Bakara 218:
- Şüphe yok ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah(cc) yolunda üstün gayret gösterenler, işte ancak bunlar Allah(cc)'ın rahmetini umabilirler. Allah(cc) çok affedici ve rahmet kaynağıdır.
(
Bilhassa bugün yanlış anlaşılan ve bazen de kasden yanlış anlatılan kavramlardan biri cihad-dır. Sözcük olarak, kişinin herhangi bir hususta elinden geleni yapması manâsına gelen cihad, Kur’ân’daki karşılığı daha çok ‘kıtal’ olan sa-vaş demek değildir. Daha geniş bir anlam sahasıbulunan cihad, Allah yolunda Allah rızası için yapılan her türlü uğraşıyı içine alır. Mücahid, davasına içten bağlı ve ona hizmet için bütün fizikî, zihnî ve manevî fakültelerini kullanan, bu konuda karşısına çıkacak bütün zorluklarıaşmaya azimli kişi demektir. Cihad, ancak Allah için ve O’nun kelimesini yüceltmek için yapılır. Başka türlü uğraşılar, kavram anlamı itibariyle cihadın kapsamına girmez.Cihadın iki yüzü ve birbirini tamamlayan iki şekli vardır. Biri, yanlış kabullere, bâtıl inançla-ra, kötü duygulara, yönelişlere ve nefsin gayr-ımeşrû arzularına karşı mücadele etmek ve neti-cede hem zihnen-aklen, hem de kalben aydın-lanmaktır. Diğeri ise, başkalarını da aynı hedefe çağırma, yönlendirme ve bu hususta gerekeni yapmaktır. Bunlardan birinciye, bir hadis-i şe-rifte büyük cihad, diğerine küçük cihad adı ve-rilmiştir.Daha çok Allah yolunda savaşma olarak an-laşılan küçük cihad, esasen savaş meydanlarına has bir cihad şekli değildir. O, Allah’ı başkala-rına anlatma, onları Allah’ın yoluna çağırma ve Allah’ın kelimesini yüceltme gayesiyle ve sadece Allah rızası için yapılan her türlü meşrû davra-nışı içine alır.Küçük cihad, bütün maddî araçların seferber edilmesini gerektirir ve dış dünyada yerine geti-rilirken, büyük cihad kişinin kendi nefsiyle mü-cadelesi demektir. Bu iki tür cihad birbirinden ayrı düşünülüp, birbirinden ayrı ele alınamaz. Nefislerine karşı mücadelede başarılı olanlardır ki, küçük cihadda başarılı olabilirler. Küçük ci-hadı asla ihmal etmeyenler de, bununla büyük cihadda başarıya çok önemli bir malzeme taşı-mış olurlar.Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesselâm, her iki cihad şeklini en mükemmel şekilde temsil eden insandır. O, mesajını tebliğ ederken insan-ların en cesuru olmasına mukabil, Allah’a kulluk-ta da insanların en deriniydi. İbadetlerinde Allah aşk ve saygısıyla kendinden geçer ve O’nu böyle görenler, âdeta O’na karşışefkat duyarlardı. Sa-hih-i Buharî’de geçtiği üzere, gece ibadetinde bir defasında ayaklarının altışişinceye kadar ayakta kaldığını gören Hz. Ayşe (r.ah.) kendisine, bü-tün günahları affedilmiş, yani günahsız bir insan olmasına mukabil, kendisini neden bu kadar tü-kettiğini sorduğunda şu cevabı almıştı: “Allah’ın şükreden bir kulu olmayayım mı?”Yukarıda da temas edildiği üzere, Allah yolun-da uğraş vermek, yani cihad etmek, İlâhî mesajıbaşkalarına ulaştırmanın yanısıra, bir mü’minin iman ve aşkla örülmesi gereken karakterini oluş-turmak için nefsiyle mücadele etmesini de gerek-tirir. Mü’minlerin Allah yolundaki bu uğraşları, ferdî planda ölümlerine, toplum planında ise Kı-yamet’e kadar devam eder. İslâm, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak ve halkın arasını açmak için gelmedi; tam tersine, insanların hem kendi iç dünyalarında hem de dış dünyada huzur, emniyet ve barışı sağlamak ve insanları birbirleriyle, Allah ile, “tabiî” çevre ile ve bütün kâinat ile barışık hale getirmek için geldi.Yeryüzünde zulüm ve fesadı, tek kelime ile fitneyi ortadan kaldırmayı, en azından fitnenin hakim olmamasını gaye edinen İslâm, çağrısını her zaman hikmet, basiret ve güzel öğüt üzerine bina eder.AÜ
The word "jihad'' means to exert one's utmost for the achievement of an object. It is not a synonym for "holy war" but has a far wider meaning than this and covers every kind of effort. And the mujahid is one who is always after the achievement of his ideal, plans for it, propagates it with his tongue and pen and struggles for it with all his heart and body. In short, he spends all his efforts and resources for its achievement and fights against all those forces that oppose it; so much so that he does not hesitate to put even Ms very life in danger for his ideal. The struggle and fight to such a person will be technically Jihad. A Muslim, however, is required to do all this in the way of Allah alone under certain moral restrictions for establishing the Way prescribed by Him and for elevating His Word above all. And there should be absolutely no other object than this before a Muslim in performing Jihad. It has thus become clear that the Jihad of a Muslim is not "general war of extermination against infidels" ET
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder