Bakara 247-248:
- Peygamberleri, toplumun ileri gelenlerine:' İşte , Allah(cc) size Talut'u hükümdar tayin etti' dedi, onlar da :' Biz yönetime ondan daha layıkken ve ona büyük bir servet te verilmemişken, nasıl olur da o bizim üzerimize otorite sahibi olabilir?' dediler. Peygamber de :' Çünkü Allah(cc) onu seçti. İlimde ona kuşatıcı bir derinlik ve fiziki üstünlük sahibi kıldı. Ve Allah(cc) otoriteyi dilediğine bahşeder. Zira Allah(cc) sınırsız güç sahibidir ve her şeyi bilendir'. Ve devamın da dedi ki:' Bakın, meşru hükümranlığın bir işareti olarak, size içinde Rabbiniz tarafından bahşedilmiş bir iç huzuru, bir sukunet bulunan, Musa(as) ile Harun(as)'mın ailelerinden geriye kalan ve meleklerce muhafaza edilen mirası içinde barındıran bir kalp (التَّابُوتُ) bağışlayacaktır. Eğer gerçekten inanıyorsanız, bunda sizin için bir işaret vardır'.
(
Lafzen, “ve Musa Ailesi'nin (âl) ve Harun Ailesi'nin geride bıraktıklarından kalanlar, meleklerce taşınan.” “Meleklerce taşınan” veya “meleklerin sağladığı” ifadeleri, bu iki peygamber tarafından bırakılan manevî mirasın İlahî kaynaklı tabiatına bir işarettir: “kalanlar” (bakıyye) ise, bu mirastaki “sürekli” ve “dayanıklı” olanı gösterir.ESED
Lafzen, “... size kalbin gelmesi olacaktır.” Geleneksel olarak tâbût kelimesinin -burada “kalp” olarak çevrilmiştir- çok süslü bir sandık veya çekmece olduğu söylenen Tevrat'taki On Emir Muhafaza Sandığı'nı (Ark of the Covenant) gösterdiği şeklinde yorumlanmıştır. Bu ikinci anlamı kabul eden müfessirlerin çoğunluğu tarafından yapılan açıklamalar çok çelişkilidir ve bu “sandık” çevresinde örülmüş bulunan Talmud efsanelerine dayanmaktadır. Ancak, en üst derecedeki birçok otorite, “tâbûta, “kalp” veya “gönül” anlamı da yüklemektedirler: Beydâvî'nin bu ayet ile ilgili yorumunda teklif ettiği alternatiflerden birinde, Zemahşerî'nin (Keşşâfıtıda değil de) Asâs'ında, İbnu'l-Esîr'in Nihâyâsinde, Râğıb'da ve Tâcu'l-‘Arûgda (bu son dördünde tabeta maddesinde) böyle yorumlanmıştır: Bkz. ayrıca Lane I, 321 ve IV, 1394 (sekineh maddesi). Eğer tâbûtun yukarıda bu anlamda kullanıldığını kabul edersek, bu, İsrailoğulları'nın gelecekte kalplerini değiştireceklerine bir işaret olur (yukarıda 243. ayette genel terimlerle anlatılan değişiklik). Daha sonra tâbûtun “iç huzuru”ndan bahsedilmesi karşısında, onun “kalp” olarak çevrilmesinin “sandık” olarak çevrilmesinden daha uygun olduğu anlaşılır. ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder