Hucurat 12:
- Ey iman edenler, birbiriniz hakkında kötü zandan şiddetle kaçının. Unutmayın ki, zannın bir kısmı ağır bir vebaldir. Birbirinizin gizli/saklısını asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini yapmayın. İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın bundan tiskindiniz! Dolayısıyla, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun.Şüphesiz ki, Allah(cc) tevbeleri kabul edendir ve sınırsız rahmet kaynağıdır.
(
Alin'in beyaniyye anlamıyla. Zann'daki belirlilik çeviriye "kötü" karşılığıyla yansımıştır. Kötü zan (suizan) kalbin bedduasıdır. Suizanna ayarlı olanlar, başkalarında kendilerini görürler. Birine suizanla yaklaşmak, aslında "Ben onun yerinde olsam böyle yapardım" itirafıdır. Büginin hakikate nisbeti dörttür: Vehm, şekk, zann, yakîn. 1) Vehm: Hakikatten hiç bir payı yoktur, serapa asılsızdır. Fakat olmayan şey varmış gibi vehmedildiği için, sahte bir nisbet-ten, yani kurgusal bir nisbetten söz edilebilir. Fakat bu en küçük bir gerçeğe tekabül etmez. 2) Şekk. Hakikate ve yalana nisbeti eşittir. Tam ortada durur. 3) Zan: Hakikate nisbeti yakın yalana nisbeti uzaktır. Fakat zan büginin hakikate nisbetini ifade eden kavramlar arasında en muğlak ve esnek olandır. îmandan kaynaklanan zan hakikate tam isabet edebilir, yakinen bilinmesi mümkün olmayan gaybi konulardaki itikad Kur'an'da bu kelimeyle ifade edilir (Bkz: 45/Hâkka: 20; 94/Bakara: 46, 249). Yakin bir bilgi olmadan konuşulması hukuk ihlali olan durumlar vardır ki, âyette kaçınılması istenen "zannın bir kısmı" budur. 4) Yakin: Hakikate nisbeti yüzde yüzdür. Üç kısımdır: îlme'l-ya-kin, ayne'l-yakin, hakka'l-yakin. İlki bilgiyle, ikincisi gözlemle, sonuncusu yaşayarak elde edilir. .MI
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder