Nebe 1-5:
- Birbirlerine neyi sorup duruyorlar? Üzerinde bir türlü anlaşamadıkları o yeniden diriliş haberini mi? Elbette zamanı geldiğinde anlayacaklar!, evet, kesinlikle zamanı geldiğinde anlayacaklar!.
(
İnsanı bütün öteki sorunlarından çok daha fazla meşgul eden sorun -ölümden sonra bir hayatın olup olmadığı sorunu- çağlar boyunca değişik biçimlerde cevaplandırılmıştır. Bu cevapların sayısız değişik biçimlerini anlatmak elbette imkansızdır; yine de birkaç temel düşünce çizgisi açıkça teşhis edilebilir ve bunların zikredilmesi, Kur’an'ın bu soruna yaklaşımı hakkında daha iyi bir anlayışa ulaşmamızı sağlayabilir: Bazı insanlar -muhtemelen belli bir azınlık- bedenî ölümün, kesin, nihaî ve geri dönülemez bir yok oluşa götürdüğü ve bu nedenle öteki dünya hakkındaki bütün konuşmaların bir kuruntunun ürünü olmaktan ileriye gitmediği görüşündedirler. Diğer bazılarına göre, kişinin ölümünden sonra beşerî “hayat-cevheri” kendisinden çıktığı kabul edilen ve “evrensel/küllî ruh” (universal soul) olarak algılanan kaynağa geri döner ve onunla tamamen bütünleşir. Bazıları da, bireysel ruhun, ölüm anında insan veya hayvan, başka bir canlıya geçtiğine ama bireysel bilincin devamlılığının kesildiğine inanır. Diğer bazısı da, ölümden sonra bütün bir insan “kişiliği”nin değil de, yalnız “ruh’ün yani, bedenden bağımsız bir şekilde -ve büsbütün ruhsal olarak- yaşamaya devam ettiğine inanır. Son olarak bazısı da, bireysel kişiliğin ve bilincin azalmayan bir şekilde yaşamaya devam ettiğine inanır ve ölüm ile yeniden dirilmeyi, hangi şekilde olursa olsun, bütün bir insan kişiliğini pozitif olarak yeniden yaratma eyleminin ikiz aşamaları olarak görür: işte Kur’an'ın öteki hayat hakkındaki görüşü budur. ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder