- Evet, Allah(cc) nasıl kullarının ihtiyaçlarını gideriyor, rahmetiyle onları kuşatıyorsa, onlardan da, aynı şekilde ihtiyaç sahiplerine yardımı emrediyor, isteyeni geri çevirmemeyi emrediyor.
10. ayette geçen (السَّائِلَ) ve isteyen diye çevrilen kelimede de, bedeni ihtiyaç değil, bilgi ihtiyacı olduğu bir çok müfessir tarafından dile getirilmiş (a petitioner who is asking for knowledge).
28 Şubat 2019 Perşembe
Çalışma 6-11:
27 Şubat 2019 Çarşamba
Çalışma 2-5:
- Kuşluk vakti ve geceye, Allah(cc) yemin etmesi konusunda farklı bir çok güzel tefsirler yapılmış. Fakat, kuranda farklı yerlerde tekrar gece ve gündüz vb. 'e yemin edilmesi önemli olmalarından dolayı olsa gerek. Arapçada gün kavramı(gelip geçen zaman) genelde gece ile tarif edilir. Dolayısıyla gece, bir bakıma akıp giden zamanı da ifade eder. Sanırım zamanın önemine binaen, gece/gündüz, kuşluk/gece vb.'e yemin ediliyor. Zira herkesin en büyük sermayesi zaman, dolayısıyla en önemli de o. Allah(cc) yeminden sonra özelde peygamber efendimiz(sav), genelde de iman edenlere, onları bırakmadığını,onlara yapacakları güzel işler anlamında bir bakıma güvendiğini ve inandığını( ki, 3. ayetteki, وَدَّعَكَ bunu ifade eder; entrust ,to trust (somebody to take charge of something) ), ayrıca da, düşman, muhalif ve aykırı görmediğini (3. ayetteki,قَلَىٰ bunu ifade eder; hostile,inimical) belirtiyor. İşin sonunun, başından elbette daha iyi olacağını ve bunun daha hayırlı olduğu vurgulanıp, zamanı geldiğinde Allah(cc)'ın bahşettikleri ile kalplerin hoşnut olup razı olacakları da haber veriliyor.
26 Şubat 2019 Salı
Çalışma 1:
Duha süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Duha süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Kuşluk vaktine andolsun, |
| 2. | Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki, |
| 3. | Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da. |
| 4. | Muhakkak ki âhiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. |
| 5. | Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın. |
| 6. | Seni yetim bulup da barındırmadı mı? |
| 7. | Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi? |
| 8. | Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi? |
| 9. | Öyleyse sakın yetimi ezme! |
| 10. | Sakın isteyeni azarlama! |
| 11. | Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat. |
25 Şubat 2019 Pazartesi
--------------------------
Sonuç
Fecr süresi:
Sonuç
Fecr süresi:
- Ey insan!, Allah(cc) dışında hiç bir şey ile mutmain olamassın, boşuna çabalama. Allah(cc)'a varan yollar dışında her şeyin sonu hüsran.Bu dünyada Allah(cc), imtahan vesilesi olarak verecek de, alacak da. Bunların hiçbirisini kendinden bilme!. Allah(cc)'ın istediği gibi ol, yoksa ne sen O'ndan razı olursun(dünyayı yanlış yorumlayarak), ne de O senden razı olur, sonunda hüsran olur. Ey güzel Rabbim!, bizlerin de kalbini mutmain et, bizim gibi aciz, zayıf, basit kullarını zor imtahanlarla sınayıp, zaten az çalışan aklımızın şaşmasına izin verme. Amin!.
Çalışma 26:
- Önceki ayetlerde, Allah(cc) istemediği ve cezalandıracağı insan profilini gösterip, nasıl olmamamız gerektiğini anlatmış, şimdi ise, Bir son müjde vermektedir.
Ey iç huzura ermiş olan kişi! Rabbine, O'ndan hoşnut kalmış ve O'nu hoşnut etmiş olarak dön. Gir cennetime öteki sadık kullarımla birlikte.İç huzura etmiş(mutmain olmuş) kişi, Allah(cc)'ı hakkıyla tanımış, O'nun gönderdiği buyruklara bütün gönlü ile inanmış ve bunun gereğini yapmış (veya yapmaya çalışmış anlamı da vardır inşallah) kişidir.
Razi'ni ayet ile ilgili yorumu çok güzel:
1) Aklî kuvvet, sebepler zincirinde yükselmeye başladığında, her ne zaman zatı gereği "mümkin" bir sebebe varıp ulaştığında, akıl, bu sebebin başka bir sebebi olduğunu bilir, dolayısıyla burada durmaz, aksine herşeyden, daha üst şeye geçip tırmanmaya devam eder. Derken bu tırmanış, ihtiyaçların son bulduğu, zaruretlerin nihayete erdiği, zatı gereği vacibü´l-vücûd olan o yüce varlığa varıp dayanır. Binâenaleyh ihtiyaçlar o yüce varlığın katında sona erince, akıl da orada durur ve O´na yönelir ve artık O´ndan başkasına geçmez-yönelmez. Binâenaleyh akli kuvvet her ne zaman, mümkin varlıklardan birine dikkat etse ve ona yönelse, o şeyin yanında karar kılması imkansız olur. Fakat akıl, vacibü´l-vücûd´un celaline bakıp, herşeyin O´ndan olduğunu anladığında ise, bundan başkasına geçmesi imkansız olur. Böylece itminan´ın ancak vacibü´l-vücûd´un zikri ile elde edilebileceği sabit olur.
2) Kulun sınırsız ihtiyaçları vardır. Allah´ın dışındaki herşey, Allah´ın imdadı müstesna, bekası ve kuvveti sonlu şeylerdir. Sınırsız-sonsuz olan ise, sonlu ile kuşatılamaz. Binâenaleyh kulun sınırsız ihtiyaçları karşısında, itminanın-istikrarın olabilmesi için, ancak Allah´ın sonsuz kemalinin bulunması gerekir. Böylece marifetullahı, Allah´dan başka bir maksad ile tercih eden hiçbir kimsenin mutmain olamayacağı; onun nefsinin de, nefs-i mutmainne olamayacağı; ama marifetullah´ı, başka şey için değil, ancak O´nun için isteyenin nefsinin ise, "nefs-i mutmainne" olacağı sabit olur. Böyle olan herkesin ünsiyeti Allah Sübhanehû ve Teâlâ ile, arzusu, Allah´a yönelik; bekası yine Allah ile, sözü Allah ile beraber olmuş olur. İşte bu sebeple de böylesi canlara, dünyadan ayrılırken, "Sen O´ndan razı, O, senden razı olarak dön Rabbine" denilir. Bu, insanın, ancak ilahi tefekkür kuvveti açısından veya tecrid ve tefridde (yani insanlardan uzak, tek başına olmada) kamil olduğunda faydalanabileceği bir sözdür
24 Şubat 2019 Pazar
Çalışma 21-26:
- Önceki ayetlerde sadece dünya hayatını dikkate alarak yaşayan, Allah(cc)'a kulluk hususunda geri duran ve aşırı giden insan profilinden bahsedildi. Gün gelip bu dünya hayatı, dramatik bir şekilde bittiğinde, herkes açık bir şekilde Allah(cc)'ın azametini görecek, yaptıklarını hatırlayıp bunun karşılığı göreceği cezayı da anlayınca, derin bir pişmanlık duyacak ama bunun hiç bir faydası olmayacak, zira o insan, gerçek sonsuz mutlu hayatı kazanmak için bu dünyada hiç bir iyi amel yapmadı ve Allah(cc)'ın rızasını kazanma yolunda çaba sarfetmedi. İşte o gün Allah(cc)'ın bu aşırı gidenlere yapacağını kimse yapamaz. O'nun çektireceği azabı kimse çektiremez. Daha öndeki geçen Müzzemmil süresindeki 12. ve 13. ayetleri hatırlarsak;
Müzzemmil 12-13: Çünkü bizim yanımızda bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.(diyanet çevirisi)
Bu ayetlere Razi'nin kattığı yorum;Bil ki bu dört mertebeyi (sayılan dört şeyi), ruhi cezalar manasına hamletmek de mümkündür. Buna göre, "enkal" (bukağılar - zincirler - kelepçeler), nefsin, bedeni lezzetler ve cismani bağlarda zincirli kalmaya devam etmesinden ibarettir. Çünkü nefis dünyada bu sevgi ve rağbet melekesini kazanıp, beden uzaklaşır, kazanma vasıtaları artık batıl olduğu - işe yaramadığı için, inlemesi artar.
Böylece bu, sanki ruh ve safa alemine kaçıp kurtulmasına mani bağlar ve kelepçeler gibi olur. Sonra bu ruhi bağlardan, ruhi bir ateş doğar. Çünkü bedeni hallere olan şiddetli arzusu ve bunlara ulaşma imkanı bulamaması, birşeyi elde etmeye son derece arzu duyan ama onu elde edemeyen kimsenin, bundan dolayı kalbinin yanması gibi, bu kimsede şiddetli bir ruhi yangına sebebiyet verir. İşte bu, "Cahim (yakıcı ateş)"rir.. Sonra o, mahrumiyyet yiyeceğini ve ayrılık elemini yudumlar. İşte, "Boğazda takınıp kalan bir yiyecek"den murad budur. Sonra o, bu haller yüzünden, Allah´ın nurunun tecellisinden ve mukaddes (yüce) kimseler zincirine dahil olmaktan mahrum olmaya devam eder. İşte, "elem verici bir azab "dan murad da budur. Bu ifadenin, "azaben elimen" şeklinde nekire oluşu, bu azabın, geçenlerden daha şiddetli ve daha mükemmel olduğuna delalet eder.
Bil ki ben, bu ayetlerden muradın sadece söylediğim bu mana olduğunu söylemiyorum.
23 Şubat 2019 Cumartesi
Çalışma 15-20:
- Allah(cc)'ın bol bol nimetlerini birine vermesi veya ona sıkıntılar vermesi, o kişinin Allah(cc) yakın olduğu veya O'nun sevmediği bir kulu olduğunu göstermez. İnsan, vermeyi veya almayı yanlış yorumlayabilir, ama temelde Allah(cc)'ın bir kuluna bol bol ikram etmesi de, verdiklerini alması da birer imtahandır. Kula yakışan bunu böyle görmektir. Allah(cc) katında dünyanın çöp kadar değeri yoktur ve Allah(cc) çöpü sevdiği kullarına ödül veya hediye olarak vermeyeceğine göre, dünyalık verilen de, alınanda hepsi imtahan vesilesidir. Allah(cc) verinde, bunu bir onur vesilesi olark gören veya alınca bunu da bir zillet,aşağılanma gibi gören insanoğlu yanılıyor, ama bundan çok daha beteri ise onun yapıp ettiği fiileri, yani, kendisi Allah(cc)'dan ikram etmesini beklerken, yetimleri ve yoksulları koruyup, kollamak,gözetmek ve onların sıkıntılarına derman olmaya çalışma konusunda çalışmaya pek gönüllü olmayan insan.Bu profil, Allah(cc)'ın daha da hoşuna gitmeyen bir profil. bir Kişi Allah(cc) kendisine nasıl ikramda bulunuyor nimetleri ile donatıyorsa, kişi de aynı şekilde yetimleri, yoksulları ve ihtiyaç sahiplerini koruyup, kollamak ve gözetmek zorundadır. Ama, o bunu yapmaz, veya başkasını da teşvik etmez, ayrıca harama helale bakmadan emeksiz kazanılan herşeye tamah eder. Esas sıkıntı budur. Sebep? mal,mülk ve benzeri dünyalık nimetlere olan aşırı sevgi ve bağlılık.
20 ayetteki ( وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا) j-m-m genelde aşırılığı ifade etmesini yanında, biriktirmeyi de (state of being ample, abundance ; excess (of a brimful measure) ; great number ; large quantity ; muchness ) ifade eder.
Yani temelde sorun; insanın mal,mülk gibi dünyalıklara aşırı sevgi ve onları biriktirmeye karşı duyduğu aşırı bağlılıktır.
22 Şubat 2019 Cuma
Çalışma 6-14:
- Allah(cc) her an ve koşulda insanı gören,bilen,işitendir. Aynı geçmiş toplumlarda olduğu gibi, onlar dan bazıları, Allah(cc) görmezden geldiler ve karşılığını çok sert gördüler. Ad,Semud ve Firavun'un helak edilişleri örnek olarak veriliyor. Allah(cc) yokmuş gibi davranarak insanın eline bir şey geçmiyor, helakından başka. Bu toplumların ortak davranış tarzı ne? Azgınlık ve bozgunculuk.
21 Şubat 2019 Perşembe
Çalışma 2-5:
- Yeminle başlayan bu sürede, Allah(cc) insanoğlu açısından çok önemli olan/olması gereken konulara yemin ederek devamındaki konuların önemine dikkatimizi çekmek istiyor.
Karanlığın ardından gelen sabah ne kadar önemli? Hiç sabah olmasaydı, o karanlık bizi nasıl sıkardı acaba? Sabah, yeniden taze bir başlangıca da işaret olması üzere, karanlığın sıktığı insanın özlemle beklediği bir şey.
On gece için yapılan bir çok yorum var; Kadir gecesini de içinde barındıran Ramazanın son 10 gecesi, ya da Muharrem ayının ilk on gecesi gibi.. Ama nihayetinde, insanoğluna önemli bir on gece olduğu kesin. Kuranın inmeye başladığı Ramazanın son on gecesinin kasdedilme olasılığı daha yüksek gibi.
Çift ve Tek kavramı, Her şeyin çift yaratılmış oluşu ve yaratan Allah(cc) tek oluşunu ifade ediyor olabilir. Razi , bu konuda çok değişik ve enteresan yorumlar yapmış ve sonunda; Bil ki zahirin delatet ettiği şey, "şef " ile "vetr"in (çift ile tek)in, Allah´ın kendileri ile yemin ettiği kıymetli iki şey olduklarıdır. Bahsettiğimiz bütün bu hususların kastedilmiş olması ihtimal dahilindedir. Ayetin zahirinde, bunlardan özellikle birisinin kastedildiğine, herhangi bir emare yoktur. Şimdi bu hususta, Resûlüllah (s.a.s)´den gelen bir haber varsa, yahut ehl-i te´vilin (tefsirin) bir icmâı varsa, kastedilenin o olduğuna hükmedilir. Yok eğer böyle birşey yoksa, bu hususta söylenecek söz kesin olmaz, bir muhtemel mana olur. Herhangi birisi çıkıp, "Ben, ayetteki bu ifade ile, yapılan bütün bu izahların kastedildiğini; zira eş-şef´ ve el-vetr kelimelerinin başındaki elif lâm´ın umumilik ifade ettiğini söyleyebilirim" der.
Kendi yolunda akıp giden ve sabaha ulaşmak zorunda olan gece (ki, her karanlık ve cehaletin de bir gün aydınlığa ulaşmasını da temsil edebilir)
Bu önemli kavramlara Allah(cc) yemin ediyor ki, devamında vurgulanacak konular çok önemli.Ve bu yenim edilen konular düşünen insan (لِّذِي حِجْرٍ h-c-r , taş gibi sağlam (concrete), veya insanı zaralı bir şeyi yapmaktan alıkoyan akıl (the intellect that prevents man (from doing something harmful). ) anlamları var ) için önemli.
Çalışma 1:
Fecr süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Fecr süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Tan yerinin ağarmasına andolsun, |
| 2. | On geceye andolsun, |
| 3. | Çifte ve teke andolsun, |
| 4. | Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır). |
| 5. | Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır. |
| 6, 7, 8, 9, 10. | (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi? |
| 11, 12. | Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi. |
| 13. | Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı. |
| 14. | Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir. |
| 15. | İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der. |
| 16. | Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der. |
| 17. | Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. |
| 18. | Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. |
| 19. | Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz. |
| 20. | Malı da pek çok seviyorsunuz. |
| 21. | Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman, |
| 22, 23. | Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!? |
| 24. | "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der. |
| 25. | Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez. |
| 26. | Onun vuracağı bağı kimse vuramaz. |
| 27. | (Allah şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!" |
| 28. | "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" |
| 29. | "(İyi) kullarımın arasına gir." |
| 30. | "Cennetime gir." |
20 Şubat 2019 Çarşamba
--------------------------
Sonuç
Leyl süresi:
Sonuç
Leyl süresi:
- Allah(cc), inanan ve sorumluluk bilinciyle davranan ve inanmayan ve azgın olmak üzere iki insan prototipini bizlere gösterip, yol göstericinin Kendisi olduğunu, niyeti olanın bu yol göstericilikle, doğru yolda ve mutlu sona ulaştıran yolda yürüyeceğini, inanmanın en temel kanıtlarından birinin de verme (infak) olduğunu, Allah(cc) rızası için, Allah(cc)'a güvenenin gönülden vereceğini, bunun da o insanı arındırıp mutlu sona ulaştıracağını bizlere vahyediyor. Neticede, başkaları için harcama, Allah(cc)'a ve Ahirete imanın ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olmanın göstergesidir. Bu harcama bir yok oluş, bitiş değil, aksine bir arınma ve daha güzeline ulaşmadır. Öyleya, Allah(cc) daha güzelini vermek istemese ne diye alsın?
Çalışma 12-21:
- Önceki ayetlerde iki grup insan profili verildi, temelde iyi ve kötü insan. Şimdi ise, Allah(cc) insana iyi ve güzele nasıl ulaşacağını O'nun gösterdiğini belirtiyor. Çünkü herşeyin sahibi O. Bu dünya hayatımızın bir devamı olan ahiret hayatı da, herşey Allah(cc)'ın. Uyarıyı alıp, sorumluluk bilinciyle davranan ve imanın en temel kanıtlarından biri olan Allah(cc) rızası için vermeyi gönülden yapan mutlu sona erecek, ateşten uzak olacaktır. Herşeyin Allah(cc)'ın olduğuna inanan ve ona güvenen, O'nun verdiğini gönülden verir. Ancak, inanmayan ve güvenmeyen, (ne olur ne olmaz, tekrar vermez belki, hazır vermişken elimde tutayım,biriktireyim endişesi ve düşüncesiyle..) vermez.
19 Şubat 2019 Salı
Çalışma 8-11:
- Birinci grup insan, iyi ve Allah(cc)'ın rızasını kazanmak için, malını ve imkanlarını harcayan ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan bir karakterdi. Burada ise onun tersi, cimri ve kendi kendine yeter hisseden insan profilinden bahsediliyor ve bu tiplerin cehenneme giden yolunu Allah(cc)'ın kolaylaştıracağı söyleniyor. O dünyada biriktirip yığdığı malı da hiç bir fayda sağlamayacak.Razi'nin belirttiği gibi; Böylece Cenâb-ı Hak, insana orada fayda verecek şeyin, dünyada yaptığı iyi amelleri ile, malından verdiği hayır ve hasenatı olduğunu; yoksa varislerine bıraktığı mallar olmadığını haber veriyor.
18 Şubat 2019 Pazartesi
Çalışma 2-7:
- Aynı Allah(cc)'ın gece ile gündüzü, erkek ile dişiyi yaratması gibi, insanlarda çeşit çeşit; iyisi de var kötüsü de.Allah(cc)'ın ona nasip ettiği imkanları Allah(cc) yolunda O'nun rızası için harcayan ve O'na karşı sorumluluk bilincinde olan ve de nihai güzelliğin gerçekliğine inanan insanın yolunu, Allah(cc) kolaylaştıracaktır.
Çalışma 1:
Leyl süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Leyl süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | (Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun, |
| 2. | Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun, |
| 3. | Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki, |
| 4. | Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir. |
| 5, 6, 7. | Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. |
| 8, 9, 10. | Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa biz de onu en zor olana kolayca iletiriz. |
| 11. | Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez. |
| 12. | Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir. |
| 13. | Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir. |
| 14. | Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım. |
| 15, 16. | O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer. |
| 17, 18. | Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır. |
| 19, 20. | O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar). |
| 21. | Elbette kendisi de hoşnut olacaktır. |
--------------------------
Sonuç
A'la süresi:
Sonuç
A'la süresi:
- Yücelikte eşsiz olan Allah(cc)'ın adı ile hareket etmek gerekiyor. Her işte, Allah(cc)'ın adıyla başlama bir bakıma bu. Allah(cc) insana O'na ulaşan yolları kolaylaştırıyor ve o yolda insana rehberlik ediyor, yolunu kolaylaştırıyor, yeterki insanın niyeti olsun. Ama bu rehberliğe karşı direnenlerin de sonunun cehennem olduğu hatırlatılıyor. Allah(cc)'ı her zaman hatırında tutan ve O'na kulluk etmede çaba sarfeden ise kurtuluşa erer. Bu insanlık tarihi boyunca Allah(cc) 'ın insanlara indirdiği her dinde böyle olmuştur.
17 Şubat 2019 Pazar
Çalışma 14-19:
- Bu dünya hayatında, Allah(cc)'ı her zaman hatırında tutan ve ona kulluk yapma yolunda çabalayan, kurtuluşa erer ve daha kalıcı ve iyi olan ahiret hayatını da kazanır. Ama tabiki, bir çok insan da, peşinci yaklaşım ile, bu dünya hayatını tercih edecek ve ona göre davranarak daha önceki ayetlerde anlatılan sona (cehenneme) ulaşacaktır. Bütün bu uyarılar geçmiş vahiylerde de verilmiş, mesela Musa(as) ile İbrahim(as) gibi.
- 15. ayetteki ( وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّىٰ) salla nın anlamı genelde namaz kılmak olarak çevriliyor, ama bu kelime kurandaki çok anlamlı kelimelrden belki de en önemlisi. Salat'ı sadece namaza indirgemek ne kadar doğru bilmiyorum ama, mesela, Lughat-ul-Quran da çok güzel açıklamlar var bu kelime ile ilgili. Gerekçelerini sıraladıktan sonra, salla kelimesi hakkında; öndeki lideri ve kazananı takip eden, adeta ona dokunacak mesafede olan ( .. Thus “یّٰلَص” (salla) means for someone to follow a winner or leader in such a fashion that he is almost touching the leader in front.)
Devamındaki açıklama ise daha da güzel:
..
These explanations make the meaning of “ٰصلوة” (salaah) clear, but first a preamble must be borne in mind. What is the connection between Allah and his creation with a free will i.e. the man? Allah is the name of that personality (Self) which has the attributes which are the most complete, most consolidated, most lofty and most beautiful. He has granted personality (self) to every human being as well, and called it “روحنا” (rouhana) i.e. Divine Energy which gives the ability of freedom to choose. See heading “Rooh” for more details. This human self is limited and lower in stature as against Allah’s. For developing its self it has to keep the personality of Allah (i.e. His attributes) before it as an ideal self. We cannot understand anything about Allah Himself (and there is no need for this as well), but the attributes He has described about Himself in the Quran, if reflected upon by us, provide a model for developing our personality. The Quran has described these attributes of Allah as “اسماء ٰالحسنی” (asmaa’al husna), that is, extremely righteous and infinitely traits. Therefore it is incumbent upon man to keep these traits before him as beacons and to follow them as explained with full commitment to achieve the results as mentioned in the Quran.
16 Şubat 2019 Cumartesi
Çalışma 6-13:
- Her şeye hakim, gizliyi de , açığı da bilen Allah(cc), insanoğluna ihtiyaç duyduğu herşeyi vahiyle öğretmiş veya fıtraten vermiştir. Bu sayede de onun nihai amacına(Allah rızası) ulaşmasında izlediği yolu kolaylaştırmıştır. Allah(cc) böyle yolu kolaylaştırmış iken, Allah(cc)'dan korkmayan ve saygı duymayan, bu büyük nimetten ve lütuftan yararlanmaz. Böylelerine öğüt vermekte ısrar etmek gereksizdir, çünkü öğrenmenin ana şartlarından biri de, ilk önce istemek ve niyetli olmaktır. Böylelerinin varacağı yer cehennem ateşidir ve orada ne ölüp yok olacaklar ne de insana yakışır gibi yaşayacaklardır.
15 Şubat 2019 Cuma
Çalışma 2-5:
- Yüce Rabbimizin adını tesbih etmekten kasıt nedir acaba? Sadece, anma ve genelde tesbihat dediğimiz ibadet mi?
1. ayette geçen ( سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى) سبح fiilinin sözlüklerde enteresan anlamları var. Güzel ve istikrarlı yüzme (swimming, örneğin: هل سبح جميع السباحين بسرعة ثابتة ؟ anlamı: bütün yüzücüler sabit hızda yüzdümü?), havada uçma (levitate), bir sıvının üstünde batmadan yüzmek veya durmak (rest or move or cause to rest or move on the surface of a liquid with out sinking ), gibi anlamları var. Lughat-ul-Quran'da , Ibn Faris 'in kelime ile ilgili verdiği açıklama daha da enteresan; bir çeşit takip etme (a kind of pursuit), bir hedefe ulaşmak için maximum enerjiyle ve sürekli çabalama (to strive very hard with utmost effort to achieve a goal, to strive with the maximum strength, to make sustained and continuous effort.)
Dolayısıyla, bu fiil, Allah(cc)'ın insan için belirlediği hedef için çaba göstermek ,ona ulaşmak için hareket etmek,o yönde bıkmadan usanmadan maximun enerji ile sürekli gayret göstermek, uğraşmak anlamına geliyor sanırım. Yüce Rabbimizin adıyla bıkmadan, usanmadan çaba göstermek ve hareket etmek gerekiyor. Allah(cc) yücelikte neden eşi benzeri olmadığını da takip eden ayetlerde veriyor; O ki her şeyi en mükemmel şekilde yarattı, ihtiyacı olan her türlü donanımı verdi, ve onu hedefine ulaştıracak istikamete de yöneltti. Tabi, hayatı yarattığı gibi, ölümü de yarattı, ki her şeyin bir sonu var.
Çalışma 1:
Ala süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Ala süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Yüce Rabbinin adını tespih et. |
| 2. | O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır. |
| 3. | O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir. |
| 4, 5. | O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çörçöpe çevirendir. |
| 6. | Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın. |
| 7. | Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de. |
| 8. | Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz. |
| 9. | O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver. |
| 10. | Allah'a karşı derin saygı duyarak ondan korkan öğüt alacaktır. |
| 11, 12. | En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır. |
| 13. | Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar. |
| 14, 15. | Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. |
| 16. | Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. |
| 17. | Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir. |
| 18, 19. | Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır. |
14 Şubat 2019 Perşembe
--------------------------
Sonuç
Tekvir süresi:
Sonuç
Tekvir süresi:
- Genel itibari ile, Kıyamet ve hesap günü üzerinde durularak onun şiddeti ve insanın o gün karşılaşacağı olaylar dile getirilip, tekrar ana konuya dönülüyor; Kuran. Allah(cc) diliyor ki, insanlar Kuran'da yapılan öğüt ve uyarıları dikkate alsınlar ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davransınlar.
13 Şubat 2019 Çarşamba
Çalışma 26-29:
- Önceki ayetlerde, kuran'ın kimden ve ne şekilde indirildiği ile ilgili net söylemin, ardından, daha önce iniş sırasındaki diğer sürelerde de geçtiği gibi, Kuran nedir meselesine geri dönülüyor, ve aklı başında olan her insan bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey olmadığı, ama bununda yine muhatabın dilemesine ve istemesine bağlı oldugu vurgulanıyor. Ki, Allah(cc) de, insanın bunu dilemesini istemiştir , ve dileyenler, Kuran'dan öğüt ve uyarı alırlar.
12 Şubat 2019 Salı
Çalışma 10-14:
- Kıyamet sahnesinin bir bakıma bu ikinci bölümünde, ilk bölümdeki fiziksel olayları takiben, insana olacaklar anlatılıyor.
- İnsana kendi amel defteri önüne açılacak, kendi yapıp ettikleri ortaya serilecek, ki bu amel defteri, öldüğünde dürülüp kapatılmıştı.
- Bu dünyanın üzerindeki sema örtüsü bir bakıma kaldırılacak.
11. ayetteki ( وَإِذَا السَّمَاءُ كُشِطَتْ) kuşitat anlam itibari ile bir örtüyü veya örten şeyi kaldırmak, hayvanın derisini yüzüp çıkarmak (remove, take off - the covering or skin of an animal,rubbing off ; scraping off ; scratching off ) gibi anlamları var. - İnsanlar cehennemi net görecekler
- Cennette, hak edenlerin önüne getirilip, gösterilecek (bir bakıma onlara sunulacak)
- Herkes anlayacak, ne yaptığını ve neyi hakkettiğini (bir bakıma herkes kendi ön muhasebesini yapıp, akibetini anlayacak)
11 Şubat 2019 Pazartesi
Çalışma 2-9:
- Kıyamet esnasında meydana gelecek olayları en çarpıcı şekilde sıralayan bu süreler, insana O saatin dehşetini hissetmeleri için ard arda sıralanıyor. Hiç olmayacakmış gibi gelen bu konu, en dramatik şekilde gerçekleşecek, insanlara en değer verdikleri şeyleri terkettirecek şiddette olacaktır. O günde, bütün hayvanlar bile bir araya getirilip, herkese hakkı verildiğine göre, sorumluluk sahibi insana ne olacak varın siz düşünün. Vahşi hayvanlar bile, korku ile bir araya gelip, birbirlerine dahi ilişmeden, birbirinden medet umarken, sorumluluk sahibi insana ne olacak siz düşünün. Sonuçta, O gün en büyük zorluk insanı bekliyor. Cansız nesneler ve sorumsuz canlılar bu kadar dehşete kapılıp perişan oluyorsa, sorumlu ve günahkar insan ne olur acaba?
Çalışma 1:
Tekvir süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Tekvir süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Güneş, dürüldüğü zaman, |
| 2. | Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman, |
| 3. | Dağlar, yürütüldüğü zaman, |
| 4. | Gebe develer salıverildiği zaman. |
| 5. | Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman, |
| 6. | Denizler kaynatıldığı zaman, |
| 7. | Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman. |
| 8, 9. | Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, |
| 10. | Amel defterleri açıldığı zaman, |
| 11. | Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman, |
| 12. | Cehennem alevlendirildiği zaman, |
| 13. | Cennet yaklaştırıldığı zaman, |
| 14. | Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir. |
| 15, 16. | Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara, |
| 17. | Andolsun, yöneldiği zaman geceye, |
| 18. | Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki, |
| 19, 20, 21. | O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve arşın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür. |
| 22. | (Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir. |
| 23. | Andolsun o, Cebrâil'i apaçık ufukta gördü. |
| 24. | O, gayb hakkında cimri değildir. |
| 25. | Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. |
| 26. | (Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz? |
| 27, 28. | O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür. |
| 29. | Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. |
10 Şubat 2019 Pazar
--------------------------
Sonuç
Tebbet süresi:
Sonuç
Tebbet süresi:
- Ebu leheb'in şahsında, bütün din düşmanlarının başına gelecek özetleniyor. 1. ayetteki (يَدَا) elleri kelimesi, sanırım imkanları anlamında kullanılmış. 2. ayette de zaten detay var, yani daha önceden kazandığı ve biriktirdiği malı ile kazancını ifade eden, devam eden ticareti. Sonu cehennem, ve Ebu leheb'in karısı şahsında dile getirilen, yardımcıları ve yandaşları da, böylesi din düşmanlarının, yandaşları ve yardımcıları ile beraber cehemmene gireceklerini ve orada da birbirlerine yardım edeceklerini belirtiyor. Dünyada, bu yandaş ve yardımcılar nasıl, Ebu leheb'lerin zincirli köleleri gibi iseler, cehennemde de aynı şekilde zincirlere vurulmuş olarak bulunacaklar.
9 Şubat 2019 Cumartesi
--------------------------
Sonuç
Fatiha süresi:
Sonuç
Fatiha süresi:
- Fatiha süresi ile ilgili yapılan bir çok tefsir de çok güzel açıklamalar var, ama bu süre, iniş sırası ve ondan önce inen 4 süre içerik ve konuları dikkate alınarak, bana göre tam bir sözleşme metni. Yıllar önce büyük bir firma ile yaptığım bir çalışmada başıma gelen olayların ilerleme silsilesine çok benziyor. Şöyle ki; o firma öncelikle belli bir süre, beni o işi yapabilmem için gerekli alt yapı için yapmam gerekenleri bana dikte ederek işe başladı, biraz teşvik biraz uyarı vb ile bir süre beni adeta hazırladı, sonra da bana bir sözleşme imzalattılar , sonra da o agır iş, ama bir o kadar da getirisi olan işe başladık.
- İlk dört sürede Allah(cc), muhatabı, üstleneceği görev için gerekecek alt yapı için, neyi nasıl ögreneceği, nasıl yapacağı ve davranacağını söylüyor. Sonra da , bir bakıma Allah(cc) ile kulu arasındaki bu iki maddelik sözleşmeyi sunuyor önüne ve 'Amin' dedirterek te, imza attırtıyor altına.
- Sözleşmenin tarafları
- Her türlü övgüye layık olan Allah(cc), bütün alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Hesap gününün sahibi
- Kendilerine nimet verilen,gazaba uğramayan ve sapıtmayan Kullar
- Sözleşmenin maddeleri
- Kul, yanlız Allah(cc)'a kulluk edecek, ve yanlız ondan yardım dileyecek.(Kulun yapacağı)
- Allah(cc), kulunu doğru yola iletecek (Allah(cc)'ın yapacağı )
- Sözleşmeyi imzalayanlar
- Başta 'Bismillah' ile mührünü vuran Allah(cc).
- Sonda, 'Amin' diyerek imzasını atan Kul
Allah(cc), her namazda okunmasındaki, en çok okuduğumuz belki de Kuran süresi olmasındaki espiri de bu bence. Sürekli yaptığımız sözleşme hatırlatılıyor, 'Kul, yanlız Allah(cc)'a kulluk edilecek, ondan yardım bekleyecek, Allah(cc) de kulunun doğru yola iletecek', sözleşme bu. Kul sözleşmedeki taahhüdünü yerine getirmekle mükellef. Kulun, bu sözleşmeyi ciddiye aldığını ve çaba gösterdiğini gören Allah(cc) de, kulunu sürekli kollayıp gözetecek, doğru yoldan çıkmaması için ona rehberlik edecek.
Bana göre, Fatiha süresi, Kul ile Allah(cc) arasında bir sözleşme akdidir(fıtrat sözleşmesi diyebilir miyiz?) ve bundan dolayı da sürekli hatırda tutmamız için, her namazda, her dua da vb. sürekli tekrarlıyoruz. Ne dersiniz?
8 Şubat 2019 Cuma
Çalışma 1:
Fatiha süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Fatiha süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Bismillahirrahmânirrahîm |
| 2, 3, 4. | Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur. |
| 5. | (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. |
| 6, 7. | Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. |
7 Şubat 2019 Perşembe
--------------------------
Sonuç
Müddessir süresi:
Sonuç
Müddessir süresi:
- İniş sırasına göre , süreleri kısaca bir özetlersek;
- Alak süresi, temelde muhataba, kendini donatması, bilgi alt yapısını oluşturması ve bunu da başkalarına aktarması üzerine mesajlar içeriyordu.
- Devamındaki Kalem süresi de, kimlerden uzak durulması gerektiği, her işte Allah(cc)'ın da mudahil olduğunu düşünerek davranmak gerektiği, insana verilen görevden kaçmanın mümkün olmadığı vurgulandı.
- Sonraki Müzzemmil süresinde ise;muhatabın kendisini nasıl donatacağı, ahlaki ölçülerde davranış stili nasıl olacağı vurgulanıyordu.
Müddessir süresinde ise; muhataba görev şuuru veriliyor. Ne yapması gerektiği,ne yapmaması gerektiği ve nasıl yapması gerektiği şuuru kazandırılıyor.
Temel olarak;
- Her şeyde ihlas gözeterek davran. Allah(cc) emretti ve karşılığını O verecek.
- Kulluğunu elinden geldiğince eksiksiz yapmaya bak.
- İnfak et, Allah(cc) sana ihsanda bulunup verdiği gibi , sen de başkalarına ver.
- Boş işlerle uğraşma, Batıla dalanlarla beraber olma, kimle berabersin dikkat et. Allah(cc) yolunda mucadele edenlerle beraber ol olacaksan.
- Her yapıp edilenin faturası muhakkak ödettirilecek, unutma.
- Kimse sana torpil geçemez, senin günahını üstlenmez,sen kendi yapıp ettiklerinin sonucunu göreceksin.
- Allah(cc) uyarılarını hesaba kat, onları görmezden gelmenin, ürküp, sağa sola kaçışan yaban eşşekleri gibi ondan kaçmanın bir faydası olmaz.
- Birine saygı duyup, bir şey bekleyeceksen, bir şey umacaksan, O, Allah(cc) olsun. Buna tek layık O.
Kısacası işlediğimiz ilk dört sürede, bir bakıma, Allah(cc)'ın istediği insani temel altyapının oluşturulması ve bunun aşamaları verilmiş sanırım, siz ne dersiniz?
6 Şubat 2019 Çarşamba
Çalışma 48-56:
- Evet, bu inkarcı ve inatçı kişilere, hesap günü kimsenin faydası olmayacak, o beraber oldukları yandaşları da dahil. Bu Kuran'ın bir ögüt ve uyarı olduğu söylenmişti, bundan yüz çevirmekle ellerine ne geçer ki? Neyi başarırlar? Aslandan ürküp kaçan eşşek gibi, Allah(cc)'ın mesajından kaçıyorlar. Bir de öyle gururları var ki, 'madem Allah(cc) mesaj yollamış, kişiye özel herbirine ayrı ayrı mesaj gönderseydi ya' derler. Tabi asıl mesele, onlar bir gün gelip (hesap günü) yapıp ettiklerinin faturasının kendilerine ödetileceğini düşünmüyorlar. Kendileri bilir! Bu Kuran net,açık bir ögüt ve uyarıdır, dileyen ondan nasibini alsın. Allah(cc) yarattığı kullarının Ondan nasiplenmesini istemiştir. Ama bu kulun iradesine bırakılmıştır. Sonuçta; Saygı duyulup cezasından sakınılmaya layık olan da, günahları bağışlama şanına yaraşan da Allah(cc)'dır. Bu kadar engin bir merhamet ve mağfiret kaynağı Allah(cc)'ın mesajına sır dönmek nasıl olur? Akıl işi değil!
Çalışma 38-47:
- Her insan kendi akibetini belirleyecek, dünyada yaptığı kötü amellerinin rehini olarak, ahirette tutulacak ve yapıp etttiklerinin bedeli ödettirilecektir. Ama, dürüst ve erdemli olan müminler başka, onlar cennette. Ve, hep birlikte, o cehennemliklere soracaklar (bir hayret etme de var burada, cehenneme girmek için gerçekten çok çalışmak gerekiyor!): Siz nasıl oldu da, gerçek yüzünüzü gösteren bu cehenneme girdiğiniz? Nasıl başardınız bunu?!!!
Orada yalan yok artık, onlar da yeni öğrendikleri gerçeği söyleyecekler:- Biz Allah(cc)'a kulluk etmezdik(namaz vb ibadetlerle)
- İnfak etmezdik, kimseye bir şey koklatmazdık,Allah(cc)'ın bize verdiklerinden
- Biz günaha dalıp gidenlerle beraber olurduk (yani, biz doğru,dürüst,Allah(cc) yolunda mücadele edenlerle beraber olmazdık, hatta, onlara engel olmaya da çalışırdık, yani beraber olduğun insanı da iyi seç!)
- Hesap gününü de yalanlardık ( yani yapıp ettiklerimizin faturasını bir gün ödeteceklerine de inanmazdık, herkesin yaptığı yanına kar kalır sanırdık)
- Ölüm bizi yakalayıncaya kadar da hep böyle kaldık (Yani düzelmeye hiç niyetimiz olmadı,hep böyle devam eder sandık!)
Çalışma 32-37:
- Allah(cc), devamında aya yeminle başlıyor. Bu iniş sırasında ilk yemin. Sonra gece, sonra da ağaran sabaha. Sanki bu dünya da gece karanlığı gibi, bazılarına bazı şeylerin görünmediği gibi, ama, gün ağarmaya başladığında her şey ayan-beyan ortaya çıkacak,herkes yaptığının/yapmadığının sonucunu görecek.
5 Şubat 2019 Salı
Çalışma 26-31:
- Evet, mesajı yalanlayanlar ve çürütmek için uğraşanlara Allah(cc) ne yapacak? Cehenneme atacak, ki o cehennem atılanı yiyip bitiriyor, deriler ve etler yeniden yaratılıyor, yeniden aynı azab. Cehennem ne işe yarayacak? 29 .ayette (لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ) , cehennem insana bir ayna olacak , ona neyi yanlış yaptığını ve kendine ne zarar verdiğini gösteren bir ayna. لوح kelimesi (لاح ) laha kökünden geliyor ve sözlüklerde görünür olmak (to become visible, show, loom, emerge) anlamı var.
- 30. ayetteki (Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır. ) 19 ile ilgili tefsircilerin değişik görüşleri var, Razi, bu rakamın insanın nihai akibetini belirleyici 19 melekenin olduğunu söyler ve bu melekeleri sıralar. Doğrusunu Allah(cc) bilir. Tabii, bu rakamın aslında aynı zamanda bir imtihan vesilesi olduğunu devamında ayette,Allah(cc) belirtiyor. Nihayetinde de, özetle, Kuran bir ögüt ve uyarıdan başka bir şey değildir.
Çalışma 18-25:
- Allah(cc)'ın mesajı inkarda inat eden birine ulaştığında, muhakkak etkiliyordur, nihayetinde Allah(cc) mesajı. Ama, katı inad yüzünden, etkilenseler bile(yüz mimikleri bunu gösteriyor, kaş çatma vb..), tekrar tekrar bakarlar düşünürler acaba ne desek, nasıl bir karşı tez sunsak diye. Sonunda da, ilk inkarcı muhatapların dediği gibi 'eskilerin masalları' veya sihir derler. Yani ,aslında, etkileniyorlar, ama, inad onlara mazeret bulduruyor.Bu yaptıkları ile sadece kendilerine zarar veriyorlar.
4 Şubat 2019 Pazartesi
Çalışma 15-17:
- Allah(cc), onca vermiş olmasına rağmen, hala açgözlülükle istiyor, tabii boşuna istemesi. Allah(cc) onun işlerini zorlaştıracağını buyuruyor. O inkarcı, inadıyla, inanmamakta direnirken, hala kendisine verilen nimetleri az görüp daha da ister, ama işleri kendisi için sadece daha da zorlaştırır.
- 17. ayette( سَأُرْهِقُهُ صَعُودًا) Sa'ud kelimesi, sözlüklerde genelde, tırmanma, zora koşma, (climbing ; hike ; increase ; lifting ; soar(ing) ; soaring ; towering ; uprise ). Teknolojik terim olarak anlamı daha da enteresan: Impedance rise, Reactance rise. Ben de şöyle bir kanı oluştu; Allah(cc) onlara verdiği bu mal ve evlat (güç ve servet) ile onları öyle bir yük altına sokacak ki, onlar da ömürleri boyunca bu yükün ağırlığı ile, karşı direnç oluşacak ki bu da çok yorucu bir şeydir.
Çalışma 11-14:
- Kendisine mal ve evlatlar (güç ve servet) verdiğim, ömrü boyunca hiç sıkıntı çekmemiş o kişiyi Bana bırak diyor Allah(cc), onun üstesinden ben gelirim buyuruyor.
- 14. ayetteki( وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْهِيدًا) mehd kelimesi, kolaylaştırmak, düzleştirmek, her türlü zorluktan arındırmak (make it not difficult,reduce (a road etc) to easy gradients,be (put) in order ; be arranged ; be clear(ed) ; be evened ; be facilitated ; be leveled) gibi anlamları var.
- Sanki, Güç , Servet ve Sıkıntısız bir hayat, insanın Allah(cc) 'ı tanıyıp bilmesindeki baş engellerden gibi. Kendisini aciz, muhtaç, zayıf hisseden daha çok Allah(cc) tanıyıp bilmede, ondan istemede istekli ve tamahkar oluyor.
- Kuran'da Mal ve Evlat (Güç ve Servet) çok geçiyor ve genelde hep negatif, Allah(cc)'ı tanıyıp, bilmede genelde hep engel olarak görülüyor ve imtihan aracı.
Çalışma 8-10:
- Hakikati inkar eden tiplerin başına kıyamet koptuğu zaman, o gün zorlu bir gün olacak. İnkar etmedeki inatçılıkları onlara bir fayda vermeyecek.
8. ayette ( فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ ), nakir, sözlüklerde ses çıkarmak için vurmak, üflemek, bir şeye o kadar şiddetli vurmak ki, delik açmak, kuşun bir şeyi gagalaması (bang ; beat ; drum ; knock ; percuss ; rap ; strike ; tap, peck - strike with the peck..) gibi anlamlarda kullanılmış. - O günün hem çetin olduğu , hem de kafirler için hiç te kolay olmadığını vurgulayarak, o günün zorluğu iki defa vurgulanıyor. Bununla ilgili Razi; Binâenaleyh Cenâb-ı Hak böylece, genel
olarak zorluğun herkes için olduğunu, ama çok ve ileri derecede
zorluğun kafirler için olduğunu bildirmiştir diyor.
3 Şubat 2019 Pazar
Çalışma 6-7:
- Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma ve yaptığınla övünme. Yukarıdaki ayetlerde sayılan eylemler de, sırf Allah(cc) rızası için olmalı, yani ihlas,ihlas,ihlas... Allah(cc) emretti ve karşılığını O verecek, kimseden bir şey umma karşılık olarak.
- Razi'nin açıklamaları yine çok güzel:
1) Allah Teâlâ, Hz. Peygamber (s.a.s)´e, bu ayetten Önce şu dört şeyi, yani
a) Kavmini uyarmasını;
b) Rabbini tazim etmesini,
c) Elbisesini temizlemesini,
d) Azabtan, günahtan sakınmasını emretmiş,
daha sonra da, demiştir ki, bu, "Tıpkı, yaptığını çok gören, büyük gören kimse gibi, bu güç işleri yerine getirdiğin için, Rabbine minnette bulunma, başına kakma, tam aksine, bütün bunlara, Rabbinin rızasını elde etmen, bu sayede ona yaklaşman için ve bununla O´na minnette bulunmaksızın, evet bütün bunlara kattan.." demektir. Hasan el-Basri de bu manada, "Yaptığın iyilikleri Rabbine minnet edip de, böylece onları çok bulma..." demiştir.
2) "İnsanlara, onlara, tıpkı bu iyilikleri çok gören bu kimse gibi, kendilerine Öğrettiğin dine ve vahye dair şeylerle minnette bulunma; (onların başına kakma); çünkü sen, bütün bunları ancak, Allah´ın emri olduğu için yaptın, dolayısıyla da senin onlara minnet etme hakkın yoktur.." İşte bundan dolayı da, Cenâb-ı Hak, "(Bütün bunlara), Rabbin için katlan" buyurmuştur.
3) "Onlara, daha çok elde etmen için, yani, sayesinde malının çoğalacağı ve yaptığın işe mukabil olacak bir ücreti onlardan alabilmek için nübüvvetini onların başına kakma, onları minnet yükü altında bırakma." - 6. ayetin , ihlas'ı emretmesinin delili de 7. ayet olsa gerek. Çünkü her şey Allah(cc) rızası için olmalı, Onun rızası için yapıp, onun rızası için beklemeli ve sabretmeliyiz.
Çalışma 4:
- Araplar, kusursuz olan kişilere ;yakası ve eteği tertemiz derler, kusurlu ve kötü huylu kimselere de , Falanca, kirli elbiselidir derler. Bizim türkçedeki , kirli çıkı dediğimiz gibi sanırım, para vb. şeyleri kimseye çaktırmadan biriktirenler yanında, fesat, içinden pazarlıklı kişilere de kirli çıkı dendiği oluyor. Burada elbiseni temiz tutmadan kasıt, sadece maddi elbise değil, kalbini de temiz tut emri var sanırım.
Çalışma 3:
- Allah (cc) neden kalk ve uyar demiş olabilire, Razi'ini yorumu çok güzel;Razi'ye göre Hak Teâlâ, Hz. Peygamber (s.a.s)´e sanki, "Kendini bu mesleğe ve vazifeye hazırla, iyice hazırlan" demek istemiştir.
- 3. ayet konusunda Razi'nin yorumu daha da hoş:
Bence burada, yapılabilecek diğer bir izah da şudur: Hak Teâlâ, Hz. Peygamber (s.a.s)´e( inzarda bulunmasını emredince, sanki birisi "Peki ne ile, hangi hususta inzar edecek?" diye sormuş da, bunun üzerine Cenâb-ı Hak da, "Rabbini, ortakları, benzerleri ve zıdları bulunmaktan, mümkin ve muhdes varlıklara benzemekten ululaması, tenzih etmesi şeklinde yapar" buyurmuştur. Bunun bir benzeri de, Nahl Sûresl´ndeki, "Benden başka hiçbir tanrı olmadığı hakikatiyle inzar edin. Benden ittika edin" diye..."(Nahi,2) ayetidir. O halde bu, Allah´ı tanımaya ve O´nu tenzih etmek gerektiğine dair olan davetin, diğer davet çeşitlerinden önce geldiğine dikkat çeken bir ifadedir. - 3. ayetteki( قُمْ فَأَنْذِرْ ) fa için, Razi'nin de aktardığı gibi, Keşşaf sahibi, "Bu fâ, fâ-i şartiyyedir. Buna göre takdir, "Herne olursa olsun, sen Rabbini tekbir etmeyi, ululamayı bırakma" şeklindedir".
2 Şubat 2019 Cumartesi
Çalışma 2:
- Müddessir kelimesinin anlamı hakkında genelde yaygın çeviri, bir şeye bürünmek, üste alınan dış elbise veya bir şeye sarınmak anlamları var( to wrap,cover or surround something..).
- Bunun yanısıra (ad-dasr): çok büyük zenginlik (enormous wealth) anlamı da var.
- Veya , ِ(tadreesut tayir): kuş yuvasını onarır (a bird mends its nest) da olduğu gibi, onarma anlamı da verilmiş.
- (hudasru maal): develere(mallara) iyi bakar (he is a good guard of the camels).
nidası ile sanki,يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ
Ey insanları uyarma ve onları bir düzene sokma sorumluluğu alan kişi!
denmek isteniyor gibi. (Lughat-ul-Quran da benzeri yorumlar var)
1 Şubat 2019 Cuma
Çalışma 1:
Müddessir süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Müddessir süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Ey örtünüp bürünen (Peygamber!) |
| 2. | Kalk da uyar. |
| 3. | Rabbini yücelt. |
| 4. | Nefsini arındır. |
| 5. | Şirkten uzak dur. |
| 6. | İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma. |
| 7. | Rabbinin rızasına ermek için sabret. |
| 8, 9. | Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür. |
| 10. | Kâfirler için hiç kolay değildir. |
| 11. | Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak. |
| 12, 13. | Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim. |
| 14. | Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım. |
| 15. | Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar. |
| 16. | Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır. |
| 17. | Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım. |
| 18. | Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. |
| 19. | Kahrolası nasıl da ölçtü biçti! |
| 20. | Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti! |
| 21. | Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü. |
| 22. | Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı. |
| 23, 24. | Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu ancak nakledilegelen bir sihirdir." |
| 25. | "Bu, ancak insan sözüdür." |
| 26. | Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım. |
| 27. | Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin? |
| 28. | Geride bir şey koymaz, bırakmaz. |
| 29. | Derileri kavurur. |
| 30. | Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır. |
| 31. | Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, "Allah örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır. |
| 32, 33, 34, 35, 36, 37. | Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. |
| 38. | Herkes kazandığına karşılık bir rehindir. |
| 39. | Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka. |
| 40, 41, 42. | Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?" |
| 43. | Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik." |
| 44. | "Yoksula yedirmezdik." |
| 45. | "Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık." |
| 46. | "Ceza gününü de yalanlıyorduk." |
| 47. | "Nihayet ölüm bize gelip çattı." |
| 48. | Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez. |
| 49. | Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar? |
| 50, 51. | Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler. |
| 52. | Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor. |
| 53. | Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar. |
| 54. | Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur'an) bir uyarıdır. |
| 55. | Artık kim dilerse ondan öğüt alır. |
| 56. | Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)