- Ve sonunda israiloğullarına dedik ki:' Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin. Ne zaman ki Ahiret vadesi gelir, işte o vakit hepinizi bir araya toplar, hakkınızda gereken hükmü veririz'.
31 Aralık 2019 Salı
Çalışma 101-103:
- Doğrusu Allah(cc), Musa(as)'a (risaletin) apaçık belgeleri olarak dokuz mucizevi kanıt vermişti. İstersen sor israiloğullarına. ( Musa(as) ) onlara geldiğinde, Firavun ona:' Gerçek şu ki, ben senin sihirlenmiş olduğunu düşünüyorum' demişti.
Musa(as) ise şöyle cevap vermişti:' Sen de çok iyi biliyorsun ki, bu mucizeleri gözleri apaçık aydınlatıcı birer delil olarak indiren, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Ben de ey firavun!, senin iyice bitip tükendiğini düşünüyorum!'.
Nihayetinde, Firavun onların kökünü yeryüzünden kazımaya karar verdi. Bunun sonucu olarak, Allah(cc) da, onu ve onunla beraber olanları boğup yok etti.
(Hakikatla bir işleri olmayan, hedeflerinde başka ilahları olanlara, neyi nasıl anlatsan da, hangi delilleri göstersen de, önce sana olmadık etiketler yapıştırırlar, sonra da seni yok etmek isterler. Yüce Rabbim, bu tipleri, firavun ve beraberindeki kavmine yaptığı gibi, yok etsin. Her zaman örnekle çalışan bir tabiatı olan insanoğlu için en iyi örnek bu olacaktır sanırım.)
30 Aralık 2019 Pazartesi
Çalışma 97-98:
- Nitekim, her kime Allah(cc) rehberlik etmişse o doğru yolu bulmuştur, her kimi de sapıklığa terk etmişse, artık onu koruyup kollayacak yoktur. Ve Allah(cc), kıyamet günü, onları (korkuyla) yüzüstü sürünür halde, körler, sağırlar ve dilsizler olarak yaratacaktır. Nihai barınakları da cehennemdir. Ne zaman ateşi zayıflayacak olsa, onlar için onun alevini körükleriz.
Bu onların, Allah(cc)'ın ayetlerini yalanlamada ısrar etmeleri ve :' Nasıl yani!, şimdi kupkuru kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra mı yeniden yaratılacağız?' demelerinin karşılığıdır.
29 Aralık 2019 Pazar
Çalışma 94-95:
- İşte, kendilerine doğru yol bilgisi geldiğinde insanların çoğunu inanmaktan alıkoyan şey:'Allah(cc) bula bula bir fani insanı mı elçi olarak gönderdi?' diyerek itiraz etmeleridir.
Onlara de ki:' Eğer yeryüzünden oranın mukim sakinleri olarak yaşayan melekler olsaydı, bu takdirde elçi olarak onlara melekler indirilirdi'.
(Bu söylem tam olarak hasta kafaların kendini ele vermesidir sanırım. Herkesi kendileri gibi adilik, hased, kibir vb. ahlaki hastalıklara bulaşmış sanıyorlar. Zaten başta kendileri olmak üzere hiç bir insana inançları kalmamış, umudu kesmişler, amaçsızca veya boş amaçların peşinde sürüklenip, yaşayıp gidiyorlar. İnsan olmaya çabalamayanlar, her zaman sadece beşer olarak kalırlar.
ب ش ر -> related to flesh, complexion of the skin (et,kemik gibi insanın fiziksel özelliklerine verilen ad))
28 Aralık 2019 Cumartesi
Çalışma 90-93:
- Bir de çıkmış diyorlar ki:'
- Biz sana inanmayız, ta ki, şu kupkuru yerden kaynak fışkırtmadıkça.
- Veya kendin için, hurmalarla ve üzümlerle dolu bir bahçe meydana getirip aralarından gürül gürül ırmaklar akıtmadıkça.
- Yahut bir zaman gelip te olacağını iddaa ettiğin şekilde gökyüzünü parça parça üzerimize düşürmedikçe veya peygamberliğine şahit olarak Allah(cc) ve melekleri getirip karşımıza dikmedikçe.
- Veya altından bir evin olmadıkça ya da kendin bizzat göğe çıkmadıkça. Ama unutma! hazır göğe çıkmışken, oradan parça parça bizim okuyacağımız bir kitap indirmessen , çıktığına da inanmayız haa!'
- Ey şanı yüce, hakkında şunları düşündüklerinden münezzeh olan Rabbim!, Ben elçilik vazifesi ile gönderilmiş bir insandan başka bir şeymiyim ki?'
27 Aralık 2019 Cuma
Çalışma 86-88:
- Eğer Allah(cc) dileseydi, size vahyedileni geri alırdı ve siz bu konuda hiç bir şey yapamaz kimseden de yardım ve destek alamazdınız (ama yapmadı). Fakat Rabbiniz size karşı çok merhametlidir ve sizin üzerinizde ki lütfettiği nimetleri çok fazladır.
De ki :' Bütün insanlar ve cinler , bu Kuran'ın bir benzerini ortaya çıkarmak için bir araya gelseler ve var güçleri ile ellerinden gelen her şeyi yapsalar bile, yine de onun benzerini ortaya çıkarmaları imkansızdır'.
(Burada özelde muhatap, Peygamber efendimiz(sav) olsa da, daha öncede belirtildiği gibi, Kuran'ı kendine muhatap kabul eden herkese hitap ediliyor.)
26 Aralık 2019 Perşembe
Çalışma 82-84:
- Allah(cc), Kuran'ı müminler için bir şifa ve rahmet kaynağı olarak indirdi, ama bu aynı zamanda, zalimlerin de sadece kayıp ve ziyanlarını arttırdı.
Çünkü insana Allah(cc), ne zaman bir nimet bahşetse, kibir ve çalım ile umursamaz bir tavır sergiler ve yan çizer. Başına bir musibet gelince de hemen ümitsizliğe kapılır.
De ki:' Herkes kendi takındığı tavır (شَاكِلَتِهِ) ve karakterine göre davranır. Fakat kimin yolunun daha doğru olduğunu ise Rabbiniz bilir'.
( شَاكِلَتِهِ anlam olarak takınılan veya edinilen tavır ve karakteri ifade ediyor sanırım, suyun kabın şeklini alması gibi. Türkçedeki şekil de bu kökten geliyor. Dolayısıyla insan davranışı, kişinin bilinçli tercihi ile içine girdiği kişilik kabında aldığı şekil ile ortaya çıkıyor. ش ك ل -> related to form acquired)
25 Aralık 2019 Çarşamba
Çalışma 78-81:
- Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar, namazı hakkını vererek kılın özellikle de sabah namazını. Çünkü sabah okumasında (insan, gerçekten de ulvi olan) her şeye açıktır.
Ve gecenin bir vaktinde kalkıp, kendi isteğinle yaptığın ilave bir ibadet olarak namaz kıl, ki böylece Rabbin seni belki övgüye değer bir konuma yükseltir.
Ve (dua ederken) de ki:' Ey Rabbim, benim girdiğim her yere doğruluk ve dürüstlükle girmemi, ve çıkacağım her yerden de doğruluk ve dürüstlükle çıkmamı sağla. Ve yüce katından (beni bu hususta) başarılı kılacak etkin bir güçle destekle'.
Ve yine de ki:' Hak geldi, batıl yok olup gitti. Zaten batıl, mahiyeti gereği yok olup gitmeye mahkumdur'.
(Temelde Peygamber efendimiz(sav), genelde de kendini Kuran'a muhatap gören herkese hitap eden bu ayetler, namazı, özellikle de sabah namazını, ve ilave olarak ta teheccud namazını ve teheccud vakti kuran okumayı teşvik ediyor sanırım.
78. ayette ayrıca sabah vakti Kuran okuması ve çalışılması teşvik edilmiş, bu vakitte insanın algılamasının daha açık olduğu belirtilmiştir.
إِنَّ قُرْآنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا burada, مَشْهُودًا ile belirtilen -> are those things and forces which appear as palpable realities (Lughat-ul Kuran) )
24 Aralık 2019 Salı
Çalışma 71-77:
- Ama, gün gelecek bütün insanlar Allah(cc) huzuruna çağrılacak ve onlar, yaşarken bilinçli eğilimlerine yön veren (eğilim, istek, heva ,heves, kişi vb.) önderlerine göre yargılanacaktır. Hesap defteri sağından verilenler, işte bunlar hesap defterlerini mutluluk içinde okurlar ve güzel davranışlarının karşılığını görmede kıl payı kadar haksızlığa uğramazlar.
Ama bu dünyada gerçeklere kör olan, Ahirette de kör olacak ve doğru yoldan daha da sapıtmış olacaktır.
Akılları sıra seni, sana vahyedilenden farklı bir şey uydurup, onu da Allah(cc)'a atfetmen için kandıracak ve bu takdirde seni dost edineceklerdi.
Eğer Allah(cc) senin kalbini iman üzere perçinlememiş olsaydı, belki o zaman onlara birazcık olsun bir eğilim göstermen mümkün olurdu.
O zaman sana, hayatın da ölümün de acısını kat kat tattırırdık, üstelik bize karşı sana yardım edecek birini de bulamazdın.
Onlar seni, yurdundan çıkarmak için sürekli tedirgin edip duruyorlar, ama sen oradan çıkarsan, onlar da orada çok az kalır ve sonra yok olup giderler.
Senden önce gönderdiğimiz elçileriniz için uyguladığımız kanun da budur. Bu kanun da değişmez (değişmemiştir).
(Özünde Peygamber efendimiz(sav), genel de de tüm muhataplara yönelik bu pasajda, Allah(cc) düşmanlarına en küçük dahi olsa bir meyil göstermemek , onların dostluğunu kazanmak için Allah(cc)'ın mesajını evirip çevirmemek gerektiği, buna rağmen en küçük dahi olsa bir meyil gösterilirse, hem yaşarken hem de ölünce kat kat azabın o kimse(veya kimseleri) beklediği vurgulanıyor. Temelde, gerçeğe ya da doğruya ters düşecek bu bilinçli tercih, hem yoldan çıkmayı hem de başkalarına çarpık bir örnek oluşturması üzere, affedilmez bir günahtır ve hem yaşarken hem de ölünce kat kat azabı gerektirir. Doğru yol üzere sebat etmek te, kişinin tercihine binaen, Allah(cc)'ın yardımıyla olmaktadır, bu sadece kişinin kendinin başarabileceği bir şey değildir.)
23 Aralık 2019 Pazartesi
Çalışma 66-69:
- O Rabbiniz ki, Lütfu kereminden payınıza düşeni arayasınız diye denizde gemileri sizin için yüzdüren O'dur. Gerçekten Allah(cc)'ın kullarına karşı bitmez tükenmez bir merhameti vardır.
Denizde zor bir durumla karşı karşıya geldiğinizde, yardımınıza sadece Allah(cc) yetişir de, kendisine yalvarıp yakardığınız varlıklar ortada görükmez. Ne zaman ki, Allah(cc) sizi selametle karaya çıkarsa hemen O'ndan yüz çevirirsiniz. İşte insan böylesine nankördür.
Öyle de, Allah(cc)'ın sizi karada yerin dibine geçirmeyeceğinden, ya da üzerinize taşı toprağı uçuran bir rüzgar göndermeyeceğinden emin mi oldunuz?. (Hayır, o zaman) kendinize bir koruyucu vekil de bulamassınız.
22 Aralık 2019 Pazar
Çalışma 61-65:
- (Bir örnek olması üzere) Hatırlayın ki, meleklere :' Adem'e secde edin' diye emretmiştik te, İblis dışında hepsi secde etmişti.
(Güya mazeret olarak ta): ' Çamurdan mı yarattığın kimseye secde edeceğim' dedi ve ekledi:' Bu mu benden şerefli ve üstün kıldığın! Eğer bana Kıyamet gününe kadar mühlet verecek olursan, gör bak onun soyunu pek azı dışında nasıl peşime takacağım!'.
Allah(cc) buyurdu:' Haydi (seçtiğin yolda, elinden geleni ardına koymamak üzere) git! Ancak, haberin olsun ki, sen ve senin peşinden gelenleri bekleyen ceza, yaptıklarınızın tam karşılığı olarak cehennem olacaktır. Haydi şimdi , kandırıcı sesinle, onlardan gücünün yettiğini ayart! Peşinden gelenleri ve adamlarını sal üzerlerine! Mallarına ve çocuklarına ortak ol! Dahası onlara bol bol vaadlerde bulun!' Şeytan bu! başka ne vaad edebilir ki!.
Ve Allah(cc) ekledi:' Fakat Benim(has ve samimi) kullarıma senin bir etkin olmayacaktır'. Onlara vekil olarak Rabbin yeter.
(Bismillahsız ve Allah adıyla başlanmayan ve O'nun rızası için yapılmayan her işe ve edinilen her şeye, şeytan ortak olur. Varın siz düşünün gerisini! Şeytanın ortak olduğu çocukların da yapacaklarının limiti olmuyor, tabii babalarını yalancı çıkartmamaları lazım , değil mi?)
Çalışma 60:
- Hani sana:' Hiç şüphesiz Rabbin, insanları (ilim ve kudretiyle) kuşatmıştır (onları ve ne yaptıklarını, ne niyette olduklarını hakkıyla bilmektedir)' demiştik. Gerek sana gösterdiğimiz o manzaraları, gerek se Kuranda lanetlenmiş olan ağacı, ders alırlar mı diye imtahan vesilesi kılmıştık ve onları korkutuyor ve uyarıyoruz. Ne var ki, bu onların azgınlıklarını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor.
21 Aralık 2019 Cumartesi
Çalışma 59:
- Hiç bir şey, Allah(cc)'ın mucizeler göndermesine engel olamaz, fakat (bilindiği üzere) önceki kavimler de kendilerine gösterilen mucizelere inanmamışlar ve yalanlamışlardı. Mesela, Semud kavmine uyarıcı ve aydınlatıcı bir mucize olarak dişi deveyi verdik te, onu hunharca öldürdüler ve kendilerine yazık ettiler. Oysa, Allah(cc) mucizeleri, (muhtemel bir helaka veya azaba karşı) korkutmak ve uyarmak için gönderir.
(وَمَا مَنَعَنَا أَنْ نُرْسِلَ بِالْآيَاتِ إِلَّا أَنْ كَذَّبَ بِهَا الْأَوَّلُونَ
إِلَّا -> (after negation) only, but, not until
And nothing prevented Us from sending the signs, but that the ancient ones denied them)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)