4 Mayıs 2016 Çarşamba

Dua saati: 23. Rabbim! Celâl-i vechine layık şekilde bütün hamdler Sana ve lütufta bulunduğun her türlü nimetlerden dolayı şükür de yine Sanadır. Senden benim ve kadın-erkek kardeşlerimin, arkadaşlarımın üzerimize zâhir-bâtın nimetlerini sağanak sağanak yağdırmanı dileniyorum. Allahım! Bizlere, her türlü endişe ve tasa karşısında ferec ve mahreç yollarını göster.. (sürekli kötülüğü emredip duran) nefislerimizin dar kafeslerinden ve hevalarımızın öldüren ağlarından bizi halâs eyle.. biz çaresiz kullarını, bize düşmanlık besleyip duran kimselerin tuzak ve komplolarından muhafaza buyur.. bizleri dünyanın her türlü cevr ü cefasından, rezil rüsvâ bir duruma düşürmesinden ve âhiret azabından koru. Bizi ve hayatını ilây-ı kelimetullaha adamış hizmet erlerini hoşnutluğunla şereflendir.
Zikir zamanı:cevsen iq-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Sahâbelerden Câbir (R.A.) der ki.

«Habesistan'dan dönünce Peygaber (s.a.v)´imiz bize Habesistanda gördügünüz en sasirtici olayi bana anlatir misiniz» dedi.

Kuteybe'nin beyanina göre bu göçmenlerden biri olan Hz. Ali (K.V.) söyle konustu:

«— Ya Rasûlallah (s.a.v), bir gün hep birlikte birarada oturuyorken önümüzden oranin yerlisi olan yasli bir kadin geçti. Basinda bir su testisi vardi ve yerli bir delikanli ile karsilasdi.

Delikanli bir eli ile kadini ensesinden tutarak itti, kadin dizüstü yere kapaklandi ve testisi kirildi.

Kalkinca delikanliya dönerek «Ey zâlim Allah (C.C) Kürsî'yi kurup gelmis geçmis herkesi toplayinca, eller ve ayaklar dile gelerek islediklerini bir bir anlatacaklar, yarin O'nun huzurunda aramizdaki dava ne olacak, göreceksin» dedi.

Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:

«— Allah zayifin hakkini güçlüden almayan bir toplulugu temize çikarir mi hiç?»
Günün hadisi:Hz. Muğire radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ümmetimden bir grup, (hak üzerine) galip olmaktan hiç geri kalmaz. Allah'ın emri (Kıyamet) gelince de onlar galibtir."
Şura süresi:47. Allah tarafından (tehdîd olunduğunuz ve başkalarınca) kendisi için geri çevrilme (imkânı) olmayan bir gün gelmezden önce, Rabbiniz(in da‘vetin)e icâbet edin! O gün ne size sığınacak bir yer, ne de sizin için (günahlarınızı) inkâr etme(ye bir çâre) vardır!

48. Buna rağmen yüz çevirirlerse, artık (biz) seni onlara muhâfız olarak göndermedik. Sana düşen ancak tebliğdir! Bununla berâber doğrusu biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinir. Fakat ellerinin takdîm ettiği (işlediği günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, o takdirde gerçekten insan çok nankör bir kimse olur.

3 Mayıs 2016 Salı

Dua saati:23. Rabbim! Celâl-i vechine layık şekilde bütün hamdler Sana ve lütufta bulunduğun her türlü nimetlerden dolayı şükür de yine Sanadır. Senden benim ve kadın-erkek kar-deşlerimin, arkadaşlarımın üzerimize zâhir-bâtın nimetlerini sağanak sağanak yağdırmanı dileniyorum. Allahım! Bizlere, her türlü endişe ve tasa karşısında fe-rec ve mahreç yollarını göster.. (sürekli kötülüğü emredip duran) nefislerimizin dar kafeslerinden ve hevalarımızın öl-düren ağlarından bizi halâs eyle.. biz çaresiz kullarını, bize düşmanlık besleyip duran kimselerin tuzak ve komplola-rından muhafaza buyur.. bizleri dünyanın her türlü cevr ü cefasından, rezil rüsvâ bir duruma düşürmesinden ve âhiret azabından koru.Bizi ve hayatını ilây-ı kelimetullaha adamış hizmet erlerini hoşnutluğunla şereflendir.
Zikir zamanı:cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı: kalplerin keşfi, gazali
..
Hz. Ömer (R.A.) sûikaste ugrayip sirtindan hançerlendigi zaman ölmek üzere iken ogluna der ki:

«Vay basima gelenlere! Çabuk yanagimi yere degdir. Anasi olmiyan! Eger O (Allah (C.C)) bana rahmet etmezse yazik bana. vay halime!»

Ibni Abbas (R. Anhuma) ona der ki: «Yâ Emirülmü'minin, bu ne korku! Oysa ki Allah (C.C) sana nice fetihler nasip etmis, nice sehirler ele geçirmeye seni vasita kilmis, sana nice nice basarilar göstermistir.»

Hz Ömer ona: «Kimseye zulmetmeden ve kimsenin zulmüne ugramadan kurtulmak isterdim» der.


Hz. Ali'nin (KerremeUahu vechehü) torunu Zeynelabidin'i (rahimehul-lah) her abdestten sonra titreme nöbeti tutardi, kendisine sebebini soranlara derdi ki:

«Yazik size, kimin huzuruna dikilip yakarmak üzere oldugunu biliyor musunuz?»
Günün hadisi: Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: ""Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Allah Teâla hazretleri, bizden öncekileri cum'ayı bulma işinde şaşırttı. Bu sebeple cumartesi yahudilerin, pazar günü de hıristiyanların oldu. Allah Teâla hazretleri bizi yarattı ve bizlere cuma gününü bulma hususunda hidayet nasib etti: Cumayı da, cumartesiyi de, pazarı da (ibadet günleri) kıldı. Onlar Kıyamet günü de bize tâbidirler. Biz, dünya ehli arasında sonuncusuyuz, fakat Kıyamet günü birinciler olacağız ve bütün mahlûkattan önce hesapları görülüp bitirilecekler olacağız."
Şura süresi:21. Yoksa onların, dinden Allah’ın kendisine izin vermediği şeyleri, kendilerine meşrû‘ kılan ortakları mı var? Hâlbuki (haklarında âhirette hüküm verileceğine dâir önceden söylenmiş) ayırma sözü olmasaydı, aralarında elbette hüküm verilmiş (işleri çoktan bitirilmiş) olurdu. İşte şübhesiz o zâlimler yok mu, onlar için, (pek) elemli bir azab vardır.

22. Kazandıkları (günahları)ndan dolayı (kıyâmet gününde) o zâlimleri çok korkan kimseler olarak görürsün; hâlbuki o (yaptıklarının vebâli), başlarına gelecek olan (birnetîce)dir. Îmân edip sâlih ameller işleyenler ise, Cennetlerin bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında, ne isterlerse vardır. İşte o (va‘d olundukları pek) büyük lütuf, budur!

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Dua saati:21. Rabbimiz! Biz zayıf ve kusurlu kullar, nefislerimizi diz-ginlemekten âciz kaldık. Bizi nezdinden bahşedeceğin tam bir azm ü ikdamla ve “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah - Gerçek havl ve kuvvet sadece Allah’tandır” hazinesinden lütfedeceğin kuvvetle destekle.. nefislerimizin kirlerinden, le-kelerinden arındır ve günahlarla âlûde şu kullarını şekâvete götüren yollara düşmekten muhafaza eyle.. bizi, sürekli kötü-lüğü emreden nefislerimizin merhametsizliğine ve insî, cinnî şeytanların acımasızlığına terk etme.. ilahî güç ve sıyanetinle te’yîd edip mâsivaya el açmaktan müstağni kıl.. işlediğimiz kötü amellerden ve kendi dar anlayışımız yüzünden teferru-ata dair hususları da sayıp dökerek mübalağa ettiğimiz istek-lerimizden dolayı rahmetinden mahrum eyleme!
Zikir zamanı:cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Kalbe giren seytân kiskirtmasini; kiskirtma konusu olandan baska bir seyi zikretmek uzaklastirabilir. Cünki kalbe yeni bir sey dogdugu zaman, daha önce kaibde bulunan endise yok olur.

Lâkin Allâh ve O'nunla ilgili seylerin disinda her sey seytana, yataklik edebilir. Bundan insani kurtaracak olan sey sirf Allah'i zikretmek ve seytan için burada meydan bulunmadigini bilmektir. Her sey ancak ziddi ile tedavi edilebilir. Seytan kiskirtmalarinin ziddi da Allâh'a siginarak O'nun adini anmak, güç ve kuvvetten biri oldugunu itiraf etmektir. Iste «eûzu billahi minesseytanirracim ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi alîyil azim» cümlelerinin mânâsi budur. Bunu yalniz Allah'in zikri etkis'i altina giren takva sahibleri basarabilir. Seytan ancak sikinti ve saskinlik anlarinda, bu kimselerin cevresinde hirsizlik yolu ile dolasir.
Günün hadisi:Ümeyme bintu Rukayka (radıyallahu anh) dedi ki: "Ensâr'dan bir grup kadınla Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelip kendisine: "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, çalmamak, zina etmemek, çocuklarımızı öldürmemek, halde ve istikbalde iftira atmamak, sana meşrû emirlerinde isyan etmemek şartları üzerine biat ediyoruz" dedik. Hemen ilâve etti: "Gücünüzün yettiği ve takatınızın kâfi geldiği şeylerde". Biz: "Allah ve Resûlü bize karşı bizden daha merhametlidir, haydi biat edelim" dedik.
Fussilet süresi:27. Sonunda o inkâr edenlere mutlakā şiddetli bir azab tattıracağız ve mutlakā onları, yapmakta olduklarının en kötüsü ile cezâlandıracağız.

28. İşte bu, Allah’ın düşmanlarının cezâsı ki, ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmekte olmalarının cezâsı olarak orada onlara ebedîlik yurdu (olan Cehennem) vardır!

29. İnkâr edenler der ki: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi dalâlete düşürenleri bize göster; o ikisini ayaklarımızın altına alalım da, en aşağılıklardan olsunlar!”(3)

1 Mayıs 2016 Pazar

Dua saati:19. Ey kapısına varanları geri çevirmeyen Rabbimiz! Kendisiyle Senin kapına gelindiğinde mutlaka icabet buyur-duğun ve yine onunla anıldığın her zaman kullarına yar-dımcı olduğun Nâm-ı Celîlin hürmetine istiyoruz: Dualarımızı kabul buyur ve ümitlerimizi boşa çıkarma. Senden kusur larımızı setretmeni.. günahlarımızı yarlığayıp bi zi mağfiret buyurmanı.. ih lâsa erdirdiğin has kullarına bu-lunduğun gibi bizi de lütufta bulunmanı.. bize –malın mül-kün fayda vermediği o günde işimize yarayacak ve Senin hoşlanmadığın kirli duygulardan arınmış- bir kalb-i selîm; her zaman sadece doğruyu söyleyen nezih bir lisan ve bizi Senin sevgine ve Seni sevenlerin sevgisine yaklaştıracak makbûl ameller nasib etmeni dileniyoruz. Rabbimiz! Hoşnutluğunu, ufkumuzu bütünüyle kaplayan en büyük gaye ve Cennetini de ebedî meskenimiz eyle!
Zikir zamanı:cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
 Cerir'in rivayet ettigine göre Leys der ki: «Adamin biri Hz.Isa (a.s)'ya arkadas olur, ona «Senin yaninda sana yoldas olabilir miyim» diye teklif eder. Teklifinin kabul edilmesi üzerine yola koyulurlar, bir nehrin kenarina varinca yemek molosi için otururlar, yanlarinda üç çörek vardir. Ikisini yerler, birisi kalir, bu arada Hz.Isa (a.s) nehre varip su içmek üzere kalkar, su içip dönünce üçüncü çöregi bulamaz. Adamaa «çöregi kim aldi» diye sorar, adam «bilmiyorum» diye cevap verir.

Yemekten sonra arkadasi ile birlikte yola koyulur. Yolda iki yavrulu bir geyik görürler. Hz.Isa (a.s) yavrulardan birini çagirir, yavru Hz.Isa (a.s)'nin daveti üzerine yanina gelince onu keser, etinin bir kismini kizartarak yerler.

Yemekten sonra Hz.Isa (a.s) geyik yavrusunun kalintilarina «Allah (C.C)'in izni ile canlanip kalk» der, yavru da derhal canlanip kalkarak oradan uzaklasiverir.

Bu olay üzerine Hz.Isa (a.s) yoldasina, «Sana az önceki mucizeyi gösteren Allah (C.C) için soruyorum, çöregi kim aldi?» der. Adam yine «bilmiyorum» diye cevap verir.

Bir müddet sonra bir nehrin yanina varirlar. Hz.Isa (a.s) adamin elinden tutarak su üstünde yürürler, karsiya geçerler. Nehri asinca Hz.Isa (a.s) «Az önceki mucizeyi sana gösteren Allah (C.C) hakki için sana soruyorum, üçüncü çöregi kim aldi» diye sorar, adam yine «bilmiyorum» diye cevap verir.

Bir müddet sonra bir çöle varirlar ve otururlar. Hz.Isa (a.s) bir yere kum ve toprak yigar, meydana gelen yigma Allah (C.C)'in izni ile «altin ol» der, yigin da altin olur Hz.Isa (a.s) altin yiginini üçe bölerek adama «üçte biri benim, üçte biri senin, öbür üçte biri de çöregi alanin» deyince adam «çöregi alan bendim» diye gerçegi itiraf eder.

Bunun üzerine Hz.Isa (a.s) «Altinin hepsi senin olsun» diyerek ondan ayrilir.
Adam altinin basinda dururken çölde yanina iki yolcu gelir. Gelenler kendisini öidürüp altini olmak ister, adam «Onu aramizda üçe bölüsürüz, simdi önce biriniz sehre varip yiyecek bir sey alsin» diye teklif eder. Adamin teklifi kabul edilerek gelenlerden biri sehre gönderilir.

Sehre giden adam yolda giderken «Niye altini onlar ile bölüseyim, alacagim yiyecege zehir katar, onlari öldürürüm, böylece altinin hepsi bena kalir» diye düsünür ve dedigi gibi yapmak üzere sehirden aldigi yiyecege zehir katarak döner.

Altinin yaninda kalanlar da «Niye ona altinin üçte birini verelim, dönünce onu öldürür ve altini ikimiz paylasiriz» diye Konusurlar. Adam dönünce onu öldürürler, fakat yiyecegi yeyince de kendileri ölür, böylece altin çöl ortasinda ve her üçünün ölüsünün yambasinda sahipsiz kalir.

Bu sirada Hz.Isa (a.s)'nin yolu olay yerine yeniden ugrar, durumu görünce yanindakilere «Iste dünyâ budur, ondan sakinin» der.
Günün hadisi: Hz. Enes, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle buyurduğunu anlatıyor:

"Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: Allah ve Resûlünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslâm'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak."
Mümin süresi:70. Kitâb’ı (Kur’ân’ı) ve peygamberlerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanlayanlar, (neyi yalanlamakta olduklarını) artık ileride bileceklerdir.

71,72. O zaman ki, boyunlarında halkalar ve zincirler bulunur. (Onlar) kaynar suda sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

73,74. Sonra onlara: “Allah’ı bırakıp da (O’na) ortak koşmakta olduğunuz şeyler nerede?” denilir. (Onlar da:) “Bizden kayboldular; daha doğrusu (biz) daha önce hiçbir şeye yalvarır olmamışız!” derler. İşte Allah, kâfirleri (isyanlarındaki inadları üzerine) böyle saptırır.

75. Bu (içinde bulunduğunuz azab) yeryüzünde haksız yere şımarıyor olmanızdan ve böbürlenmekte bulunmanızdan dolayıdır.

76. Orada ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere girin Cehennemin kapılarından! İşte kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötüdür!

77. (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah’ın va‘di haktır. Böylece onları tehdîd ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, yâhut (göstermeden) seni vefât ettirsek de, sonunda (onlar) ancak bize döndürüleceklerdir.