Al-i imran 159:
- Ve (Ey Peygamber), senin etrafındakilere yumuşak davranman, tümüyle Allah(cc)'ın rahmetidir. Zira, onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Ve toplumu ilgilendiren her konuda onlarla müşavere et, sonra bir hareket tarzına karar verince de , Allah(cc)'a güven, zira Allah(cc) kendisine güvenenleri sever.
(
Uzlaşma ve danışma yoluyla hükümet etmeye işaret eden bu emir, devlet idaresi ile ilgili bütün Kur’ânî düzenlemelerin en temel hükümlerinden biridir. “Onlar” zamiri, müminlere, yani, bütün bir topluma işaret eder; bu bağlamda kullanılan em r deyimi -ve aynı zamanda çok daha önce vahyedilmiş olan 42:38'de- ki emruhum şûra beynehum ibaresi- ise devlet idaresi de dahil toplumsal hayat ile ilgili bütün işleri ifade eder. Bütün otoriteler, yukarıdaki buyruğun, ilk bakışta Hz. Peygamber'e hitab ediyor görünmesine rağmen aslında bütün Müslüman- lara yönelik ve her dönem için bağlayıcı olduğunda hemfikirdirler. (Bu hükmün daha geniş bir analizi için bkz. State a n d Government in İslam, 44 vd.) Bazı İslam bilginleri, bu emrin ifade tarzından, toplumun önderinin, danışmak zorunda olmasına rağmen yine de ortaya çıkan görüşü kabul veya reddetmede özgür olduğu sonucuna varırlar. Ama Hz. Peygamber'in bile kendisini şûrasının kararlarına bağlı saydığını hatırlayınca (bkz. yukarıdaki not 90) bu sonucun mesnet- sizliği açıkça ortaya çıkar. Ayrıca, Ali b. Ebî Talîb'den rivayet edilen bir Hadis'e göre, yukanda geçen ‘azm (“bir davranış şekline karar verme”) kelimesinin neyi ifade ettiğini açıklaması istendiğinde Hz. Peygamber, “[O], bilgili insanlar (eb-lu’r-re’y ) ile müşavere yapmak ve [o konuda] onlara uymak [anlamına gelir]” diye cevap vermiştir (bkz. İbni Kesîr'in bu ayet ile ilgili yorumu).ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder