7 Aralık 2021 Salı

 Mearic 36-39:

  •  O halde bu hakikat inkarcılarına ne oluyor ki, kalabalıklar halinde, sağdan soldan şaşkın şaşkın dolaşarak,  senin önünde dolanıp duruyorlar!  Onlar bu şekilde cennete gireceklerini mi zannediyorlar? Asla! Biz onları çok iyi bildikleri o maddeden (nutfeden) yarattık.
    (
    Bu,  yine  19.  ayetteki  “insan tatminsiz bir tabiata  sahiptir”  ifadesi ile bağlantılıdır (bkz.  yukarıdaki  not  7).  Allah'ın  varlığı  hakikatini  görmek istemeyen ve  bu  se­beple  dünya görüşlerini üstüne  oturtacakları sağlam bir temelden yoksun bulu­nan insanlar,  aynı  zamanda  belli  bireysel  ve  sosyal  değer ölçülerinden de uzak olurlar.  Bu  nedenle,  ne  zaman  pozitif bir iman  çağrısı  ile  karşılaşırlarsa  ruhî bir şaşkınlık  içinde  “oraya  buraya  koşuştururlar”  ve  kendilerini  entellektüel  olarak haklı çıkarmak için,  her tarafa çekilebilir çelişkili kanıtlarla sözkonusu  iman çağrısını çürütmeye çalışırlar — “sağdan ve soldan sana gelerek” istiaresinde dile ge­tirilen tavır,  bu tavırdır;  ve onlar bütün güçlerini yüzeysel bir “çoğunluk iradesi” ile  uyumlu  olmaktan  aldıkları  için  bunu  yalnızca  “kalabalıklar  halinde”  yapabi­lirler. ESED


    Bir avuç  dehri  (ateist)  kodaman  dışında  ge­niş  müşrik  yığınların,  İbrahimî  geleneğin  bir  kalıntısı  olan  belli  belirsiz  bir  âhiret  itikadı­nın bulunduğuna  delalet  eder  (Bkz:85/  Câsiye:  32,  not 31  ve 47/Nebe':  3,  not 4).  Tıpkı  Şeytan  gibi,  "Sağdan  gelip  "Eğer bunlar cennete girer­se,  biz  dünden  gireriz"  diye  aldatıyor,  bir  sol­dan  gelip  "Yok  yok!  Âhiret  diye  bir  şey  yok,  diyorlar"  şeklinde  de anlaşılabilir. Mİ

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder