18 Ağustos 2022 Perşembe

 Bakara 240-242:

  •  Eğer içinizden biri ölür de arkasında dul eşler bırakırsa, ölmüş kocalarının evini terk etmeksizin, onların geçiminin bir yıl temin edilmesini vasiyet etsin. Ama kendi arzularıyla ayrılırlarsa, kendileri hakkındaki meşru tasarruflarından dolayı onlara bir günah yoktur. Ve Allah(cc) kudret ve hikmet sahibidir. Ve boşanmış kadınlar da güzel bir şekilde geçimlerini sağlama hakkına sahip olacaklardır. Bu Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davranan herkes için bir görevdir. Aklınızı kullanmanız için Allah(cc) size mesajlarını böyle açıklıyor.

17 Ağustos 2022 Çarşamba

Dua saati: 103. Allahım, biz günah kâr kullarız; hatalarımız her yanı-mızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Ken-dimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccüh-lerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Abdülkadir Geylanî Efendimiz’in (kuddise sırruhû) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegâne melceisin. Günahlarım dağlar azametin-de olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi ku-şatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin.Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kul-ların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim. Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm; hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağ-men beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocala-dığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım; kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.

16 Ağustos 2022 Salı

 Bakara 238-239:

  •  Namazlarınıza(الصَّلَوَاتِ) ve namazı en uygun şekilde ifa etmeye (والصَّلاَةِ الْوُسْطَى) dikkat edin. Ve Allah(cc)'ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun. Ama eğer tehlikede iseniz, yürürken veya binek üzerinde namazınızı eda edin. Tekrar güvenliğe kavuşunca Allah(cc)'ı anın, çünkü daha önce bilmediklerinizi size öğreten O'dur.
    (
     Lafzen,  “orta  (yahut,  “en  mükemmel”)  namaza.”  Bazı  otoriteler  bunun  ‘sabah’ (fecr) namazını ifade ettiğine  inandıkları halde genel kabul gören görüş,  ‘ikindi’ Casr)  namazını  işaret  ettiği  şeklindedir.  Ancak  Muhammed  Abduh,  bu  görüşü daha  da  ileri götürerek bunun  “en mükem mel şekliyle  namaz”  anlamına  da ge­lebileceğini  söyler — yani,  “tüm  zihin  Allah'a  yönelmiş  olarak,  huşû  içinde  ve O'nun  kelâmım  tefekkür  ederek  hulûs-i  kalb  ile  namaz” (Menâr II,  438).  Kur’- an'm  tümünde  geçerli  olan  sistematik  içinde,  sosyal  kurallar  ile  ilgili  her  uzun bölümün ardından mutlaka Allah'a karşı sorumluluğun idraki çağrısı gelir: ve bu sorumluluğun idrakine de en eksiksiz olarak namazda ulaşıldığından bu ve bun­dan sonraki  ayet,  evlilik hayatı ve boşanma  ile  ilgili emirlerin  arasına yerleştiril­miştir. ESED

      الصَّلَوَاتِ  çoğuldur, halbuki الصَّلاَةِ ise tekildir. Salavat namazlarımızı ifade ederken, salat ise Kuran'ın temel dusturlarına sıkı sıkıya bağlanıp takip etmek demektir. Yüce Rabbim en doğrusunu bilir.

    )

15 Ağustos 2022 Pazartesi

 Bakara 236-237:

  •  Henüz dokunmadığınız veya mehir tesbit etmediğiniz hanımları boşamanızda size bir vebal yoktur. Ne var ki böyle bir durumda dahi onlara destek olun. Eli geniş olan kendi takdirince, eli dar olanda gücü yettiği miktar makul bir biçimde geçimlilik tedarik etsin. Bu muhsin (الْمُحْسِنِينَ) olanlar üzerine bir yükümlülüktür. Ve eğer dokunmadan önce ama mehrini kararlaştırdıktan sonra onları boşarsanız, bu durumda tesbit ettiğiniz miktarın yarısı onlarındır. Ancak onların bundan vazgeçmeleri ya da nikah bağını elinde tutan kimsenin vazgeçmesi müstesna. Vazgeçmeniz takvaya daha uygundur. Ve neticede birbirinize karşı fedakarca davranmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın, çünkü Allah(cc) yaptığınız her şeyi görmektedir.

14 Ağustos 2022 Pazar

 Bakara 234-235:

  •  İçinizden ölen kimselerin geride bıraktıkları eşleri dört ay on gün kendilerini gözetlesinler. Bu süreyi tamamladıklarında kendileri için gerekli olan şeyleri meşru olmak kaydı ile yapmalarında size bir vebal yoktur. Ve Allah(cc) yaptığınız her şeyden haberdardır. Ve bu gibi kadınlara evlenme arzusu ima etmekte veya bunu içinizde tutmakta size vebal yoktur. Nasılsa Allah(cc) sizin onlara karşı hissettiğiniz duyguları açacağınızı bilir. Ama yine de onlara karşı duygularınızı gizlilik içinde değil, uygun ve makul bir şekilde söyleyin. Ve emredilen süre dolmadan evlilik bağını kurmaya kalkmayın. Unutmayın ki, Allah(cc) içinizden geçeni bilir. Bu nedenle O'na karşı sorumluluk bilinciyle davranın. Ve bilin ki, Allah(cc) çok affedicidir ve çok tahammul(hilm) sahibidir.

13 Ağustos 2022 Cumartesi

 Bakara 233:

  •  Ve (boşanmış) anneler, eğer emzirme süresini tamamlamak istiyorlarsa, çocuklarına iki tam yıl bakabilirler. Onun yeme-içmesi ve giyimini uygun bir şekilde temin etmek babanın vazifesidir. Hiç kimse taşıyabileceğinden fazlasıyla yükümlü tutulamaz.Ne anne, ne de baba çocuğundan dolayı eziyet çeksin. Ve babanın mirasçısına da aynı görev düşer. Ve (anne-baba), her ikisi, anne ile çocuğun ayrılmasına karşılıklı rıza ve dayanışma ile karar verirse, onlara bir günah yoktur. Eger çocuğunuzu süt annelere emanet etmeye karar verirseniz, teslim edeceğiniz çocuğun emniyetini uygun bir şekilde sağlamak şartı ile, size bir günah yüklenmez. Ama, neticede, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun ve bilin ki, Allah(cc) yaptığınız her şeyi görür.

12 Ağustos 2022 Cuma

 Bakara 232:

  •  Kadınları boşadıktan sonra, bekleme süreleri tamamlanmışsa, aralarında uygun bir şekilde anlaştıkları takdirde, başka erkeklerle evlenmelerine engel olmayın. Bu Allah(cc)'a ve ahiret gününe inanan her biriniz için bir uyarıdır. Bu sizin için en erdemli ve en temiz yoldur. Allah(cc) herşeyi aslıyla bilir, ama siz bilmessiniz.

11 Ağustos 2022 Perşembe

 Bakara 231:

  • Bu şekilde kadınlarınızı boşadığınızda ve onlar da bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde , ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Onlara zarar vermek için alıkoymayın. Bu durumda haddi aşmış olursunuz. Kim böyle yaparsa, kendine kötülük yapmış olur.  Allah(cc)'ın ayetlerini hafife almayın. Allah(cc)'ın size olan nimetlerini, size öğüt vermek için indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın ve Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olarak davranın. İyi bilin ki, Allah(cc) her şeyin aslını çok iyi bilir.

10 Ağustos 2022 Çarşamba

 Bakara 230:

  •  Nihayetinde erkek, kadını üç defa boşarsa, bu kadın başka bir erkekle evlenmedikçe ona helal olmaz. Eğer sonraki erkek te onu boşarsa, her iki tarafta Allah(cc)'ın koyduğu sınırları gözetecekleri kanaatinde iseler, tekrar birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah(cc)'ın akledenlere açıkladığı sınırlardır.

9 Ağustos 2022 Salı

 Bakara 229:

  •  Boşanma iki defa geri alınabilir, ki bu durumda evlilik ya güzellikle devam eder ya da uygun bir şekilde sona erdirilir. Ve kadınlarınıza verdiğiniz herhangi bir şeyden geri almanız, her iki tarafında Allah(cc)'ın koyduğu sınırları koruyamamak korkusu dışında, sizin için helal değildir. O halde, ikisinin de Allah(cc)'ın koyduğu sınırları koruyamayacağından korkuyorsanız, kadının serbestliğe kavuşması için, kocasına bazı şeyler bırakmasında her iki taraf için de günah yoktur. Bunlar Allah(cc)'ın koyduğu sınırlardır, sakın ihlal etmeyiniz. Zira kim Allah(cc)'ın koyduğu sınırları ihlal ederse, zalimler onlardır.

8 Ağustos 2022 Pazartesi

 Bakara 228:

  •  Boşanmış kadınlar evlenmeksizin, üç ay hali bekleyeceklerdir. Çünkü eğer Allah(cc)'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah(cc)'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri meşru değildir. Ve eğer bu süre zarfında barışmak isterlerse, kocalarının onları kabul etmeye öncelikle hakları vardır. Ama adalet ölçülerine göre, kadınların kocaları üzerindeki hakları, kocaların onlar üzerindeki haklarına eşittir, ancak erkeler bu konuda onlar üzerinde öncelik sahibidir. Ve Allah(cc) kudret ve hikmet sahibidir.

7 Ağustos 2022 Pazar

 Bakara 226-227:

  •  Hanımlarına yaklaşmamaya yemin edenlere dört ay bekleme süresi vardır. Şayet dönerlerse, iyi bilsinler ki, Allah(cc) tarifsiz bağışlayıcı ve eşsiz merhamet sahibidir. Ama eğer ayrılmaya karar verirlerse, bilsinler ki, Allah(cc) her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

6 Ağustos 2022 Cumartesi

 Bakara 224-225:

  •  Allah(cc) adına yaptığınız yeminler, erdemliliğe, Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincine ve insanlar arasında barışın geliştirilmesine engel teşkil etmesin. Zira, Allah(cc) her şeyi duyan, her şeyi bilendir. Allah(cc), düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmayacak, ama kalplerinizin (ihtirasla) arzuladıklarından sorumlu tutacaktır. Allah(cc) çok affedici, çok hilm sahibidir.
    (
     Lafzen,  “Allah'ı yeminlerinizden  dolayı  ...  yapmayın.”  226.  ayetten görülebilece­ği  gibi  bu  emir,  öncelikle  boşanma  konusundaki  yeminlerle  ilgilidir,  ama  yine de genel bir muhteva taşır.  Bu konuda Muhammed'in (s) şöyle buyurduğuna da­ir birçok  sahih  rivayet vardır:  “Eğer bir kimse  (şu  şu  şeyleri yapacağı veya yap­maktan vazgeçeceğine  dair) kuvvetli bir yeminde bulunur ama sonra  başka tür­lü  davranmanın  daha  doğru  bir yol  olacağını  anlarsa,  bırakın  daha  doğru  olanı yapsın  ve  bırakın  yeminini  bozsun  ve  sonra  onun  kefaretini  versin”  (Buhârî, Müslim ve  aynı  rivayetin biraz farklı ifadelerle nakledildiği diğer kitaplar).ESED

    )

5 Ağustos 2022 Cuma

 Sabah duası : 50. Ey rahmetiyle bütün mevcudatı kuşatan Rabbimiz! Bize ve bütün müslümanlara merhametinle muamelede bulun.. Sana uzaklığın mahrumiyetini yaşatma.. bizi salih kullarından ayırma.. hâlimize acı da, bizi ne nefsimizle ne de Senden uzaklaştıracak herhangi bir şeyle göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa başbaşa bırakma.. yardımcımız, koruyanımız ol ve bizi nusretinle te’yid buyur; buyur ki Sen koruyanların en güzelisin ve Senin gücünü aşkın hiçbir şey yoktur.

 Bakara 222-223:

  •  Sana kadınların aybaşı hallerinden soruyorlar. De ki.' O bir rahatsızlık halidir. Bu yüzden aybaşı hali sırasında kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın, temizlendiklerinde de onlara Allah(cc)'ın emrettiği şekilde yaklaşın'. Doğrusu Allah(cc) pişmanlıkla kendisine yönelenleri ve özlerini temiz tutanları sever. Eşleriniz sizin için ürün veren verimli tarla gibidir. Öyleyse toprağınızı istediğiniz gibi işleyin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun ve unutmayın ki mutlaka O'na kavuşacaksınız. Ve sen de (Ey peygamber), iman edenleri müjdele.

4 Ağustos 2022 Perşembe

 Sabah duasi : 65. Ey Rabbimiz ve ey yegâne İlahımız! Zihinlerin idrakinden âciz olduğu yücelerden yüce Zâtın, ulvî sıfatların, birbirinden güzel isimlerin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hürmetine sinelerimizi tertemiz hâle getirerek pürnur eyle.. her şeyin başı ve bütün sevgilerin de en saf, en duru kaynağı olan muhabbetine mazhar kıl ve ‘mustafeyne’lahyar’ diye tavsif buyurduğun seçkinlerden seçkin kullarının evsafıyla bizleri de donat.. her zaman ve her yerde işiten kulağımız, gören gözümüz, hisseden kalbimiz ol ve nezdindeki ilm-i ledünden bizleri de hissedar eyle! Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi! Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun!

 Bakara 221:

  • Ve müşrik kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin. Çünkü mümin bir kadın, müşrik bir kadından - bu sizin hoşunuza gitse de- daha hayırlıdır. Ve müşrik erkeklerle, onlar iman etmedikçe kadınlarınızı evlendirmeyin. Zira mümin bir erkek, müşrik bir erkekten - bu sizin hoşunuza gitse de- daha hayırlıdır. Böyleleri sizi ateşe davet ederken, Allah(cc) sizi cennete ve O'nun izniyle mağfirete davet ediyor. İşte Allah(cc) mesajını insanlara bu şekilde açıklıyor ki, düşünüp ders alsınlar.
    (
    The reason why the believers have been prohibited from marrying musrhik spouses is that `they invite you to the Fire'. This means that such marriage might mislead the Muslim spouses to the ways of shirk, for the relations between husband and wife are not merely sexual but spiritual and cultural as well. It is possible that the Muslim spouse may influence the mushrik spouse and his or her family and their offspring in favour of the Islamic way of life. But it is equally possible that the mushrik spouse may imbue the Muslim spouse, his (or her) family or their offspring, with the spirit and ways of shirk. Most probably as a result of such a marriage, a mixture of Islam and un-Islam will be bred in such a family. A non-Muslim might approve of this, but a Muslim cannot. One who sincerely believes in Islam can never take such a risk merely for the sake of the gratification of his lust. He would rather suppress his passions than do anything that might mislead him to disbelief, blasphemy and shirk or, at least mislead his progeny. ET

    )

3 Ağustos 2022 Çarşamba

 Bakara 220:

  •  Hem bu dünya hem de ahiret hakkında. Bir de sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki:' Onların lehine olan her türlü iyileştirme (yüzüstü bırakmaktan) daha hayırlıdır'. Onlarla hayatı paylaşırsanız, unutmayın ki, onlar sizin kardeşlerinizdir. Kaldı ki, Allah(cc) fesatçılık yapanı ıslah edenden ayırmasını bilir. Ve Allah(cc) dileseydi sizi zora koşardı. Ne var ki, Allah(cc) her işinde mükemmeldir ve her hükmünde tam isabet sahibidir.
    (
     Bunun anlamı şudur: Eğer bir kimse kendi sorumluluğu altındaki bir yetimin ha­yatını  paylaşırsa,  böyle  bir  beraberlikten,  yetimin  menfaatlerine  hiçbir  şekilde zarar  vermemesi  şartıyla  bir kazanç  sağlaması  -mesela  bir  iş  ortaklığı  yoluyla- meşrudur.ESED
    )

2 Ağustos 2022 Salı

 Bakara 219:

  •  Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki:' Bunların ikisinde de insanlar için büyük bir kötülük(إِثْمٌ كَبِيرٌ) ve bir takım menfaatler vardır. Her ikisinin de yol açtığı kötülük sağladığı menfaatten çok daha büyüktür'. Ve sana Allah(cc) yolunda neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki:' Allah(cc) rızası için ayırabileceğiniz herşeyi'. Böylece Allah(cc) size mesajlarını açıklıyor ki, düşünüp ders çıkarabilesiniz.
    (
     Lafzen,  “günah”,  yahut  günah  işlemeye  teşvik  eden  herhangi  bir  şey.  Bazı  kla­sik  müfessirlerin  (mesela  Râzî)  işaret  ettikleri  gibi, ism  terimi  burada m enâfi'(“faydalar”)  teriminin  karşıtı  olarak  kullanılmıştır;  bundan  dolayı  en  doğrusu “kötülük”  olarak  çevrilebilir.ESED

    )

1 Ağustos 2022 Pazartesi

 Bakara 218:

  •  Şüphe yok ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah(cc) yolunda üstün gayret gösterenler, işte ancak bunlar Allah(cc)'ın rahmetini umabilirler. Allah(cc) çok affedici ve rahmet kaynağıdır.
    (
    Bilhassa bugün yanlış anlaşılan ve bazen de kasden yanlış anlatılan kavramlardan biri cihad-dır. Sözcük olarak, kişinin herhangi bir hususta elinden  geleni  yapması  manâsına  gelen  cihad,  Kur’ân’daki  karşılığı  daha  çok  ‘kıtal’  olan  sa-vaş demek değildir. Daha geniş bir anlam sahasıbulunan  cihad,  Allah  yolunda  Allah  rızası  için  yapılan  her  türlü  uğraşıyı  içine  alır.  Mücahid,  davasına  içten  bağlı  ve  ona  hizmet  için  bütün  fizikî,  zihnî  ve  manevî  fakültelerini  kullanan,  bu  konuda  karşısına  çıkacak  bütün  zorluklarıaşmaya azimli kişi demektir. Cihad, ancak Allah için ve O’nun kelimesini yüceltmek için yapılır. Başka  türlü  uğraşılar,  kavram  anlamı  itibariyle  cihadın kapsamına girmez.Cihadın iki yüzü ve birbirini tamamlayan iki şekli vardır. Biri, yanlış kabullere, bâtıl inançla-ra, kötü duygulara, yönelişlere ve nefsin gayr-ımeşrû arzularına karşı mücadele etmek ve neti-cede  hem  zihnen-aklen,  hem  de  kalben  aydın-lanmaktır. Diğeri ise, başkalarını da aynı hedefe çağırma,  yönlendirme  ve  bu  hususta  gerekeni  yapmaktır.  Bunlardan  birinciye,  bir  hadis-i  şe-rifte büyük cihad, diğerine küçük cihad adı ve-rilmiştir.Daha  çok  Allah  yolunda  savaşma  olarak  an-laşılan küçük cihad, esasen savaş meydanlarına has  bir  cihad  şekli  değildir.  O,  Allah’ı  başkala-rına anlatma, onları Allah’ın yoluna çağırma ve Allah’ın kelimesini yüceltme gayesiyle ve sadece Allah rızası için yapılan her türlü meşrû davra-nışı içine alır.Küçük cihad, bütün maddî araçların seferber edilmesini gerektirir ve dış dünyada yerine geti-rilirken, büyük cihad kişinin kendi nefsiyle mü-cadelesi  demektir.  Bu  iki  tür  cihad  birbirinden  ayrı  düşünülüp,  birbirinden  ayrı  ele  alınamaz. Nefislerine  karşı  mücadelede  başarılı  olanlardır ki, küçük cihadda başarılı olabilirler. Küçük ci-hadı  asla  ihmal  etmeyenler  de,  bununla  büyük  cihadda  başarıya  çok  önemli  bir  malzeme  taşı-mış olurlar.Hz.  Muhammed  aleyhissalâtü  vesselâm,  her  iki  cihad  şeklini  en  mükemmel  şekilde  temsil  eden insandır. O, mesajını tebliğ ederken insan-ların en cesuru olmasına mukabil, Allah’a kulluk-ta da insanların en deriniydi. İbadetlerinde Allah aşk ve saygısıyla kendinden geçer ve O’nu böyle görenler, âdeta O’na karşışefkat duyarlardı. Sa-hih-i Buharî’de geçtiği üzere, gece ibadetinde bir defasında ayaklarının altışişinceye kadar ayakta kaldığını  gören  Hz.  Ayşe  (r.ah.)  kendisine,  bü-tün günahları affedilmiş, yani günahsız bir insan olmasına mukabil, kendisini neden bu kadar tü-kettiğini sorduğunda şu cevabı almıştı: “Allah’ın şükreden bir kulu olmayayım mı?”Yukarıda da temas edildiği üzere, Allah yolun-da uğraş vermek, yani cihad etmek, İlâhî mesajıbaşkalarına ulaştırmanın yanısıra, bir mü’minin iman ve aşkla örülmesi gereken karakterini oluş-turmak için nefsiyle mücadele etmesini de gerek-tirir. Mü’minlerin Allah yolundaki bu uğraşları, ferdî planda ölümlerine, toplum planında ise Kı-yamet’e kadar devam eder. İslâm, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak ve halkın  arasını  açmak  için  gelmedi;  tam  tersine,  insanların  hem  kendi  iç  dünyalarında  hem  de  dış dünyada huzur, emniyet ve barışı sağlamak ve insanları birbirleriyle, Allah ile, “tabiî” çevre ile ve bütün kâinat ile barışık hale getirmek için geldi.Yeryüzünde  zulüm  ve  fesadı,  tek  kelime  ile  fitneyi  ortadan  kaldırmayı,  en  azından  fitnenin  hakim  olmamasını  gaye  edinen  İslâm,  çağrısını her zaman hikmet, basiret ve güzel öğüt üzerine bina eder.AÜ

    The word "jihad'' means to exert one's utmost for the achievement of an object. It is not a synonym for "holy war" but has a far wider meaning than this and covers every kind of effort. And the mujahid is one who is always after the achievement of his ideal, plans for it, propagates it with his tongue and pen and struggles for it with all his heart and body. In short, he spends all his efforts and resources for its achievement and fights against all those forces that oppose it; so much so that he does not hesitate to put even Ms very life in danger for his ideal. The struggle and fight to such a person will be technically Jihad. A Muslim, however, is required to do all this in the way of Allah alone under certain moral restrictions for establishing the Way prescribed by Him and for elevating His Word above all. And there should be absolutely no other object than this before a Muslim in performing Jihad. It has thus become clear that the Jihad of a Muslim is not "general war of extermination against infidels" ET

    )