25 Ağustos 2022 Perşembe

 Bakara 253:

  •  Bu elçilerin bazılarına diğerlerinden farklı meziyetler bahşettik. İçlerinden kimileri ile Allah(cc) bizzat konuşmuş, kimini de daha üst derecelere yükseltmiştir. Biz, Meryem(as) oğlu İsa(as)'aya da hakikatın tüm kanıtlarını bahşettik, ve onu kutsal ilham ile güçlendirdik. Ve eğer Allah(cc) dileseydi, o elçilerden sonra gelenler, kendilerine hakikatın bütün kanıtları geldikten sonra birbiriyle çatışmazlardı, ancak onlar (vaki olduğu üzere) karşıt görüşlere kapıldılar ve bazıları imana ererken bazıları hakikatı inkara yöneldiler. Buna rağmen Allah(cc) dileseydi, birbirleriyle çatışmazlardı. Ama Allah(cc) dilediğini yapar.
    (
     Kur’an,  bir kez  daha -213.  ayette  olduğu  gibi-  insanlar  arasındaki  görüş  farklı­lığının  kaçınılmazlığına  atıfta  bulunur:  Başka  bir deyişle,  onların  hakikate  ulaş­ma yolunun çatışmalardan ve sınama-yanılmalardan geçmesi, Allah'ın iradesi ge­reğidir.ESED

     Bizce  bu  cümlenin  ikinci  kez  tekrarı,  bu  ümmetin  Hz.   Peygamber'den  sonra  yaşadığı  acılı ve  sancılı parçalanmalara bir işarettir.  Bu  da  hayatın  doğasında  bulunan  bir  yasadır  ve  bu yasayı kimse ortadan kaldırıp,  ilelebet ihti­laf ve çatışmanın olmadığı bir dünya meydana getiremez.  En  doğrusu  hayatın yasalarını  bile­rek  hareket  etmektir.  Allah'ın  bu  yasayı  ne­den  koyduğunun  hikmeti  üzerinde  düşünüp  onu  bulmak  yerine,  O'nu  sorgulamaya  kalk­mak  yararsızdır.  Çünkü  "Allah  dilediğini  ya­par. " Bu âyetin son cümlesidir. Sözün özü:  İn­sanların  hakikati  bulmalarının  yolu  çatışma­lardan,   ihtilaflardan,   deneme-yanılmalardan   ve  farklı  olanı  algılama  gücünden  geçer.  Bu  Allah'ın  ezeli  bir  iradesidir.  MI




    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder