31 Aralık 2021 Cuma

 İnfitar 13-19:

  •  Bakın, (öteki dünyada) gerçek erdem sahipleri nimetler içinde olacaklardır. Fakat sorumsuzca davranarak yoldan sapanlar ise cehennemde ateş içindedirler. Nitekim ateşe Hesap günü atılacaklar ve oradan çıkma şansları olmayacaktır. Hesap günü hakkında hiç bir fikriniz var mı? Biliyor musunuz Hesap günü nedir? O gün hiç kimsenin hiç kimseye faydası olmaz ve iş (hüküm) yanlız Allah(cc)'a kalmıştır.

    يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْئًا
    وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ

 İnfitar 9-12:

  • Hayır, maalesef, siz(in çoğunuz) hesap gününü yalanlıyorsunuz. Halbuki, üzerinizde gözetleyici ve yaptığınız herşeyi kaydeden değerli kaydediciler var.
    (
    Her insanın başı­na  dikilen  “gözetleyici  güç” (hâfiz),  onun  bilinç  altında  yatan  bütün  saikleri  ve eylemlerini “kaydeden” kendi vicdanıdır. Bu, insan yapısının en temel unsuru ol­duğundan  11.  ayette  “değerli"  olarak  tanımlanmıştır.ESED

    )

30 Aralık 2021 Perşembe

 İnfitar 6-8:

  •  Ey insan!, nedir seni o büyük lütuf sahibi Rabbinden uzaklaştıran? Seni yaratan ve varlık amacına uygun olarak şekillendiren, tabiatını adil ölçüler içinde oluşturan O'dur. Ve seni dilediği şekilde bir araya getiren de O'dur.

29 Aralık 2021 Çarşamba

 İnfitar 1-5:

  •  Gökyüzü parçalanıp yarıldığında, yıldızlar dağılıp savrulduğunda, denizler kabarıp taştığında, ve kabirler alt-üst olduğunda, her insan, sonunda ilerisi için ne hazırladığını ve geride ne bıraktığını anlayacaktır.
    (
    Yani,  yaptıklarını  ve yapmayı  ihmal  ettiklerini.  Alternatif bir  çeviri  şöyle  olabilir­di :  “öne koyduklarını ve geriye  bıraktıklarım”, yani daha  fazla  değer atfettiklerini ve  sübjektif değerlendirişlerine  göre  daha  önemsiz  gördüklerini.  Böylece,  yeni­den  dirilme  anında  insan,  bu  dünyadaki  hayatında yapmış  olduğu  -veya  bilinçli olarak yapmaktan kaçındığı- her şeyin gerçek sebepleri ile manevî/ahlakî sonuç­larını  açık  şekilde  anlayacaktır:  ve  bu,  onun  yaptığı  bütün  güzel  fiilleri  ve  kaçın­dığı günahları olduğu  kadar işlediği  bütün günahları ve yapmaktan kaçındığı  iyi­likleri  de  kapsar.ESED
    )

28 Aralık 2021 Salı

 İnfitar 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Gökyüzü yarıldığı zaman,

    2. Yıldızlar döküldüğü zaman,

    3. Denizler birbirine katıldığı zaman,

    4. Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

    5. İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.

    6. Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?

    7. O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp,ölçülü bir biçim verdi.

    8. Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.

    9. Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

    10. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,

    11. Değerli yazıcılar var,

    12. Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.

    13. İyiler muhakkak cennettedirler,

    14. Kötüler de cehennemdedirler.

    15. Ceza gününde oraya girerler.

    16. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

    17. Ceza günü nedir bilir misin?

    18. Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü?

    19. O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.

27 Aralık 2021 Pazartesi

 --------------------------
Sonuç
  Naziat   süresi

  •  Bir gün hesap vereceğinin bilincinde olmayan, hak ve adalet sınırlarını ihlal ederek sadece bu dünya merkezli ömrünü sürenin sonunda varacağı yer ateştir. Herşey Allah(cc)'ındır, hayatı da ölümü de yaratan O'dur, yeniden yaratacak olan da O'dur. İnanmayanlar, bilgisi sadece Allah(cc) katında olan o gün geldiğinde, tercih ettikleri dünya hayatının bir akşam vakti kadar bile olmadığını çok net göreceklerdir.

26 Aralık 2021 Pazar

 Naziat 42-46:

  •  Şimdi, sana 'Kıyamet ne zaman kopacak?' diye soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Çünkü onun bilgisi Rabbinin katındadır. Sen ancak onun geleceğini bilip korkanları uyarabilirsin! O gün gelip çattığında onlara sanki dünyada bir akşam  veya bir kuşluk vakti kalmış gibi gelecek!. 

    كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَاهَا

 Naziat 40-41:

  •  Ama kim de Rabbinin kendisini gördüğü ve bir gün hesap için O'nun huzuruna çıkacağı gerçeğinin endişesiyle yaşamış ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlemiş se, varacağı yer de cennettir.

25 Aralık 2021 Cumartesi

 Naziat 34-39:

  •  Nihayetinde, o büyük sarsıcı Yeniden Dirilme günü gelip çattığında, herkes neyin peşinden gittiğinin farkına varacak, ve cehennemin o yakıcı ateşi, onu görmeye mahkum edilen herkesin karşısına getirilecektir. Çünkü hak ve adalet sınırlarını ihlal eden ve bu dünya hayatını tercih edenlerin varacağı yer o yakıcı ateştir.

24 Aralık 2021 Cuma

 Naziat 27-33:

  •  Sizi yaratmak mı daha zordur , yoksa gögü yaratmak mı? Ki onu Allah(cc) bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir. Gecesini karanlık yapmış gündüzünü aydınlık. Ardından yeri düzlemiştir. Suyunu ondan çıkarmış ve otlaklar var etmiştir. Dağları yerleştirmiş, ve bütün bunları siz ve hayvanlarınızın geçinmesi için yaratmıştır.

23 Aralık 2021 Perşembe

 Naziat 20-26:

  •  (Musa(as) firavunun yanına gitti) Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. O ise yalanladı ve isyan etti. Sonra da kaba bir şekilde Musa(as)'a sırtını döndü ve adamlarını toplayarak onlara :' Sizin en yüce rabbiniz benim' dedi. Nihayet, Allah(cc) ta onu kıskıvrak yakalayarak Ahiret öncesinde dünya azabıyla da herkese örnek olacak şekilde cezalandırdı. Şüphesiz bunda Allah(cc)'a karşı içten saygı duyanlarda sayısız ibretler vardır.
    (
    Here, one should understand a few things well:

    (1) The dialogue that took place between the Prophet Moses and Allah Almighty at the time of appointing him to the office of Prophethood has been related at some places briefly and at others in full detail in the Qur'an as the occasion demanded. Here; brevity was the need; therefore, only a resume has been given. Fuller details are found in Ta Ha: 9-48, Ash-Shua`ra': 10-17, An Naml: 7-12, AI-Qasas: 29-35.

    (2) The rebellion of the Pharaoh referred to here relates to his transgressing the bounds of service and rebelling both against the Creator and against His creatures. As for his rebellion against the Creator, it is being mentioned a little below when he gathered his people together and prolaimed: "I am your lord, the supreme." As against the creatures his rebellion was that he had divided his subjects into classes; he treated the weak classes tyrannically and had reduced his entire nation to slavery as has been mentioned in Al-Qasas: 4 and Az-Zukhruf: 54.

    (3) The instruction given to Moses was: "Go, you and your brother Aaron, to Pharaoh for he has transgressed all bounds. Talk to him gently; maybe that he is convinced by admonition or is imbued with fear." (Ta Ha: 44). One model of the gentle speech has been given in these verses, which shows what right method a preacher should adopt when preaching to a perverted man. Other models are given in Ta Ha: 49-52, Ash-Shua`ra': 23-28, and Al-Qasas: 37. These verses are of those in which Allah has taught the correct methods of preaching Islam in the Qur'an.

    (4) The Prophet Moses had not been sent to Pharaoh only for the deliverance of the children of Israel as some people seem to think but the primary object of his appointment was to show Pharaoh and his people the right way, and the second object was that if he did not accept the right way, the children of Israel (who in fact were a Muslim people) should be taken out of his slavery and from Egypt. This thing becomes plain from these verses too, for there is no mention whatever in these of the deliverance of the children of Israel, but the Prophet Moses has been commanded to present the message of the Truth before Pharaoh, and this is confirmed by those verses also in which the Prophet Moses has preached Islam as well as demanded freedom of the children of Israel, e.g. see Al-A`raf 104-105, Ta Ha: 47-52, Ash-Shua ara': 16-17, 23-28. (For further explanation, see E.N. 74 of Yunus).

    (5) Here, "to adopt purity" means to adopt purity of belief, morals and deeds, or, in other words, to accept Islam. Ibn Zaid says: "Wherever in the Qur'an the word tazakka (purity) has been use, it implies acceptance of Islam." As an example of this he has cited the following three verses: "And this is the reward of him who adopts purity", i.e. accepts Islam; "and what would make you know that he might adopt purity", i.e. becomes a Muslim (`Abasa:3); "And you would not be responsible if he did not adapt purity", i.e. did not become a Muslim (`Abasa: 7). (Ibn Jarir).

    (6) "That I may guide you to your Lord so that you may have fear (of Him)" means: "When you recognize your Lord and come to know that you are His slave, and not a free man, you will inevitably have fear of Him in your heart, for fear of God is the thing on which depends the right attitude of man in the world. Without the knowledge and fear of God no purity of the self can be possible."ET

    )

22 Aralık 2021 Çarşamba

 Naziat 15-19:

  •  Musa(as)' ın başından geçen olaylardan hiç haberiniz oldumu? Hani Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:' Firavun'a git, çünkü o hak ve adalet sınırlarını ihlal ediyor. ve ona de ki:' Arınmak ister misin? Eğer istekliysen, o zaman seni Rabbini tanıma mertebesine ulaştıracağım ki, O'nun korkusunu duyasın (ve kendine çekidüzen veresin)' '.
    (
     İnsanın, Allah'ın varlığının tam bilincinde olmadıkça ahlakî olarak doğru ile yan­lış  arasında  gerçek  bir ayrım yapamayacağına  işaret;  ve  Allah  adil  olduğundan, bu ayrımı yapma  derecesine,  yahut  önceki cümlede ifade  edildiği gibi,  “[ahlakî] arınmaya”  henüz  ulaşmamış  bulunan  hiç kimseyi  cezalandırmaz:  karş.  6:131  — “bir  toplumun  fertleri,  [doğru  ile  eğrinin  anlamından]  habersiz  olduğu  sürece Rabbin o toplumu  yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez.”ESED

    Musa(as)'ın gittiği ve bun tebliği yapacağı kişi, sarayda beraber büyüdükleri ve bir bakıma isminden de bildiğimiz Musa(as) 'ın kardeşi sayılabilecek Ahmose (ibranice : musanın kardeşi (arapça da)). Yusuf(as) mısırda hüküm sürüp öldükten sonra,  mısır kıpti kimliği ile Mısır'ın başına geçen ilk kraldır. Dolayısıyla israiloğullarına karşı bu kadar sert ve saldırgan olmasında, belki içindeki kıskançlık olabilir. Musa(as)'ı nehirden alıp büyüten anne babasının daha sonra doğan çocuklarına 'Musanın kardeşi' diyecek kadar Musa(as)'ı sevdikleri de burudan anlaşılıyor. Bu tür duygular da kıskançlığı tetiklemede son derece etkilidir.

    )

21 Aralık 2021 Salı

 Naziat 6-14:

  •  O gün şiddetli bir sarsıntı herşeyi sarsacak. Daha büyük sarsıntılar birbirini izleyecek. Ve kalpler çarpılmış gibi titreyecek, ve gözler de yere bakacak. (Hala) diyorlar ki:' Ne yanii, Biz eski halimize mi döndürüleceğiz, çürümüş kemik yığınına dönmüşken! Eğer öyleyse, bu zararlı bi dönüş (Biz yandık)!' . Halbuki olay o kadar zor değil, bir tek emir (kalk emri) ve bir anda herkes mahşerde toplanıverir.
    (
    That is, "They are mocking it as an impossibility, whereas it is not at all a difficult task for Allah for the performance of which He may have to make lengthy preparations. For it only a single shout or cry is enough at which your dust of ash will gather together from wherever it lay, and you will suddenly find yourself alive on the back of the earth. Thinking this return to be a return to loss, you may try to escape from it however hard you may, but it will inevitably take place; it cannot be averted by your denial, escape or mockery." ET
    )

20 Aralık 2021 Pazartesi

 Naziat 1-5:

  • Gökyüzünde ortaya çıkıp sonra kaybolan, burçlar arasında düzenli şekilde hareket eden, feza da akıp giden, hızlı bir şekilde birbirini izleyen ve böylece Allah(cc)'ın kanununu icra eden yıldızlara andolsun ki, ölümden sonra mutlaka diriltileceksiniz.
    (
    Yemin ifade eden ve edatını  “Düşün”  diye  çevirmem konusunda  bkz.  74:32,  not 23'ün  ilk bölümü — ilk dönem müfessirleri,  bu sûrenin  1-5.  ayetleri ile ilgili açık­lamalarında  geniş  ölçüde  farklı  görüşler  serdetmişlerdir.  En  yaygın  olan  yorum, en -n â z i‘ât,  en-nâşitât,  es-sâbihât, es-sâbikât ve el-m üdebbirât betimleyici  isim- fiillerinin  meleklere  ve  onların  ölenlerin  ruhlarıyla  ilgili  tasarruflanna  işaret  etti­ği  şeklindedir.  Bu  yorum,  Ebû  Müslim  el-İsfehânî  tarafından  şiddetle  reddedil­miştir.  İsfehânî, -Râzî tarafından aktarıldığına göre- yukarıdaki beş isim-fiilde ol­duğu  gibi,  Kur’an'da  meleklerin  hiçbir  zaman  dişil  halde  anılmadıklarını  ve  bu pasajın  da  bir  istisna  teşkil  edemeyeceğini  söyler.  Aynı  ölçüde  zayıf -çünkü  bir hayli  abartılı- diğer görüşler de,  bu  beş  isim-fiili  ölenlerin  ruhlarına,  yahut ciha­da  katılmış  olan  savaşçılara  veya  savaş  bineklerine vb.  bağlayan  açıklamalardır. En  açık  ve  basit  yorum,  Katâde  (Taberî  ve  Beğavî'den  naklen)  ve  Haşan  Basrî (Beğavî  ve  Râzî'den  naklen)  tarafından  getirilmiştir.  Onlar,  bu  pasajda  kasdedilen şeyin, yıldızlar -güneş ve ay da  dahil- ve onların uzaydaki hareketleri oldu­ğunu  ileri  sürmüşlerdir:  bu  yorum,  sözkonusu  semavî varlıkların  çok  çeşitli  yö­rüngeleri ve farklı hızlarıyla büyük bir uyum içinde bulunmalarını Allah'ın planı­nın ve yaratıcılığının bir kanıtı olarak vurgulayan Kur’an'ın diğer birçok pasajı ile de uyuşmaktadır.  Bu  yoruma göre,  ilk ayette geçen en -n âzi ‘ât isim-fiili,  yıldızla­rın günlük  “yükselişleri”ni  veya  “doğuşları”nı gösterir.  Onların daha  sonraki  “ba­tışları”  ise, ğarkan ifadesi  ile  gösterilmiştir  ki  bu  ifade,  “batma”  (yani,  gözden kaybolma) ve  mecazî olarak,  bu günlük  olayın  bir  “bütünlük”  teşkil  etmesi kav­ramlarını  içerir  (Zemahşerî).ESED

    )

19 Aralık 2021 Pazar

Naziat 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Söküp çıkaranlara, andolsun;

    2. Yavaşça çekenlere,

    3. Yüzdükçe yüzenlere,

    4. Yarıştıkça yarışanlara,

    5. Derken iş düzenleyenlere .

    6. Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

    7. Onu ikinci üflemenin takip ettiği gün,

    8. İşte o gün yürekler kaygıdan oynar,

    9. Gözler yorgun düşer.

    10. Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz,

    11. (Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"

    12. "O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur" dediler.

    13. Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.

    14. Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

    15. (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?

    16. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:

    17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

    18. De ki:Nasıl arınmağa gönlün var mı?

    19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.

    20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.

    21. (O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.

    22. Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.

    23. Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:

    24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.

    25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.

    26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    27. Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

    28. Onu yükseltti, düzene koydu ,

    29. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

    30. Ondan sonra da yerküreyi döşedi,

    31. Yerden suyunu ve otlağını çıkardı,

    32. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

    33. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.

    34. Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,

    35. İnsanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün,

    36. Ve görene cehennem açık bir şekilde gösterilmiştir.

    37. Artık kim azmışsa ,

    38. Ve dünya hayatını ahirete tercih etmişse,

    39. Şüphesiz cehennem(onun için) tek barınaktır.

    40. Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,

    41.Şüphesiz cennet(onun) yegâne barınağıdır.

    42. Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)

    43. Sen onu nereden bilip bildireceksin!

    44. Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.

    45. Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.

    46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.

18 Aralık 2021 Cumartesi

--------------------------
Sonuç
  Nebe   süresi

  •  Allah(cc)'ın onca verdiği nimetleri görmezden gelip, hala O'nun ayetlerine inanmayarak, hakkı/hakikatı inkar edenler, o ayrışma günü geldiğinde gerçeği anladıklarında pişmanlıkları hiç bir işe yaramayacak ve süresiz kalmak üzere cehenneme atılacaklardır. Bu uyarı Kuran'da defaaten yapılmış ve insanların ona göre davranmaları istenmiştir. Fakat, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davrananlar için ise varacakları yer sonsuz nimetler yurdu cennettir. İsteyen istediği yolu tutmakta serbesttir, sonucuna katlanmaya razı ise!.

17 Aralık 2021 Cuma

 Nebe 40:

  •  Şurası bir gerçek ki, Biz sizi gelmesi çok yakın bir azaba karşı uyarıyoruz. O gün kişi (bu dünyada ) kendi elleriyle yapıp ettiklerini önünde bulacak ve hakikatı inatla inkar edenler :' Ah keşke toprak olup gitseydim' diyecektir.

    وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا

16 Aralık 2021 Perşembe

 Nebe 37-39:

  •  Bu tarifsiz mükafat, göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbi olan Rahman'dandır. Hiç kimse O'na karşı bir şey söyleme gücüne sahip değildir. O gün insanlar ve melekler saf saf kıyama dizilecek, ancak Rahman'ın izin verdikleri müstesna, kimse konuşamayacak, konuşan da sadece doğruyu söyleyecektir. İşte bu hakkın tecelli ettiği gündür. Artık dileyen Rabbine varan bir yol tutsun!

15 Aralık 2021 Çarşamba

 Nebe 31-36:

  •  Fakat, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket edenler için ise büyük bir başarı ve mutluluk vardır, muhteşem bağlar ve bahçeler, müthiş uyumlu harika eşler, ve dolup taşan mutluluk kadehleri!
    Orada boş ve yalan söz işitmezler. Bunlar, Rabbinin katından, hesapları karşılığı verilenlerdir.

14 Aralık 2021 Salı

 Nebe 29-30:

  •  Ama yaptıkları herşey kayıt altına alındı, (ve onlara şöyle denilecek) : ' Şimdi (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey yok'.

 Nebe 24-28:

  • Orada bir serinlik bulamayacaklar, yapıp ettiklerinin karşılığı olarak kaynar su ve irinden başka bir içecek te tadamayacaklardır. Çünkü onlar hiç hesaba çekilmeyeceklerini sanıyorlardı. Ayetlerimizi de yalanlayıp durdular.

13 Aralık 2021 Pazartesi

 Nebe 21-23:

  •  O gün cehennem hakikatı inkar edenleri bekliyor olacak ve hak ve adalet sınırlarını ihlal edenlerini son durağı olacaktır. Orada süresiz (أَحْقَابًا) kalacaklardır.
    (
    H-Q-B ح ق ب
    الَحْقَ ب“ ” (al-haqab): the strap that passes under the camel’s belly and is fastened to the ‘howdah’.
    Ibn Faris says that the basic meanings of the word are to prevent or imprison.
    الحَْقَيبِْۃَ “ ” (al-haqeebah) means sack, especially the sack which dangles at the back side of the camel’s seat.
    الَمْحُقْ ب“ ” (al-mohqib): a man who allows someone else to ride at his back on the camel.
    احِْتقَبََ فلَُانٌ “ ” (ihteqab fulan): that man tied something to the camel’s seat and let it dangle.
    اِحْتَقَبَ فُلاَنٌ الْاِثْمَ “ ” (ihteqaba fulanul ism): that man tied a bundle of sins behind him.
    اَلْحِقْبَۃُمِنَ الدَّاهْرِ “ ” (al-hiqba minad dahar): a period of time which cannot be measured.
    الَحْقُ ب“ ” (al-huqbu), “ الحْقُ ب ” (al-huqub): time, a period of 80 years, a year and many years. The plural is
    احَْقاَبٌ “ ” (ahqaab). This word denotes an unlimited period of time {R}.
    Lataif-ul-Lugha has written that it means “ الَدهَّرَُ ” (ad-dahr), which is indefinite time.
    Surah Al-Kahaf says:
    18:60 Keep walking (moving on) for years and years. اَوْ اَمْضِیَ حُقُب اً
    78:23 they will live in it (jahannum) for an indefinite time لٰبِثِيْنَ فِي هَ ا اَحْقَاب اً
    11:107 As long as the sky and the earth exist. مَادامَتِ السَّمٰوٰتُ وَ الْاَرْضُ

    )

 Nebe 17-20:

  •  Şüphesiz ki, o ayrışma gününün belirlenmiş bir vakti vardır. O gün Sur'a üflenir ve siz kalabalıklar halinde ortaya çıkarsınız. Sanki kapıları varmış gibi gökler açılıverir, dağlar hiç yokmuşçasına serap olur düzlenirler.

12 Aralık 2021 Pazar

 Nebe 12-16:

  •  Ve üzerinize yedi kat göğü sapasağlam inşa ettik ve oraya son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik. Yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl su indirdik ki onunla tohumları ve bitkileri bitirelim ve dahası salkım saçak bahçeler yetiştirin diye.

11 Aralık 2021 Cumartesi

 Nebe 6-11:

  • Yeryüzünü sizin için bir dinlenme yeri, dağları da onun için birer sütun yapmadık mı? Sizleri çiftler halinde yarattık. Ve uykuyu sizin için bir dinlenme aracı yaptık, geceyi de onun bir örtüsü. Gündüzü de geçim sağlama vakti kıldık.

 Nebe 1-5:

  • Birbirlerine neyi sorup duruyorlar? Üzerinde bir türlü anlaşamadıkları o yeniden diriliş haberini mi? Elbette zamanı geldiğinde anlayacaklar!, evet, kesinlikle zamanı geldiğinde anlayacaklar!.
    (
     İnsanı bütün öteki sorunlarından çok daha fazla meşgul eden sorun -ölümden son­ra bir hayatın  olup  olmadığı sorunu- çağlar boyunca  değişik  biçimlerde  cevaplan­dırılmıştır.  Bu  cevapların  sayısız  değişik  biçimlerini  anlatmak  elbette  imkansızdır; yine de birkaç temel düşünce çizgisi açıkça teşhis edilebilir ve bunların zikredilme­si,  Kur’an'ın bu  soruna  yaklaşımı  hakkında  daha  iyi  bir  anlayışa ulaşmamızı  sağla­yabilir: Bazı insanlar -muhtemelen belli bir azınlık- bedenî ölümün, kesin, nihaî ve geri  dönülemez  bir  yok  oluşa  götürdüğü  ve  bu  nedenle  öteki  dünya  hakkındaki bütün  konuşmaların  bir kuruntunun  ürünü  olmaktan  ileriye  gitmediği  görüşünde­dirler.  Diğer bazılarına  göre,  kişinin  ölümünden  sonra beşerî  “hayat-cevheri”  ken­disinden  çıktığı  kabul  edilen ve  “evrensel/küllî  ruh”  (universal  soul)  olarak  algıla­nan kaynağa geri döner ve onunla tamamen bütünleşir.  Bazıları da, bireysel ruhun, ölüm  anında  insan  veya  hayvan,  başka  bir  canlıya  geçtiğine  ama  bireysel  bilincin devamlılığının  kesildiğine  inanır.  Diğer  bazısı  da,  ölümden  sonra  bütün  bir  insan “kişiliği”nin  değil  de,  yalnız  “ruh’ün yani,  bedenden  bağımsız bir şekilde -ve büs­bütün  ruhsal  olarak- yaşamaya  devam  ettiğine  inanır.  Son olarak  bazısı  da,  birey­sel  kişiliğin  ve  bilincin  azalmayan  bir  şekilde  yaşamaya  devam  ettiğine  inanır ve ölüm  ile  yeniden  dirilmeyi,  hangi  şekilde  olursa  olsun, bütün  bir  insan  kişiliğini pozitif olarak yeniden yaratma eyleminin ikiz aşamaları olarak görür:  işte Kur’an'ın öteki hayat hakkındaki  görüşü  budur. ESED
    )

10 Aralık 2021 Cuma

 Nebe 1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Birbirlerine neyi soruyorlar?

    2. O büyük haberden mi?

    3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.

    4. Hayır! Anlayacaklar!

    5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!

    6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?

    7. Dağları da birer kazık .

    8. Sizi çifter çifter yarattık.

    9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.

    10. Geceyi bir örtü yaptık.

    11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.

    12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.

    13. (Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.

    14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

    15. Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için

    16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.

    17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.

    18. Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.

    19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;

    20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

    21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.

    22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).

    23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,

    24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,

    25. Kaynar su ve irin (tadarlar).

    26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

    27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

    28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

    30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.

    32. Bahçeler,bağlar,

    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

    34. Ve içki dolu kâse(ler) .

    35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.

    36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.

    37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.

    38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.

    39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.

    40. Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.

9 Aralık 2021 Perşembe

--------------------------
Sonuç
  Mearic   süresi
  •  Kuran'da Yüce Rabbimin sürekli uyarıp durduğu azab konusunda bir takım insanlar şüphesiz ki kuşku içinde ve alaycı yaklaşımlarla soracak duracaklar; ne zamanmış bu azab diye. Gerçek mümine yakışan sabretmektir. O inkarcılar, o güne ulaştıklarında, çoluk çocuk, eş, anne-baba, her tanıdıklarını dahi fidye olarak verseler kurtuluşları imkansızdır. Hakikate sırt dönerek, vahye ve hakikatı haykıranlara yüz çevirip, bütün dertleri  servet biriktirip onu korumak olanlar, gün geldiğinde bu kaçınılmaz sonları ile karşılaşacaklardır. Gerçek mümin musalli'dir ve Allah(cc)'ın herşeye gücü yeteceğini bilir.

8 Aralık 2021 Çarşamba

 Mearic 40-44:

  •  Durum onların sandığı gibi değil! Doğunun ve Batının Rabbine yemin olsun ki, Biz her şeye kadiriz. Onların yerine daha hayırlı insanlar da getiririz. Kimse bize engel olamaz.
    Artık, siz onları kendi hallerine bırakın!, vaad edildikleri güne kavuşuncaya kadar oyalana dursunlar. İşte o gün, sanki bir hedefe doğru koşuyorlarmış gibi, mezarlarından aceleyle fırlarlar, gözleri dönmüş, zillete duçar bir vaziyette!
    İşte onlara defalarca haber verilen Gün!

    ذَلِكَ الْيَوْمُ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ

7 Aralık 2021 Salı

 Mearic 36-39:

  •  O halde bu hakikat inkarcılarına ne oluyor ki, kalabalıklar halinde, sağdan soldan şaşkın şaşkın dolaşarak,  senin önünde dolanıp duruyorlar!  Onlar bu şekilde cennete gireceklerini mi zannediyorlar? Asla! Biz onları çok iyi bildikleri o maddeden (nutfeden) yarattık.
    (
    Bu,  yine  19.  ayetteki  “insan tatminsiz bir tabiata  sahiptir”  ifadesi ile bağlantılıdır (bkz.  yukarıdaki  not  7).  Allah'ın  varlığı  hakikatini  görmek istemeyen ve  bu  se­beple  dünya görüşlerini üstüne  oturtacakları sağlam bir temelden yoksun bulu­nan insanlar,  aynı  zamanda  belli  bireysel  ve  sosyal  değer ölçülerinden de uzak olurlar.  Bu  nedenle,  ne  zaman  pozitif bir iman  çağrısı  ile  karşılaşırlarsa  ruhî bir şaşkınlık  içinde  “oraya  buraya  koşuştururlar”  ve  kendilerini  entellektüel  olarak haklı çıkarmak için,  her tarafa çekilebilir çelişkili kanıtlarla sözkonusu  iman çağrısını çürütmeye çalışırlar — “sağdan ve soldan sana gelerek” istiaresinde dile ge­tirilen tavır,  bu tavırdır;  ve onlar bütün güçlerini yüzeysel bir “çoğunluk iradesi” ile  uyumlu  olmaktan  aldıkları  için  bunu  yalnızca  “kalabalıklar  halinde”  yapabi­lirler. ESED


    Bir avuç  dehri  (ateist)  kodaman  dışında  ge­niş  müşrik  yığınların,  İbrahimî  geleneğin  bir  kalıntısı  olan  belli  belirsiz  bir  âhiret  itikadı­nın bulunduğuna  delalet  eder  (Bkz:85/  Câsiye:  32,  not 31  ve 47/Nebe':  3,  not 4).  Tıpkı  Şeytan  gibi,  "Sağdan  gelip  "Eğer bunlar cennete girer­se,  biz  dünden  gireriz"  diye  aldatıyor,  bir  sol­dan  gelip  "Yok  yok!  Âhiret  diye  bir  şey  yok,  diyorlar"  şeklinde  de anlaşılabilir. Mİ

    )

6 Aralık 2021 Pazartesi

 Mearic 31-35:

  •  
    • Fakat kim bu sınırların ötesine geçmek isterse, işte bunlar gerçek haddi aşanlardır. 
    • onlar emanete riayet eder ve vaadlerini yerine getirirler.
    • onlar şahitlik yaptıklarında kararlı dururlar.
    • onlar namazlarının (amacını) titizlikle gözetirler.
    • işte bunlar cennetle onurlandırılacak olanlardır.

5 Aralık 2021 Pazar

 Mearic 22-30:

  •  Ancak ,
    • musalli (الْمُصَلِّينَ)'ler müstesnadır.
    • onlar namazlarında devamlı ve kararlıdırlar.
    • onlar malları üzerinde, istemekten başka çıkar yolu olmayan ve ihtiyaç içinde olduğu bilinmeyen kimselerin  hakkı olduğunu bilirler.
    •  onlar Din Günü'nü tasdik ederler( ve hesap vereceklerini bilirler).
    • onlar Rablerinin azabından çekinirler ki, (çekinmeyen hiç bir kimse) Rabbinin azabından emin olamaz.
    • onlar iffetlerini titizlikle korurlar.
    • eşleri ve (nikah yoluyla) sahip oldukları müstesna, zaten bunlardan da kınanmazlar.
      (
      Hakka sırt dönüp, vahye yüz çevirerek , servet biriktirme ve koruma telaşında olarak hakkı, hakikatı inkarda ısrar edenler dışındaki gerçek müminler bu özelliklere sahiptir. Buradaki, musalli terimi ile genelde namaz kılanlar şeklinde çevirilerde karşılaşıyoruz. Fakat zaten ikinci maddede namaz kılmak ve devamlılık belirtiliyor. Sanırım müsalli (الْمُصَلِّينَ) , daha önce de salati ikma etme konusunda geçtiği gibi, insanın, Kuran ve Kuran'ın söylemlerini sıkı sıkıya ve hemen ardından takip etmesini ifade ediyor gibi geliyor. En doğrusunu Yüce Rabbim bilir. Yüce Rabbim , doğrusunu bilme ve öğrenme nasip etsin. Amin.
      )

4 Aralık 2021 Cumartesi

 Mearic 19-21:

  •  Gerçek şu ki, insan tatminsiz bir tabiata sahiptir. Başına bir kötülük geldiğinde sızlanmaya başlar. Bir iyilikle karşılaşınca da onu bencilce (kendisine tutup başkalarından) uzak tutar.
    (
    Lafzen,  “insan tatminsiz (halû ‘an ) yaratılmıştır”  —yani  insan,  kendini  aynı  dere­cede  hem verimli  başarılara hem  de  kronik  memnuniyetsizlik ve  hayal  kırıklıkla­rına  sürükleyen  bir iç  tatminsizlik  ile donatılmıştır.  Başka  bir deyişle,  bu  donanı­mın  pozitif yahut  negatif bir karakter  göstereceğini belirleyen,  insanın bu  Allah- vergisi  donanımı  kullanma  tarzıdır.  Bundan  sonra  gelen  iki  ayet  (20 ve  21)  ikin­ci  duruma  işaret  ederlerken,  22-25.  ayetler,  yalnızca  gerçek  ruhî ve  ahlakî  bilin­cin o fıtrî tatminsizliği pozitif bir güce dönüştüreceğini ve böylece iç huzuruna ve kalıcı  hoşnudluğa  yol  açacağını gösterir.ESED
    )

3 Aralık 2021 Cuma

 Mearic 11-18:

  •  (O gün) onlar birbirlerini görürler (ama hal hatırlarını bile soracak durumda değillerdir). İnkarcılar, o günün azabından kurtulmak için, evlatlarını, eşini ve kardeşlerini, kendisine kol kanat germiş sülalesini, ve mümkünse yeryüzünde bulunan herkesi fidye olarak vermek ister.
    Maalesef! (hiç biri kabul edilmeyecektir). Doğrusu o cehennem cayır cayır yanan bir ateştir ve derileri soyar kavurur. O ateş hakka sırt dönenleri ve vahye yüz çevirip sadece servet biriktirme yarışında olanları kendine davet eder.

2 Aralık 2021 Perşembe

 Mearic 5-10:

  •  O halde, sana (size) yakışan güzel bir şekilde sabretmektir. Çünkü onlar, o azabı uzak görüyorlar. Ama Biz onu yakın görüyoruz. Gök, o gün, erimiş maden gibi olur. Dağlar da hallaç pamuğu gibi atılmışdır. Hiç bir kimse dostunun durumunu sormaz.

 Mearic 1-4:

  •  Birileri çıkıp, yüksek derecelere sahip Allah(cc) katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız azabı soruyor olabilir.
    Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl alan bir sürede O'na yükselir.

1 Aralık 2021 Çarşamba

 Mearic 1:
 (Diyanet çevirisi)

  •  1. Bir soran inecek azabı sordu:

    2.İnkârcılar için;ki onu savacak yoktur,

    3. Yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından.

    4. Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

    5. (Resûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.

    6. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

    7. Biz ise onu yakın görmekteyiz.

    8. O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.

    9. Dağlar da atılmış yüne döner.

    10. Dost, dostu sormaz.

    11. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,

    12. Karısını ve kardeşini,

    13. Kendisini koruyup barındıran tüm ailesini

    14. Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

    15. Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.

    16. Derileri kavurup soyar.

    17. Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çağırır!

    18. (Servet) toplayıp yığan kimseyi!.

    19. Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.

    20. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.

    21. Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.

    22. Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar,

    23. Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;).

    24. Mallarında, belli bir hak vardır,

    25. Sâile ve mahrûma(vermek için).

    26. Ceza (ve hesap) gününün doğruluğuna inananlar;

    27. Rab'lerinin azabından korkanlar,

    28. Ki Rab'lerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;

    29. Irzlarını koruyanlar

    30. Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;

    31.Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir,

    32. Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

    33. Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;

    34. Namazlarını koruyanlar;

    35. İşte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar.

    36. (Resûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?

    37. Bölük bölük sağından ve solundan(gelip etrafını sarıyorlar)

    38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?

    39. Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).

    40. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter:

    41. Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.

    42. Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.

    43. O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar.

    44. Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde.İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!

30 Kasım 2021 Salı

--------------------------
Sonuç
  Hakka   süresi
  •  İnsanlık tarihine şöyle bir bakış gösterecektir ki, nice topluluklar gelip geçmiş ve hakikatı inkar eden, Allah(cc)'ın gönderdiği elçileri inkar edenlerin sonu hep aynı hüsran olmuştur. Allah(cc)'a inanan ve bir gün hesap vereceğini bilen gerçek mümin, dünyada da sorumluluk bilinci ile Allah(cc)'ın adına/adıyla hareket eder ve Kuran'ı kılavuz edinir, varacağı son da, hiç bir aklın tasavvur edemeyeceği nimetler ve cennettir. Aksi davrananın is sonu, büyük bir pişmanlıktır.

29 Kasım 2021 Pazartesi

 Hakka 49-52:

  •  Elbette, içinizde onu yalanlayanların olduğunu biliyoruz. Ama bu reddediş, günü gelince, onlar için büyük bir pişmanlık kaynağı olacaktır. Çünkü mutlak hakikat Kuran'dır.
    Öyleyse, (Ey muhatap) sen, Azim olan Rabbi'nin adına/adıyla hareket et.

    فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

 Hakka 44-48:

  • Şimdi o elçi, kendi sözlerinden bir kısmını Biz'e isnad etmeye kalkışsaydı, onu ellerinden yakalar ve şah damarını keserdik, ve hiç biriniz de buna mani olamazdı. 
    Gerçek şu ki, bu Kuran, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir öğüt ve uyarıdır.

28 Kasım 2021 Pazar

 Hakka 38-43:

  •  Evet, gördüğünüz ve görmediğiniz her şeye yemin ederim ki, bu Kuran , pek şerefli bir elçinin tebliğ ettiği sözdür. Asla bir şairin sözü değildir. Ona inanmaya ne kadar da az meyillisiniz. Bir kahinin sözü de değildir. Düşünceniz, muhakemeniz ne kadar da kıt!. O alemlerin Rabbi'nden bölüm bölüm inmekte olan bir Kitap'dır.

27 Kasım 2021 Cumartesi

 Hakka 25-37:

  •  Fakat kitabı solundan verilenler:' Kitabım keşke bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölümüm benim sonum olsaydı, malım bana fayda vermedi, saltanatım da bitti gitti!' diyecekler.
    (İlgili meleklere):' Onu alın bağlayın, sonra da cehenneme atın, sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun, çünkü o Yüce Allah(cc)'a hakkıyla iman etmezdi, yoksulu doyurmak için de hiç bir çaba harcamadı, bu sebeple bugün burada onun bir can dostu yoktur, günahkarların yiyeceği olan kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur' denir.

 Hakka 19-24:

  •  Kitabı sağından verilenler:' Alın, bakın kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşmayla karşılaşacağımı kesinlikle biliyordum' derler. Ve o kendini, yüce bir cennette, mutlu bir hayatın içinde bulacak, yaptıklarının meyvelerine kolayca erişebilecektir.  Ve onlara :' Geçmiş günlerde yaptığınız iyi amellerinize karşılık, şimdi yiyin, için, afiyet olsun!' denir.

26 Kasım 2021 Cuma

 Hakka 13-18:

  •  Sur'a bir üfürüldüğünde, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığında, işte o gün olacak olan olur ve Kıyamet kopar. Gök te yarılmış ve artık o gün direncini yitirmiştir. Melekler onun enkazı başında duracak, ve onların da üstünde o gün, Rabbinin hükümranlık tahtını sekizi taşıyacaktır. O gün yargılanmak üzere huzura çıkarılacak ve en gizli sırrınız bile gizli kalmayacaktır.
    (
    Allah  hem  zaman hem  de  mekanda  sonsuz/sınırsız  olduğundan,  O'nun  “taht”ı Carş) tamamen mecazî bir yükleme sahiptir ve Allah'ın mevcut olan veya olabi­lecek  her  şey  üzerindeki  mutlak  ve  erişilmez  derinlikteki  otoritesini  gösterir (karş.  7:54,  not  43).  Bu  sebeple,  O'nun  kudret  tahtının  “taşınması”,  ancak  bir mecaz olabilir,  yani Allah'ın kudretinin Hesap Günü'ndeki tam ve kesin tezahürünün  işareti.  Kur’an,  bu  tezahürün  dayandığı  “sekiz”in  ne  veya  kim  olduğu hakkında  bir  açıklama  yapmaz.  Bazı  ilk  dönem  müfessirler,  onun  sekiz  melek olduğunu,  bir  kısmı  ise  meleklerin  sekiz derecesini gösterdiğini  iddia  etmişler­dir.  Buna karşılık,  diğer bir kısmı,  burada  kasdedilenin  “sekiz"  mi,  yoksa  “sekiz bin”  mi  olduğuna  karar  vermenin  imkansız  olduğunu  itiraf  etmişlerdir  (Haşan Basrî,  Zemahşerî tarafından  nakledilmiştir).  Belki  de  burada  Allah'ın (herhangi) sekiz  sıfatına  yahut  O'nun yaratmasının  sekiz  yönüne/aşamasına  atıfta bulunul­maktadır:  ama,  Kur’an'ın  başka  bir yerde  ifade  ettiği  gibi,  “Allah'tan başka  kim­se  onun kesin anlamını  bilemez”. ESED

    This is ambiguous verse the meaning of which is difficult to determine We can neither know what the Throne is nor can understand what will be the nature of the eight angels upholding it on the Day of Resurrection. It is, however. inconceivable that Allah Almighty would be sitting on the Throne and the eight angels would be upholding it along with Him The verse also does not say that Allah at that time would be sitting on the Throne. Besides, the conception of God that the Qur'an gives also prevents one from imagining that the Being Who is free from physical existence as to body, direction and place, should be residing some where and His creatures should sustain Him. Therefore, pursuing any research to determine its meaning would be tantamount to disbelief. However, one should understand that in order to give an idea of Allah Almighty's rule and sovereignty, and of the matters associated with it, the same scene has been depicted by the Qur'an as of worldly kingship and the same terms have been used for it as are common for kingship and its accompaniments, to enable us to understand matters pertaining to sovereignty of the universe to some extent only by means of this very scene and terms. All this is meant to bring the real Truth within human understanding; it is not, therefore, right to take it literally. ET

    )

25 Kasım 2021 Perşembe

 Hakka 11-12:

  •  Şurası bir gerçek ki, Nuh(as) tufanında sular her tarafı kaplayınca, sizin inanmış atalarınızı o azgın sular üzerinde akıp giden gemide kurtaran Biz'dik. Taşıdık ki, o, nesilden nesile aktarılan bir ibret vesikası olsun, dinlemeye açık kulaklar da onu dinleyip ders alsın.
    (
    Zalimlerin  cezalandırılmasını,  ama  haklıların bu  cezanın  dışında  tutulmasını.ESED
    Yani temel olarak bu kıssalarda hep aynı ton vardır, zalimler ve inatla hakkı inkar edenlerin yaptıklarının bu dünyada da bir karşılığı vardır ve onlar cezalandırılırken, kurunun yanında yaş'ın da yanması gibi, insana odun muamelesi kesinlikle yapmayan Yüce Rabbim,  yanlarında masumlar ve haklıları da cezaya maruz bırakmaz, Yüce Rabbim onları her zaman korur ve kurtarır.

    )

 Hakka 9-10:

  •  Firavun da, ondan öncekiler de, Lut(as) kavminin kasaba halkı da, hepsi o aynı hatayı işlediler. Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

24 Kasım 2021 Çarşamba

 Hakka 1-8:

  •  Gerçekleşeceği kesin olan, nedir o bilir misiniz? Nerden bileceksiniz ki?. Semud ve Ad kavimleri de , yürekleri hoplatacak olan bu büyük felakete inanmadılar. Bunun üzerine Semud, bir doğal felaket ile helak edildiler, Ad kavmi de, önünde durulmaz, dondurucu bir soğukla helak edildiler. Allah(cc), onların üzerine kasırgayı yedi gece, sekiz gün kesintisiz salıverdi. Öyle ki (eğer orada olsaydınız) onları içi boş hurma kütükleri gibi yeri serilmiş görürdünüz. Şimdi onlardan geriye kalan bir tek  kimse dahi  görüyor musunuz?.

23 Kasım 2021 Salı

 Hakka 1:
 (Diyanet çevirisi)

  •  1. Gerçekleşecek olan;

    2. (Evet) nedir o gerçekleşecek olan?

    3. Gerçekleşecek olanın (kıyametin) ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    4. Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.

    5. Semûd'a gelince: Onlar pek zorlu (bir sarsıntı) ile helâk edildiler.

    6. Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile mahvedildiler.

    7. Allah onu, ardarda yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

    8. Şimdi onlardan arda kalan bir şey görüyor musun?

    9. Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler halkı (Lût kavmi) hep o günahı (şirki) işlediler.

    10. Böylece Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler, O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

    11. Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;

    12. Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

    13. Artık Sûr'a bir tek defa üflendiği,

    14. Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,

    15. işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).

    16. Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

    17. Melekler onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.

    18. (Ey insanlar! ) O gün (hesap için) huzura alınırsınız; size ait hiçbir sır gizli kalmaz.

    19. Kitabı sağ tarafından verilen:" Alın, kitabımı okuyun" der.

    20. " Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."

    21. Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,

    22. Yüce bir cennette,

    23. Meyveleri sarkmış halde.

    24. (Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yeyin, için.

    25. Kitabı sol tarafından verilene gelince,der ki:" Keşke, bana kitabım verilmeseydi!"

    26. "Şu hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!"

    27. Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!

    28. Malım bana hiç fayda sağlamadı;

    29. Saltanatım da benden (koptu), yok olup gitti.

    30. Onu yakalayın da, (ellerini boynuna) bağlayın;

    31. Sonra alevli ateşe atın onu!

    32. Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!

    33. Çünkü o, ulu Allah'a iman etmezdi,

    34. Yoksulu doyurmaya teşvik etmezdi.

    35. Bu sebeple, bugün burada onun candan bir dostu yoktur.

    36. İrinden başka yiyecek de yoktur.

    37. Onu (bile bile )hata işleyenlerden başkası yemez.

    38. Görebildikleriniz üzerine yemin ederim,

    39. Ve göremediklerinize ki,

    40. Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.

    41. Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!

    42. Bir kâhin sözü de değildir (o). Ne de az düşünüyorsunuz!

    43. (O), âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

    44. Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,

    45. Elbette onu kıskıvrak yakalardık.

    46. Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).

    47. Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.

    48. Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.

    49. İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.

    50. Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır.

    51. Ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.

    52. O halde, ulu Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.

22 Kasım 2021 Pazartesi

 --------------------------
Sonuç
  Mülk   süresi

  •  Allah(cc), Rahmet ve Merhameti ile herkese türlü türlü imkanlarla rızıklar veriyor ve her ne kadar da az şükretse de , elçileri vasıtasıyla hakkı ortaya koyuyor. Buna rağmen hakkı inkarda ısrarcı olanın varacağı yer cehennem olarak bellidir. Gerçek mümine yakışan yanlız Allah(cc)'a inanıp, yanlız ona dayanmak ve  şükretmektir. Allah(cc)'ın vaadettiği bütün açıklığı ile ortaya çıkınca iş işten geçmiştir ve o noktadan sonra üretilen mazeretler çözüm olmayacaktır.

21 Kasım 2021 Pazar

 Mülk 30:

  • De ki:' Söyleyin bakalım, yeryüzündeki suyunuz birden çekiliverse, size tertemiz su kaynakları kim getirecek?'.
    (
    Allah'ın  rızık  verici  kudretini  yeniden  hatırlatması  ve  böylece  19-21.  ayetlerde değinilen delillere değinmeyi  sürdürmesi  dışında yukandaki ayet aynı  zamanda temsilî bir anlama  sahiptir.  Suyun  bütün  organik  hayatın vazgeçilmez bir  unsu­ru  olması  gibi  ahlakî  bilincin  devamlılığı  da  mhî  hayatın  ve  istikrarın vazgeçil­mez  ön şartıdır:  ve  bütün  önceki  ahlakî teşvik edici ve  uyarıcılar büsbütün ku­ruyup  “toprak  altında  kaybolup  gittikten”  sonra,  Allah'tan  başka  kim,  insanı  o bilinci yeniden  ele geçirmeye  muktedir kılabilir?.
    )

 Mülk 29:

  •  De ki: ' O Rahman'dır. Biz O'na iman ettik ve O'na güvendik. Artık yakında kimin sapıklık içinde olduğunu göreceğiz'.

 

 Mülk 27-28:

  • Ama, o vaddedilenin gerçekleşmek üzere olduğunu gördükleri zaman, hakkı inkar edenlerin yüzleri simsiyah kesilir ve onlara :' İşte (alaylı bir şekilde) isteyip durduğunuz şey budur' denir.
    De ki:' Allah(cc), (diyelim ki) benim ve beraberimdeki müminlerin canını aldı veya bizi işimizde başarılı kıldı (farketmez), söyleyin bakalım, ya hakkı inkar edenleri pek acı bir azaptan kim kurtaracak?'.

20 Kasım 2021 Cumartesi

 Mülk 25-26:

  •  Ama onlar :' Eğer bu vaadiniz doğru ise, ne zaman olacak bu?' diyorlar. Onlara de ki.' Bunun ne zaman olacağı bilgisi Allah(cc) katındadır, yanlız O bilir. Ben sadece bir uyarıcıyım'.

 Mülk 22-24:

  •  Yüzü koyun sürünerek giden mi, yoksa dümdüz yolda düzgün yürüyen mi hedefine daha iyi ulşaşır?
    De ki:' O, size hayat veren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O'dur. Ve (yeniden dirildiğinizde) O'nun huzurunda toplanacaksınız'.

19 Kasım 2021 Cuma

 Mülk 19-21:

  •  Onlar, üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşları hiç görmezler mi? Onları havada  tutan yanlızca Rahman'dır. Her şey O'nun gözetimi altındadır. Rahman'dan başka size kalkan olabilecek ve sizi tehlikelerden koruyabilecek kim var? Bu hakikatı inkar edenler, büyük bir yanılgı içindedir.
    Yahut, Allah(cc) geçim imkanlarınızı elinizden alacak olsa, sizi rızıklandıracak başka biri mi var? Hayır, ama onlar, Allah(cc)'ın mesajlarını küçümsemekte ve onlardan kökü körüne inatla kaçmaktadır.

18 Kasım 2021 Perşembe

 Mülk 15-18:

  •  O, yeryüzünü yaşanır bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafında dolaşın ve Allah(cc)'ın verdiği rızıktan pay almaya çalışın. Ama unutmayın ki, yine O'na döneceksiniz. Gökte olanın, sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden nasıl emin olabilirsiniz? O zaman bir bakarsınız arz çalkalanmaya başlamış. Veya Gökte olanın sizin üzerinize bir bela kasırgası salmayacağından nasıl emin olabilirsiniz? Artık uyarım nasıl oluyormuş, o zaman anlarsınız!. Doğrusu, daha önce de yalanlayanlar olmuştu, ama uyarılarımı reddetmek neymiş gördüler.

17 Kasım 2021 Çarşamba

 Mülk 12-14:

  •  Diğer taraftan, kendi kavrayışlarının ötesinde olsa da, Rablerine karşı derin bir saygı duyanlar için ise tarifsiz bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Söylemlerinizi ve düşüncelerinizi ister gizleyin ister açığa vurun, hiç farketmez, Allah(cc), içinizde olan en gizli düşüncelerinizi bile bilir. O, yarattığını bilmez mi, hiç? Zira, O, ilmiyle herşeye nüfuz eden, herşeyden haberdar olandır.

16 Kasım 2021 Salı

 Mülk 5-11:

  • Biz, yeryüzüne en yakın olan gökleri yıldızlarla süsledik ve onları, şeytan-ruhluların boş ve anlamsız spekülasyonlarına konu yaptık, ve onlar için yakıcı alevden bir azap hazırladık. Çünkü bu şekilde davranan herkesi cehennem azabı beklemektedir. Orası ne kötü bir varış yeridir. Onlar cehenneme atıldıklarında, neredeyse öfke ile kaynarcasına çıkardığı, sesi duyacaklar.  Günahkarlar her seferinde oraya atıldıklarında, bekçiler :' Size hiç bir uyarıcı gelmedi mi?' diyecekler.  Onlar da:' Evet geldi, ama biz onların söylediklerini yalanlamıştık, onlara Allah(cc)'ın hiç bir şey indirmediğini ve onların büyük bir yanılgı içinde olduklarını söyleyip durmuştuk, eğer biz bu uyarıları dinlemiş olsaydık ve en azından aklımızı kullansaydık, şimdi bu yakıcı ateşin azbına mustahak olanlardan olmazdık' diyecekler ve günahlarını itiraf edecekler. Ama o zaman bütün güzellikler bu günahkarlardan uzak olacak.

 Mülk 3-4:

  •  Yedi kat göğü tam bir uyum içinde yaratan O'dur. Rahmanın yaratmasında hiç bir uyumsuzluk göremessin. Çevrenize bir bakın, var mı bir uyumsuzluk, bir bozukluk? Tekrar tekrar baksanız da, hiç bir uygunsuzluk ve düzensizlik göremessiniz.

15 Kasım 2021 Pazartesi

 Mülk 1-2:

  •  Mutlak hükümranlık elinde olan Allah(cc)'ın şanı yücedir ve O herşeyi yapmaya kadirdir. O, ölümü ve hayatı, hanginizin yerinde tutarlı davranışlar sergileyeceğini bilinir bir şekilde ortaya çıkarmak(لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا) için yarattı. O , mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.
    (
    B-L-W ب ل و
    بَلاءٌ “ ” (balaun), “ ابَتلَاءٌ ” (ibtela-un).
    Raghib says this word has two meanings:
    - To obtain information about one’s welfare or to acquire information about him.
    - For the real condition of something to become known, whether good or bad.
    When the word is used for God, it would have only the second meaning, because God knows it all, and one cannot even imagine that He is unaware of any condition
    {T, R}. Therefore, the word’s basic meaning is to portray the reality.
    بَلِیَ “ ” (bali), “ يَبْلٰی ” (yabla) is used for a cloth to become old and worn. Because when a cloth has been worn out, its real condition comes to light. Therefore “ ابلَاءٌَ ” (bala) is used for a man’s real personality to come out during times of difficulties and misery. But it does not necessarily mean that identity of everything has to be bad. It can also be good. That is why it could also mean the real personality of someone during happy times. There are two times when a man’s reality becomes manifest, times of misery and times of happiness. At both these times, his real self appears.

    )

14 Kasım 2021 Pazar

 Mülk  -1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter.

    2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.

    3. O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?

    4. Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.

    5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    6. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür!

    7. Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.

    8. Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.

    9. Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.

    10. Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.

    11. Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!

    12. Fakat daha görmeden Rablerinden (azabından) korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükâfat vardır.

    13. Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.

    14. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

    15. Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

    16. Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.

    17. Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!

    18. Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!

    19. Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.

    20. Rahmân olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.

    21. Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.

    22. Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?

    23. (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!

    24. De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.

    25. "Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleşecek)?" derler.

    26. De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

    27. Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.

    28. De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?

    29. De ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok esirgeyicidir; biz O'na iman etmiş ve sırf O'na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!

    30. De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?

13 Kasım 2021 Cumartesi

 --------------------------
Sonuç
  Tur   süresi

  •  Dünyada iken, Allah(cc)'a kulluk edip yanlız O'na yalvarıp, yanlız O'ndan yardım isteyenlerin varacağı yer, Allah(cc)'ın lütfuyla cennettir.  Hakikat inkarcıları her ne derse desin, gerçek mümine yakışan yine de nasihat etmek ve Allah(cc)'ın hükmünü sabırla beklemektir. Bu inkarcıları, Hesap günü çok ağır azaplar beklediği gibi, bu dünyada da onların başına çok azaplar gelecektir. Gerçek mümin, Allah(cc)'ın koruması ve gözetimi altındadır ve mümine yakışan da her zaman ve durumda, Allah(cc)'a hamd ile şükretmek ve O'nun şanını yüceltmektir.

12 Kasım 2021 Cuma

 Tur 47-49:

  •  Ve elbette bu zalimlere, (ahiret) azbından daha yakın bu dünyada da azap vardır. Ama onların çoğu bunun bile farkında değiller.
    O halde, Rabbinin hükmünü sabırla bekle, çünkü sen Bizim himayemiz altındasın. Her ne zaman kalkarsan (bir işe koyulurken) Rabbinin yüceliğini hamd ile an. Gece ve yıldızların çekildiği an (gündüz) O'nun şanını yücelt.
    (
    This is a repetition of the same theme that has already occurred in As-Sajdah: 21 above: "Even in this world We shall make them taste (one or the other) lesser torment before that greater torment; maybe they desist (from their rebellious attitude)." That is, "We shall send down personal and national disasters from time to time in the world to remind that there is above them a superior power which is deciding their destinies and none has the power to change its decisions. But the people who are involved in ignorance have neither learned any lesson from these events before not will learn any lesson in the future. They do not understand the meaning of the disasters and calamities occurring in the world. Therefore, they explain them away in every such way as takes than further and further away from the reality, and thou mind never turns to any' explanation, which might make the error of their atheism or polytheism manifest to them. This same thing has been explained by the Holy Prophet (upon whom be peace) in a Hadith, thus: "The example of a hypocrite who falls ill and then gets well, is of the camel whom the masters tied, but it did not understand why they had tied it, and when they untied it, it did not understand why they had untied it." (Abu Da'ud: Kitab al-.Jana'iz). For further explanation, see E.N. 45 of Al-Anbiya', E.N.,66 of An-Naml, E.N.'s 72. 73 of AI-'Ankabut).  ET

    )

11 Kasım 2021 Perşembe

 Tur 43-46:

  •  Yoksa, onların Allah(cc)'tan başka bir ilahları mı var?. Allah(cc) onların ortak koşmalarından münezzehdir. Ama onlar, gökten bir parçanın düştüğünü görselerdi, ' o bir bulut kümesidir' derlerdi. Artık onları, dehşetten kendilerini kaybedecekleri  güne kadar kendi hallerine bırak!. O gün tuzakları kendilerine hiç bir fayda sağlamayacak ve kendilerine asla bir yardım da ulaşmayacaktır.

10 Kasım 2021 Çarşamba

 Tur 39-42:

  •  Demek kızlar Allah(cc)'ın, oğlanlar da sizin öyle mi? Yoksa, sen onlardan bir ücret istedin de, ağır bir borç altında mı kaldılar? Yoksa gayba dair bilgiler kendilerinin eli altında da, onlar ordan istedikleri gibi yazıp çiziyorlar mı? Yoksa bir tuzak mı kurdular? Ama bilsinler ki, o tuzağa yakalanacak olan hakikatı inkarda ısrar edenlerin kendileridir.

 Tur 37-38:

  •  Yoksa Rabbinin hazineleri onlarda mı? Yoksa onlar mı işe hakim olan?. Yoksa, üzerine çıkıp vahyi dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, o dinleyenler bir delil getirsin!.

 Tur 35-36:

  •  Yoksa onlar, sebepsiz mi yaratıldılar? Yoksa yaratan kendileri mi?. Yoksa gökleri ve yeri yaratan onlar mı? Hayır!, maalesef, onların yaratılmayla ilgili hiç bir bilgileri  yok!.

9 Kasım 2021 Salı

 Tur 29-34:

  •  Dolayısıyla, sen öğüt vermeye devam et. Çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kahinsin ne de bir deli. Yoksa onlar :' O bir şairdir. Bekleyip görelim zaman ona neler yapacak' mı diyorlar?. De ki:' (Öyleyse) ümitle bekleyin, ben de ümitle bekleyeceğim'.
    Akıllarımı onlara böyle davranmaya itiyor, yoksa onlar sadece kaba küstah bir topluluk ta ondan mı?
    Yoksa, onlar :' Bu mesajı kendi uydurmustur' mu diyorlar?. Hayır! tersine, onlar (gerçeği biliyor) ama inanmak istemiyorlar.
    Eğer bu iddaalarında kararlı iseler, o zaman kendileri ona benzer bir söylem ortaya atsınlar!.

8 Kasım 2021 Pazartesi

 Tur 24-28:

  •  Etraflarında onların hizmetine tahsis edilmiş pırıl pırıl gençler dolaşır. Birbirlerine döner ve soru sorup konuşmaya başlarlar:' Biz, eskiden çoluk-çocuğumuzun arasında iken bile (Allah(cc)'ın bizden razı olup/olmayacağı konusunda) endişe duyar (ve ona göre davranırdık). Allah(cc) da bize lütfetti ve o kavurucu ateşten korudu. Gerçekten biz, dünyada iken sadece Allah(cc)'a kulluk edip O'na yalvarırdık. (Ve O, bize şimdi gösterdi ki) mutlak iyilik ve hayır kaynağı, Rahman ve Rahim  O'dur'.

7 Kasım 2021 Pazar

 Tur 21-23:

  •  Kendileri iman edip, zürriyetleri de iman ile kendilerinin izinden gidenlerin nesillerini de kendilerine kavuşturacağız. Onların emeklerinden hiç bir şey eksiltmeyeceğiz. (Fakat, sonuçta) herkes kazandığının hesabını verecektir. Ve Biz onlara meyve ve etin her türünü ve canlarının çektiği herşeyi vereceğiz. Orada meşrubat dolu kadehleri elden ele dolaştırırlar ki, o meşrubat ne boş ve manasız konuşmalara ne de günaha sebep olur.
    (
     Âyet,   Cennet   mutluluğunun   önemli   bir   yanına  işaret  etmektedir.  Cenab–ı  Allah  (c.c.),  Cennet’te,  imanları  ve  amelleri  aynı  seviyede  olmasa  da  anne–babaları  ve  evlâtlarını  birleşti-recektir.  Bu,  O’nun  mü’minlere  olan  bir  başka fazl  u  rahmetidir.  Bununla  birlikte,  Cennet’te  aynı  yerde  olsalar  bile,  insanların  Cennet’ten  ve  nimetlerinden  istifadesi  aynı  olmayacaktır. Herkes, imanının derecesi, derinliği, amellerinin kıymeti  ve  hisleriyle  melekelerinin  gelişmişliği nisbetinde Cennet’ten istifade edecektir.Âyet, ayrıca şu gerçeğe de işarette bulunmak-tadır.  Vâkıa  Sûresi  10–14’üncü  âyetlerde  ifade  buyurulduğu üzere, bir iman hareketinin başında samimi  olarak  ona  katılıp  destek  verenler  ve  bu  desteklerini sürdürerek, imanla Âhiret’e göçenler, Allah nazarında ayrı bir kıymeti haiz bulunmakta olup, Cennet’ten istifade de onlar önde olacaklardır.  Çünkü  onlar,  iman  edip,  Allah’ın  dinine  sahip  çıkmada  diğerlerini  geçmişler,  ona  başka-larının  geri  durduğu,  çoklarının  karşı çıktığı  en  zor  zaman  ve  şartlarda  destek  vermişler,  büyük  sıkıntılara  katlanmışlar  ve  karşılığında  dünyevî  hiçbir beklentiye girmemişlerdir.AÜ

    )

6 Kasım 2021 Cumartesi

 Tur 17-20:

  •  Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davrananlar ise, o gün cennette ve esenlikler içinde olacaktır. Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeylerle mutluluk duyacaklar ve Rableri onları ateşin yakıcı azabından koruyacaktır. (Ve onlara şöyle denilecek): ' Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak'.
    Ayrıca onları kusursuz bakışlı eşlerle eşleştireceğiz.
    (
    There seems to be no need to mention a person's being saved from Hell after it has been said that he will be admitted to Heaven, but at several places in the Qur'an these two things have been mentioned separately because a person's being saved from Hell is by itself a great blessing. And the words, "their Lord shall save them from the torment of Hell", is an allusion to the truth that man's being saved from Hell is possible only through Allah's grace and bounty; otherwise human weaknesses cause such flaws to occur in everyone's work that if Allah does not overlook them by His grace and instead decides to subject him to accountability, none can save himself from His punishment. That is why although entry into Paradise is a great bounty from Allah, his being saved from Hell is no less a mercy. ET


    )

5 Kasım 2021 Cuma

 Tur 1-16:

  •  Tur'a (Sina dağı), Açılmış deri tomarları üzerine satır satır yazılmış Kitaba (Tevrat), Sık sık ziyaret edilen eve (Kabe), Yükseltilmiş tavan gibi göğe, Köpürüp kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı mutlaka gelecektir. Onu savabilecek yoktur.
    Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği o gün, daldıkları yerde eğlenip duranlara yazık olacak!. Onlar o gün karşı konulmaz bir güçle cehennem ateşine itilecekler (ve şöyle denilecek):' Bu sizin vaktiyle yalanladığınız ateş!. Haydi söyleyin bakalım, bu da mı bir sihir, yoksa görmek istemediğiniz bir hakikatmıymış!. Şimdi girin oraya, bundan sonra sabretseniz de sabretmeseniz de bir!. Siz zamanında ne yaptıysanız onun karşılığını bulacaksınız'.

4 Kasım 2021 Perşembe

 Tur  -1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Tûr'a, andolsun ki,

    2. Satır satır yazılmış Kitab'a,

    3. Yayılmış ince deri üzerine,

    4. Beyt-i Ma'mûr'a,

    5. Yükseltilmiş tavana(göğe),

    6. Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki),

    7. Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.

    8. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.

    9. O gün gök sallanıp çalkalanır.

    10. Dağlar yürüdükçe yürür.

    11. Yalanlayanların vay haline o gün!

    12. Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

    13. O gün cehennem ateşine itilip atılırlar :

    14. "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!" denilir.

    15. Bir büyü müdür bu, yoksa görmüyor musunuz?

    16. Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

    17. Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler.

    18. Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefâ sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

    19. Onlara: Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin,için (denilir).

    20. " Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları,ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir:

    21. İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.

    22. Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

    23. Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.

    24. Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

    25. Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

    26. Derler ki: "Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilâhî azaptan) korkardık."

    27. "Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu."

    28. "Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."

    29. (Resûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

    30. Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?

    31. De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

    32. Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

    33. Yahut "Onu kendisi uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

    34. Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

    35. Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

    36. Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.

    37. Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

    38. Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

    39. Yoksa kızlar O'nun, oğullar da sizin mi?

    40. Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

    41. Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?

    42. Yahut bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkâr edenlerdir.

    43. Veya onların Allah'tan başka bir tanrısı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

    44. Gökten düşen bir kütle görseler "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

    45. Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.

    46. O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.

    47. Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.

    48. Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

    49. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O'nu tesbih et.

 

3 Kasım 2021 Çarşamba

--------------------------
Sonuç
  Secde   süresi
  •  Allah(cc) dileseydi, her insanı doğru yola ulaştırırdı, ama bunu insanın özgür iradesine bırakmıştır ve hakikatı ısrarla inkar edenlerin sonunun ateş olduğunu gönderdiği elçiler ve kitaplar ile insanlara duyurmuştur. Bu noktadan sonra insana düşen, düşünüp ders alması ve Allah(cc)'ın buyurduğu istikamette hayatını sürdürmesidir. Bunu yapmayanların, hesap günü uyduracakları mazeretler hiç bir değer taşımayacak ve sonları da defaaten belirtildiği gibi ateş olacaktır. Gerçek inananlara düşen de, inançları istikametinde salih ameller ile ömürlerini geçirmek ve Allah(cc)'ın nihai hükmünü beklemektir.

2 Kasım 2021 Salı

 Secde 28-30:

  •  Ama onlar :' Eğer bu söylediğiniz doğru ise, bu nihai hüküm ne zaman verilecek?' diye soruyorlar.
    De ki:' Nihai karar verildiği gün, hakikatı inkara şartlanmış olanlara, o an inanmaları hiç bir fayda sağlamayacak ve onlara mühlet te verilmeyecektir'.
    Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi, sen de hakikatın ortaya çıkmasını bekle.

    فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ ‎

 Secde 26-27:

  •  Şimdi kalıntılarında dolaştıkları nice toplumu helak etmiş olmamız, onlar için bir ders olmuyor mu? Elbette bunda ibretler vardır. Hala kulak vermeyecekler mi?.
    Üzerinde ot bitmeyen kuru topraklara yağmur indirip, kendilerinin ve hayvanlarının yiyecekleri bitkileri Bizim yeşerttiğimizi görmüyorlar mı? Gözlerini açıp bunu görmeleri gerekmez mi?.

1 Kasım 2021 Pazartesi

 Secde 23-25:

  •  Doğrusu, Biz Musa(as)'a da Kitap vermiştik, vahye muhatap olman konusunda senin (sizin) de bir şüpheniz olmasın. Biz o kitabı israiloğulları için bir hidayet rehberi yapmıştık. (Fakat, neticede ihtilafa düştüler) Ve Rabbin ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet günü hükmünü verecektir.

31 Ekim 2021 Pazar

 Secde 19-22:

  • İman edip salih amel işleyenlere, yaptıklarına karşılık bir ikram olarak,  içinde dinlenip huzur bulacakları cennetler vardır.
    Fakat yoldan çıkmış fasıkların varacağı yer ise ateştir. Ve oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve kendilerine :' Yalanladığınız ateşin azabını şimdi çekin bakalım' denilir. Belki yollarında dönerler diye, onlara bu büyük azabı çektirmeden (dünyada da) azab tattıracağız. Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onları ciddiye almayandan daha zalim kim olabilir? Bu şekilde günaha batmışlardan öcümüzü mutlaka alacağız!.
    (
    "The greater torment" is the torment of the Hereafter, which will be imposed on the guilty ones in consequence of disbelief and disobedience. "The lesser torment", in contrast, implies those calamities which afflict man even in this world, e.g., diseases in the life of individuals, deaths of the near and dear ones, serious accidents, losses, failures, etc. and storms, earthquakes, floods, epidemics, famines, riots, wars and many other disasters, in collective life, which affect hundreds of thousands of the people simultaneously. The reason given for sending these calamities is that the people should take heed even before they are involved in the "greater torment" and give up the attitude and way of life in consequence of which they will have to suffer the greater torment ultimately. In other words, it means this: Allah has not kept man in perfect security in the world so that he may live in full peace, and become involved in the misunderstanding that there is no power above him, which can cause him harm. But Allah has so arranged things that He sends disasters and calamities on individuals as well as on nations and countries from time to time, which give man the feeling that he is helpless and that there is about him an All-Powerful Sovereign Who is ruling His universal Kingdom. These calamities remind each individual and group and nation that there is another Power above him Who is controlling their destinies. Everything has not been placed at man's disposal. The real Power is in the hand of the Sovereign. When a calamity from Him descends on man, you can neither avert it by any artifice, nor can escape from it by invoking a jinn, or a spirit, or a god or goddess, or a prophet or saint. Considered in this light, these calamities are not mere calamities but warnings of God, which are sent to make man conscious of the reality and to remove his misunderstandings. If man learns a lesson from these and corrects his belief and conduct here in the world, he will not have to face the greater torment of God in the Hereafter."  ET

    )

30 Ekim 2021 Cumartesi

 Secde 16-18:

  • Onlar (geceleri) yataklarından kalkarak, tarifsiz bir korku ve büyük bir iştiyakla Rablerine yalvarırlar ve onlara geçimlik olarak verdiklerimizden infak ederler. İşte bu yapageldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne tür göz kamaştırıcı süprizlerin beklediğini kimse hayal bile edemez.
    Nihayetinde, gerçek iman sahipleri, yoldan çıkmış fasık kimseler ile bir olabilir mi? Bunlar elbette olmazlar!.
    (
    Lafzen,  “göz  aydınlığı  [olarak]  onlar  için  saklanmış  olan”,  yani  görülmüş,  işitil­miş  ve  hissedilmiş  olsun  veya  olmasın,  onlar  için  bekletilen  mutluluklar.  “Şim­diye  dek  gizli  kalan”  ifadesi,  açıkçası,  öteki  dünyadaki  hayat  tarzının  bilinmez­liğine -ve  dolayısıyla,  ancak  temsîlî  olarak  tanımlanabilirliğine- işaret  eder.  İn­sanın cenneti “tahayyül etmesi”nin imkansızlığı,  Hz.  Peygamberin sahih bir Ha- disi'nde  şöyle  anlatılmıştır:  “Allah  buyurur  ki:  Salih  kullarım  için  hiçbir  gözün görmediği,  hiçbir kulağın  işitmediği ve hiçbir kalbin  kavramadığı  şeyler hazırla­dım.”  (Buhârî ve  Müslim'in  Ebû  Hureyre'den  rivayetleri  ve  Tirmizî).  Bu  Hadis, Sahâbe  tarafından,  Hz.  Peygamber'in yukarıdaki  ayet  hakkındaki  şahsî yorumu olarak görülmüştür (karş. Fethu'l-Bâri,  VIII,  418  vd.).ESED

    )

29 Ekim 2021 Cuma

 Secde 15:

  •  Bizim ayetlerimize iman edenler, ancak kendilerine duyurulduğunda saygıyla secdeye kapananlar ve Rablerinin sonsuz yüceliğini hamd ile anarak ve O'nun adıyla hareket ederek, asla büyüklük taslamayanlardır.

    إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِآيَاتِنَا الَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ

 Secde 14:

  •  (Ve Allah(cc) günahkarlara şöyle seslenecek :)' O halde bu hesap gününün gelip çatacağını umursamamanın cezasını çekin bakalım şimdi. Artık Biz de sizi bıraktık. Yapmış olduğunuz her türlü kötülükten dolayı tadın bu ebedi azabı'.

28 Ekim 2021 Perşembe

 Secde 13:

  •  Eğer dileseydik her insanı (zorla) doğru yola ulaştırırdık, fakat böyle olmasını dilemedik ve sonuçta şu vaadim doğru çıkacak:' Mutlaka cehennemi cinlerden ve insanlardan tıka basa dolduracağım'.
    (
     
    Hür  irade  ve  buna  göre  özel  bir  mekanizma  ile donatılmış olan cinler ve insanlar, iradeleriy-le  yaptıkları  tercihten  sorumludurlar.  Bundan  dolayı  Cenab-ı  Allah  (c.c.),  onları  hayatlarında herhangi bir yolda gitmeye zorlamaz. Bu bakımdan,  hidayeti,  doğru  yolu  onlara  mecbur  etmemiş,  fakat  hidayet  ve  dalâletin  sebeplerini  onlara  açıklamıştır.  Meselâ,  zulümde  (Âl-i  İmran Sûresi/3: 86, Mâide Sûresi/5: 51, En’âm Sûresi/6: 144,  Tevbe  Sûresi/9:  19,  vs.),  fıskta  (Mâide  Sûresi/5: 108, Tevbe Sûresi/9: 24, vs.) direnenleri ve bile bile küfür yolunu tercih edenleri (Mâide Sûresi/5:  67,  Tevbe  Sûresi/9:  37,  vs.)  doğru yola  iletmeyeceğine  hükmetmiş  ve  bunu  ilân  buyurmuştur.  Bile  bile  ve  ön  yargıyla  küfürde  diretme, zulüm, günahta kaybolma, şartlanmışlık,  yanlış  bakış  açısı    ve  kibir,  imana  manidir.  Ayrıca O, Cehennem’i şeytan, onun nesli ve ona uyanların  dolduracağını  da  beyan  buyurmuştur (Sâd Sûresi/38: 85). O, insanı iman edebilecek bir donanımla yarattığı gibi, her topluluğa da onlara doğru yolu gösterecek peygamberler göndermiş, irşad  ehli  âlimler,  mürşidler  (sıddîkîn, şüheda, salihîn) var etmiştir.AÜ

    Zımnen:  Eğer zorlamış  olsaydık,  iradenin ve ahlâkî  sorumluluğun  gerekçesi  kalmazdı.  Zira  inanç ahlâkî değerini sahibinin o inancı özgürce seçebilme yeteneğinden  alır. Mİ

    )

 Secde 12:

  •  Keşke, günaha batmış olanların (hesap günü) Rablerinin huzurunda başlarını eğerek:' Ey Rabbimiz, şimdi görmüş ve işitmiş olduk. Öyleyse, bizi yeryüzüne geri döndür de, yerinde ve tutarlı salih ameller işleyelim, çünkü artık hakikate ikna olduk' dedikleri zamanki hallerini bir görseniz!.

27 Ekim 2021 Çarşamba

 Secde 10-11:

  •  ' Toprağa karışıp yok olduktan sonra, yeniden mi yaratılacağız?' diyorlar, evet, onlar (asıl hesap vermek için) Rablerinin huzuruna çıkacaklarını inkar ediyorlar.
    De ki:'  Sizin için görevlendirilmiş ölüm meleği (nasıl olsa) sizin canınızı alacak ve en sonunda Rabbinize döneceksiniz (bundan kaçamassınız!)'.
    (
    Hayatlarını nefsanî arzularının hakimiyetinde günah hasadıyla tüketenler, hayatlarının hesabı-nı  verme  düşüncesinden  elbette  hoşlanmayacak ve böyle bir şeye inanmaya da yanaşmayacaklar-dır. Böylelerin Âhiret’i inkârlarının altında yatan ana faktör de budur.AÜ

    )

26 Ekim 2021 Salı

 Secde 5-9:

  •  Gökten yere kadar bütün mevcudatı O düzenleyip yönetir. Ve sonunda tümü, sizin hesabınızla bin yıl kadar süren bir sürede (yargılanmak üzere) O'na yükselir.
    Yaradılmışların kavrayış alanının ötesini de, duyuları ve akıllarıyla kavrayabildiklerini de bilen Allah(cc)'tır. O kudret sahibidir, rahmet kaynağıdır. O yarattığı herşeyi olması gereken en mükemmel şekilde yapandır. İnsanı ilk başta çamurdan yarattı. Sonra basit bir sıvıdan soyunu sürdürdü. Sonra ona yaradılış amacına uygun olarak bir şekil verip, Kendi ruhundan üfledi ve böylece size, işitme, görme melekeleri ile birlikte  duygu ve düşünce yeteneği verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

25 Ekim 2021 Pazartesi

 Secde 4:

  •  Gökleri,yeri ve arasındaki herşeyi altı evrede yaratan ve sonra Kudret ve Hakimiyet tahtına oturan Allah(cc)'tır. Hesap günü, ne sizi O'ndan koruyacak ne de size şefaat edecek birini bulamassınız. Hala düşünüp ders almayacak mısınız?

 Secde 1-3:

  •  Elif-Lam-Mim. Hiç şüphesiz ki, bu Kitabın indirilişi alemlerin Rabbi olan Allah(cc)'tandır. Yoksa onu (senin) uydurduğunu mu söylüyorlar?. Hayır! O senin Rabbinden gelen bir hakikattir ki, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu belki doğru yola gelirler diye uyarman içindir.
    (
    Biz,  önceden  (uyarıcı  olarak)  bir  rasûl  gön-dermeden  (günahları  sebebiyle  hiçbir  kimseye  ve hiçbir topluma) azap etmeyiz (İsrâ Sûresi/17: 15) İlâhî  beyanının  Âhiret’le  ilgili  olduğunu  da  düşünen  bazı  âlimler,  Allah  adını işitmemiş  ve  kendilerine tebliğ gitmemiş kişilerin, başkalarına zulmetmemiş ve günahlarda boğulmamış olmak kaydıyla  mazur  oldukları  ve  dolayısıyla  azap  görmeyecekleri   görüşündedirler.   Allah,   diler-se  böylelerini  birtakım  güzel  işleri  sebebiyle  Cennet’e koyabilir.Bununla  birlikte,  daha  başka  âlimler,  insa-nın  aklı  ve  bilhassa  vicdanıyla  Allah’ı  bula-bilecek  bir  kapasitede  yaratıldığı,  dolayısıy-la  O’nu  isim  ve  sıfatlarıyla  tanıyamasa  bile,  Âhiret’te  kurtulmak  için  O’na  inanması  gerek-tiği fikrini benimserler. Bir defasında bir bedevî Peygamber  Efendimiz  aleyhissalâtü  vesselâm’a  gelerek,  Allah’a  nasıl  iman  ettiğini şöyle  anla-tır:  “Bir  yerdeki  deve  tersleri,  oradan  devenin  geçtiğini gösterir. Toprak üzerindeki ayak izleri, yolcudan  haber  verir.  Yıldızlarıyla şu  sema,  dağları ve vadileriyle şu yeryüzü ve dalgalarıyla şu  deniz  Kadîr,  Alîm,  Hakîm  ve  Kerîm  bir  Yaratıcı’yı  göstermez  mi?”  Dolayısıyla,  imanda  aklın,  düşünce  ve  muhakemenin  rolünü  inkâr  da  edemeyiz,  küçümseyemeyiz  de.  Bu  sebeple,  böyle  düşünen  âlimler,  yukarıda  verilen  İsrâ Sûresi/17: 15’inci âyetinde ifade olunan azaptan kurtulmayı,  kendilerine  bir  rasûl  gelmedikçe  insanların  diğer  iman  esaslarından  ve  İslâm’a göre yaşamaktan sorumlu tutulmayacaklarışek-linde  tefsir  ederler.  Bu  âlimler  içinde  bazılarıaklın  iyi  ile  kötüyü,  güzel  ile  çirkini  seçebi-leceğini  savunsalar  da,  aklın  kendi  başına  bu  hususların tamamında kesin sonuçlara varabile-ceğini  düşünmek  mümkün  değildir.  Bundandır ki Cenab-ı Allah (c.c.), iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini tanımak ve ayırt etmek için peygamber-ler göndermiş ve hiçbir şeyi insanın eksik akıl, yargı  ve  tecrübesine  bırakmamıştır.  (Ayrıca bkn. Câsiye Sûresi/45, 3–5, not 1.).AÜ
    )

24 Ekim 2021 Pazar

Secde -1:
(Diyanet çevirisi)

  •  1. Elif. Lâm. Mîm.

    2. Bu Kitab'ın, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur.

    3. "Onu Peygamber kendisi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak (Kitap) tır.

    4. Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istivâ eden Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçınız vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?

    5. Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O'nun nezdine çıkar.

    6. İşte, görülmeyeni de görüleni de bilen, mutlak galip ve merhamet sahibi O'dur.

    7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.

    8. Sonra onun zürryetini, dayanıksız bir suyun özünden üretmiştir.

    9. Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

    10. "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız?" derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

    11. De ki: Size vekil kılınan (bu konuda görevlendirilen) ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

    12. O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, "Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık" diyecekleri zamanı bir görsen!

    13. Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım" diye benden kesin söz çıkmıştır.

    14. (O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!

    15. Bizim âyetlerimize ancak o kimseler inanırlar ki, bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde, büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamd ile tesbih ederler.

    16. Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

    17. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.

    18. Öyle ya, mümin olan, yoldan çıkmış kimse gibi midir? Bunlar elbette bir olamazlar.

    19. İman edip de, iyi işler yapanlara gelince, onlar için yaptıklarına karşılık olarak varıp kalacakları cennet konakları vardır.

    20. Yoldan çıkanlar ise, onların varacakları yer ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve kendilerine: Yalandır deyip durduğunuz cehennem azabını tadın! denir.

    21. En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız; olur ki (imana) dönerler.

    22. Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı veririz.

    23. Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, -(Resûlüm!) sen ona kavuşacağından şüphe etme- ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.

    24. Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

    25. Muhakkak ki Rabbin, ihtilâf etmekte oldukları şeyler hakkında kıyamet günü onların aralarında hükmedecektir.

    26. Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâla kulak vermezler mi?

    27. Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmediler mi? Hâla da göremeyecekler mi?

    28. Eğer doğru söylüyorsanız, bu fetih (ve hüküm) günü hani ne zaman? derler.

    29. De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!

    30. Artık sen onları bırak ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.