15 Aralık 2022 Perşembe

 Al-i imran 118-120:

  •  Ey iman edenler, kendinizden olmayan kişileri can yoldaşı edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden gelen her çabayı gösterirler, sizi sıkıntıda görmekten çok hoşlanırlar. Şiddetli öfkeleri ağızlarında taşmaktadır, içlerinde sakladıkları ise çok daha kötüdür. Biz (buna ilişkin) işaretleri size açık ve net olarak açıklıyoruz ki, aklınızı kullanasınız. Siz bütün kitaplara inandığınız halde, onları sevip bağrınıza bassanız da onlar sizi sevmeyecek. Sizinle karşılaştıklarında :'Biz de (sizin gibi) inandık' derler, ama kendi başlarına kalınca öfkelerinde parmaklarını ısırırlar.
    De ki:' Kininizle geberin! Unutmayın ki, Allah(cc) içinizde sakladığınızı çok iyi bilir'. Eğer size bir iyilik dokunursa bu onları üzer, yok eğer başınıza bir kötülük gelirse de sevinirler. Eğer siz sabreder ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk hissi ile davranırsanız, onların tuzakları size hiç bir zarar veremez. Zira Allah(cc) onların bütün yaptıklarını (ilmi ve kudretiyle) kuşatmıştır.
    (
    Çoğu müfessir bu ayetlerin genelde Ehli kitap ile ilgili olduğunu, Peygamber efendimiz(sav) zamanında yahudi ve hristiyanların bu  tür davranız tarzı sergilediklerini söyleyip olayı, 1500 yıl geriye atar. Kesinlikle hiç katılmadığım bir görüştür. Eğer Kuran, 1500 yıl öncekilere hitap ediyor sa biz ne diye kendimizi muhatap görelim, o zaman? Kuran, evrenseldir ve her çağa her kişiye bire bir hitap eder ve muhatap görür. Yukarıdaki ayetler, kelimesi kelimesine bugün de aktif olarak (islam ülkelerinde) yaşanmakta ve ders çıkarmamız istenmektedir.  Hakkı hakikatı savunmanın müslümanı, Ehli kitabı olamaz, bir insanın hakla hakikatle bir işi yoksa, onun Allah(cc)'la da işi olmaz, onun sadece kendi çıkarı vardır ve iki yüzlülüğü ile her şey o çıkarını elde etmek için ona mübahtır, bunu müslüman olarak ta , gayriimüslim olarak ta yapar, farketmez.
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder