Tevbe 36:
- Bilin ki, Allah(cc) nazarında ayların sayısı, Allah(cc)'ın gökleri ve yeri yarattığında koyduğu yasalar uyarınca onikidir. Ve, bunlardan dördü haram aylardır. İşte her zaman geçerli Allah(cc)'ın sapasağlam yasası budur. O halde bu aylar konusunda kendinize yazık etmeyin!. Ve onlar sizinle nasıl topyekün savaşıyorlarsa, siz de müşriklerle topyekün mücadele edin. Ve şunu da bilin ki, Allah(cc) kendisine karşı sorumluluk bilinci ile davrananların yanındadır.
(
Ay sistemine göre belirlenen ayların mevsimler içinde dolaşmasının yol açtığı belli birtakım ticarî mahzurlardan kaçınmak çabası içinde müşrik Araplar, ay takvimini az çok kararlı (dolanımsız) ve böylece güneş yılına kabaca uygun hale getirmek amacıyla, her sekiz yıllık dönem içinde sırayla üçüncü, altıncı ve sekizinci yıllarda aylara bir onüçüncü ay ilave ederlerdi. Müslümanların bu ilaveyi, hiçbir haklı mazereti olmayan böylesine keyfî bir düzenlemeyi kabul etmeleri, hac farizasının ve Ramazan orucunun hep aynı mevsimlere bağlanması ve dolayısıyla bu ibadetlerin uygulanmada ya hep zor ya da hep kolay günlere, kolay mevsimlere rast getirilmesi demek olurdu ki her iki durumda da inananlar, bu ibadetlerin özünde yatan ruhsal amacı zedelemiş, gölgede bırakmış olurlardı. Ayette “bu aylar konusunda kendinize yazık etmeyin” ifadesiyle anlatılmak istenen de budur bizce. Yani, Allah'tan herhangi bir hüccet, bu yolda bir buyruk olmadıkça, müşriklerin ihdas ettiği bir âdeti benimseyerek kendinize yazık etmeyin (yani, ibadetlerin yıldan yıla değişen mevsimlerde, uzun kısa, sıcak soğuk, zor ya da kolay, yılın değişik günlerinde size kazandıracağı anndırıcı, duyarlan- dırıcı feyizden kendinizi yoksun kılmayın —T.ç.n. ).ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder