21 Ağustos 2022 Pazar

 Bakara 247-248:

  •  Peygamberleri, toplumun ileri gelenlerine:' İşte , Allah(cc) size Talut'u hükümdar tayin etti' dedi, onlar da :' Biz yönetime ondan daha layıkken ve ona büyük bir servet te verilmemişken, nasıl olur da o bizim üzerimize otorite sahibi olabilir?' dediler. Peygamber de :' Çünkü Allah(cc) onu seçti. İlimde ona kuşatıcı bir derinlik ve fiziki üstünlük sahibi kıldı. Ve Allah(cc) otoriteyi dilediğine bahşeder. Zira Allah(cc) sınırsız güç sahibidir ve her şeyi bilendir'. Ve devamın da dedi ki:' Bakın, meşru hükümranlığın bir işareti olarak, size içinde Rabbiniz tarafından bahşedilmiş bir iç huzuru, bir sukunet bulunan, Musa(as) ile Harun(as)'mın ailelerinden geriye kalan ve meleklerce muhafaza edilen mirası içinde barındıran bir kalp (التَّابُوتُ) bağışlayacaktır. Eğer gerçekten inanıyorsanız, bunda sizin için bir işaret vardır'.
    (
    Lafzen,  “ve  Musa Ailesi'nin (âl) ve  Harun  Ailesi'nin  geride  bıraktıklarından  ka­lanlar,  meleklerce taşınan.”  “Meleklerce taşınan”  veya  “meleklerin sağladığı”  ifa­deleri,  bu  iki  peygamber  tarafından  bırakılan  manevî  mirasın  İlahî  kaynaklı  ta­biatına  bir  işarettir:  “kalanlar” (bakıyye) ise,  bu  mirastaki  “sürekli”  ve  “dayanık­lı”  olanı gösterir.ESED


     Lafzen,  “...  size  kalbin  gelmesi  olacaktır.”  Geleneksel  olarak tâbût kelimesinin -burada  “kalp”  olarak  çevrilmiştir-  çok  süslü  bir  sandık  veya  çekmece  olduğu söylenen Tevrat'taki  On  Emir Muhafaza  Sandığı'nı  (Ark  of the  Covenant)  göster­diği şeklinde yorumlanmıştır.  Bu ikinci anlamı kabul  eden müfessirlerin çoğunlu­ğu tarafından yapılan  açıklamalar çok  çelişkilidir ve bu  “sandık”  çevresinde  örül­müş bulunan Talmud  efsanelerine  dayanmaktadır.  Ancak,  en üst derecedeki  bir­çok otorite, “tâbûta, “kalp” veya “gönül” anlamı da yüklemektedirler: Beydâvî'nin bu  ayet  ile  ilgili  yorumunda  teklif  ettiği  alternatiflerden  birinde,  Zemahşerî'nin (Keşşâfıtıda  değil  de)  Asâs'ında,  İbnu'l-Esîr'in Nihâyâsinde,  Râğıb'da  ve Tâcu'l-‘Arûgda  (bu  son  dördünde tabeta maddesinde)  böyle  yorumlanmıştır:  Bkz.  ayrı­ca Lane  I,  321  ve  IV,  1394 (sekineh maddesi).  Eğer tâbûtun yukarıda  bu  anlam­da  kullanıldığını  kabul edersek,  bu,  İsrailoğulları'nın  gelecekte  kalplerini  değişti­receklerine  bir işaret olur (yukarıda  243.  ayette  genel terimlerle  anlatılan değişik­lik).  Daha  sonra tâbûtun  “iç  huzuru”ndan  bahsedilmesi  karşısında,  onun  “kalp” olarak çevrilmesinin “sandık”  olarak çevrilmesinden daha  uygun olduğu anlaşılır. ESED


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder