Secde 16-18:
- Onlar (geceleri) yataklarından kalkarak, tarifsiz bir korku ve büyük bir iştiyakla Rablerine yalvarırlar ve onlara geçimlik olarak verdiklerimizden infak ederler. İşte bu yapageldiklerinden dolayı bir mükafat olarak, onları (cennette) ne tür göz kamaştırıcı süprizlerin beklediğini kimse hayal bile edemez.
Nihayetinde, gerçek iman sahipleri, yoldan çıkmış fasık kimseler ile bir olabilir mi? Bunlar elbette olmazlar!.
(
Lafzen, “göz aydınlığı [olarak] onlar için saklanmış olan”, yani görülmüş, işitilmiş ve hissedilmiş olsun veya olmasın, onlar için bekletilen mutluluklar. “Şimdiye dek gizli kalan” ifadesi, açıkçası, öteki dünyadaki hayat tarzının bilinmezliğine -ve dolayısıyla, ancak temsîlî olarak tanımlanabilirliğine- işaret eder. İnsanın cenneti “tahayyül etmesi”nin imkansızlığı, Hz. Peygamberin sahih bir Ha- disi'nde şöyle anlatılmıştır: “Allah buyurur ki: Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kalbin kavramadığı şeyler hazırladım.” (Buhârî ve Müslim'in Ebû Hureyre'den rivayetleri ve Tirmizî). Bu Hadis, Sahâbe tarafından, Hz. Peygamber'in yukarıdaki ayet hakkındaki şahsî yorumu olarak görülmüştür (karş. Fethu'l-Bâri, VIII, 418 vd.).ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder