--------------------------
Sonuç
Al-i imran süresi
- Allah(cc) katında tek kabul edilir din
İslam (Allah(cc)'a tam teslimiyet)'dir. Bunu başarmanın yolu da Kuran
ve sünnet çizgisinde Allah(cc) karşı sorumluluk hissi duyarak davranan muttaki
olmaktır. Mesela Ehli kitabın kendi uydurdukları batıl inançları ve bu
yoldaki davranışları ve yaptıkları, buna kötü bir örnektir. Temelde aynı
peygamberlere(Adem(as) dan,İbrahim(as)'a, İsa(as) kadar) ve örnek
şahsiyetlere inanıldığı halde, Allah(cc)'ın indirdiğine kendi şahsi
çıkarlarına göre ekledikleri yüzünden, bütün yaptıklarını boşa
gitmiştir. Aralarında hakka inanan güvenilir güzel kullar da olsa,
çoğunluğu yoldan çıkmıştır. Onların uydurdukları asla kabul
edilmeyecektir. Müminler sadece Allah(cc)ın ipine sımsıkı sarılmalı ve
her zaman Allah(cc)'a karşı sorumluluk hissi duyarak davranmalıdır. Tek
kurtuluş budur.
Her ne kadar 120. ayetten sonra temel olarak Uhud savaşı sonrası
müslümanların alması gereken dersler bir bakıma burada işlense de,
benzer tarih boyunca yaşanan ve bundan sonra da yaşanacak olaylar için
de aynı dersler çıkartılmalı ve bu sonuçlar rehber olarak
kullanılmalıdır. Temel olarak gerçek inanan kişinin iki temel özelliği
ön plandadır; muhsin ve muttaki. Mümin kişi günah ta işleyebilir, yanlış
ta yapabilir, ama bunun farkına varıp hemen kendini düzeltmeli ve
yanlışta ısrar etmemelidir. Daha önce gelmiş geçmiş toplumların başına
gelenler ögrenilmeli onlardan ders çıkarılmalı, özellikle de müminler bu
sonuçları birer rehber olarak kullanmalıdır. Mümin cesaretini yitirmez
ve üzülmez, zira gerçek inanan insanların en üstünüdür. Sıkıntılar
herkesin başına gelir ve geliyor, zira Allah(cc) bunları insanları seçip
ayırmak için bir araç olarak kullanmaktadır. Temelde, bunun 4 ana
sebebi vardir;
- Allah(cc)'ın müminleri seçip ayırması
- Hakikate şahitlik edenlerin seçilmesi
- Müminleri boş ve yararsız her türlü şeyden arındırmak
- Hakikati inkar edenleri de etkisiz hale getirmek(ıskartaya ayırmak)
Yoksa hiç bir sıkıntı ve zorlukla karşılaşmadan, '
müslümanım'
diyenin cennete alınacağını beklemek anlamsızdır. Her şeyin
Allah(cc)'tan olduğunu, her şeyin Allah(cc)'a ait oldugunu, yapan/edenin
hep O olduğunu bilip, tümüyle O'na sığınmalı ve O'na güvenmelidir,
yoksa insan olarak 'uçmak/kaçmak/dünyayı kurtarmak vb' ütapik söylemler
boştur, Allah(cc) bir şeyin olmasında eğer sizi aracı olarak kullanmışta
o şey olmuşsa, bundan dolayı ayrıca şükretmek ve her şeyi Allah(cc)'tan
bilmek ve
bir bakıma kendini sıfırlamak gerekmektedir.
Mümin, hiç bir zaman ne korkuya kapılır, ne zayıflık gösterir ne de kendini küçük düşürür. Mümin kişinin duası:
ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا
وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
'
Ey Rabbimiz!, günahlarımızı ve
işlerimizdeki aşırılıkları bağışla, adımlarımızı sabit kıl ve hakikatı
inkar edenlere karşı bize yardım et'.
Allah(cc) ta onlara hem bu dünyada hem de ahirette verileceklerin en güzelini verecektir.
Ey iman edenler,
sabredin,
birbirinize sabır tavsiyesinde bulunup yardımlaşın,
birbirinizle dayanışma içinde olun,
Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile davranın ki kurtuluşa eresiniz.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ
اصْبِرُواْ
وَصَابِرُواْ
وَرَابِطُواْ
وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ