Müminun 105-108:
- (Allah(cc) diyecek ki:):' Ayetlerim size okunmamış mıydı? Ama siz ısrarla yalanladınız!'.
Onlar da :' Rabbimiz, şansımız yaver gitmedi(غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا). Bu yüzden biz de sapıtan bir topluluk olduk çıktık. Rabbimiz, bizi burdan çıkar, eğer tekrar dönersek, o zaman anlaşılır ki biz gerçekten zalimlerdenmişiz' diyecekler.
(Allah(cc) diyecek ki):' Kalın tıkıldığınız yerde! Bana cevap yetiştirmeye çalışmayın!'.
(
Lafzen, “yoldan çıkan kimseler olduk.” Bu temsilî karşılıklı konuşma kendi zaaflarını “kötü talih” (şıkve teriminin bu anlam örgüsü içindeki anlamı budur) gibi soyut ve asılsız sebeplere bağlayan günahkar insanların boş ve anlamsız mazeretlerini dile getirmekte; böylece, dolaylı olarak, eylem ve davranışları konusunda insana verilen serbest irade ve buna bağlı olarak sorumluluk boyutuna dikkat çekmektedir.ESED
Lafzen: "..şanssızlık bizi yendi" ya da "talihsizlik yakamızı bırakmadı.." Zımnen: Sorumsuz davrananlar, kötü sonucun sorumluluğunu şans, kader, kısmet ve talihe yıkarlar.Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder