31 Mayıs 2023 Çarşamba

 Nisa 146-147:

  • Ancak tevbe edip, durumu düzeltenler, Allah(cc)'a sımsıkı sarılanlar ve yanlız Allah(cc)'a yürekten bağlanıp inananlar hariç; zira bunlar müminlerle beraber olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah(cc) müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir. Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah(cc) size neden azab etsin ki? Neticede, Allah(cc) şükredenlere karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir.
    (
    Arapça  aslında küfür  ve  nankörlük,  aynıkökten  gelen  iki  kelimedir.  Nasıl  küfür  temel-de Allah’a apaçık delil olan âyetleri, delilleri bile bile örtmek, nefsi onların üzerinde kapkalın bir perde yapmak manâsına geliyorsa, nankörlük de, insanın sahip olduğu her nimeti, her muvaffaki-yeti  asıl  Sahibi  olan  Allah’a  değil  de,  kendisine  nisbet etmesi, böylece her nimeti, her güzelliği, her başarıyı veren ve yaratan olarak Allah’a kar-şı  kör  olması  demektir.  Dolayısıyla  nankörlük,  küfre açılan bir kapı, hattâ küfürle âdeta özdeşbir haldir. Buna karşılık şükür ise, her güzelliği, her başarıyı, kişinin sahip olduğu her nimeti asıl sahibi  olan  Allah’a  vermesi,  bunu  diliyle  ikrar,  kalbiyle tam tasdik ve hayatıyla ortaya koymasıdemektir ki, bu da imana açılan kapı, hattâ bir bakıma imanın kendisidir.AÜ
    )

30 Mayıs 2023 Salı

 Nisa 144-145:

  • Ey iman edenler, müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri dost ve yönetici (veli) edinmeyin. Bunu yaparak, Allah(cc)'a aleyhinize olacak apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?.  Şüphesiz ki, münafıklar ateşin en dibine atılacaklar ve sen onlara yardım edebilecek birini de bulamassın!.

29 Mayıs 2023 Pazartesi

 Nisa 142-143:

  •  Neticede, münafıklar Allah(cc)'ı kandırmaya çalışırlar, ama farketmezler ki onlar sadece kendilerini kandırıyorlar. Ayrıca, namaza kalktıklarında gönülsüzce, insanlar görsün diye kalkarlar, Allah(cc)'ı da nadiren anarlar. İki arada bir derede kalmışlardır. Ne o tarafa ne bu tarafa aittirler. Nihayetinde, Allah(cc)'ın sapıklık içinde bıraktığına, asla bir çıkış yolu bulamassın!.
    (
    It declares that no human being has the power to guide to the right way the one who himself does not intend to get guidance from the Book of Allah and the excellent pattern of His Messenger; whom Allah turns to the wrong way to which he himself is inclined and shuts all the doors of guidance against him because of his own quest for deviation. And this happens in accordance with the Divine Law that man gets what he seeks and strives for. For instance, if one seeks to make one's provisions by lawful means and strives for the same, God provides lawful means for him and shuts unlawful doors against him, in proportion to the intensity of the sincerity of his intention. On the contrary, if one has the intention of making one's provisions by unlawful means and strives for the same, Allah provides him with the same through unlawful means. Allah alone has the power to guide any individual on any way whatsoever, and no one can take any course, right or wrong, without His permission and without His help, but He allows and helps every one to proceed on the way he chooses for himself. If one loves Allah and is a seeker after Truth and sincerely strives to follow His way, He allows him and helps him to think and act on the right lines leading to the right way and provides means for him to proceed on the same way. But if one chooses to follow wrong ways and strives to proceed on wrong ways, Allah shuts the way of guidance against him and opens before him evil ways which he chooses for himself. No one has the power to prevent such a one from evil thoughts and evil deeds and from spending his energies in evil ways. It is thus obvious that none can guide to the right way the wretched one who deliberately loses it and whom Allah leads astray in consequence of his intentional deviation. ET

    )

28 Mayıs 2023 Pazar

 Nisa 140-141:

  •  Allah(cc) size kitapta şunu da bildirmiştir; Allah(cc)'ın ayetlerinin inkar edildiği ve onlarla alay edildiğini duyduğunuz zaman yapanlarla birlikte olmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz, Allah(cc) münafıkları da hakikatı inkar edenleri de cehennemde bir araya toplayacaktır. Münafıklar sizinle ilgili olayları çok yakından izlerler ve devamlı havayı yoklarlar. Şayet, Allah(cc) size bir zafer lütfederse:' Biz de sizinle beraber değil miydik?' derler. Eğer, hakikat inkarcıları zaferden yana bir pay edinirlerse, bu sefer de onlara:' Sizi destekleyip teşvik ederek, şu müminlerden kurtarmadık mı?' derler. Ama Allah(cc) kıyamet günü aranızda hükmünü verecek ve hakikatı inkar edenlerin müminlere zarar vermesine asla izin vermeyecektir.

27 Mayıs 2023 Cumartesi

 Nisa 138-139:

  •  (Bu tür) münafıklara, kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini müjdele!. Onlar, müminleri bırakıp, hakikati inkar edenleri dost ve idareci (أَوْلِيَاء) edinirler. Yoksa, izzet ve şerefi onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz bütün izzet (ve yücelikler) Allah(cc)'a aittir.

26 Mayıs 2023 Cuma

 Nisa 136-137:

  •  Ey iman edenler, Allah(cc)'a, Resul'une, Resul'une indirilmiş olan kitab'a ve daha önce indirilmiş olan kitapların (tahrif edilmemiş olan asıllarına) iman ediniz. Kim Allah(cc)'ı , meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklık içine düşmüştür. İman edip sonra inkara yönelen, sonra tekrar iman eden ve ardından inkara saplanan ve en sonunda saplandığı inkara tümüyle batanları Allah(cc) affedecek değildir ve onları doğru yola da iletmeyecektir.
    (
     Kur’ân,  “yâ  eyyühe’l-mü’minûn  =  ey  mü’-minler”  yerine,  iman  adına  fiil  ihtiva  eden  “yâ eyyühe’llezîne âmenû = ey iman etmiş bulunan-lar” veya “Ey iman edenler” ifadesini kullanmak-la, “iman ettik” diyerek iman ikrarında bulunan, iman  ve  İslâm  dairesi  içinde  giren  veya  girmiş görünen herkesi muhatap almaktadır. Bu âyet-i kerimede bu ifadenin ardından yine iman etmeyi emretmekle  de,  imanın  “iman  ettik”  sözünden,  hattâ ikrarından ibaret olmadığını göstermekte-dir.İman, basit bir kabulden ibaret değildir. Nasıl tam  yetişmiş  ve  meyvesini  vermiş  bir  (hurma)  ağacında  çekirdeğinden  meyveleri  olan  hurma-lara  kadar;  aynışekilde,  güneşte  yeryüzündeki  her  varlıkta  yansıyan ısı  ve  ışık  tecellilerinden  kendisine  kadar  sayısız  denebilecek  mertebeler  ve dereceler varsa, aynen bunun gibi imanın da, akılda basit ve icmalî bir kabul, kalbde basit ve icmalî  bir  tasdikten,  hücrelere  kadar  vücudun  her azasına, hayatın her ânına kadar yayılan, en âmî bir insanın imanından, en yüksek derecede Efendimiz Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesse-lâm’ın  imanına  kadar  ve  her  birinin  yaşayışına yön  veren  dereceleri  ve  mertebeleri  vardır. İşte, bu derece ve mertebelerin ilk basamağı, bu âyet-te  sözü  edilen  esaslara  inanmaktır;  daha  sonra,  bu  imanda  sebat  göstermek  ve  derinleşmek  ge-lir.  Nitekim  Kur’ân’da  “Ey  iman  edenler!”  ifa-desinden  sonra  daha  çok  İlâhî  emir  ve  yasaklar  buyrulur ki, bunları yerine getirmek, hem iman etmiş olmanın gereğidir, hem de imanda takviye ve derinleşmenin yoludur. İman esasları, birbirini gerektirir. Bu bakım-dan, âyette Kader’in ayrıca zikredilmemesi, onun bütün şuûn, sıfat, isim ve fiilleriyle daha çok Al-lah’a iman ve Allah’ı gerektiği gibi tanıma esası-na dahil olmasından dolayıdır.AÜ

    )

25 Mayıs 2023 Perşembe

 Nisa 135:

  • Ey iman edenler, sizin, anne-babanızın ve akrabalarınızın aleyhine de olsa, Allah(cc) rızası için hakikate şahitlik ederek adaleti yerine getirmeye özen gösterenlerden olun. O kişi zengin de olsa, fakir de olsa, Allah(cc)'n hakkı onların hakkının önüne geçer. Öyleyse, kendi boş arzu ve heveslerinize uymayın ki, adaletten uzaklaşmayasınız. Çünkü hakikati çarptırırsanız, bilin ki Allah(cc) bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
    (
    The words, " .....be you the standard-bearers of justice", are very significant. They imply, "You not only have to do justice but have also to bear the standard of justice in order to eradicate injustice and establish right and justice in its place. As Believers, you have to gird up your loins to support justice, whenever your support is needed."  ET

    )

24 Mayıs 2023 Çarşamba

 Nisa 133-134:

  •  Ey insanlar, eğer Allah(cc) dilerse, hepinizi ortadan kaldırır ve yerinize başkalarını getirir. Bunu yapmaya Allah(cc)'ın kudreti elbette yeter!. Kim dünya nimetlerini istiyorsa bilsin ki, dünyanın da ahiretin de nimetleri Allah(cc) katındandır. Allah(cc) her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.
    (
     Yani:   Allah   için   vazgeçilemez   yoktur,   ama  sizin  için  Allah  vazgeçilmezdir. MI

    In order to urge the Muslims to observe strictly the Commandments concerning justice to women and orphans, Allah has, as usual, in the conclusion (Ivv. 130-134) given a brief but effective address by way of admonition, and has impressed upon the Believers the following things:

    (1) You should never be under the delusion that you can make or mar the fate of any one, and that if you withdraw or withhold your help and support from anyone, that person will become utterly helpless. As a matter of fact, your own fate and the fate of those whom you support, is entirely in the hands of Allah and you alone are not the only means by which He supports His servants or maid servants. The resources of the Owner of the earth and the heavens are vast and limitless and He is also All-Wise and has full power to adopt means for helping anyone He wills.

    (2) Allah has enjoined you, as He always enjoined the communities of the former Prophets, to conduct your affairs with fear of God in your hearts. In this lies your own good and not of God. If you do not carry out these instructions, you can do no harm to Allah but you yourselves will go the way of the former disobedient communities. The Sovereign of the Universe has never stood in need of the people. If you will not behave properly, He will remove you from leadership and appoint another community in your place. And your removal will not in the least diminish anything from the greatness of His Kingdom.

    (3) Allah has in His possession all the benefits and rewards of this world and of the Next World, benefits which are temporary and transitory or permanent and ever-lasting. It is for you to make your choice from among these according to your own capacity and courage. If you are enamored of the temporary good things of this world and are even prepared to sacrifice the permanent blessings of the Hereafter, Allah will bestow upon you the same here and now, but in that case, you will have no portion in the permanent blessings of the Hereafter. You should not forget that owing to your own lack of capability and lack of courage, you have chosen to acquire only a drop out of the ocean of the blessings of God. Therefore it is better for you to adopt that way of obedience and submission which may enable you to acquire the vast benefits of this world and of the Hereafter.

    The concluding words of this piece of admonition, "He hears everything and sees everything", have a very deep significance. As Allah is neither deaf nor blind, He makes a fine distinction between the good and the bad in the distribution of His blessings. He is fully aware of what is happening in the universe over which He is ruling and of the capabilities, efforts and intentions of everyone. Therefore, one who is disobedient to Him, should not expect those blessings which He has reserved for those who are obedient to Him. ET

    )

23 Mayıs 2023 Salı

 Nisa 130-132:

  •  Ve eğer eşler (her şeye rağmen) birbiriden ayrılırsa, Allah(cc) lutfuyla onların geçimini sağlar. Zira Allah(cc) lutfunda sınırsızdır, hikmet sahibidir. Nihayetinde, yerde ve göklerde olan her şey Allah(cc)'a aittir. Biz, hem sizden önceki kitap ehline hem de size, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket edin diye emrettik, ama, O'nu inkar ederseniz, unutmayın ki, yerde ve göklerde olan her şey Allah(cc)'a aittir. Allah(cc)'ın hiç bir şeye ihtiyacı yoktur ve bütün övgülere layık olan tek O'dur. Evet, yerde ve göklerde olan her şey Allah(cc)'a aittir ve hiç kimse Allah(cc) kadar güvene layık olamaz.

22 Mayıs 2023 Pazartesi

 Nisa 128-129:

  •  Eğer bir kadın, kocasının kötü muamelesinden veya kendisini terk etmesinden korkarsa, iki taraf aralarından anlaşarak sorunu çözebilir, zira karşılıklı anlaşma en iyi yoldur ve bencillik insan ruhunda her zaman mevcuttur. Fakat, yerinde ve doğru davranır ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davranırsanız, bilin ki Allah(cc) her yaptığınızdan haberdardır. Ne kadar isteseniz de eşlerinizi adaletli davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak, ve onları kocası hem varmış hem yokmuş gibi bir durumda bırakarak , içlerinden sadece birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davranırsanız, bilin ki, Allah(cc) çok bağışlayıcı, rahmet kaynağıdır.

21 Mayıs 2023 Pazar

 Nisa (Ara özet 60-126):

  • Genelde inanmış gibi görünüp yine de kendi çıkarı peşinde koşan münafık kişilik ve özellikleri portre ediliyor.

    • Bir fedakarlık istenirse gönülsüzdürler.
    • Başlarına bir sıkıntı gelirse hep başkasına suç atarlar.
    • Sonuçta bir fayda ortaya çıkarsa, onlar da ortak olmaya çalışırlar.
    • Allah(cc)'tan çok insanlardan korkarlar.
    •  Ölmekten de çok korkarlar, ölümün nerede olurlarsa olsunlar onları bulacağının farkında değillerdir.
    • Allah(cc)'a ve Elçisine itaat etmezler, müminlerle beraberken :'itaat ediyoruz' derler ama sonra farklı davranır, farklı şeyler tasarlarlar.
    • Kendilerine, gizlenmesi ve sadece otorite sahipleri ile paylaşılması gereken, haber gelince onu heryere yayarlar.
    • Kötü işlere aracılık ederler, katkıda bulunurlar, onlar da yapılan kötülükten  paylarını alırlar.
    •  Allah(cc) onları dışladığı halde, onlar hakkında neden çekingen davranıyorsunuz? Onları siz mi düzelteceksiniz? Allah(cc)'ın sapıklık içinde bıraktığını kimse düzeltemez!(87-88).
    •  Sizin de kendileri gibi olmanızı isterler.
    • Her iki taraftan da kendilerine zarar gelmemesi için, emin olmak isterler (ne şiş ne ne kebap yansın!). 
    • Müminler aleyhine bir hareket yapılacaksa, balıklama onlar da katılırlar.

    100. ayetten sonra da müminler uyarılmaya başlanıyor.

    • Kim Allah(cc) rızası için zulum yurdunu terkedese, yeryüzünde gidecek çok daha güzel yerler bulacaktır.
    • Tehlikede hissettiğiniz de ibadetleri kısaltabilirsiniz.
    • Siz sıkıntı çekiyorsanız, sizlerin düşmanlarınız da çekiyor, onlarla mücadeleyi bırakmayın. Sizde fazla olan şey, Allah(cc)'tan umut ettiğiniz yardım ve destekdir.
    • Sakın hainlerin savunucusu olmayın. İnsanlara nasıl davranacağınızı öğrenesiniz diye Kuran var.
    • Allah(cc)'ın lutuf ve rahmeti olmasa, onlar sizi de saptırırdı. Size asla zarar veremezler, zira Allah(cc) Kuran'ı indirerek doğru hüküm vermeyi ve bilmediklerinizi öğretmiştir (Dolayısıyla, en temelde Kuran'ı anlamak lazım, sapmamak ve sapıtılmamak için!).
    • İyilik için olanlar dışında gizli toplantı ve planlar yapmak doğru değildir.
    • Allah(cc) kendilerine hidayet nasip ettikten sonra müminlerle bağını koparıp başka yollara sapanları, Allah(cc) kendi halleri üzere  bırakacak ve sonunda da cehenneme koyacaktır.
    • Allah(cc)'ı bırakıp şeytanı rehber edinenler ziyandadır, şeytan onları boş vaadlerle ve kuruntularla oyalar, ama vaadetikleri hep aldanıştır, varacakları yer de cehennemdir.
    • Ama iman edip salih amel işleyenlerinde varcağı yer cennettir, bu Allah(cc)'ın vaadidir ve Allah(cc)'tan daha çok kim vaadini tutabilir ki!
    • Muhsin olarak bütün benliği ile Allah(cc)'a yönelip teslim olan, daima yerinde ve doğru işler yaparak, her türlü batıldan yüzçevirip İbrahim(as) inanç sistemine uyan kişiden daha iyi iman sahibi kim olabilir?

20 Mayıs 2023 Cumartesi

Nisa 127:

  •  Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki:' Onlar hakkındaki hükmü Allah(cc) size açıklıyor; haklarını vermeyerek nikahlamak istediğiniz yetim kadınlarla küçük zayıf yetim çocukların haklarına dair hükümler size bu kitapta okunup duruyor'. Yetimlerin hakkını vermekte tam adaletli olun. Yaptığınız her iyiliği, mutlaka Allah(cc) görür.

 

 Nisa 126:

  •  Neticede, göklerde ve yerde olan her şey Allah(cc)'a aittir ve Allah(cc) her şeyi çepeçevre (ilim ve kudretiyle) kuşatmıştır.

19 Mayıs 2023 Cuma

 Nisa 124-125:

  •  Erkek olsun, kadın olsun, her kim mümin olarak yerinde ve doğru işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar. Muhsin olarak bütün benliği ile Allah(cc)'a yönelip teslim olan, daima yerinde ve doğru işler yaparak, her türlü batıldan yüz çevirip İbrahim(as)'ın inanç sistemine uyan kişiden daha iyi iman sahibi kim olabilir? Ki Allah(cc) o'nu sevgisiyle yüceltmişti.

18 Mayıs 2023 Perşembe

 Nisa 122-123:

  •  İman eden ve salih amel işleyenlere gelince; onları içerisinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız ve orada sonsuza kadar kalacaklar. Bu Allah(cc)'ın gerçekleşecek bir vaadidir. Hem, kim Allah(cc)'tan daha doğru sözlü olabilir ki. İş ne sizin kuruntularınıza ne de Kitap Ehli'nin kuruntularına göredir. Kötülük işleyen herkes cezalandırılacaktır. Allah(cc)'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.

17 Mayıs 2023 Çarşamba

 Nisa 118-121:

  •  Allah(cc) onu (şeytanı) lanetlemiş ve o da şöyle demişti:' Senin kullarından payıma düşeni mutlaka alacağım, onları saptıracağım ve boş kuruntularla oyalayacağım. Zira ben onlara emredeceğim ve onlar da (putperestçe bir adet olarak) develerin kulaklarını kesecekler, yine onlara emredeceğim, Allah(cc)'ın yaratışını değiştirecekler'. Fakat, Allah(cc)'ı bırakıp şeytanı rehber edinenler, apaçık bir ziyana uğramış olurlar. Şeytan onlara boş vaadlerde bulunur ve kuruntularla oyalar, ama şeytanın onlara vaad ettiği herşey, aldanışa süreklemekten başka bir işe yaramaz. Böylelerinin varacağı yer cehennemdir ve oradan kaçış yolu da bulamayacaklar.

16 Mayıs 2023 Salı

 Sabah duasi : 3. Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin, istekleri yerine getirenlerin en hayırlısı! Hata ile yahut kasden, farkında olarak ya da olmayarak, bilerek veya bilmeyerek, her ne hâl üzere yaparsak yapalım Senin mutlaka bildiğin yakışıksız işlerimizi ve hatalarımızı bağışla. Senin sevgini istiyor, Sana yakınlığı arzuluyoruz ey her şeye yakın olan Rabbimiz; Senin komşuluğun (yakınlığın) ne yücedir; Senin senân ve övgün ne güzeldir ve Senden başka da ilah yoktur. Ey Rabbimiz! Dayanacak bir mazeretimiz yok ki, onunla Senden özür dileyelim; güç ve kuvvetimiz yok ki, günah ve hatalarımızın kahrediciliğine tahammül gösterelim.. fakat, her şeye rağmen, ey Rabbimiz ve ey Mevlamız, günahlarımızı itiraf ediyor, onların hacâletinden ve ağırlığından bizleri kurtarmanı, bağışlamanı diliyoruz.. günahlarımızı affet, bundan sonraki hayatımızda da ayıp ve kusurlarımızı Settar isminin tecellisine mazhar kıl, onlarla bizi mahcup etme.. dualarımızı kabul buyur.. bize düşmanca tavır takınanları hâlimize güldürme, bizi onlara alay konusu eyleme. Ey celal ve ikram sahibi, Cehennemin, varıp ulaşacağımız son durak olmasından Sana sığınırız; Cenneti bizim için ebedî bir sığınak ve istirahat mekanı kılmanı rahmetinden di leniriz.

15 Mayıs 2023 Pazartesi

 Sabah duasi : 10. Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle kuşatan ve ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Yaratıcı! Kendisinden yardım talep edilebilecek yegâne zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Sen, Sana yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işitir, çağrılarına icabet edersin; kapına sığınıp bir nidâda bulunanlara da elbette karşılık verirsin. Rabbimiz, Senden bü tün varlığı kuşatan rahmet havuzuna bizi de almanı dileniyoruz; işte kalblerimiz de bu duygularla Senin ulu dergâhına yönelmiş vaziyette. Bize merhametinle muamele et.. sürçmelerimizi bağışla.. bütün günahlarımızı ve kusurlarımı yarlığa.. ömrümüzün geri kalan kısmında da bize sıhhat, âfiyet ver ve bizleri dupduru ve katışıksız salih ameller işlemeye muvaffak eyle! Dualarımızı kabul buyur ve isteklerimizi geri çevirme, ey kendisine el açılanların en cömerdi ve ey lütufta bulunanların en hayırlısı!

14 Mayıs 2023 Pazar

 Nisa 116-117:

  •  Allah(cc) kendisinden başkasına ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, ama dilediği kimsenin daha hafif günahlarını bagışlar. Çünkü Allah(cc)'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar büyük bir sapıklık içine düşmüştür. Onlar Allah(cc)'ı bırakıp (dişi isimlendirilmiş) cansız sembollere sığınıyorlar. Böylece isyankar bir şeytana sığınmış oluyorlar.
    (
    Allah tanımayanların nazarında ilâh ve ma’-bud kavramı, her şeyden önce bir kadın hayali-dir.  Bunun  içindir  ki,  putlarının  ve  fetişlerinin çoğuna  kadın  adı  verirler.  Bunlar,  nefislerinden  başka  bir  fail,  bir  hakim  güç  tanımak  istemediklerinden  tanrı  ve  ma’budlarını  da  daha  çok  dişi olarak seçerler ki, tanrıları onlara değil, onlar tanrılarına hakim olsunlar. Yine aynı sebeple, başlarında  hep,  kullanabilecekleri  yumuşak  ve  aciz liderler olsun isterler.Müşrik ruhunun ibadetteki gayesi nefsidir ve nefsinin  en  önde  gelen  şehveti  de  kadınadır.  O,  bütün  zevkini  öncelikle  kadından  almak  ister;  dolayısıyla bütün hayallerinin başında bir kadın hayali  vardır.  Gözünün  ulaşacağı  her  yerde  bir  kadın hayali, bir kadın resmi veya heykeli olsun ister. Bu sebeple, nazarında çok güzel veya haya-lî birtakım güzel kadınların resimlerini, heykel-lerini arzular. Bu ise, kadınlık ruhuna en büyük bir hakarettir. Aslında kadın, taşıdığı bütün aslî değerlerle en ‘güzel’ bir puttan kıyaslanmayacak derecede  kıymetli  ve  öyle  kabul  edilmesi  lâzım gelirken, Allah’ı tanımayan ve dolayısıyla nefis-lerine kul olanların elinde kadın en rezil bir de-rekeye düşer. Sadece dişiliği ve dişiliğinin bekasıoranında güya el üstünde tutulur; fakat, aslında erkeğin zevkini tatminde sadece basit bir araçtan ibarettir. Hürmete ve şefkate en muhtaç olduğu bir  zamanda  yüzüne  dahi  bakılmaz.  Allah’ı  ta-nımayanların  nazarında  kadın  güya  her  şeydir, fakat hakikatte oyuncakların en sefilidir.Müşriklerin kendilerine el açıp dua ile tapın-dıkları mabudlarından başka bir de karşılarında ürperdikleri  mabudları  da  vardır  ki,  bunları  ise  erkeklerden seçerler. Yani, kadını ön plana çıkarıyor görünen, fakat aslında onu kullanabileceği en bayağı bir âlet olarak algılayan müşrik ruhu, kendi  üzerindeki  gücü  erkek  olarak  tasavvur  eder ve onu en büyük tanrı seviyesine çıkarmakla, esasen ona yaltaklanır. Görünüşte bir firavun da olsa, menfaati adına kendi üzerindeki her gücün önünde onun ayağını öpecek derecede alçalır. (Büyük ölçüde Yazır, 3: 1469 -1471)Tarih  boyunca  müşrik  kavimlerin  en  büyük  tanıdıkları putlarının veya tanrılarının erkek, di-ğerlerinin ise kadın olması, tahlil etmeye çalıştı-ğımız açılardan çok önemli bir beşerî sapkınlığıortaya koymaktadır.AÜ
    )

13 Mayıs 2023 Cumartesi

 Nisa 115:

  •  Fakat, kendisine hidayet nasip edildikten sonra, Peygamber ile bağını koparan ve müminlerin yolundan başka bir yola sapanlara gelince, onları kendi tercih ettikleri ile başbaşa bırakacak ve onlara cehennemi tattıracağız; o ne kötü bir sondur!.

 Nisa 114:

  •  Yardımlaşmayı, yerinde ve doğru davranışları ve insanların arasını düzeltmeyi öngören, bunları gerçekleştirmeye çalışan kimselerin yaptığı toplantılar dışında, gizli toplanmaların çoğunda hayır yoktur, ve bütün bu güzel eylemleri Allah(cc) rızası için yapana zamanı geldiğinde büyük bir mükafat vereceğiz.

12 Mayıs 2023 Cuma

 Nisa 113:

  •  Allah(cc)'ın sana lutuf ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir kısmı seni saptırmaya çalışırdı, ama onlar kendilerinden başka kimseyi saptıramazlar. Sana asla bir zarar da veremezler, nihayetinde Allah(cc) sana bu ilahi kelamı indirmiş, doğru hüküm vermeyi (hikmet) ve  bilmediklerini öğretmiştir. Allah(cc)'ın  sana olan lutfu gerçekten çok büyüktür.

 Nisa 112:

  •  Kim bir hata yapar ya da bir günah işler de onu da suçsuz birinin üstüne atarsa, korkunç bir iftira ve aşikar bir günahın vebalini yüklenmiş olur.

11 Mayıs 2023 Perşembe

 Nisa 109-111:

  •  Hadi siz bu dünya hayatında onları savundunuz diyelim, ya Kıyamet günü, Allah(cc)'a karşı onların savunmasını kim yapacak? Ya da onları kim koruyacak?. Fakat kim kötülük yapar ya da kendine zulmeder ama Allah(cc)'tan af dilerse, Allah(cc)'ı hem tarifsiz bağışlayıcı, hem de eşsiz merhamet sahibi bulacaktır.  Zira kötülük işlemiş kişi , kendi aleyhine işlemiş olur, Allah(cc) ise her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

10 Mayıs 2023 Çarşamba

 Nisa 105-108:

  •  Biz sana, insanlar arasında Allah(cc)'ın gösterdiği gibi hükmedesin diye bu Kuran'ı indirdik. Sakın hainlerin savunucusu olma. Allah(cc)'tan mağfiret dile. Şüphesiz ki, Allah(cc)  çok bağışlayan tarifsiz bir merhamet kaynağıdır. Kendi nefislerine de ihanet edenleri savunma. Çünkü, Allah(cc) hainlikte direnen günahkarları sevmez. Onlar yaptıklarını insanlardan gizleyebilir belki, ama Allah(cc)'tan gizleyemezler. Çünkü zifiri karanlıkta bile Allah(cc)'ın razı olmadığı bir söylemi tasarlarken Allah(cc) onların yanıbaşındadır. Zira Allah(cc) onların yaptıkları herşeyi çepeçevre kuşatmıştır.
    (
    In vv. 105-115, very important issues concerning an event that occurred at that time have been discussed.

    There was in the Bani Zafar clan of the Ansar, a man known as Ta'mah or Bashir bin-Ubairiq. He stole the armor of another Ansari and hid it in the house of a Jew. When an investigation started into the theft, the owner of the armor placed the matter before the Holy Prophet and told him that he suspected Ta'mah of the theft. But the accused and his relatives and many other people of the Bani Zafar clan conspired and laid the guilt at the door of the Jew, who asserted that he was innocent of the thing. But Ta'mah's people went on pleading his case vehemently. They argued: "The statement of the Jew who is an enemy of the Truth and who disbelieves in Allah and His Messenger cannot be trusted; whereas we are Muslims, and, therefore, should be trusted." The Holy Prophet was naturally influenced by the seeming correctness of the argument and was about to acquit Ta'mah and give a warning to the plaintiff for bringing a false charge against a Muslim, and decide the case against the Jew, when this Revelation came and disclosed the reality of the matter.

    It is true that even if the Holy Prophet had, as a judge, decided the case in the light of the evidence produced before him, he would not have incurred any blame, for judges have to give their decision according to the evidence that is presented before them and sometimes people do succeed in getting wrong judgments in their favor by misrepresentation. But the matter had another side: if the Holy Prophet had decided the case against the Jew at that time, when a bitter convict was raging between Islam and kufr, the enemies of Islam would have got a strong moral weapon against him, nay, against the Islamic Community and the Islamic Mission. They would have carried on a bitter propaganda against Islam, saying, "There is no justice among the Muslims; they practice prejudices and partisanship inspire of the fact that they preach against them as has been shown by this decision against the Jew". That is why, Allah directly intervened in the case to save them from this danger.

    In this passage (vv. 105 - 115) on the one hand, those Muslims who tried to shield the guilty one of their own clan, have been strongly rebuked for their partisanship, and, on the other, the Muslims in general have been taught that they should not allow partisanship to stand in the way of justice. It is sheer dishonesty that one should plead the cause of one's own party man, even though he may he in the wrong, and oppose the man of the opposite party, even though he may he right. ET

    )

9 Mayıs 2023 Salı

 Nisa 103-104:

  •  Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken veya uzanmışken Allah(cc)'ı anın ve güvenlik içindeyken namazınızı eksiksiz eda edin. Çünkü namaz bütün müminler için belirli vakitlerde kılınması gereken bir vecibedir.
    Düşman tarafını takipte çekingen davranmayın. Eğer siz sıkıntı çekiyorsanız, onlarda sıkıntı çekiyor, fakat siz fazladan onların Allah(cc)'tan umut edemedikleri şeyleri (yardım ve destek) umut ediyorsunuz.  Allah(cc) herşeyi bilendir, her hükmünde tam isabet sahibidir.

8 Mayıs 2023 Pazartesi

 Nisa 101-102:

  • Yeryüzünde sefere çıktığınızda, hakikatı inkara şartlanmış olanların size saldırmasından korkarsanız namazınızı kısaltmanız da bir mahsur yoktur.  Çünkü onlar sizin apaçık düşmanlarınızdır.  O halde sen müminler arasında iken onlara imamlık yapacaksan yanlızca bir bölümünün silahları kuşanmış bir şekilde namaza durmalarına izin ver. Onlar, namazlarını bitirdikten sonra, namazlarını eda etmemiş olan diğer grubun her türlü tehlikeye karşı hazır vaziyette ve silahlarını kuşanmış olarak gelip seninle namaza durduklarında size koruyuculuk yapsınlar. Çünkü inkarcılar sizi silahsız ve teçhizatsız yakalamak isterler ki, sizi ani bir baskınla gafil avlayabilsinler. Fakat yağmur veya hastalıktan dolayı sıkıntıya düşerseniz, namaz kılarken silahlarınızı bırakmanızda bir mahsur yoktur, ama tehlikeye karşı herzaman hazırlıklı olun. Allah(cc), şüphesiz ki, inkarcılar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

7 Mayıs 2023 Pazar

 Nisa 100:

  •  Ve kim Allah(cc) rızası için kötülük yurdunu terkederse, yeryüzünde çok daha uygun kalacak yerler ve imkanlar bulacaktır. Kim de kötülükten kaçarak, Allah(cc)'a ve Peygamber'ine göç etmek uğruna evini terkeder ve sonra onu ölüm alırsa, onun mükafatı da Allah(cc) katındadır. Çünkü Allah(cc) çok bağışlayıcı, rahmet kaynağıdır.

6 Mayıs 2023 Cumartesi

 Nisa 97-99:

  •  Melekler kendilerine zulmeden bu tiplerin canlarını alırken soracaklar:' Neyiniz var dı sizin?' , onlar :'Biz yeryüzünde çok güçsüzdük' diyecekler. Melekler:' Allah(cc)'ın arzı sizin kötülük diyarını terketmenize yetecek kadar büyük değil miydi?' diyecekler. Böylelerinin varış yeri cehennemdir, ve orası ne kötü bir yerdir. Ama- erkek olsun,kadın olsun,çocuk olsun- hiç bir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen çaresiz kimseler bunun dışındadır. Umulur ki, Allah(cc) onların günahlarını siler, çünkü Allah(cc) günahları silendir, çok bağışlayıcıdır.
    (
     Lafzen,  “Allah'ın arzı,  orada  hicret  edeceğiniz  kadar  geniş  değil  miydi?” Hecen)(“göç  etti”)  fiilinden türetilen hicret (“göç”)  terimi  Kur’an'da  iki  anlamda  kulla­nılmıştır:  Biri  tarihsel  olup  Hz.  Peygamberin  ve  Ashâbı'nın  Mekke'den  Medi­ne'ye  göç  etmelerini  ifade  ederken,  diğeri  ahlakî  bir muhteva  taşır -yani,  insanın  Şeytan'dan Allah'a  “hicret”i- ve kişinin  ana yurdunu  mutlaka  maddî  anlam­da  terk  etmesini  gerektirmez.  İşte  yukarıdaki  pasajın  işaret  ettiği, hicret terimi­nin bu daha geniş dinî ve ahlakî anlamıdır. Tıpkı bir önceki pasajın (95-96. ayet­ler) “Allah yolunda üstün çaba gösterilmesi”ni (cihâd) terimin en geniş anlamıy­la,  yani,  hem  maddî  hem  manevî  çabaları  ve  gerektiğinde  kişinin  servetini  ve hatta  canım  feda  etmesini  kapsayan  anlamıyla  kullanması  gibi.  Mekke'den  Me­dine'ye  maddî  anlamda  göç,  Mekke'nin  H.  8.  yılda  fethinden  sonra  müminler için  zorunlu  olmaktan  çıktığı  halde  kötülük  yurdundan  iyilik  yurduna  ruhsal göç,  İslam'ın  temel  şartlarından biri  olmaya  devam etmektedir.  Başka bir deyiş­le,  “Şeytan'dan  Allah'a  hicret  etmeyen”  kişi  mümin  olamaz Bir  sonraki  cümle­de,  bu  konuda  kayıtsız  kalanların suçlanmasının sebebi budur. ESED
    )

5 Mayıs 2023 Cuma

 Nisa 95-96:

  •  Özür sahibi olmaksızın Allah(cc) yolunda mücadeleden kaçınan müminle, Allah(cc) yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele eden müminler elbette bir olamaz. Allah(cc) malları ve canlarıyla mücadele edenleri, derece bakımından, mücadele etmeyenlerden üstün kılmıştır.  Gerçi Allah(cc) hepsine cennedi vaad etmiştir, ama mücadele edenleri, mücadele etmeyenlerden çok daha büyük mükafatlarla, tarafından derece derece rütbeler, hususi bir mağfiret ve rahmetle mümtaz kılmıştır. Nihayetinde, Allah(cc) gafurdur, rahimdir.
    (
    Mücâbid terimi,  “mücadele  etti”  yahut  “üstün  gayret  gösterdi”  yahut  “kendini zorladı” -yani,  iyilik uğrunda veya  kötülüğe karşı- anlamına gelen cehede fiilin­den  türetilmiştir.  Sonuç  olarak cihâd en  geniş  anlamıyla  “Allah  yolunda  çaba gösterenler’i  ifade eder. Yani, sadece maddî bir çarpışmayı (kıtâl) değil, ama ay­nı  zamanda  ahlakî ve  manevî  anlamda  her  türlü  haklı  mücadeleyi  kapsar;  me­sela,  Hz.  Peygamber,  insanın  kendi  ihtiraslarma  ve  zaaflarına  karşı  mücadelesi­ni (cihâdu'n-nefs) “en büyük cih âd "olarak tanımlamıştır (Câbir b. Abdullah'dan rivayetle Beyhakî).ESED
    )

4 Mayıs 2023 Perşembe

 Nisa 94:

  • Ey iman edenler, Allah(cc) yolunda sefere çıktığınız zaman, karşılaştığınız durumları iyice kavramaya çalışın ve size barış telkif edene, bu dünyevi hayatın gelip geçici kazançlarına duyduğunuz (özlem ve) istekle, :' Sen mümin değilsin' demeyin. Çünkü asıl kazanç Allah(cc) katındadır. Siz de bir zamanlar aynı durumdaydınız, ama Allah(cc) size karşı lütüfkar davranmıştı. Öyleyse, muhakemenizi kullanın. Şüphesiz ki, Allah(cc) yaptıklarınızdan haberdardır.
    (
     Zımnen,  “Ve  dolayısıyla  bir  düşmansın.”  Bu  ayet,  savaşa  girmeyenleri  düşman olarak  görmeyi  ve  farazi  inançsızlıklarını  onları  aşağılamanın  bahanesi  olarak kullanmayı yasaklar.  “Karşılaştığınız durumu açıkça kavramaya çalışın” (tebeyye-nû) buyruğu,  müminlere,  her durumda  karşıdaki kişilerin aktif şekilde düşman­lık yapıp  yapmadığından emin olma sorumluluğu  yükler.ESED
    )

 Nisa 93:

  •  Kim bir mümini kasden öldürürse, cezası içinde sonsuza kadar kalacağı cehennemdir. Allah(cc) ona gazab etmiş, lanetlemiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.

3 Mayıs 2023 Çarşamba

 Nisa 92:

  •  Bir müminin bir mümini, yanlışlık dışında, öldürmesi asla düşünülemez. Bir mümini hataen öldüren kimse, mümin birini özgürlüğüne kavuşturmak maktulun akrabalarına diyet ödemekle yükümlüdür, tabi onlar bundan vazgeçerlerse başka. Öldürülen, sizinle savaş durumunda olan bir topluma dahil (bir mümin) se, (öldüren) yanlız bir mümini özgürlüğüne kavuşturması gerekir. Şayet, öldürülen kimse, kendileriyle anlaşmanız olan bir topluma ait ise, ailesine teslim edilmek üzere diyet ödemek ve bir mümini özgürlüğüne kavuşturmak zorundadır. Kim (gerekli para ve özgürlüğe kavuşturacak mümin ) bulamaz ise, Allah(cc)'ın tevbesini kabul etmesi için aralıksız iki ay oruç tutması gerekir.   Zira Allah(cc) her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

2 Mayıs 2023 Salı

 Nisa 91:

  • Bir de öyleleri ile karşılaşacaksınız ki, hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Bunlar ne zaman (müminler aleyhine bir ) harekete çağrılsalar, balıklama içine dalarlar. İşte o zaman, onlar sizi bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz, üstünüzden ellerini çekmezler se, onları gördüğünüz her yerde yakalayın ve öldürün (etkisiz hale getirin). İşte size kendilerine karşı apaçık savaşmanız için yetki verdiklerimiz bunlardır.

1 Mayıs 2023 Pazartesi

 Nisa 89-90:

  •  Arzu ederler ki, kendileri hakikatı inkar ettikleri gibi, siz de edesiniz. Fakat, Allah(cc) yolunda hicret edesiye kadar, onları dost ve sırdaş edinmeyin. Eğer, aldırmaz ve sizden yüz çeviririp ( hakikatı inkar edenlerle işbirliği halinde aleyhinize çalışmaya) devam ederlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde onlaru öldürün. Onlardan hiçbirini ne dost ne de hami edinmeyin. Ancak sizinle aranızda bir anlaşma olan topluma sığınanlar veya sizinle de, kendi kavimleriyle de savaşmayı içlerine sindiremeyip, size katılanlar bundan müstesnadır. Halbuki, Allah(cc) onları sizden daha güçlü kılsaydı, mutlaka size savaş açarlardı. Ama onlar sizi bırakır, savaş açmaktan vazgeçer ve barış teklif ederse, Allah(cc) onlara zarar vermenize müsaade etmez.