Ahzab 50:
- Ey Peygamber, mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah(cc)'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından elinin altında bulunan kadınları (savaştan kendi isteğiyle kalan kadınlar) sana helal kıldık. Ve seninle birlikte göç etmiş bulunan amcalarının ve halalarının kızlarını, dayılarının ve teyzelerinin kızlarını ve kendilerini peygambere (özgür iradeleriyle) teklif eden , peygamberin de almak istediği mümin kadınları sana helal kıldık. Bu sonuncusu yanlız sana özgü bir imtiyazdır, öteki müminler için değil. Zaten onlara eşleri ve ellerinin altındakiler için gerekeni bildirmiştik. Ve artık sen gereksiz bir endişeye kapılmamalısın. Şüphesiz Allah(cc) çok bağışlayıcı ve eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
(
Değişik yerlerde (bkz. özellikle 4:25, not 32) işaret edildiği gibi İslam, cariyeliğin hiçbir şekline rıza göstermez ve meşru bir n ikaha dayanmadıkça bir erkek ile kadın arasındaki her tür cinsel ilişkiyi kesinlikle yasaklar. Bu konuda “özgür” bir kadın ile köle arasındaki tek fark, birincisinin kocasından mehir talep edebilmesine karşılık, meşru yollarla sahip olduğu kölesi (lafzen, “sağ elinin sahip olduklan”) ile, yani inancın ve özgürlüğün savunulması için yürütülen “Kutsal Savaş”ta (cihâd) esir alınan bir kadın (2:190, not 167 ve 8:67, not 72) ile evlenen kişinin böyle bir mükellefiyetinin olmamasıdır: çünkü bu durumda köle kadının evlenme yoluyla özgürlüğünü elde etmesi, mehire denk bir bedel olarak görülmektedir.ESED
Bu yan cümlecik, lafzen, “kim Peygamber'e kendini bir armağan olarak sunarsa (in vehebet n efsehâ)" şeklindedir. Klasik müfessirlerin büyük kısmı, bunun, “bir mehir beklemeden veya istemeden” anlamına geldiğim, çünkü mehrin normal/sade Müslümanlar için evlilik akdinin temel bir unsuru olduğunu söylerler.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder