8 Temmuz 2016 Cuma

Günün hadisi:Ali İbnu Şeyban radıyallahu anh anlatıyor: "Kavmimizin heyetiyle Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldik. Ona biat ettik ve arkasında namaz kıldık. Aleyhissalatu vesselam namazını tam yapmayan yani rüku ve secdede belini düzgün tutmayan bir adama gözünün ucuyla baktı. Resulullah namazı kılınca: "Ey müslümanlar, rüku ve secdede belini düzgün tutmayan kimsenin namazı namaz değildir" dedi."
Bakara süresi:186. (Habîbim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şübhe yok ki ben (onlara) pek yakınım.(3) Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duâsına cevab veririm;(4) öyle ise (onlar da) benim (rızâm) için (da‘vetime) icâbet etsinler ve bana îmânetsinler; tâ ki hak yolu bulsunlar.

7 Temmuz 2016 Perşembe

Dua saati: 110. Allahım! Nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. has-talıklarıma şifa lutfettin.. hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mah-mud, şükürler olsun Sana. Allahım, i’tikad, söz ve amel bakımından şanına lâyık ol-mayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en gü-zelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım; beni bu devletten mahrum kılma, rah-metine açılan ellerimi boş koyma. Bu bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan son-ra yeniden toparlanıp dergâhına yönelen, büyük-küçük her gaflet karşısında himmet ka nat larını açıp Senin inâyetine sı-ğınan “tevvâbîn” unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dâhil et; günahlar-dan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan, düşünce kay-malarından ve zihin kirlenmelerinden muhafaza buyur.
Zikir zamanı: cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Peygamber'imiz {S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Kiyamet Günü olunca. Allah ümmetimden bazilarini kanatlandirir da onlar da kabirlerinden cennetlere uçarlar. Orada kosusurlar ve diledikleri nimetlere konarlar.

Melekler onlara: «Hesaplasma gördünüz mü?» diye sorarlar. Onlar da: «Hiç bir hesap görmedik» «derler. Melekler onlara: «Sirati astiniz mi» diye sorarlar. Onlar da: "Biz sirati görmedik" derler. Melekler onlara: «Cehennemi gördünüz mü?» diye sorarlar. Onlar: «Hic bir sey görmedik» diye cevap verirler. Bunun üzerine melekler onlara: «Siz kimin ümmetindensiniz diye sorarlar, onlar: «Muhammed ümmetindeniz» derler. Bunun üzerine melekler: «Allah'in hosnutlugu üzerinize olsun, dünyada ne amel islediginizi bize söyleyiniz» derler. Onlar da: «Iki özelligimiz vardi, onlar sayesinde Allah'in fazileti ile bu dereceye ulastik» diye cevap verirler.

Melekler: «O iki özellik nelerdir?» diye sorarlar. Onlar da: «Yalniz basimiza kalinca Allah'in emrine karsi gelmekten haya ederdik ve Allah'in payimiza ayirdigi rizka az da olsa razi olurduk» diye cevap verirler. Bunun üzerine melekler onlara: «Bu derece size lâyiktir.» diye cevap verirler.
Günün hadisi:Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz esneyince elini ağzına koysun ve (haaah! diyerek) ses çıkarmasın. Çünkü bu hale şeytan güler."
Bakara süresi:188. Hem mallarınızı aranızda bâtıl (haram yollar)la yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını kendiniz (haksız olduğunuzu) bile bile (rüşvet veya yalancı şâhidlik gibi) günah ile yemeniz için onları(n hükmünü) hâkimlere (bırakıp) aktarmayın!(

6 Temmuz 2016 Çarşamba

Dua saati:109. Allahım, beni, bütün mü’min kardeşlerimi, mü’mine bacılarımı ve arkadaşlarımı kurbiyetinin halâveti ve üns esintileriyle rızıklandır. Eziyet ve ızdırap veren sâiklerden halas eyle. Sen benim Rabb-i Rahimimsin; ben ise Senin zavallı ve boynu tasmalı bir kapıkulunum. Evliya ve asfiya-ya lütuf buyurduğun faziletleri bana ve benimle beraber bu-lunanlara da nasip et. Allahım, âkıbet açısından hayırlı olan dualarımı kabul buyur; beni emel ve ümitlerimde hüsrana uğratma. İnsî ve cinnî hasımlarımı da Sana havale ediyo-rum, düşmanlık yapanların haklarından gel.Allahım, işte ben mücrim kulun, pek çok hata ve günaha bulaşmış ellerimi kaldırıyor ve Sana yalvarıyorum. Senden talepte bulunmaya yüzüm olmasa da, âsî ve günahkâr bi-rinin suçluluğu içinde ve mahcubiyetten kısılmış sesimle Sana hâlimi arz ediyorum.Allahım, hakkındaki hüsn-ü zannıma göre bana muamele ve mukabelede bulun ve bağışla beni.
Zikir zamanı: cevsen  71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Abdullah Ibni Selâm (R.A.) der ki; «Ulu Allah (C.C) insanlari yaratip ayaklari üzerine dogrulduklari zaman baslarini Allah (C.C)'a kaldirarak «Yâ Rabb'i, sen kim ilesin» diye sordular. Ulu Allah (C.C) da: «Hakki verilinceye kadar mazlumun yanindayim» buyurdu.

Veheb Ibni Munebbih (R.A.) der kî: «Zorbanin biri bir kösk yapar, etrafina sûr çeker. Bu arada yasli bir kadin gelerek köskün yakininda barinabilecegi bir küçük kulübe kurar.

Bir gün zorba atina binerek gelir, köskün çevresini gezer. Bu arada yasli kadinin kulübesi gözüne ilisir. «Bu kimindir» diye sorar, kendisine kulübenin yasli ve yoksul bir kadinin barinagi oldugu söylenir.

Zorbanin emri ile kulübe derhal yikilir, kadin gelince kulübesinin yikildigini görür. «Kulübemi kim yikti» diye sorar, kendisine «Kral onu görünce yiktirdi» diye cevap verilir.

Bunun üzerine kadin basini göge kaldirarak der ki, «Yâ Rabb'i, ben burada yoktum, peki sen neredeydin?!»

Bunun üzerine Ulu Allah (C.C) Cebrail (A.S)'e: "içindekiler ile birlikte köskün altini üste getirmesini emreder". Cebrail (A.S) de aldigi emri derhal yerine getirir.»

Söylendigine göre Bermekilerin ileri gelenlerinden biri oglu ile birlikte zindana atilinca ogul babaya, «Babacigim, onca saltanattan sonra zincire vurulduk, zindana düstük» der. Babasi ogluna, «Yavrum, mazlumun bedduasi geceleri yürüdü, biz farkinda olmadik ama Allah (C.C)'in gözünden kaçmadi» der.
Günün hadisi:Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "İnsanlar amin demeyi terkettiler. Halbuki Resulullah aleyhissalatu vesselam, namazda "gayri'l mağdubu aleyhim ve la'd-dallin" deyince amin derdi, bunu ön saftakiler işitirdi, sonra mescid amin sesiyle dalgalanırdı."
Bakara süresi:186. (Habîbim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şübhe yok ki ben (onlara) pek yakınım.(3) Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duâsına cevab veririm;(4) öyle ise (onlar da) benim (rızâm) için (da‘vetime) icâbet etsinler ve bana îmânetsinler; tâ ki hak yolu bulsunlar.

5 Temmuz 2016 Salı

Dua saati:107. Allahım, her şeyi yaratan yegâne Hâlık Sen, benim sahibim ve yaratıcım da Sensin. Bütün mahlûkatını rahme-tinin tecellileriyle payidar eylediğin gibi bana da merhamet buyur. Ey engin rahmet sahibi ve yegâne merhametli Rab-bim! Sen her şeyi ihata eden ilminle benim hata ve günah-larımı da bilirsin; ne ki, aynı zaman da Sen rahmeti bütün varlığı kuşatan Rahman ü Rahîmsin. Bağışla günahlarımı, affet hatalarımı, kabul buyur tevbemi ve yakarışlarımı...Ey kullarını istiğfara sevk eden, sonra da onların tevbele-rini kabul buyuran Tevvâb ü Rahîm. İşte âsi kulun, günah-larımın ağırlığından iki büklüm hâldeyim. Onca kaçkınlıktan sonra bir kere daha Sana döndüm ve bağışlanma diliyo-rum. Sen perişanlığımı biliyorsun, hâlimi her an görüyor-sun, sürekli yanımda hâzır bulunuyorsun. Ey her günahı yarlığayan Ğafûr.. ey hilm ile muamele eden Halîm.. çok şefkati hudutsuz Raûf.. kendisinden yardım talep edilebi-lecek yegâne zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Ne olur, göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir süre için de olsa beni nefsimle başbaşa bırakma. Ey kendisine yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işiten, çağrılarına cevap veren.. ey dergâhına sığınıp bir nidâda bulunanlara mutlaka icabet eden Rabbim! Şimdiye kadar kim bilir kaç kere dua ettim, Sen niyazlarıma hemen icabet-te bulundun. Bir fısıltıyla ya da iç seslenişle sana yöneldiğim anlarda dahi beni karşılıksız bırakmadın, lütfunla mukabele ettin. Şimdi bir kere daha Senden dileniyorum: Bendeni ünsünle rızıklandır; gönlüme mehafetini duyur.. ve benim için, dostuna şefkatle davranan, onu hep iyiliklere boğan ve asla yalnız koymayan bir komşu ol.
Zikir zamanı: cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..


Dünyanın Kötülüğü ve Ondan Sakındırmak



Ebu Ummet-ül Bahilî'nin (R.A.) rivayet ettigine göre Salebe Ibni Hâtib Peygamber (S.A.V)'imize «Yâ Rasülallah (S.A.V). Allah (C.C)'a duâ et de bana mal versin» dedi.


Peygamber (S.A.V)'imiz onun bu arzusunu «Yâ Salebe, sükrünü eda ettigin az mal, sükrünü yerine getiremeyecegin çok maldan daha iyidir» diye karsilik verdi.

Salebe yine de «Yâ Rasülellah (S.A.V), Allah (C.C)'a duâ et de bana mal versin» diye israr etti. Peygamber (S.A.V)'imiz ona «Yâ Salebe, beni misâl almak istemez misin? Allah (C.C)'in Rasûl'ü gibi olmak istemez misin? Nefsimi kudret elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederek söylüyorum ki, daglarin benim için altin ve gümüs olmasini dilesem, olurlardi.» diye cevap buyurdu.

Salabe bu sefer dedi ki. «Seni Hak dinle peygamber gönderen Allah (C.C)'a yemin ederim ki, bana mal versin diye Allah (C.C)'a duâ edersen, her hak sahibine hakkini verecegim, söyle söyle yapacagim.»

Bunun üzerine Peygamber (S.A.V)'imiz: «Allah (C.C)'im, Salebe'ye mal nasibeylei diye duâ etti. Salebe de koyun edindi.

Salebe'nin edindigi koyunlar böcek gibi üredi. Öyle ki, sürüsüne Medine dar geldigi için bir vadiye tasindi. Bu yüzden sadece ögle ve ikindiyi cemaatle kilip, diger vakitler cemaatten geri kalmaya basladi. Bu arada sürü üremesine devam ettigi için Salebe baska bir yere tasinmak ihtiyacini duydu ve Cuma'dan baska hiç bir namazi cemaatle kilmamaya basladi.

Derken sürü böcek gibi üremeye devam etti. Salebe de Cuma günleri kervanlarin yoluna çikarak Medine'de olup bitenleri ögrenir oldu.

Bir gün Peygamber (S.A.V)'imiz «Salebe ne yapiyor?» diye sordu. O'na «Yâ Rasûlallah (S.A.V), sürü edinince Medine'ye sigmaz oldu» diye baslayarak olup bitenleri bir bir anlattilar. Peygamber (S.A.V)'imiz «Yazik Salebe'ye, yazik Salebe'ye, yazik Salebe'ye» diye buyurdu.

Bu sirada:



«Onlarin mallarindan belirli bir sadaka al, böylece onlari temizlemis ve nefislerini arindirmis olursun. Onlar için duâ et, senin duan onlari huzura kavusturur.» (Tevbe - 103) mealindeki âyet inerek zekât vermek farz kilindi.

Peygamber (S.A.V)'imiz Cuheyne kabilesi ile Beni Suleym kabilesinden iki kisiye yazili bir emirname verip zekât toplamakla görevlendirdi, onlara «Salebe Bin Hatib ile Beni Süleym'den falan adama verip zekâtlarini alin» diye emir verdi. Adamlar yola çikip Salebe'ye vardilar. Peygamber(S.A.V)´imizin emirnamesini okuyarak kendisinden zekâtini vermesini istediler.

Salebe tahsildarlara: «Bu cizyeden baska bir sey degil, bu cizyeden baska bir sey degil, bu cizyenin kardesidir, gidin isiniz bitince bana yine ugrayin» dedi.
Bunun üzerine tahsildarlar Suleymiye yöneldiler. Suleymî onlarin geldigini duyunca develerin en semizini seçerek onu zekâtlik olarak ayirdi ve tahsildarlari onunla karsiladi. Tahsildarlar bunu görünce «En semiz deveyi vermen gerekli degil, o yüzden bunu senden almak istemiyoruz» dediler. Suleymî «Ne münasebet alin onu, ben gönül hosnutlugu ile veriyorum. Onu siz alasiniz diye ayirdim» dedi.

Tahsildar görevlendirdikleri diger zekârtlan toplamayi bitirince geri dönerken Salebe'ye bir daha ugradilar, zekâtini vermesini istediler. Salebe bu sefer onlara «Yaninizdaki yaziyi gösterin» dedi. Yaziya göz atarken yine «Bu cizyenin kardesidir, siz gidin, ben ne yapacagimi düsüneyim» dedi.

Tahsildarlar Peygamber (SAV)'imize döndüler. O onlari görür görmez daha kendileri ile konusmadan «Yaziklar olsun Salebe'ye» dedi ve Suleymi'ye duâ etti. Tahsildarlar da Peygamber (SAV)'imize gerek Salebe'nin ve gerekse Suleymî´nin nasil davrandigini anlattilar. Bunun üzerine Allah (C.C) Salebe hakkinda:








«Onlardan bir kismi «Eger Allah bize mal bagislarsa mutlaka zekât verir ve mutlaka salihlerden oluruz» diye söz verdiler. Fakat Allah onlara mal bagislayinca onu cimrilik ettiler, arka dönüp sözlerinden caydilar.

Allah da kendisine verdikleri sözden cayarak yalan söyledikleri için O'nun karsisina çikacaklari güne kadar kalblerine nifak ekmek suretiyle onlari cezalandirdi» mealindeki âyet indi.» (Tevbe - 75 - 77)



Bu sirada Peygamber (SAV)`imizin yaninda bulunan Salebenin bir akrabasi, inen âyeti duyunca Salebe'ye vararak ona «Yâ Salebe, anan ölesi, ulu Allah (C.C) senin hakkinda öyle söyle bir âyet indirdi» dedi.

Bunun üzerine yol çikan Salebe. Peygamber (S.A.V)`imize vararak zekâtini aimasini istedi. Peygamber (S.A.V)´imiz kendisine «Allah (C.C), bana senden zekât almayi yasakladi» diye cevap verdi.

Peygamberimizin bu cevabi üzerine Salebe basina toprak serperek dögünmeye koyuldu.

Peygamber (S.A.V)'imiz ona «Iste senin amelin, verdigim emri yerine getirmedin» dedi. Peygamber (S.A.V)'imiz verecegi zekâti almak istemeyince Salebe evine döndü.

Peygamber (S.A.V)'imiz Âhirete göçünce Salebe, zekât borcunu Hz. Ebû Bekr (RA)'e getirdi, fakat Ebû Bekr (RA)`de onu geri çevirdi. Arkasindan Hz. Ömer (RA)'e getirince o da kabul etmedi. Hz. Osman (RA)'in halifelige geçisinden sonra da Salebe öldü.




Cerir'in rivayet ettigine göre Leys der ki: «Adamin biri Hz.Isa (a.s)'ya arkadas olur, ona «Senin yaninda sana yoldas olabilir miyim» diye teklif eder. Teklifinin kabul edilmesi üzerine yola koyulurlar, bir nehrin kenarina varinca yemek molosi için otururlar, yanlarinda üç çörek vardir. Ikisini yerler, birisi kalir, bu arada Hz.Isa (a.s) nehre varip su içmek üzere kalkar, su içip dönünce üçüncü çöregi bulamaz. Adamaa «çöregi kim aldi» diye sorar, adam «bilmiyorum» diye cevap verir.

Yemekten sonra arkadasi ile birlikte yola koyulur. Yolda iki yavrulu bir geyik görürler. Hz.Isa (a.s) yavrulardan birini çagirir, yavru Hz.Isa (a.s)'nin daveti üzerine yanina gelince onu keser, etinin bir kismini kizartarak yerler.

Yemekten sonra Hz.Isa (a.s) geyik yavrusunun kalintilarina «Allah (C.C)'in izni ile canlanip kalk» der, yavru da derhal canlanip kalkarak oradan uzaklasiverir.

Bu olay üzerine Hz.Isa (a.s) yoldasina, «Sana az önceki mucizeyi gösteren Allah (C.C) için soruyorum, çöregi kim aldi?» der. Adam yine «bilmiyorum» diye cevap verir.

Bir müddet sonra bir nehrin yanina varirlar. Hz.Isa (a.s) adamin elinden tutarak su üstünde yürürler, karsiya geçerler. Nehri asinca Hz.Isa (a.s) «Az önceki mucizeyi sana gösteren Allah (C.C) hakki için sana soruyorum, üçüncü çöregi kim aldi» diye sorar, adam yine «bilmiyorum» diye cevap verir.

Bir müddet sonra bir çöle varirlar ve otururlar. Hz.Isa (a.s) bir yere kum ve toprak yigar, meydana gelen yigma Allah (C.C)'in izni ile «altin ol» der, yigin da altin olur Hz.Isa (a.s) altin yiginini üçe bölerek adama «üçte biri benim, üçte biri senin, öbür üçte biri de çöregi alanin» deyince adam «çöregi alan bendim» diye gerçegi itiraf eder.

Bunun üzerine Hz.Isa (a.s) «Altinin hepsi senin olsun» diyerek ondan ayrilir.
Adam altinin basinda dururken çölde yanina iki yolcu gelir. Gelenler kendisini öidürüp altini olmak ister, adam «Onu aramizda üçe bölüsürüz, simdi önce biriniz sehre varip yiyecek bir sey alsin» diye teklif eder. Adamin teklifi kabul edilerek gelenlerden biri sehre gönderilir.

Sehre giden adam yolda giderken «Niye altini onlar ile bölüseyim, alacagim yiyecege zehir katar, onlari öldürürüm, böylece altinin hepsi bena kalir» diye düsünür ve dedigi gibi yapmak üzere sehirden aldigi yiyecege zehir katarak döner.

Altinin yaninda kalanlar da «Niye ona altinin üçte birini verelim, dönünce onu öldürür ve altini ikimiz paylasiriz» diye Konusurlar. Adam dönünce onu öldürürler, fakat yiyecegi yeyince de kendileri ölür, böylece altin çöl ortasinda ve her üçünün ölüsünün yambasinda sahipsiz kalir.

Bu sirada Hz.Isa (a.s)'nin yolu olay yerine yeniden ugrar, durumu görünce yanindakilere «Iste dünyâ budur, ondan sakinin» der.
Günün hadisi: Muğîre İbnu Şu 'be (radıyallhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ayakları kabarıncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)'' denildi. .

"Şükredici bir kul olmayayım mı?" cevabını verdi."
Bakara süresi:174. Muhakkak ki Allah’ın indirdiği (ve içinde Muhammed’in sıfatları bulunan) Kitab’ı gizleyip de onu (karşılığında ne alsalar) az (düşecek) bir fiyata satanlar yok mu; işte onlar, karınları dolusu ateşten başka bir şey yemiyorlar! Allah da kıyâmet günü onlarla ne konuşur, ne de onları (günahlardan) temizler! Ve onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Dua saati:106. Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahî izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Basar ve basiretimin önündeki günah ve is-yan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın haki-katını bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.. şu dünya hayatında, gönlümü güzellik duygularıyla mamur kıl.. bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster.. ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvâ eyleme!
Zikir zamanı: cevsen 71-75 okundu.
Günün kitabı:kalplerin keşfi, gazali
..
Süfyan-üs Sevrî (rahimehullah) der ki: «Cafer-us Sadik'in yanina vardim ve ona dedim ki; «Ey Allah (C.C)'in Resül (S.A.V)'ünün torunu, bana bir tavsiyede bulun.» Bunun üzerine o bana dedi ki;

«Ya Sufyan! Yalancida mertlik, kiskançta huzur, tembelde dostluk ve kötü huyluda efendilik olmaz.»


Ona: «Ey Rasûlallah (S.A.V)'in torunu, devam et» dedim. Söyle dedi.

«Yâ Sufyan! Allah (C.C)'in haram kildiklarindan kaçinirsan ibadet etmis olursun, Allah (C.C)'in sana ayirdigi paya azi olursan müslüman olursun. Insanlardan seninle neler konusmalarini isliyorsan, sen de insanlara onlari söylersen, mümin olursun. Günahkâr ile dostluk kurma ki, sana kötülüklerini ögretmesin.

Yani: «Kisi arkadasinin dinindendir, o yüzden herkes kimi arkadas edinecegine dikkat etsin» seklindeki hadise uymalisin. Bir is yapmak isteyince Allah (C.C)'dan korkanlara danis.»

Ben ona yine «Devam et, ey Allah (C.C) Resül (s.A.V)'ünün torunu» dedim. O da sözlerine söyle devam etti:

«Ya Sufyan kim soya dayanmayan asalet ve mevkie dayanmayan nüfuz istiyorsa. Allah (C.C)'in emrini kilmasin, günaha girmeksizin Allah (C.C)'a ibadet etmeye yücelsin.»


Ona yine: «Devam et» deyince sunlari söyledi:

«Babam bana su üç noktayi titizlikle telkin ederdi. Bana derdi ki; «Yavrum, kötü arkadasi olanin basi dertten kurtulmaz. Kötü yerlere girip çikan kinanir. Diline hâkim olmayan kimse, pisman olur.»