17 Şubat 2022 Perşembe

 Ankebut 16-18:

  •  İbrahim(as)'ı da. O da kavmine:' Allah(cc)'a kulluk edin, O'na karşı sorumluluk bilinci ile davranın, bakın bu sizin için daha hayırlıdır. Hem Allah(cc)'ın yanısıra bir takım putlara da kulluk ediyorsunuz, ve bir takım yalanlar uydurup duruyorsunuz. Allah(cc) dışında taptığınız bu şeyler size bir rızık vermez. Dolayısıyla rızkı Allah(cc) katından arayınız. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Zira dönüp dolaşacağınız yer O'nun katıdır. Eğer siz  yalanlarsanız, sizden önce gelip/geçmiş bir takım topluluklar da gelen elçileri yalanlamıştı (şimdi yok olup gittiler). Elçiye düşen, açık ve net olarak tebliğden başkası değildir ' demişti.

16 Şubat 2022 Çarşamba

 Ankebut 14-15:

  •  Doğrusu Biz Nuh(as)'ı da kendi kavmine elçi olarak göndermiştik ve onlar arasında uzun bir süre kalmıştı. Ve onlar iyice zulme gömülüp gitmişken tufan onları yakalayıvermişti.Fakat, onu ve gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bu olayı bütün insanlığa bir ibretlik vesika yaptık.
    (
    This is taken to mean that Noah’s age was about 950 years, but in olden times a ‘king’s life’ meant the duration of his family’s reign. According to this, Noah’s 950 years mean the period when his laws and orders prevailed. The other meaning is “ٍۃَنَس” (alaf sanat) or “the one crop out of the four in a year”. As such “ٍۃَنَ سَفْلَا” (alfasinatin) means 250 years. Now if 50 years are taken out, then that leaves 200 years which is not feasible. For more details, see (S-N-W)and (Ain-W-M). LUQ
    )

15 Şubat 2022 Salı

Ankebut 12-13:
  •  Ayrıca, inkar edenler iman edenlere:' Gelin, siz de bizim yolumuza uyun, günahlarınız bizim olsun!' derler. Halbuki onlar ,bunların günahlarından hiç birini yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar gerçek birer yalancıdır. Onlar mutlaka, kendi günahları ile (günah işlemeye yardım ettikleri kişilerin günahlarından dolayı) başka günah yüklerini de  taşıyacaklardır.  Ve temelsiz iddaalarından dolayı Kıyamet günü de mutlaka hesaba çekileceklerdir.

14 Şubat 2022 Pazartesi

Sabah duasi:83. Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları bile ardına kadar açmaya muktedir olan yüce Rabbimiz! Senden, arkasında hayır ve güzellik olan bütün kapıları en yakın zamanda bizim için de açmanı diliyoruz. Ey bütün sebepleri yaratan ve onlara hükmeden ulu Sultanımız! Nezdinden göndereceğin inayet sürprizleriyle, bize de, ümitlerimizin ve hayallerimizin ötesinde maksûdumuza, matlûbumuza, mahbû bu muza ulaşacağımız imkanlar lutfet! Nezdinde makbul ve mukarreb kullar gibi, bizleri de emredilen hususlarla meşgul olup tamamını bihakkın yerine getiren.. nehyedilen hususlardan yüz çevirip hepsinden içtinab eden.. hedefinde hep Senin hoşnutluğun olan.. insanların ellerindeki şeylere tama(h) etmeyen.. peygamberâne bir iffet, peygamberâne bir ismet ve peygamberâne bir fetanet peşinde olup, her zaman Senin sâdık u masdûk elçilerinin yürüdükleri şehrahlardan yürüme gayreti içinde bulunan.. gözü-gönlü sürekli Sana müteveccih ve hiç ara vermeden hep ölüm ötesi hayat için hazırlık yapan salih kimselerden eyle!

13 Şubat 2022 Pazar

 Ankebut 9-11:

  •  Hem, iman edip salih amel işleyenleri mutlaka salih kullarımız arasına katacağız. Tabii, insanlardan bazıları da var ki, Allah rızası uğrunda bir eza/sıkıntıya uğradığında, aslında insanların fitnesi olan sıkıntıyı Allah(cc)'ın azabı gibi görür. Sonra da, Allah(cc)'tan bir yardım gelse, hemen döner :' Zaten biz de taa başından beri sizinle beraberdik' der. Allah(cc) herkesin kalbini en iyi bilen değil mi? ( kimi kandırmaya çalışıyorsunuz? ).
    Neticede, Allah(cc) gerçek iman sahiplerini de , münafıkları da çok iyi bilir.

    وَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِقِينَ

12 Şubat 2022 Cumartesi

 Ankebut 8:

  • Biz insana anne-babasına yerinde ve tutarlı bir şekilde davranmasını emrettik. Ama buna rağmen eğer onlar , hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi, Bana ortak koşman için seni iknaya çalışırlarsa, sakın onlara uyma!. Çünkü nihayetinde hepinizin dönüşü Banadır ve dünyada iken yapıp/ettiklerinizi size bir bir göstereceğim.
    (
    Lafzen,  “hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi”: yani, bu bağlamda,  “hiçbir kim­senin ve hiçbir şeyin Allah'ın sıfatlarına ve kudretine ortak olamayacağı şeklinde­ki  bilginizle  çelişen herhangi  bir şeyi.”  Râzî'ye  göre,  bu  ifadeyle,  yalnızca  kişisel bilginin  ürünü  olarak  geliştirilen  kavramlar  değil  de  başkalarının  görüşlerinin eleştirilmeden,  körü  körüne  benimsenmesiyle (taklîd) oluşturulan  kavramlar  da kasdediliyor olabilir.
    )

 Ankebut 7:

  •  Ayrıca, iman edip salih amel işleyenlerin günahlarını mutlaka örteceğiz ve onların yaptıkları güzel işlerin en güzelini dikkate alarak mükafatlandıracağız.

11 Şubat 2022 Cuma

 Ankebut 5-6:

  •  Kim Allah(cc)'ın huzuruna çıkacağını bekliyorsa, bilsin ki Allah(cc)'ın takdir ettiği süre bir gün gelip dolacaktır. Ve Allah(cc) her şeyi bilir ve işitir. O halde, kim var gücüyle çaba gösterirse, kendi için göstermiş olur, çünkü Allah(cc) her türlü ihtiyaçtan uzaktır.

10 Şubat 2022 Perşembe

 Ankebut 1-4:

  •  Elif-Lam-Mim. İnsanlar sadece 'İnandık' demeleri ile kendi hallerine bırakılacaklarını ve imtahana tabi tutulmayacaklarını mı zannediyorlar?. Şüphesiz ki, Biz önceki toplumları da sınadık. Nihayetinde, Allah(cc) doğru davrananları ortaya çıkaracak, yalancılarında kimler olduğunu gösterecektir. Yoksa kötülük yapanlar Biz'den kaçıp kurtulabileceklerini im sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!.

9 Şubat 2022 Çarşamba

 Ankebut suresi:
(diyanet çevirisi)

  •  1. Elif. Lâm. Mîm.

    2. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

    3. Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

    4. Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!

    5. Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.

    6. Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).

    7. İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.

    8. Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer onlar, seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. O zaman size yapmış olduklarınızı haber vereceğim.

    9. İman edip iyi işler yapanları, muhakkak sâlihler (zümresi) içine katarız.

    10. İnsanlardan kimi vardır ki: "Allah'a inandık" der; fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir nusret gelecek olsa, mutlaka, "Doğrusu biz de sizinle beraberdik" derler. İyi de, Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?

    11. Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de bilir, iki yüzlüleri de bilir (ortaya çıkaracaktır).

    12. Kâfirler, iman edenlere: Bizim yolumuza uyun, sizin günahlannızı biz yüklenelim, derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

    13. (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini (veballerini), kendi yükleriyle birlikte nice yükleri taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

    14. Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

    15. Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

    16. İbrahim'i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: Allah'a kulluk edin. O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır.

    17. Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

    18. Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de (kendilerine tebliğ edileni) yalan saymışlardır. Peygamber'e düşen, yalnız açık bir tebliğdir.

    19. Allah'ın, yaratılanı ilk baştan nasıl yarattığını, (ölümden) sonra bunu(nasıl) tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

    20. De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.

    21. O, dilediğine azabeder, dilediğini esirger. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

    22. Siz ne yeryüzünde ne de gökte (Allah'ı) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız.

    23. Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

    24. Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

    25. (İbrahim onlara) dedi ki: Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur.

    26. Bunun üzerine Lût ona iman etti ve (İbrahim): Doğrusu ben Rabbim'e(emrettiği yere) hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi.

    27. Ona İshak ve Ya'kub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada mükâfatını verdik. Şüphesiz o, ahirette de sâlihler (zümresin) dendir.

    28. Lût'u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!

    29. (Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız! Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: (Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, Allah'ın azabını getir bize!

    30. (Lût:) Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle Rabbim! dedi.

    31. Elçilerimiz İbrahim'e (iki oğul ihsan edeceğimize dair) müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: Biz bu memleket halkını helâk edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim kimselerdir.

    32. (İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.

    33. Elçilerimiz Lût'a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona: Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.

    34. "Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz."

    35. Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişânesi bırakmışızdır.

    36. Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

    37. Fakat onu yalancılıkla itham ettiler. Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

    38. Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.

    39. Karun'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da (helâk ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.

    40. Nitekim, onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    41. Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!

    42. Allah, onlar'ın kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.

    43. İşte biz, bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.

    44. Allah, gökleri ve yeri hak olarak (yerli yerince) yarattı. Şüphesiz bunda, iman edenler için (Allah'ın varlık ve kudretine) bir nişâne bulunmaktadır.

    45. (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

    46. İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.

    47. (Resûlüm!) İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden) bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan (Araplardan) da ona iman eden nice kimseler vardır. Âyetlerimizi, ancak kâfirler (inatları yüzünden) bile bile inkâr eder.

    48. Sen bundan önce ne bir yazı okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar kuşku duyarlardı.

    49. Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sînelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.

    50. "Ona Rabbinden (başkaca) mucizeler indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

    51. Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

    52. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte ziyana uğrayacaklar onlardır.

    53. Senden, azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Eğer önceden tayin edilmiş bir vade olmasaydı, azap elbette onlara gelip çatmıştı. Fakat onlar farkında değilken, o ansızın kendilerine geliverecektir.

    54. (Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.

    55. O günde azap, onları hem üstlerinden hem ayaklarının altından saracak ve Allah (onlara): "Yaptıklarınızı (cezasını) tadın!" diyecektir.

    56. Ey iman eden kullarım! Şüphesiz, benim arzım geniştir. O halde (nerede güven içinde olacaksanız orada) yalnız bana kulluk edin.

    57. Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.

    58. İman edip güzel işler yapanları, (evet) muhakkak ki onları, içinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennet köşklerine yerleştireceğiz. (Böyle iyi) işler yapanların mükâfatı ne güzeldir!

    59. Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.

    60. Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.

    61. Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?

    62. Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

    63. Andolsun ki onlara: "Gökten su indirip onunla ölümünün ardından yeryüzünü canlandıran kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. De ki: (Öyleyse) hamd da Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (söyledikleri üzerinde) düşünmezler.

    64. Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!

    65. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlâsla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

    66. Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!

    67. Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    68. Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!

    69. Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

8 Şubat 2022 Salı

--------------------------
Sonuç
  Rum   süresi
  •  Herşeyi bir amaç ve anlam dahilinde yaratan Allah(cc), insana da, rahmetiyle görünür/görünmez bir çok nimetler vermiş ve belirlediği bir vadede bu dünyada yaşatmış,sonra öldürmüş ve daha sonra tekrar, bir çok delille sabit olduğu üzere, yaratacak ve dünyada iken yapıp/ettikleri ile yüzleştirecektir. Inkara şartlanmış olanların inkarları hiç bir şey ifade etmez, veya mazeret belirtmeleri de!. Iman edip salih amel işleyenler Allah(cc)'ın lutfuyla sonsuz nimete kavuşurken, inkarda direnen hak/hukuk tanımaz zalimlerin sonu cehennem olacaktır. Mümine yakışan sabırla ve kararlılıkla Allah(cc)'ın Kitabını takip etmek ve sorumluluk bilinci ile davranmaktır. Allah(cc) , müminleri korurken,  zalimlerden ve inkarcılardan intikamını alacaktır ve bu Allah(cc)'ın vaadidir.

7 Şubat 2022 Pazartesi

 Rum 60:

  •  O halde sen sabret!. Allah(cc)'ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir. Bu gerçeğe cidden inanma niyeti taşımayanlar senin sabır ve metanetini sakın sarsmasın.
    (
    The allusion is to the promise made in verse 47 above. There, Allah has mentioned His way of taking vengeance on those criminals who denied and resisted and ridiculed the clear Signs brought by the Messengers of Allah stubbornly, and of helping the believers.
    That is, "Let not the enemies find you so weak as to suppress you by their uproar, nor to cow you by their campaign of slander-mongering, nor to dishearten you by their jesting, taunts and derision, nor frighten you by their threats, show of power and persecution, nor allure you by offering baits, nor make you effect a compromise with them on the basis of their appeals in the name of national interests. Instead of this, they should find you so sagacious in the awareness of your objective, so firm in faith and conviction, so resolute in determination, and so strong in character that they should neither be able to cow you by threats, nor purchase you, nor lure you away by temptation, nor strike any bargain with you in the matter of the Faith. T. his whole theme has been compressed in a short sentence by Allah, saying: "Let not those who lack faith find you light." Now this is borne out by the firm evidence of history that the Holy Prophet proved to be as invincible and indomitable as Allah wanted His Last Prophet to be. ET

    )
     
    فَاصْبِرْ
    إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ
    وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ الَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

 Rum 58-59:

  •  Doğrusu Biz bu Kuran'da hakikatı her türlü anlatım tarzını kullanarak açıkladık.Fakat onlara bir ayetle gelsen, inkarda direnenler:' Siz düzmece işlerle uğraşıyorsunuz' derler. Allah(cc) hakikate sırt çevirenlerin kalplerini işte böyle mühürler (ki gerçeği göremezler!).

6 Şubat 2022 Pazar

 Rum 55-57:

  •  Son saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, yeryüzünde bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler.  İşte onlar kendilerini hep böyle kandırıp duruyorlar. Fakat , kendilerine ilim ve iman nasip edilenler :' Allah(cc), Kitabında ne kadar kalmanızı takdir buyurduysa o kadar kaldınız. Şimdi , o gün geldi çattı. Fakat, siz hiç bir zaman bu hususta bilgi sahibi olmak istemediniz ve olmadınız' diyecekler. Fakat, o gün zalimler ne mazeret ileri sürerlerse sürsünler, fayda vermeyecek, suçlarını itiraf ile af dilemeleri de işe yaramayacaktır.

5 Şubat 2022 Cumartesi

 Rum 54:

  •  Sizi güçsüz olarak yaratan, sonra kuvvetli kılan, sonra da güçsüz ve ihtiyar yapan Allah(cc)'tır. O dilediğini yaratır. O herşeyi bilendir ve sınırsız güç sahibidir.

4 Şubat 2022 Cuma

 Rum 51-53:

  • Şayet (onların topraklarını kavuran) bir rüzgar göndersek ve (böylece) ekinlerinin sarardığını görmeye başlasalar, hemen Allah(cc)'a karşı nankörlük etmeye kalkışırlar. Şüphesiz sen ölülere söz dinletemessin, arkasını dönüp giden sağırlara da çağrını duyuramassın. Ve (kalpleri) körleri de sapıklıklarından çıkarıp yola getiremessin. Sen ancak ayetlerimize (içtenlikle) inananlara işittirebilirsin ki onlar da teslim olurlar. 

3 Şubat 2022 Perşembe

 Rum 48-50:

  •  Allah(cc) o azamet sahibidir ki rüzgarları gönderir, rüzgarlar bulutları kaldırır. Sonra o bulutları gökte dilediği gibi yayar ve parça parça dağıtır. Bir de bakarsın ki aralarından yağmur akıp geliyor. Derken onu kullarından dilediğine ulaştırınca, derhal yüzleri gülüverir. Halbuki onlar, daha önce Allah(cc)'ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.
    İşte bakın Allah(cc)'ın rahmetinin eserlerine!. Ölmüş toprağa nasıl hayat veriyor. İşte bunları yapan kim ise, ölüleri de O diriltecektir. Allah(cc), herşeye hakkıyla kadirdir.
    (
    There is a subtle allusion in the mention of the Prophethood and the rain, one after the other, to the reality that the advent of a Prophet is a blessing for man's moral life even as the coming of the rain proves to be a blessing for his material life. Just as the dead earth awakens to life by a shower of the rain from the sky and starts blooming and swelling with vegetation, so is the morally and spiritually desolate human world quickened to life at the coming down of Divine Revelation and starts blossoming with moral excellences and virtues. This is the disbelievers' own misfortune that they show ingratitude, and regard the blessing of Prophethood as a portent of death for themselves instead of a good news of life.ET
    )

2 Şubat 2022 Çarşamba

 Rum 47:

  •  Senden önceki toplumlara da içlerinden peygamberler göndermiştik ve onlar hakikatın her türlü delilleriyle gelmişlerdi. Ama sonra kötülükte direnenlerden intikamımızı aldık, çünkü müminleri korumak Biz'e düşen bir borçtu(haktı).

    فَانتَقَمْنَا مِنَ الَّذِينَ أَجْرَمُوا

    وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ

1 Şubat 2022 Salı

 Rum 46:

  •  (Hem görmüyor musunuz) rüzgarları müjdeci olarak göndermesi O'nun mucizelerindendir. O, bu rüzgarlarla size rahmetinden tattırır ki, bu sayede gemiler kendi buyrukları doğrultusunda gidebilsinler ve siz de O'nun lütfuyla rızkınızı arayabilesiniz ve neticede de şükredesiniz.

 Rum 44-45:

  •  Kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir. Kim de salih amellerde bulunursa (cennetteki yerini) hazırlamış olur. Çünkü Allah(cc), iman edip salih amel işleyenlere lütfuyla karşılık verecektir. Doğrusu O, inkarcıları sevmez.