31 Mart 2019 Pazar

--------------------------
Sonuç
  Şems
süresi:
  •  İnsana fucur ve takva tohumunu veren Allah(cc), onun hangisini yeşertip büyüteceğine bakacak ve ona göre insanı değerlendirecektir. Bu yolda da yol gösterici olarak peygamberlerinini göndermiş, ama bu çağrıya uymayan veya dikkate almayanları da cezalandırmaktan çekinmemiş, insanları uyarmıştır. Aynı benzer kötü sonlara ulaşmamak için, insana düşen görev; ilahi mesajın yol göstericiliği ile, takva tohumunu yeşertmek ve büyütmektir.
Çalışma 11-15:
  •   Allah(cc)'ın insan doğasına yerleştirdiği fucur ve takva, tek başına insanın iyi ile kötü arasındaki ayrımı yapımasına yetmediğininden, bu yolda bir yol göstericiye ihtiyaç olup, Onlar da Allah(cc)'ın peygamberleri vasıtasıyla ilettiği ilahi mesajıdır. Bundan dolayı Allah(cc), açık ve net mesajını peygamberleri vasıtasıyla her devirde, bir yol gösterici olarak indirmiş ve onunla insanların nasıl mutlu sona ulaşacaklarını net bir şekilde açıklamıştır. Salih (as) da Semud kavmine gönderilmişti. Amam onlar, azgınlıkta sınırı tanımayan bir kavimdi ve Allah(cc) onları, günümüzde, çok basit gibi gelecek bir olayla sınadı; Dişi bir deveye su içirmek. Ama onlar azgınlık konusunda o kadar ileri gittiler ki, en azgınları bir kötülüğe yeltendiğinde kavminin diğer mensupları da ona bir şey demedi, engellemedi. Bundan dolayı 14. ayette, vahşice öldürme fiili onlar yaptı diye bütün kavme yükleniyor ve sonucunda cezayı da toplu görüyorlar. Aslında burada şöyle bir incelikte var; her ne kadar bir kötülük tek bir şahıs tarafından yapılsa da, muhakkak, firavun kavminde olduğu gibi, yapanı destekleyen, Kuran tabiri ile, mahmuzlayan birileri vardır ve bundan güç kuvvet alan azgınları da çirkin fiilleri yapar ve kendisi ile birlikte destekleyicilerini de yakar; Suç ortağı olarak hepsi yapılan kötülükten mesuldur.
    Mesaj net; nasıl önceki kavmiler de sınandı, her zaman diliminde Allah(cc) insanları deneyecek ve  yaptıkları veya destek oldukları ile de onlara fiillerinin sonucunu verecektir. Yol gösterici peygamberleri yalanlamanın bir faydası olmayacak, bu insanı sadece felakete götürecektir. Her ne kadar, azgınlar ve onların destekçileri, yaptıkları kötü fiilerin neticesinin ne olacağını bilememelerinden dolayı bir korkuyu içlerinde her zaman barındırmalarına rağmen, Allah(cc) bir kavmi yok ederse, bundan endişe de duyacağını son ayet olarak belirtmiştir. Artık dileyen mesajı alsın!.

30 Mart 2019 Cumartesi

Çalışma 2-10-ek:
  • O zaman, fucur (ف ج ر ) ve takva (و ق ي) nedir?
  • Fucur (ف ج ر ), aslen yarmak, bölmek (cleave,break up,to crack open) anlamı var.  Bir bakıma karanlığı yarıp yeni doğan günün ilk anlarına fecir denmesi de ondan olsa gerek.  Ama Kuran'da kullanıldığı hali ile, anlamı; ahlaksız ve hayasızca davranış sergilemek (act immorally or sinfully), utanmaz ve edepsiz (be profligate) ce davranmak. Bir bakıma insana fıtraten verilmiş olan edepli ve ahlaklı davranış sergileme özelliğini kırıp ortaya ahlaksızlık ve hayasızlık saçmak bu kelimenin kökünden gelen davranış modeli.
    Lughat-ul-Quran'da çok güzel bir açıklaması var: f-j-r yırtıp açmak, dolayısıyla fujuraha, insan kişiliğinin yırtılması veya bütünlüğünün bozulması. (فَجَرَ  (fajar): to tear apart. Therefore for human personality to “ٌ فجُُوْر ” (fujuraha) or “tear apart” would mean disintegration. )
  • Takva (و ق ي), ise bir bakıma fucur'un tersi olarak kullanılabilir. Yani davranışlarda, kişilik olarak bir bütünlük ve sorumluluk sergilemek. İffetli ve erdemli davranış sergilemek ve bu yolda sorumlulukla davranmak takva kavramına giren davranış modelleri.

    Gece/gündüz, yer/gök, iyi/kötü gibi herşey zıttı ile bir anlam taşırken, insanda da fucur/takva bir bakıma birbirinin zıttı olarak bulunuyor. Kişilikteki bu iyi/kötü ayrımını insanın kendisinin, bir bakıma fıtri olarak yapması da imkansız gibi. Sorumluluk bilinci kazanıp, iyi/kötü ayrımı yapabilmek için, içinde yaşadığı toplumun değer yargıları da burada işe yaramayacak, çünkü değer yargıları toplumdan topluma değişecek. Dolayısıyla bir yol göstericiye ihtiyaç var, ki o da Kuran. Kuran, insana, bu yolda nasıl düşünmesi gerektiğini öğretiyor ki, iyi/kötü ayrımı Allah(cc)'ın istediği gibi yapılabilsin ve düşünce ve davranışlarda bir tutarlılık olsun.


29 Mart 2019 Cuma

Çalışma 2-10:
  •  Nasıl yer gök,gece gündüz,güneş ay, farklı ise, iyi ile kötü de hem etkileri hem sonuçları itibarı ile farklıdır. Allah(cc), insana hem fucur hem takva yerleştirmiştir. Kim kendini temizlerse kurtuluşa ermiş olur.
Çalışma 1:

Şems  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
2. Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
3. Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
4. Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
5. Göğe ve onu bina edene andolsun,
6. Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
7, 8, 9. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
10. Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
11. Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.
12. Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
13. Allah'ın Resülü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
14. Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
15. Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

28 Mart 2019 Perşembe

--------------------------
Sonuç
  Kadir
süresi:
  •  Ey muhatap, Allah(cc)'ın peygamberleri vasıtasıyla sana ilettiği mesajı o kadar önemli ki, inmeye başladığı gün(gece) bir ömre bedel. Seni bütün ruhi ve manevi kötülüklerden koruyacak bu mesajı al, bu fırsatı değerlendir. Bu dünyadaki ömrüne bedel fırsatı değerlendir ki, sonsuz bir hayatı kazan.
Çalışma 1:

Kadir  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
3. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.
5. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

--------------------------
Sonuç
  Abese
süresi:
  •  Ağlanacak haline gülen, kalbi kararmış, davranışları da hep kötülük ve ahlaksızlık üzere adeta programlı kişiler, Allah(cc) dünyayı neden yarattığını ve imtahan sırrını göremeden, her şeyin net bir şekilde ortaya döküleceği O güne kadar hiç bir şeyin farkında olmadan gün geçirirler. O gün pişmanlık veya dünyada iken önem verilen şeylerden kaçmak bir fayda sağlamaz. Artık imtahan bitmiş değerlendirme zamanı gelmiştir. Kimi sevinçli, kimi de gördüklerinden kararmış bir şekilde kendi sonunu hazırlamıştır. İnsana düşen vazife, daha dünyada iken Allah(cc)'ın peygamberleri vasıtasıyla ilettiği mesajını ciddiye alıp onu anlamak ve Allah(cc)'ın istediği gibi bir hayat sürdürmektir. Bu yolu Allah(cc) kolaylaştırmış ve ihtiyacı olan herşeyi tastamam yoluna serivermiştir. Her ne kadar eksik ve kusurları ile insan, bu yolda çaba gösterir ve ilerler se, Allah(cc) da insana yardım edecek onu mutlu sona ulaştıracaktır. Hesap günü gülenlerden eyle bizleri de, Ey yüce Rabbim.! Amin.

27 Mart 2019 Çarşamba

Çalışma 33-42:
  •    İnkarcı ve kötülük peşinde ısrarla koşan hayasızlar, Allah(cc)'ın nasıl bir hayat döngüsü kurduğunu ve dünyanın gelip geçici bir imtahan alanı olduğunu unutup, daha doğrusu, görmezden gelip, dünyaya sarılırken, O gün geldiğinde, bu değer verdikleri dünyalıklar dan telaşla kaçacaklar, kimse kimseyi görecek mecali kalmayacak, herkes kendi tasasına  düşecek. O gün artık herşey net olacak; kimi aldığı haberle sevinçli, kimi de vahim sonunu görerek bitmiş. Kalpleri inkarla, davranışları da hep kötülük ve ahlaksızlık üzere şekillenmiş insanlar, bir gün gelip yapıp ettiklerinin faturasını ödeyeceklerini bilseler di, Allah(cc)'ın kainat kitabını da doğru okur, dünyada daha işin farkına varır, bu davranışlarında vazgeçerlerdi. Ama inkarcılık ve hayasızlık artık insanda bir tabiat haline gelince, onun yaptığı her iş onu hüsrana götürür. O, neden ve nasıl yaratıldığını unutup, Allah(cc)'ın peygamberleri aracılığı ile ilettiği mesajını görmezden gelip, veya ciddiye almadan,  dünyada nasıl yaşadığını ve Allah(cc) ne nimetler verdiğini ve ne kadar da aciz olduğunu düşünmeden, bir ömür geçirir ve sonuçta, O gün gelip çatınca, dönülmez son görünür.
    Ey yüce Rabbim, O gün gelip, ağlayıp çırpınmadan, bugün ağlanacak halimizi görüp kendimizi düzeltmek ve senin istediğin gibi olma yolunda ilerlemek bize nasip et ve bu yolda bize yardım et. Biz, aciz, zayıf ve çaresiz kullarınız, Sen'in yardımın olmadan biz bir hiç'iz. Ne olursun, bizleri bırakma. Ağlanacak haline gülüp duran, kalbi kararmış, davranışları kötülük ve ahlaksızlık üzere adeta programlı kimseleri de bizlerden uzak tut. Amin!.

26 Mart 2019 Salı

Çalışma 24-32:
  •   İnsanın sadece yediği içtiği nimetlere bakıp onların nasıl yetiştiği ve büyüdüğünü düşünse bile, Allah(cc)'ın nasıl bir hayat döngüsü yarattığını anlar ve yeniden Hesap günü onu dirilterek hesaba çekeceğini bilir. Ayrıca bu nimetlere ne kadar muhtaç olduğunun farkında olan insan da, Allah(cc)'a o kadar şükreder ve kulluk eder.

25 Mart 2019 Pazartesi

Çalışma 17-23:
  •   Ne kadar zayıf, aciz ve hiç bir şey olmayann insan nasıl da kendini mahfediyor!. Allah(cc) onu en güzel şekilde yaratmış, hayatını kolaylaştıracak ve yaşamasını sağlayacak bütün donanımları en güzel şekilde vermiş, ama o, Allah(cc)'ın istediği gibi olmaya çabalamamıştır. İnsanı nasıl yaratıp bu dünyada yaşattı ise, öldürecek ve sadece O'nun bildiği bir zamanda tekrar Hesap gününde yaratacaktır.

24 Mart 2019 Pazar

Çalışma 11-16:
  •   Kuranda bir çok yerde tekrarlanan, Kuranın özellikleri burada da hatırlatılıyor; ögüt ve uyarı. Dileyen ögüt alır olarak çevrile 12 ayette (فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ) geçen z-k-r anlam olarak aslen, hatırlama, anımsama, yeniden aklına getirme (remember,recall,recollect) gibi anlamları var. Aslında bu aynı zamanda insanın, fıtraten, Kuran'ın üzerinde durduğu ilkelere aşina olduğunu fakat sonradan bozulmayla unutulduğu, ve fıtraten var olanları Allah(cc) zaman zaman peygamberleri vasıtasıyla tekrar tekrar hatırlattığına da bir atıf olarak algılanabilir belkide. Allah(cc) bilir.

23 Mart 2019 Cumartesi

Çalışma 2-10:
  •  Bir çok tefsir ve mealde ilk ayetlerde, yüzünü ekşitip sırtını dönenin, Peygamber efendimiz(sav) olduğu şeklinde açıklamalar yapılmış ve Tirmizi'nin Hz. Ayşe(ra)'den naklettiği hadis delil olarak gösterilmiştir. Bu surenin iniş sırasında (Mekke'de ilk yıllar), Hz. Ayşe(ra) belki daha çok küçüktü, bilemiyorum ama, Allah(cc)'ın mesajını iletmek gibi çok ciddi bir sorumluluğu yüklenmiş, bu yolda bir çok sıkıntı, zorluk ve engelle karşılaşmış ona rağmen yılmadan mücadele etmiş, ve aynı zamanda çok yumuşak ve nazik olduğunu söylediğimiz, biri olarak, Peygamber efendimiz(sav) atfedilen 'yüz ekşitti ve çevirdi' atfı pek doğru değil gibi geliyor. Ali Ünal'ın  ve bazı diğer tefsir ve mealcilerin de belirttiği gibi, yüzünü ekşitip çeviren, Peygamber efendimiz (sav) değil, o sırada karşısındaki kureyş kabilesinden olan mağrur kişidir. Ama surenin devamında, Allah(cc)'ın mesajını iletmede dikkat edilmesi gereken belki de en önemli yöntem konusunda muhatap uyarılıyor. Malı, mülkü, parası, makamı var diye beklenti içinde olarak biriyle ilgilenip ona Allah(cc)'ı anlatmaya çalışırken, gerçekten Allah(cc)'ı tanımak isteyeni pas geçmeyin.
Çalışma 1:

Abese  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
 
1, 2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8, 9, 10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
13, 14, 15, 16. O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
17. Kahrolası (inkarcı) insan! Ne nankördür o!
18. Allah onu hangi şeyden yarattı?
19. Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
20. Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
21. Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
22. Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
23. Hayır hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
24. Herşeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
25. Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
26. Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
27, 28, 29, 30, 31, 32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
33, 34, 35, 36, 37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
38. O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
39. Gülerler, sevinirler.
40. O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
41. Onları bir siyahlık bürür.
42. İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.

22 Mart 2019 Cuma

--------------------------
Sonuç
  Necm
süresi:

  •  Ağlanacak haline gülen muhataba bir uyarıdır; Allah(cc), geçmiş kavimlere de aynen peygamberleri vasıtasıyla ilettiği mesajını sizlere de iletmiştir. Kendi uydurduğunuz değer yargıları ile oluşturduğunuz din anlayışını bir tarafa bırakın.  Gerçeğin ne olduğunu bilen ve belirleyen Allah(cc)'dır, onu da peygamberleri vasıtasıyla ilettiği kitaplarda bildirmiştir. Siz, yapıp ettiklerinizin faturasını ödeyeceğinizin farkında değilsiniz. Son söz Allah(cc)'ındır, ve O engin bir merhamet sahibidir. Geçmiş kavimlerin azgınlıkları ve zulümleri onları nasıl helaka sürükledi ise, siz de aynı yanlışlıkları yapmaktan sakınmaz ve kaçınmaz iseniz sonunuz da aynı olur. Bu Allah(cc)'ın koyduğu kuraldır. Dolayısıyla, hesap günü yaklaştı. İşte şimdi uyarıldınız. 'Benim haberim yoktu' diyebilecek durumda değilsiniz artık. Bırakın bu tutumunuzu da, Allah(cc)'a teslim olun O'na kul olun.
    Allahım, şu aciz, zayıf ve bir o kadar da bilgisiz kuluna yardımını hiç esirgeme, Sen'siz biz darmadağın oluruz, buna izin verme, Ya Rab!. 

21 Mart 2019 Perşembe

Çalışma 55-62:
  •  Durum tesbiti ve uyarılardan sonra, son söz şudur ki;
    • Hesap günü yaklaşıyor, geçmiş kavimlerin de uyarıldığı gibi, işte, siz de uyarıldınız, bunda şaşılacak bir şey yok. Ağlanacak halinize gülüyorsunuz. Bırakın bu tutumunuzu da, Allah(cc)'a tümüyle teslim olun ve kulluk edin.
Çalışma 32-54:
  •  Üçüncüsü de; Kuran indirilmeye başlamadan binlerce yıl öncesinden beri insanlara, çeşitli peygamberler vasıtasıyla iletilen gerçek dinin bazı temel kuralları hatırlatılıyor. Kuranda bir çok kez belirtilen gerçek tekrarlanıyor; Bu yeni bir şey değil, önceki peygamberler de aynı temel dini kaideleri ilettiler. Ad, Semud ve Nuh kavmi gibi gelmiş geçmiş bir çok topluluğu, azgınlıkları ve zalimlikleri dolayısıyla, Allah(cc) nasıl helak etmiş olduğunu biliyorsunuz. Şimdi siz de aynı yanlışları yapmaktan sakınmaz ve kaçınmaz iseniz, sonunuz da aynı olur.
Çalışma 30-32:
  •  İkincisi, göklerdeki ve yerdeki herşey Allah(cc)'ındır. Kimin doğru yolda, kimin sapıtmış olduğunu Allah(cc) bilir. Hiç bir şey ondan saklanamaz, O'na gizli kalmaz. İyilere iyilikle, kötülere de ceza ile karşılık verecek O'dur.  Hiç kimse kendini temize çıkarmasın, son söz Allah(cc)'ındır. Büyük günah ve çirkin işlerden uzak duranların, küçük ufak tefek kusur ve günahlarını, engin merhameti ve bağışlaması ile affedecektir.
Çalışma 19-29:
  • Vahyin nasıl ve kime, kim vasıtasıyla iletildiği, kısaca, giriş olarak açıklandıktan sonra üç temel durum tesbiti yapılıyor;
  • Birincisi, muhatap, mevcut durum hakkında hatırlatma yapılarak uyarılıyor;  İnanç olarak kafalara yerleştirilen ve aslında keyfi ve kişisel uydurulmuş putlardan ve değerlerden oluşan (eskiden Lat, Uzza, Menat vb. idi, şimdi Masa, Nisa, Kasa vb. gibi değişebilir farketmez) bir din anlayışı oluşturmuşunuz. Allah(cc) ile aranıza, şefaatçı ve kayırıcı olacak değerler uydurmuşunuz. Kendi dilek ve temennilerinizi, gerçekmiş gibi öne sürüyorsunuz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu, kişisel düşünceleriniz ve tahminleriniz belirleyemez. Size gerçek sunulduğu zaman, onu yalanlama ve size ileteni türlü türlü kötü sıfatlarla etiketlemeye çalışıyorsunuz. Böyle davranmanızdaki en temel sebep, ahiret inancınızdaki yanlışlık ve zayıflık; siz yapıp ettiklerinizin faturasını ödeyeceğinizin farkında değilsiniz. 

20 Mart 2019 Çarşamba

Çalışma 10-18:
  •   Peygamber efendimiz(sav), bir bakıma O'nu gönderen Allah(cc)'ın büyüklüğünün bir nişanesi olması itibariyle, Cebrail (as)'i asli formunda görmüş ve Allah(cc)'ın vahyini ondan almıştır. Bu konuda tartışma bir sonuca götürmeyecek, fayda sağlamayacaktır.

19 Mart 2019 Salı

Çalışma 5-9:
  •  Peygamber efendimiz(sav)'e vahyi , son derece kuvvetli ve donanımlı Cebrail(as) getirdiği de burada vurgulanıyor.
Çalışma 2-4:
  •  Peygamber efendimiz(sav)'in sadece vahyi ilettiği, sapmadığı ve aldanıp yanlış yola girmediği üzerine Allah(cc) yemin ediyor. Heva ve hevesine göre konuşmadığı ve din adına ne iletiyorsa, katıksız, Allah(cc)'ın vahyi olduğu vurgulanıyor. (Bir bakıma buradan, peygamber efendimiz(sav) büyü vb. şeylerin yapılmasının imkansızlığı da belirtilmiş olmuyor mu?, Peygamber efendimiz(sav)'e isnad etmeye çalıştıkları; büyülenmiş, aldanmış, sihirbaz vb. tanımlamalar da çürütülmüyor mu?, yoksa etkisi olan bir şey yapsalardı, söylediğinde tutarlılık olur muydu?)
Çalışma 1:

Necm  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
3. O, nefis arzusu ile konuşmaz.
4. (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
5, 6, 7. (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
8. Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.
9. (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
10. Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.
11. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.
12. (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
13. Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.
14. Sidretü'l Müntehâ'nın yanında.
15. Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.
16. O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
17. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
18. Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.
19, 20. Lât ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
21. Erkek size de, dişi O'na mı?
22. Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.
23. Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler)yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.
24. Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır?
25. Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır.
26. Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
27. Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.
28. Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
29. Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
30. İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.
31. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.
32. Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.
33, 34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
35. Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?
36, 37. Yoksa, Mûsâ'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
38. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.
39. İnsan için ancak çalıştığı vardır.
40. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
41. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.
42. Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
43. Şüphesiz O güldürür ve ağlatır.
44. Şüphesiz O öldürür ve diriltir.
45, 46. Şüphesiz O iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.
47. Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
48. Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
49. Şüphesiz O, "Şi'râ'nın Rabbidir.
50, 51. Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
52. Daha önce de Nûh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
53, 54. O, "Mu'tefike"yi6 de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
55. O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!).
56. Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
57. Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı.
58. Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.
59, 60, 61. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
62. Haydi Allah'a secde edin ve ona kulluk edin.

18 Mart 2019 Pazartesi

--------------------------
Sonuç
  İhlas
süresi:
  •  İbn Kesir'in naklettiğine göre ; İmâm Gazzâlî merhum, Cevahir el-Kur'ân'da der ki: Kur'ân'ın asıl görevi; Allah'ı bildirmek, âhireti bildirmek, sırât-ı müstakimi bildirmektir. Asıl bilgi bu üçünün bilgisidir. Geriye kalanlar buna bağlıdır. İhlâs sûresi bu üçten birini ihtiva eder ki bu, Allah'ı tanımak, O'nun kudsiyyetini kabul edip cins ve tür bakımından her türlü ortaklıktan uzak olarak O'nun birliğini açıklamaktır.
    Allah(cc)'ın kim olduğu konusunda zihinlerdeki soru işaretlerine bir cevap olacak nitelikteki bu sure, net olarak Allah(cc)'ı ve onun en temel sıfatlarını anlatır. O Allah(cc)'tır, doğmamış, doğurtmamış, hiç bir şeyle mukayese edilemeyecek olan da O'dur. İlk (
    قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ) ve Son (وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ) ayetteki, Ehad dikkat edilirse, belirlilik El takısı ile gelmemiştir, yani bir bakıma Allah(cc)'ın bu özelliğinin tam olarak algılanması imkansızdır denmektedir.
Çalışma 1:

İhlas  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. De ki: "O, Allah'tır, bir tektir."
2. "Allah Samed'dir. (Her şey O'na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.)"
3. Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir)."
4. "Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir."

17 Mart 2019 Pazar

--------------------------
Sonuç
  Nas
süresi:
  •  Korunma sureleri olarak bilinen Felak ve Nas sureleri, iç ve dış kışkırtıcıların adeta bir özeti gibidir. Felak suresinde, insanın dış kışkırtıcıları ve korunması gereken profiller tanımlanırken, Nas suresinde de iç etkenler belirtiliyor. En önemlisi de (الْوَسْوَاسِ) vesvese. Vesvese anlam olarak; takıntılı,tedirgin (obsessed), şüpheci (suspicious), aşırı kaygılı (over-concerned) olma halini ifade ediyor. Vesevese hali, insanın davranışlarını etkileyen en önemli parametre, bunu bilen şeytan da, insana sadece vesvese veriyor, gerisi insanda, kulağından tutup götürmesi gerekmiyor. İnsanın ruh haleti ne olursa olsun,mutlu da üzüntülü de olsa, şeytan insana vesvese vermede hiç geri durmuyor, tek istisna, Allah(cc)'ı anma hali. Peki vesveseyi nereye veriyor? Bu surede (الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ) vesvese gögüslere veriliyor diyor. Genelde çevirilerin çoğunda; bu ayet ; insanların kalplerine vesvese veren şeklinde çevrilir ,fakat şu da sanırım dikkat edilmesi gereken nokta ki; Kuranda, insanın diğer canlılardan ayıran temel düşünme/düşünebilme yetisi şu üç kavramla oluşturuluyor: Akıl, Kalp ve Sudur. Bu üçü de bir çok yerde ayrı ayrı zikredilmiş, dolayısıyla aynı şeyi ifade ediyor olmaları veya birbirinin yerine kullanılıyor olmaları zor. Şeytan insanın suduruna vesvese veriyor. İleri de bu kavramları daha detaylı konuşacağız.
    Ey yüceler yücesi Rabbim,her şeyin sahibi,yüce Allah! şeytanın her türlü vesvesesinden sana sığınırız, şu aciz, zayıf, garip kulunu koru.Amin.

16 Mart 2019 Cumartesi

Çalışma 1:

Nas  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4, 5, 6. De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

15 Mart 2019 Cuma

--------------------------
Sonuç
  Felak
süresi:
  •   Allah(cc)'tan başka sığınılacak yer yok. O'nun yarattıklarından, yine ona sığınıyoruz. Ama temelde, üç tip profil hasta kişilikli olup diğer insanlara zararı olur. Bunlar, karanlığı (yani neyin ne olduğu belli olmayan ortamı) seven tipler, boş işlerle uğraşan ve hased taşıyan tiplerdir. Allah(cc) bu tür tiplerin hayatımıza katacağı kötülüklerden bizleri korusun. Amin.!

14 Mart 2019 Perşembe

Çalışma 1:

Felak  süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4, 5. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

13 Mart 2019 Çarşamba

--------------------------
Sonuç
  Fil
süresi:
  •  Hepimizce malum olan meşhur fil vakasını duymayan yoktur.  Peygamber efendimiz(sav)'in doğumundan 50-55 gün kadar önce gerçekleştiği söylenen ve dolayısıyla peygamberliği sırasında olayın canlı şahitlerinin de bulunduğu göz önünde bulundurulursa; Bu hadise hatırlatılarak, din düşmanları uyarılıyor ve Allah(cc)'ın dinini koruyacağı hatırlatılıyor. İnaçsızların her türlü hilelerinin boşa gideceği, Allah(cc)'ın orduları karşısında hiç bir şeyin dayanamayacağı vurgulanıyor. Boşa Allah(cc)'a muhalefet yapmayın, hiç bir şey başaramazsınız, kendinize yazık olur deniyor. Bir çok tefsirci ve meal çevirisi yapan, sürede geçen kuşlar ve attıkları taşlar gibi kavramları farklı şekillerde yorumlamışlar kendilerine göre de gerekçeler öne sürmüşlerdir. Fakat, sanırım asıl mesele, Allah(cc)'ın dinine ve onu temsil eden değerlere düşmanlık yapanları, çeşitli orduları vasıtasıyla nasıl darmadağın yapacağı ve onları bozguna uğratacağıdır.
    Allah(cc) bizleri doğru yol üzere kaim kılsın ve her türlü sapma ve sapıklıktan uzak eylesin.Amin.!
Çalışma 1:

Fil süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1. Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
2. Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
3, 4, 5. Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

12 Mart 2019 Salı

--------------------------
Sonuç
  Kafirun
süresi:
  •  Evet, inanç pazarlık konusu yapılabilecek ve  değer biçilebilecek bir konu değildir. Herkes inandığı şeyin peşinden gider, dolayısıyla neye inandığınıza iyi dikkat edin.
    İbn Kesiri'in naklettiği ve Ebu'l-Abbas İbn Teymiyye'nin bazı kitaplarında bu sure ile ilgili açıklamaları çok yerinde: Burada tekrarlanan cümlelerden birincisi fiil cümlesi, ikincisi de isim cümlesidir. Sanki hem fiili, hem de fiile kabiliyeti red anlamındadır. Bunun mânâsı; hem fiilin vukûunun, hem de şer'an mümkün oluşunun nefyidir. Bu da güzel bir görüştür. Allah en iyisini bilendir.
    Kuranda, değişik ayetlerde Ey insanlar, Ey inanalar vb. hitaplar ile, Allah(cc) muhatap aldığı topluluğa direkt hitap ederken burada, ilk defa (
    قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ) kul: diyerek, peygamber efendimiz(sav)'in ve aynı zamanda inananların söylemesini istemiştir. Bir bakıma Allah(cc), kafirleri  muhatap kabul etmeyeceğini de söylemektedir. İnanan insana da düşen, inanç konusunda net olmaktır. Bu değerler pazarlık yapılabilir konular değildir.
    Allah(cc) bizlere, her türlü şek ve şüpheden uzak net bir iman ve son nefesimize kadar onda sebat etmek nasip etsin. Amin!.
Çalışma 1:

Kafirun süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1. De ki: "Ey Kâfirler!"
2. "Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem."
3. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz."
4. "Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim."
5. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz."
6. “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”

11 Mart 2019 Pazartesi

--------------------------
Sonuç
  Maun
süresi:

  •  Din kavramını yalanlayan, insanın bu dünyaya geliş amacını hep dünyalık açılardan gören insan profili, başkasına bir iyilik yapmak, başkasına en küçük dahi olsa bir iyiliğinin dokunmasını istemez.
    Bu surenin yorumlanmasında çok farklılıklar gösteren açıklamalar yapılmıştır. Mekke ilk yıllarında indiği söylenen sürede, namazını üşenerek kılan münafık tiplerden bahsettiğini söylemek pek mantıklı gelmiyor bana. O zamanlarda müslümanlar sayıca çok çok az (40-70 kişi belki), ve büyük zulüm görüyorlar, ona rağmen dinde direniyorlar, bu insanlar nasıl bu tanımlamaya girer ki, namazlarını da gösteriş için kılsınlar!!, nasıl böyle olabilir ki?
    Bence anahtar kelime 4. ayettiki (فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ) musalli kelimesi. Namaz kılanlar diye çevrilen bu kelime, daha öncede salat ile ilgili yorumda anlatıldığı gibi, (The horse in front is called “ سَابقٌِ ” (saabiq), and the runner up following extremely close is calledاَلْمُصَّلِیْ ” (musalli).) musalli, sanki takip edenler gibi bir anlam taşıyor.  Yani bir bakıma şöyle bir anlam mı var acaba:
     Din kavramını yalanlayanlara bir baksanıza, onların kimseye en küçük bir faydası olmaz, güçsüzü itip kakarlar, yardıma muhtaca kulak vermezler. Böylelerini takip edenlere de yazıklar olsun, hiç dikkat etmiyorlar kimi takip ediyorlar diye. Bu işi ciddiye almıyorlar. Kimseye en küçük bir iyilikleri de dokunmaz.
    Bu kısa sürenin  bütününde, din kavramını yalanlayanlar ve onların yakın takipçilerinin tutum ve davranışları anlatılıp onlar kınanıyor.
    Allah(cc) bizleri öyle olmaktan ve böylelerini takip edenlerden olmaktan korusun.
Çalışma 1:

Ma'un süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
 
1. Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!
2, 3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
6. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.
7. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

10 Mart 2019 Pazar

--------------------------
Sonuç
  Tekasur
süresi:

  •  Dünya ve dünya nimetlerini biriktirme ve çoğaltma sevgisi, insanı o kadar oyaladı ki , Allah(cc)'ın,  O'na kulluk karşısında vereceği ödül veya cezayı dikkate almak sorun olmaktan çıktı. Bu iş o kadar ilerledi ki, Allah(cc)'ın mesajını anlamayan ve anlamak için çaba sarfetmeyen insan, bunu kabre varıncaya kadar sürdürecek. Bu biriktirme ve çoğaltma hastalığını insan algılayabilse, dünyayı nasıl cehenneme çevirdiğini anlayacak. Ama burada anlamayan veya anlamak istemeyen insan, daha sonra ahirette gerçeği görecek ve anlayacak. Ama o gün yaptığının cezasını çekecek.
Çalışma 1:

Tekasur süresi:
     (Diyanet çevirisi:)


1, 2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.
3. Hayır; ileride bileceksiniz!
4. Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz!
5. Hayır, kesin olarak bir bilseniz...
6. Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.
7. Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz
8. Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?

9 Mart 2019 Cumartesi

--------------------------
Sonuç
  Kevser
süresi:
  •  Özelde peygamber efendimiz(sav), genelde de tüm inanalara, Allah(cc)'ın bir müjdesi olarak, onlara bol ve kesilmez hayır (abundant goodness) verdiğini ve vereceğini 1. ayet müjdelemektedir. İnanaları aşağılayarak onların dünyada da nasipsiz olduklarını, sürekli maduriyet yaşadıklarını söyleyen ve düşünen kafalara da bu bir uyarıdır. Asıl hayırdan mahrum kalacak olanlar bu tip inkarcı ve inançsız tiplerdir. Kula düşen görev nedir? 2. ayette onun kısa ve öz cevabı veriliyor; Allah(cc) rızası için salat.  Bu kelime kuranda çok anlamlı kelimelerden belki de en önemlisi. Namaz kılmak gibi en bilinen anlamı yanında aslında çıkış kökü ve kelimenin iniş sırasına göre ne zaman kullanıldığı dikkate alınırsa anlamı değişmektedir.
    Lughat-ul-kuran da ; salla, bir lideri veya kazananı çok yakından takip etmek anlamı da olduğunu gerekçeleri ile anlatmaktadır. (
    صَلَّی الْفَرَسُ تَصْلِيَۃ “ ” (sallal farasa tasliah) is said when the runner up horse in a race is running very close behind the victor horse. The horse in front is called “ سَابقٌِ ” (saabiq), and the runner up following extremely close is called “ اَلْمُصَّلِیْ ” (musalli).
    Thus “ صَلّٰی ” (salla) means for someone to follow a winner or leader in such a fashion that he is almost touching the leader in front.
    )
    Özellikle Hz. Ali(ra)'nin bir sözü verilmekte;
    سَبَقَ رَسُوْلُ اللهِ ۔ وصَلّٰی اَبوُْبَکْرٍ وَ ثلََّثَ عُمَرُ وَ
    خَبَطَتْنَافِتْ نَة 
    (The Messenger (pbuh) went first (i.e. died) and Abu Baker ®
    followed him closely, and then Umar ® also passed away,
    leaving the devils making us lose our senses {T}.)
    Burada Hz. Ali(ra); peygamber efendimiz(sav)'in ilk gittiğini (öldüğünü), onu Hz Ebubekir(ra)'in takip ettiğini (salla fiili) söylemektedir.
    Genelde kurban kesme diye çevrilen (
    وَانْحَرْ) kelimesi ise daha da ilginç; Sözlüklerde anlamı ile ilgili çok güzel açıklamlar var; Gerekçeleri verildikten sonra; Lughat-ul-kuran da;
    وَانْحَرْ  (wanhar): bir meseleyi anladıktan sonra ve bütün yönleriyle kavradıktan sonra ona göre sağlam davranma (to act firmly on something after understanding all its aspects; after dominating it in every way).

    Evet, kula düşen görev, Allah(cc) rızası için, onun yolunu takip etmek,O'nun istediği kul gibi olmak için çabalamak, gayret göstermek ve bu yolda sabırla direnmek, bu yol için gerekli donanımı kazanmaya çalışmak ve gereğini de yapmak  sanırım.
    Allah(cc), bizleri doğru yoldan ayırmasın, O'nun peygamberi(sav) takip ettiği yolda sabırla ve gayretkeş bir şekilde ilerleyenlerden eylesin ve bu zor yolda çıkan engelleri kolaylıkla atlatma azmi, şevki,iradesi ve güveni bahşetsin bizlere. Bize dilenmek ve istemek, O(cc)'nun büyüklüğüne de vermek ve nasip etmek düşer.

Çalışma 1:

Kevser süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1. Şüphesiz biz sana Kevseri verdik.
2. O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
3. Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

8 Mart 2019 Cuma

--------------------------
Sonuç
  Adiyat
süresi:
Çalışma 6-11:

  •  İlk 5 ayeti yorumlama açısı itibari ile, insan Rabbine karşı gerçekten çok nankör, Verdiği bir çok nimetleri ve ihsanları unutup, yaşadığı bir takım olumsuzlukları kafaya takar. Bu nankörlüğe, insan kendisi de şahittir. Ama, servet sevgisi insanın düşünce altyapısını altüst ediyor. Özellikle de iç dinamiklerini (الصُّدُورِ) tümüyle bozuyor. İnsanın bir bakıma özel  derin devleti olan südur darmadağın oluyor.  Peki bu savrulma gerçeği ne zaman ortaya çıkacak? Hesap günü. Allah(cc),  her yapıp edileni bütün gerçekliği ile ortaya döktüğü gün, insan bunun hesabını vermek zorunda kalacak. Ondan önce, neden anlamıyor bu gerçeği? Sadece servet anlamına gelemeyecek kadar geniş olan (الْخَيْرِ) hayr 'ı (sözlük anlamı: good, excellent, outstanding, superior, admirable, better,best) çok sevmesinde saklı. Yani hep kendisine yontmak isteyen,hep kendisine isteyen insan profili.!

7 Mart 2019 Perşembe

Çalışma 2-5:

  •  Bu surenin tefsiri ve çevirisi ile ilgili birbirinden çok farklı yorumlar ve açıklamalar var. İlk 5 ayette, kimilerine göre yemin ifade eden sözler, devamındaki ayetlerdeki kınama ve tehditler dikkate alındığında pek de öyle değilmiş gibi geliyor. Esed bu surenin çevirisinde de bu ilk 5 ayetin; bütün ruhi yönelişlerden yoksun, her türlü batıl ile şartlanmış ve yönlendirilmiş, bencil arzuların ve çılgınca ihtirasların kölesi olmuş,akıl ve bilincin kontrolunden çıkmış,şaşkın toz bulutlarının ve sapık iştahların körleştirdiği ve  karmaşık/çözümsüz durumlara kendini sokan insan profili tanımı olduğunu söyler ve devamındaki ayetlerin ancak bu şekilde birbiriyle bağlanabileceğini belirtir.
    Nihayet bu insan profili, 5. ayette ( فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا) buyurulduğu gibi, toplumun içine dalıyor ve ona büyük zararlar veriyor. Lügatlarda, جَمْعًا için topluluk terimi daha çok kullanılıyor (a large number of people or animals involved in the same activity, more than one person or object ). Doğrusunu Allah(cc) biliyor.

6 Mart 2019 Çarşamba

Çalışma 1:

Adiyat süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2, 3, 4, 5, 6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
7. Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
8. Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
9, 10, 11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.

5 Mart 2019 Salı

--------------------------
Sonuç
  Asr
süresi:
  •  İnsana verilen en değerli nimetlerden olan zaman, insan tarafından da belki en az anlaşılan bir şeydir. Tek sermaye zaman. Bir bakıma onu sürekli harcıyoruz ve geri dönüşü yok, geçmiş geride kaldı, gelecek belirsiz, tek algılayabildiğimiz şu anımız. Bu en değerli sermayemize Allah(cc) yemin ediyorki, bu sermayeyi kullananlar hüsranda, ama şu dört şeyi yapanlar hariç;

    • iman etmek
    • salih amel işlemek
    • hakkı tavsiye etmek
    • sabrı tavsiye etmek

    İmam Şafii'nin belirttiği gibi, bu dört temel Kuran ilkesi, insanın, bu değerli sermaye olan zamanı bu amellerle doldururması gereken ilkelerdir. Her bir maddesi, sayfalar dolusu konuşulabilecek bu ilkeler de temelde iki gruptur ve bu ilkelerde zorluk derecesine göre adeta sıralanmıştır. Birinci grup iman+salih amel olup, inanan kulu, Allah(cc)'ın zaten içine yapmaktan peşin lezzetler de kattığı salih  amel işlemesi iyi bir kul yapar. Şeytan, insanın nefsi ile devreye girerek bu iki temel ilkeyi gerçekleştirmesine engel olmaya çalışır.
    İşin zor kısmı, ikinci gruptur. Her zaman hakkı ve doğruyu nasıl savunacağız ve nasıl sabredip dik duracağız? Şeytan, burada da, çevresini ve kendi şeytan yardımcılarını devreye sokarak bu iki ilkeyi gerçekleştirmesine engel olmaya çalışacaktır. Hakkı tavsiye etmek, doğruyu söylemek, zaten herkesin yapabildiği ve başarabildiği şey değildir, kaldıki bir de bunda inatla sabredip dik durmak işi iyice zora sokmaktadır. İşte bu insan profili de çağlar boyu, toplumlarda aykırı tipler olarak görülmüş, bazen horlanmış, zarar verilmiş, tecrit edilmeye çalışılmış, ama, Allah(cc)'ın yardımı ile her zaman bu profil üstün gelmiş ve zaman bu insan profilini öne çıkarmıştır.
    İman  + salih amel, bir bakıma kişisel bir içerik olarak görülebilecek iken, hakkı tavsiye ve bunda sabretmek, dik durmak, daha çok toplumsal bir içeriktir ve işte tam da, bu, şeytan ve onun yardımcılarının en rahatsız oldukları  konudur. Kişisel olarak sen iyi olmak istiyorsun, ol, ama toplumu da değiştirmeye hakkı ayakta tutmaya, doğruyu yaymaya, ve bunda da sabırlı ve dik durmaya gelinci, dur orda. Sen tehlikeli sularda yüzmeye başladın. Bundan şeytanlar rahatsız olur. Onları rahatsız etme!, otur oturduğun yerde.!!.. Birinci gruba gir, ama ikinci gruba yeltenme şeytanın radarına tümden girersin. Ama, Allah(cc) hepsini emrediyor. Hangi gruba girdiğinize göre de size hakkettiğinizi verecek. Karar sizin.
    Ey yüce Rabbim, bizi hüsranda olanlardan ve olanlarla eyleme! Amin!.
Çalışma 1:

Asr süresi:
     (Diyanet çevirisi:)

1, 2. Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir.
3. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).

4 Mart 2019 Pazartesi

--------------------------
Sonuç
  İnşirah
süresi:
  •   Allah(cc)'a  yönelip ondan yardım bekleyen kullarını, Allah(cc) yardımsız ve desteksiz bırakmayacak, onların bu imtihan dünyasındaki yolculukları sırasında yüklerini hafifletecek, zorluklara karşı her zaman onların destekçisi olacaktır. Kula düşen görev, sadece O'na yönelme ve O'nu bilme, O'ndan isteme ve sadece O'na kulluktur. Fatiha'da (ki bence Allah(cc)'la ana sözleşmemiz) dediğimiz gibi; sadece O'na kulluk ve O'ndan yardım dileme, O'ndan isteme, kula düşen görevdir.

3 Mart 2019 Pazar

Çalışma4-8:

  •  Allah(cc), bütün yarattıklarının arasında insanı, insanlar arasında da kendisine inanan kullarının şanını her zaman yüceltmiştir. İnsan hayatı, her ne kadar zorluklar içerse de, her zorluktan sonra muhakkak kolaylık gelmiş, Allah(cc) insanın yükünü hafifletmiştir. Zorluklar/kolaylıklar, inişler/çıkışlar , insanın gelişmesi için birer fırsat olarak görülmeli, asla yılmadan, her bitirilen iş sonrası, yeni bir işe, yeni bir çabalamaya devam edilmelidir. Başarının ve kişisel gelişimin sırları bu formülde saklıdır. Gevşeklik ve durgunluk hata yapmanın baş sebepleri, diri durmanın önündeki ana engel olup, tembellik ve bıkkınlığın da tetikleyicisidir. Tabii olarak, bir çok durumda da, günah işlemenin alt yapısıdır. Temel olarak, kul zorluklara karşı direnmeli ve dünyaya geliş sebebini unutmamalı, Allah(cc) bu yolda kulunun çabalarını boşa çıkarmayacak, onun yolunu kolaylaştıracak ve başarıya ulaşmasını sağlayacaktır.
    Son ayet (وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَارْغَب) ile ilgili, Razi'nin açıklaması güzel: "Din, dünya ve düşmanlarına karşı muzafferiyet elde etme gibi arzuladığın diğer şeyler hususunda Rabbine yapış ancak..." Bu ifade (Rağben), "rağgıb..." şeklinde de okunmuştur ki, buna göre mana, "İnsanları, Allah katında olan şeyleri istemeye teşvik et, arzulandır" şeklinde olur. Allah (c.c) en iyi bilendir. Salat u selâm, efendimiz Hz. Muhammed´e, onun âline ve ashabına olsun (amin)!

2 Mart 2019 Cumartesi

Çalışma 2-3:


  •  Bu sure, her ne kadar, özelde Peygamber efendimiz (sav)'i motive etmeye yönelik gibi görünse de , Kuran'ın muhatap olarak gördüğü bütün insanlara bir motivasyon olarak düşünülebilir.
    İnsan olmanın ağırlığı karşısında, Allah(cc) kulunun yükünü hafifletmiş, ona zorluklara karşı direnme azmi ve kuvveti vermiş, ihtiyaç duyacağı bilgi ve beceriyle donatmıştır.
    1. süredeki geçen (أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ)  göğsün genişletilmesi, temelde yukarıda belirtildiği gibi açıklanabilir. Zira, Musa(as)'da firavunun yanına gitmeden önce ettiği duada da , Allah(cc)'dan göğsünü genişletmesini istiyor, yani, 'bana güç kuvvet ver, karşıma çıkacak firavun, her bakımdan güçlü, ona karşı bana güç,kuvvet ve dayanma sabrı ve iradesi ver' diyor.
    Allah(cc) dayanma azmi ve kuvveti vermenin yanında, yükünü de hafiflettiğini belirtiyor.
Çalışma 1:

İnşirah süresi:
     (Diyanet çevirisi:)
1. (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2, 3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
4. Senin şânını yükseltmedik mi?
5. Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
8. Ancak Rabbine yönel ve yalvar.

1 Mart 2019 Cuma

--------------------------
Sonuç
  Duha
süresi:
  •  Her insan emin olmalıdır ki, Allah(cc) kulunu terketmez ve rahmeti ve lütfuyla onu kuşatarak , nimetlerini kuluna yağdırarak onu bu imtihan dünyasında yaşatır. Ama asıl olan sonrasıdır. Allah(cc) nasıl kuluna ihtiyaçlarını gözeterek ihsanda bulunuyorsa, kulu da, aynı şekilde ihtiyaç sahiplerine yardım etmek onları inciltmeden destek olmakla sorumludur. İsteyene, özellikle de bilgi ve aydınlanma isteyeni geri çevirmemek gerekir. Ve her zaman şu da unutulmamalıdır ki; Allah(cc)'ın nimetleri üzerimize sürekli yağıyor ve bundan dolayı sürekli şükretmek ve O'nu anmak, kulun üzerine düşen bir vazifedir.