30 Kasım 2021 Salı

--------------------------
Sonuç
  Hakka   süresi
  •  İnsanlık tarihine şöyle bir bakış gösterecektir ki, nice topluluklar gelip geçmiş ve hakikatı inkar eden, Allah(cc)'ın gönderdiği elçileri inkar edenlerin sonu hep aynı hüsran olmuştur. Allah(cc)'a inanan ve bir gün hesap vereceğini bilen gerçek mümin, dünyada da sorumluluk bilinci ile Allah(cc)'ın adına/adıyla hareket eder ve Kuran'ı kılavuz edinir, varacağı son da, hiç bir aklın tasavvur edemeyeceği nimetler ve cennettir. Aksi davrananın is sonu, büyük bir pişmanlıktır.

29 Kasım 2021 Pazartesi

 Hakka 49-52:

  •  Elbette, içinizde onu yalanlayanların olduğunu biliyoruz. Ama bu reddediş, günü gelince, onlar için büyük bir pişmanlık kaynağı olacaktır. Çünkü mutlak hakikat Kuran'dır.
    Öyleyse, (Ey muhatap) sen, Azim olan Rabbi'nin adına/adıyla hareket et.

    فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

 Hakka 44-48:

  • Şimdi o elçi, kendi sözlerinden bir kısmını Biz'e isnad etmeye kalkışsaydı, onu ellerinden yakalar ve şah damarını keserdik, ve hiç biriniz de buna mani olamazdı. 
    Gerçek şu ki, bu Kuran, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir öğüt ve uyarıdır.

28 Kasım 2021 Pazar

 Hakka 38-43:

  •  Evet, gördüğünüz ve görmediğiniz her şeye yemin ederim ki, bu Kuran , pek şerefli bir elçinin tebliğ ettiği sözdür. Asla bir şairin sözü değildir. Ona inanmaya ne kadar da az meyillisiniz. Bir kahinin sözü de değildir. Düşünceniz, muhakemeniz ne kadar da kıt!. O alemlerin Rabbi'nden bölüm bölüm inmekte olan bir Kitap'dır.

27 Kasım 2021 Cumartesi

 Hakka 25-37:

  •  Fakat kitabı solundan verilenler:' Kitabım keşke bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölümüm benim sonum olsaydı, malım bana fayda vermedi, saltanatım da bitti gitti!' diyecekler.
    (İlgili meleklere):' Onu alın bağlayın, sonra da cehenneme atın, sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun, çünkü o Yüce Allah(cc)'a hakkıyla iman etmezdi, yoksulu doyurmak için de hiç bir çaba harcamadı, bu sebeple bugün burada onun bir can dostu yoktur, günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur' denir.

 Hakka 19-24:

  •  Kitabı sağından verilenler:' Alın, bakın kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşmayla karşılaşacağımı kesinlikle biliyordum' derler. Ve o kendini, yüce bir cennette, mutlu bir hayatın içinde bulacak, yaptıklarının meyvelerine kolayca erişebilecektir.  Ve onlara :' Geçmiş günlerde yaptığınız iyi amellerinize karşılık, şimdi yiyin, için, afiyet olsun!' denir.

26 Kasım 2021 Cuma

 Hakka 13-18:

  •  Sur'a bir üfürüldüğünde, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığında, işte o gün olacak olan olur ve Kıyamet kopar. Gök te yarılmış ve artık o gün direncini yitirmiştir. Melekler onun enkazı başında duracak, ve onların da üstünde o gün, Rabbinin hükümranlık tahtını sekizi taşıyacaktır. O gün yargılanmak üzere huzura çıkarılacak ve en gizli sırrınız bile gizli kalmayacaktır.
    (
    Allah  hem  zaman hem  de  mekanda  sonsuz/sınırsız  olduğundan,  O'nun  “taht”ı Carş) tamamen mecazî bir yükleme sahiptir ve Allah'ın mevcut olan veya olabi­lecek  her  şey  üzerindeki  mutlak  ve  erişilmez  derinlikteki  otoritesini  gösterir (karş.  7:54,  not  43).  Bu  sebeple,  O'nun  kudret  tahtının  “taşınması”,  ancak  bir mecaz olabilir,  yani Allah'ın kudretinin Hesap Günü'ndeki tam ve kesin tezahürünün  işareti.  Kur’an,  bu  tezahürün  dayandığı  “sekiz”in  ne  veya  kim  olduğu hakkında  bir  açıklama  yapmaz.  Bazı  ilk  dönem  müfessirler,  onun  sekiz  melek olduğunu,  bir  kısmı  ise  meleklerin  sekiz derecesini gösterdiğini  iddia  etmişler­dir.  Buna karşılık,  diğer bir kısmı,  burada  kasdedilenin  “sekiz"  mi,  yoksa  “sekiz bin”  mi  olduğuna  karar  vermenin  imkansız  olduğunu  itiraf  etmişlerdir  (Haşan Basrî,  Zemahşerî tarafından  nakledilmiştir).  Belki  de  burada  Allah'ın (herhangi) sekiz  sıfatına  yahut  O'nun yaratmasının  sekiz  yönüne/aşamasına  atıfta bulunul­maktadır:  ama,  Kur’an'ın  başka  bir yerde  ifade  ettiği  gibi,  “Allah'tan başka  kim­se  onun kesin anlamını  bilemez”. ESED

    This is ambiguous verse the meaning of which is difficult to determine We can neither know what the Throne is nor can understand what will be the nature of the eight angels upholding it on the Day of Resurrection. It is, however. inconceivable that Allah Almighty would be sitting on the Throne and the eight angels would be upholding it along with Him The verse also does not say that Allah at that time would be sitting on the Throne. Besides, the conception of God that the Qur'an gives also prevents one from imagining that the Being Who is free from physical existence as to body, direction and place, should be residing some where and His creatures should sustain Him. Therefore, pursuing any research to determine its meaning would be tantamount to disbelief. However, one should understand that in order to give an idea of Allah Almighty's rule and sovereignty, and of the matters associated with it, the same scene has been depicted by the Qur'an as of worldly kingship and the same terms have been used for it as are common for kingship and its accompaniments, to enable us to understand matters pertaining to sovereignty of the universe to some extent only by means of this very scene and terms. All this is meant to bring the real Truth within human understanding; it is not, therefore, right to take it literally. ET

    )

25 Kasım 2021 Perşembe

 Hakka 11-12:

  •  Şurası bir gerçek ki, Nuh(as) tufanında sular her tarafı kaplayınca, sizin inanmış atalarınızı o azgın sular üzerinde akıp giden gemide kurtaran Biz'dik. Taşıdık ki, o, nesilden nesile aktarılan bir ibret vesikası olsun, dinlemeye açık kulaklar da onu dinleyip ders alsın.
    (
    Zalimlerin  cezalandırılmasını,  ama  haklıların bu  cezanın  dışında  tutulmasını.ESED
    Yani temel olarak bu kıssalarda hep aynı ton vardır, zalimler ve inatla hakkı inkar edenlerin yaptıklarının bu dünyada da bir karşılığı vardır ve onlar cezalandırılırken, kurunun yanında yaş'ın da yanması gibi, insana odun muamelesi kesinlikle yapmayan Yüce Rabbim,  yanlarında masumlar ve haklıları da cezaya maruz bırakmaz, Yüce Rabbim onları her zaman korur ve kurtarır.

    )

 Hakka 9-10:

  •  Firavun da, ondan öncekiler de, Lut(as) kavminin kasaba halkı da, hepsi o aynı hatayı işlediler. Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

24 Kasım 2021 Çarşamba

 Hakka 1-8:

  •  Gerçekleşeceği kesin olan, nedir o bilir misiniz? Nerden bileceksiniz ki?. Semud ve Ad kavimleri de , yürekleri hoplatacak olan bu büyük felakete inanmadılar. Bunun üzerine Semud, bir doğal felaket ile helak edildiler, Ad kavmi de, önünde durulmaz, dondurucu bir soğukla helak edildiler. Allah(cc), onların üzerine kasırgayı yedi gece, sekiz gün kesintisiz salıverdi. Öyle ki (eğer orada olsaydınız) onları içi boş hurma kütükleri gibi yeri serilmiş görürdünüz. Şimdi onlardan geriye kalan bir tek  kimse dahi  görüyor musunuz?.

23 Kasım 2021 Salı

 Hakka 1:
 (Diyanet çevirisi)

  •  1. Gerçekleşecek olan;

    2. (Evet) nedir o gerçekleşecek olan?

    3. Gerçekleşecek olanın (kıyametin) ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    4. Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.

    5. Semûd'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helâk edildiler.

    6. Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.

    7. Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

    8. Şimdi onlardan arda kalan bir şey görüyor musun?

    9. Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.

    10. Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

    11. Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

    12. Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

    13. Artık Sûr'a bir tek defa üflendiği,

    14. Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,

    15. işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).

    16. Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

    17. Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.

    18. (Ey insanlar! ) O gün (hesap için) huzura alınırsınız; size ait hiçbir sır gizli kalmaz.

    19. Kitabı sağ tarafından verilen:" Alın, kitabımı okuyun" der.

    20. " Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

    21. Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,

    22. Yüce bir cennette,

    23. Meyveleri sarkmış halde.

    24. (Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yeyin, için.

    25. Kitabı sol tarafından verilene gelince,der ki:" Keşke, bana kitabım verilmeseydi!"

    26. "Şu hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!"

    27. Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!

    28. Malım bana hiç fayda sağlamadı;

    29. Saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.

    30. Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;

    31. Sonra alevli ateşe atın onu!

    32. Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!

    33. Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi,

    34. Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.

    35. Bu sebeple, bugün burada onun candan bir dostu yoktur.

    36. İrinden başka yiyecek de yoktur.

    37. Onu (bile bile )hata işleyenlerden başkası yemez.

    38. Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,

    39. Ve göremediklerinize ki,

    40. Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.

    41. Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!

    42. Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!

    43. (O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

    44. Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,

    45. Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

    46. Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).

    47. Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.

    48. Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.

    49. İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

    50. Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır.

    51. Ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.

    52. O halde, ulu Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.

22 Kasım 2021 Pazartesi

 --------------------------
Sonuç
  Mülk   süresi

  •  Allah(cc), Rahmet ve Merhameti ile herkese türlü türlü imkanlarla rızıklar veriyor ve her ne kadar da az şükretse de , elçileri vasıtasıyla hakkı ortaya koyuyor. Buna rağmen hakkı inkarda ısrarcı olanın varacağı yer cehennem olarak bellidir. Gerçek mümine yakışan yanlız Allah(cc)'a inanıp, yanlız ona dayanmak ve  şükretmektir. Allah(cc)'ın vaadettiği bütün açıklığı ile ortaya çıkınca iş işten geçmiştir ve o noktadan sonra üretilen mazeretler çözüm olmayacaktır.

21 Kasım 2021 Pazar

 Mülk 30:

  • De ki:' Söyleyin bakalım, yeryüzündeki suyunuz birden çekiliverse, size tertemiz su kaynakları kim getirecek?'.
    (
    Allah'ın  rızık  verici  kudretini  yeniden  hatırlatması  ve  böylece  19-21.  ayetlerde değinilen delillere değinmeyi  sürdürmesi  dışında yukandaki ayet aynı  zamanda temsilî bir anlama  sahiptir.  Suyun  bütün  organik  hayatın vazgeçilmez bir  unsu­ru  olması  gibi  ahlakî  bilincin  devamlılığı  da  mhî  hayatın  ve  istikrarın vazgeçil­mez  ön şartıdır:  ve  bütün  önceki  ahlakî teşvik edici ve  uyarıcılar büsbütün ku­ruyup  “toprak  altında  kaybolup  gittikten”  sonra,  Allah'tan  başka  kim,  insanı  o bilinci yeniden  ele geçirmeye  muktedir kılabilir?.
    )

 Mülk 29:

  •  De ki: ' O Rahman'dır. Biz O'na iman ettik ve O'na güvendik. Artık yakında kimin sapıklık içinde olduğunu göreceğiz'.

 

 Mülk 27-28:

  • Ama, o vaddedilenin gerçekleşmek üzere olduğunu gördükleri zaman, hakkı inkar edenlerin yüzleri simsiyah kesilir ve onlara :' İşte (alaylı bir şekilde) isteyip durduğunuz şey budur' denir.
    De ki:' Allah(cc), (diyelim ki) benim ve beraberimdeki müminlerin canını aldı veya bizi işimizde başarılı kıldı (farketmez), söyleyin bakalım, ya hakkı inkar edenleri pek acı bir azaptan kim kurtaracak?'.

20 Kasım 2021 Cumartesi

 Mülk 25-26:

  •  Ama onlar :' Eğer bu vaadiniz doğru ise, ne zaman olacak bu?' diyorlar. Onlara de ki.' Bunun ne zaman olacağı bilgisi Allah(cc) katındadır, yanlız O bilir. Ben sadece bir uyarıcıyım'.

 Mülk 22-24:

  •  Yüzü koyun sürünerek giden mi, yoksa dümdüz yolda düzgün yürüyen mi hedefine daha iyi ulşaşır?
    De ki:' O, size hayat veren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O'dur. Ve (yeniden dirildiğinizde) O'nun huzurunda toplanacaksınız'.

19 Kasım 2021 Cuma

 Mülk 19-21:

  •  Onlar, üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşları hiç görmezler mi? Onları havada  tutan yanlızca Rahman'dır. Her şey O'nun gözetimi altındadır. Rahman'dan başka size kalkan olabilecek ve sizi tehlikelerden koruyabilecek kim var? Bu hakikatı inkar edenler, büyük bir yanılgı içindedir.
    Yahut, Allah(cc) geçim imkanlarınızı elinizden alacak olsa, sizi rızıklandıracak başka biri mi var? Hayır, ama onlar, Allah(cc)'ın mesajlarını küçümsemekte ve onlardan kökü körüne inatla kaçmaktadır.

18 Kasım 2021 Perşembe

 Mülk 15-18:

  •  O, yeryüzünü yaşanır bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafında dolaşın ve Allah(cc)'ın verdiği rızıktan pay almaya çalışın. Ama unutmayın ki, yine O'na döneceksiniz. Gökte olanın, sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden nasıl emin olabilirsiniz? O zaman bir bakarsınız arz çalkalanmaya başlamış. Veya Gökte olanın sizin üzerinize bir bela kasırgası salmayacağından nasıl emin olabilirsiniz? Artık uyarım nasıl oluyormuş, o zaman anlarsınız!. Doğrusu, daha önce de yalanlayanlar olmuştu, ama uyarılarımı reddetmek neymiş gördüler.

17 Kasım 2021 Çarşamba

 Mülk 12-14:

  •  Diğer taraftan, kendi kavrayışlarının ötesinde olsa da, Rablerine karşı derin bir saygı duyanlar için ise tarifsiz bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Söylemlerinizi ve düşüncelerinizi ister gizleyin ister açığa vurun, hiç farketmez, Allah(cc), içinizde olan en gizli düşüncelerinizi bile bilir. O, yarattığını bilmez mi, hiç? Zira, O, ilmiyle herşeye nüfuz eden, herşeyden haberdar olandır.

16 Kasım 2021 Salı

 Mülk 5-11:

  • Biz, yeryüzüne en yakın olan gökleri yıldızlarla süsledik ve onları, şeytan-ruhluların boş ve anlamsız spekülasyonlarına konu yaptık, ve onlar için yakıcı alevden bir azap hazırladık. Çünkü bu şekilde davranan herkesi cehennem azabı beklemektedir. Orası ne kötü bir varış yeridir. Onlar cehenneme atıldıklarında, neredeyse öfke ile kaynarcasına çıkardığı, sesi duyacaklar.  Günahkarlar her seferinde oraya atıldıklarında, bekçiler :' Size hiç bir uyarıcı gelmedi mi?' diyecekler.  Onlar da:' Evet geldi, ama biz onların söylediklerini yalanlamıştık, onlara Allah(cc)'ın hiç bir şey indirmediğini ve onların büyük bir yanılgı içinde olduklarını söyleyip durmuştuk, eğer biz bu uyarıları dinlemiş olsaydık ve en azından aklımızı kullansaydık, şimdi bu yakıcı ateşin azbına mustahak olanlardan olmazdık' diyecekler ve günahlarını itiraf edecekler. Ama o zaman bütün güzellikler bu günahkarlardan uzak olacak.

 Mülk 3-4:

  •  Yedi kat göğü tam bir uyum içinde yaratan O'dur. Rahmanın yaratmasında hiç bir uyumsuzluk göremessin. Çevrenize bir bakın, var mı bir uyumsuzluk, bir bozukluk? Tekrar tekrar baksanız da, hiç bir uygunsuzluk ve düzensizlik göremessiniz.

15 Kasım 2021 Pazartesi

 Mülk 1-2:

  •  Mutlak hükümranlık elinde olan Allah(cc)'ın şanı yücedir ve O herşeyi yapmaya kadirdir. O, ölümü ve hayatı, hanginizin yerinde tutarlı davranışlar sergileyeceğini bilinir bir şekilde ortaya çıkarmak(لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا) için yarattı. O , mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.
    (
    B-L-W ب ل و
    بَلاءٌ “ ” (balaun), “ ابَتلَاءٌ ” (ibtela-un).
    Raghib says this word has two meanings:
    - To obtain information about one’s welfare or to acquire information about him.
    - For the real condition of something to become known, whether good or bad.
    When the word is used for God, it would have only the second meaning, because God knows it all, and one cannot even imagine that He is unaware of any condition
    {T, R}. Therefore, the word’s basic meaning is to portray the reality.
    بَلِیَ “ ” (bali), “ يَبْلٰی ” (yabla) is used for a cloth to become old and worn. Because when a cloth has been worn out, its real condition comes to light. Therefore “ ابلَاءٌَ ” (bala) is used for a man’s real personality to come out during times of difficulties and misery. But it does not necessarily mean that identity of everything has to be bad. It can also be good. That is why it could also mean the real personality of someone during happy times. There are two times when a man’s reality becomes manifest, times of misery and times of happiness. At both these times, his real self appears.

    )

14 Kasım 2021 Pazar

 Mülk  -1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.

    2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.

    3. O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?

    4. Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

    5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    6. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür!

    7. Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

    8. Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.

    9. Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.

    10. Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.

    11. Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!

    12. Fakat daha görmeden Rablerinden (azabından) korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükâfat vardır.

    13. Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.

    14. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

    15. Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

    16. Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.

    17. Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!

    18. Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!

    19. Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.

    20. Rahmân olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.

    21. Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.

    22. Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?

    23. (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!

    24. De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

    25. "Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleşecek)?" derler.

    26. De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

    27. Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.

    28. De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?

    29. De ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok esirgeyicidir; biz O'na iman etmiş ve sırf O'na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!

    30. De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?

13 Kasım 2021 Cumartesi

 --------------------------
Sonuç
  Tur   süresi

  •  Dünyada iken, Allah(cc)'a kulluk edip yanlız O'na yalvarıp, yanlız O'ndan yardım isteyenlerin varacağı yer, Allah(cc)'ın lütfuyla cennettir.  Hakikat inkarcıları her ne derse desin, gerçek mümine yakışan yine de nasihat etmek ve Allah(cc)'ın hükmünü sabırla beklemektir. Bu inkarcıları, Hesap günü çok ağır azaplar beklediği gibi, bu dünyada da onların başına çok azaplar gelecektir. Gerçek mümin, Allah(cc)'ın koruması ve gözetimi altındadır ve mümine yakışan da her zaman ve durumda, Allah(cc)'a hamd ile şükretmek ve O'nun şanını yüceltmektir.

12 Kasım 2021 Cuma

 Tur 47-49:

  •  Ve elbette bu zalimlere, (ahiret) azbından daha yakın bu dünyada da azap vardır. Ama onların çoğu bunun bile farkında değiller.
    O halde, Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Her ne zaman kalkarsan (bir işe koyulurken) Rabbinin yüceliğini hamd ile an. Gece ve yıldızların çekildiği an (gündüz) O'nun şanını yücelt.
    (
    This is a repetition of the same theme that has already occurred in As-Sajdah: 21 above: "Even in this world We shall make them taste (one or the other) lesser torment before that greater torment; maybe they desist (from their rebellious attitude)." That is, "We shall send down personal and national disasters from time to time in the world to remind that there is above them a superior power which is deciding their destinies and none has the power to change its decisions. But the people who are involved in ignorance have neither learned any lesson from these events before not will learn any lesson in the future. They do not understand the meaning of the disasters and calamities occurring in the world. Therefore, they explain them away in every such way as takes than further and further away from the reality, and thou mind never turns to any' explanation, which might make the error of their atheism or polytheism manifest to them. This same thing has been explained by the Holy Prophet (upon whom be peace) in a Hadith, thus: "The example of a hypocrite who falls ill and then gets well, is of the camel whom the masters tied, but it did not understand why they had tied it, and when they untied it, it did not understand why they had untied it." (Abu Da'ud: Kitab al-.Jana'iz). For further explanation, see E.N. 45 of Al-Anbiya', E.N.,66 of An-Naml, E.N.'s 72. 73 of AI-'Ankabut).  ET

    )

11 Kasım 2021 Perşembe

 Tur 43-46:

  •  Yoksa, onların Allah(cc)'tan başka bir ilahları mı var?. Allah(cc) onların ortak koşmalarından münezzehdir. Ama onlar, gökten bir parçanın düştüğünü görselerdi, ' o bir bulut kümesidir' derlerdi. Artık onları, dehşetten kendilerini kaybedecekleri  güne kadar kendi hallerine bırak!. O gün tuzakları kendilerine hiç bir fayda sağlamayacak ve kendilerine asla bir yardım da ulaşmayacaktır.

10 Kasım 2021 Çarşamba

 Tur 39-42:

  •  Demek kızlar Allah(cc)'ın, oğlanlar da sizin öyle mi? Yoksa, sen onlardan bir ücret istedin de, ağır bir borç altında mı kaldılar? Yoksa gayba dair bilgiler kendilerinin eli altında da, onlar ordan istedikleri gibi yazıp çiziyorlar mı? Yoksa bir tuzak mı kurdular? Ama bilsinler ki, o tuzağa yakalanacak olan hakikatı inkarda ısrar edenlerin kendileridir.

 Tur 37-38:

  •  Yoksa Rabbinin hazineleri onlarda mı? Yoksa onlar mı işe hakim olan?. Yoksa, üzerine çıkıp vahyi dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, o dinleyenler bir delil getirsin!.

 Tur 35-36:

  •  Yoksa onlar, sebepsiz mi yaratıldılar? Yoksa yaratan kendileri mi?. Yoksa gökleri ve yeri yaratan onlar mı? Hayır!, maalesef, onların yaratılmayla ilgili hiç bir bilgileri  yok!.

9 Kasım 2021 Salı

 Tur 29-34:

  •  Dolayısıyla, sen öğüt vermeye devam et. Çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kahinsin ne de bir deli. Yoksa onlar :' O bir şairdir. Bekleyip görelim zaman ona neler yapacak' mı diyorlar?. De ki:' (Öyleyse) ümitle bekleyin, ben de ümitle bekleyeceğim'.
    Akıllarımı onlara böyle davranmaya itiyor, yoksa onlar sadece kaba küstah bir topluluk ta ondan mı?
    Yoksa, onlar :' Bu mesajı kendi uydurmustur' mu diyorlar?. Hayır! tersine, onlar (gerçeği biliyor) ama inanmak istemiyorlar.
    Eğer bu iddaalarında kararlı iseler, o zaman kendileri ona benzer bir söylem ortaya atsınlar!.

8 Kasım 2021 Pazartesi

 Tur 24-28:

  •  Etraflarında onların hizmetine tahsis edilmiş pırıl pırıl gençler dolaşır. Birbirlerine döner ve soru sorup konuşmaya başlarlar:' Biz, eskiden çoluk-çocuğumuzun arasında iken bile (Allah(cc)'ın bizden razı olup/olmayacağı konusunda) endişe duyar (ve ona göre davranırdık). Allah(cc) da bize lütfetti ve o kavurucu ateşten korudu. Gerçekten biz, dünyada iken sadece Allah(cc)'a kulluk edip O'na yalvarırdık. (Ve O, bize şimdi gösterdi ki) mutlak iyilik ve hayır kaynağı, Rahman ve Rahim  O'dur'.

7 Kasım 2021 Pazar

 Tur 21-23:

  •  Kendileri iman edip, zürriyetleri de iman ile kendilerinin izinden gidenlerin nesillerini de kendilerine kavuşturacağız. Onların emeklerinden hiç bir şey eksiltmeyeceğiz. (Fakat, sonuçta) herkes kazandığının hesabını verecektir. Ve Biz onlara meyve ve etin her türünü ve canlarının çektiği herşeyi vereceğiz. Orada meşrubat dolu kadehleri elden ele dolaştırırlar ki, o meşrubat ne boş ve manasız konuşmalara ne de günaha sebep olur.
    (
     Âyet,   Cennet   mutluluğunun   önemli   bir   yanına  işaret  etmektedir.  Cenab–ı  Allah  (c.c.),  Cennet’te,  imanları  ve  amelleri  aynı  seviyede  olmasa  da  anne–babaları  ve  evlâtlarını  birleşti-recektir.  Bu,  O’nun  mü’minlere  olan  bir  başka fazl  u  rahmetidir.  Bununla  birlikte,  Cennet’te  aynı  yerde  olsalar  bile,  insanların  Cennet’ten  ve  nimetlerinden  istifadesi  aynı  olmayacaktır. Herkes, imanının derecesi, derinliği, amellerinin kıymeti  ve  hisleriyle  melekelerinin  gelişmişliği nisbetinde Cennet’ten istifade edecektir.Âyet, ayrıca şu gerçeğe de işarette bulunmak-tadır.  Vâkıa  Sûresi  10–14’üncü  âyetlerde  ifade  buyurulduğu üzere, bir iman hareketinin başında samimi  olarak  ona  katılıp  destek  verenler  ve  bu  desteklerini sürdürerek, imanla Âhiret’e göçenler, Allah nazarında ayrı bir kıymeti haiz bulunmakta olup, Cennet’ten istifade de onlar önde olacaklardır.  Çünkü  onlar,  iman  edip,  Allah’ın  dinine  sahip  çıkmada  diğerlerini  geçmişler,  ona  başka-larının  geri  durduğu,  çoklarının  karşı çıktığı  en  zor  zaman  ve  şartlarda  destek  vermişler,  büyük  sıkıntılara  katlanmışlar  ve  karşılığında  dünyevî  hiçbir beklentiye girmemişlerdir.AÜ

    )

6 Kasım 2021 Cumartesi

 Tur 17-20:

  •  Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davrananlar ise, o gün cennette ve esenlikler içinde olacaktır. Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeylerle mutluluk duyacaklar ve Rableri onları ateşin yakıcı azabından koruyacaktır. (Ve onlara şöyle denilecek): ' Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak'.
    Ayrıca onları kusursuz bakışlı eşlerle eşleştireceğiz.
    (
    There seems to be no need to mention a person's being saved from Hell after it has been said that he will be admitted to Heaven, but at several places in the Qur'an these two things have been mentioned separately because a person's being saved from Hell is by itself a great blessing. And the words, "their Lord shall save them from the torment of Hell", is an allusion to the truth that man's being saved from Hell is possible only through Allah's grace and bounty; otherwise human weaknesses cause such flaws to occur in everyone's work that if Allah does not overlook them by His grace and instead decides to subject him to accountability, none can save himself from His punishment. That is why although entry into Paradise is a great bounty from Allah, his being saved from Hell is no less a mercy. ET


    )

5 Kasım 2021 Cuma

 Tur 1-16:

  •  Tur'a (Sina dağı), Açılmış deri tomarları üzerine satır satır yazılmış Kitaba (Tevrat), Sık sık ziyaret edilen eve (Kabe), Yükseltilmiş tavan gibi göğe, Köpürüp kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı mutlaka gelecektir. Onu savabilecek yoktur.
    Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği o gün, daldıkları yerde eğlenip duranlara yazık olacak!. Onlar o gün karşı konulmaz bir güçle cehennem ateşine itilecekler (ve şöyle denilecek):' Bu sizin vaktiyle yalanladığınız ateş!. Haydi söyleyin bakalım, bu da mı bir sihir, yoksa görmek istemediğiniz bir hakikatmıymış!. Şimdi girin oraya, bundan sonra sabretseniz de sabretmeseniz de bir!. Siz zamanında ne yaptıysanız onun karşılığını bulacaksınız'.

4 Kasım 2021 Perşembe

 Tur  -1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Tûr'a, andolsun ki,

    2. Satır satır yazılmış Kitab'a,

    3. Yayılmış ince deri üzerine,

    4. Beyt-i Ma'mûr'a,

    5. Yükseltilmiş tavana(göğe),

    6. Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki),

    7. Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.

    8. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.

    9. O gün gök sallanıp çalkalanır.

    10. Dağlar yürüdükçe yürür.

    11. Yalanlayanların vay haline o gün!

    12. Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

    13. O gün cehennem ateşine itilip atılırlar :

    14. "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!" denilir.

    15. Bir büyü müdür bu, yoksa görmüyor musunuz?

    16. Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

    17. Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler.

    18. Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefâ sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

    19. Onlara: Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin,için (denilir).

    20. " Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları,ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir:

    21. İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.

    22. Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

    23. Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.

    24. Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

    25. Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

    26. Derler ki: "Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilâhî azaptan) korkardık."

    27. "Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu."

    28. "Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."

    29. (Resûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

    30. Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?

    31. De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    32. Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

    33. Yahut "Onu kendisi uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

    34. Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

    35. Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    36. Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.

    37. Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

    38. Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

    39. Yoksa kızlar O'nun, oğullar da sizin mi?

    40. Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

    41. Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?

    42. Yahut bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkâr edenlerdir.

    43. Veya onların Allah'tan başka bir tanrısı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

    44. Gökten düşen bir kütle görseler "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

    45. Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.

    46. O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.

    47. Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.

    48. Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

    49. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O'nu tesbih et.

 

3 Kasım 2021 Çarşamba

--------------------------
Sonuç
  Secde   süresi
  •  Allah(cc) dileseydi, her insanı doğru yola ulaştırırdı, ama bunu insanın özgür iradesine bırakmıştır ve hakikatı ısrarla inkar edenlerin sonunun ateş olduğunu gönderdiği elçiler ve kitaplar ile insanlara duyurmuştur. Bu noktadan sonra insana düşen, düşünüp ders alması ve Allah(cc)'ın buyurduğu istikamette hayatını sürdürmesidir. Bunu yapmayanların, hesap günü uyduracakları mazeretler hiç bir değer taşımayacak ve sonları da defaaten belirtildiği gibi ateş olacaktır. Gerçek inananlara düşen de, inançları istikametinde salih ameller ile ömürlerini geçirmek ve Allah(cc)'ın nihai hükmünü beklemektir.

2 Kasım 2021 Salı

 Secde 28-30:

  •  Ama onlar :' Eğer bu söylediğiniz doğru ise, bu nihai hüküm ne zaman verilecek?' diye soruyorlar.
    De ki:' Nihai karar verildiği gün, hakikatı inkara şartlanmış olanlara, o an inanmaları hiç bir fayda sağlamayacak ve onlara mühlet te verilmeyecektir'.
    Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi, sen de hakikatın ortaya çıkmasını bekle.

    فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ ‎

 Secde 26-27:

  •  Şimdi kalıntılarında dolaştıkları nice toplumu helak etmiş olmamız, onlar için bir ders olmuyor mu? Elbette bunda ibretler vardır. Hala kulak vermeyecekler mi?.
    Üzerinde ot bitmeyen kuru topraklara yağmur indirip, kendilerinin ve hayvanlarının yiyecekleri bitkileri Bizim yeşerttiğimizi görmüyorlar mı? Gözlerini açıp bunu görmeleri gerekmez mi?.

1 Kasım 2021 Pazartesi

 Secde 23-25:

  •  Doğrusu, Biz Musa(as)'a da Kitap vermiştik, vahye muhatap olman konusunda senin (sizin) de bir şüpheniz olmasın. Biz o kitabı israiloğulları için bir hidayet rehberi yapmıştık. (Fakat, neticede ihtilafa düştüler) Ve Rabbin ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet günü hükmünü verecektir.