Nisa 116-117:
- Allah(cc) kendisinden başkasına ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, ama dilediği kimsenin daha hafif günahlarını bagışlar. Çünkü Allah(cc)'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar büyük bir sapıklık içine düşmüştür. Onlar Allah(cc)'ı bırakıp (dişi isimlendirilmiş) cansız sembollere sığınıyorlar. Böylece isyankar bir şeytana sığınmış oluyorlar.
(
Allah tanımayanların nazarında ilâh ve ma’-bud kavramı, her şeyden önce bir kadın hayali-dir. Bunun içindir ki, putlarının ve fetişlerinin çoğuna kadın adı verirler. Bunlar, nefislerinden başka bir fail, bir hakim güç tanımak istemediklerinden tanrı ve ma’budlarını da daha çok dişi olarak seçerler ki, tanrıları onlara değil, onlar tanrılarına hakim olsunlar. Yine aynı sebeple, başlarında hep, kullanabilecekleri yumuşak ve aciz liderler olsun isterler.Müşrik ruhunun ibadetteki gayesi nefsidir ve nefsinin en önde gelen şehveti de kadınadır. O, bütün zevkini öncelikle kadından almak ister; dolayısıyla bütün hayallerinin başında bir kadın hayali vardır. Gözünün ulaşacağı her yerde bir kadın hayali, bir kadın resmi veya heykeli olsun ister. Bu sebeple, nazarında çok güzel veya haya-lî birtakım güzel kadınların resimlerini, heykel-lerini arzular. Bu ise, kadınlık ruhuna en büyük bir hakarettir. Aslında kadın, taşıdığı bütün aslî değerlerle en ‘güzel’ bir puttan kıyaslanmayacak derecede kıymetli ve öyle kabul edilmesi lâzım gelirken, Allah’ı tanımayan ve dolayısıyla nefis-lerine kul olanların elinde kadın en rezil bir de-rekeye düşer. Sadece dişiliği ve dişiliğinin bekasıoranında güya el üstünde tutulur; fakat, aslında erkeğin zevkini tatminde sadece basit bir araçtan ibarettir. Hürmete ve şefkate en muhtaç olduğu bir zamanda yüzüne dahi bakılmaz. Allah’ı ta-nımayanların nazarında kadın güya her şeydir, fakat hakikatte oyuncakların en sefilidir.Müşriklerin kendilerine el açıp dua ile tapın-dıkları mabudlarından başka bir de karşılarında ürperdikleri mabudları da vardır ki, bunları ise erkeklerden seçerler. Yani, kadını ön plana çıkarıyor görünen, fakat aslında onu kullanabileceği en bayağı bir âlet olarak algılayan müşrik ruhu, kendi üzerindeki gücü erkek olarak tasavvur eder ve onu en büyük tanrı seviyesine çıkarmakla, esasen ona yaltaklanır. Görünüşte bir firavun da olsa, menfaati adına kendi üzerindeki her gücün önünde onun ayağını öpecek derecede alçalır. (Büyük ölçüde Yazır, 3: 1469 -1471)Tarih boyunca müşrik kavimlerin en büyük tanıdıkları putlarının veya tanrılarının erkek, di-ğerlerinin ise kadın olması, tahlil etmeye çalıştı-ğımız açılardan çok önemli bir beşerî sapkınlığıortaya koymaktadır.AÜ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder