31 Ekim 2024 Perşembe

 Tevbe 53-54:

  •  De ki:' İster gönüllü ister gönülsüz infak edin, sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir kavimsiniz'.Onların infaklarının kabulune engel; Allah(cc)'a ve O'nun peygamberine ısrarla nankörlük etmeleridir, onlar namaza da istemeyerek gelirler, verdiklerini de istemeyerek verirler.

30 Ekim 2024 Çarşamba

 Tevbe 52:

  •  De ki:' Bizim başımıza iki iyi şeyden başka bir kötülüğün mü gelmesini bekliyorsunuz?. Fakat, bilin ki, sizin kadar biz de bekliyoruz ki, Allah(cc) ya Kendi katından ya da bizim elimizle sizi azaba uğratsın. O halde, umutla bekleyin, bilin ki biz de sizin gibi bekliyoruz!'.

 Tevbe 51:

  •  De ki:' Başımıza Allah(cc)'ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez. Bizim sahibimiz Allah(cc)'tır. O halde, müminler yanlızca Allah(cc)'a güvensinler'.

29 Ekim 2024 Salı

 Tevbe 49-50:

  • Onlardan bazıları: ' Bana izin ver , beni günaha sokma' diyorlar,  onlar zaten bu tavırlarıyla günaha girdiler. Nihayetinde kafirleri cehennem kuşatacaktır. Eğer size bir iyilik dokunca onların canı sıkılır, ama başınıza bir musibet gelse :' İyiki biz önceden tedbirimizi almışız!' derler ve arkalarını dönüp sevinç içinde giderler.

28 Ekim 2024 Pazartesi

 Tevbe 47-48:

  •  Eğer onlar da sizinle sefere çıksalardı, size bozgunculuktan başka katkıları olmazdı, fitne çıkarmak için aranızda koşuşturur dururlardı. İçinizde onları dinleyecekler de var!. Allah(cc) zalimleri gayet iyi biliyor. Andolsun onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice entrikalar çevirmişlerdi. Nihayetinde hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah(cc)'ın emri yerini buldu.

27 Ekim 2024 Pazar

 Tevbe 45-46:

  • Yanlızca Allah(cc)'a ve Ahiret Günü'ne (yürekten) inanmayanlar senden izin isterler, zira onların kalpleri kuşkuya teslim olmuştur, bu yüzden derin tereddütler içinde bocalayıp dururlar. Hem elbette sefere çıkmak isteselerdi, bir hazırlığa girişirlerdi. Fakat Allah(cc) onların kalkış biçimini beğenmedi ve bu yüzden onları alıkoydu, bu yüzden onlara :' Peki siz de evlerinizde oturun(اقْعُدُواْ) bakalım oturanlarla beraber (zaten niyetiniz de yok)!' denildi.
    (
    Buradan anlaşılıyor ki, izin isteyenler 'biz katılmak istemiyoruz' diyenler değil, onlar zaten net tavır koymuş oluyor, asıl sorun: ' Bizim de katılmamız gerekiyor mu? Biz de mi gelicez?' diyerek ikiyüzlülük yapanlar, hani 'çok istiyoruz ama bizim de katılmamız gerekli mi?' modunda soru sorarak karşıdakini zorlayarak :' Tamam o zaman gelmeyin' dedirtmek!. İkiyüzlülükleri zaten hiç bir hazırlık yapmamış olmalarında belli, hazırlık yapmamış birine 'gel' desen başka mazeretlerle işi zorlaştıracak zaten! Ya da, gönülsüzce gelse sıkıntı çıkaracak!


    In Arabic, the difference between اقْعُدُواْ (iq'udū) and اجلسوا (ijlisū) can also be related to the initial position of the person being addressed.

    When someone is standing, the correct command to sit down would indeed be اجلسوا (ijlisū).

    On the other hand, when someone is lying down or reclining, the correct command to sit up would be اقْعُدُواْ (iq'udū). This is because اقْعُدُواْ (iq'udū) can imply a movement from a reclining or lying down position to a sitting position.

    So, to summarize:

  • اجلسوا (ijlisū) is used to instruct someone to sit down from a standing position.
  • اقْعُدُواْ (iq'udū) is used to instruct someone to sit up from a lying down or reclining position.LLAMA405B


  • )

26 Ekim 2024 Cumartesi

 Tevbe 43-44:

  •  Allah(cc) seni affetsin!. Daha kimin doğru söylediği senin için ortaya çıkmadan ve kimlerin de yalancı olduğunu bilmeden, niçin onlara izin verdin?.  Allah(cc)'a ve Ahiret Günü'ne inananlar,  Allah(cc) yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele etmek hususunda senden izin istemezler!. Zaten, Allah(cc), Kendi'sine karşı sorumluluk bilinci ile davrananları çok iyi bilir.

25 Ekim 2024 Cuma

 Tevbe 41-42:

  •  Sizin için kolay da olsa zor da olsa savaşa katılın. Mallarınızla ve canlarınızla Allah(cc) yolunda gayret gösterin. Eğer bilirseniz, bu sizin iyiliğiniz içindir. Ortada umulmadık bir kazanç ya da kolay bir sefer olsaydı, (Ey Peygamber) kuşkusuz seninle gelirlerdi. Fakat çıkılacak yol onlara çok uzun geldi. Üstelik :' Eğer gücümüz olsaydı biz de sizinle birlikte çıkardık'  diye Allah(cc) adına yemin ederek kişiliklerini tehlikeye sokuyorlar. Oysaki, Allah(cc) onların yalancı olduklarını çok iyi biliyor.

24 Ekim 2024 Perşembe

 Tevbe 40:

  •  Eğer siz Peygambere yardım etmezseniz, bilin ki o'na yine Allah(cc) yardım edecektir. Tıpkı hakkı inkar edenlerin o'nu yurdundan çıkardıkları zaman yardım ettiği gibi , ki o gün sadece iki kişiydiler ve bu iki kişi saklandıkları mağaradayken Elçi arkadaşına :' Üzülme, Allah(cc) bizimle beraberdir' dedi ve derken Allah(cc) onlara katından bir sukunet/güven duygusu bahşetti, o'nu sizin görmediğiniz güçlerle destekledi ve böylece hakkı inkar edenlerin davasını tümüyle yere düşürdü, Allah(cc)'ın davası ise her zaman ki gibi üstün ve yüce kaldı. Çünkü, Allah(cc) kudretçe en üstün, hüküm ve hikmetçe en uludur.

23 Ekim 2024 Çarşamba

 Tevbe 38-39:

  •  Ey iman edenler!, Size ne oldu ki, 'Allah(cc) yolunda savaşın' dendiğinde yerinize çakılıp kaldınız. Ahiret hayatını bırakıp bu dünya hayatıyla mı tatmin oldunuz?. Ama unutmayın ki, bu dünya hayatının sefası, Ahiret hayatına kıyasla pek değersizdir. Eğer savaşa cıkmassanız, size acı bir azap çektirir ve sizin yerinize başka bir toplum getirir de O'na hiç bir zarar açmış olmassınız. Zira Allah(cc) her şeye kadirdir.

22 Ekim 2024 Salı

 Tevbe 37:

  •  Aylara yapılan ilave olsa olsa küfre yapılmış bir ilavedir. İnkarda direnenlerin çarpıtma yöntemidir. Allah(cc)'ın haram kıldığı ay sayısına denk getirmek amacı ile bu uygulamayı bir yıl serbest bir yıl yasak sayıyorlar ve bu şekilde Allah(cc)'ın  yasakladığını meşru görüyorlar. Kötü fiilleri onlara iyi göründü. Nihayetinde Allah(cc) inkarda direnen bir kavmi doğru yola iletmez.

21 Ekim 2024 Pazartesi

 Tevbe 36:

  •   Bilin ki, Allah(cc) nazarında ayların sayısı, Allah(cc)'ın gökleri ve yeri yarattığında koyduğu yasalar uyarınca onikidir. Ve, bunlardan dördü haram aylardır. İşte her zaman geçerli Allah(cc)'ın sapasağlam yasası budur. O halde bu aylar konusunda kendinize yazık etmeyin!. Ve onlar sizinle nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de müşriklerle topyekün mücadele edin. Ve şunu da bilin ki, Allah(cc) kendisine karşı sorumluluk bilinci ile davrananların yanındadır.
    (
    Ay  sistemine  göre  belirlenen  ayların  mevsimler  içinde  dolaşmasının  yol  açtığı belli birtakım ticarî mahzurlardan kaçınmak çabası içinde müşrik Araplar, ay tak­vimini  az  çok  kararlı  (dolanımsız)  ve  böylece  güneş  yılına  kabaca  uygun  hale getirmek  amacıyla,  her sekiz yıllık dönem içinde  sırayla  üçüncü,  altıncı ve  seki­zinci  yıllarda  aylara bir onüçüncü  ay  ilave  ederlerdi.  Müslümanların  bu  ilaveyi, hiçbir  haklı  mazereti  olmayan  böylesine  keyfî bir  düzenlemeyi  kabul  etmeleri, hac farizasının ve Ramazan orucunun hep  aynı mevsimlere bağlanması ve  dola­yısıyla  bu  ibadetlerin uygulanmada  ya  hep  zor ya  da  hep  kolay  günlere,  kolay mevsimlere  rast  getirilmesi  demek  olurdu  ki  her  iki  durumda  da  inananlar,  bu ibadetlerin  özünde  yatan  ruhsal  amacı  zedelemiş,  gölgede  bırakmış  olurlardı. Ayette  “bu  aylar konusunda kendinize yazık etmeyin”  ifadesiyle anlatılmak iste­nen de budur bizce. Yani, Allah'tan herhangi bir hüccet,  bu yolda bir buyruk ol­madıkça,  müşriklerin  ihdas  ettiği  bir  âdeti  benimseyerek  kendinize yazık  etme­yin  (yani,  ibadetlerin  yıldan yıla  değişen  mevsimlerde,  uzun  kısa,  sıcak  soğuk, zor ya  da kolay,  yılın değişik günlerinde  size  kazandıracağı anndırıcı,  duyarlan- dırıcı  feyizden  kendinizi yoksun  kılmayın —T.ç.n. ).ESED
    )

20 Ekim 2024 Pazar

 Tevbe 34-35:

  •  Ey iman edenler (bilin ki) hahamlardan ve rahiplerden bir çoğu insanların mallarını haksız yere yer dururlar ve insanları Allah(cc) yolundan çevirirler. Fakat bütün o altın ve gümüşü toplayıp Allah(cc) yolunda harcamayanlar var ya, işte onları çok çetin bir azapla müjdele! Bu toplayıp biriktirdikleri cehennem ateşinde kızdırılıp alınları, yanları ve sırtlarının dağlanacağı gün onlara şöyle denilecek:' İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servetiniz! Şimdi tadın bakalım bu biritirip durduğunuz servetinizin tadını!'

19 Ekim 2024 Cumartesi

 Tevbe 33:

  • Nihayetinde, Allah(cc)'tır, dinini bütün batıl inançlara karşı üstün kılmak üzere hidayeti ve hak dini yaymak üzere Elçi'sini gönderen!. Müşrikler bundan hoşlanmasalar da!.

18 Ekim 2024 Cuma

 Tevbe 32:

  •  Onlar, Allah(cc)'ın nurunu laf kalabalığı ile söndürmek istiyorlar. Allah(cc) ise nurunu tamamlamak dışında bir seçeneğe asla izin vermeyecektir, hakkı inkar edenler bundan hoşlanmasa da!.

17 Ekim 2024 Perşembe

 Tevbe 31:

  •  Hahamlarını, rahipleri ve Meryem(as) oğlu Mesih'i , Allah(cc)'hın yanısıra rab edindiler. Halbuki onlara bir tek ilaha kulluk etmeleri emredilmişti. O'ndan başka ilah yoktur, O , bunların ortak koştukları herşeyden uzaktır.

16 Ekim 2024 Çarşamba

 Tevbe 30:

  •  Yahudiler :'Üzeyr(as), Allah(cc)'ın oğludur' dediler,  Hristiyanlar sa :' Isa(as) Allah(cc)'ın oğludur' diyorlar. Bunlar geçmiş dönemlerin inkarcılarının uydurduğu asılsız iddaalara özenerek ağızlarında geveledikleri söylentilerdir. Allah(cc) kahretsin onları!, nasıl da savruluyorlar!.

15 Ekim 2024 Salı

 Tevbe 29:

  • Kendilerine daha önceden kitap verilen zümreden Allah(cc)'a da, Ahiret Günü'ne de inanmayan, Allah(cc) ve O'nun Elçi'sinin yasakladığını yasak saymayan, ve böylece hak dini tek din olarak benimsemeyen kimselerle Cizye vergisini kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.
    (
    Lafzen,  “kendilerine  [önceden]  vahiy/kitap  verilmiş  olup  da  inanmayanlarla  ...” yahut:  “kendilerine  [önceden]  kitap verilen  kimseler  içinden  inanmayanlarla  ...” Bizim  çeviri  ve  yorumlarımızda  genellikle  gözönünde  tuttuğumuz  üzere, Kur’an'daki bütün ifadelerin,  bütün ilke ve öğretilerin karşılıklı olarak birbirini ta­mamladığı  ve  dolayısıyla bunların her birinin  bir bütünün ayrılmaz parçaları ola­rak okunmadıkça doğm olarak anlaşılamayacağı  temel  ilkesi uyarınca,  bu ayetin de, savaşın ancak savunma amacıyla caiz olduğu (bkz.  2:190-194 ve ilgili not) yo­lundaki açık seçik Kur’ânî ilkenin ışığı altında okunması,  değerlendirilmesi  gere­kir.  Başka  bir  deyişle,  yukarıdaki  savaş buyruğu  ancak,  Müslümanlar  cemaatine ya da  devletine karşı girişilen bir  saldırı yahut onun güvenliğini açıkça ve tereddüte  yer  bırakmayacak  biçimde tehlikeye  sokan  bir tehdidin  mevcudiyeti  halin­de  geçerlidir.  Büyük  Müslüman  düşünür Muhammed Abduh  da  bu  görüşe  katı­larak  bu  ayeti  tefsir  ederken  şöyle  demektedir:  “İslam'da  savaş  ancak  hakkı  ve ona  bağlı  olan  insanları  savunmak  gerektiği  hallerde  farz  kılınmıştır...  Hz.  Pey­gamberim  bütün  seferleri  hep  savunma niteliğindedir;  İslam'ın ilk dönemlerinde Sahâbîlerce  girişilen savaşlar  için  de  aynı şey geçerlidir” (Menâr X,  332).ESED

       Bizce,  yukarıdaki  buyruk  ya  da  mesajın  anahtar  cümlesi  budur.  “Elçi”  terimi, şüphe yok  ki,  burada  temsîl  edici  anlamıyla  kullanılmış  olup,  Yahudi ve  Hristiyanların  inanç  ve  öğreti  olarak  bağlılık iddiasında  bulunduktan bütün  peygam­berlere -Yahudiler için özellikle Hz. Musa'ya, Hristiyanlar için de Hz.  İsa'ya- iliş­kindir (Menâr X,  333  ve  337).  Burada  kendilerinden  söz edilen kimseler  önce­ki cümlede Allah'a ve Ahiret  Günü'ne  (yani ölümden  sonraki  hayata ve kişinin,bu  dünyada yapıp-ettiklerinden bireysel  olarak sorumlu  tutulacağına)  inanmayı inatla  reddetmek  gibi  ciddî  ve  temel  bir  günahla  suçlandıktan  sonra,  devamla, kendi  şeriatlarına  karşı  işledikleri,  öncekine  nisbetle  hafif kalan  birtakım  amelî günahlarla suçlanmaları ilk bakışta anlaşılmaz  gibi  geliyor.  Öyleyse,  burada  on­lar için yapılan  “Allah ve  O'nun  Elçisi'nin  yasakladığını  yasak  saymıyorlar”  şek­lindeki suçlamanın, Allah'a inanmamak kadar ağır bir şeyi îma ediyor olması ge­rekmektedir.  Onlara karşı savaş buyruğunun yer aldığı bir söylem,  bu anlam ör­güsü  içinde  buradaki  “şey”,  olsa  olsa  ancak,  ortada  hiçbir kışkırtıcı sebep olma­dığı  halde  “saldırganlık  eğilimi  göstermek”  olabilir:  zaten,  Allah'ın  mesajını  in­sanlara  ulaştırmakla  görevli elçilerin  hemen  hepsinin  tebligatları  aracılığıyla  Al­lah'ın  yasakladığı  en ağır,  en ciddî suçlardan  biri de  budur.  Şu  halde,  yukarıda­ki  ayet,  müminler  için,  Kur’an'a  bağlı  cemaate  karşı  saldırganca  davranarak  be­nimsemiş  göründükleri  kendi  inançlarını  dahî  çiğnemekten  çekinmeyen  kitap ehline karşı,  ama kitap ehlinin yalnızca böyle  olanlarına karşı yapılmış bir savaş çağrısı  olarak  anlaşılmalıdır (karş. MenârX,  338) ESED




    )

14 Ekim 2024 Pazartesi

 Tevbe 28:

  •  Ey iman edenler, bilin ki, müşrikler kirlenmiş (نَجَسٌ) kimselerdir. Bu yüzden, bu yıldan sonra artık Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksul düşmekten kaygı duyuyorsanız, bilin ki, Allah(cc) sizi bolluk ve cömertliği ile zengin kılacaktır. Çünkü Allah(cc) her şeyi bilen ve her hükmünde hikmet sahibi olandır.
    (
    Neces  (“kirli,  pis,  murdar”)  terimi  Kur’an'da  bir  tek  kere  ve  burada  geçmekte  ve münhasıran manevî bir yüklem taşımaktadır (bkz. MenârX,  322 vd.).  Bugün doğu ve merkezî Arabistan'da yaşayan ve modem şehir ve  kasabalardaki Arapların tersine Arapça  deyimleri son derece  aslına uygun bir düzeyde dillerinde yaşatan bede­viler ahlaken düşük,  sadakatsiz ve  güvenilmez kimseleri neces sıfatıyla nitelendirir­ler. Mescid-i Harâm, hiç kuşkusuz aslen Kâbe'dir, ama bir sonraki cümleden de an­laşılacağı  gibi,  dolaylı olarak bütün bir Mekke havalisini  işaret etmektedir.ESED

    )

13 Ekim 2024 Pazar

 Tevbe 27:

  • Ama bütün bunlardan sonra bile, Allah(cc) kendine yönelip tevbe edenin tevbesine karşılık verir. Zira, Allah(cc) çok esirgeyen, gerçek bağışlayıcıdır.

12 Ekim 2024 Cumartesi

 Tevbe 26:

  •  Daha sonra Allah(cc), Resul'une ve müminlere katından bir sukunet indirmiş, görmediğiniz güçlerle sizi takviye etmiş, ve hakkı inkarda direnenleri azaba uğratmıştı. Hakkı inkar edenlerin cezası da böyledir zaten!.

11 Ekim 2024 Cuma

 Tevbe 25:

  • Şu kesindir ki, Allah(cc) size bir çok savaşta yardım etmişti, Huneyn günü de..! O gün sayıca çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ama bu size fayda vermemişti. Olanca genişliğine rağmen dünya size dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak düşmana arka çevirip gerisin geriye kaçmıştınız!.

10 Ekim 2024 Perşembe

 Tevbe 24:

  •  De ki:' Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallarınız, kötüye gitmesinden kaygılandığınız ticaretiniz, hoşlandığınız konutlar, size Allah(cc)'tan ve Elçi'sinden ve Allah(cc) yolunda üstün çaba göstermekten daha sevimli geliyorsa, o zaman Allah(cc) buyruğu gerçekleşinceye kadar bekleyin!. Ve bilin ki, Allah(cc) fasık topluma hidayet etmez'.

 Tevbe 23:

  • Ey iman edenler, hakkın inkarı eğer gönüllerinde imandan daha çok yer tutuyorsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost ve yakın bilmeyin!. Çünkü içinizden kim onlarla dostluk kurarsa, bilin ki , onlar zalimlerin ta kendileridir.

9 Ekim 2024 Çarşamba

 Tevbe 20-22:

  •   İman edip de hicret edenler ve Allah(cc) yolunda mallarıyla ve canlarıyla üstün çaba gösterenler, rütbe bakımından Allah(cc) katında daha üstündür. Kurtuluşa erenler de işte onlardır. Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz ki, Allah(cc) katında büyük mükafat vardır.

8 Ekim 2024 Salı

 Tevbe 19:

  • Hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haramı onarıp gözetmeyi, Allah(cc)'a ve Ahiret Günü'ne inanıp, Allah(cc) yolunda üstün çaba göstermekle bir mi tutuyorsunuz? Allah(cc) katında bunlar eşit değildir!. Allah(cc), zulmeden bir topluluğa asla hidayet nasip etmez!.
    (
    ..haricî tezahürleriyle sadece  birtakım biçim ve kalıplara indirgenebilen yapıp-etmelere  kıyasla Allah'a  inanmanın ve  O'nun yolunda  cihad edip  ça­ba sarfetmenin daha üstün ve  önemli olduğu,  kısacası Allah'a karşı gerçek ve yü­rekten bağlılık ve teslimiyetin, törensel  eylemlerden önce  geldiği  hususudur. ESED

    )

7 Ekim 2024 Pazartesi

 Tevbe 18:

  •  Allah(cc)'ın mescidlerini ziyaret veya onarıp gözetmek, ancak Allah(cc)'a ve Ahiret gününe inanan, salatı ikame edip zekatı da yerine getiren ve Allah(cc)'tan başka kimseden korkup çekinmeyen kimselere nasip olur. Ve dolayısıyla, ancak böyleleri doğru yolda yürüyenler arasında olmayı umabilir.
    (
    Bir önceki ayet gibi, burada da vurgulanan, Allah(cc)'ın dinine hizmet, yardım ve onu ayakta tutmak, sadece gerçek mümin olup, Kuran'a sıkı sıkı bağlı ve takip eden, kendini geliştiren ve Allah(cc)'tan başkasından korkmayanlara nasiptir.
    )

6 Ekim 2024 Pazar

 Tevbe 17:

  •  Hakkı inkarlarına bizzat kendileri, tutum ve davranışları ile şahitlik edip dururken, Allah(cc)'ın mescidlerini ziyaret veya onarıp gözetmek müşriklerin yapacağı iş değil!. Onların bütün yaptıkları boşa gidecek kimselerdir. Cehennem ateşinde de kalıcıdırlar!.
    (
    Burada çeviriyi sadece Allah(cc)'ın mescidlerini ziyaret noktasına çekmek pek doğru değil gibi, esas vurgulanan konu, Allah(cc)'ın dinine hizmet, yardım ve onu ayakta tutmak!. Ancak böyle o mescidler imar olur! Yoksa içinde gerçek müminlerin olmadığı ve ibadet etmediği,  ama mükemmel imar edilmiş bir binanın pek anlamı yok gibi!
    )

5 Ekim 2024 Cumartesi

 Tevbe 16:

  • Yoksa siz, Allah(cc)'ın aranızdan, Allah(cc), O'nun peygamberi ve müminler dışında başka hiç bir kimseden bir yardım gözetmeksizin, O'nun yolunda her türlü çabayı gösterenleri ortaya çıkarmadan sizleri öylece bırakıvereceğini mi zannediyorsunuz? Oysa, Allah(cc) yaptığınız her şeyden haberdardır. 

4 Ekim 2024 Cuma

 Tevbe 14-15:

  • Onlarla savaşın ki, Allah(cc) sizin elinizle onları cezalandırsın, hor ve hakir kılsın, onlara karşı size yardım edip müminlerin gönüllerine ferahlık versin ve kalplerindeki öfkeyi dindirsin. (Sizinle mücadele eden müşrikler için de) Allah(cc) dilediğine (ve hak edene) merhametle yönelir ve bağışlar. Zira, Allah(cc) her şeyi bilendir, ve her hükmünde hikmet sahibidir.

3 Ekim 2024 Perşembe

 Tevbe 13:

  •  Ahidlerini ve yeminlerini bozup, Peygamberi vatanından sürmeye teşebbüs eden bir toplulukla savaşmayacak mısınız? Halbuki savaşı ilk başlatan da onlar olmuştu. Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer mümin iseniz , asıl çekinmeniz gereken Allah(cc)'tır.

2 Ekim 2024 Çarşamba

 Tevbe 12:

  •  Fakat anlaşma yaptıktan sonra sözlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, işte o zaman küfrün öncü timsalleri ile mücadele edin. Çünkü sözü/sebatı olmayan bu kişiler, hainliklerine belki bu sebeple son verirler.

1 Ekim 2024 Salı

 Tevbe 11:

  •  Fakat onlar tevbe eder, salatı ikame eder zekatı da yerine getirirse ( وَأَقَامُواْ الصَّلاَةَ وَآتَوُاْ الزَّكَاةَ ), artık onlar sizin din kardeşleriniz sayılır. İşte bilmek öğrenmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi böyle açık ve ayrıntılı olarak  açıklıyoruz.
    (
    Salatı ikame etmek ve zekatı yerine getirmek ile ilgili bakınız..
    )