30 Ekim 2015 Cuma

Sabah sohbeti :
Inanın ilerisi için azık edilir. İnkar eden se, sadece dünyadan yararlanır . inanan ilerisi için azık edilir , çünkü o öyle bir yol üzeredir ki az mala kanaat eder, çoğu ise ahirete gönderir. kendi için dünyada yolcuya yetecek miktarda, kendini taşıyacak kadar bir azık bırakır. Bütün malını ahirete yönlendirir. Kalbi ile bütün düşüncesi oradadır.
..
Ilim sahibi olan ve ilmi ile amel eden bir müminin bütün çabası , himmeti, Allah'a yakınlık ve ahiret den önce daha dünyada iken kalbinin Allah'a ermesidir. Allah'a yakınlık kalbin atacağı adımların son noktasıdır.
..
Allah dostları örgüyü ve yergiyi, gece gündüz gibi , yaz kış gibi kabul etmişlerdir. her ikisini de Allah'tan bilirler. Çünkü bunları yapmaya Allah'tan başka kimsenin gücü yetmez . bunu kesinkez anladıkları için kendilerini övenlere aldırmaz ve yerenlerede savaş açmazlar. ve onlarla hiç uğraşmazlar. insanların sevgisi ve nefreti onların kalplerinden çıkmıştır. sevmezler, nefret etmezler , sadece acılar. icraatı olmayan bilginin insana ne faydası olabilir ki? Allah senin ilmine rağmen sapıklıkta bırakmıştır. insanlar için, seni tanıyıp mallarını sana sunmaları için, evlerinde ve sohbetlerinde seni övmeleri için ilim öğreniyor, namaz kılıyor, oruç tutuyorsun. Farzet ki bu gerçekleşti. ölüm , azap, varlık ve korkular seninle onlar arasında girdiği zaman, sana onların hiç bir faydası olmayacak, onlardan alıp biriktirdiğin malları da başka bir yiyecek, sana da onun cezası ve hesabı kalacak.
..
Oğlum! sen hiçbir şey üzere değilsin . Senin müslümanlığın sağlam değil. Müslümanlık , şahitliğin üzerine kurulduğu temeldir. senin şahitliğin tam değil. Allah'tan başka ilah yoktur diyorsun ama yalan söylüyorsun . senin kalbinde bir sürü ilahlar var. Sultan'dan ve şehrin valisi'nden korkmak bir ilahtır. kazanca, kâra, güce, kuvvete, işitmeye görmeye ve tutmaya güven duymak bir ilahtır. insanların yarar ve fayda verdiklerini, sana vermeye veya senden bir şeyi engellemeye muktedir olduklarını düşünmek bir ilahtır . insanlardan çoğu kalpleriyle onlara güvenir, fakat Allah'a güvendikleri izlenimini verirler. Onların Allah zikretmeleri genellikle kalpleriyle değil dilleriyle olur. bu konuda kendileriyle tartışıldığı zamanda hemen kızarlar ve :' bizim hakkımızda nasıl böyle bir şey söylenebilir siniz? Biz müslüman değil miyiz?' derler. öte dünyada bu gizli haller ortaya çıkacak ve rezil olacaklar.
..
Allah'ım bize dünyada ve ahirette güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru.
Amin.
( Abdülkadir geylani, 9 zilkade 545 tarihli sabah sohbetinden,Ribat )
..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder