16 Mart 2016 Çarşamba

Yusuf süresi:70. Sonunda (Yûsuf) onların yüklerini hazırlayınca, su kabını kardeşinin (Bünyâmin’in) yüküne koydu; sonra bir tellâl (arkalarından): “Ey kāfile! Doğrusu siz gerçekten hırsız kimselersiniz!” diye seslendi.

71. (Yûsuf’un kardeşleri) onlara dönerek: “Ne kaybettiniz?” dediler.

72. (Onlar) dediler ki: “Melik’in su kabını kaybettik; hem onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var”; (tellâl:) “Ben de buna kefîlim” (dedi).

73. (Yûsuf’un kardeşleri:) “Allah’a yemîn olsun, şübhesiz (siz de) bilmişsinizdir ki (biz) bu yerde (Mısır’da) fesad çıkarmak için gelmedik; (biz) hırsız kimseler de değiliz” dediler.

74. (O nidâ edenler:) “Eğer yalancılar iseniz o hâlde (sizin şeriatınıza göre) bunun cezâsı nedir? (Hükmünüzü siz verin!)” dediler.

75. (Onlar da:) “Bunun cezâsı, (su kabı) kimin yükünde bulunursa, işte o (kişinin köle olarak alıkonması) onun cezâsıdır. O zâlimleri böyle cezâlandırırız” dediler.

76. Bunun üzerine (Yûsuf, su kabını aramak üzere), kardeşinin yükünden önce onların yüklerine başladı; (en) sonra onu kardeşinin yükünden çıkardı. İşte Yûsuf’a böyle bir çâre öğrettik. Yoksa Melik’in kānûnuna göre (Yûsuf) kardeşini alıkoyamayacaktı; ancak Allah’ın dilemesi müstesnâ. (Biz) kimi dilersek derecelerle yükseltiriz. Her ilim sâhibinin üstünde, bir bilen vardır.(1)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder