Al-i imran 64:
- De ki:' Ey Kitab ehli, sizinle bizim aramızda şu ortak ilkelere gelin: Allah(cc)'tan başka kimseye kulluk etmeyeceğiz, O'ndan başka hiç bir şeye ilahlık yakıştırmayacağız ve Allah(cc) ile birlikte insanları rab edinmeyeceğiz'. Ve eğer yüz çevirirlerse , de ki:' Şahit olun ki biz kendimizi O'na teslim etmişiz'.
(
İslâm’ın 14 asır önce Ehl-i Kitaba, bugünün yine hem Ehl-i Kitabına hem de mektep ehline, yani okumuşlarına yaptığı bu çağrı, pek çok açı-dan çok önemlidir:
• İslâm’ı tebliğde, önce muhatapla üzerinde bu-luşulabilecek ortak zemin veya asgarî müşte-rek aranmalıdır. Bu, Ehl-i Kitap için Allah’a ibadet ve O’na şirk koşmama ise, meselâ dinle hiç alâkası bulunmayan başkaları için insan olma ve ortak insanî kaderi paylaşma olabi-lir.
• Tebliğde yumuşak üslûp, sevdirme, ısındırma çok önemlidir. İslâm, kendisine ulaşılabilecek kişiler sayısınca yolları ve içine girilebilecek binlerce kapısı olan yüce bir saraya benzetile-cek olursa, herkese açık mutlaka bir kapı var demektir ve önemli olan, kime hangi kapının gösterileceğini bilmektir. (Kur’ân’dan İdrake Yansıyanlar, 1: 109–110)
• Kur’ân, her türlü inatlarına ve direnmelerine rağmen Ehl-i Kitap’la diyalogu kesmemekte ve bu diyalogun önce müşterek noktada baş-laması gerektiğinin sinyalini vermektedir.
• Muhtelif vicdanların, muhtelif milletlerin, muhtelif dinlerin, muhtelif kitapların aslî bir vicdan ve hak bir kelimede nasıl birleştirilebi-leceği, İslâm’ın insanlık âlemine ne kadar ge-niş, ne kadar açık, ne kadar doğru bir hidayet yolu, bir özgürlük kanunu öğretmiş bulun-duğu ve artık bunun Arap ve Acem’le sınırlıolmadığı bu âyette bütünüyle gösterilmiştir. Dinî terakkî vicdanların darlık ve ayrılıkla-rında değil, küllî ve geniş olmalarındadır. (Ya-zır, 2: 1132)
• Allah’a ibadet, O’na şirk koşmama ve O’ndan başka Rab, yani terbiye edici, yol gösterici, insan hayatını düzenleyici bir otorite kabul etmeme, Allah’a imanın veya O’nun dinine tâbi olmanın olmazsa olmaz şartıdır. Âyet, bu ana düsturu açıkça ortaya koymakla Tevhid-i Ubûdiyet, Tevhid-i Ulûhiyet ve Tevhid-i Ru-bûbiyet’i nazara vermektedir.
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder