Maide 106:
- Ey iman edenler, ölüm size yaklaştığında yapacağınız vasiyet sırasında şahitler bulundurun. Kendi aranızdan dürüst iki kişi, ya da seyahattayken ölüm emareleri gelip sizi bulursa, Allah(cc)'a ve O'nun insanlara indirdiklerine inandığından emin olduğunuz (بَعْدِ الصَّلاَةِ), sizden olmayan öteki iki kişiyi (şahit olarak) alıkoyun. Eğer içinize bir kuşku düşerse onlara şöyle yemin ettirin:' Akraba hatırına da olsa, sözümüzü hiç bir bedel karşılığı satmayacağız ve Allah(cc)'ın bildiğini gizlemeyeceğiz. Eğer böyle yaparsak günahkar biz olmuş oluruz'.
(
Bir çok müfessir, buradaki الصَّلاَةِ namaz olarak çevirmiş ve ' namazdan sonra' olarak bu kısmı tercüme etmiştir. Fakat Salat'ın sadece namaz anlamında olmadığı değişik ayetlerde daha önce belirtilmişti. Bence burada, ölüm emareleri gelen ve seyahatte olan ve etrafında gayri müslimlerin olduğu biri, onları namaza götüremeyeceği gibi, yemin ettirmeyi namazdan sonra koşuluna bağlamak pek mantıklı gelmiyor. Aslolan, o kişiler yeminlerinde de belirtildiği gibi, Allah(cc)'a inanan kimseler olmalılar, Ehl-i kitap gibi. Yoksa şahitlik yapacak ne diye 'Allah(cc)'ın adını kullanarak yemin etsin?
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder