19 Nisan 2024 Cuma

 Hucurat 12:

  •  Ey iman edenler, birbiriniz hakkında kötü zandan şiddetle kaçının. Unutmayın ki, zannın bir kısmı ağır bir vebaldir. Birbirinizin gizli/saklısını asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini yapmayın. İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın bundan tiskindiniz! Dolayısıyla, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun.Şüphesiz ki, Allah(cc) tevbeleri kabul edendir ve sınırsız rahmet kaynağıdır.
    (
    Alin'in  beyaniyye  anlamıyla.   Zann'daki  be­lirlilik  çeviriye  "kötü"  karşılığıyla  yansımıştır.  Kötü  zan  (suizan)  kalbin  bedduasıdır.  Suizanna  ayarlı   olanlar,   başkalarında  kendilerini   görür­ler.   Birine   suizanla   yaklaşmak,   aslında   "Ben   onun  yerinde  olsam  böyle  yapardım"  itirafıdır.  Büginin  hakikate   nisbeti   dörttür:     Vehm,    şekk,    zann,   yakîn.    1)    Vehm:   Hakikatten  hiç  bir  payı  yoktur,   serapa   asılsızdır.   Fakat   olmayan   şey   varmış  gibi  vehmedildiği  için,  sahte  bir  nisbet-ten,  yani  kurgusal  bir  nisbetten  söz  edilebilir.  Fakat  bu  en  küçük  bir  gerçeğe  tekabül  etmez.  2)  Şekk.  Hakikate  ve  yalana nisbeti  eşittir.  Tam  ortada durur. 3) Zan: Hakikate nisbeti yakın ya­lana  nisbeti  uzaktır.  Fakat  zan  büginin  hakika­te  nisbetini  ifade  eden  kavramlar  arasında  en  muğlak  ve  esnek  olandır.   îmandan  kaynakla­nan  zan  hakikate  tam  isabet  edebilir,  yakinen  bilinmesi mümkün  olmayan  gaybi  konulardaki  itikad  Kur'an'da  bu  kelimeyle  ifade  edilir  (Bkz:  45/Hâkka:  20;   94/Bakara:  46,  249).  Yakin  bir  bilgi  olmadan  konuşulması  hukuk  ihlali  olan  durumlar  vardır  ki,  âyette  kaçınılması  istenen  "zannın  bir  kısmı"  budur.   4)    Yakin:  Hakikate  nisbeti  yüzde  yüzdür.   Üç  kısımdır:   îlme'l-ya-kin,   ayne'l-yakin,   hakka'l-yakin.   İlki  bilgiyle,  ikincisi   gözlemle,   sonuncusu   yaşayarak   elde   edilir. .MI

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder