Mümtehine 1-3:
- Ey iman edenler, size gelmiş olan hakikati inkar ederek, yanlızca Rabbiniz Allah(cc)'a inancınızdan dolayı, Peygamberi ve sizleri yurtlarınızdan çıkartan düşmanlarımı (عَدُوِّي) - ki onlar sizin de düşmanlarınızdır- şevkat göstererek dost edinmeyin. Eğer Benim yolumda gayret göstermek için ve Benim rızamı kazanmak arzusu ile evlerinizden çıkıp gittiyseniz, onlara gizli bir şevkatle yaklaşarak dostluk yapmayın. Hem gizlediğiniz, hem açığa vurduğunuz her şeyden haberdarım. Ve içinizden her kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.
Eğer sizi ele geçirirlerse, size düşmanlıklarını kesintisiz sürdürürler, hatta elleriyle ve dilleriyle size sürekli kötülük etmeye çalışırlar. Ve sizin de onlar gibi hakikatı inkar etmenizi isterler. Size ne yakınlarınızın ne de çocuklarınızın faydası olur, Kıyamet günü Allah(cc) onlarla aranızı ayıracaktır. Allah(cc) yaptıklarınızı, hakkıyla görendir.
(Kuran'da genelde Yüce Rabbim'den bahsedilirken; genelde Allah(cc) ve Biz kelimeleri kullanılır, Biz çoğul kullanımı ile ilgili bir çok mantıklı ve makul açıklama vardır (şu anki konumuz bu değil). Fakat burada direk, Yüce Rabbim, düşmanlığı kişiselleştirerek düşmanlarım (عَدُوِّي) diyor (sondaki ي). Yani, Allah(cc), inancı dolayısıyla kendisine zulmedilen, yurdundan çıkartılan ve kendisine düşmanlık yapılan kullarına bunları yapanları, direk düşmanı olarak görüyor -ve de düşmanlığı kişiselleştirerek-. Bir insanın düşebileceği en alt seviye bu olsa gerek. Zira Allah(cc), bizzat kendisini düşmanı olarak görüyor. Bir insanın yapabileceği en extrem aptallık ta, Allah(cc)'ı kendisine kişisel düşman yapması olsa gerek!.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder