- Kim şeref ve itibar arıyorsa, iyi bilsin ki şeref ve itibarın kaynağı Allah(cc)'tır. Allah(cc)'a sadece güzel sözler yükselir ve onları yükselten de imana uygun ıslah edici amellerdir.
(.. إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ ..). (Öyle ya!, yapmadığınız şeyleri ne diye söylersiniz!(61:3), sözün değeri yoktur , eğer onunla uyumlu ıslah edici amel yoksa! يَصْعَدُ fiili aynı zamanda bu işin zorluğunu da ifade eder(Lughat-ul-Quran). )
Sinsice sürekli entrikalar düşünüp tuzaklar kuranları ise çetin bir azap beklemektedir, tuzakları da boşa çıkacaktır.
31 Temmuz 2019 Çarşamba
Çalışma 10:
Çalışma 8-9:
- Yaptığı kötü işlerin cazibesine kapılıp sonunda onları güzel gören biri, hiç Allah(cc) yolunda giden gibi olur mu? Kim doğru yoldan sapmak isterse sapmasına izin verir, kim de aydınlığa ulaşmak isterse onu aydınlığa ulaştırır. O halde, sapmak isteyenler için üzülerek perişan olmayın, çünkü Allah(cc) onların yapıp ettiklerini iyi bilir!
Nasıl rüzgarlarla yağmur yüklü bulutlar çorak bölgelere gönderilip, cansız toprağa yeniden hayat veriliyorsa, insanlar için de yeniden diriltme böyle olacaktır.
Çalışma 6-7:
- Evet, şeytan insanlar için sinsi ve hileleri çok bir düşmandır, öyleyse, insan da şeytanın düşman edinmelidir. Şeytan, insanı sadece cehenneme davet eder! Çünkü inkarda inatla direnenleri çetin bir azap beklemektedir. Fakat, sebatla iman edip ıslah edici ameller yapanları ise, mağfiret ve büyük bir mükafat beklemektedir.
30 Temmuz 2019 Salı
Çalışma 5:
- Ey insanlar!, Allah(cc)'ın yeniden dirilme ile ilgili vaadi kesindir! Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın!. Kendi arzu, heves ve komplexleriniz (en büyük şeytan olan nefsiniz!) sizi Allah(cc) hakkında yanlış bilgi, inanç ve yaklaşımlarla aldatmasın!
(Razi: Mükellef bazan, zihni zayıf, aklı az, görüşü tutarsız olabilir. Böylece de en ufacık bir şeyle aldanabilir. Bazan da bu derecenin üstünde olur da, ufacık bir şeyle aldanmaz. Fakat kendisine bir aldatıcı gelip ona o şeyi hoş göstererek, o şeyin kötü yanlarını basitleştirip, ona ondaki (sözde) faydaları beyan ettiğinde, o şeydeki faydalar ve lezzetler, bu aldatıcı kimsenin çağrısı ile birleşince, işte bu kimse de aldanıverir. Bazan da göğsü ve kalbi kuvvetli olur, ne aldanır, ne de aldatılır. İşte bundan dolayı Cenâb-ı Hak, birinci kısma işaret olsun diye, "O halde sakın sizi dünya hayatı aldatmasın" buyurmuş, mükellefin üçüncü derecede, yani en üstün ve sağlam derecede olabilmesi, böylece de aldanmaması ve aldatılmaması için, ikinci dereceye bir işaret olsun diye, "Çok aldatıcı(yani kendi arzu,heves ve komplexleriniz!) da sakın sizi Allah hakkında aldatmasın" buyurmuştur.)
Çalışma 3-4:
- Ey insanlar!, Allah(cc)'ın üzerinizdeki nimetlerini hatırlayıp bir düşünün!, başka kim sizi, yerden ve gökten rızıklandırabilir? Allah(cc)'tan başka ilah yoktur. Gerçek bu iken, nasıl oluyor da savruluyor yanlış yollara giriyorsunuz!. Allah(cc)'ın mesajını getireni yalanlamaları ilk değil, daha önce de yalanlamışlardı! Ama, farketmez, bütün işler döner dolaşır Allah(cc)'ın hükmettiği gibi olur!
29 Temmuz 2019 Pazartesi
Çalışma 1-2:
- Bütün hamd, yerleri ve gökleri ve arasındaki görünen ve görünmeyen bütün varlıkları yaratan ve yaratmada dilediği ölçüde arttırma veya eksiltme yapan, her şeye kadir olan Allah(cc) içindir. Eğer Allah(cc) insanlar için bir rahmet kapısı açmışsa, o rahmetin insanlara ulaşmasını engelleyecek hiç bir güç yoktur. Aynı şekilde rahmet kapısını kapatmışsa, açacak ta yoktur. Çünkü Allah(cc), Kudret ve Hikmet sahibidir.
28 Temmuz 2019 Pazar
Çalışma 1:
Fatır süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Fatır süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter. |
| 2. | Allah insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. |
| 3. | Ey insanlar! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Allah'tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? |
| 4. | (Ey Muhammed!) Eğer seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, senden önce de nice peygamberler yalancı sayılmıştır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür. |
| 5. | Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi aldatmasın. |
| 6. | Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır. |
| 7. | İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır. |
| 8. | Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helak etme! Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. |
| 9. | Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yer yüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir. |
| 10. | Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak ona yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar. |
| 11. | Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah'a kolaydır. |
| 12. | İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir; içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah'ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. |
| 13. | Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler. |
| 14. | Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez. |
| 15. | Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır. |
| 16. | Eğer Allah dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir. |
| 17. | Bu Allah'a göre zor bir şey değildir. |
| 18. | Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır. |
| 19. | Kör ile gören bir olmaz. |
| 20. | Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz. |
| 21. | Gölge ile sıcaklık bir olmaz. |
| 22. | Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. |
| 23. | Sen ancak bir uyarıcısın. |
| 24. | Şüphesiz biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın. |
| 25. | (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi. |
| 26. | Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu! |
| 27. | Görmüyor musun ki Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var. |
| 28. | İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. |
| 29. | Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler. |
| 30. | Allah kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir. |
| 31. | (Ey Muhammed!) Sana vahyettiğimiz kitap (Kur'an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür. |
| 32. | Sonra biz o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur. |
| 33. | Onlar, Adn cennetlerine girerler. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Oradaki elbiseleri de ipektir. |
| 34. | Şöyle derler: "Hamd, bizden hüznü gideren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir." |
| 35. | "O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez." |
| 36. | İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız. |
| 37. | Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." |
| 38. | Şüphesiz Allah göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz o, gögüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. |
| 39. | O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır. |
| 40. | De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaadetmezler. |
| 41. | Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. |
| 42. | Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı. |
| 43. | Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın. |
| 44. | Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Ne göklerde ve ne de yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey vardır. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir. |
| 45. | Eğer Allah insanları, kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir. |
27 Temmuz 2019 Cumartesi
--------------------------
Sonuç
Furkan süresi:
Sonuç
Furkan süresi:
- Evet, Bu Kuran doğru ile yanlışı ayırmak için indirilmiştir. Peygamber(sav) gün gelip Allah(cc) huzurunda, insanların Kuran'ı bir ayak bağı olarak gördüklerini şikayet edecek kadar O'ndan uzaklaştıklarını ve umursamadıklarını söyleyecek. Ne kadar büyük bir acı!. Diğer taraftan, yine Kuran'a körlerin ve sağırların yaptığı gibi, dinlemeden, anlamadan üşüşmenin bir fayda sağlamayacağı da aşikardır. Anlaşılmayan mesaj amacına ulaşamaz. Kuran'a tümden, kendi heva ve heveslerinin peşinden giderek karşı çıkanlar ise, koyun sürüleri gibi, aklını kullanmadan davranan hayvanlar gibidir. Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davranıp kulluk eden insanın varacağı yer cennettir ve orada sonsuza kadar kalacaktır. Dolayısıyla asıl olan, Allah(cc)'a has kul olabilmek ve O'ndan dua ile istemektir. Böyle olmadıktan sonra gerisinin, Allah(cc) indinde bir önemi yoktur!.
26 Temmuz 2019 Cuma
25 Temmuz 2019 Perşembe
Çalışma 63-74:
- Evet, Allah(cc)'ın gerçek kulları onlardır ki;
- yerde mütevazi ve nazik hareket ederler,
- dar kafalılar onlara laf atsa, 'selametle!' der geçerler,
- gecenin bir kısmını ibadetle geçirirler,
- 'Rabbimiz!, bizi cehennem azabından koru, orası ne kötü yerdir' derler
- Başkaları için infak ettiklerinde ne saçıp savururlari ne de pinti davranırlar,
- Allah(cc)'a şirk koşmadıkları gibi, hukuki bir gerekçesi olmadan, Allah(cc)'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymazlar, çünkü bilirler ki, böyle yapan biri kıyamet günü kendini çok kötü bir duruma düşürür,
- tövbe ederler ki, Allah(cc) da onların kötü hallerine iyiye çevirir,
- yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler,boş ve anlamsız şeylerle uğraşan insanlara rasladıklarında yanlarından vekarla geçip giderler,
- Allah(cc)'ın mesajı kendilerine hatırlatıldığında körlerin ve sağırların yaptığı gibi, onun üzerine üşüşmezler (yani düşünüp anlamaya çalışırlar!)
- ve, derler ki ' Rabbimiz!, bize göz nuru olacak eşler ve evlatlar nasip et! Bizleri sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimselere örnek ve önder yap!'
24 Temmuz 2019 Çarşamba
23 Temmuz 2019 Salı
22 Temmuz 2019 Pazartesi
Çalışma 56-57:
- Evet, netice itibari ile, peygamberler Allah(cc)'ın rahmet,merhamet ve mükafatlarının bir müjdeleyicisi, ve her türlü dalalet ve bu yollara sapmanın sonucunu uyarıcı olarak gönderilmiştir. Insanlardan hiç bir karşılık beklemeden Allah(cc)'ın mesajını iletmek ve doğru yolu arayanlara doğru yolu göstermek görevleridir.
21 Temmuz 2019 Pazar
Çalışma 53-54:
- Allah(cc), nasıl tatlı ve tuzlu su kütleleri arasına görünmez engeller koyup onları karıştırmadan tutuyorsa, su'dan yarattığı insanları da aynı mahiyette olmalarına rağmen, farklı karakter ve huy da olmalarını sağlayarak ama, anne-baba ve akrabalık bağları ile de onları birbirine bağlayarak aralarındaki sevgi ve dayanışmayı sağlamıştır. Çünkü Allah(cc)'ın her şeye gücü yeter.
20 Temmuz 2019 Cumartesi
Çalışma 51-52:
- Hem Allah(cc) dilemiş olsaydı, önceki toplumlarda olduğu gibi, her topluma farklı peygamber gönderirdi. Ama öyle yapmadı, son peygamber(sav) bütün insanlara uyarıcı olarak geldi. Öyleyse Ona(sav) ve onun peşinden gidenlere düşen, inkarcılara uymamak ve tüm gayretleri ile en güzel şekilde onlara karşı çaba göstermektir.
Çalışma 48-50:
- Bakın, rahmetinin önünden müjdeleyici olarak rüzgarları nasıl gönderiyor ve gökten sonra tertemiz su indiriyor, bu suyla ölmüş toprağı diriltiyor, kendisine muhtaç varlıklar ve yerler arasında hikmetine binaen öyle dağıtıyor ki, bunu birazcık düşünen ne dersler çıkarabilir. Ama insanların çoğunun oldukça nankör kesilmekten başka yaptığı bir şey yok!
19 Temmuz 2019 Cuma
Çalışma 45-46:
- Evet, bir düşünün, Allah(cc) nasıl gölgeyi uzatıp kısaltıyor ve onu güneşin hareketlerine bağlamış, dileseydi sabit kılardı. (Gölgenin olması ve uzayıp kısalması, nasıl ona sebep olan güneşe delil ise, canlıların olması ve yaratılıp, sonra da ölmeleri benzer şekilde bir yaratıcıya delalet eder)
18 Temmuz 2019 Perşembe
Çalışma 43-44:
- Kendi heva ve hevesini ilah edinmiş, arzuları,kaprisleri ve istekleri ne olursa olsun tatmin etmeyi hayatta gaye edinen kimselere baksanıza bir! Bunlar mı düzelecek? Yoksa bunların işitip düşündüklerini ve kafalarını kullandıklarını mı sanıyorsunuz? Onlar sürü hayvanları gibidir! Nefsani arzuları nereye çekerse oraya giderler, hatta bu hayvanlardan daha şaşkındırlar!
Çalışma 41-42:
- Allah(cc)'ın mesajını getireni gördüklerin de, alaya alırlar ve ' Bu mu Allah(cc)'ın mesajını getiren! Az daha kalsın bizi aldatıp sahte tanrılarımızdan vazgeçirtecekdi!' (diyerek içlerindeki hased ve onun dışa vurumu inatçılıklarını gösteriyorlar). Ama günü geldiğinde doğru yoldan sapan kim anlayacaklar!
Çalışma 35-40:
- Evet, insanlar tarihten hiç ders almaz mı?, Bakın tarih boyunca gelip/geçmiş bir çok topluluk sırf inkarda ısrarları neticesi helak edildiler, mesela Musa(as) ve kardeşi Harun (as)'ın gönderildiği firavun ve kavmi, Nuh(as) kavmi, Ad, Semud kavmi, Lut (as) kavmi gibi kavimler ve arada geçen daha bir çok kavim, kendilerine gerçek ve gitmeleri gereken yol misallerle ve temsillerle anlatılmış olmasına rağmen, sırf inatla gittikleri yolda direnmeleri üzerine helak edildiler. Bunlardan ders çıkaran yok mu? Bunların yaşayıp yok oldukları harabeleri görüp ders alan yok mu? Ama, öldükten sonra tekrar dirilmeyi beklemedikleri için, onların hiç bir hadiseden ibret alacakları yok!.
17 Temmuz 2019 Çarşamba
Çalışma 32-34:
- İnkarda ısrar edenler yine dediler ki:'Bu Kuran neden tek parça halinde inmedi ki?'. Tutarlı bir bütün oluşturmak üzere belirli bir düzende indirildi ki, muhatabın kalbi pekişsin, inkarcılar hangi soru ile gelirlerse gelsinler, doğru cevabı en güzel şekilde açıklasın.
Dolayısıyla, inkarcılar bilmelidir ki, yüzüstü cehenneme atılacak olanlar ve öte dünyada yerleri en kötü olanlar onlardır!
16 Temmuz 2019 Salı
Çalışma 21-30:
- Evet, yapıp/ettiklerinin hesabını bir gün vereceğine inanmayanların tek argumanı; eğer böyle bir şey olsaydı, gökten melekler inerdi, ya da, Yaratıcı görünür kendi tebliğ ederdi, ki daha inandırıcı olurdu, şeklindedir. Evet, onlar melekleri günü geldiğinde görecekler!, ama gördüklerine pişman da olacaklar!, eyvahlar çekecekler! Onların dünyada iken yaptıkları iyi şeyler de dahil hepsi, kül gibi değersiz olup gitmiş!
Ama cennetliklere, kalınacak yerlerin en güzeli verilecektir.
O dehşetli gün gelip çattığında, o inatla inkar edenler için zor bir gün olacak ve 'Keşke!' diyecekler, 'falanca beni sapıttıranları arkadaş edinmeseydim!, Beni Allah(cc)'tan uzaklaştıran onlar oldular!'. İşte kişiyi Allah(cc)'tan uzaklaştıran her türlü güç insanı böyle yanlız ve çaresiz bırakıverir!.
O gün Resul:'Ey Rabbim!,insanlardan bazıları, bu Kuran'ı terk edip ondan uzaklaştılar!' diyecektir.
(Yani;'Bu Kuran bize ayak bağı oluyor diye terk ettiler '.
A cow that is wont to run away has a rope fettered at one end to a hind leg and the other end to a horn or the neck but the rope is kept tight so that the animal’s head is taut or bent. The animal is thus tethered so tightly that it cannot take even one step freely (and cannot thus run away). An animal tied this way is called “ٌرْجُوْہَم” (mahjur), and “ارُ َجِہْلَا” (al-hijaar) is the rope which is used to thus fasten the animal (Lughat-ul Quran))
15 Temmuz 2019 Pazartesi
Çalışma 20:
- Daha önce de, Allah(cc) yiyip içen, ihtiyaçları için çarşı/pazar dolaşan kimseleri elçi olarak gönderdi, bu şekilde yapıyor ki, sizi birbirinizle sınamak ve Allah(cc)'ın hüküm ve icraatlarına karşı sabredip etmediğinizi size göstermek için! Allah(cc) zaten her şeyi olduğu gibi görüp bilmektedir!
Çalışma 17-19:
- Israrla inkar edenler, gün gelip Allah(cc)'tan başka inandıkları ile birlikte yeniden diriltilip, huzura toplandıklarında, o inandıkları sahte ilahlarına sorulacak:'Bu insanları siz mi, saptırdınız?', Onlar da:'Haşa!, Seni tenzih ederiz, Senin dışında başka dost , veli edinmek biz insanlara yakışmaz! Ne varki, Sen bu insanlara ve onların atalarına türlü türlü nimetler ve ömür verince Seni anmayı ve Sana kulluk etmeyi unuttular!'
Evet, durum ortada, inandıkları sahte ilahları bile o inkarcıları yalanlayacak ve yanlız bırakacak!
Evet, Ey insanlar! içinizden kim şirk gibi bir zulmü işlerse, bilsin ki, onu acı bir azap bekliyor.
Çalışma 11-14:
- Allah(cc)'ın mesajına bu inattçı inkarın sebebi nedir? Ahiret inancı olmayışı. Onlar bir gün gelip yapıp/ettiklerinin hesabını vereceklerine inanmıyorlar, dolayısıyla sorumsuz bir hayat onlara daha cazip geliyor. Ama , o gün gelip gerçeklerle yüz yüze karşılaştıklarında yok olup gitmek isteyecekler, belki kurtuluruz diye!, ama nafile! Defalarca yok olup gitmek isteseler de, dünyada iken yaptıkları ile sebep oldukları başka günahkarlarla birlikte cehennemi boylayacaklar!
14 Temmuz 2019 Pazar
Çalışma 7-10:
- Yine derler ki:' Bu nasıl peygamber, bizim gibi ihtayaçlarını temin için çarşı pazar dolaşıyor, yanında bir melek olmuş olması ve her ihtiyacını karşılayabileceği bir bahcesi olması gerekmez miydi?'. Sonra da kalkıp: 'Siz büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' diyorlar. Ne kadar tuhaf ve tutarsız yakıştırmalar yapıyorlar!. Bu tür söylemlerle sapıp gittiler, daha da doğruyu bulamıyorlar.
Dilese sana bunlardan daha iyisini verebilecek Allah(cc) ne kadar yüce ve cömerttir..
13 Temmuz 2019 Cumartesi
Ezber Furkan/3:
وَاتَّخَذُواYet they have takenمِنْbesides Himدُونِهِbesides Himءَالِهَةًgodsلَاnotيَخْلُقُونَthey createشَيْئًاanythingوَهُمْwhile theyيُخْلَقُونَare createdوَلَاand notيَمْلِكُونَthey possessلِأَنْفُسِهِمْfor themselvesضَرًّاany harmوَلَاand notنَفْعًاany benefitوَلَاand notيَمْلِكُونَthey controlمَوْتًاdeathوَلَاand notحَيَوةًlifeوَلَاand notنُشُورًاresurrection
وَاتَّخَذُواYet they have takenمِنْbesides Himدُونِهِbesides Himءَالِهَةًgodsلَاnotيَخْلُقُونَthey createشَيْئًاanythingوَهُمْwhile theyيُخْلَقُونَare createdوَلَاand notيَمْلِكُونَthey possessلِأَنْفُسِهِمْfor themselvesضَرًّاany harmوَلَاand notنَفْعًاany benefitوَلَاand notيَمْلِكُونَthey controlمَوْتًاdeathوَلَاand notحَيَوةًlifeوَلَاand notنُشُورًاresurrection
Ezber Furkan/2:
الَّذِيThe One Whoلَهُto Him (belongs)مُلْكُ(the) dominionالسَّمَاوَاتِ(of) the heavensوَالْأَرْضِand the earthوَلَمْand notيَتَّخِذْHe has takenوَلَدًاa sonوَلَمْand notيَكُنْHe hasلَهُfor Himشَرِيكٌa partnerفِيinالْمُلْكِthe dominionوَخَلَقَand He (has) createdكُلَّeveryشَيْءٍthingفَقَدَّرَهُand determined itتَقْدِيرًا(with) determination
الَّذِيThe One Whoلَهُto Him (belongs)مُلْكُ(the) dominionالسَّمَاوَاتِ(of) the heavensوَالْأَرْضِand the earthوَلَمْand notيَتَّخِذْHe has takenوَلَدًاa sonوَلَمْand notيَكُنْHe hasلَهُfor Himشَرِيكٌa partnerفِيinالْمُلْكِthe dominionوَخَلَقَand He (has) createdكُلَّeveryشَيْءٍthingفَقَدَّرَهُand determined itتَقْدِيرًا(with) determination
Çalışma 4-6:
- Israrla inkarda direnenler, Kuran'ın, peygamber(sav) tarafından uydurulduğunu ve bazılarının da O'na yardım ettiğini, sabah/akşam birileri tarafından O'na dikte ettirilerek öğretildiğini ve sadece eskilere ait masallar olduğunu iddaa ediyorlar.
Buna karşılık verilecek cevap şudur; 'Bu kitap her şeyin sırrını, açığını da gizlisini de bilen Allah(cc) tarafından indirilmiştir ve Allah(cc), bu söylemlerinize rağmen, esirgeyici ve bağışlayıcıdır, sizi hemen cezalandırmaya kalmaz, mühlet verir, indirdiği bir öğüt ve uyarı olan kitap ile yol gösterip belki akledersiniz de, doğruya ulaşırsınız diye bekler'.
12 Temmuz 2019 Cuma
Çalışma 1-3:
- Allah(cc), o kadar yüce ve cömerttir ki, bütün insanlara, doğru ile eğriyi ayırt edebilecek bir ölçü olması itibari ile Kuran'ı indirdi ki, bu sayede insanlar kötü sondan uyarılarak sakınsınlar.
Herşeyin mülkü kendisine ait olan , soy/sop edinmemiş, ortağı da olmayan Allah(cc)'tır ve O herşeyi bir ölçü içerisinde düzene koymuştur.
Buna rağmen, insanlar, bir şey yaratmayan, aksine kendisi yaratılmış, bir fayda veya zarar veremeyen, öldürmeye veya yaşatmaya veya yeniden diriltmeye gücü olmayan bir takım sahte ilahlar uydurup sahiplendiler(.. وَاتَّخَذُوا).
11 Temmuz 2019 Perşembe
Çalışma 1:
Furkan süresi:
(Diyanet çevirisi:)
Furkan süresi:
(Diyanet çevirisi:)
| 1. | Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân'ı indiren Allah'ın şanı yücedir. |
| 2. | O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O her şeyi yaratmış ve yarattığı O şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir. |
| 3. | (İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilahlar edindiler. |
| 4. | İnkar edenler, "Bu Kur'an, Muhammed'in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir" dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular. |
| 5. | "(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler. |
| 6. | (Ey Muhammed!), De ki: "O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir." |
| 7. | Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda, pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!" |
| 8. | "Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya! "Zalimler (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler. |
| 9. | (Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar. |
| 10. | Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir. |
| 11. | Hayır, onlar Kıyameti de yalanladılar. Biz ise o Kıyameti yalanlayanlara çılgın bir cehennem ateşi hazırlamışızdır. |
| 12. | Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler. |
| 13. | Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler |
| 14. | (Kendilerine) "Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, bir çok kere yok olmayı isteyin!" (denir.) |
| 15. | De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafaat ve varılacak bir yerdir. |
| 16. | Ebedi olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu Rabbinin uhdesine aldığı, (yerine getirilmesi) istenen bir va'didir. |
| 17. | Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla. |
| 18. | Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke giden bir toplum oldular" derler. |
| 19. | (İlah edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse ona büyük bir azap tattırırız. |
| 20. | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir. |
| 21. | Bize kavuşacaklarını ummayanlar, "Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!" dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler. |
| 22. | Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. "Eyvah! Biz Allah'ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız" diyecekler. |
| 23. | Onların yaptıkları bütün amellerine yöneldik ve onları dağılmış zerreciklere çevirdik. |
| 24. | O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir. |
| 25. | O gün gök bulutlarla yarılıp parçalanacak ve melekler bölük bölük indirilecektir. |
| 26. | O gün gerçek hükümranlık Rahmân'ındır ve kafirlere zorlu bir gün olacaktır. |
| 27. | O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: "Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!" |
| 28. | "Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!" |
| 29. | "Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir." |
| 30. | Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terkedilmiş bir şey haline getirdi" dedi. |
| 31. | Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter. |
| 32. | İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk. |
| 33. | Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım. |
| 34. | Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar. |
| 35. | Andolsun, Biz, Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Hârûn'u da ona yardımcı kıldık. |
| 36. | Onlara, "Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik. |
| 37. | Nûh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık. |
| 38. | Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helak ettik. |
| 39. | Bunların herbirine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik. |
| 40. | Andolsun, senin kavmin, bela yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı. |
| 41, 42. | Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler. |
| 43. | Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın? |
| 44. | Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar. |
| 45. | Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık. |
| 46. | Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik. |
| 47. | O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. |
| 48, 49. | O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan bir çok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik. |
| 50. | Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler. |
| 51. | Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik. |
| 52. | Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver. |
| 53. | O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır. |
| 54. | O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir. |
| 55. | Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kâfir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır. |
| 56. | Biz seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. |
| 57. | De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum." |
| 58. | Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter! |
| 59. | Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a4 kurulan Rahmân'dır. Sen bunu haberdar olana sor! |
| 60. | Onlara, "Rahmân'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır. |
| 61. | Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir. |
| 62. | O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir. |
| 63. | Rahmân'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selâm!" der (geçer)ler. |
| 64. | Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir. |
| 65. | Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!" |
| 66. | "Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası." |
| 67. | Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır. |
| 68. | Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar. |
| 69. | Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır. |
| 70. | Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. |
| 71. | Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah'a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner. |
| 72. | Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir. |
| 73. | Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler. |
| 74. | Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir. |
| 75. | İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır. |
| 76. | Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır! |
| 77. | (Ey Muhammed!) De ki: "Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin! Siz yalanladınız. Öyle ise azap yakanızı bırakmayacak." |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



