27 Mart 2024 Çarşamba

 Mücadele 12:

  •  Ey iman edenler, ne zaman Elçi'ye bir şey danışmaya niyetlenseniz, bu danışma vesilesi ile karşılıksız bir yardım da bulunun. Bu sizin yararınıza olacak ve sizin iç temizliğinizi sağlayacak. Ama buna gücünüz yetmez ise, bilin ki, Allah(cc) çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
    (
    Kişinin Allah'ın Elçisi'ne her “danışma”sı vesilesiyle (beyneyedey) karşılıksız yar­dımda bulunmaya çağnlması,  çoğu  zaman yanlış  anlaşılmış ve o'nunla,  yani ya­şadığı  dönemde  gerçekten yapılan konuşmalar/danışmalar ile sınırlandırılmıştır. Bunun  sebebi,  muhtemelen,  yaşadığı  zamanda  bazı  çok  heyecanlı  müminlerin rahatsız edici ölçüdeki  ilgilerini  azaltmaktı.  Bu yanlış  anlama,  bir sonraki ayette ifade edilen yukarıdaki istisna ile birlikte, bazı müfessirleri,  bu emrin “nesh edil­miş”  olduğu  şeklinde  temelsiz  bir  kanaate  sevk  etmiştir.  Ama  böyle  bir  “nesih” teorisinin hiçbir şekilde savunulamaz olduğu gerçeği (bkz.  2:106 ve ilgili not 87) yanında,  ayrıca  “Elçi” (Rasûl) teriminin  Kur’an'da  yalnızca  Peygamber Muhammed'in  (s)  benzersiz  kişiliği  anlamında  değil,  ama  aynı  zamanda  o'nun  tarafın­dan dünyaya aktarılan öğretiler bütünü anlamında kullanıldığım bilirsek bu aye­ti doğru şekilde anlayabiliriz.  Bu, birçok Kur’ânî öğütten de anlaşılmaktadır:  “Al­lah'a ve Rasûlü'ne  kulak verin” ve  daha  belirgin olarak (4:59'da):  “Eğer herhan­gi bir konuda anlaşmazlığa/ayrılığa düşerseniz  onu Allah'a  [yani Kur’an'a] ve El­çi'ye  [yani,  o'nun  sünnetine]  götürün”,  ki  bu  ayet  birinciyi  açıklamak  gibi  bir fonksiyon taşımaktadır.  Bu anlamda alınınca yukarıdaki “Elçi'ye danışma” ifade­si,  yalnız  o'nun  kişiliğine ve çağdaşlarına değil,  daha  çok  o'nun  genel  öğretile­rine  ve  bütün  zamanlar  ve  mekanlardaki  müminlere  işaret  eder.  Başka  bir  de­yimle, her mümin,  ne zaman kendisini Elçi'nin öğretilerini araştırmaya/öğrenme­ye verse,  yahut  Kur’an'nın tanımladığı  gibi,  İlahî kelâmı bize  aktaran Elçi'ye  “danışma”ya  niyetlense,  “karşılıksız yardımda  bulunma”sı -bu hem muhtaç bir kişi­ye maddî yardımda bulunma olabilir,  hem de aydınlanmaya muhtaç olan bir ki­şiyi  bilgilendirme  ya  da  sadece  zayıf  bir  insana  iltifatta  bulunma  bile  olabilir- tavsiye  edilmiştir.ESED

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder