30 Nisan 2016 Cumartesi
Dua saati :17. Rabbimiz! Senden güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginlemeni ve ru-humuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve in-sanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri berteraf etmeni diliyoruz. Ey bütün mülk ve me lekût (varlık ve varlık ötesi) kabza-ı tasarrufunda bulunan Mâlikü’l-Mülk.. ey hayat sahibi Hayy.. ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadîm.. ey ölüm Kendisi için katiyen sözkonusu olmayan Bâkî! İhtiyaçlarımızı gider.. bize lütfunla muamelede bulun.. başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.. bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bı-rakma.. dînî ve dünyevî her türlü musibetten bu âciz bende-lerini koru.. dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarfettiğimiz bir meta’ kılma.. kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun. Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaf-fak kıl, Rabbimiz!
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Peygamberlerden biri, bir gün yolda giderken küçük bir kaya parçasi görür, kaya durmadan su sizdirmaktadir. Peygamber bu duruma sasar. Bu sirada kaya parçasi Allâh (C.C.)'in izni ile dile gelerek:
«Allah'in, kâfirler için hazirlanan ve yakacagi insan ve tas olan cehennemden korkun»
(Bakara Süre-i Celilesi; 24), mealindeki âyetini duydugumdan beri o korku ile hep agliyorum der).
Bunun üzerine Peygamber Allâh (C.C.)'a yalvardi da o kaya parçasini cehenemden bagislatti. Fakat bir müddet sonra ayni kaya parçasinin yanma vardiginda onu yine ayni sekilde aglar durumda bulur. Ona: «peki, simdi niye agliyorsun» diye sorar. Kaya parçasi ona «o zamanki aglamam korkudan idi. Simdi ise sükür ve sevinç gözyasi döküyorum» diye cevap verir.
Insan kalbi de tas gibidir, hatta belki de tastan bile daha katidir. Bu katilik ancak hem korku ve hem de sükür halinde aglayarak giderilebilir.
..
Peygamberlerden biri, bir gün yolda giderken küçük bir kaya parçasi görür, kaya durmadan su sizdirmaktadir. Peygamber bu duruma sasar. Bu sirada kaya parçasi Allâh (C.C.)'in izni ile dile gelerek:
«Allah'in, kâfirler için hazirlanan ve yakacagi insan ve tas olan cehennemden korkun»
(Bakara Süre-i Celilesi; 24), mealindeki âyetini duydugumdan beri o korku ile hep agliyorum der).
Bunun üzerine Peygamber Allâh (C.C.)'a yalvardi da o kaya parçasini cehenemden bagislatti. Fakat bir müddet sonra ayni kaya parçasinin yanma vardiginda onu yine ayni sekilde aglar durumda bulur. Ona: «peki, simdi niye agliyorsun» diye sorar. Kaya parçasi ona «o zamanki aglamam korkudan idi. Simdi ise sükür ve sevinç gözyasi döküyorum» diye cevap verir.
Insan kalbi de tas gibidir, hatta belki de tastan bile daha katidir. Bu katilik ancak hem korku ve hem de sükür halinde aglayarak giderilebilir.
Günün hadisi:Hz. Enes, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
"Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: Allah ve Resûlünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslâm'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak."
"Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: Allah ve Resûlünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslâm'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak."
Mumin suresi :28. Fir‘avun âilesinden (olup) îmânını gizleyen mü’min bir adam ise(1) şöyle dedi: “Bir adamı, (sırf) ‘Rabbim Allah’dır!’ diyor diye öldürecek misiniz? Hâlbuki (o) size Rabbinizden mu‘cizeler getirmiştir. Zaten yalancı olursa, o takdirde yalanı kendi aleyhinedir. Yok doğru (söyleyen) bir kimse ise, sizi tehdîd ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelir! Şübhesiz ki Allah, haddi aşan, çok yalan söyleyen o kimseyi hidâyete erdirmez!”
29. “Ey kavmim! Bu memlekette üstünlük sağlamış kimseler olarak bu gün mülk (hâkimiyet), sizindir. Şâyet bize gelirse, Allah’ın azâbından (korumak üzere) bize kim yardım edebilir?” Fir‘avun dedi ki: “(Ben) size ancak kendi gördüğümü gösteriyorum (siz buna bakacaksınız) ve size ancak doğru yola rehberlik ediyorum.”
30,31. Îmân etmiş olan (adam) dedi ki: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin üzerinize, (peygamberlerini yalanlayan) o toplulukların (uğradıkları o dehşetli azab) gününün benzerinden; Nûh kavminin, Âd, Semûd ve onlardan sonrakilerin âdetlerinin (başlarına gelen cezâların) benzerinden, korkuyorum. Hâlbuki Allah, kullar(ın)a zulmetmeyi murâd ediyor değildir.”
32,33. “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için bağrışıp çağrışma gününden (kıyâmet gününden, hesab yerine) arkanızı dönen kimseler olarak (Cehenneme) gideceğiniz günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azâbın)dan kurtaracak hiçbir kimseyoktur. Bununla berâber Allah kimi (isyanındaki inadı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur.”(2)
29. “Ey kavmim! Bu memlekette üstünlük sağlamış kimseler olarak bu gün mülk (hâkimiyet), sizindir. Şâyet bize gelirse, Allah’ın azâbından (korumak üzere) bize kim yardım edebilir?” Fir‘avun dedi ki: “(Ben) size ancak kendi gördüğümü gösteriyorum (siz buna bakacaksınız) ve size ancak doğru yola rehberlik ediyorum.”
30,31. Îmân etmiş olan (adam) dedi ki: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin üzerinize, (peygamberlerini yalanlayan) o toplulukların (uğradıkları o dehşetli azab) gününün benzerinden; Nûh kavminin, Âd, Semûd ve onlardan sonrakilerin âdetlerinin (başlarına gelen cezâların) benzerinden, korkuyorum. Hâlbuki Allah, kullar(ın)a zulmetmeyi murâd ediyor değildir.”
32,33. “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için bağrışıp çağrışma gününden (kıyâmet gününden, hesab yerine) arkanızı dönen kimseler olarak (Cehenneme) gideceğiniz günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah’(ın azâbın)dan kurtaracak hiçbir kimseyoktur. Bununla berâber Allah kimi (isyanındaki inadı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur.”(2)
29 Nisan 2016 Cuma
Dua saati:15. Ey rahmeti kuşatılamayacak kadar geniş ve görüp gözetmesi başka kapılardan yardım dilenmeye ihtiyaç bı-rakmayacak kadar eksiksiz olan Rabbimiz! Biz kapı kulları-na merhamet buyur.. Seni hakkıyla zikredebilmemiz, Sana gerektiği gibi şükredebilmemiz ve en güzel şekilde ibadet edebilmemiz için bize yardım et.. himaye perdeni başımız-dan aşağı sarkıtıp bizi muhafazan altına al.. kendisine gü-vendiğimiz ve her şeyimizi emanet ettiğimiz vekilimiz ol ve bizi başkalarının ellerine bırakma.. bizi her zaman katında makbul, duru, katışıksız salih amellerle meşgul eyle.. bize ve dinimize karşı adavet duygularıyla oturup kalkanları da katından göndereceğin şeylerle oyala (oyala ki planlayıp durdukları kötülükleri yapamasınlar).. bizi onların kötülük-lerinden, komplolarından ve tuzaklarından koru, ey biricik merhamet Sahibi!
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Sahabilerden Ebû Sait el-Hudrî (R.A.) buyurur ki; «Bir gün, Usame Ibni Zeyd; Zeyd. Ibni Sabit'ten bedelini bir ay sonra ödemek üzere yüz altina câriye satin almisti. Bunun üzerine
Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle derken isittim.
«— Üsame'nin bir ay vadeli alis-verise girismesi size acayip gelmiyor mu? Hiç süphesiz, Üsame kendini uzak vadeli emellere kaptirmistir.
Varligimi kudret elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederim kî, ben her gözlerimin açildiginda göz kapaklarim bir daha kapanmadan Allah (C.C)'in canimi alacagini düsünürüm. Gözlerimi bir yere her çeviriste bakislarimi indirmeye firsat bulamadan ölecegim sanirim. Agzima her lokma alista onu yutamayacagimi ve öldükten sonra girtlagimda kalacagini aklima getiririm.»
Sonra söyle buyurdu;
«Ey insanlar! Eger akliniz basinizda ise kendinizi ölüler arasinda sayiniz. Çünkü, nefsimi kudret elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederim ki, size bildirilen akibet, göz açip kapayasiya kadar basiniza gelecek ve bunun önlemeye gücünüz yetmeyecektir.»
..
Sahabilerden Ebû Sait el-Hudrî (R.A.) buyurur ki; «Bir gün, Usame Ibni Zeyd; Zeyd. Ibni Sabit'ten bedelini bir ay sonra ödemek üzere yüz altina câriye satin almisti. Bunun üzerine
Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle derken isittim.
«— Üsame'nin bir ay vadeli alis-verise girismesi size acayip gelmiyor mu? Hiç süphesiz, Üsame kendini uzak vadeli emellere kaptirmistir.
Varligimi kudret elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederim kî, ben her gözlerimin açildiginda göz kapaklarim bir daha kapanmadan Allah (C.C)'in canimi alacagini düsünürüm. Gözlerimi bir yere her çeviriste bakislarimi indirmeye firsat bulamadan ölecegim sanirim. Agzima her lokma alista onu yutamayacagimi ve öldükten sonra girtlagimda kalacagini aklima getiririm.»
Sonra söyle buyurdu;
«Ey insanlar! Eger akliniz basinizda ise kendinizi ölüler arasinda sayiniz. Çünkü, nefsimi kudret elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederim ki, size bildirilen akibet, göz açip kapayasiya kadar basiniza gelecek ve bunun önlemeye gücünüz yetmeyecektir.»
Günün hadisi:Süheyb İbnu Sinân (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Mü'min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sâdece mü'mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır".
Zumer suresi:60. (Ey Resûlüm!) Allah hakkında yalan söyleyenleri kıyâmet günü görürsün ki, yüzleri siyahlaşmıştır! Büyüklük taslayanlar için Cehennemde bir yer mi yoktur!(1)
61. Allah (günahlardan) sakınanları ise, kurtuluş vesîleleri (olan sâlih amelleri) sebebiyle (kendi lütfundan) kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz, onlar mahzun da olmazlar.
62. Allah herşeyin yaratıcısıdır(2) ve O, herşeye vekîldir.
61. Allah (günahlardan) sakınanları ise, kurtuluş vesîleleri (olan sâlih amelleri) sebebiyle (kendi lütfundan) kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz, onlar mahzun da olmazlar.
62. Allah herşeyin yaratıcısıdır(2) ve O, herşeye vekîldir.
28 Nisan 2016 Perşembe
Dua saati:13. Rabbimiz! Bizleri muhafaza buyur, buyur ki Sen bi-ricik koruyucumuzsın.. dünyanın bütün kötülüklerinden, bizim için ar vesilesi olabilecek durumlardan ve âhiret aza-bından koru.. koru ki, Sen bizim korkup endişe ettiğimiz şeylerin üstesinden gelebilecek kadar büyük ve ulusun!Rabbimiz! Ancak Senin inayetinle bozguncuların şerlerini defedebiliriz. Kötü kimselerin fenalıklarından, kâfirlerin ve münafıkların hile ve hud’alarından korunmak için sığınabi-leceğimiz Senin kapından başka kapı da yoktur. Ey, bir belaya maruz kaldıklarında sabırları, lutfedilen ni-metler karşısında da şükürleri pek az olan biz zayıf ve çare-siz kulların Rabbi! Dünyanın feci ve korkutan hâdiseleri ve dehrin musibetleri karşısında bize inayet eyle ve kâfirlerin ve fesatçıların şerlerinin bize ulaşmasına mani ol!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Hz.Ata (R.A.) der ki, «Bir gün Hz.Ayse (R.A.)'yi ziyaret etmeye gittim, ona "Allâh (C.C.) Resul'ünün sahit oldugun en sasirtici hareketini anlat." dedim. Bunun üzerine Ayse (R.A.), göz yaslari arasinda söyle dedi. «O'nun hangi hareketi sasirtici degil di ki! Bir gece eve geldi, benim ile birlikte yataga girdi, tenim tenine degmisti.
Tam bu sirada bana «ey Ebu Bekr'in kizi, birak beni de Rabb'ime ibadet edeyim» dedi. Ben de «senin yakinligini isterim, ama arzuna uymayi tercih ederim.» diyerek ona izin verdim. Derhal kalkti, su tulumunun yanina vardi, az az su dökünerek abdest aldi ve namaza durdu.
Bir yandan da aglamaya basladi, akan göz yaslari gögsüne kadar inmisti, sonra aglayarak rukûa vardi, aglayarak secde etti, aglayarak secdeden basini kaldirdi, sabah ezani okumak üzere Bilâl'in gelisine kadar bir yandan agladi, bir yandan namaz kildi.
Ben O'na «Allâh (C.C.) senin geçmis, gelecek bütün günahlarini pesinen afvettigine göre neye agliyorsun?» diye sordum. Bana su cevabi verdi:
«— Ben sükreden bir kul olmayayim mi? Niye olmayayim, ulu Allâh (C.C.) bana su âyeti indirmistir.
"Hic süphesiz, göklerin ve yerin yaratilisinda, günün ve gecenin (uzayip kisalarak) birbirini kovalayisinda derin düsünceliler hesabina bir çok ibretti deliller vardir.
Bu derin düsünceliler ayakta, oturarak ve yan üstü uzanmislarken Allah'i anarlar ve «ey Rabb'imiz, sen bütün bu varligi bosuna yaratmadin, seni böyle bir isnaddan tenzih ederiz, o halde bizi cehennem azabindan koru.» diyerek göklerin ve yerin yaratilisi hakkinda enine boyuna düsünceye dalarlar.» (Al-i imran Sûre-i Celilesi: 790-191)
Bu hadise müminin her zaman aglamasi gerektigini belirtir. Su rivayet de ayni sirra isaret eder:
Peygamberlerden biri, bir gün yolda giderken küçük bir kaya parçasi görür, kaya durmadan su sizdirmaktadir. Peygamber bu duruma sasar. Bu sirada kaya parçasi Allâh (C.C.)'in izni ile dile gelerek:
«Allah'in, kâfirler için hazirlanan ve yakacagi insan ve tas olan cehennemden korkun»
(Bakara Süre-i Celilesi; 24), mealindeki âyetini duydugumdan beri o korku ile hep agliyorum der).
Bunun üzerine Peygamber Allâh (C.C.)'a yalvardi da o kaya parçasini cehenemden bagislatti. Fakat bir müddet sonra ayni kaya parçasinin yanma vardiginda onu yine ayni sekilde aglar durumda bulur. Ona: «peki, simdi niye agliyorsun» diye sorar. Kaya parçasi ona «o zamanki aglamam korkudan idi. Simdi ise sükür ve sevinç gözyasi döküyorum» diye cevap verir.
Insan kalbi de tas gibidir, hatta belki de tastan bile daha katidir. Bu katilik ancak hem korku ve hem de sükür halinde aglayarak giderilebilir.
..
Hz.Ata (R.A.) der ki, «Bir gün Hz.Ayse (R.A.)'yi ziyaret etmeye gittim, ona "Allâh (C.C.) Resul'ünün sahit oldugun en sasirtici hareketini anlat." dedim. Bunun üzerine Ayse (R.A.), göz yaslari arasinda söyle dedi. «O'nun hangi hareketi sasirtici degil di ki! Bir gece eve geldi, benim ile birlikte yataga girdi, tenim tenine degmisti.
Tam bu sirada bana «ey Ebu Bekr'in kizi, birak beni de Rabb'ime ibadet edeyim» dedi. Ben de «senin yakinligini isterim, ama arzuna uymayi tercih ederim.» diyerek ona izin verdim. Derhal kalkti, su tulumunun yanina vardi, az az su dökünerek abdest aldi ve namaza durdu.
Bir yandan da aglamaya basladi, akan göz yaslari gögsüne kadar inmisti, sonra aglayarak rukûa vardi, aglayarak secde etti, aglayarak secdeden basini kaldirdi, sabah ezani okumak üzere Bilâl'in gelisine kadar bir yandan agladi, bir yandan namaz kildi.
Ben O'na «Allâh (C.C.) senin geçmis, gelecek bütün günahlarini pesinen afvettigine göre neye agliyorsun?» diye sordum. Bana su cevabi verdi:
«— Ben sükreden bir kul olmayayim mi? Niye olmayayim, ulu Allâh (C.C.) bana su âyeti indirmistir.
"Hic süphesiz, göklerin ve yerin yaratilisinda, günün ve gecenin (uzayip kisalarak) birbirini kovalayisinda derin düsünceliler hesabina bir çok ibretti deliller vardir.
Bu derin düsünceliler ayakta, oturarak ve yan üstü uzanmislarken Allah'i anarlar ve «ey Rabb'imiz, sen bütün bu varligi bosuna yaratmadin, seni böyle bir isnaddan tenzih ederiz, o halde bizi cehennem azabindan koru.» diyerek göklerin ve yerin yaratilisi hakkinda enine boyuna düsünceye dalarlar.» (Al-i imran Sûre-i Celilesi: 790-191)
Bu hadise müminin her zaman aglamasi gerektigini belirtir. Su rivayet de ayni sirra isaret eder:
Peygamberlerden biri, bir gün yolda giderken küçük bir kaya parçasi görür, kaya durmadan su sizdirmaktadir. Peygamber bu duruma sasar. Bu sirada kaya parçasi Allâh (C.C.)'in izni ile dile gelerek:
«Allah'in, kâfirler için hazirlanan ve yakacagi insan ve tas olan cehennemden korkun»
(Bakara Süre-i Celilesi; 24), mealindeki âyetini duydugumdan beri o korku ile hep agliyorum der).
Bunun üzerine Peygamber Allâh (C.C.)'a yalvardi da o kaya parçasini cehenemden bagislatti. Fakat bir müddet sonra ayni kaya parçasinin yanma vardiginda onu yine ayni sekilde aglar durumda bulur. Ona: «peki, simdi niye agliyorsun» diye sorar. Kaya parçasi ona «o zamanki aglamam korkudan idi. Simdi ise sükür ve sevinç gözyasi döküyorum» diye cevap verir.
Insan kalbi de tas gibidir, hatta belki de tastan bile daha katidir. Bu katilik ancak hem korku ve hem de sükür halinde aglayarak giderilebilir.
Günün hadisi:Sonra Abdullah dedi ki: Babam Ömer İbnu'l-Hattâb (radıyallahu anh) bana şunu anlattı:
"Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya başladı: Ey Muhammed! Bana İslâm hakkında bilgi ver! Haz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir." Yabancı: "-Doğru söyledin" diye tasdîk etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik.
Sonra tekrar sordu: "Bana iman hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "Allah'a, meleklerine, kitablarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Kadere yani hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna da inanmandır." Yabancı yine: "Doğru söyledin!" diye tasdik etti. Sonra tekrar sordu: "Bana ihsan hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "İhsan Allah'ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi Allah'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor."
Adam tekrar sordu: "Bana kıyamet(in ne zaman kopacağı) hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bu sefer: "Kıyamet hakkında kendisinden sorulan, sorandan daha fazla birşey bilmiyor!" karşılığını verdi.
Yabancı: "Öyleyse kıyametin alâmetinden haber ver!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu açıklamayı yaptı:
"Köle kadınların efendilerini doğurmaları, yalın ayak, üstü çıplak, fakir -Müslim'in rivayetinde fakir kelimesi yoktur- davar çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir."
Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. -Bu ifade Müslim'deki rivayete uygundur. Diğer kitaplarda "Ben üç gece sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'la karşılaştım" şeklindedir- Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ey Ömer, sual soran bu zatın kim olduğunu biliyor musun? dedi. Ben: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" deyince şu açıklamayı yaptı: "Bu Cebrail aleyhisselâmdı. Size dininizi öğretmeye geldi."
"Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya başladı: Ey Muhammed! Bana İslâm hakkında bilgi ver! Haz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir." Yabancı: "-Doğru söyledin" diye tasdîk etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik.
Sonra tekrar sordu: "Bana iman hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "Allah'a, meleklerine, kitablarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Kadere yani hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna da inanmandır." Yabancı yine: "Doğru söyledin!" diye tasdik etti. Sonra tekrar sordu: "Bana ihsan hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı: "İhsan Allah'ı sanki gözlerinle görüyormuşsun gibi Allah'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor."
Adam tekrar sordu: "Bana kıyamet(in ne zaman kopacağı) hakkında bilgi ver?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bu sefer: "Kıyamet hakkında kendisinden sorulan, sorandan daha fazla birşey bilmiyor!" karşılığını verdi.
Yabancı: "Öyleyse kıyametin alâmetinden haber ver!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu açıklamayı yaptı:
"Köle kadınların efendilerini doğurmaları, yalın ayak, üstü çıplak, fakir -Müslim'in rivayetinde fakir kelimesi yoktur- davar çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir."
Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. -Bu ifade Müslim'deki rivayete uygundur. Diğer kitaplarda "Ben üç gece sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'la karşılaştım" şeklindedir- Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ey Ömer, sual soran bu zatın kim olduğunu biliyor musun? dedi. Ben: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" deyince şu açıklamayı yaptı: "Bu Cebrail aleyhisselâmdı. Size dininizi öğretmeye geldi."
Sad süresi:59. (Azgınların elebaşlarına:) “İşte bunlar, sizinle berâber körü körüne (ateşe) girecek bir topluluktur” (denilir). (Fakat reisler:) “Onlar rahat yüzü görmesin! Çünki onlar (kendileri hak ettiği için) ateşe gireceklerdir” (derler).
60. (O elebaşlarına uyanlar ise:) “Hayır! (Asıl) siz rahat yüzü görmeyin! Bunu bizim başımıza siz takdîm ettiniz (siz getirdiniz). Artık o ne kötü karargâhtır!” derler.
61. (Yine onlar:) “Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim takdîm etti (getirdi) ise, artık ona ateşteki azâbı bir kat daha artır!” derler.
60. (O elebaşlarına uyanlar ise:) “Hayır! (Asıl) siz rahat yüzü görmeyin! Bunu bizim başımıza siz takdîm ettiniz (siz getirdiniz). Artık o ne kötü karargâhtır!” derler.
61. (Yine onlar:) “Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim takdîm etti (getirdi) ise, artık ona ateşteki azâbı bir kat daha artır!” derler.
27 Nisan 2016 Çarşamba
Dua saati:10. Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle ku-şatan ve ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Yaratıcı! Kendisin-den yardım talep edilebilecek yegâne zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Sen, Sana yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işitir, çağrılarına icabet edersin; kapına sığınıp bir nidâda bulunanlara da elbette karşılık verirsin. Rabbimiz, Senden bü tün varlığı kuşatan rahmet havuzuna bizi de almanı dileniyoruz; işte kalblerimiz de bu duygularla Senin ulu dergâhına yönelmiş vaziyette. Bize merhametinle muamele et.. sürçmelerimizi bağışla.. bütün günahlarımızı ve kusurlarımı yarlığa.. ömrümüzün geri kalan kısmında da bize sıhhat, âfiyet ver ve bizleri dupduru ve katışıksız salih ameller işlemeye muvaffak eyle!Dualarımızı kabul buyur ve isteklerimizi geri çevirme, ey kendisine el açılanların en cömerdi ve ey lütufta bulunan-ların en hayırlısı!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Abdullah Ibni Selâm (R.A.) der ki; «Ulu Allah (C.C) insanlari yaratip ayaklari üzerine dogrulduklari zaman baslarini Allah (C.C)'a kaldirarak «Yâ Rabb'i, sen kim ilesin» diye sordular. Ulu Allah (C.C) da: «Hakki verilinceye kadar mazlumun yanindayim» buyurdu.
Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
..
Abdullah Ibni Selâm (R.A.) der ki; «Ulu Allah (C.C) insanlari yaratip ayaklari üzerine dogrulduklari zaman baslarini Allah (C.C)'a kaldirarak «Yâ Rabb'i, sen kim ilesin» diye sordular. Ulu Allah (C.C) da: «Hakki verilinceye kadar mazlumun yanindayim» buyurdu.
Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Günün hadisi:Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle dediğini işittim: "Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir."
Sad süresi:27. Hem göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Artık, ateşten dolayı vay hâline o küfre düşenlerin!
28. Yoksa îmân edip sâlih ameller işleyenleri, yeryüzünde o fesad çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa takvâ sâhiblerini (yoldan çıkan) o günahkârlar gibi mi kılacağız?
29. (İşte bu,) âyetlerini düşünsünler ve akıl sâhibleri ibret alsın diye onu sana indirdiğimiz mübârek bir Kitab’dır.
28. Yoksa îmân edip sâlih ameller işleyenleri, yeryüzünde o fesad çıkaranlar gibi mi tutacağız? Yoksa takvâ sâhiblerini (yoldan çıkan) o günahkârlar gibi mi kılacağız?
29. (İşte bu,) âyetlerini düşünsünler ve akıl sâhibleri ibret alsın diye onu sana indirdiğimiz mübârek bir Kitab’dır.
26 Nisan 2016 Salı
Dua saati:19. Ey kapısına varanları geri çevirmeyen Rabbimiz! Kendisiyle Senin kapına gelindiğinde mutlaka icabet buyurduğun ve yine onunla anıldığın her zaman kullarına yardımcı olduğun Nâm-ı Celîlin hürmetine istiyoruz: Dualarımızı kabul buyur ve ümitlerimizi boşa çıkarma. Senden kusur larımızı setretmeni.. günahlarımızı yarlığayıp bi zi mağfiret buyurmanı.. ih lâsa erdirdiğin has kullarına bulunduğun gibi bizi de lütufta bulunmanı.. bize –malın mülkün fayda vermediği o günde işimize yarayacak ve Senin hoşlanmadığın kirli duygulardan arınmış- bir kalb-i selîm; her zaman sadece doğruyu söyleyen nezih bir lisan ve bizi Senin sevgine ve Seni sevenlerin sevgisine yaklaştıracak makbûl ameller nasib etmeni dileniyoruz. Rabbimiz! Hoşnutluğunu, ufkumuzu bütünüyle kaplayan en büyük gaye ve Cennetini de ebedî meskenimiz eyle!
Günün kitabi :kalplerin keşfi, Gazali
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
Saffat süresi:25. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz?
26. Hayır! Bugün onlar teslîm olmuş kimselerdir.
27. Ve onlar birbirlerine yönelmiş, karşılıklı (olarak birbirlerini) mes’ûl tutarlar (çekişirler).
28. (Tâbi‘ olanlar, elebaşlarına:) “Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!” derler.
29,30. (O reisler ise) derler ki: “Bil‘akis, (siz zâten) mü’min kimseler olmamıştınız. Hem bizim için, sizin üzerinizde bir güç yoktu. Bil‘akis (siz), bir azgınlar topluluğu idiniz.”
31,32. “Artık Rabbimizin (azab) sözü üzerimize hak oldu; şübhesiz biz (bu azâbı) tadacak kimseleriz. Evet, (biz) sizi azdırdık; çünki kendimiz azgın kimseler idik.”
33. Artık şübhesiz ki o gün onlar, azabda ortaktırlar.
34. İşte biz, günahkârlara böyle yaparız.
26. Hayır! Bugün onlar teslîm olmuş kimselerdir.
27. Ve onlar birbirlerine yönelmiş, karşılıklı (olarak birbirlerini) mes’ûl tutarlar (çekişirler).
28. (Tâbi‘ olanlar, elebaşlarına:) “Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!” derler.
29,30. (O reisler ise) derler ki: “Bil‘akis, (siz zâten) mü’min kimseler olmamıştınız. Hem bizim için, sizin üzerinizde bir güç yoktu. Bil‘akis (siz), bir azgınlar topluluğu idiniz.”
31,32. “Artık Rabbimizin (azab) sözü üzerimize hak oldu; şübhesiz biz (bu azâbı) tadacak kimseleriz. Evet, (biz) sizi azdırdık; çünki kendimiz azgın kimseler idik.”
33. Artık şübhesiz ki o gün onlar, azabda ortaktırlar.
34. İşte biz, günahkârlara böyle yaparız.
25 Nisan 2016 Pazartesi
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Sasilir ki. içimizden biri bir köle satin alinca, onun gereken hizmeti seve seve yapmasini, belirli ve degeri önemsiz bir maden karsiliginda ona sahip olan efendisinin her emrine boyun egmesini ister. Bir hata yüzünden köleyi gözünden düsürür, ona öfkelenir, belki de ya ücretini keser, ya da onu kovar, veya satisa çikarir.
O halde bize ne oluyor da bizi yoktan var ederek en mükemmel kivama getiren yagmur tanesi sayisinca kusur isledigimiz halde, yokluklari helakimiz demek olan nice nimet ve destegini bizden alikoymayan gerçek efendimize ibadet etmiyoruz. Bizleri bir kusurumuz üzerine yakalayip hesaplasmaya çekebilecegi halde mühlet verirsek bizde tevbe edelim de kusurumuzu bagislasin, kabahatimizi örtsün.
Aklin basinda olan kimse ibadete lâyik olan Rabb'ini tanimakta ve bütün varligi ile O'na yönelerek rizasini dilemekte gecikmez. Her isledigi günahtan tevbe ederek yaraticisina siginir, O'nun rahmetinden hiç bir zaman umut kesmez, nimetlerine sükrederek sevgisini arar ve buna devam ederek ola ki. O'nun sevgisini kazananlarin defterini yazilir da, kendisi efendisine kavusmaya arzulu efendisi ise onu yanina almaktan daha arzulu iken ölür.
..
Sasilir ki. içimizden biri bir köle satin alinca, onun gereken hizmeti seve seve yapmasini, belirli ve degeri önemsiz bir maden karsiliginda ona sahip olan efendisinin her emrine boyun egmesini ister. Bir hata yüzünden köleyi gözünden düsürür, ona öfkelenir, belki de ya ücretini keser, ya da onu kovar, veya satisa çikarir.
O halde bize ne oluyor da bizi yoktan var ederek en mükemmel kivama getiren yagmur tanesi sayisinca kusur isledigimiz halde, yokluklari helakimiz demek olan nice nimet ve destegini bizden alikoymayan gerçek efendimize ibadet etmiyoruz. Bizleri bir kusurumuz üzerine yakalayip hesaplasmaya çekebilecegi halde mühlet verirsek bizde tevbe edelim de kusurumuzu bagislasin, kabahatimizi örtsün.
Aklin basinda olan kimse ibadete lâyik olan Rabb'ini tanimakta ve bütün varligi ile O'na yönelerek rizasini dilemekte gecikmez. Her isledigi günahtan tevbe ederek yaraticisina siginir, O'nun rahmetinden hiç bir zaman umut kesmez, nimetlerine sükrederek sevgisini arar ve buna devam ederek ola ki. O'nun sevgisini kazananlarin defterini yazilir da, kendisi efendisine kavusmaya arzulu efendisi ise onu yanina almaktan daha arzulu iken ölür.
Yasin süresi:47. Kendilerine: “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (siz de O’nun yolunda) sarf edin!” denildiğinde ise o inkâr edenler, îmân edenlere dedi(ler) ki: “Allah dileyecek olsaydı kendisini doyuracağı bir kimseyi, (biz) mi doyuracağız? Doğrusu siz ancak apaçık bir dalâlet içindesiniz.”
48. Hem, “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va‘d (edilen kıyâmet) ne zaman?” diyorlar.
49. Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini (ansızın) yakalayacak olan (korkunç) bir sesten (sûra birinci üfürülüşten) başkasını beklemiyorlar.
50. Artık (onların), ne bir tavsiyeye güçleri yeter, ne de âilelerine dönebilirler!
51. Ve sûra (ikinci def‘a) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!
52. Derler ki: “Eyvâh bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın va‘d ettiği şeydir; demek peygamberler doğru söylemiş!”
53. (O) sâdece (korkunç) bir sestir; onlar hemen o anda huzûrumuzda hazır bulundurulan kimseler olarak, toplanacak olanlardır.(1)
48. Hem, “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va‘d (edilen kıyâmet) ne zaman?” diyorlar.
49. Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini (ansızın) yakalayacak olan (korkunç) bir sesten (sûra birinci üfürülüşten) başkasını beklemiyorlar.
50. Artık (onların), ne bir tavsiyeye güçleri yeter, ne de âilelerine dönebilirler!
51. Ve sûra (ikinci def‘a) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp) Rablerine koşuyorlar!
52. Derler ki: “Eyvâh bize! Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? Bu, Rahmân’ın va‘d ettiği şeydir; demek peygamberler doğru söylemiş!”
53. (O) sâdece (korkunç) bir sestir; onlar hemen o anda huzûrumuzda hazır bulundurulan kimseler olarak, toplanacak olanlardır.(1)
24 Nisan 2016 Pazar
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Adamin biri Hasan-ül Basrî'ye (rahimehullah): «Yâ Said, kalbimi nerede ise sevincinden uçuracak sekilde bana ümid telkin edenlere karsi nasil davranmami tavsiye edersin?» diye sorar. Hasan-ül Basrî adama söyle cevap verir:
«Vallahi, sonradan güvene kavusmana ragmen, seni korkutanlar ile düsüp kalkacagina, bastan sana güven telkin ederek korkunç durumlar ile karsilasmana yol açanlar ile düsüp kalkman senin için daha hayirlidir.
..
Adamin biri Hasan-ül Basrî'ye (rahimehullah): «Yâ Said, kalbimi nerede ise sevincinden uçuracak sekilde bana ümid telkin edenlere karsi nasil davranmami tavsiye edersin?» diye sorar. Hasan-ül Basrî adama söyle cevap verir:
«Vallahi, sonradan güvene kavusmana ragmen, seni korkutanlar ile düsüp kalkacagina, bastan sana güven telkin ederek korkunç durumlar ile karsilasmana yol açanlar ile düsüp kalkman senin için daha hayirlidir.
Günün hadisi:Ebu Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz, yollara, çöllere dökülür, (belanızı defetmesi için) Allah'a yalvar yakar olurdunuz."
Fatir süresi:29. Doğrusu Allah’ın kitâbını okuyanlar, namazı hakkıyla edâ edenler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) gizlice ve açıkça sarf edenler aslâ zarar etmeyecek bir ticâret umarlar.
30. Tâ ki (Allah), onlara mükâfâtlarını tam olarak versin ve lütfundan onlara (daha da) arttırsın! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Şekûr (kullarının mükâfâtını fazlasıyla veren)dir.(3)
30. Tâ ki (Allah), onlara mükâfâtlarını tam olarak versin ve lütfundan onlara (daha da) arttırsın! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Şekûr (kullarının mükâfâtını fazlasıyla veren)dir.(3)
23 Nisan 2016 Cumartesi
Dua saati: 17. Rabbimiz! Senden güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginlemeni ve ruhumuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve insanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri berteraf etmeni diliyoruz. Ey bütün mülk ve me lekût (varlık ve varlık ötesi) kabza-ı tasarrufunda bulunan Mâlikü’l-Mülk.. ey hayat sahibi Hayy.. ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadîm.. ey ölüm Kendisi için katiyen sözkonusu olmayan Bâkî! İhtiyaçlarımızı gider.. bize lütfunla muamelede bulun.. başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.. bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bırakma.. dînî ve dünyevî her türlü musibetten bu âciz bendelerini koru.. dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarfettiğimiz bir meta’ kılma.. kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun. Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl, Rabbimiz!
Günün kitabı :kalplerin keşfi, Gazali
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
..
Vehb ibni Munebbih (R.A.) der ki; «ilim yagmur suyu gibidir. Yagmur suyu nasil gökten tatli saf olarak iner, agaclar onu kilcal kökleri ile emerek tatlari ne ise ona çevirirler, böylece aci olan daha aci, tatli olan daha tatli olur. ilim de öyledir. Insanlar onu himmet ve arzularina göre bellerler. 8öylece o. kibirliyi daha kibirli yaparken alçak gönüllünün de tevazûunu arttirir.
Cünki kibirliligi amaç edinen kimse câhildir, ilim kazaninca kibirliligine sebeb bularak daha da kibirli olur. Fakat câhilken Allah (C.C) Korkusu tasiyan kimse, bilgisini artirinca, tavrini sebeb edinerek Allah (C.C) Korkusu, çekingenlik ve tevazuu daha da artar.
Bundan dolayidir ki ibni Abbas'in rivayet ettigine göre Peygamber'imzi (S.A.S.) söyle buyurmustur:
«— Oyle bir kavim gelecek ki Kur'an okuyacaklar girtlaklarindari öteye geçmeyecek ve biz «Kur'ân okuduk. Kim bizden daha güzel okur, kim bizden daha iyi bilir.» diyeceklerdir.
(Sonra sahâbilere dönerek) «Bu kimseler sizin aranizdan çikacak. Ey ümmet iste cehennemin yakiti onlardir.» diye buyurdu.
Sebe suresi :31. Ve inkâr edenler dedi ki: “(Biz) ne bu Kur’ân’a, ne de onun önündekilere(ondan önce gelen diğer kitablara) aslâ inanmayız!” Fakat (sen), o zâlimleri Rablerinin huzûrunda durdurulmuş kimseler olduklarında bir görsen! Birbirlerine söz çevirir (aralarında münâkaşa ederler). Zayıf düşürülenler, büyüklük taslayanlara: “Siz olmasaydınız elbette (biz de) mü’min kimseler olurduk” derler.
22 Nisan 2016 Cuma
Dua saati:15. Ey rahmeti kuşatılamayacak kadar geniş ve görüp gözetmesi başka kapılardan yardım dilenmeye ihtiyaç bırakmayacak kadar eksiksiz olan Rabbimiz! Biz kapı kullarına merhamet buyur.. Seni hakkıyla zikredebilmemiz, Sana gerektiği gibi şükredebilmemiz ve en güzel şekilde ibadet edebilmemiz için bize yardım et.. himaye perdeni başımızdan aşağı sarkıtıp bizi muhafazan altına al.. kendisine güvendiğimiz ve her şeyimizi emanet ettiğimiz vekilimiz ol ve bizi başkalarının ellerine bırakma.. bizi her zaman katında makbul, duru, katışıksız salih amellerle meşgul eyle.. bize ve dinimize karşı adavet duygularıyla oturup kalkanları da katından göndereceğin şeylerle oyala (oyala ki planlayıp durdukları kötülükleri yapamasınlar).. bizi onların kötülüklerinden, komplolarından ve tuzaklarından koru, ey biricik merhamet Sahibi!
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Taberanî'nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber (S.A.V)'imize gelir. Peygamber (S.A.V)'imiz onu karsilayarak;
«Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» drye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.
Peygamber (SAV)'imiz ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der. Cebrail (AS) söyle cevap verir: «Allah (C.C), cehennemin bin yil boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi. Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.
Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
Seni hak üzere elci olarak gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki, cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.
Seni hak üzere elçi gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki, cehennem bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak üzere elci gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki. Allah (C.C)'in Kur'an'in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar durmazdi.
Bunun üzerine Peygamber (SAV)'imiz «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim duracak ve ölecegim» der.
Bu sirada Peygamber (S.A.V)'imiz. Cebrail'in agladigini görür. Ona: «Ya Cebrail, Allah (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O'na söyle cevap verir: «Niye aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki Allah (C.C)'in bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun baslarina gelenler benim de basima gelir.»
Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya Cebrail ve ya Muhammed! Ulu Allah her ikinizi âsi olmak tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.
Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber (SAV)'imiz de disarya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok aglar, girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak yüksek sesle Allah (C.C)'a yakarirdiniz.»
Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye bir nida gelir.
Bu nidayi duyunca Peygamber (SAV)'imiz «Dogru olun ve Allah (C.C)'a yaklasin» diye buyurur.
..
Taberanî'nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber (S.A.V)'imize gelir. Peygamber (S.A.V)'imiz onu karsilayarak;
«Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» drye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der.
Peygamber (SAV)'imiz ona: «Yâ Cebrail, bana cehennemi anlat» der. Cebrail (AS) söyle cevap verir: «Allah (C.C), cehennemin bin yil boyunca yakilmasini emretti. Bin yil yakildi, sonunda agardi. Arkasindan bin yil daha yanmasini emretti, sonunda kapkara kesildi.
Simdi o kapkaradir, ne kivilcimi isik saçar ve ne de yalazi söner.
Seni hak üzere elci olarak gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki, cehennemde igne deligi kadar bir delik açilsa dagilacak olan yüksek hararetten dolayi yeryüzünün bütün canlilar kavrularak ölürdü.
Seni hak üzere elçi gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki, cehennem bekçilerinden biri dünya halkina görünse yüzünün çirkinligi ve kokusunun agirligi yüzünden bütün yer yüzü halki ölürdü. Seni hak üzere elci gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki. Allah (C.C)'in Kur'an'in tanittigi cehennem zincirinin bir halkasi yeryüzü daglarina konsa dag yarilir ve yerin merkezine ininceye kadar durmazdi.
Bunun üzerine Peygamber (SAV)'imiz «Yeter, ya Cebrail! Yoksa kalbim duracak ve ölecegim» der.
Bu sirada Peygamber (S.A.V)'imiz. Cebrail'in agladigini görür. Ona: «Ya Cebrail, Allah (C.C) katinda sahip oldugun mertebeye ragmen sen de agliyorsun» der. Cebrail (A.S) O'na söyle cevap verir: «Niye aglamayayim? Asil benim aglamam lâzim. Cünki belki Allah (C.C)'in bilgisine göre bu günkü mevkiimden baska bir mertebedeyim. Belki meleklerden biri iken Iblisin tâbi tutuldugu imtihanin bir benzerine ben de tâbi tutulurum. Bilmiyorum, belki de Harut ile Marufun baslarina gelenler benim de basima gelir.»
Bunun üzerine ikisi de aglamaya baslarlar, göz yaslari akarken «Ya Cebrail ve ya Muhammed! Ulu Allah her ikinizi âsi olmak tehlikesinden emin kilmistir» diyen gizli bir ses duyarlar.
Sesi duyunca Cebrail (AS) göge yücelir. Peygamber (SAV)'imiz de disarya çikar. Yolda Ensardan gülen, oynayan bir gurup ile karsilasir. Onlara der kî: «cehennem ardinizda iken gülüyor musunuz?! Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok aglar, girtlaginizdan ne yemek ve ne de su geçmez, yüksek tepelere çikarak yüksek sesle Allah (C.C)'a yakarirdiniz.»
Bu sirada; «Ya Muhammed, kullarimi umutsuzluga düsürme. Ben seni zorluk gösterici olarak degil, müjdeleyici olarak gönderdim» diye bir nida gelir.
Bu nidayi duyunca Peygamber (SAV)'imiz «Dogru olun ve Allah (C.C)'a yaklasin» diye buyurur.
Ahzab süresi:64. Şübhesiz ki Allah kâfirlere lâ‘net etmiş ve onlar için alevli bir ateş hazırlamıştır.
65. (Onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. (O gün kendilerine) ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.
66. O gün, yüzleri ateş içinde çevrilirken: “Eyvah bize! Keşke Allah’a itâat etseydik, peygambere de itâat etseydik!” diyeceklerdir.
67. Ve: “Rabbimiz! Gerçekten biz, reislerimize ve büyüklerimize uyduk da (onlar) bizi (hak) yoldan saptırdılar” diyeceklerdir.
68. “Rabbimiz! Onlara azabdan iki kat ver ve onlara büyük bir lâ‘netle lâ‘net et!”
65. (Onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. (O gün kendilerine) ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.
66. O gün, yüzleri ateş içinde çevrilirken: “Eyvah bize! Keşke Allah’a itâat etseydik, peygambere de itâat etseydik!” diyeceklerdir.
67. Ve: “Rabbimiz! Gerçekten biz, reislerimize ve büyüklerimize uyduk da (onlar) bizi (hak) yoldan saptırdılar” diyeceklerdir.
68. “Rabbimiz! Onlara azabdan iki kat ver ve onlara büyük bir lâ‘netle lâ‘net et!”
21 Nisan 2016 Perşembe
Dua saati:8. Allahım! Senin güzel isimlerini, ulvî sıfatlarını, kitapla-rında indirdiğin ve peygamberlerine bildirdiğin kelimelerini şefaatçi yaparak günahlarımızı ba ğışlamanı, kalblerimizi dupduru hâle getirmeni, nefislerimizi arındırmanı ve bizle-ri, nimetlerinle donattığın nebîlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salih kullarınla beraber eylemeni dileniyoruz.Ey Rabbimiz! İşte el lerimiz, Sana kalkmış hâlde.. kalbleri-miz, Sa na tevekkül duygusuyla dopdolu.. boyunla rımız eğik ve kıldan ince.. ve biz huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyoruz.Rabbimiz! Sen cezalandırdığın zaman mutlaka adale-tinle muamele edersin; kaldı ki Sen yaptıklarından dolayı muâheze edilemeyen yegâne Zâtsın. Affına gelince, o hiç şüphesiz Senin fazl ve keremindendir, ona karşı hamd ü sena da ancak Sana edilir.Ey her varlığa lütuf deryasından nimetler yağdıran ve ik-ramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan, ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametle kuşatan! Her an bizimle ol ve bizi hiç bir zaman yalnız bırakma; cömertlik ve merhametinle gönüllerimizi doyur, ikram ve rahmet yağ-murlarından bizleri mahrum eyleme.
Günün kitabı, kalplerin keşfi, gazali
..
Abdullah Ibni Selâm (R.A.) der ki; «Ulu Allah (C.C) insanlari yaratip ayaklari üzerine dogrulduklari zaman baslarini Allah (C.C)'a kaldirarak «Yâ Rabb'i, sen kim ilesin» diye sordular. Ulu Allah (C.C) da: «Hakki verilinceye kadar mazlumun yanindayim» buyurdu.
Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Söylendigine göre Bermekilerin ileri gelenlerinden biri oglu ile birlikte zindana atilinca ogul babaya, «Babacigim, onca saltanattan sonra zincire vurulduk, zindana düstük» der. Babasi ogluna, «Yavrum, mazlumun bedduasi geceleri yürüdü, biz farkinda olmadik ama Allah (C.C)'in gözünden kaçmadi» der.
..
Abdullah Ibni Selâm (R.A.) der ki; «Ulu Allah (C.C) insanlari yaratip ayaklari üzerine dogrulduklari zaman baslarini Allah (C.C)'a kaldirarak «Yâ Rabb'i, sen kim ilesin» diye sordular. Ulu Allah (C.C) da: «Hakki verilinceye kadar mazlumun yanindayim» buyurdu.
Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Söylendigine göre Bermekilerin ileri gelenlerinden biri oglu ile birlikte zindana atilinca ogul babaya, «Babacigim, onca saltanattan sonra zincire vurulduk, zindana düstük» der. Babasi ogluna, «Yavrum, mazlumun bedduasi geceleri yürüdü, biz farkinda olmadik ama Allah (C.C)'in gözünden kaçmadi» der.
Günün hadisi:Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim sabah namazından bir rek'ati güneş doğmazdan önce kılabilirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Kim ikindi namazından bir rek'ati güneş batmadan önce kılabiIirse ikindi namazına yetişmiş demektir."
20 Nisan 2016 Çarşamba
Dua saati:13. Rabbimiz! Bizleri muhafaza buyur, buyur ki Sen bi-ricik koruyucumuzsın.. dünyanın bütün kötülüklerinden, bizim için ar vesilesi olabilecek durumlardan ve âhiret aza-bından koru.. koru ki, Sen bizim korkup endişe ettiğimiz şeylerin üstesinden gelebilecek kadar büyük ve ulusun!Rabbimiz! Ancak Senin inayetinle bozguncuların şerlerini defedebiliriz. Kötü kimselerin fenalıklarından, kâfirlerin ve münafıkların hile ve hud’alarından korunmak için sığınabi-leceğimiz Senin kapından başka kapı da yoktur. Ey, bir belaya maruz kaldıklarında sabırları, lutfedilen ni-metler karşısında da şükürleri pek az olan biz zayıf ve çare-siz kulların Rabbi! Dünyanın feci ve korkutan hâdiseleri ve dehrin musibetleri karşısında bize inayet eyle ve kâfirlerin ve fesatçıların şerlerinin bize ulaşmasına mani ol!
Günün kitabı:kalplerin keşfi,gazali
..
Sahâbelerden Câbir (R.A.) der ki.
«Habesistan'dan dönünce Peygaber (s.a.v)´imiz bize Habesistanda gördügünüz en sasirtici olayi bana anlatir misiniz» dedi.
Kuteybe'nin beyanina göre bu göçmenlerden biri olan Hz. Ali (K.V.) söyle konustu:
«— Ya Rasûlallah (s.a.v), bir gün hep birlikte birarada oturuyorken önümüzden oranin yerlisi olan yasli bir kadin geçti. Basinda bir su testisi vardi ve yerli bir delikanli ile karsilasdi.
Delikanli bir eli ile kadini ensesinden tutarak itti, kadin dizüstü yere kapaklandi ve testisi kirildi.
Kalkinca delikanliya dönerek «Ey zâlim Allah (C.C) Kürsî'yi kurup gelmis geçmis herkesi toplayinca, eller ve ayaklar dile gelerek islediklerini bir bir anlatacaklar, yarin O'nun huzurunda aramizdaki dava ne olacak, göreceksin» dedi.
Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:
«— Allah zayifin hakkini güçlüden almayan bir toplulugu temize çikarir mi hiç?»
..
Sahâbelerden Câbir (R.A.) der ki.
«Habesistan'dan dönünce Peygaber (s.a.v)´imiz bize Habesistanda gördügünüz en sasirtici olayi bana anlatir misiniz» dedi.
Kuteybe'nin beyanina göre bu göçmenlerden biri olan Hz. Ali (K.V.) söyle konustu:
«— Ya Rasûlallah (s.a.v), bir gün hep birlikte birarada oturuyorken önümüzden oranin yerlisi olan yasli bir kadin geçti. Basinda bir su testisi vardi ve yerli bir delikanli ile karsilasdi.
Delikanli bir eli ile kadini ensesinden tutarak itti, kadin dizüstü yere kapaklandi ve testisi kirildi.
Kalkinca delikanliya dönerek «Ey zâlim Allah (C.C) Kürsî'yi kurup gelmis geçmis herkesi toplayinca, eller ve ayaklar dile gelerek islediklerini bir bir anlatacaklar, yarin O'nun huzurunda aramizdaki dava ne olacak, göreceksin» dedi.
Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:
«— Allah zayifin hakkini güçlüden almayan bir toplulugu temize çikarir mi hiç?»
Günün hadisi:Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İnsanlar, eğer ezan okumak ile namazın ilk safında yer almada ne (gibi bir hayır ve bereket) olduğunu bilseler, sonra da bunu elde etmek için kur'a çekmekten başka çare kalmasaydı, mutlaka kur'aya başvururlardı."
Ahzab süresi:17. De ki: “Eğer size bir kötülük istese veya size bir rahmet dilese, sizi Allah’dan koruyacak kim olabilir?” Hâlbuki (onlar) kendilerine Allah’dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirler.
18. Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: “Bize gelin!” diyenleri şübhesiz ki biliyor. Zâten (onlar) savaşa ancak pek az gelirler.
19. (Hem gelseler dahi) size karşı pek cimri olarak (gelirler). Fakat korku(lu bir hâl) geldiği zaman, onları, üzerine ölüm (baygınlığı) çökmüş kimse gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün! Korku (hâli) geçtiği zaman ise, hayra (o ganîmete) karşı hırslı kimseler olarak keskin dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar (gerçekte) îmân etmemişlerdir; bunun üzerine Allah, amellerini boşa çıkarmıştır. Bu ise, Allah’a göre pek kolaydır.
20. (Onlar korkaklıklarından dolayı düşman) toplulukların (Medîne’den) gitmediklerini sanıyorlar. Ve eğer o ahzâb (o topluluklar, tekrar) gelecek olsalar, arzû ederler ki, doğrusu kendileri keşke çölde yaşayan kimseler olarak bedevî Arablar içinde bulunsalar da sizin haberlerinizi (Medîne tarafından gelenlere) sorsalar! Zâten içinizde (kalacak) olsalardı, ancak pek az savaşırlardı.
21. And olsun ki sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır.(2)
18. Allah, içinizden (savaştan) alıkoyanları ve kardeşlerine: “Bize gelin!” diyenleri şübhesiz ki biliyor. Zâten (onlar) savaşa ancak pek az gelirler.
19. (Hem gelseler dahi) size karşı pek cimri olarak (gelirler). Fakat korku(lu bir hâl) geldiği zaman, onları, üzerine ölüm (baygınlığı) çökmüş kimse gibi, gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün! Korku (hâli) geçtiği zaman ise, hayra (o ganîmete) karşı hırslı kimseler olarak keskin dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar (gerçekte) îmân etmemişlerdir; bunun üzerine Allah, amellerini boşa çıkarmıştır. Bu ise, Allah’a göre pek kolaydır.
20. (Onlar korkaklıklarından dolayı düşman) toplulukların (Medîne’den) gitmediklerini sanıyorlar. Ve eğer o ahzâb (o topluluklar, tekrar) gelecek olsalar, arzû ederler ki, doğrusu kendileri keşke çölde yaşayan kimseler olarak bedevî Arablar içinde bulunsalar da sizin haberlerinizi (Medîne tarafından gelenlere) sorsalar! Zâten içinizde (kalacak) olsalardı, ancak pek az savaşırlardı.
21. And olsun ki sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çok zikreden kimseler için Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır.(2)
19 Nisan 2016 Salı
Dua saati:
11. Ey rahmeti, re’feti, şefkati sonsuz Rabbimiz! Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve Senin emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. lisanları-mızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olma-dığın bütün kirli sözlerden temizle.. kalblerimizi gös terişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur.. gözlerimizi bakmama-ları gereken şeylere bakıp da hıyanet etmekten koru.. yüz-lerimizi nurunun ziyasıyla aydınlat ve amellerimizi ıslah bu-yur.. niyetlerimizi ihlâslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle. Ey bizatihî var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekâsı kendisine muhtaç bulunan Hayy u Kayyûm! Her hâl ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.. göz açıp kapayıncaya kadar hatta ondan da kısa bir süre bizi nef-simizle başbaşa bırakma.. bizi ve dünyanın dört bir yanındaki kadın-erkek kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, dostlarımızı başı-mıza gelebilecek her türlü kötü durumdan himaye buyur!
11. Ey rahmeti, re’feti, şefkati sonsuz Rabbimiz! Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve Senin emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. lisanları-mızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olma-dığın bütün kirli sözlerden temizle.. kalblerimizi gös terişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur.. gözlerimizi bakmama-ları gereken şeylere bakıp da hıyanet etmekten koru.. yüz-lerimizi nurunun ziyasıyla aydınlat ve amellerimizi ıslah bu-yur.. niyetlerimizi ihlâslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle. Ey bizatihî var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekâsı kendisine muhtaç bulunan Hayy u Kayyûm! Her hâl ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.. göz açıp kapayıncaya kadar hatta ondan da kısa bir süre bizi nef-simizle başbaşa bırakma.. bizi ve dünyanın dört bir yanındaki kadın-erkek kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, dostlarımızı başı-mıza gelebilecek her türlü kötü durumdan himaye buyur!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
.Alimlerden biri der ki; "Namaza önem vermeyenlerin Kiyamet Günü bu kimselere arkadas olmalarinin hikmeti sudur: Eger adam, varligi yüzünden namazi savsaklarsa Karun'a benzemis olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur.
Eger saltanati yüzünden namazi savsaklarsa Firavun'a benzemis olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur. Eger vezirligi yüzünden namazi savsaklarsa Hamam gibi olmus olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur. Eger ticarete düskünlügü yüzünden namazi savsaklarsa Mekke kâfirlerinin tüccari Ubeyy Ibni Half gibi olmus olur. bu yüzden Mahser'de onun yoldasi olur."
Ebû Ya'lanin güzel bir senetle rivayetine göre Musab ibni Sa'd (R.A.) der ki, «Bir gün babama: «Babacigim! Ulu Allah (C.C)'in: «Namazlarinda hatâya düsen, kildiklari namaza önem vermeyen namaz kilicilarin vay haline!» mealindeki âyeti hakkinda görüsün nedir? Hangimiz kilarken yanlislik yapmaz, hangimiz namazda iken içinden baska seyler geçirmez» dedim.
Bana dedi ki: «âyetin maksadi senin sandigin gibi degil, namazi vaktinde kilmamaktir.»
Âyette geçen «Veyl»`in kelime mânâsi, agir azâbdir. Fakat bir görüse göre cehennemdeki bir vadinin adidir ki; oradan dünya daglari geçirilse erir, o kadar isi derecesi yüksektir, burasi namazi savsaklayanlarin, onu vaktinde kilmayanlarin yeridir, yalniz yaptiklarina pisman olup tevbe edenler hariç.
.Alimlerden biri der ki; "Namaza önem vermeyenlerin Kiyamet Günü bu kimselere arkadas olmalarinin hikmeti sudur: Eger adam, varligi yüzünden namazi savsaklarsa Karun'a benzemis olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur.
Eger saltanati yüzünden namazi savsaklarsa Firavun'a benzemis olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur. Eger vezirligi yüzünden namazi savsaklarsa Hamam gibi olmus olur, o yüzden Mahser'de ona yoldas olur. Eger ticarete düskünlügü yüzünden namazi savsaklarsa Mekke kâfirlerinin tüccari Ubeyy Ibni Half gibi olmus olur. bu yüzden Mahser'de onun yoldasi olur."
Ebû Ya'lanin güzel bir senetle rivayetine göre Musab ibni Sa'd (R.A.) der ki, «Bir gün babama: «Babacigim! Ulu Allah (C.C)'in: «Namazlarinda hatâya düsen, kildiklari namaza önem vermeyen namaz kilicilarin vay haline!» mealindeki âyeti hakkinda görüsün nedir? Hangimiz kilarken yanlislik yapmaz, hangimiz namazda iken içinden baska seyler geçirmez» dedim.
Bana dedi ki: «âyetin maksadi senin sandigin gibi degil, namazi vaktinde kilmamaktir.»
Âyette geçen «Veyl»`in kelime mânâsi, agir azâbdir. Fakat bir görüse göre cehennemdeki bir vadinin adidir ki; oradan dünya daglari geçirilse erir, o kadar isi derecesi yüksektir, burasi namazi savsaklayanlarin, onu vaktinde kilmayanlarin yeridir, yalniz yaptiklarina pisman olup tevbe edenler hariç.
Günün hadisi: Ebü Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:
"Ey Allah'ın Resülü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi, Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama:
"Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O:
"Evet ey Allah'ın Resülü!" dedi. Efendimiz:
"Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam:
"Evet ey Allah'ın Resülü!" deyince, Efendimiz:
"Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu."
"Ey Allah'ın Resülü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi, Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama:
"Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O:
"Evet ey Allah'ın Resülü!" dedi. Efendimiz:
"Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam:
"Evet ey Allah'ın Resülü!" deyince, Efendimiz:
"Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu."
Lokman suresi:33. Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve öyle bir günden korkun ki, (o gün) ne baba çocuğuna (onun nâmına birşey) öder, ne de çocuk babasına (onun nâmına) bir şey ödeyicidir. Şübhe yok ki Allah’ın va‘di haktır; öyle ise sakın dünya hayâtı sizi aldatmasın! Ve sakın o çok aldatıcı (şeytan) sizi (bir taraftan günâha sevk ederek) Allah(’ın affına güvendirmek) ile şaşırtmasın!
18 Nisan 2016 Pazartesi
Dua saati:10. Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle ku-şatan ve ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Yaratıcı! Kendisin-den yardım talep edilebilecek yegâne zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Sen, Sana yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işitir, çağrılarına icabet edersin; kapına sığınıp bir nidâda bulunanlara da elbette karşılık verirsin. Rabbimiz, Senden bü tün varlığı kuşatan rahmet havuzuna bizi de almanı dileniyoruz; işte kalblerimiz de bu duygularla Senin ulu dergâhına yönelmiş vaziyette. Bize merhametinle muamele et.. sürçmelerimizi bağışla.. bütün günahlarımızı ve kusurlarımı yarlığa.. ömrümüzün geri kalan kısmında da bize sıhhat, âfiyet ver ve bizleri dupduru ve katışıksız salih ameller işlemeye muvaffak eyle!Dualarımızı kabul buyur ve isteklerimizi geri çevirme, ey kendisine el açılanların en cömerdi ve ey lütufta bulunan-ların en hayırlısı!
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
üfyan Ibni Üyeyne (R.A.) der ki; "Mü`minler bir araya gelip Allah (C.C.)'in adini andiklari zaman gerek seytan ve gerekse dünya onlarin yaninden kaçar. Seytan dünyayi «görüyor musun, ne yapiyorlar» diye hayiflanir. Fakat dünya seytana «Birak yapsirslar, yorulduklari zaman. teker teker hepsini enselerinden tutup sana getiririm.» diye karsilik verir.
Ebû Hureyre {R.A.) bir gün carsiya girer ve: «Peygamber (S.A.V)'imizin mirasi camide bölüsülürken sizi burada görüyorum» der. Bu sözleri duyan esnaf ve halk çarsiyi pazari birakip camiye kosusurlar, fakat bölüsülen bir miras göremezler.
Bunun üzerine Ebû Hureyre'ye: «Biz camide bölüsülen bir miras göremedik» derler. Ebû Hureyre onlara: «Peki, ne gördünüz» diye sorar. Onlar da «Allah (C.C.)'in adini anan ve Kur'ân okuyan kimseler gördük» derler. Ebû Hureyre onlara: «iste Peygamber'imizin mirasi budur» diye karsilik verir.
..
üfyan Ibni Üyeyne (R.A.) der ki; "Mü`minler bir araya gelip Allah (C.C.)'in adini andiklari zaman gerek seytan ve gerekse dünya onlarin yaninden kaçar. Seytan dünyayi «görüyor musun, ne yapiyorlar» diye hayiflanir. Fakat dünya seytana «Birak yapsirslar, yorulduklari zaman. teker teker hepsini enselerinden tutup sana getiririm.» diye karsilik verir.
Ebû Hureyre {R.A.) bir gün carsiya girer ve: «Peygamber (S.A.V)'imizin mirasi camide bölüsülürken sizi burada görüyorum» der. Bu sözleri duyan esnaf ve halk çarsiyi pazari birakip camiye kosusurlar, fakat bölüsülen bir miras göremezler.
Bunun üzerine Ebû Hureyre'ye: «Biz camide bölüsülen bir miras göremedik» derler. Ebû Hureyre onlara: «Peki, ne gördünüz» diye sorar. Onlar da «Allah (C.C.)'in adini anan ve Kur'ân okuyan kimseler gördük» derler. Ebû Hureyre onlara: «iste Peygamber'imizin mirasi budur» diye karsilik verir.
Günün hadisi:Ebu Mûsa Abdullah İbnu Kays el-Eş'arî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Allah'ın benimle gönderdiği ilim ve hidâyetin misali, bir araziye düşen yağmur gibidir. (Bilindiği üzere), bazı araziler var, tabiatı güzeldir, suyu kabul eder, bol bitki ve ot yetiştirir. Bir kısım arazi var, münbit değildir, ot bitirmez, ama suyu tutar. Onun tuttuğu su ile Cenab-ı Hakk insanları yararlandırır: Bu sudan kendileri içerler, hayvanlarını sularlar ve ziraat yaparlar. Diğer bir araziye daha isabet eder ki, bu ne su tutar ne ot bitirir.
Bu temsilin biri Allah'ın dininde ilim sâhibi kılınana delalet eder, böylesini Allah benimle göndermiş olduğu hidâyetten yararlandırır; yani hem öğrenir, hem öğretir. Temsilden biri de, buna iltifat etmeyen Allah'ın benimle gönderdiği hidâyeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder".
Bu temsilin biri Allah'ın dininde ilim sâhibi kılınana delalet eder, böylesini Allah benimle göndermiş olduğu hidâyetten yararlandırır; yani hem öğrenir, hem öğretir. Temsilden biri de, buna iltifat etmeyen Allah'ın benimle gönderdiği hidâyeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder".
Rum suresi:40. Allah, sizi yaratan; sonra sizi rızıklandıran; sonra sizi öldürecek; sonra sizi (tekrar) diriltecek olandır. (Allah’a) koştuğunuz ortaklar içinde bunlardan herhangi birini yapabilecek var mı? O, (onların) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh vepek yücedir.
41. İnsanların ellerinin kazandığı (günahlar) yüzünden, karada ve denizde fesad çıktı ki (Allah), yaptıklarının bir kısmını(n cezâsını), kendilerine (dünyada) tattırsın; tâ ki (kötülüklerden) dönsünler.
41. İnsanların ellerinin kazandığı (günahlar) yüzünden, karada ve denizde fesad çıktı ki (Allah), yaptıklarının bir kısmını(n cezâsını), kendilerine (dünyada) tattırsın; tâ ki (kötülüklerden) dönsünler.
17 Nisan 2016 Pazar
Dua saati:8. Allahım! Senin güzel isimlerini, ulvî sıfatlarını, kitapla-rında indirdiğin ve peygamberlerine bildirdiğin kelimelerini şefaatçi yaparak günahlarımızı ba ğışlamanı, kalblerimizi dupduru hâle getirmeni, nefislerimizi arındırmanı ve bizle-ri, nimetlerinle donattığın nebîlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salih kullarınla beraber eylemeni dileniyoruz.Ey Rabbimiz! İşte el lerimiz, Sana kalkmış hâlde.. kalbleri-miz, Sa na tevekkül duygusuyla dopdolu.. boyunla rımız eğik ve kıldan ince.. ve biz huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyoruz.Rabbimiz! Sen cezalandırdığın zaman mutlaka adale-tinle muamele edersin; kaldı ki Sen yaptıklarından dolayı muâheze edilemeyen yegâne Zâtsın. Affına gelince, o hiç şüphesiz Senin fazl ve keremindendir, ona karşı hamd ü sena da ancak Sana edilir.Ey her varlığa lütuf deryasından nimetler yağdıran ve ik-ramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan, ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametle kuşatan! Her an bizimle ol ve bizi hiç bir zaman yalnız bırakma; cömertlik ve merhametinle gönüllerimizi doyur, ikram ve rahmet yağ-murlarından bizleri mahrum eyleme.
Günün kitabı:kalplerin keşfi,gazali
..
Abdullah Ibni Mübarek (rahimehullah) buyurur:
«Imanin özü, Peygamber'imizin (S.A.S.) getirip ögrettiklerinin dogrulugunu kabul etmektir. Çünki Kur'an´in dogruluguna inanan kimse, onu tatbik etmeye koyularak ebediyen cehennemlik olmaktan kurtulur. Haramlardan sakinan kimse tevbe etmeye yönelir. Helâl ile beslenen takvâya yönelir. Farz ibadetlerini gerçeklestiren kimsenin müslümanligi saglamlasir. Dogru konusan sikintilardan kurtulur. Haksizliklardan uzaklasan «kisas»´dan kurtulur. Peygamber (S.A.S.) 'imizin sünnetlerini uygulayan kimsenin ameli özlesir. Sirf Allah (C.C) rizasina yönelen kimsenin ameli kabul edilir.»
..
Abdullah Ibni Mübarek (rahimehullah) buyurur:
«Imanin özü, Peygamber'imizin (S.A.S.) getirip ögrettiklerinin dogrulugunu kabul etmektir. Çünki Kur'an´in dogruluguna inanan kimse, onu tatbik etmeye koyularak ebediyen cehennemlik olmaktan kurtulur. Haramlardan sakinan kimse tevbe etmeye yönelir. Helâl ile beslenen takvâya yönelir. Farz ibadetlerini gerçeklestiren kimsenin müslümanligi saglamlasir. Dogru konusan sikintilardan kurtulur. Haksizliklardan uzaklasan «kisas»´dan kurtulur. Peygamber (S.A.S.) 'imizin sünnetlerini uygulayan kimsenin ameli özlesir. Sirf Allah (C.C) rizasina yönelen kimsenin ameli kabul edilir.»
Günün hadisi: İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'un şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vâdedilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'ı aciz bırakamazsınız."
16 Nisan 2016 Cumartesi
Dua saati:5. Ey yücelerden yüce Allahımız! Günlerimizin en hayırlı-sını Sana vâsıl olduğumuz günlerimiz, amellerimizin en ha-yırlısını son amellerimiz ve ömrümüzün en hayırlı zamanını da hayatımızın son ânları eyle. Ya Rabbenâ! Senden, şu dünya hayatında bizi her ta-rafımızdan kuşatan bir âfiyet-i tâmme ve âhirette de Senin te veccüh-ü tâmmını istiyoruz. İstiyoruz, çünkü Sen lütuf, ih-san ve kerem sahibi bir Latîf ü Kerîmsin. Allahım! Senin kapı kulların olan bizler katiyyen inanı-yor ve ümid ediyoruz ki, Sen bizimle oldukça bizler helâke maruz kalmayacak, Rabbimiz Sen isen -ki öyle olduğunda şüphe yok- kulların olan bizler kaybeden olmayacağız.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Rivayet edildigine göre, Hz. Isâ (A.S.) der ki:
"iyilik su üç seyde belirir: Dilde, bakista ve sususta. Allah (C.C)'i zikretmenin disinda kalan konusma, bos sözdür. Ibret almaktan baska amaç tasiyan her bakis hatadir.
Düsünce içinde geçmeyen her sükût de oyalanmaktan baska bir sey degildir. Dünyayi birakmak, onun gelismeleri hakkinda fikir yürütmekten ve hazlart pesinde kosmaktan vazgeçmek ile olur. Çünki düsünce, nefse (benlige, sahsiyete) bagli oldugu için. dilegi dogurur. Helâl olmayan seylere bakislarini salmaktan sakin, çünki bakis hedefine varan bir ok ve buyrugunu dinletebilen bir pâdisâhtir."
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Bakis seytanin bir okudur. Bakisini haram hedeflerden, Allah (C.C) korkusu ile alakoyanlara, Allah (C.C) bu davranislarina karsilik hazzi kalbde duyulan bir iman bagislar.»
Su vecizeleri dikkat ile okuyalim:
«— Bakislarini basibos birakanlar, sik sik hayal kirikligina ugrar.»
«— Hep öteye beriye bakmak, olaylarin perdesini kaldirir, insani rezil eder, cehennemdeki ikamet müddetini uzatir.»
«— Gözlerine sahip ol. Çünki eger onlari basibos salacak olursan seni günaha düsürürler, fakat onlara hakim oldugun takdirde diger organlarina da hakim olmus olursun.»
..
Rivayet edildigine göre, Hz. Isâ (A.S.) der ki:
"iyilik su üç seyde belirir: Dilde, bakista ve sususta. Allah (C.C)'i zikretmenin disinda kalan konusma, bos sözdür. Ibret almaktan baska amaç tasiyan her bakis hatadir.
Düsünce içinde geçmeyen her sükût de oyalanmaktan baska bir sey degildir. Dünyayi birakmak, onun gelismeleri hakkinda fikir yürütmekten ve hazlart pesinde kosmaktan vazgeçmek ile olur. Çünki düsünce, nefse (benlige, sahsiyete) bagli oldugu için. dilegi dogurur. Helâl olmayan seylere bakislarini salmaktan sakin, çünki bakis hedefine varan bir ok ve buyrugunu dinletebilen bir pâdisâhtir."
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Bakis seytanin bir okudur. Bakisini haram hedeflerden, Allah (C.C) korkusu ile alakoyanlara, Allah (C.C) bu davranislarina karsilik hazzi kalbde duyulan bir iman bagislar.»
Su vecizeleri dikkat ile okuyalim:
«— Bakislarini basibos birakanlar, sik sik hayal kirikligina ugrar.»
«— Hep öteye beriye bakmak, olaylarin perdesini kaldirir, insani rezil eder, cehennemdeki ikamet müddetini uzatir.»
«— Gözlerine sahip ol. Çünki eger onlari basibos salacak olursan seni günaha düsürürler, fakat onlara hakim oldugun takdirde diger organlarina da hakim olmus olursun.»
Günün hadisi:Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâdece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."
Ankebut süresi:2. İnsanlar hiç imtihân edilmeden, (sâdece) “Îmân ettik!” demeleriyle (kendi hâllerine) bırakılıvereceklerini mi sandılar?
3. And olsun ki (biz), onlardan öncekileri de imtihân ettik; Allah doğru söyleyenleri de muhakkak bilir, yalancıları da muhakkak bilir.
4. Yoksa kötülükleri yapanlar, bizden kaçacaklarını (ve kurtulacaklarını) mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
5. Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, artık şübhesiz ki, (bunun için) Allah’ın ta‘yîn ettiği vakit mutlakā gelicidir. Çünki O, Semî‘ (hakkıyla işiten)dir, Alîm (herşeyi bilen)dir.
6. Ve kim cihâd ederse, artık ancak kendisi için cihâd etmiş olur. Şübhesiz ki Allah, âlemlerden elbette müstağnî (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır.
3. And olsun ki (biz), onlardan öncekileri de imtihân ettik; Allah doğru söyleyenleri de muhakkak bilir, yalancıları da muhakkak bilir.
4. Yoksa kötülükleri yapanlar, bizden kaçacaklarını (ve kurtulacaklarını) mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
5. Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, artık şübhesiz ki, (bunun için) Allah’ın ta‘yîn ettiği vakit mutlakā gelicidir. Çünki O, Semî‘ (hakkıyla işiten)dir, Alîm (herşeyi bilen)dir.
6. Ve kim cihâd ederse, artık ancak kendisi için cihâd etmiş olur. Şübhesiz ki Allah, âlemlerden elbette müstağnî (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır.
15 Nisan 2016 Cuma
Dua saati: 23. Rabbim! Celâl-i vechine layık şekilde bütün hamdler Sana ve lütufta bulunduğun her türlü nimetlerden dolayı şükür de yine Sanadır. Senden benim ve kadın-erkek kardeşlerimin, arkadaşlarımın üzerimize zâhir-bâtın nimetlerini sağanak sağanak yağdırmanı dileniyorum. Allahım! Bizlere, her türlü endişe ve tasa karşısında ferec ve mahreç yollarını göster.. (sürekli kötülüğü emredip duran) nefislerimizin dar kafeslerinden ve hevalarımızın öldüren ağlarından bizi halâs eyle.. biz çaresiz kullarını, bize düşmanlık besleyip duran kimselerin tuzak ve komplolarından muhafaza buyur.. bizleri dünyanın her türlü cevr ü cefasından, rezil rüsvâ bir duruma düşürmesinden ve âhiret azabından koru. Bizi ve hayatını ilây-ı kelimetullaha adamış hizmet erlerini hoşnutluğunla şereflendir.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Konusan konusamayan bütün canlilarin dili oldugu halde baligin neden dili yok? Söylendigine göre meselenin hikmeti sudur: Ulu Allah (C.C) Hz. Âdem'i (A.S.) yaratip meleklere. O'na secde etsinler diye emredince Iblis hariç, bütün melekier O'na secde etmislerdi. Bunun üzrine ulu Allah (C.C) onu melek kiligindan cikarip. Cennetten kovmustur.
Cennetten kovulunca yeryüzüne inen Iblis denize gider ve ilk karsilastigi canli, balik olur. iblis ona Âdem (A.S)'in yaratildigini haber verir, arkasindan Hz. Âdem (A.S.)'in kara ve denizde yasayan her türlü canliyi avliyabilecegini bildirir, balik de bu haberi diger canlilarina ulastirir; bunun üzerine ulu Allah (C.C) baligin dilini kökünden yok eder.
..
Konusan konusamayan bütün canlilarin dili oldugu halde baligin neden dili yok? Söylendigine göre meselenin hikmeti sudur: Ulu Allah (C.C) Hz. Âdem'i (A.S.) yaratip meleklere. O'na secde etsinler diye emredince Iblis hariç, bütün melekier O'na secde etmislerdi. Bunun üzrine ulu Allah (C.C) onu melek kiligindan cikarip. Cennetten kovmustur.
Cennetten kovulunca yeryüzüne inen Iblis denize gider ve ilk karsilastigi canli, balik olur. iblis ona Âdem (A.S)'in yaratildigini haber verir, arkasindan Hz. Âdem (A.S.)'in kara ve denizde yasayan her türlü canliyi avliyabilecegini bildirir, balik de bu haberi diger canlilarina ulastirir; bunun üzerine ulu Allah (C.C) baligin dilini kökünden yok eder.
Gunun hadisi:Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Ey âdemoğlu! Eğer fazla malını Allah yolunda harcarsan bu senin için daha hayırlıdır, kendine saklarsan senin için zararlıdır. Kefâf (yeterli miktar) sebebiyle levm edilmezsin. (Harcamaya), bakımları üzerinde olanlardan başla. Üstteki el (yani veren), alttaki elden (yani alandan) daha hayırlıdır."
"Ey âdemoğlu! Eğer fazla malını Allah yolunda harcarsan bu senin için daha hayırlıdır, kendine saklarsan senin için zararlıdır. Kefâf (yeterli miktar) sebebiyle levm edilmezsin. (Harcamaya), bakımları üzerinde olanlardan başla. Üstteki el (yani veren), alttaki elden (yani alandan) daha hayırlıdır."
Kasas suresi:79. Derken, ziyneti içinde (ihtişâmla) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayâtını isteyenler dedi ki: “Keşke Kārun’a verilen (servet) gibi bizim de olsa; şübhesiz o elbette büyük bir nasib sâhibidir.”
80. Kendilerine ilim verilenler ise dedi ki: “Yazıklar olsun size! Îmân edip sâlih amel işleyen bir kimse için, Allah’ın sevâbı daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur.”
81. Nihâyet, onu da sarayını da yere geçiriverdik;(2) artık Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluk da olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
80. Kendilerine ilim verilenler ise dedi ki: “Yazıklar olsun size! Îmân edip sâlih amel işleyen bir kimse için, Allah’ın sevâbı daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur.”
81. Nihâyet, onu da sarayını da yere geçiriverdik;(2) artık Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluk da olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
14 Nisan 2016 Perşembe
Dua saati: 21. Rabbimiz! Biz zayıf ve kusurlu kullar, nefislerimizi dizginlemekten âciz kaldık. Bizi nezdinden bahşedeceğin tam bir azm ü ikdamla ve “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah - Gerçek havl ve kuvvet sadece Allah’tandır” hazinesinden lütfedeceğin kuvvetle destekle.. nefislerimizin kirlerinden, lekelerinden arındır ve günahlarla âlûde şu kullarını şekâvete götüren yollara düşmekten muhafaza eyle.. bizi, sürekli kötülüğü emreden nefislerimizin merhametsizliğine ve insî, cinnî şeytanların acımasızlığına terk etme.. ilahî güç ve sıyanetinle te’yîd edip mâsivaya el açmaktan müstağni kıl.. işlediğimiz kötü amellerden ve kendi dar anlayışımız yüzünden teferruata dair hususları da sayıp dökerek mübalağa ettiğimiz isteklerimizden dolayı rahmetinden mahrum eyleme!
Gunun kitabi: kalplerin kesfi,gazali
..
Bir gün Hz. Ayse (R. Anha):
«O kimseler ki, Allah'a dönecekler diye
kalbleri ürpererek kendilerine verilenden verirler. Iste onlar iyiliklere kosanlar ve bu alanda birbirleri ile yarisanlardir.» (Mû'minun Sûre-i Celilesi; 60-61) Mealindeki âyet hakkinda Peygamber'imize {S.A.S.):
«Âyetin kasdettigi kimseler zina eden, çalan, sarap içen ve bunlar ile birlikte Allah (C.C)'dan korkan kimseler midir» diye sorar. Peygamber {S.A.S.´imiz ona su cevabi verir:
«— Hayir Ebû Sekr'in kizi, hayir Siddik'in kizi! Âyet namaz kilan, oruç tutan, sadaka veren ve bunlara ragmen, «isledigi iyilikler, kabul edildi mi, yoksa edilmedi mi» diye Allah (C.C)'dan korkan kimseleri kasdetmektedir.»
..
Bir gün Hz. Ayse (R. Anha):
«O kimseler ki, Allah'a dönecekler diye
kalbleri ürpererek kendilerine verilenden verirler. Iste onlar iyiliklere kosanlar ve bu alanda birbirleri ile yarisanlardir.» (Mû'minun Sûre-i Celilesi; 60-61) Mealindeki âyet hakkinda Peygamber'imize {S.A.S.):
«Âyetin kasdettigi kimseler zina eden, çalan, sarap içen ve bunlar ile birlikte Allah (C.C)'dan korkan kimseler midir» diye sorar. Peygamber {S.A.S.´imiz ona su cevabi verir:
«— Hayir Ebû Sekr'in kizi, hayir Siddik'in kizi! Âyet namaz kilan, oruç tutan, sadaka veren ve bunlara ragmen, «isledigi iyilikler, kabul edildi mi, yoksa edilmedi mi» diye Allah (C.C)'dan korkan kimseleri kasdetmektedir.»
Gunun hadisi:Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte otururken uzaktan Mus'ab İbnu Umeyr (radıyallâhu anh) göründü, bize doğru geliyordu. Üzerinde deri parçası ile yamanmış bir bürdesi vardı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu görünce, (Mekke'de iken giyim kuşam yönünden yaşadığı) bolluğu düşünerek ağladı. Sonra şunu söyledi:
"(Gün gelip, sizden biri, sabah bir elbise, akşam bir başka elbise giyse
ve önüne yemek tabakalarının biri getirilip diğeri kaldırılsa ve evlerinizi
de (halılar ve kilimler ile) Kà'be gibi örtseniz o zamanda nasıl olursunuz?"
"O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."
"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir."
"(Gün gelip, sizden biri, sabah bir elbise, akşam bir başka elbise giyse
ve önüne yemek tabakalarının biri getirilip diğeri kaldırılsa ve evlerinizi
de (halılar ve kilimler ile) Kà'be gibi örtseniz o zamanda nasıl olursunuz?"
"O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."
"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir."
Kasas suresi: 40. Bunun üzerine onu ve askerlerini yakaladık da onları denize atıverdik. Artık bak, o zâlimlerin âkıbeti nasıl oldu!
41. Hem onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık; (onlar) kıyâmet günü de yardım olunmayacaklardır.
42. Ve bu dünyada onların peşine bir lâ‘net taktık. Kıyâmet günü ise onlar,çirkin kılınmış kimselerdendir.
43. Celâlim hakkı için, (önceki asırlarda azgınlık yapan) ilk nesilleri helâk ettikten sonra, insanlar için (hakîkatleri gösteren) deliller ve bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Mûsâ’ya o Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik; olur ki ibret alırlar.
41. Hem onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık; (onlar) kıyâmet günü de yardım olunmayacaklardır.
42. Ve bu dünyada onların peşine bir lâ‘net taktık. Kıyâmet günü ise onlar,çirkin kılınmış kimselerdendir.
43. Celâlim hakkı için, (önceki asırlarda azgınlık yapan) ilk nesilleri helâk ettikten sonra, insanlar için (hakîkatleri gösteren) deliller ve bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere Mûsâ’ya o Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik; olur ki ibret alırlar.
13 Nisan 2016 Çarşamba
Dua saati:19. Ey kapısına varanları geri çevirmeyen Rabbimiz! Kendisiyle Senin kapına gelindiğinde mutlaka icabet buyurduğun ve yine onunla anıldığın her zaman kullarına yardımcı olduğun Nâm-ı Celîlin hürmetine istiyoruz: Dualarımızı kabul buyur ve ümitlerimizi boşa çıkarma. Senden kusur larımızı setretmeni.. günahlarımızı yarlığayıp bi zi mağfiret buyurmanı.. ih lâsa erdirdiğin has kullarına bulunduğun gibi bizi de lütufta bulunmanı.. bize –malın mülkün fayda vermediği o günde işimize yarayacak ve Senin hoşlanmadığın kirli duygulardan arınmış- bir kalb-i selîm; her zaman sadece doğruyu söyleyen nezih bir lisan ve bizi Senin sevgine ve Seni sevenlerin sevgisine yaklaştıracak makbûl ameller nasib etmeni dileniyoruz. Rabbimiz! Hoşnutluğunu, ufkumuzu bütünüyle kaplayan en büyük gaye ve Cennetini de ebedî meskenimiz eyle!
Gunun kitabi: Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Söylendigine göre Bermekilerin ileri gelenlerinden biri oglu ile birlikte zindana atilinca ogul babaya, «Babacigim, onca saltanattan sonra zincire vurulduk, zindana düstük» der. Babasi ogluna, «Yavrum, mazlumun bedduasi geceleri yürüdü, biz farkinda olmadik ama Allah (C.C)'in gözünden kaçmadi» der.
Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.
Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.
Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»
Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»
Söylendigine göre Bermekilerin ileri gelenlerinden biri oglu ile birlikte zindana atilinca ogul babaya, «Babacigim, onca saltanattan sonra zincire vurulduk, zindana düstük» der. Babasi ogluna, «Yavrum, mazlumun bedduasi geceleri yürüdü, biz farkinda olmadik ama Allah (C.C)'in gözünden kaçmadi» der.
Gunun hadisi:Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte otururken uzaktan Mus'ab İbnu Umeyr (radıyallâhu anh) göründü, bize doğru geliyordu. Üzerinde deri parçası ile yamanmış bir bürdesi vardı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu görünce, (Mekke'de iken giyim kuşam yönünden yaşadığı) bolluğu düşünerek ağladı. Sonra şunu söyledi:
"(Gün gelip, sizden biri, sabah bir elbise, akşam bir başka elbise giyse
ve önüne yemek tabakalarının biri getirilip diğeri kaldırılsa ve evlerinizi
de (halılar ve kilimler ile) Kà'be gibi örtseniz o zamanda nasıl olursunuz?"
"O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."
"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir."
"(Gün gelip, sizden biri, sabah bir elbise, akşam bir başka elbise giyse
ve önüne yemek tabakalarının biri getirilip diğeri kaldırılsa ve evlerinizi
de (halılar ve kilimler ile) Kà'be gibi örtseniz o zamanda nasıl olursunuz?"
"O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karşılanmış olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayıracağız."
"Hayır! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir."
Neml süresi :89. Kim iyilikle gelirse, artık ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan emîn olan kimselerdir.
90. Kim de kötülükle gelirse, bunun üzerine (onlar) yüzleri üstü ateşe atılırlar. (Ve kendilerine:) “Yapmakta olduğunuz şeylerden başkasıyla mı cezâlandırılıyorsunuz?” (denilir).
91,92. (Ey Resûlüm! De ki:) “(Ben) ancak, (Allah’ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O’nundur. Ve (ben) Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur’ân okumakla emrolundum.” O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: “Ben ancak (Allah’ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.”
93. Ve de ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.(1) (O) size âyetlerini yakında gösterecek de onları tanıyacaksınız.” Ve Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir!
90. Kim de kötülükle gelirse, bunun üzerine (onlar) yüzleri üstü ateşe atılırlar. (Ve kendilerine:) “Yapmakta olduğunuz şeylerden başkasıyla mı cezâlandırılıyorsunuz?” (denilir).
91,92. (Ey Resûlüm! De ki:) “(Ben) ancak, (Allah’ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O’nundur. Ve (ben) Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur’ân okumakla emrolundum.” O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: “Ben ancak (Allah’ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.”
93. Ve de ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.(1) (O) size âyetlerini yakında gösterecek de onları tanıyacaksınız.” Ve Rabbin, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir!
12 Nisan 2016 Salı
Suara süresi :221. Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
222. (Onlar) iftirâya düşkün, çok günahkâr olan herkesin üzerine iner.
223. (Onlar ise şeytanlara) kulak verirler; bunların çoğu da yalancıdırlar.
224. O şuarâ’ya (şâirlere) gelince, onlara azgınlar uyar.
225. Görmedin mi? Gerçekten onlar (o şâirler) her vâdide şaşkın şaşkın dolaşırlar (da her türlü yalan ve çirkin sözü söylerler).
226. Ve doğrusu onlar, yapmayacakları şeyleri söylerler.
227. Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, Allah’ı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra (şiirleriyle) intikamlarını alan (mü’min şâir)ler müstesnâ! Zulmedenler ise, nasıl bir inkılab yerine (dünyadaki hâllerinin zıddına) döneceklerini yakında bilecek(ler)dir.
222. (Onlar) iftirâya düşkün, çok günahkâr olan herkesin üzerine iner.
223. (Onlar ise şeytanlara) kulak verirler; bunların çoğu da yalancıdırlar.
224. O şuarâ’ya (şâirlere) gelince, onlara azgınlar uyar.
225. Görmedin mi? Gerçekten onlar (o şâirler) her vâdide şaşkın şaşkın dolaşırlar (da her türlü yalan ve çirkin sözü söylerler).
226. Ve doğrusu onlar, yapmayacakları şeyleri söylerler.
227. Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, Allah’ı çok zikredenler ve kendilerine zulmedildikten sonra (şiirleriyle) intikamlarını alan (mü’min şâir)ler müstesnâ! Zulmedenler ise, nasıl bir inkılab yerine (dünyadaki hâllerinin zıddına) döneceklerini yakında bilecek(ler)dir.
11 Nisan 2016 Pazartesi
Dua saati:17. Rabbimiz! Senden güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginlemeni ve ruhumuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve insanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri berteraf etmeni diliyoruz. Ey bütün mülk ve me lekût (varlık ve varlık ötesi) kabza-ı tasarrufunda bulunan Mâlikü’l-Mülk.. ey hayat sahibi Hayy.. ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadîm.. ey ölüm Kendisi için katiyen sözkonusu olmayan Bâkî! İhtiyaçlarımızı gider.. bize lütfunla muamelede bulun.. başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.. bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bırakma.. dînî ve dünyevî her türlü musibetten bu âciz bendelerini koru.. dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarfettiğimiz bir meta’ kılma.. kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun. Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl, Rabbimiz!
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Ebu Bekr-ül Huzelî (R.A.) der ki. «bir gün biz Hasan-ül Basrî iîe birlikte iken Ibnî Edhem caminin sultan mahfiline gitmek üzere yanimizdan geçiyordu. Üstüste binmis bol kivrimlari topuklarina kadar sarkmis ve paltosunu kisa birakan ipek bir cübbe giyiyor, çalimli çalimli yürüyordu. Hasan-ül Basrî ona bir bakarak dedi ki:
"Aman, aman! Ne burnu havade, kurumlu, sureti asik ve kendini begenmis edam!
Behey zavalli ahmak! Sen sükrü edâ edilmemis, hesaba gelmez, Allah (C.C)'in emri uyarinca kullanilmayan ve içindeki Allah (C.C) hakki ödenmemis elbiseler içinde calim satiyorsun. Onun her uzvunda Allah (C.C)'in ayri bir nimeti varken azalarinin her birini seytana iltifat ugruna kullaniyor. Allah (C.C)'a yemin ederim ki, sade ve gösterissiz adimlar ile yürümek, hattâ deli gibi sendeleyerek yürümek bu adam hesabina daha hayirlidir."
Ibni Edhem, kendisi için söylenen bu sözleri duydu, geri gelerek Hasan-ül Basr
i den davranisindan dolayi özür diiedi. Hasan-ül Basrî ona dedi ki: «Benden özür dileyecegine Allah (C.C)'a tevbe et. Sen Allah (C.C)'in su buyrugunu hic duymadin mi?
"Yeryüzünde calim satarak yürüme. Çünki (adimlarini ne kadar sert bassan) ne yeri delebilir ve ne de daglarin tepesine erebilirsin."
(Isra Süre-i Celilesi; 37)
..
Ebu Bekr-ül Huzelî (R.A.) der ki. «bir gün biz Hasan-ül Basrî iîe birlikte iken Ibnî Edhem caminin sultan mahfiline gitmek üzere yanimizdan geçiyordu. Üstüste binmis bol kivrimlari topuklarina kadar sarkmis ve paltosunu kisa birakan ipek bir cübbe giyiyor, çalimli çalimli yürüyordu. Hasan-ül Basrî ona bir bakarak dedi ki:
"Aman, aman! Ne burnu havade, kurumlu, sureti asik ve kendini begenmis edam!
Behey zavalli ahmak! Sen sükrü edâ edilmemis, hesaba gelmez, Allah (C.C)'in emri uyarinca kullanilmayan ve içindeki Allah (C.C) hakki ödenmemis elbiseler içinde calim satiyorsun. Onun her uzvunda Allah (C.C)'in ayri bir nimeti varken azalarinin her birini seytana iltifat ugruna kullaniyor. Allah (C.C)'a yemin ederim ki, sade ve gösterissiz adimlar ile yürümek, hattâ deli gibi sendeleyerek yürümek bu adam hesabina daha hayirlidir."
Ibni Edhem, kendisi için söylenen bu sözleri duydu, geri gelerek Hasan-ül Basr
i den davranisindan dolayi özür diiedi. Hasan-ül Basrî ona dedi ki: «Benden özür dileyecegine Allah (C.C)'a tevbe et. Sen Allah (C.C)'in su buyrugunu hic duymadin mi?
"Yeryüzünde calim satarak yürüme. Çünki (adimlarini ne kadar sert bassan) ne yeri delebilir ve ne de daglarin tepesine erebilirsin."
(Isra Süre-i Celilesi; 37)
Günün hadisi: - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sıdk insanı birr'e (Allah'ı razı edecek iyiliğe) götürür, birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah'ın indinde sıddik (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sonunda Allah'ın indinde yalancı diye kaydedilir."
Suara süresi:150. “Artık, Allah’dan sakının ve bana itâat edin!”
151. “Ve o haddi aşanların (kâfirlerin) emrine uymayın!”
152. “Onlar ki, yeryüzünde fesad çıkarırlar ve (gerek kendilerini, gerekse çevrelerinde bulunanları) ıslâh etmezler.”
153. (Onlar) dediler ki: “Sen ancak iyice sihirlenmiş kimselerdensin!”
151. “Ve o haddi aşanların (kâfirlerin) emrine uymayın!”
152. “Onlar ki, yeryüzünde fesad çıkarırlar ve (gerek kendilerini, gerekse çevrelerinde bulunanları) ıslâh etmezler.”
153. (Onlar) dediler ki: “Sen ancak iyice sihirlenmiş kimselerdensin!”
10 Nisan 2016 Pazar
Dua saati:3. Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömer-di ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin, istekleri yerine ge-tirenlerin en hayırlısı! Hata ile yahut kasden, farkında olarak ya da olmayarak, bilerek veya bilmeyerek, her ne hâl üzere yaparsak yapalım Senin mutlaka bildiğin yakışıksız işlerimizi ve hatalarımızı bağışla. Senin sevgini istiyor, Sana yakınlığı arzuluyoruz ey her şeye yakın olan Rabbimiz; Senin kom-şuluğun (yakınlığın) ne yücedir; Senin senân ve övgün ne güzeldir ve Senden başka da ilah yoktur. Ey Rabbimiz! Dayanacak bir mazeretimiz yok ki, onunla Senden özür dileyelim; güç ve kuvvetimiz yok ki, günah ve hatalarımızın kahrediciliğine tahammül gösterelim.. fakat, her şeye rağmen, ey Rabbimiz ve ey Mevlamız, günahları-mızı itiraf ediyor, onların hacâletinden ve ağırlığından biz-leri kurtarmanı, bağışlamanı diliyoruz.. günahlarımızı affet, bundan sonraki hayatımızda da ayıp ve kusurlarımızı Settar isminin tecellisine mazhar kıl, onlarla bizi mahcup etme.. dualarımızı kabul buyur.. bize düşmanca tavır takınanları hâlimize güldürme, bizi onlara alay konusu eyleme. Ey celal ve ikram sahibi, Cehennemin, varıp ulaşacağımız son durak olmasından Sana sığınırız; Cenneti bizim için ebedî bir sığı-nak ve istirahat mekanı kılmanı rahmetinden di leniriz.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Selman-i Farisî Ebû Derdâ'ya (R. Anhuma) yazdigi bir mektupda der ki, «Ey kardesim aman; dünyada sükrünü ödemeyecek kadar mal biriktirmekten sakin. Cünki ben Peygamber (S.A.S.)'imizin söyle dedigini duymustum:
«— Dünyada Allah (CC)'in emirlerine uyan bir kimse sirat köprüsünün basina getirilir, mali önündedir. Mali önünde iken sirat köprüsüne binmek isteyince mali ona «geç, çünki Allah (CC)'in senin üzerindeki hakkini ödedin (sükrünü yerine getirdin)» der.
Arkasindan dünyada Allah (CC)'in emirlerini yerine getirmeyen biri sirat köprüsünün basina getirilir, mali sirtindadir. Bu yükle sirat köprüsüne binmeye kalkisinca sirtindaki mal adama: «vay basina gelene? Allah (CC)'in bendeki hakkini ödeseydin ya (sükür borcunu yerine getirseydin ya)» der. Mal adama ayni sözleri durmadan o kadar çok tekrarlar ki, adam sonunda «vay basima gelenler, keske yok olsam da kurtulsam» diye feryad eder.»
..
Selman-i Farisî Ebû Derdâ'ya (R. Anhuma) yazdigi bir mektupda der ki, «Ey kardesim aman; dünyada sükrünü ödemeyecek kadar mal biriktirmekten sakin. Cünki ben Peygamber (S.A.S.)'imizin söyle dedigini duymustum:
«— Dünyada Allah (CC)'in emirlerine uyan bir kimse sirat köprüsünün basina getirilir, mali önündedir. Mali önünde iken sirat köprüsüne binmek isteyince mali ona «geç, çünki Allah (CC)'in senin üzerindeki hakkini ödedin (sükrünü yerine getirdin)» der.
Arkasindan dünyada Allah (CC)'in emirlerini yerine getirmeyen biri sirat köprüsünün basina getirilir, mali sirtindadir. Bu yükle sirat köprüsüne binmeye kalkisinca sirtindaki mal adama: «vay basina gelene? Allah (CC)'in bendeki hakkini ödeseydin ya (sükür borcunu yerine getirseydin ya)» der. Mal adama ayni sözleri durmadan o kadar çok tekrarlar ki, adam sonunda «vay basima gelenler, keske yok olsam da kurtulsam» diye feryad eder.»
Suara suresi:3. (Ey Resûlüm!) Sen (onlar) mü’min kimseler olmayacaklar diye, neredeyse kendi nefsini helâk edicisin!
4. Dilesek, onlara gökten bir mu‘cize indiririz de boyunları ona eğilip kalanlar (olarak inanmaya mecbûr) olurlar.
5,6. Hâlbuki onlara Rahmân’dan hiçbir yeni nasîhat gelmez ki ondan yüz çevirici kimseler olmasınlar! Üstelik (onu) yalanladılar; fakat kendisiyle alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir.
7. Yeryüzünü görmediler mi? Orada her güzel çift (ve cins)ten nice bitkiler yetiştirdik.
8. Şübhesiz bunda, (Allah’ın kudretine) apaçık bir delil vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
4. Dilesek, onlara gökten bir mu‘cize indiririz de boyunları ona eğilip kalanlar (olarak inanmaya mecbûr) olurlar.
5,6. Hâlbuki onlara Rahmân’dan hiçbir yeni nasîhat gelmez ki ondan yüz çevirici kimseler olmasınlar! Üstelik (onu) yalanladılar; fakat kendisiyle alay edip durdukları şeylerin haberleri kendilerine yakında gelecektir.
7. Yeryüzünü görmediler mi? Orada her güzel çift (ve cins)ten nice bitkiler yetiştirdik.
8. Şübhesiz bunda, (Allah’ın kudretine) apaçık bir delil vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
9 Nisan 2016 Cumartesi
Dua saati: 2. Allahım! Seçkin kullarının bir sır gibi saklayıp da sa-dece Sana içlerini dökerken şefaatçi yaptıkları ve Senin de onun hatırına dualarını kabul ettiğin ism-i şerifin hürmetine, “imdat” iniltileriyle Senden medet bekleyenler onunla Sana yönelince çağrılarına icabet ettiğin nâm-ı celîlin hürmetine, bizim dualarımıza da icabet bu yur, isteklerimizi yerine getir. Acz ve ihtiyaçlarla çırpınan gönlümüzü Sana vuslat arzu-suyla tatmin et, nefsimizi maiyyetinle sükûnete erdir. Bizi, Senden bir imtihan vesilesi olarak gelen sıkıntı ve zorluklara karşı sabırlı, hakkımızda verdiğin hükümlere razı, takdir bu-yurduğun nimetlere kanaat edip şükürle mukabelede bulu-nan ve Sana vuslat için can atan kullarından eyle. Ey günahkârlardan bile rahmet ve şefkatini esirgemeyen, tökezleyenlere bir kere daha doğrulup yürüme fırsatları ve-ren, samimi isteyenlerin isteklerini yerine getiren Rabbimiz.. ey kendisine el açılanların en hayırlısı, en merhametlisi.. şikayetler ancak Seninle âdilâne hükme bağlanır, sadece Sana arz edilen yardım talepleri tam karşılığını bulur; her şeyin sahibi Sensin; Sensin el açılıp istekte bulunulan, ümit-le kapısına koşulan; Sensin hakiki dost, Sensin beklentileri boşa çıkarmayan. Bizim dostumuz, ümitle rahmet kapısına koştuğumuz da Sensin.. dualarımızı kabul buyur, hatala-rımızı mağfiret ey le. Ehl-i imana düşmanca davrananların bizi alay mevzuu yapmalarına müsaade etme, onları bize güldürme. Senden medet uman biz bîçare kullarını her türlü şer ve zarardan muhafaza et.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Yezici-Er Rekkasi (R.A.) üer ki, »ögrendigime göre ölü mezera girince amelleri, üzerine üsüsür ve Allah (C.C)'in izni ile dile gelerek sahiplerine
derler ki, «Ey çukurunda tek basina kalan kimse! Dostlarin ve ailen senden ayrildi, bu gün bizden baska hiç bir yoldasin yok senin.»
Kâ'b-ül Ahbar (R.A.) der ki, «iyi kul mezara gömülünce namaz, oruç, hacc. cihad ve sadoka gibi iyi emelleri çevresine üsüsür. Bu arada azab melekler: ona ayaklari tarafindan sokulmak isteyince namaz der ki, «Uzak durun ondan, ona sokulmaniza yol yok. Bu ayaklari üzerinde uzun müddet dikilerek Allah (C.C) Rizasi için beni kildiydi.»
Bunun ürerine azab melekleri ona basi tarafindan sokulmak isteyince oruç «Onun yanina girmenize yol yok. Dünyada Allah (C.C) rizasi icin uzun müddet susuz kaldiydi, bu yüzden yol yok size onun yanina sokulmaya» der.
Azab melekleri bunun üzerine yan taraftan ona sokulmaya girisince hacc ve cihad birlikte derler ki, «Uzak durun ondan. Nefsini feda ederek ve bedeninin yorgunluguna katlanerak hacca gitti, cihad etti. Bu yüzden yanina girmeye yol yok size.»
Bu sefer azab melekleri ona elleri tarafindan sokulmaya kalkisinca sadaka der ki, «Uzak durun efendimden. Nice sadaka su iki elden çikaran Allah (C.C) rizasi ugruna yoksulun eline girdi. Bu yüzden size Orta varmaya yo! yok.»
Bunun üzerine o ölüye «müjdeler olsun? Diriyken saadet içinde yasadigin gibi ölüyken de saadete kavusur.» diye seslenilir. Arkasindan rahmet melekleri gelerek ona cennet yatagi sererler, cennet yaygilari yayarlar. Kabri, gözünün alablicegi kadar genisletilir, kendisine bir cennet kandili sunularak bir daha dirilecegi güne kadar kabrinde aydinlik içinde zaman geçirir.»
..
Yezici-Er Rekkasi (R.A.) üer ki, »ögrendigime göre ölü mezera girince amelleri, üzerine üsüsür ve Allah (C.C)'in izni ile dile gelerek sahiplerine
derler ki, «Ey çukurunda tek basina kalan kimse! Dostlarin ve ailen senden ayrildi, bu gün bizden baska hiç bir yoldasin yok senin.»
Kâ'b-ül Ahbar (R.A.) der ki, «iyi kul mezara gömülünce namaz, oruç, hacc. cihad ve sadoka gibi iyi emelleri çevresine üsüsür. Bu arada azab melekler: ona ayaklari tarafindan sokulmak isteyince namaz der ki, «Uzak durun ondan, ona sokulmaniza yol yok. Bu ayaklari üzerinde uzun müddet dikilerek Allah (C.C) Rizasi için beni kildiydi.»
Bunun ürerine azab melekleri ona basi tarafindan sokulmak isteyince oruç «Onun yanina girmenize yol yok. Dünyada Allah (C.C) rizasi icin uzun müddet susuz kaldiydi, bu yüzden yol yok size onun yanina sokulmaya» der.
Azab melekleri bunun üzerine yan taraftan ona sokulmaya girisince hacc ve cihad birlikte derler ki, «Uzak durun ondan. Nefsini feda ederek ve bedeninin yorgunluguna katlanerak hacca gitti, cihad etti. Bu yüzden yanina girmeye yol yok size.»
Bu sefer azab melekleri ona elleri tarafindan sokulmaya kalkisinca sadaka der ki, «Uzak durun efendimden. Nice sadaka su iki elden çikaran Allah (C.C) rizasi ugruna yoksulun eline girdi. Bu yüzden size Orta varmaya yo! yok.»
Bunun üzerine o ölüye «müjdeler olsun? Diriyken saadet içinde yasadigin gibi ölüyken de saadete kavusur.» diye seslenilir. Arkasindan rahmet melekleri gelerek ona cennet yatagi sererler, cennet yaygilari yayarlar. Kabri, gözünün alablicegi kadar genisletilir, kendisine bir cennet kandili sunularak bir daha dirilecegi güne kadar kabrinde aydinlik içinde zaman geçirir.»
Günün hadisi: Hz. Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim malının zekâtını sevab umarak verirse, ona sevap verilir. Kim de zekâtını vermezse biz zekâtı ve malın yarısını (cezâlı olarak, zorla) alırız. Bu, Rabbimizin kesin kararlarından biridir. Al-i Muhammed'e ondan bir hak yoktur."
Furkan suresi:22. (Fakat) melekleri görecekleri gün, işte o gün, günahkârlara müjde yoktur ve (melekler onlara): “(Size müjde) yasaktır, yasaklanmıştır!” diyeceklerdir.
23. (O vakit artık) her ne amel işlemişlerse ele almışız da, onu (etrâfa) yayılmış toz zerreleri hâline getirmişizdir.
24. O gün Cennet ehli, kalacak yer i‘tibâriyle en iyi ve istirâhat edecek yer cihetiyle de en güzel olan(lar)dır.
25. O gün gökyüzü, bulutlarla yarılacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.
26. O gün, gerçek mülk (hâkimiyet) Rahmân’ındır. Kâfirlere ise, zor olan bir gündür!
27. O gün zâlim kimse, ellerini ısırıp şöyle der: “Keşke ben, peygamberle berâber bir yol tutsaydım!”
28. “Vay hâlime! Ne olurdu ben falancayı dost edinmeseydim!”
23. (O vakit artık) her ne amel işlemişlerse ele almışız da, onu (etrâfa) yayılmış toz zerreleri hâline getirmişizdir.
24. O gün Cennet ehli, kalacak yer i‘tibâriyle en iyi ve istirâhat edecek yer cihetiyle de en güzel olan(lar)dır.
25. O gün gökyüzü, bulutlarla yarılacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.
26. O gün, gerçek mülk (hâkimiyet) Rahmân’ındır. Kâfirlere ise, zor olan bir gündür!
27. O gün zâlim kimse, ellerini ısırıp şöyle der: “Keşke ben, peygamberle berâber bir yol tutsaydım!”
28. “Vay hâlime! Ne olurdu ben falancayı dost edinmeseydim!”
8 Nisan 2016 Cuma
Günün kitabı: kalplerin keşfi,gazali
..
Tirmizî ve Ibni Mâce'nin rivayetine göre bir gün Peygamber'imiz (S.A.S.) sahabilerine:
«Hüzün kuyusundan Allah (C.C)'a siginin» buyurur. Sahabiler: «Yâ Rasûlallah (S.A.S.), hüzün kuyusu nedir» diye sorarlar.
Peygamber'imiz (S.A.S.): «Bizzat cehennemin günde dört yüz kere kendisinden Allah (C.C)'a sigindigi bir cehennem vadisidir» diye cevap verir.
Sahabeler: «Oraya kimler girer, yâ Rasûlallah (S.A.S.)» diye sorarlar. Peygamber'imiz (S.A.S.) onlara su cevâbi verir: «Orasi, amellerini gösteris için isleyen Kur'an okuyucular için hazirlanmistir. Hiç süphesiz, Allah (C.C)'in gazabina en çok hedef olan Kur'an okuyuculari, zorba devlet adamlarini ziyaret edenlerdir.»
..
Tirmizî ve Ibni Mâce'nin rivayetine göre bir gün Peygamber'imiz (S.A.S.) sahabilerine:
«Hüzün kuyusundan Allah (C.C)'a siginin» buyurur. Sahabiler: «Yâ Rasûlallah (S.A.S.), hüzün kuyusu nedir» diye sorarlar.
Peygamber'imiz (S.A.S.): «Bizzat cehennemin günde dört yüz kere kendisinden Allah (C.C)'a sigindigi bir cehennem vadisidir» diye cevap verir.
Sahabeler: «Oraya kimler girer, yâ Rasûlallah (S.A.S.)» diye sorarlar. Peygamber'imiz (S.A.S.) onlara su cevâbi verir: «Orasi, amellerini gösteris için isleyen Kur'an okuyucular için hazirlanmistir. Hiç süphesiz, Allah (C.C)'in gazabina en çok hedef olan Kur'an okuyuculari, zorba devlet adamlarini ziyaret edenlerdir.»
Günün hadisi:5357 - Hz. Ebu Bekre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında bir başkasını medh u sena etmişti.
"Yazık sana! Arkadaşının boynunu kestin" buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. Sonra da şu açıklamayı yaptılar:
"Bir kimse kardeşini illâ da övecekse bari: "Falancayı zannederim, ona Allah kâfidir. Ben Allah'a karşı kimseyi tezkiye etmem (çünkü AIlah herkesi benden iyi bilir). -Ondan (böyle bir fazilet) biliyorsa- falanca şöyle şöyledir" desin."
"Yazık sana! Arkadaşının boynunu kestin" buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. Sonra da şu açıklamayı yaptılar:
"Bir kimse kardeşini illâ da övecekse bari: "Falancayı zannederim, ona Allah kâfidir. Ben Allah'a karşı kimseyi tezkiye etmem (çünkü AIlah herkesi benden iyi bilir). -Ondan (böyle bir fazilet) biliyorsa- falanca şöyle şöyledir" desin."
Nur suresi:55. (Ey Resûlüm!) Allah, içinizden îmân edip sâlih ameller işleyenleri, kendilerinden öncekileri (İsrâiloğullarını, Fir‘avun ehlinin) yerine geçirdiği (hâkim kıldığı) gibi onları (o berâberindeki mü’minleri) de mutlakā yeryüzünde (kâfirlerin) yerlerine geçire(rek hâkim kıla)cağını va‘d etmiştir. Ve (Allah) onlar için râzı olduğu dinlerini (İslâm’ı) mutlakā kendilerine sağlamlaştıracak (onlara imkânlar verecek) ve korkularından sonra kendilerini mutlakā güvenli bir hâle çevirecektir.(2) (Böylece onlar) bana ibâdet edecekler; hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
7 Nisan 2016 Perşembe
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Ubeyd Ibni Umeyr-ül Leysî (R.A.) der ki, «kabir, içine giren herkese seslenerek der ki, «ben karanlik ve yapayalnizlik yurduyum. Eger hayatta iken Allah (C.C)'a itaat halinde idiysen simdi ben sana rahmet olurum. Eger hayatta iken Allah (C.C)'a karsi bas kaldirdi isen bu gün ben senin için felâketim. Allah (C.C)'a iteatkâr ölerek bana gelen bir gün buradan memnun ayrilir. Allah (C.C)'c karsi gelmis biri olarak bana gelen biri ise bir gün buradan feryad-u figan kopararak çikar.»
Muhammed Ibni Sibih (R.A.) der ki, ögrendigimize göre kisi mezara gömülerek azab çekmeye baslayinca veya bir tekim ecilar ile yüzyüze gelince diger kabirlerde yatan ölü komsulari ona söyle seslenir. «Ey dost ve komsularinin ölümünden sonra dünyada kalan kimse, bizden niye ibret almadin? Henüz firsat elindeyken bizim amel defterimizin ölümle kapandigini görmedin mi? Dostlarinin kaçirdigi firsatlari sen degerlendiremez miydin?»
Diger yandan yer tabakalar da ona söyle seslenir, «Ey dünyanin görünüslerine aldanan kisi: Ailenden dünyaya aldanip senden önce topragin karnina gömülmüs olanlardan ibret alsaydin ya! Oysa ki senden öncekilerin cenazelerinin . sevdikleri tarafindan bu: kaçinîlmaz duraga tasindigini görüyordun.»
..
Ubeyd Ibni Umeyr-ül Leysî (R.A.) der ki, «kabir, içine giren herkese seslenerek der ki, «ben karanlik ve yapayalnizlik yurduyum. Eger hayatta iken Allah (C.C)'a itaat halinde idiysen simdi ben sana rahmet olurum. Eger hayatta iken Allah (C.C)'a karsi bas kaldirdi isen bu gün ben senin için felâketim. Allah (C.C)'a iteatkâr ölerek bana gelen bir gün buradan memnun ayrilir. Allah (C.C)'c karsi gelmis biri olarak bana gelen biri ise bir gün buradan feryad-u figan kopararak çikar.»
Muhammed Ibni Sibih (R.A.) der ki, ögrendigimize göre kisi mezara gömülerek azab çekmeye baslayinca veya bir tekim ecilar ile yüzyüze gelince diger kabirlerde yatan ölü komsulari ona söyle seslenir. «Ey dost ve komsularinin ölümünden sonra dünyada kalan kimse, bizden niye ibret almadin? Henüz firsat elindeyken bizim amel defterimizin ölümle kapandigini görmedin mi? Dostlarinin kaçirdigi firsatlari sen degerlendiremez miydin?»
Diger yandan yer tabakalar da ona söyle seslenir, «Ey dünyanin görünüslerine aldanan kisi: Ailenden dünyaya aldanip senden önce topragin karnina gömülmüs olanlardan ibret alsaydin ya! Oysa ki senden öncekilerin cenazelerinin . sevdikleri tarafindan bu: kaçinîlmaz duraga tasindigini görüyordun.»
Nur süresi:39. İnkâr edenlere gelince, onların amelleri çöllerdeki serab gibidir; susayan bir kimse onu su zanneder. Nihâyet (yardıma pek muhtaç olduğu, o hesab gününde) ona (o ameline) vardığı zaman, onu (kendisine fayda verecek) bir şey olarak bulamaz ama (amelinin) yanında Allah’ı bulur; (O da) onun hesâbını tamamıyla hemen görüverir. Çünki Allah, hesâbı çok çabuk görendir.
6 Nisan 2016 Çarşamba
Dua saati:Allahım, nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin. beni kaç kere sevdiğin ve noşnut olduğun işlere muvaffak eyledin, hastalıklarıma şifa lütfettin, hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütfu ihsanlarda bulunmasa bile, zatı itibarıyla bütün hamd ve senalar hakkı olan Meşkur u Mahmud, şükürler olsun Sana
Allahım i'tikad, söz ve amel bakımından şanına layık olmayan her türlü kusurdan zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbih ü takdis ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rizana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek S eni tesbihü takdis etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım. beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. bu bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inayetine sığınan tevvabin unvanlı kullarının arasına kat. bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et, günahlardan, ayırlardan, isyanlardan sukurlardan, düşünce kaymalarından ve zihin kirlenmelerinden mufaza buyur.
Ey kendisinden istekde bulunulanların en cömerdi ve ey latepleri yerine getirenlerin en hayırlısı ÜYce Rabbim, bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahi riayetine almanı diliyorum. Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını bu naçar kulun için de aç, bu çaresiz bendeni de peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve sair salih kulların yoluna hidayet eyle Amin
Allahım i'tikad, söz ve amel bakımından şanına layık olmayan her türlü kusurdan zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbih ü takdis ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rizana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek S eni tesbihü takdis etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım. beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. bu bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inayetine sığınan tevvabin unvanlı kullarının arasına kat. bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et, günahlardan, ayırlardan, isyanlardan sukurlardan, düşünce kaymalarından ve zihin kirlenmelerinden mufaza buyur.
Ey kendisinden istekde bulunulanların en cömerdi ve ey latepleri yerine getirenlerin en hayırlısı ÜYce Rabbim, bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahi riayetine almanı diliyorum. Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını bu naçar kulun için de aç, bu çaresiz bendeni de peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve sair salih kulların yoluna hidayet eyle Amin
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
öiüm sirasinda karsi karsiya gelinecek bir diger gelisme de iki muhafiz melegini görmektir. Bu konuda Süeyb (R.A.) der ki:
«Duydugumuza göre hic bir kimse emellerini yazan iki muhafiz melegini görmeden can vermez. Eger adam kulluk görevine bagli kalmss biri ise melekler ona «Allah (C.C) bizden yana sana hayir versin. Sizi nice iyi mecliste otururtun ve nice iyi amelin islenisine sahit eyledin» derler.
Eger adam günahkâr biri ise ona «Allah (C.C) bizden yana sana kötülük versin. Bizi nice kötü yerlerde oturmek zorunda biraktin, nice kötü isleri ister istemez görmemize sebep oldun ve nice kötü sözü duymamiza yol açtin. Bu yüzden Allah (C.C) hayrini vermesin» derler.
Iste bu anda ölmek üzere olan kimsenin gözieri sirf o meleklere dikilir ve artik bir daha dünyayi göremez.
..
öiüm sirasinda karsi karsiya gelinecek bir diger gelisme de iki muhafiz melegini görmektir. Bu konuda Süeyb (R.A.) der ki:
«Duydugumuza göre hic bir kimse emellerini yazan iki muhafiz melegini görmeden can vermez. Eger adam kulluk görevine bagli kalmss biri ise melekler ona «Allah (C.C) bizden yana sana hayir versin. Sizi nice iyi mecliste otururtun ve nice iyi amelin islenisine sahit eyledin» derler.
Eger adam günahkâr biri ise ona «Allah (C.C) bizden yana sana kötülük versin. Bizi nice kötü yerlerde oturmek zorunda biraktin, nice kötü isleri ister istemez görmemize sebep oldun ve nice kötü sözü duymamiza yol açtin. Bu yüzden Allah (C.C) hayrini vermesin» derler.
Iste bu anda ölmek üzere olan kimsenin gözieri sirf o meleklere dikilir ve artik bir daha dünyayi göremez.
Günün hadisi:- Yine Müslim'de gelen bir diğer rivâyette Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm)]: "Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır."
Muminin süresi:116. İşte gerçek hükümdâr olan Allah, pek yücedir; O’ndan başka ilâh yoktur.(O,) kerîm olan arşın Rabbidir.
117. Kim Allah ile berâber, hakkında hiçbir delil bulunmayan başka bir ilâha yalvarırsa, artık onun hesâbı ancak Rabbinin katındadır. Şu şübhesiz ki, kâfirler kurtuluşa ermez.
118. (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Rabbim! Bağışla! Merhamet eyle! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!”
117. Kim Allah ile berâber, hakkında hiçbir delil bulunmayan başka bir ilâha yalvarırsa, artık onun hesâbı ancak Rabbinin katındadır. Şu şübhesiz ki, kâfirler kurtuluşa ermez.
118. (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Rabbim! Bağışla! Merhamet eyle! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!”
5 Nisan 2016 Salı
Dua saati:Allah'ım, Senden, bizlere iç ve dış fetihler nasip buyurmanı, bu fetihlerin müyesser olabilmesi için şanına layık nusretlerle bizlere el uzatmanı diliyoruz. Allah'ım İlahi yardım ve zaferin geldiği zamanın anlatıldığı Nasr suresinin sırrını Senden diliyoruz, bu sır hürmetine bizlere fetihler müyesser eyle
Allah'ım "Biz sana aşikar bir fetih ve zafer ihsan ettik. bu da Allah'ın senin geçmiş ve gelecek kusurlarını bağışlaması, sana yaptığı ihsan ve in'amı tamamlaması, seni dosdoğru yola hidayet etmesi ve sana şanlı bir zafer vermesi içindir" buyurduğun Fetih suresinin sırrını da bizlere bahşetmeni diliyor ve d ileniyoruz. Bu surenin ihtiva ettiği "Allah'ın Fethi nusret ve yardımı, büyük başarıyı yaşatması, fevz u necata erdirmesi, Mü'minleri mağfiret buyurması ve inananlara sekine indirmesi gibi in'am ve ihsanların yüzüsuyu hürmetine, bizleri bu sırra erdir, geçmişte yaşattığın nimetleri bir de bizlere yaşat.
Allah'ım Vaadinde "Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki, Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak" buyurduğun ayetin sırrını bağışlar bizlere ve biz zayıf ve kimsesiz kullarına, bu vadini gerçekleştir. Bizler böyle bir ihsana nail olmaya layık değilsek de, Sen böyle bir ihsanı ve dahasını vermeye ehilsin. Bu lütfunu ne olursun bizden esirgeme. Rabbimiz Senden talep ettiğimiz yukarıdaki lütufları, ona olan ihtiyacımızdan dolayı, tez zamanda bizlere ihsan buyurmanı bekliyor ve diliyoruz.
Allah'ım "Biz sana aşikar bir fetih ve zafer ihsan ettik. bu da Allah'ın senin geçmiş ve gelecek kusurlarını bağışlaması, sana yaptığı ihsan ve in'amı tamamlaması, seni dosdoğru yola hidayet etmesi ve sana şanlı bir zafer vermesi içindir" buyurduğun Fetih suresinin sırrını da bizlere bahşetmeni diliyor ve d ileniyoruz. Bu surenin ihtiva ettiği "Allah'ın Fethi nusret ve yardımı, büyük başarıyı yaşatması, fevz u necata erdirmesi, Mü'minleri mağfiret buyurması ve inananlara sekine indirmesi gibi in'am ve ihsanların yüzüsuyu hürmetine, bizleri bu sırra erdir, geçmişte yaşattığın nimetleri bir de bizlere yaşat.
Allah'ım Vaadinde "Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki, Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak" buyurduğun ayetin sırrını bağışlar bizlere ve biz zayıf ve kimsesiz kullarına, bu vadini gerçekleştir. Bizler böyle bir ihsana nail olmaya layık değilsek de, Sen böyle bir ihsanı ve dahasını vermeye ehilsin. Bu lütfunu ne olursun bizden esirgeme. Rabbimiz Senden talep ettiğimiz yukarıdaki lütufları, ona olan ihtiyacımızdan dolayı, tez zamanda bizlere ihsan buyurmanı bekliyor ve diliyoruz.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Eski örnek müslümanlar biribirlerinin halini sormayi geleneklestirmislerdi. Maksatlari Allâh (C.C.)'a sükretmeye firsat hazirlamakti. Böylece hem sükreden ve hem de ona bu imkâni verdigi için halhatir soran birlikte ibadet etmis oluyordu. Yoksa amaçlari, karsi tarafa ilgi ve iltifat gösterip riyakârlik etmek degildi.
Hali sorulan herkes ya sükreder, ya durumundan sikâyet edebilir veya hiç bir cevap vermez. Sükür ile cevap vermek ibadettir. Halden sikâyet ederek cevap vermek, müslümana yakismayan, çirkin bir davranistir. Her seye kadir olan ulu Allâh (C.C.)'i elinden hiç bir sey gelmeyen bir kula sikâyet etmek nasil çirkin olmaz!
Basina gelen belâya katlanmayi beceremedigi ve iradesinin zayifligi kendisini sikâyet etmeye sürükledigi takdirde insanin bu sikâyeti, hiç olmazca. Allâh (C.C.)'a yapmasi daha yerindedir. Çünki belâyi veren de o, giderebilecek olan da O'dur.
Kulun Allâh (C.C.) karsisinda düskünlügünü arzetmesi sereftir, fakat Allâh (C.C.)'dan baskasi önünde sikâyet etmek alçakliktir. Karsindakinin de kendisi gibi âciz bir kul oldugunu gözden kaçirarak bir insanin baskasi önünde zavallilasmasi halinden yakinmasi çirkin bir alçakliktir.
..
Eski örnek müslümanlar biribirlerinin halini sormayi geleneklestirmislerdi. Maksatlari Allâh (C.C.)'a sükretmeye firsat hazirlamakti. Böylece hem sükreden ve hem de ona bu imkâni verdigi için halhatir soran birlikte ibadet etmis oluyordu. Yoksa amaçlari, karsi tarafa ilgi ve iltifat gösterip riyakârlik etmek degildi.
Hali sorulan herkes ya sükreder, ya durumundan sikâyet edebilir veya hiç bir cevap vermez. Sükür ile cevap vermek ibadettir. Halden sikâyet ederek cevap vermek, müslümana yakismayan, çirkin bir davranistir. Her seye kadir olan ulu Allâh (C.C.)'i elinden hiç bir sey gelmeyen bir kula sikâyet etmek nasil çirkin olmaz!
Basina gelen belâya katlanmayi beceremedigi ve iradesinin zayifligi kendisini sikâyet etmeye sürükledigi takdirde insanin bu sikâyeti, hiç olmazca. Allâh (C.C.)'a yapmasi daha yerindedir. Çünki belâyi veren de o, giderebilecek olan da O'dur.
Kulun Allâh (C.C.) karsisinda düskünlügünü arzetmesi sereftir, fakat Allâh (C.C.)'dan baskasi önünde sikâyet etmek alçakliktir. Karsindakinin de kendisi gibi âciz bir kul oldugunu gözden kaçirarak bir insanin baskasi önünde zavallilasmasi halinden yakinmasi çirkin bir alçakliktir.
Günün hadisi:ibnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselâm ile birlikte idim. Ensardan bir zat gelerek Aleyhissalâtu vesselâm'a selam verdi. Sonra da: "Ey Allah'ın Resülü! Mü'minlerin hangisi en faziletlidir?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Huyca en iyisidir!" buyurdular. Adam: "Mü'minlerin hangisi en akıllıdır?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm: "Ölümü en çok hatırlayandır ve ölümden sonra en iyi hazırlığı yapandır. İşte bunlar en akıllı kimselerdir" buyurdular."
4 Nisan 2016 Pazartesi
Günün kitabı: geylani külliyatı, abdülkadir geylani
Yazık size !çoğunuz kuru bir heves içinde tekkelerinizde insanlara kulluk ediyorsunuz . Bu bilgisizce halvette oturmakla , inzivaya çekilmekle olacak iş değildir . İlim ve ilmiyle amel eden alimler peşinde yürümekten kesilinceye kadar yürü . dizlerin sözünü dinlemez oluncaya dermanın bitip tükeninceye kadar yürü dermansız kalıncada otur önce bedeninle sonrada kalbinle ve manan ile yürü. hem bedeninle hemde kalbinle yürüyecek gücün almayıp da durdugun zaman sana Allah'tan yakınlık gelir ve ona erersin . kalbinin adımları kesilip Allah'a yolculukta gücün tükenince bu Allah'a yaklaşmanın işaretidir. işte o zaman kendini teslim et ve Allah'a bırakıver O senin için ya ıssız bir yerde mabet yapacak ya seni bir harabeye oturtacak ya da seni medeniyeti geri gönderecek ve dünyayı ahireti cinleri insanları Melekleri ve ruhları senin hizmetine sunacaktır
Yazık size !çoğunuz kuru bir heves içinde tekkelerinizde insanlara kulluk ediyorsunuz . Bu bilgisizce halvette oturmakla , inzivaya çekilmekle olacak iş değildir . İlim ve ilmiyle amel eden alimler peşinde yürümekten kesilinceye kadar yürü . dizlerin sözünü dinlemez oluncaya dermanın bitip tükeninceye kadar yürü dermansız kalıncada otur önce bedeninle sonrada kalbinle ve manan ile yürü. hem bedeninle hemde kalbinle yürüyecek gücün almayıp da durdugun zaman sana Allah'tan yakınlık gelir ve ona erersin . kalbinin adımları kesilip Allah'a yolculukta gücün tükenince bu Allah'a yaklaşmanın işaretidir. işte o zaman kendini teslim et ve Allah'a bırakıver O senin için ya ıssız bir yerde mabet yapacak ya seni bir harabeye oturtacak ya da seni medeniyeti geri gönderecek ve dünyayı ahireti cinleri insanları Melekleri ve ruhları senin hizmetine sunacaktır
Günün hadisi: İbni Ömer Radıyallahu anhuma demiştir ki Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Benim iki omuzundan tuttu ve Dünyada sanki bir Gurbetçi veya bir yolcu gibi ol buyurdu. ibni Ömer radıyallahu anhuma konuyla ilgili olarak şöyle derdi :'Akşama yetiştiğinde Salih amelleri sonra yaparım diye sabahı bekleme! sabaha kavuştuğunda da sonra yaparım diye akşamı gözleme! sıhhatin yerindeyken hastalık vaktini , Ömür sermayenin varken de ölümünü düşün ve hazırlık yap , İş işten geçtikten sonra keşke Salih amel yapsaydim diye hayıflanıp pişman olma!!..
Hacc süresi: 72. Onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunmakta olduğu zaman, inkâr edenlerin yüzlerinde hoşnudsuzluk sezersin (anlarsın). Nerede ise kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! De ki: “Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu, inkâr edenlere va‘d etmiştir. Ve (o,) ne kötü varılacak yerdir!”
Hacc süresi:72. Onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunmakta olduğu zaman, inkâr edenlerin yüzlerinde hoşnudsuzluk sezersin (anlarsın). Nerede ise kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! De ki: “Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu, inkâr edenlere va‘d etmiştir. Ve (o,) ne kötü varılacak yerdir!”
Hacc süresi:52. (Ey Resûlüm!) Senden önce, hiçbir resûl ve hiçbir nebî göndermedik ki, o bir temennîde bulunduğu (âyetlerimizi okuduğu) zaman (sustuğu bir anda), şeytan (dinleyenleri yanıltmak isteyerek) onun temennîsine bir şey atmış olmasın! Allah, şeytanın attığını derhâl giderir (de peygamberine onu bildirir); sonra Allah âyetlerini sağlamlaştırır. Çünki Allah, Alîm (herşeyi bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
53. (Şeytan’a ise böyle müsâade eder ki,) şeytanın atmakta olduğu şeyi, kalblerinde bir hastalık bulunanlara (münâfıklara) ve kalbleri katılaşmış olanlara (müşriklere) bir imtihan kılsın! Şübhesiz ki zâlimler, elbette (haktan) uzak bir ayrılık içindedir.
53. (Şeytan’a ise böyle müsâade eder ki,) şeytanın atmakta olduğu şeyi, kalblerinde bir hastalık bulunanlara (münâfıklara) ve kalbleri katılaşmış olanlara (müşriklere) bir imtihan kılsın! Şübhesiz ki zâlimler, elbette (haktan) uzak bir ayrılık içindedir.
3 Nisan 2016 Pazar
Dua saati:Allahım bizi bize döndür.
Bizi kapında durdur.
Allahım bizi, senin için sende ve seninle eyle.
Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle.
Almamız da vermemiz de senin için olsun.
İçimizi senden başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle, nehyettiğin yerleri bize gösterme. Emrettiğin yerlerde bizi, bize kaybettirme.
Zahirimizi (dışımızı) sana masiyetten (günah işlemekten), batınımızı (içimizi) da şirkten koru.
Bizi nefislerimizin elinden al, kurtar sana ulaştır.
Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun.
Yalnız sana güvenelim, sana dayanalım.
Senden başkasına asla güvenmiyelim, dayanmayalım.
Senden gafil olma bedbahtlığından bizi uyandır.
Bizi, sana taat, ibâdet, ve münacat elbiseleri ile giydir.
Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır.
Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen, günahlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır.
Bizi günahlardan uzak tut.
Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen, aynen onun gibi, bizi de sana kulluğa, sana taate yakin et.
Günahlarla bizim aramızı aç. Tıpkı, sana masiyet bahsinde, Yûsuf aleyhisselâm ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi.
Allahım! Bizi gaflet uykusundan uyandır.
Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır.
Bizi yalnız kendinle meşgul eyle.
Taki nefislerimiz islah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster.
Ömrümüzün kalan kısmını, senin yolunda meşguliyetle geçirelim!
(Amin)
Abdülkâdir Geylânî (k.s.)
Bizi kapında durdur.
Allahım bizi, senin için sende ve seninle eyle.
Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle.
Almamız da vermemiz de senin için olsun.
İçimizi senden başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle, nehyettiğin yerleri bize gösterme. Emrettiğin yerlerde bizi, bize kaybettirme.
Zahirimizi (dışımızı) sana masiyetten (günah işlemekten), batınımızı (içimizi) da şirkten koru.
Bizi nefislerimizin elinden al, kurtar sana ulaştır.
Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun.
Yalnız sana güvenelim, sana dayanalım.
Senden başkasına asla güvenmiyelim, dayanmayalım.
Senden gafil olma bedbahtlığından bizi uyandır.
Bizi, sana taat, ibâdet, ve münacat elbiseleri ile giydir.
Kalblerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır.
Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen, günahlarla bizim aramızı da aynen öylece ayır.
Bizi günahlardan uzak tut.
Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen, aynen onun gibi, bizi de sana kulluğa, sana taate yakin et.
Günahlarla bizim aramızı aç. Tıpkı, sana masiyet bahsinde, Yûsuf aleyhisselâm ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi.
Allahım! Bizi gaflet uykusundan uyandır.
Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır.
Bizi yalnız kendinle meşgul eyle.
Taki nefislerimiz islah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster.
Ömrümüzün kalan kısmını, senin yolunda meşguliyetle geçirelim!
(Amin)
Abdülkâdir Geylânî (k.s.)
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Aklin basinda olan kimse ibadete lâyik olan Rabb'ini tanimakta ve bütün varligi ile O'na yönelerek rizasini dilemekte gecikmez. Her isledigi günahtan tevbe ederek yaraticisina siginir, O'nun rahmetinden hiç bir zaman umut kesmez, nimetlerine sükrederek sevgisini arar ve buna devam ederek ola ki. O'nun sevgisini kazananlarin defterini yazilir da, kendisi efendisine kavusmaya arzulu efendisi ise onu yanina almaktan daha arzulu iken ölür.
..
Aklin basinda olan kimse ibadete lâyik olan Rabb'ini tanimakta ve bütün varligi ile O'na yönelerek rizasini dilemekte gecikmez. Her isledigi günahtan tevbe ederek yaraticisina siginir, O'nun rahmetinden hiç bir zaman umut kesmez, nimetlerine sükrederek sevgisini arar ve buna devam ederek ola ki. O'nun sevgisini kazananlarin defterini yazilir da, kendisi efendisine kavusmaya arzulu efendisi ise onu yanina almaktan daha arzulu iken ölür.
Günün hadisi:53 - Yezid İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: " Size, uyduğunuz takdirde benden sonra asla sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum. Bunlardan biri diğerinden daha büyüktür. Bu, Allah'ın Kitabı'dır. Semâdan arza uzatılmış bir ip durumundadır. (Diğeri de) kendi neslim, Ehl-i Beytim'dir. Bu iki şey, cennette Kevser havuzunun başında bana gelip (hakkınızda bilgi verinceye kadar) birbirlerinden ayrılmayacaklardır. Öyleyse bunlar hakkında, ardımdan bana nasıl bir halef olacağınızı siz düşünün"
Enbiya süresi: 108. De ki: “Bana sâdece, sizin İlâhınızın ancak bir tek İlâh olduğu vahyediliyor. Şimdi siz Müslüman kimseler (olacak) mısınız?”
109. Artık yüz çevirirlerse, de ki: “(Ben emrolunduğum şeyi) size eşit olarak bildirdim. Tehdîd edilmekte olduğunuz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ise bilmem!”
110. “Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleride bilir.”
111. “Bilmem, belki de bu (azâbın te’hîr edilmesi), sizin için bir imtihan ve bir zamâna kadar bir faydalanmadır.”
112. (Peygamber:) “Rabbim! (Müşriklerle aramızda) hak ile hüküm ver! Bizim Rabbimiz, Rahmân (pek merhametli olan)dır, sizin isnâd etmekte olduğunuz vasıflara karşı (kendisinden) yardım istenendir” dedi.
109. Artık yüz çevirirlerse, de ki: “(Ben emrolunduğum şeyi) size eşit olarak bildirdim. Tehdîd edilmekte olduğunuz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu ise bilmem!”
110. “Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleride bilir.”
111. “Bilmem, belki de bu (azâbın te’hîr edilmesi), sizin için bir imtihan ve bir zamâna kadar bir faydalanmadır.”
112. (Peygamber:) “Rabbim! (Müşriklerle aramızda) hak ile hüküm ver! Bizim Rabbimiz, Rahmân (pek merhametli olan)dır, sizin isnâd etmekte olduğunuz vasıflara karşı (kendisinden) yardım istenendir” dedi.
2 Nisan 2016 Cumartesi
Dua saati:Allah’ım! Kalbimi nifaktan, amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü hiyanetten temizle. Şüphesiz sen gözlerin hain bakışlarını ve gönüllerin gizlediğini bilirsin.
Allah’ım, bize zâtından korku ver ki günah işlememize engel olsun. Bizi cennetine ulaştıracak her türlü söz, fiil ve ameli nasip eyle. Cehennemden ve ona götürecek her türlü söz, fiil ve amelden de sana sığınıyoruz.
Allah’ım! Peygamber’im Hz.Muhammed’in senden istediği bütün hayırları biz de istiyoruz, Sana sığındığı bütün şerlerden biz de sana sığınıyoruz.
Allah’ım, Bize haksızlık edenlerden öcümüzü al, düşmanlık edene karşı bize zafer ver, bizi dünyanın peşinden koşturma, dünyayı, en çok düşündüğümüz, tasasını çektiğimiz bir varlık haline getirme. Günahlarımızdan ötürü bizi belalara düşürme ve Senden korkmayan kimseleri üstümüze salma..
Allah’ım, Senden doğru iman, güzel huy, âfiyet ve sağlık ihsan buyurmanı diliyorum.
Allah’ım, senden yardım ve kurtuluş dileyen ve huzurunda korkudan titreyerek günahlarını itiraf eden zavallı bir yoksulum. Bir zavallı kulun olarak sana yalvarıyor, boynu bükü bir aciz olarak sana sığınıyor, huzurunda zilletle eğilmiş bir biçare olarak sana yalvarıyorum.
Ey Rabbimiz! bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.
Allah’ım, beni ve çocuklarımı namazı devamlı kılanlardan eyle, Ey Rabbimiz, dualarımızı da kabul eyle, hesap günü beni, annemi babamı ve bütün Müslümanları bağışla. Müslümanları dinlerinde daim eyle, hayat şartlarını kolaylaştır. Onlara güven ver, borçlarını ödemede kolaylık ver. Hastalarına şifa ver. Uzakta olanlarına selamet ver. Gönüllerine ferahlık ver. Kalplerindeki kin ve nefreti gider. Onları birbirine ısındır.Peygamberlerinin yolunda sabit kıl. Düşmanlarına karşı onların yardımcısı ol Allah’ım!.
Allah’ım, bize zâtından korku ver ki günah işlememize engel olsun. Bizi cennetine ulaştıracak her türlü söz, fiil ve ameli nasip eyle. Cehennemden ve ona götürecek her türlü söz, fiil ve amelden de sana sığınıyoruz.
Allah’ım! Peygamber’im Hz.Muhammed’in senden istediği bütün hayırları biz de istiyoruz, Sana sığındığı bütün şerlerden biz de sana sığınıyoruz.
Allah’ım, Bize haksızlık edenlerden öcümüzü al, düşmanlık edene karşı bize zafer ver, bizi dünyanın peşinden koşturma, dünyayı, en çok düşündüğümüz, tasasını çektiğimiz bir varlık haline getirme. Günahlarımızdan ötürü bizi belalara düşürme ve Senden korkmayan kimseleri üstümüze salma..
Allah’ım, Senden doğru iman, güzel huy, âfiyet ve sağlık ihsan buyurmanı diliyorum.
Allah’ım, senden yardım ve kurtuluş dileyen ve huzurunda korkudan titreyerek günahlarını itiraf eden zavallı bir yoksulum. Bir zavallı kulun olarak sana yalvarıyor, boynu bükü bir aciz olarak sana sığınıyor, huzurunda zilletle eğilmiş bir biçare olarak sana yalvarıyorum.
Ey Rabbimiz! bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.
Allah’ım, beni ve çocuklarımı namazı devamlı kılanlardan eyle, Ey Rabbimiz, dualarımızı da kabul eyle, hesap günü beni, annemi babamı ve bütün Müslümanları bağışla. Müslümanları dinlerinde daim eyle, hayat şartlarını kolaylaştır. Onlara güven ver, borçlarını ödemede kolaylık ver. Hastalarına şifa ver. Uzakta olanlarına selamet ver. Gönüllerine ferahlık ver. Kalplerindeki kin ve nefreti gider. Onları birbirine ısındır.Peygamberlerinin yolunda sabit kıl. Düşmanlarına karşı onların yardımcısı ol Allah’ım!.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Evzci (R.A.) der ki. «Duydugumuza göre ölü tekrar dirilip mezarindan dogrüluncaya kadar, ölüm acisi çekmeye devam eder.»
Seddat Ibni Evs (R.A.) der ki; «Mü'min için dünya ve âhiretin en korkunç olayi ölümdür. Onun acisi, testere ile biçilmekten, makas ile dogranmaktan ve kazanda kaynamaktan daha siddetlidir. Eger ölü diriltilerek yasayanlara basindan geçenleri anlatsa, dünyalilar ne yiyip içip eglenebilir ve ne de uykudan tad alabilirdi.»
Zeyt Ibni Eslem'den, o da babasindan naklen rivayet olunur ki: «Mü'min dünyadaki ameli ile ulasabilecegi derecelerden birisine ulasamamissa kendisine siddetli ölüm acisi çektirilir de ölümün sarsinti ve acisi sayesinde cennetteki derecesini elde eder.
Kâfirin de karsiligi verilmemis bir iyiligi varsa cani kolay alinir da iyiliginin sevabini tüketerek cehenneme gönderilir.»
Bir çok agir hastalara ölmek üzere iken neler hissettiklerini sormayi aliskanlik haline getiren bir ma'rifet ehline komada iken:
«Sen ölümü nasil buluyorsun?» diye sorarlar. Cevabi söyle olur: "sanki gökler yere kapaklanmis ve sanki canim ignenin deliginden çikiyor."
..
Evzci (R.A.) der ki. «Duydugumuza göre ölü tekrar dirilip mezarindan dogrüluncaya kadar, ölüm acisi çekmeye devam eder.»
Seddat Ibni Evs (R.A.) der ki; «Mü'min için dünya ve âhiretin en korkunç olayi ölümdür. Onun acisi, testere ile biçilmekten, makas ile dogranmaktan ve kazanda kaynamaktan daha siddetlidir. Eger ölü diriltilerek yasayanlara basindan geçenleri anlatsa, dünyalilar ne yiyip içip eglenebilir ve ne de uykudan tad alabilirdi.»
Zeyt Ibni Eslem'den, o da babasindan naklen rivayet olunur ki: «Mü'min dünyadaki ameli ile ulasabilecegi derecelerden birisine ulasamamissa kendisine siddetli ölüm acisi çektirilir de ölümün sarsinti ve acisi sayesinde cennetteki derecesini elde eder.
Kâfirin de karsiligi verilmemis bir iyiligi varsa cani kolay alinir da iyiliginin sevabini tüketerek cehenneme gönderilir.»
Bir çok agir hastalara ölmek üzere iken neler hissettiklerini sormayi aliskanlik haline getiren bir ma'rifet ehline komada iken:
«Sen ölümü nasil buluyorsun?» diye sorarlar. Cevabi söyle olur: "sanki gökler yere kapaklanmis ve sanki canim ignenin deliginden çikiyor."
Günün hadisi: Hz. Hafsa radıyallahu anha anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ben Bedir ve Hudeybiye'ye katılanlardan hiç kimsenin cehenneme girmemesini ümid ederim" buyurdular. Ben: "Ey AIlah'ın Resülü! Allah Teala hazretleri: "Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Bu senin Rabbin katında kesinleşmiş bir hükümdür" (Meryem 71), buyurmadı mı?" dedim. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: "(Ey Hafsa!) Sen Allah'ın: "Sonra biz, Allah'tan korkup (O'na karşı gelmekten) sakınanları kurtarır, zalimleri de toptan orada bırakırız" (Meryem 72) buyurduğunu işitmedin mi?" buyurdu."
1 Nisan 2016 Cuma
Dua saati:Allah’ım, kederden, tasadan,âcizlikten, tembellikten,cimrilikten, korkaklıktan, borç altında ezilmekten, düşmanlara yenilmekten sana sığınırım.
Ey Rabbimiz!
Ey Rabbimiz! İbadetlerimizi, taatlerimizi kabul et. Şüphesiz ki sen dualarımızı işiten, niyetlerimizi bilensin, tevbelerimizi kabul et. Şüphesiz Sen, tevbeleri çokça kabul edensin.
Allah’ım, dinim, dünyam, çoluk çocuğum ve malım içinde sağlık ve afiyetle yaşamamı nasip eyle. Allah’ım, kusurlarımı ört, beni korktuklarımdan emin eyle.
Allah’ım, önümden, arkamdan, sağımdan solumdan, üstümden ve altımdan gelecek tüm kötülüklerden sana sığınırım. Allah’ım, vücuduma sağlık ver. Kulağıma sağlık ver, Senden başka ilâh yoktur..
Allah’ım, küfürden, fakirlikten, kabir azabından sana sığınırım. Senden başka ilâh yoktur.
Allah’ım, benim Rabbim sensin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Elimden geldiğince Sana verdiğim kulluk sözü üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve bu nimetlere karşı benim günah ve kusurlarımı itiraf ediyor, beni bağışlamanı diliyorum.Senden başka günahları bağışlayacak yoktur.
Allah’ım, kederden, tasadan,âcizlikten, tembellikten,cimrilikten, korkaklıktan, borç altında ezilmekten, düşmanlara yenilmekten sana sığınırım. Allah’ım, bu günün önünü salah, ortasını felâh, sonunu başarılı kıl.
Bize dünya ve ahiret iyiliği ver. Ey Merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım! Haksızlık etmekten, haksızlık edilmekten, saldırmaktan, saldırılmaktan, hata işlemekten, bağışlamayacağın bir günaha düşmekten sana sığınırım.
Ey Rabbimiz!
Ey Rabbimiz! İbadetlerimizi, taatlerimizi kabul et. Şüphesiz ki sen dualarımızı işiten, niyetlerimizi bilensin, tevbelerimizi kabul et. Şüphesiz Sen, tevbeleri çokça kabul edensin.
Allah’ım, dinim, dünyam, çoluk çocuğum ve malım içinde sağlık ve afiyetle yaşamamı nasip eyle. Allah’ım, kusurlarımı ört, beni korktuklarımdan emin eyle.
Allah’ım, önümden, arkamdan, sağımdan solumdan, üstümden ve altımdan gelecek tüm kötülüklerden sana sığınırım. Allah’ım, vücuduma sağlık ver. Kulağıma sağlık ver, Senden başka ilâh yoktur..
Allah’ım, küfürden, fakirlikten, kabir azabından sana sığınırım. Senden başka ilâh yoktur.
Allah’ım, benim Rabbim sensin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Elimden geldiğince Sana verdiğim kulluk sözü üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve bu nimetlere karşı benim günah ve kusurlarımı itiraf ediyor, beni bağışlamanı diliyorum.Senden başka günahları bağışlayacak yoktur.
Allah’ım, kederden, tasadan,âcizlikten, tembellikten,cimrilikten, korkaklıktan, borç altında ezilmekten, düşmanlara yenilmekten sana sığınırım. Allah’ım, bu günün önünü salah, ortasını felâh, sonunu başarılı kıl.
Bize dünya ve ahiret iyiliği ver. Ey Merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım! Haksızlık etmekten, haksızlık edilmekten, saldırmaktan, saldırılmaktan, hata işlemekten, bağışlamayacağın bir günaha düşmekten sana sığınırım.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, Gazali
..
Sahabilerden Ebû Hureyre'den (R.A.) rivayet edildigine göre, Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
«Müflis, kimdir, bilir misiniz?» Biz «Aramizda müflis, parasi, pulu ve mali kalmamis kimsedir yâ Rasûlallah diye cevap verdik. Bunun üzerine Peygamber
(S.A.V)´imiz söyle buyurdu.
"Ümmetimin asil müflisi. Kiyamet Günü Allah (CC)'in huzuruna namaz, oruç ve zekât ile geldigi halde falana küfrettigi, filâna iftira ettigi, berikinin malini yedigi, ötekinin kanini döktügü, bir baskasini dövdügü ortaya çiktigi için yaptigi iyiliklerin bir kismi falan, öbür kismi filâna verilen ve borçlari karsilanmadan iyiligi bittigi takdirde hak sahiplerinin günahlari kendisine devredilerek böylelikle cehenneme atilan kimsedir."
Böyle bir hesaplasma gününde basina gelecekleri söyle bir düsün. Çünki riyadan ve seytanin öbür tuzaklarindan kurtulmus bir iyiligin pek yok. Buna ragmen uzun bir süre içinde seytan tuzaklarindan ve riyadan kurtanlabilmis bir iyiligin sahibi olursan onun basina da haksizlik ettigin kimseler üsüsür ve onu hemencecik elinden alirlar.
Kendini dogru yoldan ayirmayarak devamli olarak gündüz oruç tutsan ve geceleri de namaz kilsan bile hemen hemen her gün bütün iyi amellerini silip götürecek kadar dedikodu yaptigini görürsün. Yedigin haramin, harami helâl mi oldugu kesinlesmemis davranislarin ve ibadetlerdeki kusurlarin ne olacak? Boynuzsuz hayvandan hak alinarak boynuzluya verilecek olan ince hesap günü haksizliktan kurtulmayi nasil umabilirsin?
..
Sahabilerden Ebû Hureyre'den (R.A.) rivayet edildigine göre, Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
«Müflis, kimdir, bilir misiniz?» Biz «Aramizda müflis, parasi, pulu ve mali kalmamis kimsedir yâ Rasûlallah diye cevap verdik. Bunun üzerine Peygamber
(S.A.V)´imiz söyle buyurdu.
"Ümmetimin asil müflisi. Kiyamet Günü Allah (CC)'in huzuruna namaz, oruç ve zekât ile geldigi halde falana küfrettigi, filâna iftira ettigi, berikinin malini yedigi, ötekinin kanini döktügü, bir baskasini dövdügü ortaya çiktigi için yaptigi iyiliklerin bir kismi falan, öbür kismi filâna verilen ve borçlari karsilanmadan iyiligi bittigi takdirde hak sahiplerinin günahlari kendisine devredilerek böylelikle cehenneme atilan kimsedir."
Böyle bir hesaplasma gününde basina gelecekleri söyle bir düsün. Çünki riyadan ve seytanin öbür tuzaklarindan kurtulmus bir iyiligin pek yok. Buna ragmen uzun bir süre içinde seytan tuzaklarindan ve riyadan kurtanlabilmis bir iyiligin sahibi olursan onun basina da haksizlik ettigin kimseler üsüsür ve onu hemencecik elinden alirlar.
Kendini dogru yoldan ayirmayarak devamli olarak gündüz oruç tutsan ve geceleri de namaz kilsan bile hemen hemen her gün bütün iyi amellerini silip götürecek kadar dedikodu yaptigini görürsün. Yedigin haramin, harami helâl mi oldugu kesinlesmemis davranislarin ve ibadetlerdeki kusurlarin ne olacak? Boynuzsuz hayvandan hak alinarak boynuzluya verilecek olan ince hesap günü haksizliktan kurtulmayi nasil umabilirsin?
Günün hadisi:Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Ölü kabre konulur. Salih kişi, kabrinde korkusuz ve endişesiz oturtulur. Sonra kendisine: "Hangi dinde idin?" denilir. "İslâm dinindeydim" der. "Şu adam nedir?" denilir. "O, Allah'ın Resülü Muhammed'dir, bize Allah indinden açık deliller getirdi, biz de onu tasdik ettik" der. Ona: "Allah'ı gördün mü?" denilir. O: "Allah'ı görmek hiç kimseye mümkün ve muvafık değildir" der. Bu safhadan sonra cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar, ateş alevlerinin birbirini kırıp yok etmeye çalıştığını görür. Kendisine: "Allah'ın seni koruduğu ateşe bak!" denilir. Sonra ona cennet cihetinden bir delik açılır ve onun güzelliklerine ve içinde bulunan (nimet)lere bakar. Kendisine: "İşte senin makamın!" denilir ve yine ona: "Sen bunlar hususunda yakîn (kesin iman) sahibi idin. Bu iman üzere öldün, bu iman üzere yeniden diriltileceksin inşaallah!" denilir.
Kötü adam da kabrinde korku ve endişe ile oturtulur. Kendisine: "Hangi dinde idin?" diye sorulur. "Bilmiyorum" diye cevap verir. Kendisine: "Bu adam kimdir?" denilir. Halkı dinledim, bir şeyler söylüyorlardı, onu ben de söyledim" der. Ona cennet cihetinden bir delik açılır. Cennetin güzelliklerine, içinde bulunan nimetlerine bakar. Ona: "Allah'ın senden uzaklaştırdığı şu cennete bak!" denilir. Sonra ona cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar. Alevlerin birbirini yeyip yoketmekte olduğunu görür. Ona: "İşte makamın burasıdır. Sen cehennemin varlığı hususunda şekk (ve inkâr) içerisinde idin, bu şekk üzere öldün ve bu şekk üzere diriltileceksin inşaallah!" denilir."
Kötü adam da kabrinde korku ve endişe ile oturtulur. Kendisine: "Hangi dinde idin?" diye sorulur. "Bilmiyorum" diye cevap verir. Kendisine: "Bu adam kimdir?" denilir. Halkı dinledim, bir şeyler söylüyorlardı, onu ben de söyledim" der. Ona cennet cihetinden bir delik açılır. Cennetin güzelliklerine, içinde bulunan nimetlerine bakar. Ona: "Allah'ın senden uzaklaştırdığı şu cennete bak!" denilir. Sonra ona cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar. Alevlerin birbirini yeyip yoketmekte olduğunu görür. Ona: "İşte makamın burasıdır. Sen cehennemin varlığı hususunda şekk (ve inkâr) içerisinde idin, bu şekk üzere öldün ve bu şekk üzere diriltileceksin inşaallah!" denilir."
Ta-ha süresi :127. İşte (haddi aşarak ömrünü) isrâf eden ve Rabbinin âyetlerine îmân etmeyeni böyle cezâlandırırız. Âhiretin azâbı ise, elbette daha şiddetli ve daha devamlıdır.
128. Onlardan önce (yaşamış) olan nice nesilleri (böyle zulümleri sebebiyle) helâk edişimiz, kendilerini hâlâ yola getirmedi mi? (Hâlbuki) onların meskenlerinde dolaşıyorlar. Şübhe yok ki bunda, (doğru) akıl sâhibleri için nice ibretler vardır.
129. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz (bir hüküm) ve ta‘yîn edilmiş bir ecel (kıyâmet vakti) olmasaydı, (bunlara da azab) elbette (hemen) lâzım olurdu.
128. Onlardan önce (yaşamış) olan nice nesilleri (böyle zulümleri sebebiyle) helâk edişimiz, kendilerini hâlâ yola getirmedi mi? (Hâlbuki) onların meskenlerinde dolaşıyorlar. Şübhe yok ki bunda, (doğru) akıl sâhibleri için nice ibretler vardır.
129. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz (bir hüküm) ve ta‘yîn edilmiş bir ecel (kıyâmet vakti) olmasaydı, (bunlara da azab) elbette (hemen) lâzım olurdu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)