Ahzab 9-11:
- Ey iman edenler, Düşman orduları üzerinize geldiğinde Allah(cc)'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayın, ki o zaman üzerinize bir kasırga ve göremediğiniz (semavi) ordular göndermiştik. Ama, Allah(cc) yapmakta olduğunuz her şeyi görmekteydi. Onlar yukarıdan ve aşağıdan üzerinize geldiklerinde ve gözlerinizin feri kaybolup yüreğiniz ağzınıza geldiğinde ve Allah(cc) hakkında türlü türlü çelişkili düşüncelere başladığınızda (neler hissetiğinizi bir hatırlayın!). İşte orada ve o anda -müminim- diyenlerin gerçek kimlikleri ortaya çıkarılıyordu ve şiddetli bir şok ile sarsılıyorlardı.
(
Hicret’in 5’inci yılında (627) Nadir Oğullarıyahudilerinin önde gelenlerinden bir grup Mekke’ye vardı ve Kureyş’le bir araya gelip, yardım vadiyle onları Müslümanlarla savaş-maları için kışkırttılar. Daha sonra Gatafan ve Kays Aylan kabilelerine gidip, onları da aynışekilde Müslümanlara karşı harekete geçmeye çağırdılar. (İbn Hişam, 3:225–226) Bu entrikalar, Müslümanlara karşı Kureyş’ten, bütün civardaki Arap kabilelerinden, hem Medine’den çıkarılmışbulunan hem de halâ orada oturan Yahudi grup-larından ve Medine’deki münafıklardan müte-şekkil büyük bir birleşik düşman kuvvetlerinin oluşmasına sebep oldu. Medine’deki yahudilerle münafıklar, Medine içinde beşinci kol fonksiyo-nu görüyordu. Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm, bütün bu hazırlıklardan haberdar olmuştu. Ashabıyla istişarede bulundu. Neticede, Medine’de kalıp şehri savunma üzerinde karar kılındı. Selman-ıFarisî, şehrin etrafına bir hendek kazılmasınıteklif etti. Allah Rasûlü (sa.s.), Müslümanlarıonar kişilik gruplara böldü ve onları tatlı bir yarışa itti. İş zordu, Müslümanlar fakirdi, kışın başlaması yakındı ve açlık vardı. Açlığı hisset-memek için mü’minler karınlarına taş bağlıyor-lardı; bizzat bir amele gibi çalışan Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm, iki taş bağlamıştı. Allah Rasûlü, savunma hazırlıklarının düşmana ulaş-maması için de tedbirlerini almıştı. Düşman orduları, Müslümanları açık bir meydan savaşında yok edecekleri ümidiyle Medine’ye doğru hareket ettiler. Fakat hendekle karşılaşınca ilk şoku yaşadılar. Yaklaşık 20.000 kişilik düşman kuvvetleri hendek boyu kamp kurdu. Medine’yi savunan Müslümanların sayı-sı 3.000 kadardı. Şehir içinden münafıklar ve Kureyza Oğulları yahudileri düşmanla işbirliği halinde idi.Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm, ordu-sunu öyle yerleştirmişti ki, hem şehri düş-mana karşı savunacaklar, hem de Kureyza Oğulları’ndan gelmesi muhtemel saldırılara karşıevlerini koruyabileceklerdi. Arkasını Sel Dağı’na veren Allah Rasûlü (s.a.s.), hendekte bir noktayı kasten aşılabi-lecek halde bırakmıştı. Bununla, önde gelen Kureyş süvarilerinin hendeği aşmaya çalışacak-larını umuyordu. Gerçekten beklediği gibi oldu ve hendeği bu noktadan geçmeye çalışan bazımeşhur Kureyş süvarileri birebir çarpışmada Müslüman cenkçiler tarafından öldürüldü. Hz. Ali (r.a.), üç tanesini öldürmüştü. Artık düşman, bu noktadan da hücum edemeyeceğini anladı.Kuşatma 27 gün sürdü. Soğuk, açlık, arkasıgelmez ok ve taş yağmurları, hendek üzerinden yapılmaya çalışılan saldırılar, şehir içinde endişe edilen ihanet ve entrikalar, Müslümanları bir hayli yordu. Kur’ân, bu durumu gelecek âyet-lerde dile getirir. Dört haftalık kuşatmanın sonunda düşma-nın da cesareti kırıldı. Müslümanlar, Allah’a, Rasûlü’ne ve İslâm’a bağlılıklarını ispat etmiş ve fevkalâde sebat göstermişlerdi. Allah da, onları doğu tarafından gönderdiği soğuk kasırgalarla destekledi. Ayrıca, melek orduları da gönderdi (Allah’ın melek orduları göndermesi ve bundaki maksat için bkn: Âl-i İmran Sûresi/3: 124–127; Enfâl Sûresi/8: 9–10, 12.) Düşmanın çadırlarıalt üst oluyor, yaktıkları ateşler sönüyor, toz ve yağmur yüzlerine vuruyordu. Sonunda kuşatma-yı kaldırıp, dönmek zorunda kaldılar.Hendek Savaşı, Kureyş’in Müslümanlar üze-rine son saldırısı oldu.AÜ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder