2 Ocak 2023 Pazartesi

 Al-i imran 159:

  •  Ve (Ey Peygamber), senin etrafındakilere yumuşak davranman, tümüyle Allah(cc)'ın rahmetidir. Zira, onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et, sonra bir hareket tarzına karar verince de , Allah(cc)'a güven, zira Allah(cc) kendisine güvenenleri sever.
    (
     Uzlaşma  ve  danışma  yoluyla  hükümet  etmeye  işaret  eden  bu  emir,  devlet  ida­resi ile ilgili bütün Kur’ânî düzenlemelerin en temel hükümlerinden biridir.  “On­lar”  zamiri,  müminlere,  yani,  bütün bir topluma  işaret eder;  bu bağlamda kulla­nılan em r deyimi  -ve  aynı  zamanda  çok daha  önce  vahyedilmiş  olan  42:38'de- ki emruhum şûra beynehum ibaresi- ise devlet idaresi de dahil toplumsal hayat ile ilgili bütün işleri  ifade  eder.  Bütün otoriteler, yukarıdaki buyruğun,  ilk bakış­ta Hz.  Peygamber'e hitab ediyor görünmesine rağmen aslında bütün Müslüman- lara yönelik ve her dönem için bağlayıcı olduğunda hemfikirdirler.  (Bu hükmün daha  geniş bir analizi  için bkz. State a n d  Government in İslam,  44 vd.)  Bazı İs­lam  bilginleri,  bu  emrin  ifade  tarzından,  toplumun  önderinin,  danışmak  zorun­da olmasına rağmen yine de ortaya çıkan görüşü  kabul veya reddetmede özgür olduğu  sonucuna varırlar.  Ama Hz.  Peygamber'in bile kendisini şûrasının karar­larına bağlı  saydığını  hatırlayınca  (bkz.  yukarıdaki not 90)  bu  sonucun mesnet- sizliği açıkça  ortaya çıkar.  Ayrıca,  Ali b.  Ebî Talîb'den rivayet  edilen bir Hadis'e göre, yukanda geçen ‘azm (“bir davranış şekline karar verme”) kelimesinin ne­yi ifade ettiğini açıklaması istendiğinde Hz. Peygamber,  “[O], bilgili insanlar (eb-lu’r-re’y ) ile müşavere yapmak ve [o konuda] onlara uymak [anlamına gelir]”  di­ye  cevap vermiştir (bkz.  İbni  Kesîr'in bu  ayet  ile  ilgili yorumu).ESED
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder