30 Nisan 2019 Salı

--------------------------
Sonuç
  Beled 
süresi:
  •  Bu dünyaya imtahan için gelen ve bu imtahanı en iyi şekilde geçirmesi için her türlü donanımla donatılan insan, temel ahlaki değerleri doğru bir zeminde kişiliğinde oturtmalı ki, onun üzerine sağlam bir iman inşa edebilsin. Hak/hukuk/özgürlük , verilen imkanlardan diğer ihtiyaç sahiplerini de yararlandırma gibi temel ahlaki değerleri kişiliğinde oturtamayanın, gerçek manada bir imanı da olmaz. Vahiy ile , Allah(cc), insanın izlemesi gereken yolu bütün detayları ile açıklamışken, buna inanmayanın sonu da şüphesiz ateş olacaktır.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Çalışma 19-20:
  •  Allah(cc), insanların bu imtahan yurdunda, hangi yoldan gideceklerini en güzel ve açık seçik bildirmişken, buna inanmayan insanı, Hesap günü, ateş her yerinden çepeçevre saracaktır.
Çalışma 11-18:
  •  Evet, insana, o zorluklarla dolu hayat yolculuğunda imtahanı en iyi şekilde geçirmesi için bütün donanımları veren Allah(cc), zorun ne olduğunu da bildiriyor; temel ahlaki değerler olan; özgürlük, açlık ve yetim/düşkünü koruma için çaba sarfetmek ki, bu temel değerlere sahip olamayan,   gerçek anlamda bir imana da sahip olamaz ki, sonrasında başkalarına da sabrı ve merhameti tavsiye edebilsin. Evet, Allah(cc), insana imkanları bu temel ahlaki değerleri rahat gözetebilsin ve yerine getirsin diye vermiştir. Bu sağlam temeller üzerine ise, gerçek bir iman kalesi oturtulabilir. Öyle ya, Allah bir dil, iki dudak vermiş ki, haksızlığa, insanlara zulme ve onları esir tutmaya karşı konuşabilsin; iki göz vermiş ki, aç, yetim ve düşkünü görüp tutabilsin. Bu işlere yaramıyorsa, Allah(cc) huzurunda aleyhimize şahitlikten başka bir işe yaramayacaklar.
    Tabii burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var; Bu temel ahlaki değerlere sahip olan, kişi için; sonra iman etti denmiyor, fakat  (.. ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا) iman edenlerden biri oldu deniyor. Yani, temel ahlaki değerler meselesini aşan kişi için, kişisel olarak bunu yapması istenen bir şey değil, kendisi gibi bu temel ahlaki değerleri dikkate alarak iman edenlerle birlikte olması istenen ki, bu sayede toplum içinde bu temel ahlaki değerler oturtulabilsin.

28 Nisan 2019 Pazar

Çalışma 8-10:
  •  İnsana verilen en büyük imkanlardan belkide ilk ikisi; görme ve konuşabilme. Allah(cc) insana doğru/yanlış nedir onu ayırt edecek muhakeme yeteneği de vermiştir, ama hakikat için, ilk iki nimetin kullanılması gerekir, yani, kör ve dilsiz olursan, hakikatı göremez ifade edemessin.
Çalışma 1-7:
  •  Allah(cc), defaaten vurgulanan, insanı yaratma sebebini hatırlatarak, insanın başıboş olmadığını, bu dünyada bir çok imtahanlarla ömür geçirip, ona göre de Hesap günü muhakeme edileceğini hatırlatıyor. Bu meşakkatli yolda, imtahan için kendisine verilen imkanları, kendisindenmiş gibi algılayan insan, ona bu imkanları verenin Allah(cc) olduğunu görmüyor.
Çalışma 1:

Beled  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4. Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
5. İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
6. "Yığınla mal harcadım" diyor.
7. Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
8, 9, 10. Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
11. Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
12. Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
13. O tutsak bir boynu çözmek(köle azat etmek) tir.
14, 15, 16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
17, 18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
19. Âyetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.
20. Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

27 Nisan 2019 Cumartesi

Hadis:
  • لَيْسَ الْغِنَى عَنْ كَثْرَةِ الْعَرَضِ، وَلَكِنَّ الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ

  • Riches does not mean, having a great amount of property, but riches is self-contentment.
--------------------------
Sonuç
  Kaf 
süresi:
  •  Allah(cc)'ın her şeye kadir, yaratıcı olduğunu doğru bir şekilde kavrayamayan insan, Hesap günü  ve yapılan her şeyin bir gün muhasebesinin yapılacağını da tam olarak kavrayamaz. Insan, aklı selim ve ön yargısız bakarsa, görecektir ki; her şeyin bir yaratıcısı vardır, ve O her şeyi yapmaya kadirdir. Aklını kullanan insan, Allah(cc)'ın yüceliğini ve kudretini rahatlıkla kavrayabilir, ama bunu yapmazsa, kendi ürettiği hurafeler ve vesveseler ile kendi aklını karıştırır ve yanlış yollara girer. Bugün Allah(cc)'ı ve Hesap gününü kavrayamayan, yarın ögrenecek ama bu gecikmiş bir kavrayış olacaktır. Insana düşen; Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile, O'na yönelmek ve O'na kulluk ile O'nun yüceliğini sürekli anmaktır.

26 Nisan 2019 Cuma

Hadis:
  •  يَذْهَبُ الصَّالِحُونَ الأَوَّلُ فَالأَوَّلُ، وَيَبْقَى حُفَالَةٌ كَحُفَالَةِ الشَّعِيرِ أَوِ التَّمْرِ، لاَ يُبَالِيهِمُ اللَّهُ بَالَةً ‏
  • The righteous (pious people will depart (die) in succession one after the other, and there will remain (on the earth) useless people like the useless husk of barley seeds or bad dates, and Allah will not care about them.
Çalışma 45:
  •  İnsanların, Allah(cc) ve Hesap günü için ne dedikleri ve düşündüklerini Allah(cc) gayet iyi biliyor. Zorlamaya hiç gerek yok; aklı olan insan, Allah(cc)'ın peygamberleri vasıtasıyla ilettiği uyarınlarına kulak verir ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket eder.
Çalışma 43-44:
  •  Hayat ta veren, öldüren de Allah(cc)'dır ve dönüş yanlız O'nadır. Günü geldiğinde , insanları diriltip yeniden mahşerde toplamak Allah(cc)'a çok kolaydır.
Çalışma 41-42:
  •  Ve, her zaman Hesap gününü düşünerek hareket et. Çünkü , O gün herkes, muhasebe için  yeniden diriltilecektir.

25 Nisan 2019 Perşembe

Çalışma 39-40:
  •  Dolayısıyla, inanan kişiye düşen görev; sabırla Allah(cc)'a kulluk ve ibadet edip, gece/gündüz her zaman O'nu anmak ve yüceltmektir.
Çalışma 36-38:
  •  Aklı başında olan, ön yargısız bir kalple dinleyip tecrube eden her insan, rahatlıkla anlayacaktır ki; Allah(cc), yeri, göğü ve arasındaki her şeyi altı evrede yaratmış ve O'nun hükmünden kaçmak isteyen daha önce yaşamış çok daha güçlü/kuvvetli nice nesilleri kaçacak yer bulamayacakları şekilde helak etmiştir.
Çalışma 34-35:
  •  Cennetlikler, cennete selametle ve her türlü endişeden sıyrılmış olarak girecek ve sonsuza kadar kalacaklardır. Orada dilediklerini buldukları gibi, daha önce hiç bir insanın aklına gelmeyen, düşünemediği nimetler de kendilerine sunulacaktır.

24 Nisan 2019 Çarşamba

Çalışma 31-33:
  •  Evet, cehennemlikler belli edildi. Cennetlikler kim?
    Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci duyup, O'na yönelmiş bir kalple, O sonsuz rahmet kaynağı Allah(cc)'ı (Rahman'ı) görmediği halde tanıyıp bilmiş, onun karşısında içi titreyen.
Çalışma 30:
  •  O günün dehşeti o kadar ki, cehenenemin dolma ve dolayısıyla daha muhakemesi yapılmamış olanların, bir bakıma, yırtmaları imkansız. Herkes hak ettiğini alasıya kadar, cennete de cehennemde de yer var.
Çalışma 27-29:
  •  Allah(cc) huzurunda,insanın öz eleştiri yapması, suç kimdeydi sorgusu yapmasına imkan verilmeyecek, zira Allah(cc)'ın koyduğu ve peygamberleri vasıtasıyla insanlara bildirdiği kurallar gereği; günahkarlar cezasını görecektir. Allah(cc), defaaten belirttiği gibi, asla kullarına zulmedici değildir, ama kulları kendilerine zulmederler, Allah(cc)'ın gitmelerini emrettiği yoldan gitmeyerek.

23 Nisan 2019 Salı

Çalışma 24-26:
  •  Esed'in çok güzel dikkat çektiği gibi; onu günaha sevk eden iç dürtüleri ve her şeye şahit vijdanı ile , huzura gelen insana, dünyada hayra engel oluşu, saldırgan yapısı ve kuşku/fesat yayışı sebebi ile, Allah(cc): 'Atın, (o ikisini) cehenneme..' ( .. أَلْقِيَا  ) diyecek. Esed, bu ikil formun hitap edilen nesnelerin fiilen ikil oluşlarının da bir göstergesi olabileceğini belirtiyor  .
    İbn Kesir, bu ayatlerle ilgili yorumunda; "Bazıları bunun Arap dilinde mevcûd bir ifâde tarzı olduğunu ve bir kişiye iki kişi imiş gibi hitâb edildiğini söylerler" diyor.
Çalışma 20-23:
  •  Hesap gününü umursamayan, O gün, gerçekleri tüm çıplaklığı ile görecek, ama bu gecikmiş ve bu sebeple de artık bir önemi kalmamış kavrayışın, insana hiç bir faydası olmayacaktır. Onun yapıp/ettiği her şeye şahit olan vijdanındaki öteki kişiliği, zaten herşeyi itiraf edecek ve ortaya dökecektir.
Çalışma 19:
  •  Kendisinden kaçıp kurtulunamayacak tek gerçek var, o da ölüm. Her insan, o'nu yaşayacaktır. Tabi hesap günününün bir gün gerçekleşeceğini reddeden, dünyada sorumusuzca yaşamak ve yapıp/ettiklerinin faturasını ödememek ister. Bundan dolayı da, hesap günü ve yaptıklarının karşılığını görme fikri onu çok rahatsız eder.  Bu da onu, reddetmeye götürür. Ama , ölüm anında, Hesap günü gerçeği, artık kaçamayacağı bir açıklıkta yüzüne vurulur.

22 Nisan 2019 Pazartesi

Çalışma 17-18:
  •  İnsanın sağında ve solunda oturan ve herşeyi kaydeden melekler olarak yorumlanan 17. ayet ile ilgili Esed'in yorumu ilginç ve yerinde gibi gözüküyor; Birbiriyle karşılaşmayı amaçlayan bu iki kişi/güç, insanların tabiatında mevcut iki temel motivasyonu gösterir. Bunlar içgüdüsel dürtü ve arzular ile hem sezgisel hem düşünsel akıl. Sağında ve solunda oturmaları da; insan üzerinde üstünlük kurmak için çatıştıklarının mecazi bir anlatımıdır.
Çalışma 16:
  •  Allah(cc) insana o kadar yakınki, her yapılan ve söylenen şey bir gün karşımıza getirilecek, her şey kaydediliyor ki; bu bilinç, insanı, sorumluluk bilinci ile Allah(cc)'ın istediği gibi bir kul olma yolunda çaba sarfetmeye iter. Aklını kullanan insan , aslında bunu rahatlıkla görebilir ama, kendi kendine ürettiği hurafeler ve vesveselerle kendi aklını karıştırmakta ve yanlış yollara sapmaktadır.
Çalışma 15:
  •  Allah(cc) inancını hep yanlış yere konuşlandıran insan, O'nu bir bakıma kendisi gibi yorulan, unutan vb. bir varlık (haşa..) gibi düşünüp, bu kadar büyük bir evreni, yeri göğü yaratmanın zorluğunu kafasında canlandıramamakta ve bu işin bir  de yeniden yaratma ile daha da komplex hale gelişine inanmamaktadır. Tahrif edilmiş diger kitaplarda, Allah(cc)'ın yorulduğu, unuttuğu gibi bir çok fiil vardır.
Çalışma 12-14:
  •  Evet, geçmiş bir çok topluluk, aynı şekilde, Allah(cc)'ı ve peygamberlerini yalanlamış ve  Allah(cc)'ın gazabını üzerlerine çekmiş ve tehdidine maruz kalmışlardır.

21 Nisan 2019 Pazar

Çalışma 9-11:
  •  Allah(cc),  verdiği en büyük nimet olan aklını kullanan kullarının basiretini açıp, böylece onların eşyanın hakikatini kavramasını sağlayacağını söylerken, bütün kullarına da, hiç bir ayrım yapmadan, rızık olarak türlü türlü nimetler verdiğini hatırlatmıştır. Razi'nin yorumu da çok güzel; Allah Teâlâ önceki ayette, "Taatımıza dönen her bir kulun kaîp gözünü açmak, (tabsiratan) ve ona ibret vermek (zikra) için" buyurmuş ve kulu, "munib" (taata dönen) olarak nitelemiş, göğün yaratılışını böyle muhlis kulları için bir tabsira (hüccet) saymış ve mutlak manada bütün kullar için bir rızık" buyurmuştur. Çünkü rızık, herkes için söz konusudur. Fakat ancak munîb olan kullar, o nimet vereni hatırlayıp, O´na şükrederek yer-içerler, diğerleri ise, tıpkı hayvanların yediği gibi yer-içerler. İşte bu sebeple, Cenâb-ı Allah, rızkın, genel olarak bütün kullar için olduğunu belirtir.

20 Nisan 2019 Cumartesi

Hadis:
  •   كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ، أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ

  •  Dünyada sanki bir garip yabancı veya bir yolcu gibi ol.(Be in this world as if you were a stranger or a traveler.)
Çalışma 6-8:
  •  Yerde ve gökte yaratılmış her şeye bakan, onu gönülden Allah(cc)'a yöneltecek ve, akıl ve kalbine düşünüp ders alması için bir çok alametler görecektir.Tek kural Allah(cc)'a gönülden yönelmek ve niyet. Allah(cc), böyle insana, eşyanın hakikatını kavramada bir anlayış/kavrayış ve bilinç nasip edecektir. Bunun bir sonraki adımı da, Allah(cc)'ı anarak O'na şükretmektir.

19 Nisan 2019 Cuma

Çalışma 5:
  •  Sonuçta zihinleri karışık, tanıdıkları ve hep güvendikleri içlerinden birinden algılayamadıkları Allah(cc) ve Hesap günü kavramlarını duymaları ve bu kavramların onların zihnindekilerle uyuşmuyor olması , onları daha da tutarsız hale getiriyor. Tümüyle dağılıyorlar ve ne tepki vereceklerini şaşırıyorlar, bazen büyücü, bazen deli, bazen de kahin diyorlar.
Çalışma 1-4:
  •  Hesap gününü zihninde bir yere oturtamayan, yeniden yaradılışı imkansız ve bu düşünceyi de acayip gören insanın aslında, sanırım, temel sorunu; Allah(cc)'ın her şeye kadir olduğunu anlayamaması veya anlamak istememesi. Çünkü her şeyi en küçük atom zerresine kadar en mükemmel şekilde yaratan Allah(cc), insan ölüp toz/toprak olduktan sonra da yeniden aynı şekilde yaratır. Allah(cc)'a hiç bir şey zor değildir. Dolayısıyla, Allah(cc)'ı doğru bir yere konuşlandıramayan insan, O'nun kendileri gibi bir insanı, uyarıcı olarak göndermesine daha da şaşıyorlar. Sanırım, beyinlerinde aslında şu soru var: 'Eğer Allah(cc) sizin söylediğiniz kadar her şeye hakim ise, neden bizim gibi bir insan ile bizi uyarmaya çalışıyor? Akıllarımızı bir hamlede değiştirirdi, biz de inanırdık o zaman mecburen? Böyle aracılarla bizim dünya hayatı hakkındaki fikrimizi değiştirmeye çalışıyor!'. Bu takıntı, onların dünyaya gelişteki hikmeti ve gerçek amacı kavrayamamış olmaları olsa gerek diye düşünüyorum. İşin imtahan boyutunu pas geçiyorlar gibi.
    Acayip karşılamaları da, bu inancın onların inandığı bütün değer yargılarını yıkması ve bunun onlar üzerinde yarattığı korku ve kaygı.

18 Nisan 2019 Perşembe

Hadis:

  • قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَلاَ أُنَبِّئُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ ‏"‏‏.‏ قُلْنَا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ قَالَ ‏"‏ الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ ‏"‏‏.‏ وَكَانَ مُتَّكِئًا فَجَلَسَ فَقَالَ ‏"‏ أَلاَ وَقَوْلُ الزُّورِ وَشَهَادَةُ الزُّورِ، أَلاَ وَقَوْلُ الزُّورِ وَشَهَادَةُ الزُّورِ ‏"‏‏.‏ فَمَا زَالَ يَقُولُهَا حَتَّى قُلْتُ لاَ يَسْكُتُ‏.‏

    Resûlullah (sav) :
    – “En büyük günahı size haber vereyim mi?” buyurdu. Biz:
    – Evet, yâ Resûlallah, dedik. Resûl-i Ekrem:
    – “Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek” buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve “Sizi uyarıyorum, bir de yalan söylemek, yalancı şâhitlik yapmaktır” buyurdu. Bu son cümleyi o kadar tekrarladı ki, biz durmayacak sandık.
    (Allah's Apostle said thrice, "Shall I not inform you of the biggest of the great sins?" We said, "Yes, O Allah's Apostle" He said, "To join partners in worship with Allah: to be undutiful to one's parents." The Prophet sat up after he had been reclining and added, "And I warn you against giving forged statement and a false witness; I warn you against giving a forged statement and a false witness." The Prophet kept on saying that warning till we thought that he would not stop.)
Çalışma 1:

Kaf  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1, 2. Kâf. Şerefli Kur'ân'a andolsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
3. "Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkansız) bir dönüştür!"
4. Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
5. Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.
6. Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.
7. Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.
8. Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
9, 10, 11. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
12, 13, 14. Onlardan önce Nûh kavmi, Res halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın2 kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
15. İlk yaratmada acizlik mi gösterdik ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.
16. Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
17. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
18. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
19. Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
20. (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sûr'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
21. Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.
22. (Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)
23. Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."
24, 25. (Allah şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kâfiri!"
26. "Allah ile beraber, başka bir ilah edinen o kimseyi atın şiddetli azabın içine!"
27. Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
28. Allah şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."
29. "Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim."
30. O gün Cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O da, "daha var mı?" der.
31. Cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara uzak olmayacak şekilde yaklaştırılacak.
32, 33. Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, onun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahmân'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
34. "Oraya esenlikle girin. İşte bu, ebedilik günüdür."
35. Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
36. Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
37. Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
38. Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
39. O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
40. Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da onu tespih et.
41. (Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
42. O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
43. Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.
44. O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.
45. Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.

--------------------------
Sonuç
  Mürselat
süresi:
  •  Dünyada sorumsuzca bir hayat sürerek her türlü ahlaksızlığı ve hayasızlığı yapan insan, her ne kadar hesap gününü yalanlasa da, dünyada refah içinde yaşasa da,  gün gelecek nimetler içinde yaşadığı bu dünyadan ayrılacak, ve Allah(cc) huzurunda en küçük bir haksızlığa uğramadan, yapıp/ettiklerinin sonucunu görecektir. Bu sondan kaçış mümkün değildir.

17 Nisan 2019 Çarşamba

Hadis:
  •  مَا مِنَ الأَنْبِيَاءِ نَبِيٌّ إِلاَّ أُعْطِيَ مَا مِثْلُهُ آمَنَ عَلَيْهِ الْبَشَرُ، وَإِنَّمَا كَانَ الَّذِي أُوتِيتُ وَحْيًا أَوْحَاهُ اللَّهُ إِلَىَّ فَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ أَكْثَرَهُمْ تَابِعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ

    Her peygambere mutlaka insanların inanmakta olageldikleri şeyler cinsinden bir mucize verilmiştir. Ama bana verilen (mucize) ise vahiydir ve bunu bana Allah vahyetmiştir. Bu sebeple Kıyamet günü, diğer peygamberlere nazaran takipçisi en çok olan peygamberin ben olacağımı ümid ediyorum.(Every Prophet was given miracles because of which people believed, but what I have been given, is Divine Inspiration which Allah has revealed to me. So I hope that my followers will outnumber the followers of the other Prophets on the Day of Resurrection.)

     

Çalışma 41-50:
  •  Fakat , Allah(cc)'a karşı sorumluluk duygusu ile davranan ve kulluk eden, Hesap günü ferahlayacak, üzülmesini gerektirecek bir durumla karşılaşmayacak.O günü yalanlayanların dünyada yiyip/içmeleri, rahat bir hayat geçirmeleri veya geçirmeye çalışmaları bir anlama taşımıyor, nihayetinde hesap günü, Allah(cc) doğru ile yanlışı ayırdığında hazin son onları bekliyor. Artık buna inanacak olan inansın.
Çalışma 29-40:
  •  Evet , ahireti ve hesap gününü yalanlayanların vay haline!. Varsa hesap gününden kaçış veya kurtuluşun bir yolu, durmayın hemen yapın!. Ama, gelmiş geçmiş bütün insanlar, O gün yeniden yaratılacak ve en küçük yapıp/ettikleri dahil herşeyden hesaba çekilerek hüküm verilecek.
Hadis:

  •  لَيْسَ الْكَذَّابُ الَّذِي يُصْلِحُ بَيْنَ النَّاسِ، فَيَنْمِي خَيْرًا، أَوْ يَقُولُ خَيْرًا

  •  İnsanlar arasını düzelten ve bunun için hayır maksadıyla söz getirip götüren veya hayır maksadıyla (yalan) söyleyen yalancı değildir. (He who makes peace between the people by inventing good information or saying good things, is not a liar)

16 Nisan 2019 Salı

Çalışma 16-28:
  •  Evet, hesap günü mutlaka gelecek. İnsanoglunun geçmişi, nasıl var edildiği, üzerinde yaşadığı dünya ve nimetler düşünüldüğünde, Allah(cc)'ın ne kadar büyük bir lütfu olduğu, koyduğu kurallarla sistemin ne kadar mükemmel çalıştığı anlaşılacaktır. Fiziksel kurallar yanında, moral değerler anlamında da konulmuş kurallar vardır ve bu moral değerler her nesilde geçerli olmuş, bu kurallar çerçevesinde davranmayan toplumlar neticelerine katlanmışlardır.

15 Nisan 2019 Pazartesi

Hadis:
  •  لاَ يَرْحَمُ اللَّهُ مَنْ لاَ يَرْحَمُ النَّاسَ 

  •  İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye Allah da merhamet etmez.
Çalışma 2-15:
  •  Yapıp ettiklerinin bir gün gelip yüzüne vurulmayacağını, herşeyden kurtulabileceğini sanıp, dünyada sorumsuzca bir hayat ile her türlü ahlaksızlığı ve hayasızlığı yapan insan defaaten yemin ile uyarılıyor ki; her şeyin net ve belirgin bir şekilde ortaya döküleceği gün gelecektir, ve o günü yalanlayanların veya hafife alanların hali ve sonu çok hazin olacaktır.
    Bu uyarı aslen, Allah(cc)'ın büyük bir merhametidir ki, önceden, daha önce geçen surelerde de defaaten uyarıldığı gibi, kıyamet günü mutlaka gelecek ve herkes yapıp ettiklerine göre yargılanacak. O güne hazırlıklı olmak, bu kadar uyarıyı alan insana düşer.
Çalışma 1:

Müreselat  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
8. Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
9. Gök yarıldığı zaman,
10. Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
11. Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
12. (Bu) hangi güne ertelenmiştir?
13. Hüküm ve ayırım gününe.
14. Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.
15. O gün vay yalanlayanların haline!
16. Biz öncekileri helak etmedik mi?
17. Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.
18. Biz suçlulara işte böyle yaparız.
19. O gün vay yalanlayanların haline!
20. Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
21, 22. Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
23. Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!
24. O gün vay yalanlayanların haline!
25, 26. Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
27. Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
28. O gün vay yalanlayanların haline!
29. Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."
30, 31. "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
32. Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
33. Bunlar sanki birer kızıl devedir.
34. O gün vay yalanlayanların haline!
35. Bu, konuşamayacakları gündür.
36. Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
37. O gün vay yalanlayanların haline!
38. Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
39. Eğer bir tuzağınız varsa haydi bana tuzak kurun!
40. O gün vay yalanlayanların haline!
41. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
42. Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.
43. "Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."
44. Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
45. O gün vay yalanlayanların haline!
46. Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
47. O gün vay yalanlayanların haline!
48. Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.
49. O gün vay yalanlayanların haline!
50. Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?

14 Nisan 2019 Pazar

Hadis:
  •  ‏ الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

  • Müslüman, dilinden ve elinden (diğer) Müslümanların (emin ve) selâmette bulunduğu kimsedir.
--------------------------
Sonuç
  Humeze
süresi:
  •  Zenginliğin getirdiği gurur ve kibirle başkalarını küçümseyen, onlarda ayıp arayan ve onları aradan önden çekiştirenin sonu ne acı! O, her ne kadar, bu malının kendisine yeteceğini ve kendisini kurtaracağını zannetse de, sonu hüsrandır. O , malı , vermek için değil, biriktirmek için toplar. Varacağı yer, kalbine kadar işleyen bir ızdırap ve acıdır.
    Ey yüce Rabbim, bizleri sana ulaştırmayacak her türlü iş ve imkandan uzak tut. Amin.
Çalışma 1:

Humeze  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1, 2. Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
3. O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.
4. Hayır! Andolsun ki o, Hutâme'ye atılacaktır.
5. Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
6, 7. O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
8, 9. Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

13 Nisan 2019 Cumartesi

Hadis:
  •   إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى

  •   Ameller niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur.
--------------------------
Sonuç
  Kıyame
süresi:
  •  Sorumsuzca ve yaptıklarının bedelini ödemeyeceğini zanneden insan, inansa da inanmasa da , O gün mutlaka gelecek ve Allah(cc), her insanı yaptıkları veya yapması gerekipte yapmadıklarından dolayı hesaba çekecek. O gün sığınılacak tek yer Allah(cc) olacaktır. O gün insan kendine şahit olacak, sonunun nereye varacağını bileceğinden, kimisi mutlu, kimisi de hazin sonunu görüp ızdıraplara düşecektir.  İnsanı en mükemmel şekilde yaratan Allah(cc), tabiki onu başıboş ta bırakmayacak ve O gün mutlaka dünyadaki amellerinin sonucunu ona yaşatacaktır, inansa da inanmasa da. İnsana düşen, daha dünyada iken bunun bilincinde olmak ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci içinde olarak bir ömür geçirip, O'na kulluk etmek.

12 Nisan 2019 Cuma

Çalışma 37-40:
  •  İnsanı başlangıçta , bir meniden yaratıp en güzel şekli veren Allah(cc), onu hesap gününde yeniden yaratamaz mı?  Şüphesiz ki yaratır.
    Ey yüceler yücesi Rabbim, ne olursun bizleri de o gün yüzleri ak olanlardan eyle. Amin.
Çalışma 34-36:
  •  Allah(cc)'a yönelmeyi ve O'na kulluğu bırakıp, başka yöne yönelene, tabiki, hesap günü ızdırap çekmek müstahak olacak. Ki, insan bu kadar özenle yaratılmış iken, başıboş bırakılması mümkün mü?
Çalışma 31-33:
  •  Fakat bir çok insan, hakikatı doğrulamayıp, Allah(cc)'a kulluğa ve O'na yönelmeyi bırakıp, kendi gibi batıla dalmış kimselere yönelip onlara gider.
Çalışma 26-30:
  •  Evet, herkes için , o gün gelecek ve bu dünyadan ayrılık vaktinde çaresi ve dönüşü olmayan bir yola girilecek ve son Allah(cc)'ın huzuru olacak.
Çalışma 22-25:
  •  O gün, herkes kendisine şahit ya, aslında sonunun nereye varacağını bilecek, çünkü dünyada yapıp/ettiklerine veya yapması gerekipte yapmadıklarına kendisi şahit. Dolayısıyla, kimi mutlu, kimi de sonunun hüsranlığı nedeni ile asık.

11 Nisan 2019 Perşembe

Çalışma 20-21:
  •  Allah(cc)'ın inayeti olmassa, insana kalsa, insan acelecidir, peşini sever. Ama insan için bazen acelecilik ve peşin olan iyi olmayabilir.
Çalışma 16-19:
  •   Bütün işlerimizde, öncelikle Allah(cc)'tan medet ummalıyız. Allah(cc)'ın inayeti olmasa, bizim insan olarak yapabileceğimiz hiç bir şey yok. Dini konularda bile, onları kavrama,algılama ve başkalarına aktarabilme, Allah(cc)'ın inayeti ile olacak şeylerdir.

10 Nisan 2019 Çarşamba

Çalışma 13-15:
  •  İnsanın yaptıklarına en iyi şahit kim? Tabiki kendisi!. Yapıp ettiklerini veya yapması gerekipte yapmadıklarını/ihmal ettiklerini en iyi kendisi biliyor. Allah(cc) her şeyi en iyi bilen olduğu halde, yine de insan'ı yargılarken şahitli yapacak, insan kendi yapıp ettiklerine şahit olacak. O gün her şey gerçek sebepleri ile ortaya döküleceğinden, hiç bir mazeret işe yaramayacak. Dünyada iken, yapılan eylemlerin gerçek ve çoğu zaman gizli kalmış sebepleri ortaya konulunca, mazeret öne sürmek işe yaramayacak.
Çalışma 7-12:
  •  Fakat , Allah(cc)'ın yarattığı şu muhteşem düzen bozulup, her şey yok edilince,insanın kaçacak yeri olmayacak, varılacak yer Hesap günü olacak ve herkes yapıp ettiklerinin hesabını verecek. Allah(cc)'dan başka sığınılacak yer de kalmayacak.
Çalışma 5-6:
  •  Evet, insanın kıyamet gününü yalanlamasındaki temel dürtü , O'nun yaşanmayacağı veya olamayacağı değil veya Allah(cc) kıyamet günü insanı tekrar yaratamayacağı değil, başı boş ve sorumsuzca dünyada yaşama arzusudur. Sorumsuzca yaşasın ki ,kimse hesap sormasın, o da istediği gibi davransın, istediği kötülüğü ve ahlaksızlığı yapabilsin. Ama eninde sonunda bir hesap verme fikri olunca, bu insanı rahatsız ediyor ki, bu düşünceden sıyrılmanın yolu da , kısaca, inkar etmek. Kendisine kabul ettirmek için yapılacak en iyi şey de; O'nu hafife almak, dalga geçmek, önemsiz bir konuymuş gibi göstermeye ve görmeye çalışmak.

9 Nisan 2019 Salı

Çalışma 1-4:
  •  Kıyameti inkar eden, ve onun hakkında şüpheleri olanlar emin olsunlar ki; Allah(cc) insanı nasıl ilk yarattı ise, sonra da en küçük detayına kadar yaratmaya muktedirdir.
Çalışma 1:

Kıyame  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Kıyamet gününe yemin ederim.
2. (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).
3. İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?
4. Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
5. Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.
6. "O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.
7, 8, 9, 10. Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
11. Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.
12. O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
13. O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.
14, 15. Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
16. (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.
17. Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
18. O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.
19. Sonra onu açıklamak da bize aittir.
20, 21. Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
22. O gün bir takım yüzler aydındır.
23. Rablerine bakarlar.
24. O gün bir takım yüzler de asıktır.
25. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
26, 27, 28, 29, 30. Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir.
31. O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
32. Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.
33. Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.
34, 35. "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.
36. İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.
37. O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?
38. Sonra bu, bir "alaka"3 oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.
39. Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.
40. Şimdi, bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

8 Nisan 2019 Pazartesi

--------------------------
Sonuç
  Karia
süresi:
  •  Hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir zaman da kopacak kıyametin dehşetini ve büyüklüğünü insanın algılaması çok zor. O gün insan, ne yapacağını şaşırmış ve korkuyla sağa sola koşuşturan biri gibi çaresiz olacak. Onu kurtaracak ve ona düşen vazife , O gün gelmeden amel defterini salih amellerle doldurmaya çalışmak.Zira, O gün her şey, büyüklüğü/ küçüklüğüne bakılmaksızın değerlendirilecek. Amel defteri iman ve makbul salih ameller yönünden hafif geleni ise hazin bir son bekliyor.
    Ey yüce Rabbim, Sonunda senin o güzel rızanı kazanacak güzel ameller bizlere yapmak nasip et.Amin.

7 Nisan 2019 Pazar

Çalışma 1:

Karia  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1. Yürekleri hoplatan büyük felaket!
2. Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
3. Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
4. O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
5. Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
6. İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
7. Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
8. Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
9. İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye'dir.
10. Sen Hâviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?
11. O, kızgın bir ateştir.

6 Nisan 2019 Cumartesi

--------------------------
Sonuç
  Kureyş
süresi:
  •  İnsanları açken gönderdiği nimetlerle doyuran, korkulu iken emin kılan Allah(cc)'a kulluk etmek gerektiği, nimete değil onu verene  kulluk etmenin esas olduğu vurgulanıyor.
    Ey yüce Rabbim, verdiğin, bildiğimiz ve bilmediğimiz, farkında olduğumuz ve olmadığımız bütün nimetlerden dolayı Sana sonsuz şükürler olsun. Şu aciz ve zayıf kulunu, senden başkasına muhtaç etme.Amin.
Çalışma 1:

Kureyş  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4. Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsin.

5 Nisan 2019 Cuma

--------------------------
Sonuç
  Tin
süresi:
  •  Allah(cc)'ın yarattığı bütün diğer canlılardan daha yüksek seviyeye ulaşabilme yeteneği ve donatılarıyla yaratılmış insan, durum böyle iken, nasıl oluyorda hesap gününü yalanlıyor, şaşılacak bir şeydir. Fakat, kendi tercihleri ile, kötülüğe ve ahlaksızlığa meyleden insan, yaradılmışların içinde de en düşük seviyeye düşebiliyor. Böyle bir durum varsa, nasıl olurda, bu düzeni yaratan, iyilere mükafatını, kötülere de cezasını vermeden, öylece kendi haline bırakır bu düzeni. Aklı başında biri, böyle düşünmesi imkansızdır. Velev ki, öyle olsaydı; bu büyük bir haksızlık olmaz mıydı? Bütün herşeyi böyle mükemmel yaratan Allah(cc) için bu nasıl düşünülebilir?

4 Nisan 2019 Perşembe

Çalışma 1:

Tin  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Tîn'e ve zeytûn'a andolsun.
2. Sinâ Dağına andolsun,
3. Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
4. Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
5. Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
6. Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.
7. (Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
8. Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?
--------------------------
Sonuç
  Buruc
süresi:
  •  Zulümü alışkanlık haline getirmiş, sırf kendileri gibi düşünmedikleri için, Allah(cc) yolunda çabalayan inananlara zulüm yapanların sonu hüsrandır. Tarih boyunca gelmiş geçmiş, Firavun gibi devlet eliyle zulüm yapan veya Semud kavmi gibi toplumsal olarak zulüm yapmayı seven milletlere Allah(cc)'ın ne yaptığını görüp düşünmek gerekir. Allah(cc) onları hem bu dünyada helak etmiş hem de ahirette de en ağır şekilde cezalandıracağını defaaten dile getirmiştir. Zira, Allah(cc)'ın yakalaması çok şiddetlidir ve aklı olan bu geçmiş kavimlerin sonunu hatırlayarak ders almalıdır. Allah(cc)'tan kimse kaçamaz. Herkes yapıp ettiğinin sonucunu/karşılığını mutlaka görecektir. Bu Allah(cc)'ın kanunudur ve değişmez.
    Ey yüce Rabbim, bizleri, bilerek veya bilmeyerek başkalarına zulmetmekten veya zumedenlere destek olmaktan koru ve bize zulüm edenlere karşı bizim vekilimiz ol, sen karşılık ver. Amin!.

3 Nisan 2019 Çarşamba

Çalışma 17-22:
  •  Evet; tarih boyunca bu hep böyle olmuştur. Hep birileri , birilerine sırf inançları sebebiyle zulüm yapmış, Allah(cc) da buna bir imtahan vesilesi olarak izin vermiştir. İbn Kesir'in tefsirinde bu ayetler ile ilgli yorum güzel;
    Bu anlatılan kıssalar, mü'minlerin kurtulmadığı, kâfirlerin muaheze edilmediği bir örnek olarak kalacaktır. Bunun sebebi de Allah davasının yârânı olan mü'min-lerin hissinde bu gerçeğin yer etmesi ve kendilerinin elinde bir şey olmadığını, bütün meselelerinin ve akide konusunun Allah'a âit olduğunun anlatılmasıdır. Onların vazifesi sadece vazifelerini yerine getirip gitmektir. Onların üzerine düşen görev Allah yolunu seçip, akideyi hayata tercih edip, îmân ederek fitnelere üstün gelmek, amelleri ve niyetleriyle Allah'ı tasdik etmektir. Sonra Allah hem onlara, hem de düşmanlarına yapacağını yapar... Tıpkı kendi davasına ve dinine istediğini yaptığı gibi... Ve onlar da nihayet îmân tarihinin tanıdığı, şâhid olduğu sonuçlardan birisine ulaşacaklar veya onların bizzat gördüğü ve bildiği neticelerden birisine erişeceklerdir.Onlar Allah indinde ücretli olarak tutulmuşlardır. O; nerede,nasıl ve ne şekilde isterse öylece çalışırlar ve belirli bir ücreti alırlar. Ama ellerinden ne lehte, ne de aleyhlerinde bu daveti yönetme yetkisi yoktur. Çünkü o,;iş sahibinin vazifesidir. Yoksa işçinin değil... Bir kere onlar ilk anda gönül huzuruna ulaşırlar, duygu üstünlüğüne erişirler, ideal güzelliğine varırlar, cazibe ve şatafattan kurtulurlar, korku ve kararsızlıktan uzaklaşırlar ve her halükârda hürriyete ulaşırlar. İkinci olarak da onlar maverada övgüye, anılmaya ve şerefe erişirler... Daha yeryüzünde iken oradaki üstün mertebelere ererler.Sonra onlar bir defasında da âhirete, hesaba ve büyük nimetlere gark olurlar. Her defa şüphesiz ki bir öncekinden daha büyüktür. Ve bunların hepsinin yanı sıra da Allah'ın memnuniyeti vardır. Ve onlar Allah'ın takdirini yerine getirmek için seçilmiş bir vâsıta, bir kudret perdesidirler. Allah onlarla yeryüzünde dilediği şeyi yapar...
    Allah(cc) böyle zalimleri ilmi ve kudreti ile çepeçevre kuşattığını ve zamanı gelince de cezalarını vereceğini belirtiyor. Razi'ini yorumu ile, adeta şunu diyor;
    "Bunlar Benim avucumun içindedirler. Ben bunları yok etmeye ve seni yalanlamalarının cezasını hemen vermeye kadirim. Öyleyse seni yalanlamalarından ötürü sabırsızlık gösterme, onlardan intikam almak istediğimde elimden kurtulamazlar."

2 Nisan 2019 Salı

Çalışma 10-16:
  •  Bu ayetler ile ilgili Razi'nin tefsirinde çok güzel bir açıklama var:
    Bil ki, Allah Teâlâ, Kendisinin Azîz olduğunu bildirmek suretiyle, dileyip istemesi halinde, o zorba kralların bu mü´minlere azab edişlerine mani olabileceğine, ateşlerini söndürüp, onları oracıkta hemencecik öldüreceğine; Hamîd oluşu ile de, Cenâb-ı Hakk´ın katında nazar-ı dikkate alınan şeyin, işlerin (kendileri değil) neticeleri olduğuna işaret etmek istemiştir. Binâenaleyh, bu demektir ki O, mühlet verse bile, asla, ihmal etmeyecektir. Çünkü, O, o mü´minlere, hak ettikleri mükafaatı, o kafirlere de, hak ettikleri cezayı verecek olan zattır. Ancak ne var ki, O, bu hususta acele etmez. Zira O, hep, ya meşîetine, yahut da lutfu gereği kullarının menfaatine göre hareket eder. İşte bu sebeple, "Allah her şeye hakkıyla şahiddir" buyurmuştur ki, bu, Kendisine taatta bulunanlar için, büyük bir vaad; günahkarlar için ileri derecede bir tehdittir.

1 Nisan 2019 Pazartesi

Çalışma 2-9:
  •  Kendileri Allah(cc)'a inanmadıkları gibi, gerçek inananlara da, sırf inançları sebebi ile, nefretle yaklaşan ve onlara zulmedenlerin hazin sonu anlatılır. O zalimler kendi yaptıklarına kendileri şahittir. İnanca yönelen bu tür örgütlü baskı ve yıldırma teşebbüslerinin bir sonuç veremeyeceği belirtiliyor. Sonunda kaybedenler o zalimler olacaktır. İnananlar neden inanmıştı; Çünkü , Allah(cc), yerlerin ve göklerin tek hakimi ve mutlak galip ve bütün övgülere layık olandır ve inanç sahipleri buna inanıyorlardı. Dolayısıyla, zalimler, her çağda aslen, inananlara değil, Allah(cc)'a savaş açıyorlar bir bakıma. Allah(cc)'a açılan hiç bir savaş asla kazanılamaz.
    8. ayette (وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ إِلَّا أَنْ يُؤْمِنُوا بِاللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ)  n-k-m (türkçede bizimde çok kullandığımız intikam burdan gelir), inanalara zulüm edenlerin gerçek gerekçelerini ortaya koyuyor; onların inançlarını red ve kendileri gibi inanmadıklarından onlara olan kinleri. N-k-m fiilinde (intikam da olduğu gibi), karşı tarafın yaptığını veya söylemini red etme ve kendi söylem veya fiilini karşı tarafın onaylamamasının verdiği öfke ve kin vardır. Burada kendisine karşı savaş açılan Allah(cc)'dır. Zalimler Allah(cc)'a savaş açmıştır. 
Çalışma 1:

Buruc  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Burçlarla dolu göğe andolsun,
2. Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
3, 4, 5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
6, 7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
8, 9. Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah her şeye şahittir.
10. Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
11. İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan, cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
12. Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok çetindir.
13. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.
14. O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
15. Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.
16. Dilediğini mutlaka yapandır.
17, 18. Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?
19. Hayır, inkar edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.
20. Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
21. Hayır o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
22. O korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.