Secde 13:
- Eğer dileseydik her insanı (zorla) doğru yola ulaştırırdık, fakat böyle olmasını dilemedik ve sonuçta şu vaadim doğru çıkacak:' Mutlaka cehennemi cinlerden ve insanlardan tıka basa dolduracağım'.
(
Hür irade ve buna göre özel bir mekanizma ile donatılmış olan cinler ve insanlar, iradeleriy-le yaptıkları tercihten sorumludurlar. Bundan dolayı Cenab-ı Allah (c.c.), onları hayatlarında herhangi bir yolda gitmeye zorlamaz. Bu bakımdan, hidayeti, doğru yolu onlara mecbur etmemiş, fakat hidayet ve dalâletin sebeplerini onlara açıklamıştır. Meselâ, zulümde (Âl-i İmran Sûresi/3: 86, Mâide Sûresi/5: 51, En’âm Sûresi/6: 144, Tevbe Sûresi/9: 19, vs.), fıskta (Mâide Sûresi/5: 108, Tevbe Sûresi/9: 24, vs.) direnenleri ve bile bile küfür yolunu tercih edenleri (Mâide Sûresi/5: 67, Tevbe Sûresi/9: 37, vs.) doğru yola iletmeyeceğine hükmetmiş ve bunu ilân buyurmuştur. Bile bile ve ön yargıyla küfürde diretme, zulüm, günahta kaybolma, şartlanmışlık, yanlış bakış açısı ve kibir, imana manidir. Ayrıca O, Cehennem’i şeytan, onun nesli ve ona uyanların dolduracağını da beyan buyurmuştur (Sâd Sûresi/38: 85). O, insanı iman edebilecek bir donanımla yarattığı gibi, her topluluğa da onlara doğru yolu gösterecek peygamberler göndermiş, irşad ehli âlimler, mürşidler (sıddîkîn, şüheda, salihîn) var etmiştir.AÜ
Zımnen: Eğer zorlamış olsaydık, iradenin ve ahlâkî sorumluluğun gerekçesi kalmazdı. Zira inanç ahlâkî değerini sahibinin o inancı özgürce seçebilme yeteneğinden alır. Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder