14 Temmuz 2023 Cuma

 Muhammed 1-3:

  •  Hakikatı inkara şartlanmış olanlar ve insanları Allah(cc) yolundan alıkoymaya çalışanların, yaptıkları işleri Allah(cc) boşa çıkaracaktır.  Fakat diğer taraftan, iman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından Muhammed(sav)' e indirilene inananların  günahlarını görmezden gelerek silecek, tasavvur ve akıllarını vahiyle ıslah ve inşa edecektir. Bu böyledir, çünkü hakikatı inkara şartlanmış olanlar sahte ve yalanın arkasından gittikleri halde, iman edenler sadece Rablerinden gelen hakikate uyarlar. Allah(cc), onların gerçek durumu ile ilgili örnek olayları insanlara bu şekilde anlatmaktadır.
    (
    İman ve imanın gereği olan salih amel, sahibinin sağlam, samimi ve doygun bir kalbe sahip olmasına  hizmet  eder.  Allah  (c.c.),  böyle  bir  insanı  doğru  düşünme,  doğru  karar  ve  doğru davranışa  yöneltir bunun  neticesinde  de  o  kişi, imanda   ve   samimiyette   daha   bir   derinleşir. Böylece  oluşan  salih  (doğurgan)  daire,  mü’-minleri  dünyada  takip  ettikleri  İslâmî  gayenin  gerçekleşmesine,   Âhiret’te   ise   ebedî   saadete   götürür.AÜ

    Bâtıl,  vahye  değil,  insanın  heva  ve  hevese  tâbi  fikirlerinden  kaynaklanan  her  türlü  inanç,  düşünce  ve  davranış  sistemlerinin  genel  adıdır. Çok  büyük  ölçüde  Cenab–ı  Allah’ın  icraatı, kâinatın işleyişi, hayatı ve yine insan hayatı için koyduğu  kanunlarla  çelişir.  Buna  karşılık  hak,  İlâhî vahye dayanan, ondan kaynaklanan inanç, düşünce  ve  davranışlar  bütünüdür,  dolayısıyla Cenab–ı  Allah’ın  kâinat  ve  insan  hayatı  için  koyduğu kanunlarla da uyumludur. İşte, zaman zaman  temas  edildiği  üzere,  Cenab–ı  Allah’ın biri eşya ve hadiseler veya kâinat ve toplumların hayatı ya da tarihin akışı için koyduğu kanunlar bütünü,  diğeri  insanın  hayatında  hem  dünyası hem  Âhiret’i  için  uyması  gereken  kanunlar  bütünü –iman, ibadet ve ahlâk düsturları dahil– olmak  üzere  iki  tür  kanunu  vardır.  Bunlardan  birinciye itaat ve isyanın karşılığı büyük ölçüde dünyada,  belli  ölçülerde  de  Âhiret’te,  ikinci-ye  itaat  ve  isyanın  karşılığı  ise  büyük  ölçüde  Âhiret’te, belli ölçülerde ise dünyada görülür.AÜ

    Although after saying alladhina amanu (those who believed) there was no need to say wa amanu bi-ma nuzzila 'ala Muhammad-in (and accepted that which has been sent down to Muhammad), for belief by itself implies believing in the Holy Prophet Muhammad and in the teachings sent down to him, yet making a separate mention of it is particularly meant to assert this: After the appointment of Muhammad (upon whom be Allah's peace and blessings) to Prophethood, a person's belief in Allah and the Hereafter and the former Messengers and the Books cannot be beneficial until he also believes in him and the teachings brought by him. This explanation was necessary because after the emigration, the Muslims had also to deal with those people, who recognized and accepted all the requirements of the Faith but refused to acknowledge and accept the Prophethood of the Holy Prophet Muhammad (upon whom be Allah's peace and blessings).  ET
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder