- Ama, gün gelecek bütün insanlar Allah(cc) huzuruna çağrılacak ve onlar, yaşarken bilinçli eğilimlerine yön veren (eğilim, istek, heva ,heves, kişi vb.) önderlerine göre yargılanacaktır. Hesap defteri sağından verilenler, işte bunlar hesap defterlerini mutluluk içinde okurlar ve güzel davranışlarının karşılığını görmede kıl payı kadar haksızlığa uğramazlar.
Ama bu dünyada gerçeklere kör olan, Ahirette de kör olacak ve doğru yoldan daha da sapıtmış olacaktır.
Akılları sıra seni, sana vahyedilenden farklı bir şey uydurup, onu da Allah(cc)'a atfetmen için kandıracak ve bu takdirde seni dost edineceklerdi.
Eğer Allah(cc) senin kalbini iman üzere perçinlememiş olsaydı, belki o zaman onlara birazcık olsun bir eğilim göstermen mümkün olurdu.
O zaman sana, hayatın da ölümün de acısını kat kat tattırırdık, üstelik bize karşı sana yardım edecek birini de bulamazdın.
Onlar seni, yurdundan çıkarmak için sürekli tedirgin edip duruyorlar, ama sen oradan çıkarsan, onlar da orada çok az kalır ve sonra yok olup giderler.
Senden önce gönderdiğimiz elçileriniz için uyguladığımız kanun da budur. Bu kanun da değişmez (değişmemiştir).
(Özünde Peygamber efendimiz(sav), genel de de tüm muhataplara yönelik bu pasajda, Allah(cc) düşmanlarına en küçük dahi olsa bir meyil göstermemek , onların dostluğunu kazanmak için Allah(cc)'ın mesajını evirip çevirmemek gerektiği, buna rağmen en küçük dahi olsa bir meyil gösterilirse, hem yaşarken hem de ölünce kat kat azabın o kimse(veya kimseleri) beklediği vurgulanıyor. Temelde, gerçeğe ya da doğruya ters düşecek bu bilinçli tercih, hem yoldan çıkmayı hem de başkalarına çarpık bir örnek oluşturması üzere, affedilmez bir günahtır ve hem yaşarken hem de ölünce kat kat azabı gerektirir. Doğru yol üzere sebat etmek te, kişinin tercihine binaen, Allah(cc)'ın yardımıyla olmaktadır, bu sadece kişinin kendinin başarabileceği bir şey değildir.)
24 Aralık 2019 Salı
Çalışma 71-77:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder