5 Eylül 2021 Pazar

 Enbiya 48-50:

  •  Nitekim Biz, Musa(as) ve Harun(as)'a da Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci ile hareket eden kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, yolu aydınlatan bir ışık ve ögüt kaynağı verdik. Onlar öyle duyarlı ve bilinçli kimseler ki, algı ve tasavvurlarının ötesinde olsa da Rablerinden korkarlar ve Kıyametin (dehşetinden de) titrerler.
    İndirdiğimiz bu (vahiy de, öncekiler gibi) uyarıcı hatırlatıcı ve bereket yüklü bir mesajdır. Hal böyleyken yine de onu inkar mı edeceksiniz?.
    (
    Önceki peygamberlere “doğruyu eğriden yahut hakkı bâtıldan ayırd etmeye yarayan bir ölçü (furkân) ”olarak verilen vahye  ilişkin bu atfın anlamı iki boyutludur: ilki, bu atıf, tüm ilahi vahiylerin tarihî bir süreklilik arzettiği yolunda­ki Kur’ânî öğretiye  işaret etmektedir (bu  husus  2:4  hk.  5.  notta  açıklanmıştır);  İkin­cisi de,  bu  atıfla,  tüm ahlakî değerler için sadece  ve sadece vahyin mutlak bir  ölçü olabileceği belirtilmektedir;  deyim yerindeyse Hz. Musa Şeriatı,  kendine özgü çizgi­leriyle  yalnızca  İsrailoğulları'nı  bağladığına  ve  sadece  belirli  bir tarihsel ve  kültürel çerçeve içinde geçerli olduğuna göre, furkân terimi burada kendi çizgileri ve şartla­rı içinde Hz.  Musa  Şeriatı'yla değil,  fakat hem Tevrat'ta hem de bütün İlahî mesajlar­da yer alan ortak ve değişmez ahlakî gerçeklerle,  temel ahlakî ilkelerle alakalıdır.ESED

    Peygamber  kıssalarının  Hz.  Musa  ve  Hz.  Harun  ile  başlaması,  boykot  sonrası  dönemde  inen  sûrelerin  genel  karakteristiğine  uygun­dur.  Zira  bu  sûrelerde  (A'raf,  Cin,  Isrâ,  Neml)  doğrudan  veya  dolaylı  olarak  mutlaka  Isrâiloğullarına  ve  onların  Yahudileşme  problemine değinilir.Mİ


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder