Tevbe 77-78:
- Allah(cc)'a karşı verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirdiklerinden dolayı, Allah(cc) ta, Zatıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde taşıyacakları bir nifakı başlarına sardı. Bilmiyorlar mı ki Allah(cc) onların sırlarından ve gizli görüşmelerinden haberdardır. Zira iyi bilsinler ki, Allah(cc) her türlü gizliliği tüm ayrıntılarıyla bilendir.
(
Lafzen, “Allah da onlara, O'nunla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifak ile karşılık verir” (a'kabehum). (Burada, “O'nunla karşılaşacakları gün”den kasıt Kıyamet Günü'dür.) Bu açıklamasıyla Kur’an, belli bir tip insanda, “nifak” ya da “ikiyüzlülük” olarak tanımlanan zihnî tutumun dünyevî zenginliklere karşı duyulan aşın tutkudan kaynaklandığını vurgulamaktadır; bunun tersipek mümkün değildir; yani nifakın bir sonuç değil de sebeb olduğunu söylemek mantıken pek doğru olmayacaktır (keza bkz. 29:11 ve ilgili 7. not). Bu konuda karş. Ebû Hureyre'nin Hz. Peygamber'den rivayet ettiği: “Münafığın alameti üçtür: konuştuğu zaman yalan söyler; söz verdiği zaman sözünden döner ve kendisine güvenildiği (bir şey, bir iş, bir sır emanet edildiği) zaman ihanet eder” Hadisi. (Bu- hârî, Müslim, Tirmizî ve Neseî; Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Neseî, İbni Mâce ve İbni Hanbel Abdullah b. ‘Amr'dan benzer içerikli hadis metinleri nakletmişlerdir).
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder