeyerek sürekli her vesileyi Cenâb-ı Hakk’ı anmak için değerlendirmektir.
..
14.06.2015 bamteli
..
*Bu açıdan bize düşen: “Biz düzgünüz, istikamet içindeyiz.” dememektir!.. “İhtimal bir eğriliğimiz var; ihtimal Kendisine teveccüh-ü tam ile yönelememe gibi bir kusurumuz var; ihtimal imanda bir kusurumuz var; ihtimal amel-i salihte kusur ediyoruz!” şeklinde düşünmektir. Farzların yanında kırıkları sarma, eksikleri giderme manasına gelen kaç rekat nafile namaz meşru kılınmış ise, onu ikiye katlayarak; “Allah’ım bunlar Senin hakkındır, bizim de vazifemizdir.” diyerek; evvâbinden duhaya, duhadan da teheccüde koşarak; beş vakit namazı sünnetleriyle taçlandırarak ve tesbihatta kusur etmeyerek sürekli her vesileyi Cenâb-ı Hakk’ı anmak için değerlendirmektir.
..
14.06.2015 bamteli
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Enes bin malik radıyallahu anh rivayet ettiğine göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :' bilim adamları, hükümdarlarla düşük kalkmadıklari ve dünyaya dalmadıkları sürece peygamberlerin sirdaslari ve temsilcileridirler. fakat hükümdarlarla sıkı fiki olup dünyaya daldıkları zaman, peygamberlere hıyanet etmiş olurlar. Bu takdirde onlardan uzak durup verecekleri zararlardan korunuruz'
Enes bin malik radıyallahu anh rivayet ettiğine göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :' bilim adamları, hükümdarlarla düşük kalkmadıklari ve dünyaya dalmadıkları sürece peygamberlerin sirdaslari ve temsilcileridirler. fakat hükümdarlarla sıkı fiki olup dünyaya daldıkları zaman, peygamberlere hıyanet etmiş olurlar. Bu takdirde onlardan uzak durup verecekleri zararlardan korunuruz'
Nisa suresi : 56. Süphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarin bir atese atacagiz. Derileri pistikçe azabi duysunlar diye, kendilerine baska deriler verecegiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
57. Iman edip salih ameller isliyenleri ise, altlarindan irmaklar akan cennetlere koyacagiz. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz esler vardir. Onlari, koyu gölgeler altinda bulunduracagiz.
58. Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasinda hükmettiginiz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel ögüt veriyor. Süphesiz ki Allah her seyi hakkiyla isiten, hakkiyla görendir.
57. Iman edip salih ameller isliyenleri ise, altlarindan irmaklar akan cennetlere koyacagiz. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz esler vardir. Onlari, koyu gölgeler altinda bulunduracagiz.
58. Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasinda hükmettiginiz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel ögüt veriyor. Süphesiz ki Allah her seyi hakkiyla isiten, hakkiyla görendir.
16 Haziran 2015 Salı
Sabah duasi : 79. Ya Ekrame’l-ek ramîn ve ya Erhame’r-râhimîn!! Sen bizim yegâne Mevlâmızsın. Biz de derdimizi Sana şerhediyor, hâl-i pürme lâlimizi, kullukla asla bağdaştırılamayacak nâhoş hâllerimizi Sana şikayet ediyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlardan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikâba uğratma.. insî ve cinnî şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine, tebelleş olmalarına da müsaade etme.. enbiyâ-i izâmı ve rusül-ü kirâmı koruyup kurtardığın gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur! O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref’ etmiş, bazılarını içinde bulundukları sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerinin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın. Yâ Rabberrahîm! Bize dokunan ve dokunması muhtemel olan zararları da kaldır.. gaflet, heva ve heves gayyalarından bizi de kurtar.. hata işlemekten, masiyetlere düşmekten, küfrün ve dalâletin karanlık vadilerine yuvarlanmaktan muhafaza buyur.. marifet basamaklarındaki derecelerimizi yükselt.. kurbiyetinin halâvetini ve üns esintilerini gönüllerimize tattır.. bütün hâl, hareket, tavır ve davranışlarımızda ruhumuzun heykelini ikâme etmeyi müyesser kıl.. dünyada ve âhirette sağanak sağanak yağdırdığın ve yağdıracağın lütuflarının kadr ü kıymetini bilmeyi de nasip eyle!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Sahabelerden birinin belirttiğine göre aşağıdaki sekiz şeyi yapamayanlar, aynı sevabı kazanabilmek için şu sekiz şeyi yapmalıdırlar:
1 kim gece uyurken nafile namaz kılmanın sevabını kazanmak isterse, gündüz günah işlememelidir
2 yiyip içerken nafile oruç sevabını kazanmak isteyen kimse dilini tutmalıdır
3 alimlerin faziletine ermek isteyen kimse kendini düşünmeye vermelidir
4 evinde otururken mücahitlerin ve savaşçıların derecesine ermek isteyen kimse şeytana karşı mücadele vermelidir
5 sadaka vermenin sevabına ermek istediği halde veremeyen kimse insanlara bildiklerini öğretmelidir
6 hacı olmanın sevabını kazanmak istediği halde buna gücü yetmeyen kimse cuma namazına devam etmelidir
7 kendilerini devamlı ibadete verenlerin abitlerin sevabını elde etmek isteyenler, halk arasında kin ve düşmanlık tohumları ekmekten kaçınmalı, tersine dargınları barıştırmalıdır
8 seçkin velilerin derecesine ermek isteyen kimse elini vicdanına koymalı ve kendisi için ne istiyorsa müslüman kardeşi için de aynı şeyi istemelidir.
Sahabelerden birinin belirttiğine göre aşağıdaki sekiz şeyi yapamayanlar, aynı sevabı kazanabilmek için şu sekiz şeyi yapmalıdırlar:
1 kim gece uyurken nafile namaz kılmanın sevabını kazanmak isterse, gündüz günah işlememelidir
2 yiyip içerken nafile oruç sevabını kazanmak isteyen kimse dilini tutmalıdır
3 alimlerin faziletine ermek isteyen kimse kendini düşünmeye vermelidir
4 evinde otururken mücahitlerin ve savaşçıların derecesine ermek isteyen kimse şeytana karşı mücadele vermelidir
5 sadaka vermenin sevabına ermek istediği halde veremeyen kimse insanlara bildiklerini öğretmelidir
6 hacı olmanın sevabını kazanmak istediği halde buna gücü yetmeyen kimse cuma namazına devam etmelidir
7 kendilerini devamlı ibadete verenlerin abitlerin sevabını elde etmek isteyenler, halk arasında kin ve düşmanlık tohumları ekmekten kaçınmalı, tersine dargınları barıştırmalıdır
8 seçkin velilerin derecesine ermek isteyen kimse elini vicdanına koymalı ve kendisi için ne istiyorsa müslüman kardeşi için de aynı şeyi istemelidir.
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki resulü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' cenazeyi defnetmek de acele edin. O eğer salih bir kul ise bir an evvel onu hayra kavuşturmuş olursunuz. şayet salih değilse, bir an evvel omuzlarınızda taşımış olduğumuz şerri atıp kurtulmuş olursunuz.'
Nisa suresi : 29. Ey iman edenler! Mallarinizi aranizda haksizlikla yemeyin. Ancak kendi rizanizla yaptiginiz ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canina kiymayin. Süphesiz Allah, size karsi çok merhametlidir.
30. Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasaklari islerse, yakinda onu cehennem atesine atacagiz. Onu atese atmak da Allah´a pek kolaydir.
31. Eger siz, yasaklandiginiz büyük günahlardan sakinirsaniz, diger kusurlarinizi örter, sizi güzel bir makama koyariz.
30. Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasaklari islerse, yakinda onu cehennem atesine atacagiz. Onu atese atmak da Allah´a pek kolaydir.
31. Eger siz, yasaklandiginiz büyük günahlardan sakinirsaniz, diger kusurlarinizi örter, sizi güzel bir makama koyariz.
15 Haziran 2015 Pazartesi
Sabah duasi: 78. Ya Rabbe’l-âle mîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Yüce nezdinden göndereceğin bir nurla simalarımızı pırıl pırıl hâle getir.. sadrımızı, sinemizi, kâmil imana, tastamam ihsana aç ve bizi, sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl! Ya İlahenâ ve ya Mev lânâ! İhlasa erdirdiğin ve nezdinde mak bûliyet payesiyle şereflendirdiğin kullarının kalblerindeki kilitleri çözdüğün gibi bizim kalbimizin kapılarını da Senin marifetine ve muhabbetine aç.. sinelerimizde paslanmaya yüz tutmuş kilitleri çöz.. bizi kapının eşiğine yüz sürmekten mahrum etme ve o ulu dergâhına yüz sürüp bir dilekte bulunduktan sonra da talebimizi reddetmek suretiyle bizi cezalandırma! Ya Rab! Sana sığınıyor, isteyeceğimizi sadece Senden istiyor ve yalnızca Sana teveccühte bulunuyoruz. Sen de biliyorsun ki, başka bir şey değil, Senden sadece Seni istiyoruz. Zaten Rab olarak da birtek Senden razı olabiliriz. Ne olur, bahtına düştük, bizi cismaniyetin ve bedene kulluğun derekelerinden, alt basamaklarından, kalbin, ruhun ve sırrın derecelerine, üst basamaklarına çıkar. Çıkaracağına inancımız da tamdır, zira bizi ve işlerimizi koruyup kollayan yegâne Zat Sensin. Biz dostluğun gereklerini ortaya koyamasak, ahdimize sadık ve vefalı olamasak da Sen bizi ümit ettiğimiz hususlarda haybet ve hüsrana uğratma!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Kabul ahbar radıyallahü anh diyor ki aziz ve celil olan Allah, hz musa aleyhisselama indirmiş olduğu metinlerin birinde şunları okumuştum:
ya musa! muhammed ümmeti yılda bir ay oruç tutarlar. bu ay ramazan ayıdır. bu ayda tutacakları orucun her günü için kendilerine cennette bir şehir bagislayacagim gibi, bu ay boyunca işleyecekleri her nafile ibadet için kendilerine farz sevabı veririm. bu ayın içine koyacağım kadir gecesinde kim yaptıklarına gerçekten pişman olarak yürekten samimi bir tövbe yapar da, o gece veya o ay içinde ölürse, kendisine otuz şehit sevabı veririm.
Kabul ahbar radıyallahü anh diyor ki aziz ve celil olan Allah, hz musa aleyhisselama indirmiş olduğu metinlerin birinde şunları okumuştum:
ya musa! muhammed ümmeti yılda bir ay oruç tutarlar. bu ay ramazan ayıdır. bu ayda tutacakları orucun her günü için kendilerine cennette bir şehir bagislayacagim gibi, bu ay boyunca işleyecekleri her nafile ibadet için kendilerine farz sevabı veririm. bu ayın içine koyacağım kadir gecesinde kim yaptıklarına gerçekten pişman olarak yürekten samimi bir tövbe yapar da, o gece veya o ay içinde ölürse, kendisine otuz şehit sevabı veririm.
Günün hadisi : ibni abbas radıyallahu anhüma demiştir ki peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir bedeviyi hastalık vesilesiyle ziyaret etmişti. her hasta ziyaretinde söylediği gibi ona da şöyle buyurdu:' geçmiş olsun! korkulacak bir şey yok. bu hastalık kadere taş atmayıp Allah'ın muradına itaat edersen, günahlarını temizleyecek kusurlarını da örtecek inşallah'
Nisa suresi : 17. Ancak Allah´in kabul etmesini vaad buyurdugu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah isleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. Iste Allah bunlarin tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her seyi bilendir, hikmet sahibidir).
18. Yoksa günah isleyip de kendisine ölüm gelince: "Iste ben simdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. Iste bunlara ahirette can yakici bir azap hazirlamisizdir.
18. Yoksa günah isleyip de kendisine ölüm gelince: "Iste ben simdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. Iste bunlara ahirette can yakici bir azap hazirlamisizdir.
14 Haziran 2015 Pazar
Sabah duasi : 77. Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Ey engin rahmet ve merhamet sahibi Rahman ü Rahîm Rabbimiz! Senden başka dertlerimize derman olabilecek, hastalıklarımıza şifa verebilecek, keder ve tasalarımızı izale buyurup kalblerimizi imar edebilecek bir güç ve kuvvet yoktur. İstirham ediyor, el açıp dileniyoruz; içimizi Senin hoşnutluğuna zıt bütün şâibelerden ve ağyar düşüncesinden temizle.. ne kalbimizde ne de dilimizde, küçük ya da büyük, iddia kokan hiçbir duygu ve düşünce bırakma.. bütün latîfelerimizi nezdinden lutfedeceğin esintilerle lebâleb doldur.. bizim gibi kendi uzaklığının vadilerinde âvâre dolaşanlara kurbet yamaçlarında tenezzüh etme imkanları ihsan et.. bahşettiğin nimetlerin lezzetlerini vicdanlarımıza duyur ve içimizdeki şükür hislerini coştur.. zâhirimizi, bâtınımızı, Senin yüce huzurundan uzaklaşmamıza ve Senden uzaklığın karanlık çukurlarına düşmemize sebep olabilecek her türlü isten, pastan, kirden ve sisten arındır! Ya İlâhenâ ve ya Mevlânâ! Gönüllerimize rubûbiyetinin esrarını duyur.. ulûhiyetinin gizli enginlik ve derinliklerini anlamamıza vesile olabilecek bir idrak ufkuyla bizleri ma’mûr kıl.. sıfât-ı sübhâniyenden akıp gelen tecellî hazînelerine basar ve basîretlerimizi aç ve esmâ-i hüsnânın hakîkatleriyle marifet ufkumuzu genişlet, ey ezelî ihsan ve nâmütenahî lütuf sahibi Rabbimiz!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Hazreti ali radıyallahu anh anlattığına göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir gün muhacir ve ensar lardan bir grup sahabe ile birlikte otururken yanına bir grup yahudi gelerek bir takım sorular sordular. bu sorulardan biri de :' ya muhammed ! Allah senin ümmetine niye 30 gün oruç tutmayı farz kıldı? ' dediler. peygamberimiz onlara şu cevabı verdi :' hazreti adem yasak meyveden yiyince yedikleri 30 gün karnında kaldığı için, Allah onun soyundan gelenlere 30 gün aç kalmayı farz kıldı. oruç tutanların geceleri yemek yiyebilmeleri Allah'ın kullarına bağışladığı bir lütuftur. yahudiler sözlerinin burasında peygamberimize:' cevabın doğrudur ya muhammed! peki Allah'ın ümmetinin orucuna vereceği sevap nedir ?' dediler. peygamberimiz şöyle buyurdu :' kim ki önemini kavramış olarak ramazan ayında oruç tutarsa Allah ona şu yedi imtiyazı bağışlar :
1 vücudundaki haramla beslenen etlerin tümü erir
2 Allah onu rahmetine yakın kılar
3 ona en hayırlı amelleri işlemeyi nasip eder
4 onu açlık ve susuzluktan emin kılar
5 kabir azabının hafif geçmesini nasip eder
6 kıyamet günü kendisine sirat' i aşmasını sağlayacak bir nur verir
7 cennette kendisine çeşitli ikramlarda bulunur
Hazreti ali radıyallahu anh anlattığına göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir gün muhacir ve ensar lardan bir grup sahabe ile birlikte otururken yanına bir grup yahudi gelerek bir takım sorular sordular. bu sorulardan biri de :' ya muhammed ! Allah senin ümmetine niye 30 gün oruç tutmayı farz kıldı? ' dediler. peygamberimiz onlara şu cevabı verdi :' hazreti adem yasak meyveden yiyince yedikleri 30 gün karnında kaldığı için, Allah onun soyundan gelenlere 30 gün aç kalmayı farz kıldı. oruç tutanların geceleri yemek yiyebilmeleri Allah'ın kullarına bağışladığı bir lütuftur. yahudiler sözlerinin burasında peygamberimize:' cevabın doğrudur ya muhammed! peki Allah'ın ümmetinin orucuna vereceği sevap nedir ?' dediler. peygamberimiz şöyle buyurdu :' kim ki önemini kavramış olarak ramazan ayında oruç tutarsa Allah ona şu yedi imtiyazı bağışlar :
1 vücudundaki haramla beslenen etlerin tümü erir
2 Allah onu rahmetine yakın kılar
3 ona en hayırlı amelleri işlemeyi nasip eder
4 onu açlık ve susuzluktan emin kılar
5 kabir azabının hafif geçmesini nasip eder
6 kıyamet günü kendisine sirat' i aşmasını sağlayacak bir nur verir
7 cennette kendisine çeşitli ikramlarda bulunur
Günün hadisi : abdullah ibni ömer radıyallahü anhümâ demiştir ki resulullah sallallahü aleyhi ve sellem genellikle şu dua cümlelerini okumadan bir meclisten kalkmazdı:
' Allah'ım! bizlere öyle bir haşyet ve mehafet hissi ihsan et ki her ne zaman sana isyana kalkışsak onu önümüze çıkar ve bize mani ol. bizleri cennetine ulaştıracak ibadet ve taat yapmaya muvaffak kıl. imanınızı yakin mertebesine yükselt ki dünyalık musibetler gözümüzde küçüksün.
Allah'ım! yaşamımızı takdir ettiğin müddet içinde bizleri kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimiz den yararlanılır. bu nimetlerden senin yolunda sıhhatli bir şekilde istifade etmeyi nasip et. vefat edinceye kadar da onları sıhhat ve afiyet üzere bırak. bizlere haksızlık edip zulmedenlere hadlerini bildir. düşmanlarımıza karşı bizi mansur ve muzaffer eyle. bizleri en büyük musibet olan dini musibetlere maruz bırakma. dünyayı en büyük derdimiz, tasamiz ve ilmimizin varıp dayandığı meta eyleme. merhametini bizden girecek olan hak hukuk tanımaz insafsızları başımıza musallat etme'
' Allah'ım! bizlere öyle bir haşyet ve mehafet hissi ihsan et ki her ne zaman sana isyana kalkışsak onu önümüze çıkar ve bize mani ol. bizleri cennetine ulaştıracak ibadet ve taat yapmaya muvaffak kıl. imanınızı yakin mertebesine yükselt ki dünyalık musibetler gözümüzde küçüksün.
Allah'ım! yaşamımızı takdir ettiğin müddet içinde bizleri kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimiz den yararlanılır. bu nimetlerden senin yolunda sıhhatli bir şekilde istifade etmeyi nasip et. vefat edinceye kadar da onları sıhhat ve afiyet üzere bırak. bizlere haksızlık edip zulmedenlere hadlerini bildir. düşmanlarımıza karşı bizi mansur ve muzaffer eyle. bizleri en büyük musibet olan dini musibetlere maruz bırakma. dünyayı en büyük derdimiz, tasamiz ve ilmimizin varıp dayandığı meta eyleme. merhametini bizden girecek olan hak hukuk tanımaz insafsızları başımıza musallat etme'
Ali imran suresi : 176. Küfürde yarisanlar seni üzmesin. Onlar, Allah´a hiç bir sekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardir.
177. Iman karsiliginda inkari satin alanlar Allah´a hiç bir zarar veremezler. Onlar için aci bir azap vardir.
178. Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, sahislari için hayirli oldugunu sanmasinlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarini artirsinlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltici bir azap vardir.
177. Iman karsiliginda inkari satin alanlar Allah´a hiç bir zarar veremezler. Onlar için aci bir azap vardir.
178. Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, sahislari için hayirli oldugunu sanmasinlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarini artirsinlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltici bir azap vardir.
13 Haziran 2015 Cumartesi
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Söylendiğine göre aziz ve celil olan Allah bu ümmete şu beş imtiyazı bağışlamıştır:
1 Allah bu ümmeti kibirli olmasınlar diye aciz olarak yaratmıştır
2 yiyecek içecek ve giyecek masrafları az olsun diye bu ümmetin fertlerini ufak tefek yaratmıştır
3 günahları az olsun diye onları kısa ömürlü yapmıştır
4 ahiretteki hesapları az olsun diye onları fakir yapmıştır
5 mezarlarında az yatsınlar diye onları ümmetlerin sonuncusu yapmıştır
Söylendiğine göre aziz ve celil olan Allah bu ümmete şu beş imtiyazı bağışlamıştır:
1 Allah bu ümmeti kibirli olmasınlar diye aciz olarak yaratmıştır
2 yiyecek içecek ve giyecek masrafları az olsun diye bu ümmetin fertlerini ufak tefek yaratmıştır
3 günahları az olsun diye onları kısa ömürlü yapmıştır
4 ahiretteki hesapları az olsun diye onları fakir yapmıştır
5 mezarlarında az yatsınlar diye onları ümmetlerin sonuncusu yapmıştır
Günün hadisi : muaz ibni enes radıyallahu anh demiştir ki resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' her kim imkanı olduğu halde sırf Allah için mütevazı yaşayıp lüks giyinmeyi bırakırsa, Allah, kıyamet günü, tekrim ve teşrif olsun diye onu mahlûkatın huzuruna çıkarıp herkese takdim eder. o gün onu iman elbiselerinden dilediğini giymesi için muhayyer bırakır'
Ali imran suresi : 134. O (Allah´tan hakkiyla korka)nlar, bollukta ve darlikta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanlari affederler. Allah iyilik edenleri sever.
135. Ve onlar çirkin bir günah isledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah´i hatirlayarak hemen günahlarinin bagislanmasini dilerler. Allah´tan baska günahlari kim bagislayabilir? Bir de onlar, bile bile, isledikleri (günah) üzerinde israr etmezler.
136. Iste onlarin mükafati (ödülleri) Rableri tarafindan bagislanma ve altindan irmaklar akan, ebedî kalacaklari cennetlerdir. Çalisanlarin mükafati ne güzeldir!
135. Ve onlar çirkin bir günah isledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah´i hatirlayarak hemen günahlarinin bagislanmasini dilerler. Allah´tan baska günahlari kim bagislayabilir? Bir de onlar, bile bile, isledikleri (günah) üzerinde israr etmezler.
136. Iste onlarin mükafati (ödülleri) Rableri tarafindan bagislanma ve altindan irmaklar akan, ebedî kalacaklari cennetlerdir. Çalisanlarin mükafati ne güzeldir!
12 Haziran 2015 Cuma
Sabah duasi: 72. Ya Rab! Dünyaya, ukbâya ve bu iki diyar arasında bir geçit sayılan kabir âlemine ait endişelerimizi emn ü emana çevir.. dualarımıza icabet et.. beslediğimiz ümitlerimizi haybet ve hüsranla neticelendirme.. herhangi bir talep ve istek izhar etmediğimiz bir zamanda, Sen, rahmet ve merhametinin, lütuf ve inayetinin neticesi –değerlendirilip nemalandırılmaya açık– bir ilk mevhibe olarak bizleri varlık sahasına çıkardın; hayat nimetiyle şereflendirdin ve bunların da ötesinde imanla, İslâm’la pâyelendirdin. Rabbimiz! İşte bir kez daha kapına geldik. Rızan istikametindeki arzu ve recalarımızı kabulle karşılayacağın mülahazalarıyla içimizi Sana açıyoruz. Ne olur, salih kullarının niyazlarını kabul buyurduğun gibi bizim dualarımızı da kabul buyur! Ey bütün hamd ü senâların yegâne sahibi ve biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lutfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için Sana hamd ve şükranlarımızı arzediyoruz. Bahtına düştük, hâlimize merhamet eyle ve lütfen bu kadar ikram ü i’zaz ve ihsanda bulunduktan sonra bunları geri almak suretiyle bizi ikab etme.. hoşnutluğundan mahrum bırakmak suretiyle cezalandırma! Sana doğru yürüdüğümüz rıza yolunda hususî inayetinle bizi teyi’d buyur ki, huzuruna yüzümüz ak olarak gelebilelim.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Umamet ül bahili nin radıyallahü anh rivayete ettiğine göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:' şu dört kimsenin sevapları ölümlerinden sonra artmaya devam eder :
1 Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutarken ölen asker
2 başkasına ilim öğreterek ölen kimsenin öğrettiği ilimden yararlanıldığı sürece defterine sevap yazılır
3 kalıcı bir hayır eseri meydana getiren kimse, eser kaldıkça sevap kazanır
4 arkasında kendisi için dua edecek bir evlat bırakan kimse'
Umamet ül bahili nin radıyallahü anh rivayete ettiğine göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:' şu dört kimsenin sevapları ölümlerinden sonra artmaya devam eder :
1 Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutarken ölen asker
2 başkasına ilim öğreterek ölen kimsenin öğrettiği ilimden yararlanıldığı sürece defterine sevap yazılır
3 kalıcı bir hayır eseri meydana getiren kimse, eser kaldıkça sevap kazanır
4 arkasında kendisi için dua edecek bir evlat bırakan kimse'
Günün hadisi : ebuzer radıyallahu anh demiştir ki peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu . Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem üç defa :' üç zümre vardır ki Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onların yüzüne bakmaz onları temize çıkarmaz, üstelik onlar için can yakıcı bir azap vardır' sözünü tekrarladı.
bunu duyan ebuzer radıyallahu anh merakla:' doğrusu onlar kendilerine yazık etmiş ve hüsrana uğramışlardır. peki o kimseler kimmiş ey allah'ın resulü' diye sordu. resûl i ekrem buyurdu ki :' çalım satmak için elbiselerini sürüyerek yürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan, malına yalan yeminle revaç verip satmaya çalışanlardır' dedi.
bunu duyan ebuzer radıyallahu anh merakla:' doğrusu onlar kendilerine yazık etmiş ve hüsrana uğramışlardır. peki o kimseler kimmiş ey allah'ın resulü' diye sordu. resûl i ekrem buyurdu ki :' çalım satmak için elbiselerini sürüyerek yürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan, malına yalan yeminle revaç verip satmaya çalışanlardır' dedi.
Ali imran suresi : verin.
103. Hep birlikte Allah´in ipine (kitabina, dinine) sımsıkı sarilin. Parçalanip ayrilmayin. Allah´in üzerinizdeki nimetini düsünün. Hani siz birbirinize düsmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birlestirmisti. Iste O´nun (bu) nimeti sayesinde kardesler olmustunuz. Yine siz, bir ates çukurunun tam kenarinda iken oradan da sizi O kurtarmisti. Iste Allah size âyetlerini böyle apaçik bildiriyor ki, dogru yola eresiniz.
104. Içinizden hayra çagiran, iyiligi emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Iste kurtulusa eren onlardir.
105. Kendilerine apaçik deliller geldikten sonra parçalanip ayriliga düsenler gibi olmayin. Iste bunlar için büyük bir azap vardir.
106. O gün bazi yüzler agarir, bazi yüzler kararir. Yüzleri kararanlara: "Imaninizdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karsilik azabi tadin" (denecektir).
107. Yüzleri agaranlara gelince, (onlar) Allah´in rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardir.
103. Hep birlikte Allah´in ipine (kitabina, dinine) sımsıkı sarilin. Parçalanip ayrilmayin. Allah´in üzerinizdeki nimetini düsünün. Hani siz birbirinize düsmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birlestirmisti. Iste O´nun (bu) nimeti sayesinde kardesler olmustunuz. Yine siz, bir ates çukurunun tam kenarinda iken oradan da sizi O kurtarmisti. Iste Allah size âyetlerini böyle apaçik bildiriyor ki, dogru yola eresiniz.
104. Içinizden hayra çagiran, iyiligi emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Iste kurtulusa eren onlardir.
105. Kendilerine apaçik deliller geldikten sonra parçalanip ayriliga düsenler gibi olmayin. Iste bunlar için büyük bir azap vardir.
106. O gün bazi yüzler agarir, bazi yüzler kararir. Yüzleri kararanlara: "Imaninizdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karsilik azabi tadin" (denecektir).
107. Yüzleri agaranlara gelince, (onlar) Allah´in rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardir.
11 Haziran 2015 Perşembe
Sabah duasi : 71. Ey hem kudretine hem de merhametine hudut olmayan biricik Rabbimiz! Senden nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin mukaddes bir ruhla sinelerimizi tertemiz hâle getirmeni, basiretlerimizi keskinleştirmeni ve aradaki perdeleri kaldırarak mükaşefe yollarını bizim için de açmanı diliyoruz. Ne olur, Senin büyüklüğüne layık feth-i mübînleri bizim için de müyesser kıl ve yüce katından lütuf buyuracağın ilm-i ledün ve rahmanî tecellîlerle bizim kalb kâselerimizi de doldur! Ey sevip hoşnut olduğu kullarını her zaman koruyup kollayan Sultanlar Sultanı! Senin hıfz u inayetinden başka sığınacak melce’ ve dayanağı olmayan bu zayıf ve garip kullarını da, önümüzden ve arkamızdan gelebilecek tehlikelerden sıyanet buyur; buyur ki Senin saîd kullarından olalım ve şekavet derelerine düşmekten kurtulalım. Ey zikrinden âciz olduğumuz biricik Mezkûr ve şükrüne tâkat getiremediğimiz yegâne Meşkûr! Bize Seni anma hususunda bir an bile fütur getirmeyecek diller, muradını anlamaya muktedir gönüller, sağanak sağanak gönderdiğin nimetlerine karşı hamd ve şükür duygusuyla gerilmiş zihinler ver.. sinelerimizi ilmine muvafık bilgi ve hikmet damlacıklarıyla doldur.. günahlarımızı yarlığa.. bizi, kadın erkek bütün kardeşlerimizi, Habîbinin yolunda yol arkadaşlığı yaptığımız dostlarımızı ve yine sırf Senin hoşnutluğun için birbirimizi sevdiğimiz kardeşlerimizi gönüllerde birer yâd-ı cemîl hâline getir ve hepimizi Naîm cennetlerinin vârisleri kıl!
Peşinden gelenleri dalâlete sürükleyen bir öndere sıra gelince o da allah'ın huzuruna çağrılır. huzura varınca kendisine amel defteri verilir defterini sağ eliyle almak isteyince bu eli boynuna bağlanır. arkasından defteri sol eliyle almak isteyince bu eli de boynunun arkasından dolandırılır. böylece defteri sol eli ile boynu üzerinden alabilir. defteri verilince kötülüklerim yazılmış fakat iyiliklerim yazılmamış demesin diye önce iyiliklerini kendi kendine okuması söylenir. kendisine sen şu hareketi yaptın ben de sana şu karşılığı verdim denerek iyilik ve kötülük hanesi ile amel defterini sonuna kadar okur. adamın kötülükleri kalabalığa açık tutulacağı için onları herkes okur ve kötülükleri meydana çıkınca yazık falanca derler. amel defterinin sonuna gelince senin azaba çarptırılman kesinleşti hükmü ile karşılaşır. bunun üzerine yüzü karanlık gece gibi kararır, başını ucundan duman tüten ateşten bir taç geçirilir giderken de kendisine şimdi adamlarının yanına var ve her birini de aynı akibetin beklediğini kendilerine bildir denir. adam geri dönüp kalabalığa doğru yürümeye başlayınca meydanda birikenlerin her biri allah'ım onu bizden yapma aramıza girmesin der ve herkes yanından geçerken ona lanet okur. böylece adamlarının yanına varınca onlar da ona lanet okurlar. yanına varmazlar. bu yüzden o da adamlarınıni lanetler. nitekim yüce allah şöyle buyuruyor:' sonra kıyamet günü kiminiz kiminize küfür ederken kiminiz de kiminize lanet eder( ankebut süresi, 25). daha sonra adam dostlarına:' haberiniz olsun ki benim başıma gelen akibetinin tıpkı sizin de teker teker başınıza gelecek!' der.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Yüce allah kıyamet günü tüm insanları yeniden diriltir ve ses ve görüntü anlayışına uygun geniş bir alanda bir araya getirir. arkasından her kavim önderi ile yani peşinden gelenleri hidayete ulaştıran veya dalâlete sürükleyen rehberleri ile birlikte huzurlu çağırılır.
önce peşinden gelenleri hidayete ulaştıran imam, cemaatinden önce çağrılır , o da huzura varır. orada amel defteri sağ eline verilir yalnız kötülükleri gizli tutulur. adam ameli sayesinde cennetlik olduğunu ileri sürmesin diye önce iyiliklerini kendi kendine okur. sonra iyilikleri ortalığa açıklanarak herkes tarafından okunur. bunun üzerine herkes, meydanında görülen iyiliklere bakarak falancaya ne mutlu derler. fakat amel defterinin kötülük hanesini kendisi okuyunca mahvoldum der. fakat amel defterinin sonunda seni affettim müjdesi ile karşılanır. arkasından başına ışığı gözleri kamaştıran bir taç giydirilir ve kendisine şimdi dostlarının yanına git ve sana ne verildi ise onlara da verileceğini müjdele denir. geriye dönüp kalabalığa doğru yürüyünce herkes allah'ım onu bizden yap aramıza girmesini nasip eyle der. adam dostlarının yanına varınca alın okuyun kitabımı günahlarım af edildi, müjdeler olsun size de bana verilenin aynısı verilecektir der.
Yüce allah kıyamet günü tüm insanları yeniden diriltir ve ses ve görüntü anlayışına uygun geniş bir alanda bir araya getirir. arkasından her kavim önderi ile yani peşinden gelenleri hidayete ulaştıran veya dalâlete sürükleyen rehberleri ile birlikte huzurlu çağırılır.
önce peşinden gelenleri hidayete ulaştıran imam, cemaatinden önce çağrılır , o da huzura varır. orada amel defteri sağ eline verilir yalnız kötülükleri gizli tutulur. adam ameli sayesinde cennetlik olduğunu ileri sürmesin diye önce iyiliklerini kendi kendine okur. sonra iyilikleri ortalığa açıklanarak herkes tarafından okunur. bunun üzerine herkes, meydanında görülen iyiliklere bakarak falancaya ne mutlu derler. fakat amel defterinin kötülük hanesini kendisi okuyunca mahvoldum der. fakat amel defterinin sonunda seni affettim müjdesi ile karşılanır. arkasından başına ışığı gözleri kamaştıran bir taç giydirilir ve kendisine şimdi dostlarının yanına git ve sana ne verildi ise onlara da verileceğini müjdele denir. geriye dönüp kalabalığa doğru yürüyünce herkes allah'ım onu bizden yap aramıza girmesini nasip eyle der. adam dostlarının yanına varınca alın okuyun kitabımı günahlarım af edildi, müjdeler olsun size de bana verilenin aynısı verilecektir der.
Günün hadisi : muaz ibni enes radıyallahu anh demiştir ki resulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' her kim yemek yedikten sonra, :' benden bir güç ve kuvvet olmaksızın bu yemeği bana yediren, onu bana rızık olarak ihsan eden Allah'a hamd olsun' diye dua ederse geçmiş günahları bağışlanır.'
Ali imran suresi : 66. Iste siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan sey hakkinda tartistiniz, ya hiç bilginiz olmayan sey hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
67. Ibrahim, ne yahudi, ne de hiristiyandi; fakat o, Allah´i bir taniyan dosdogru bir müslümandi, müsriklerden de degildi.
68. Dogrusu onlarin Ibrahim´e en yakin olani, ona uyanlar, su Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.
69. Kitap ehlinden bir grup sizi saptirmak istediler, halbuki sirf kendilerini saptiriyorlar da farkina varmiyorlar.
70. Ey kitap ehli! (gerçegi) gördügünüz halde, niçin Allah´in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
67. Ibrahim, ne yahudi, ne de hiristiyandi; fakat o, Allah´i bir taniyan dosdogru bir müslümandi, müsriklerden de degildi.
68. Dogrusu onlarin Ibrahim´e en yakin olani, ona uyanlar, su Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.
69. Kitap ehlinden bir grup sizi saptirmak istediler, halbuki sirf kendilerini saptiriyorlar da farkina varmiyorlar.
70. Ey kitap ehli! (gerçegi) gördügünüz halde, niçin Allah´in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
10 Haziran 2015 Çarşamba
Sabah duasi : 68. Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Biz âciz ve pürkusur kullarını sevmediğin ve hoşnut olmadığın vadilerde dolaşmaktan muhafaza buyur.. Senin yüce nezdinde mâlâyaniyat sayılan ne kadar meşguliyet varsa bizi onlardan uzak tut.. ne şekilde ârız olursa olsun, bütün bulanık düşüncelerden ve kirli hayallerden de zihinlerimizi ve kalblerimizi koru.. enbiyâ ve mürselîn efendilerimizi donattığın gibi, onların yürüdükleri yollarda yürümeye azmetmiş bu bendelerini de sürpriz mevhibelerinle donat! Ey her şeye gücü yeten ve kullarına onların şah damarından daha yakın olan Rabbimiz! Gidecek başka hiçbir kapısı olmayan ve işlerini yoluna koyabilecek yegâne güç ve kuvvet sahibi olarak sadece Seni bilip Seni tanıyan bir düzine çaresiz olarak yine kapına geldik ve yine bize yardımcı olmanı diliyoruz. Ne olur, bizi göz açıp kapayıncaya kadar hatta daha az bir zamanda bile nefislerimizle başbaşa bırakma.. nurunla tecellî buyurup, Sana ulaşan yolları bize de göster.. fazlınla bizi öyle çepeçevre kuşat ve öyle iğnâ buyur ki, Senden başka hiçbir kimseye en ufak bir ihtiyacımız kalmasın; kalmasın da Senin hakîkî dostların gibi biz de her zaman başkalarına karşı müstağnî yaşayabilelim. Ya Rab! Sana dilbeste olmuş ve Rasûlünü gönülden tasdik etmiş şu kullarını Yüce Nebî’nin risalet davasını omuzlamaya muktedir sâbit kadem insanlar hâline getir.. (getir ki, ufkumuzu Sadece Senin nâm-ı celîlini ve Rasûlünün yâd-ı cemilini âfâk-ı âleme ulaştırma gaye-i hayali tutsun ve kalbimiz yüce dinine hizmet etme düşüncesinden başka bütün yüklerden kurtulsun.) Aynı zamanda bizi bu ağır ve zor yolda inayetinle takviye buyur, buyur ki Senin işaret ettiğin istikâmette yürümeye muvaffak olabilelim.. bâtın ve zahirimizi, sevdiğin kullarının evsâf-ı hasenesi ve nezd-i uluhiyetinde hoşnutluğa mazhar olmuş amelleriyle güzelleştir.. ulûhiyet ve rubûbiyetinin esrârından bizim üzerimize de sağanak sağanak yağdır!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Anlatıldığına göre aziz ve celil olan Allah bir gün hazreti musa aleyhisselama :' ya musa! sırf benim için hiç bir amel işledin mi?' diye sordu. o da :'Allah'ım! senin için namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim ve senin adını zikrettim' diye cevap verdi. bu cevabı üzerine yüce Allah kendisine:' ya musa! kıldığın namaz senin lehine bir belge, tuttuğun oruç seni ateşten koruyacak bir kalkan, verdiğin sadaka kıyamet günü altına sığınacağın bir gölge ve yaptığın zikirde önünü aydınlatacak bir nurdur. sırf benim için işlediğin amel nedir?' diye sordu. o zaman hazreti musa aleyhisselam:' ya rabbi! sırf senin için olan amel nedir? bana söyle' deyince, yüce Allah kendisine:' ya musa! hiç bir dostumu sırf benim için sevdiğin ve hiç bir düşmanımdan benim için nefret ettiğin oldu mu?' diye sordu. o zaman hazreti musa anladı ki en faziletli amel, Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir.
Anlatıldığına göre aziz ve celil olan Allah bir gün hazreti musa aleyhisselama :' ya musa! sırf benim için hiç bir amel işledin mi?' diye sordu. o da :'Allah'ım! senin için namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim ve senin adını zikrettim' diye cevap verdi. bu cevabı üzerine yüce Allah kendisine:' ya musa! kıldığın namaz senin lehine bir belge, tuttuğun oruç seni ateşten koruyacak bir kalkan, verdiğin sadaka kıyamet günü altına sığınacağın bir gölge ve yaptığın zikirde önünü aydınlatacak bir nurdur. sırf benim için işlediğin amel nedir?' diye sordu. o zaman hazreti musa aleyhisselam:' ya rabbi! sırf senin için olan amel nedir? bana söyle' deyince, yüce Allah kendisine:' ya musa! hiç bir dostumu sırf benim için sevdiğin ve hiç bir düşmanımdan benim için nefret ettiğin oldu mu?' diye sordu. o zaman hazreti musa anladı ki en faziletli amel, Allah için sevmek, Allah için nefret etmektir.
Günün hadisi : abdullah ibni amr ibni as radıyallahu anhüma demiştir ki resulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' şu dört huy kimde bulunursa katıksız münafıktır. her kim de bu hasletlerden biri varsa onu terk edinceye kadar nifaktan bir his var demektir. dört huy şunlardır:
--kendisine bir şey emanet edilince hıyanet eder
--konuştuğu zaman yalan söyler
--bir anlaşma yapınca sözünde durmaz vaad ettiğinde yerine getirmez
--münakaşa ve anlaşmazlık durumunda aşırı gider sınır tanımaz'
--kendisine bir şey emanet edilince hıyanet eder
--konuştuğu zaman yalan söyler
--bir anlaşma yapınca sözünde durmaz vaad ettiğinde yerine getirmez
--münakaşa ve anlaşmazlık durumunda aşırı gider sınır tanımaz'
Ali imran suresi : 19. Doğrusu Allah katında din, İslâm´dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah´ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.
20. Buna karşı seninle münakaşaya kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah´a teslim etmişimdir". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm´ı kabul ettiniz mi " Eğer İslâm´a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.
21. Allah´ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu Bunları acıklı bir azapla müjdele!
22. Iste bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptiklari bosa gitmistir. Onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir.
20. Buna karşı seninle münakaşaya kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah´a teslim etmişimdir". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm´ı kabul ettiniz mi " Eğer İslâm´a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.
21. Allah´ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu Bunları acıklı bir azapla müjdele!
22. Iste bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptiklari bosa gitmistir. Onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir.
9 Haziran 2015 Salı
Gece sohbeti :
..
*Seleften Allah razı olsun halefe ne kadar çok iş bırakmışlar. Sizin döneminizde Hazreti Pir-i Muğan Şem-i Taban, Mısır’da bir başkası, Suudi Arabistan’da bir başkası, Pakistan’da bir başkası; herkes kendi ufku ve ufkundaki enginliği ölçüsünde ortaya bir şeyler koymuştur. Arkadan gelen nesillere bu doneleri değerlendirmek düşmektedir. Bunu yapmak suretiyle kendi dünyanızın rengini dünyaya aksettirin, o mükemmel dantelayı bütün dünyaya gösterin, onlarda imrenme duygusu uyarın. Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz, Allah’ın izni ve inayetiyle, insanlık o kadar huzurlu bir dünyada yaşamış olur.
...
(07.06.2015 bamteli )
..
*Seleften Allah razı olsun halefe ne kadar çok iş bırakmışlar. Sizin döneminizde Hazreti Pir-i Muğan Şem-i Taban, Mısır’da bir başkası, Suudi Arabistan’da bir başkası, Pakistan’da bir başkası; herkes kendi ufku ve ufkundaki enginliği ölçüsünde ortaya bir şeyler koymuştur. Arkadan gelen nesillere bu doneleri değerlendirmek düşmektedir. Bunu yapmak suretiyle kendi dünyanızın rengini dünyaya aksettirin, o mükemmel dantelayı bütün dünyaya gösterin, onlarda imrenme duygusu uyarın. Belayı ve musibeti ne kadar minimize ederseniz, Allah’ın izni ve inayetiyle, insanlık o kadar huzurlu bir dünyada yaşamış olur.
...
(07.06.2015 bamteli )
Gece sohbeti :
..
*Cüneyd-i Bağdadî hazretleri şöyle der: “(Ey Nefsim!) Heva kapısından girmek dilersen, kolayca girersin. Ne var ki, dışarı çıkmak istersen, pek zordur bilesin.” Hevâ kapısından girmek.. nefsin dürtülerine uymak.. şeytanın dürtüleriyle yanlış yollara sapmak.. bu çok kolaydır. Fakat bir kere de içine düştün mü, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın. Zira Hazreti Pîr’in dediği gibi: “Her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır.”
..
(07.06.2015 bamteli)
..
*Cüneyd-i Bağdadî hazretleri şöyle der: “(Ey Nefsim!) Heva kapısından girmek dilersen, kolayca girersin. Ne var ki, dışarı çıkmak istersen, pek zordur bilesin.” Hevâ kapısından girmek.. nefsin dürtülerine uymak.. şeytanın dürtüleriyle yanlış yollara sapmak.. bu çok kolaydır. Fakat bir kere de içine düştün mü, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın, çırpındıkça batarsın. Zira Hazreti Pîr’in dediği gibi: “Her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır.”
..
(07.06.2015 bamteli)
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Rivayete göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: kıyamet günü Allah'ın huzuruna öyle bir kul getirilir ki adamın sıradağlar gibi iyi amelleri vardır. fakat bu arada :' falanca da hakkı olan gelip ondan hakkını alsın!' diyen bir ses duyulur. bu söz üzerine birçokları gelerek adamın iyi amellerinden hakları kadarını alıp götürürler. sonunda iyi amelleri tükenipte adam ortada şaşkın kalınca, yüce Allah kendisine :' benim katımda sana ait öyle bir hazine var ki ondan ne meleklerin ne de kullarımın haberi yoktur' buyurur.
adam:' yarabbi nedir o hazine?' diye sorunca yüce Allah ona :' bu hazine senin niyet edip de yapamadığın iyiliklerdir. onların her biri için defterine yetmiş kat sevap yazmıştım' buyurur.
Rivayete göre peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: kıyamet günü Allah'ın huzuruna öyle bir kul getirilir ki adamın sıradağlar gibi iyi amelleri vardır. fakat bu arada :' falanca da hakkı olan gelip ondan hakkını alsın!' diyen bir ses duyulur. bu söz üzerine birçokları gelerek adamın iyi amellerinden hakları kadarını alıp götürürler. sonunda iyi amelleri tükenipte adam ortada şaşkın kalınca, yüce Allah kendisine :' benim katımda sana ait öyle bir hazine var ki ondan ne meleklerin ne de kullarımın haberi yoktur' buyurur.
adam:' yarabbi nedir o hazine?' diye sorunca yüce Allah ona :' bu hazine senin niyet edip de yapamadığın iyiliklerdir. onların her biri için defterine yetmiş kat sevap yazmıştım' buyurur.
Günün hadisi : ayşe validemiz radıyallahu anha demiştir ki resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' Allah, bir devlet başkanı hakkında hayır murad ettiğinde ona unuttuğunu hatırlatan, hatırladığını yapmaya yardım eden sadık bir yaver verir. eğer Allah onun hakkında hayır murat etmezse, ona unuttuğunu hatırlatmayan, hatırladığını da yapmaya yardımcı olmayan suistimalci bir yaver verir.
Bakara suresi : 272. Onlari yola getirmek senin boynuna borç degildir, ancak Allah diledigini yola getirir. Yaptiginiz her iyilik sirf kendiniz içindir. Siz yalnizca Allah rizasini gözetmenin disinda infak etmezsiniz. Iyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir sekilde haksizlik yapilmaz.
273. Sadakalarinizi, kendilerini Allah yoluna adamis olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolasmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarindan dolayi, bilmeyenler, onlari zengin sanirlar. Oysa sen onlari yüzlerinden tanirsin. Yüzsüzlük yapip kimseden birsey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsaniz, süphe yok ki, Allah onu bilir.
274. Mallarini gece ve gündüz, gizlice ve açikça infak edenler yok mu, iste onlarin Rableri katinda ecir ve mükafatlari vardir. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar.
275. Riba (faiz) yiyen kimseler, seytan çarpan kimse nasil kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alisveris de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alisverisi helal, faizi de haram kilmistir. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir ögüt üzerine faizcilige son verirse, geçmiste olanlar kendisine ve hakkindaki hüküm de Allah´a kalmistir. Her kim de yeniden faize dönerse iste onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardir.
276. Allah faizi mahveder, oysa sadakalari bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.
277. Iman edip iyi isler yapan, namazi dosdogru kilip zekati verenlerin Rabbleri katinda elbette mükafatlari vardir. Onlara hiçbir korku olmadigi gibi, onlar mahzun da olmazlar.
278. Ey iman edenler! Allah´tan korkun ve artik faizin pesini birakin, eger gerçekten müminler iseniz.
279. Eger böyle yapmazsaniz, o zaman Allah ve Resulü tarafindan size savas açilmis oldugunu bilin. Eger tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksizlik etmezsiniz, haksizliga da ugramazsiniz.
273. Sadakalarinizi, kendilerini Allah yoluna adamis olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolasmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarindan dolayi, bilmeyenler, onlari zengin sanirlar. Oysa sen onlari yüzlerinden tanirsin. Yüzsüzlük yapip kimseden birsey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsaniz, süphe yok ki, Allah onu bilir.
274. Mallarini gece ve gündüz, gizlice ve açikça infak edenler yok mu, iste onlarin Rableri katinda ecir ve mükafatlari vardir. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar.
275. Riba (faiz) yiyen kimseler, seytan çarpan kimse nasil kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alisveris de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alisverisi helal, faizi de haram kilmistir. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir ögüt üzerine faizcilige son verirse, geçmiste olanlar kendisine ve hakkindaki hüküm de Allah´a kalmistir. Her kim de yeniden faize dönerse iste onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardir.
276. Allah faizi mahveder, oysa sadakalari bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.
277. Iman edip iyi isler yapan, namazi dosdogru kilip zekati verenlerin Rabbleri katinda elbette mükafatlari vardir. Onlara hiçbir korku olmadigi gibi, onlar mahzun da olmazlar.
278. Ey iman edenler! Allah´tan korkun ve artik faizin pesini birakin, eger gerçekten müminler iseniz.
279. Eger böyle yapmazsaniz, o zaman Allah ve Resulü tarafindan size savas açilmis oldugunu bilin. Eger tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksizlik etmezsiniz, haksizliga da ugramazsiniz.
8 Haziran 2015 Pazartesi
Sabah duasi : 66. Allahım! Bütün eşyadan önce var olan Evvel Sensin; Senden önce hiçbir şey yoktu. Her şey göçüp gittikten sonra bâ kî kalacak Âhir Sensin; Senden sonra hiçbir şey kalmayacaktır. Sayısız açık delillerle varlığı meydanda olan Zâhir Sensin; Senden ayan hiçbir nesne olamaz. Varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten uzak olan Bâtın da yine Sensin; Senden başka hiçbir şey bizzat mevcut değildir. Allahım! Seninle aramıza –göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa– hiçbir engelin girmesine fırsat verme ve bizi hiçbir zaman huzurundan kovma! Bize –bizim istihkakımıza göre değil de– Senin keremine yakışır bir şekilde muamelede bulun. Ne olur, işlediğimiz günahlardan dolayı bizi azaba uğratma! Ya Rab! Bu muhtaç ve müştak kullarına muhabbetinin halavetini tattır da, sinelerimiz inşiraha ersin.. marifetinin nurlarıyla zâhir-bâtın bütün latîfelerimizi öyle aydınlat ki, kalblerimiz bir kez daha hayat bulsun.. gönüllerimizi esmâ-i hüsnânın ve sıfât-ı sübhâniyenin ziyasıyla tenvir buyur ve bizi Yüce Nebi’nin sünnetini ihya edebileceğimiz kıvamda faydalı bir ilimle rızıklandır! Rabbimiz! Bütün bunlara mazhar olabilmek için Senin rahmet ve merhametine iltica ediyor; havl ve kuvvetine sığınıyoruz.. Sana, Senin yüce dinine ve sevgili kullarına karşı kin ve gayzla köpürüp duran insafsız ve vicdansızları da yine Sana havale ediyoruz!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Eski büyüklerinden biri oğluna nasihat ederken şöyle dedi :' yavrum! nefsin seni büyük bir günah işlemeye çağırınca gözlerini göğe çeviriver de orada bulunanlardan utan. eğer böyle yapmazsan gözlerini yere doğru çeviriver de orada bulunanlardan utan. eğer ne gökte olandan korkmaz ve ne de yerde bulunandan utanmassan, o zaman kendini hayvanlardan biri olarak say'
Eski büyüklerinden biri oğluna nasihat ederken şöyle dedi :' yavrum! nefsin seni büyük bir günah işlemeye çağırınca gözlerini göğe çeviriver de orada bulunanlardan utan. eğer böyle yapmazsan gözlerini yere doğru çeviriver de orada bulunanlardan utan. eğer ne gökte olandan korkmaz ve ne de yerde bulunandan utanmassan, o zaman kendini hayvanlardan biri olarak say'
Günün hadisi : aişe validemiz radıyallahu anha demiştir ki benim şu hane i saadetimde rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derken işittim:' Allah'ım! ümmetimin idaresini uhdesine alıp da onlara meşakkat ve sıkıntı veren idareciye Sen de sıkıntı, darlık ver. keza ümmetimin idaresini üstlenip de onlara yumuşak davranan kolaylık gösteren kimselere sen refik ol, kolaylık göster'
Bakara suresi : 254. Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alis verisin, hiçbir dostlugun ve hiçbir sefaatin bulunmadigi bir gün gelmeden önce, size verdigimiz riziklardan Allah yolunda harcayin. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.
255. Allah´tan baska hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydir), bütün varligin idaresini yürüten (kayyum)dir. O´nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O´nundur. Izni olmadan huzurunda sefaat edecek olan kimdir? O, kullarinin önlerinde ve arkalarinda ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O´nun diledigi kadarindan baska ilminden hiç bir sey kavrayamazlar. O´nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamistir. Onlarin her ikisini de görüp gözetmek O´na bir agirlik vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
256. Dinde zorlama yoktur. Çünkü dogruluk, sapikliktan ayird edilmistir. Artik her kim tâgutu inkar edip, Allah´a inanirsa, saglam bir kulpa yapismistir ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her seyi isitir ve bilir.
255. Allah´tan baska hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydir), bütün varligin idaresini yürüten (kayyum)dir. O´nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O´nundur. Izni olmadan huzurunda sefaat edecek olan kimdir? O, kullarinin önlerinde ve arkalarinda ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O´nun diledigi kadarindan baska ilminden hiç bir sey kavrayamazlar. O´nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamistir. Onlarin her ikisini de görüp gözetmek O´na bir agirlik vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
256. Dinde zorlama yoktur. Çünkü dogruluk, sapikliktan ayird edilmistir. Artik her kim tâgutu inkar edip, Allah´a inanirsa, saglam bir kulpa yapismistir ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her seyi isitir ve bilir.
7 Haziran 2015 Pazar
Sabah duasi : 65. Ey Rabbimiz ve ey yegâne İlahımız! Zihinlerin idrakinden âciz olduğu yücelerden yüce Zâtın, ulvî sıfatların, birbirinden güzel isimlerin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hürmetine sinelerimizi tertemiz hâle getirerek pürnur eyle.. her şeyin başı ve bütün sevgilerin de en saf, en duru kaynağı olan muhabbetine mazhar kıl ve ‘mustafeyne’lahyar’ diye tavsif buyurduğun seçkinlerden seçkin kullarının evsafıyla bizleri de donat.. her zaman ve her yerde işiten kulağımız, gören gözümüz, hisseden kalbimiz ol ve nezdindeki ilm-i ledünden bizleri de hissedar eyle! Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi! Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun! Ey bize her şeyden daha yakın bulunan Yüce Rabbimiz! Bizleri uzaklığın yakıp kavuran soğuğundan kurtar.. bulacağını bulmuş ve başka aramalardan kurtulmuş gerçek vuslat kahramanlarının, gezip yüzmeden sıyrılmış temkin erlerinin zümresine bizi de dâhil eyle.. lâhut âleminin ferah-feza ikliminin kapılarını bu müştak kulların için de arala.. hidayet tacıyla taçlandırarak himayene al ve sevip hoşnut olduğun kullarını her zaman muhafaza buyurduğun gibi bizi de koruyup kolla!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Anlatıldığına göre bir defasında hazreti ömer'e radıyallahu anh şam'dan bir kaç fıçı zeytinyağı gelmiş, ömer de onu maşrapa maşrapa halka dağıtıyordu. yanında duran uzun saçlı bir delikanlı her fıçının boşalışı sırasında dibindeki tortularla saçlarını yağlıyordu. hazreti ömer bunu fark edince delikanlıya:' bakıyorum da senin saçların müslümanların zeytinyağına pek düşkün!' diye azarladı, arkasından da delikanlıyı tutup berbere götürerek saçlarını kestirdi ve:' görebileceğin cezaların en hafifi budur' dedi.
Anlatıldığına göre bir defasında hazreti ömer'e radıyallahu anh şam'dan bir kaç fıçı zeytinyağı gelmiş, ömer de onu maşrapa maşrapa halka dağıtıyordu. yanında duran uzun saçlı bir delikanlı her fıçının boşalışı sırasında dibindeki tortularla saçlarını yağlıyordu. hazreti ömer bunu fark edince delikanlıya:' bakıyorum da senin saçların müslümanların zeytinyağına pek düşkün!' diye azarladı, arkasından da delikanlıyı tutup berbere götürerek saçlarını kestirdi ve:' görebileceğin cezaların en hafifi budur' dedi.
Günün hadisi : hırsızlık yapan bir kadının affedilmesi konusunda, usame ibni zeyd, peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e meseleyi affedilmesi için arz etmiş, bunun üzerine peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ona:' cezasını Allah'ın takdir ettiği bir haddin uygulanmaması için mi aracı oluyorsun?' diyerek hiddetlendi ve akabinde kalkıp şu konuşmayı yaptı:' sizden önceki milletleri tarih sahnesinden silen sebep içlerinden asil biri hırsızlık yaptığında dokunmamaları, zayıf ve hakkını arayamayacak biri bu suçu işlediğine ise onu cezalandırmaları iddi. vallahi muhammed'in kızı fatıma dahi hırsızlık suçunu işleseydi gözünün yaşına bakmaz mutlaka onun da elini keserdim
Bakara suresi : 219. Ey Muhammed! Sana sarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazi menfaatler vardir. Fakat günahlari, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Ihtiyaçtan fazlasini infak edin. Iste böylece Allah, size âyetlerini açikliyor. Umulur ki siz düsünürsünüz.
6 Haziran 2015 Cumartesi
Sabah duasi : 62. Yüce Allahım! Sen Zatıyla kâim olup başkasına muhtaç olmayan yegâne varlıksın ve Senden başka her şey Senin kayyumiyetine (ayakta tutmana) muhtaçtır. Yine Sen sıfât-ı sübhaniyen (mukaddes ve münezzeh sıfatların) ile her şeyi kuşatansın ve bütün kevn ü âlem Senin bu ihata dairen içinde bulunmaktadır. Esma-i hüsnası (güzellerden güzel isimleri) ile kainat üzerinde tecellilerde bulunan ve bütün eşya, tecellilerinin değişik karelerinden ibaret olan Zat-ı Ecell-i A’lâ da Sensin. Rabbimiz! Bizi nezdinden göndereceğin bir ruh ve Senin muhabbetine ulaştıracak bir marifetle te’yîd buyur.. kalbimizde dolaylı ya da doğrudan Senin rızana ulaştırmayan/ ulaştırmayacak olan sevgiler varsa onları da sil süpür.. tatmak, görmek gibi havâss-ı zâhiremizi, hayal, hafıza gibi havâss-ı bâtınamızı ve kalbe bağlı duygularımızı, Senin emrine muhalefetten muhafaza eyle! Rabbimiz! Bütün bunları dilenirken yine Senin gazabından rızana sığınıyor, cezalandırmandan rahmaniyet ve rahîmiyetine iltica ediyoruz; ne olur, göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa bizi nefislerimizle başbaşa bırakma!
Gece sohbeti :
...
Bir atasözü gibi, ‘el-İntizâr eşeddü mine’n-nâr’ derler. Yani, bazı şeyleri beklemek ateşte cayır cayır yanmaktan daha acıdır.
..
El açıp şuursuzca beş saat dua edeceğinize bazen bir dakika ızdırap içinde kıvranmanız Hak katında daha makbul olabilir. Nitekim İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi bazı ehl-i hakikat demişler ki: ‘Bir ân-ı seyyale vücud-u münevver, milyon sene vücud-u ebtere müreccahtır.’ Meseleyi bu açıdan değerlendirebilirsiniz.
..
04.06.2015 herkulname
...
Bir atasözü gibi, ‘el-İntizâr eşeddü mine’n-nâr’ derler. Yani, bazı şeyleri beklemek ateşte cayır cayır yanmaktan daha acıdır.
..
El açıp şuursuzca beş saat dua edeceğinize bazen bir dakika ızdırap içinde kıvranmanız Hak katında daha makbul olabilir. Nitekim İmam-ı Rabbânî hazretleri gibi bazı ehl-i hakikat demişler ki: ‘Bir ân-ı seyyale vücud-u münevver, milyon sene vücud-u ebtere müreccahtır.’ Meseleyi bu açıdan değerlendirebilirsiniz.
..
04.06.2015 herkulname
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Fudayl b. Iyaz radıyallahü anh diyor ki şu beş şey iyilik bahtiyarlık alâmetlerindendir:
1 kalpte yakin, kesin iman
2 dinde takva
3 dünyaya karşı umursamazlık
4 gözlerde haya, utanma
5 tüm vücutta Allah korkusu
şu beş şey de kötülük bedbahtlık alametlerindendir :
1 kalp katılığı
2 bakışların donukluğu görünenlerden ibret almamak
3 utanmazlık, haya kıtlığı
4 dünya düşkünlüğü
5 ihtiras
Fudayl b. Iyaz radıyallahü anh diyor ki şu beş şey iyilik bahtiyarlık alâmetlerindendir:
1 kalpte yakin, kesin iman
2 dinde takva
3 dünyaya karşı umursamazlık
4 gözlerde haya, utanma
5 tüm vücutta Allah korkusu
şu beş şey de kötülük bedbahtlık alametlerindendir :
1 kalp katılığı
2 bakışların donukluğu görünenlerden ibret almamak
3 utanmazlık, haya kıtlığı
4 dünya düşkünlüğü
5 ihtiras
Günün hadisi : ebu'd derda radıyallahu anh demiştir ki resûli ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:' kıyamet günü müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olamaz. ona en çok sevap kazandıran şey ahlakı hasanesi olacaktır. allah teala, bütünüyle çirkef ve kötü davranışlar sergileyen, çirkin ve pis şeyleri ağzından düşürmeyen kimseden nefret eder'
Bakara suresi : 214. Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (ugradiklari sıkıntılar) basiniza gelmeden cennete girivereceginizi mi sandiniz? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsildilar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah´in yardimi ne zaman?" derlerdi. Bak iste! Gerçekten Allah´in yardimi yakindir.
215. Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayir olarak verdiginiz nafaka, ana baba, yakinlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmislar içindir. Hayir olarak daha ne yaparsaniz herhalde Allah onu bilir.
215. Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayir olarak verdiginiz nafaka, ana baba, yakinlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmislar içindir. Hayir olarak daha ne yaparsaniz herhalde Allah onu bilir.
5 Haziran 2015 Cuma
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi : Yala b. Murre diyor ki bir defasında hazreti ali radıyallahu an birkaç yakın dostu ile bir araya gelerek:' halifenin evi önünde nöbet tutalım. çünkü o yiğit bir savaşçı olduğu için kendisine karşı suikast düzenlenebilir' dedik ve bu amaçla evinin kapısı önünde nöbet tutmaya başladık. bir ara hazreti ali namaza çıkınca bize :' burada ne işiniz var?' diye sordu. kendisine :' ya emirül müminin ! seni korumak istedik. çünkü yiğit bir savaşçı olduğun için sana suikast düzenlenebileceğinden çekindik ' diye cevap verdik. Bu cevabımız üzerine bize:' beni gök halkına karşı mı yoksa yeryüzü halkına karşı mı koruyorsunuz?' diye sordu. bizler kendisine:' seni yeryüzü halkına karşı koruyoruz. gökyüzü halkına karşı nasıl koruyabiliriz ki?' diye cevap verince şunları söyledi :' Allah'ın gökyüzünde takdir etmediği hiçbir şey yeryüzünde meydana gelmez. yeryüzünde yaşayan herkesi korumakla ikişer melek görevlidir. bu durum o kimsenin kaderi gelinceye kadardır. kaderi gelince bu melekler onu kaderi ile başbaşa bırakırlar'
Bakara suresi : 174. Allah´in indirdigi kitaptan bir seyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karinlari dolusu atesten baska birsey yemezler. Kiyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çikarir. Onlara sadece aci veren bir azab vardir.
175. Iste onlar, hidayeti verip sapikligi, affedilmeyi birakip azabi satin alan kimselerdir. Bunlar, atese karsi ne kadar da sabirlidirlar!
176. Süphesiz ki Allah kitabi hak bir sebeple indirmistir. Kitap hakkinda ihtilafa düsenler ise, süphesiz haktan uzak, bir anlasmazlik içindedirler. 177. Yüzlerinizi bazan dogu, bazan bati tarafina çevirmeniz erginlik degildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah´a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakinligi olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmisa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazi kilarlar, zekati verirler. Bir de andlastiklari zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalik durumlarinda ve harbin siddetli zamaninda sabir ve kararlilik gösterenler var ya, iste dogru olanlar da bunlardir, korunanlar da bunlardir.
175. Iste onlar, hidayeti verip sapikligi, affedilmeyi birakip azabi satin alan kimselerdir. Bunlar, atese karsi ne kadar da sabirlidirlar!
176. Süphesiz ki Allah kitabi hak bir sebeple indirmistir. Kitap hakkinda ihtilafa düsenler ise, süphesiz haktan uzak, bir anlasmazlik içindedirler. 177. Yüzlerinizi bazan dogu, bazan bati tarafina çevirmeniz erginlik degildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah´a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakinligi olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmisa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazi kilarlar, zekati verirler. Bir de andlastiklari zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalik durumlarinda ve harbin siddetli zamaninda sabir ve kararlilik gösterenler var ya, iste dogru olanlar da bunlardir, korunanlar da bunlardir.
4 Haziran 2015 Perşembe
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi : anlatıldığına göre lokman hekim ölmek üzereyken oğluna şunları söyledi:' yavrum! şu ana kadar sana birçok öğütler verdim. şimdi ise sana tüm gelmiş geçmişlerin bilgilerini içeren şu 6 şeyi tavsiye ediyorum:
1 dünya ile, ömrünün geride kalan kısmı kadar meşgul ol
2 rabbine ne kadar muhtaç isen, ona o kadar ibadet et
3 ahirette ne kadar süre kalmak istiyorsan orası için o kadar amel işte
4 cehennemden kurtulduğun kesinlikle belli oluncaya kadar kendini cehennemden kurtarmakla meşgul ol
5 Allah'ın azabına ne kadar dayanabileceksin günah işlemeye o kadar kalkış
6 günah işleyeceğin sırada Allah'ın ve meleklerinin görmeyeceği bir yer ara
1 dünya ile, ömrünün geride kalan kısmı kadar meşgul ol
2 rabbine ne kadar muhtaç isen, ona o kadar ibadet et
3 ahirette ne kadar süre kalmak istiyorsan orası için o kadar amel işte
4 cehennemden kurtulduğun kesinlikle belli oluncaya kadar kendini cehennemden kurtarmakla meşgul ol
5 Allah'ın azabına ne kadar dayanabileceksin günah işlemeye o kadar kalkış
6 günah işleyeceğin sırada Allah'ın ve meleklerinin görmeyeceği bir yer ara
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki resûl i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' üç sınıf insan var ki kıyamet gününde Allah onlarla ne konuşur ne tezkiye eder, ne de rahmet nazarı ile bakar. bütün bunlardan öte onlara feci bir azap da vardır. üç sınıf insan: ihtiyar zinakar, yalancı melik, ve kibirli fakirdir'
Bakara suresi : 155. Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlik, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edecegiz. Müjdele o sabredenleri!
156. Onlar baslarina bir musibet geldigi zaman: "Biz Allah´a aidiz ve sonunda O´na dönecegiz." derler.
157. Iste onlar var ya, Rablerinden, magfiretler ve rahmet onlaradir. Iste hidayete erenler de onlardir.
158. Gerçekten Safâ ile Merve Allah´in alâmetlerindendir. Onun için her kim hac veya umre niyetiyle Kâ´be´yi ziyaret ederse, bunlari tavaf etmesinde ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayir islerse, süphesiz Allah iyiligin karsiligini verir, o her seyi bilir.
159. Indirdigimiz apaçik delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açikladiktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler.
160. Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçegi söyleyenler baska. Iste onlari ben bagislarim. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
161. Ama âyetlerimizi inkar etmis ve kâfir olarak can vermis olanlara gelince, iste Allah´in laneti, meleklerin laneti ve insanlarin laneti hep onlarin üzerine olsun.
156. Onlar baslarina bir musibet geldigi zaman: "Biz Allah´a aidiz ve sonunda O´na dönecegiz." derler.
157. Iste onlar var ya, Rablerinden, magfiretler ve rahmet onlaradir. Iste hidayete erenler de onlardir.
158. Gerçekten Safâ ile Merve Allah´in alâmetlerindendir. Onun için her kim hac veya umre niyetiyle Kâ´be´yi ziyaret ederse, bunlari tavaf etmesinde ona bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayir islerse, süphesiz Allah iyiligin karsiligini verir, o her seyi bilir.
159. Indirdigimiz apaçik delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açikladiktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler.
160. Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçegi söyleyenler baska. Iste onlari ben bagislarim. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
161. Ama âyetlerimizi inkar etmis ve kâfir olarak can vermis olanlara gelince, iste Allah´in laneti, meleklerin laneti ve insanlarin laneti hep onlarin üzerine olsun.
3 Haziran 2015 Çarşamba
Sabah duasi : 57. Ey bilinmesi gerektiği ölçüde bilmekten fersah fersah uzak bulunduğumuz yüce Rabbimiz! Bizi marifet denizinin derinliklerine daldır; daldır ki, kalblerimiz saffet bulsun, yolumuzun sonu da vuslat olsun! Bizi nurunla rızıklandır.. şek ve şüphenin karanlık vadilerinden uzaklaştır.. zahirimizi ve batınımızı ilahî inayetinle te’yîd buyur ve bizi cismaniyetinin altında kalıp da ezilenlerin elîm akıbetine maruz bırakma! Ey kullarının dualarına her zaman mukabelede bulunan yüceler yücesi Rab! Bizim dualarımızı da kabul et.. bizi dünyada da, ukbada da kaybedenlerden eyleme.. her türlü bela ve musibetlerden sıyanet buyur ve umduklarımızın ötesinde sürpriz lütuflarınla sevindir!
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Hazreti ali'nin radıyallahu an belirttiğine göre islam şu dört prensip üzerinde ayakta durur:
1 yakin
2 adalet
3 sabır
4 cihad
hazreti ali'nin bu sözlerine inceleyen bilim adamları bu dört prensibi şöyle açıklıyorlar :
1 yakin ikiye ayrılır. birincisi kulun ihlasla Allah'a ibadet ederek bu ibadetle ne dünyevi bir amaç ve ne de insanların takdirini beklememesidir. ikincisi de kulun Allah'ın vaadi olan riziktan yana emin olmasıdır.
2 adalet prensibi de ikiye ayrılır. birincisi başkasının hakkını üzerinde taşıyan kul karşı taraf istemeden bu hakkı vermelidir. ikincisi eğer kulun başkasında hakkı varsa onu geri isterken karşı tarafa kolaylık göstermesidir.
3 sabır prensibi de ikiye ayrılır. biri kulun Allah'ın farzlarını yerine getirilmesi konusunda sebat göstermesidir. öbürü kulun Allah'ın yasaklarına karşı direnmesidir.
4 cihat prensibi de ikiye ayrılır. biri düşmanın olan şeytanı hiç aklından çıkarmamandır. çünkü sen onu aklından çıkarsan bile o hiçbir zaman seni aklından çıkarmaz. o bir kurt gibidir. suruye dalinca gözden kaçırdıgin her koyunu kapiverir. öbürü insanoğlunun başına gelen sıkıntının çoğu dünya malından kaynaklanır. ona göre az mal edin ki , malın seni aldatmasın.
Hazreti ali'nin radıyallahu an belirttiğine göre islam şu dört prensip üzerinde ayakta durur:
1 yakin
2 adalet
3 sabır
4 cihad
hazreti ali'nin bu sözlerine inceleyen bilim adamları bu dört prensibi şöyle açıklıyorlar :
1 yakin ikiye ayrılır. birincisi kulun ihlasla Allah'a ibadet ederek bu ibadetle ne dünyevi bir amaç ve ne de insanların takdirini beklememesidir. ikincisi de kulun Allah'ın vaadi olan riziktan yana emin olmasıdır.
2 adalet prensibi de ikiye ayrılır. birincisi başkasının hakkını üzerinde taşıyan kul karşı taraf istemeden bu hakkı vermelidir. ikincisi eğer kulun başkasında hakkı varsa onu geri isterken karşı tarafa kolaylık göstermesidir.
3 sabır prensibi de ikiye ayrılır. biri kulun Allah'ın farzlarını yerine getirilmesi konusunda sebat göstermesidir. öbürü kulun Allah'ın yasaklarına karşı direnmesidir.
4 cihat prensibi de ikiye ayrılır. biri düşmanın olan şeytanı hiç aklından çıkarmamandır. çünkü sen onu aklından çıkarsan bile o hiçbir zaman seni aklından çıkarmaz. o bir kurt gibidir. suruye dalinca gözden kaçırdıgin her koyunu kapiverir. öbürü insanoğlunun başına gelen sıkıntının çoğu dünya malından kaynaklanır. ona göre az mal edin ki , malın seni aldatmasın.
Günün hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu :' malı tasadduk etmek ondan hiç bir şey eksiltmez. başkalarını bağışlayan bir kulun şeref ve izzetini Allah daha da arttırır. yüzü yerde olup mütevazı olani allah yükselttikçe yükseltir'
Bakara suresi : 117. O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir isin olmasini murad edince, ona yalnizca "ol!" der, o da hemen oluverir.
118. Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konussa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tipki böyle, bunlarin dedikleri gibi demislerdi. Onlarin kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açik seçik gösterdik.
119. Süphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabimizin habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu degilsin.
118. Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konussa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tipki böyle, bunlarin dedikleri gibi demislerdi. Onlarin kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açik seçik gösterdik.
119. Süphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabimizin habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu degilsin.
2 Haziran 2015 Salı
Sabah sohbeti : *Kalblerinde maraz bulunanlar belki inanç açısından kâfir değildirler, fakat iman onların tabiatlarına mal olmamış, kalblerinin bir derinliği haline gelmemiştir. Aksine ihtimal vermeyecek şekilde inanmadıklarından dolayı zikzak çizerler. Üstad Necip Fazıl “zıp orada zıp burada” derdi onları tarif ederken. Ne orada ne de burada; kendileri için çıkar neredeyse işte orada.
*Aslında her bir mü’min böyle çıkar, menfaat, ikbal, makam, dünyevi imkan, güç ve kuvvet mülahazalarının söz konusu olduğu, bunlara bağlı düşüncelerin bakışı bulandırdığı, başı döndürdüğü yerde, “Acaba ben de nifak ehlinden ya da kalbinde maraz olanlardan mıyım?” diye endişe etmeli.
*Hazreti Ömer, geçmiş peygamberler döneminde olsaydı, vallahi de, billahi de peygamber olurdu. O (radıyallahu anh) Cennet’le müjdelenmiş bir kutlu sahabiydi; fakat bir türlü akıbetinden emin olamıyordu. Allah Rasûlü’nün, “Benden sonra peygamber gelseydi, Ömer olurdu.” takdiriyle serfiraz bulunmasına rağmen, gidip Hazreti Huzeyfe’nin yakasına yapışıyor ve “Huzeyfe, Allah aşkına söyle, Ömer de münafıklardan mı?” diyordu. Hazreti Aişe validemiz gibi daha başka sahabiler de kendilerinde nifak alameti olmasından korkar, tir tir titrerlerdi.
*Aslında her bir mü’min böyle çıkar, menfaat, ikbal, makam, dünyevi imkan, güç ve kuvvet mülahazalarının söz konusu olduğu, bunlara bağlı düşüncelerin bakışı bulandırdığı, başı döndürdüğü yerde, “Acaba ben de nifak ehlinden ya da kalbinde maraz olanlardan mıyım?” diye endişe etmeli.
*Hazreti Ömer, geçmiş peygamberler döneminde olsaydı, vallahi de, billahi de peygamber olurdu. O (radıyallahu anh) Cennet’le müjdelenmiş bir kutlu sahabiydi; fakat bir türlü akıbetinden emin olamıyordu. Allah Rasûlü’nün, “Benden sonra peygamber gelseydi, Ömer olurdu.” takdiriyle serfiraz bulunmasına rağmen, gidip Hazreti Huzeyfe’nin yakasına yapışıyor ve “Huzeyfe, Allah aşkına söyle, Ömer de münafıklardan mı?” diyordu. Hazreti Aişe validemiz gibi daha başka sahabiler de kendilerinde nifak alameti olmasından korkar, tir tir titrerlerdi.
Sabah duasi : 55. Ey merhameti sonsuz Rabbimiz! Bizim ve cihanın dört bir bucağındaki bütün kullarının sinelerini imana ve İslâm’a açmanı; hakikat ile aramıza giren bütün perdeleri de kaldırmanı diliyoruz. Rabbimiz! Şayet, Senin bu masum kullarına düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların hakkı, hakikati tanıyıp hidayete ermelerini murad buyuruyorsan, onları en kısa zamanda sırat-ı müstakîme ulaştır; kalblerini iman ve İslâm istikametinde yumuşat ve hem bizi hem de onları razı ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak eyle! Ey kudreti sonsuz ulu Rabbimiz! Yüce dinini bugün de bir kere daha yücelt.. müslümanları nusretinle te’yîd buyur.. bizim ve inanan kardeşlerimizin mağlubiyeti için gayret gösterenleri, bu menfur isteklerinde fiyaskoya uğrat.. boyunlarındaki tasmayı, ayaklarındaki prangayı kulluklarının en büyük alâmeti sayan bu âciz ve fakir kullarını, kardeşlerimizi ve arkadaşlarımızı da azîz kıl ve tutup kaldır!
Gecenin duasi : 54. Ya Rab! Sen lütufta bulunanların en güzelisin; bizi de umduklarımıza nâil eylemeni istirham ediyoruz. Başlarımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırdığın nimetlerden dolayı evvel-âhir bütün hamd ü senalar Sana, bizim gibi liyakatsiz gönülleri iman ve İslâm’la şerefyâb kıldığın için bütün minnet ve şükran hislerimiz yine Sanadır; bizi iman ve İslâm’la şereflendirdiğin gibi ihsanla ve daha ötesiyle de donatmanı diliyoruz. Ey kudreti sonsuz olduğu gibi rahmeti de sonsuz olan biricik Rabbimiz! Biz âciz bendelerini, ihsanda bulunduğun lütufları geri almak suretiyle ikaba maruz bırakma.. bizi de o nimetlere karşı kör ve nankör durumuna düşmekten sıyanet buyur.. bize hoşnutluğunun mahrumiyetini yaşatma! Ya Rab! Ulu dergâhının önüne geldik; Sana hatalarından dolayı uzak düşüp de hatasını anladıktan sonra içi nedametle köpüren bir ihtiyaç sahibinin lisanıyla sesleniyoruz. Dileklerimizi de sevenlerin sevdiklerinden istemesi türünden sayacağını ümid ederiz. Yaptığımız duaları, artık bütün bütün çaresiz kalmış muzdarr bir kulunun duası gibi kabul buyur ve nezd-i uluhiyetine yakınlık gibi payeler üstü bir payeyle taltif ettiğin kullarının gözlerindeki hicabı kaldırdığın gibi, Hak ve hakikatle bizim aramıza girmiş perdeleri de kaldır!
Gecenin kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Anlatıldığına göre adamın biri birgün ünlü sufi şekik belhi ye gelerek:' bana bir öğüt ver!' dedi . şekik de adama şunları söyledi :' şu üç şeyi sakın aklından çıkarma :
1 Allah'a ibadet et. çünkü o sana mutlaka sebat ihsan eder
2 Allah'ın düşmanlarına karşı savaş. çünkü o seni mutlaka destekler
3 Allah'ın vaadine inan. çünkü o mutlaka vaadini yerine getirir'
Anlatıldığına göre adamın biri birgün ünlü sufi şekik belhi ye gelerek:' bana bir öğüt ver!' dedi . şekik de adama şunları söyledi :' şu üç şeyi sakın aklından çıkarma :
1 Allah'a ibadet et. çünkü o sana mutlaka sebat ihsan eder
2 Allah'ın düşmanlarına karşı savaş. çünkü o seni mutlaka destekler
3 Allah'ın vaadine inan. çünkü o mutlaka vaadini yerine getirir'
Gecenin hadisi : ebu hureyre radıyallahü anh demiştir ki peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular :' kulların gözlerini açtığı her Allah'ın günü iki melek iner. onlardan biri:' Allah'ım! infak edenin malını bereketlendirmek suretiyle arkasını getir' diye dua ederken , diğeri :'malı tutup cimrilik edenin malını telef et!' diye beddua da bulunur.
Gece ibadeti: Hz. Rasul-i Kibriya’nın Berâet gecesi 100 rek’at namaz kılmayı teşvik eder mahiyette, büyük İslam müfessiri allâme Muhammed Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili tefsirinde kaydettiği bir rivayette Sevgili Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuşlardır: "Her kim bu (Berâet) gece(si) yüz rekat namaz kılarsa yüce Allah (cc) ona yüz melek gönderir; otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu ona cehennem azabından teminat verir, otuzu da ondan dünya afetlerini savarlar, onu da ondan Şeytanın tuzaklarını hîlelerini def'ederler." Allâme Yazır’ın kaydettiği bu hadis-i şerif, İbn Mace’nin Hz. Ali’den, Geylânî’nin Hasan Basrî’den rivayet ettiği 100 rek’atlik namazı kılmaya ümmeti terğib etmesinin yanında, o iki rivayeti aynı zamanda takviye ve te’yid de etmektedir.
Bakara suresi : 81. Evet kim bir günah islemis de kendi günahi kendisini her yandan kusatmis ise, iste öyleleri ates ehlidirler ve orada ebedî kalicidirlar.
82. Iman edip salih ameller isleyenler, iste öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalicidirlar.
83. Hani bir vakitler Israilogullari´ndan söylece mîsak (kesin bir söz) almistik: Allah´dan baskasina tapmayacaksiniz, ana-babaya iyilik, yakinligi olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksiniz, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazi kilacak, zekati vereceksiniz. Sonra çok aziniz müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
82. Iman edip salih ameller isleyenler, iste öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalicidirlar.
83. Hani bir vakitler Israilogullari´ndan söylece mîsak (kesin bir söz) almistik: Allah´dan baskasina tapmayacaksiniz, ana-babaya iyilik, yakinligi olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksiniz, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazi kilacak, zekati vereceksiniz. Sonra çok aziniz müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
1 Haziran 2015 Pazartesi
Bakara suresi: 62. Süphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hiristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah´a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel islerse elbette Rabbleri katinda bunlarin ecirleri vardir, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak degillerdir.
63. Hani bir zamanlar sizden mîsak (saglam bir söz) almistik, Tur´u üstünüze kaldirip demistik ki; size verdigimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayin, gerek ki, korunursunuz.
64. Sonra verdiginiz sözün arkasindan yüz çevirdiniz, eger üzerinizde Allah´in lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara ugrayanlardan olurdunuz.
63. Hani bir zamanlar sizden mîsak (saglam bir söz) almistik, Tur´u üstünüze kaldirip demistik ki; size verdigimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayin, gerek ki, korunursunuz.
64. Sonra verdiginiz sözün arkasindan yüz çevirdiniz, eger üzerinizde Allah´in lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara ugrayanlardan olurdunuz.
Sabah sohbeti :
.....
*Bîgam olmaz âdem olan!.. Sıkıntılara karşı bıkkınlık izhar etmeyin, şikâyet etmeyin. Dertliyim dersen bela-yı dertten ah eyleme, gök sakinlerini agâh eyleme... Melekler “Bu adam niye şikayet ediyor?” dememeliler. Demeliler ki “Bunca bela, musibet bize gelse!.. Cismaniyet varlıkları değiliz, bir yönüyle âlem-i emirden gelmiş bir vücuda sahibiz, bela ne eder bize?!. Fakat maşallahı var bu adamların!.. Sağanak sağanak bela geliyor başlarından aşağıya; iftiranın, yalanın, tezvirin, hümezenin, lümezenin bini bir para! Fakat maşallahları var; bu adamlar, hiç eğilmeden dimdik duruyorlar; çünkü eğilecekleri yeri çok iyi belirlemişler, onun dışında bir yerde eğilmiyorlar.
...
(28.05.2015 herkulname )
.....
*Bîgam olmaz âdem olan!.. Sıkıntılara karşı bıkkınlık izhar etmeyin, şikâyet etmeyin. Dertliyim dersen bela-yı dertten ah eyleme, gök sakinlerini agâh eyleme... Melekler “Bu adam niye şikayet ediyor?” dememeliler. Demeliler ki “Bunca bela, musibet bize gelse!.. Cismaniyet varlıkları değiliz, bir yönüyle âlem-i emirden gelmiş bir vücuda sahibiz, bela ne eder bize?!. Fakat maşallahı var bu adamların!.. Sağanak sağanak bela geliyor başlarından aşağıya; iftiranın, yalanın, tezvirin, hümezenin, lümezenin bini bir para! Fakat maşallahları var; bu adamlar, hiç eğilmeden dimdik duruyorlar; çünkü eğilecekleri yeri çok iyi belirlemişler, onun dışında bir yerde eğilmiyorlar.
...
(28.05.2015 herkulname )
Sabah duasi : 51. Allahım! Semi’ ve Alîmsin, her sesi işiten ve ilmiyle her şeyi kuşatan yalnız Sensin; Sen yakarışlarımızı da duyar, gizli-açık bütün hâllerimizi de bilirsin. Dualarımızı kabul buyur ve beklentilerimizi boşa çıkarma.. ihtiyaçlarımızı gider ve ne olur bize terkedilmişlik hüsranını yaşatma! Rabbimiz! Senden Cennetini dileniyoruz. Ona yaklaştıracak kavlî ve fiilî vesileleri yerine getirmeye bizi muvaffak kıl. Cennetini istediğimiz gibi rızanı da arzuluyoruz; rahmetinle ve fazlınla muamele buyur ve bizi Senin hoşnutluğunu kazanmış bahtiyarlardan eyle! Bize imanın hakikatini yakîn derecesinde öyle duyur ki, gönüllerimiz sadece Senin mehabetinle dolsun ve haşyet duygumuz da yalnızca Sana karşı olsun! Rabbimiz! Bizi korktuklarımızdan emin eyle ve duamıza icabette bulunarak istediklerimizi ihsan et. Kıymetlerini bilemediğimiz için hiç ihtiyaç hissetmediğimiz ve rahmet hazinenden dilenmediğimiz nimetleri bile bize lutfeden Cömertler Cömerdi! İşte şimdi, ihtiyacımız olan şeyleri Senden dileniyoruz. Verenlerin en güzeli Sensin ve biz de Senin nezd-i rububiyetinden gelecek lütuflara her zaman muhtacız.
Günün kitabı : Tenbihu'l Gafilin : Ebu'l leys Semerkandi :
Rivayete göre sahabelerden biri peygamberimize sallallahü aleyhi ve selleme:' insanın cennete girmesine en çok yol açan şeyler nelerdir?' diye sordu. peygamberimiz bu soruya :' takva ile iyi ahlak' diye cevap verdi. aynı sahibinin:' peki insanı cehenneme en çok sürükleyen şeyler nelerdir?' şeklindeki sorusuna da:' ağız, edep yeri ve kötü huy' diye cevap verdi.
Rivayete göre sahabelerden biri peygamberimize sallallahü aleyhi ve selleme:' insanın cennete girmesine en çok yol açan şeyler nelerdir?' diye sordu. peygamberimiz bu soruya :' takva ile iyi ahlak' diye cevap verdi. aynı sahibinin:' peki insanı cehenneme en çok sürükleyen şeyler nelerdir?' şeklindeki sorusuna da:' ağız, edep yeri ve kötü huy' diye cevap verdi.
Günün hadisi : mikdam ibn ma'dikerib radıyallahu an demiştir ki rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyururken isittim:' insanoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. ona belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. şayet mutlaka yemesi gerekiyorsa o zaman midesinin üçte birini yemeğine, üçte birini içeceğine, üçte birini de nefesine ayırsın, boş bıraksın! '
Bakara suresi : 2. Iste o kitap, bunda süphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.
3. Onlar ki gaybe iman edip namazi dürüst kilarlar ve kendilerine verdigimiz riziktan (Allah yolunda) harcarlar.
4. Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.
5. Bunlar, iste Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar iste felaha erenlerdir. 6. Su muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
7. Allah onlarin kalplerini ve kulaklarini mühürlemistir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardir. Ve büyük azab onlaradir.
3. Onlar ki gaybe iman edip namazi dürüst kilarlar ve kendilerine verdigimiz riziktan (Allah yolunda) harcarlar.
4. Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.
5. Bunlar, iste Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar iste felaha erenlerdir. 6. Su muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
7. Allah onlarin kalplerini ve kulaklarini mühürlemistir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardir. Ve büyük azab onlaradir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)