11 Haziran 2015 Perşembe

Peşinden gelenleri dalâlete sürükleyen bir öndere sıra gelince o da allah'ın huzuruna çağrılır. huzura varınca kendisine amel defteri verilir defterini sağ eliyle almak isteyince bu eli boynuna bağlanır. arkasından defteri sol eliyle almak isteyince bu eli de boynunun arkasından dolandırılır. böylece defteri sol eli ile boynu üzerinden alabilir. defteri verilince kötülüklerim yazılmış fakat iyiliklerim yazılmamış demesin diye önce iyiliklerini kendi kendine okuması söylenir. kendisine sen şu hareketi yaptın ben de sana şu karşılığı verdim denerek iyilik ve kötülük hanesi ile amel defterini sonuna kadar okur. adamın kötülükleri kalabalığa açık tutulacağı için onları herkes okur ve kötülükleri meydana çıkınca yazık falanca derler. amel defterinin sonuna gelince senin azaba çarptırılman kesinleşti hükmü ile karşılaşır. bunun üzerine yüzü karanlık gece gibi kararır, başını ucundan duman tüten ateşten bir taç geçirilir giderken de kendisine şimdi adamlarının yanına var ve her birini de aynı akibetin beklediğini kendilerine bildir denir. adam geri dönüp kalabalığa doğru yürümeye başlayınca meydanda birikenlerin her biri allah'ım onu bizden yapma aramıza girmesin der ve herkes yanından geçerken ona lanet okur. böylece adamlarının yanına varınca onlar da ona lanet okurlar. yanına varmazlar. bu yüzden o da adamlarınıni lanetler. nitekim yüce allah şöyle buyuruyor:' sonra kıyamet günü kiminiz kiminize küfür ederken kiminiz de kiminize lanet eder( ankebut süresi, 25). daha sonra adam dostlarına:' haberiniz olsun ki benim başıma gelen akibetinin tıpkı sizin de teker teker başınıza gelecek!' der.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder