24 Şubat 2019 Pazar

Çalışma 21-26:
  •   Önceki ayetlerde sadece dünya hayatını dikkate alarak yaşayan, Allah(cc)'a kulluk hususunda geri duran ve aşırı giden insan profilinden bahsedildi. Gün gelip bu dünya hayatı, dramatik bir şekilde bittiğinde, herkes açık bir şekilde Allah(cc)'ın azametini görecek, yaptıklarını hatırlayıp bunun karşılığı göreceği cezayı da anlayınca, derin bir pişmanlık duyacak ama bunun hiç bir faydası olmayacak, zira o insan, gerçek sonsuz mutlu hayatı kazanmak için bu dünyada hiç bir iyi amel yapmadı ve Allah(cc)'ın rızasını kazanma yolunda çaba sarfetmedi. İşte o gün Allah(cc)'ın bu aşırı gidenlere yapacağını kimse yapamaz. O'nun çektireceği azabı kimse çektiremez. Daha öndeki geçen Müzzemmil süresindeki  12. ve 13. ayetleri hatırlarsak;
    Müzzemmil 12-13: Çünkü bizim yanımızda bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.(diyanet çevirisi)
    Bu ayetlere Razi'nin kattığı yorum;
    Bil ki bu dört mertebeyi (sayılan dört şeyi), ruhi cezalar manasına hamletmek de mümkündür. Buna göre, "enkal" (bukağılar - zincirler - kelepçeler), nefsin, bedeni lezzetler ve cismani bağlarda zincirli kalmaya devam etmesinden ibarettir. Çünkü nefis dünyada bu sevgi ve rağbet melekesini kazanıp, beden uzaklaşır, kazanma vasıtaları artık batıl olduğu - işe yaramadığı için, inlemesi artar.
    Böylece bu, sanki ruh ve safa alemine kaçıp kurtulmasına mani bağlar ve kelepçeler gibi olur. Sonra bu ruhi bağlardan, ruhi bir ateş doğar. Çünkü bedeni hallere olan şiddetli arzusu ve bunlara ulaşma imkanı bulamaması, birşeyi elde etmeye son derece arzu duyan ama onu elde edemeyen kimsenin, bundan dolayı kalbinin yanması gibi, bu kimsede şiddetli bir ruhi yangına sebebiyet verir. İşte bu, "Cahim (yakıcı ateş)"rir.. Sonra o, mahrumiyyet yiyeceğini ve ayrılık elemini yudumlar. İşte, "Boğazda takınıp kalan bir yiyecek"den murad budur. Sonra o, bu haller yüzünden, Allah´ın nurunun tecellisinden ve mukaddes (yüce) kimseler zincirine dahil olmaktan mahrum olmaya devam eder. İşte, "elem verici bir azab "dan murad da budur. Bu ifadenin, "azaben elimen" şeklinde nekire oluşu, bu azabın, geçenlerden daha şiddetli ve daha mükemmel olduğuna delalet eder.
    Bil ki ben, bu ayetlerden muradın sadece söylediğim bu mana olduğunu söylemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder