17 Aralık 2019 Salı

Çalışma 45-48:
  •  Hem ne zaman Kuran okusan, seninle ahirete inanmamakta ısrar edenler arasına görünmez bir perde çekeriz ve kalplerinin üzerine (kötü niyetleri, zulümleri,şartlanmışlıkları ve kibirleri yüzünden) bir kılıf geçirir, kulaklarına ise bir ağırlık yerleştiririz. Ve bu yüzden, ne zaman Kuran okurken Rabbinden tek ilah olarak söz etsen, nefretle sırtlarını döner giderler. Senin okuyuşunu dinlerken gerçekte neyi duymak istediklerini ve gizli bir araya geldiklerinde, Allah(cc)'a şirk koşmada önü çeken o zalimlerin diğerlerine:' Siz başka değil, ancak büyüye kapılmış bir adamın peşinden gidiyorsunuz' dediklerini Allah(cc) çok iyi biliyor.
    Şunların sizi neye benzettiklerine bir bakın hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak muhakeme gücünü asla kendilerinde bulamayacaklar.
    (Özelde Peygamber efendimiz(sav), genelde de tüm Kuran hizmetkarları muhataplara hitap eden bu ayetlerden anlaşılacağı üzere; insanlara Kuran'ı anlatanlara (وَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ ) ( ق ر أ -> to recite, to announce) karşı, sırf kendi şahsi çıkar, kibir ve şartlanmışlıklarından dolayı nefretle yaklaşan ve onları; büyülenmiş, büyücü, deli vb. kötü lakaplarla etiketleyenlerin, geri dönülmez bir şekilde sapıttıkları ve artık asla doğru yolu bulabilecek muhakeme yeteneklerinin olamayacağı net bir şekilde belirtiliyor. )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder