Nisa 146-147:
- Ancak tevbe edip, durumu düzeltenler, Allah(cc)'a sımsıkı sarılanlar ve yanlız Allah(cc)'a yürekten bağlanıp inananlar hariç; zira bunlar müminlerle beraber olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah(cc) müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir. Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah(cc) size neden azab etsin ki? Neticede, Allah(cc) şükredenlere karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir.
(
Arapça aslında küfür ve nankörlük, aynıkökten gelen iki kelimedir. Nasıl küfür temel-de Allah’a apaçık delil olan âyetleri, delilleri bile bile örtmek, nefsi onların üzerinde kapkalın bir perde yapmak manâsına geliyorsa, nankörlük de, insanın sahip olduğu her nimeti, her muvaffaki-yeti asıl Sahibi olan Allah’a değil de, kendisine nisbet etmesi, böylece her nimeti, her güzelliği, her başarıyı veren ve yaratan olarak Allah’a kar-şı kör olması demektir. Dolayısıyla nankörlük, küfre açılan bir kapı, hattâ küfürle âdeta özdeşbir haldir. Buna karşılık şükür ise, her güzelliği, her başarıyı, kişinin sahip olduğu her nimeti asıl sahibi olan Allah’a vermesi, bunu diliyle ikrar, kalbiyle tam tasdik ve hayatıyla ortaya koymasıdemektir ki, bu da imana açılan kapı, hattâ bir bakıma imanın kendisidir.AÜ
)